Basbakan Yildirim’in Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi açilisinda yaptigi konusmanin tam metni
Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi açılış töreninde bugün birarada olmaktan duyduğum mutluluğu ifade ediyor, hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Açılışını yaptığımız müze, yıllarca Kayseri’nin bir sanayi, bir ticaret şehri olmasında büyük katkısı olan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası Kampusunda, burada açılıyor olması ayrıca önemlidir. Cumhuriyetimizin ilk tesislerinden biri olan fabrika, yıllarca ülkemizin kalkınması, sanayileşmesi için hizmet etti. Bugün de bir başka şekilde yine milletimizin, toplumun hizmetindedir. Bu durum Cumhuriyet kurumlarının devamlılığının da bir göstergesidir. Bu kesintisiz hizmet anlayışını, bu devamlılık zihniyetini mensubu olduğumdan gurur duyduğum AK Parti’de de görmek mümkündür. İşte şu an Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız, Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan burada. Ve işte kendileriyle ilk günden itibaren yol arkadaşlığı yapan AK Parti hareketi iktidarında Başbakan, Cumhurbaşkanı görevi yapan Sayın Abdullah Gül Bey burada. Diğer bütün yol arkadaşlarımız burada, Kayseri’de, AK Parti hareketini başlatan bütün yol arkadaşlarımız burada, hep beraberiz, buradayız. Tıpkı ilk gün olduğu gibi bugün de yine yan yana, birlikte, hep beraberiz.
Sayın Cumhurbaşkanım, siz daima AK Parti bir vefa hareketidir derdiniz. İşte bu tablo da bir kez daha bu sözlerinizin bir teyididir. Allah’a hamdolsun, Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin.
Değerli misafirler; AK Partimiz kurulduğu ilk günden itibaren hayalleri gerçeğe dönüştürmek için bir yandan milletin beklediği eser ve hizmetleri başarıyla yerine getirirken, diğer yandan da demokrasimize, geleceğimize yönelik şer odaklarıyla mücadele ederek bugünlere gelmiştir. Daha ilk günde partimizin kurucusu, liderini partiden uzak tutmaya çalışan bir hukuk faciasından başlayıp 14 yıllık süre içerisinde birçok engellemeleri hep beraber yaşadık. En son 15 Temmuz’daki kanlı FETÖ darbe girişimine kadar uzanan vesayet heveslilerinin marifetleri saymakla bitmez. Bu oyunlar, bu kumpaslar 14 yıllık iktidarımızda hep var oldu. Buna karşılık biz de 15 yıldır bir yandan millet iradesini vesayet odaklarına karşı korumak için mücadelemizden, azmimizden asla hiçbir şey yitirmedik. Diğer yandan da, aziz milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürmenin gayreti içerisinde olduk.
Bugün bu süreçte kurucu liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan ve Sayın Abdullah Gül karşı duruşlarıyla bu mücadeleye en büyük katkıyı vermişlerdir, Allah kendilerinden razı olsun.
Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi, yakın tarihimizde çok önemli hizmetlerde bulunmuş devlet adamlarına devletimizin bir cemilesidir. Az önce Müze Müdürümüz Profesör Hasan Bülent Bey aslında müzenin amacını, müzenin vermek istediği mesajı bütün detaylarıyla paylaştı. Bu müze aynı zamanda Türkiye’nin siyasi tarih müzesi olma özelliğini de taşıyor. Müzede 1950-2014 yılları arasında Türkiye siyasi tarihi en güzel şekilde anlatılmış. Bunun önemi şu: Biz mazisi olan atiyiz. Gençlerimize, gelecek kuşaklara geçmişte yaşanan acı olayları, güzel olayları hatırlatmak, geleceğimizi daha sağlıklı inşa etmek için bu ve buna benzer eserlere daha fazla ihtiyaç var. Diğer yandan Sayın Abdullah Gül’ün hayatı, siyasette izlediği yol ve müzede görev yaptığı AK Parti iktidarlarında ve Cumhurbaşkanlığı döneminde görev yaptığı sunumlarda kapsamlı bir şekilde yer almaktadır.
Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi, dünyadaki örnekleri seviyesinde ülkemizde az bulunan tematik müzelerden ve kütüphanelerden bir tanesi olmaya adaydır. 9 bölümden oluşan müzede demokrasiyle örülmüş bir hayat, değerler manzumesi, geleceğin liderleri gibi bölümler de yer almaktadır. Ayrıca, sosyal bilimlerin belirli alt dallarındaki ihtisas kütüphanesi bilim insanlarına hizmet edecek Sayın Gül ile ilgili belge, bilgi, fotoğraflara da arşivde araştırmalar için yer verilecektir. Cumhurbaşkanlığımıza bağlı faaliyet gösterecek olan Müze ve Kütüphane, 7 bin metrekare alanlı üç binadan oluşmakta.
Burada 15 Temmuz alçak darbe girişiminin müzede ayrı bir bölüm olarak ele alınması ve bunun gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki gayretlerden dolayı teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
15 Temmuz yakın tarihimizin en büyük kahramanlık destanıdır. Dünyanın güçlükle anlayabildiği aziz Türk milleti silaha karşı, tanka karşı, topa karşı iman gücüyle, memleket sevdasıyla, bayrak sevdasıyla meydana inmiş, darbecilere darbeyi indirmiştir; bu olay bu kadar nettir. Bu vesileyle ülkemizin birliği, bütünlüğü, bekası için 15 Temmuz gecesi verilen kurtuluş mücadelesi sırasında hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize esenlikler diliyorum.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki mimari anlayışının en güzel örnekleri de bu binada ziyaretçiler için ayrı bir ilgi alanı olacaktır.
Ben 15 Nisan 2017’den itibaren Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesinin ziyaretçi akınına uğrayacağını düşünüyorum. Sadece Kayserili hemşehriler değil Türkiye’nin her köşesinden vatandaşlarımız burayı keyifle gezecekler. Ziyaretçiler burada demokrasi tarihimizdeki önemli bir kesite şahitlik edeceklerdir.
Bu duygu ve düşüncelerle Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesinin hayırlı uğurlu olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Saygılarımla hepinizi selamlıyorum.
Sağ olun.