Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi Dünya Kadinlar Günü Programi konusmasi

 

… eşim Semiha Hanım, saygıdeğer hanımefendiler, az da olsa beyefendiler; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Annelerimiz, yol arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, kızlarımız, velhasıl diğer yarımız kıymetli kadınlarımız; Kadınlar Günününüz kutlu olsun.

Bugün dünyanın her yerinde kadınlar anılıyor. Kadının toplumda hak ettiği yere gelmesi için verdiği mücadele yeni değil, bugünlere kolay gelinmedi.  8 Mart Dünya Kadınlar Gününün doğuşunun sebebinin 1857’de Amerika New York’ta tekstil işçilerinin mücadelesi sonucunda 120 kadının yanarak can vermesi kadın harekatı için bir milat olmuştur.

Evet, dünya üzerinde de, ülkemizde de her kesimin olduğu gibi kadınların da sorunları var. ama ülke olarak biz bu sıkıntıları çözebilecek sağlam bir kültürden geliyoruz. Ve yine hamdolsun ki, kadınımıza çok büyük değer veren bir dinimiz var, yani temel sağlam. Türk kadınının tarihimizin en eski dönemlerinde bile hanların, hakanların, cengaverlerin önünde saygıyla eğildikleri bir şeref abidesidir. Yine dinimiz İslam’ın kadına verdiği kıymet, önem hiçbir dinde mevcut değildir. Kur’an-ı Kerim’de Nisa gibi, Meryem gibi kadına ithaf edilen sure adları vardır. İslamiyet’in ilk şehidi kadındır Hazreti Sümeyye Validemiz ilk kadın şehidimizdir. Cennet anaların ayağı altındadır diyen Peygamberimiz Hazret Muhammed, kız çocuklarına ve kadınlara verdiği kıymet burada sayılmakla bitmez.

Geleceğimizi emanet ettiğimiz kadınlarımızın ülke yönetiminde de söz sahibi olması şüphesiz çok önemlidir. 1934 yılında kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanındığında, hiçbir ülkede bu hak yoktu. Bu hakkın verilmesiyle beraber Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle dedi: Bu millet terbiyeyi aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki, her bir devrin adamlarının bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.

Sayın Cumhurbaşkanım, kadın toplumun içindeyse, o toplum daha huzurludur, o toplum daha ileridir, o toplum daha üretkendir. Kadınlarımızın çalışma hayatında, üretimde daha fazla yer aması şüphesiz sosyal hayatın kadın zarafetiyle şekillenmesi anlamına gelmektedir. Kadının elinin dediği her yerde her zaman bir itina vardır. Bu itinanın ev ortamından iş ortamına kadar her zaman her yerde korunmasına da erkeklerin ayrı bir özen göstermesi icap eder.

Bir erkeği eğitirseniz, bir kadını eğitirseniz, bir nesli kurtarmış olursunuz. Bu bağlamda elbette ki kız çocuklarımızın eğitimi, onların küçük yaşta evliliğe değil, hayata hazırlanması, hem devletin, hem ailelerin görevidir. Toplumun ve ailenin kalkınması için birlikte çalışan kadınımız, erkeğimiz, hep birlikte istiklal ve istikbal mücadelesini cephede de omuz omuza vermiştir, vermeye devam etmektedir.

Kurtuluş Savaşı mücadelemizdeki Nene Hatun’lar, Kara Fatma’lar, 15 Temmuz gecesi vatan için, bayrak için, gelecek için canı pahasına mücadele etiler. Milli irade destanının yazıldığı o gece, ay-yıldızlı bayrak yere düşmesin, ezanlar dinmesin diye 11 kadın kahramanımızı şehit verdik, onlarca kadınımız gazi oldu. Bu vesileyle, bu vatan uğruna canını seve seve veren bütün kadınlarımıza, erkeklerimize Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Gazilerimize hayırlı güzel ömürler diliyorum. Milletimiz asla onları unutmayacak.

Bugün Afrin’de görevi başındaki kadın subaylarımız, askerlerimiz çok ama çok kritik noktalarda büyük başarılar elde ediyorlar. Kendilerine vatan mücadelesi için, terörle amansız mücadelede gösterdikleri gayretlerden dolayı millet olarak şükranlarımızı sunuyor ve bugün Kadınlar Gününde milletin evinden selamlarımızı iletiyoruz. Allah bütün askerlerimizin yar ve yardımcısı olsun.

Sayın Cumhurbaşkanım, zatıalinizin liderliğinde yürüttüğümüz sosyal politikalar sonucunda bugün kadınımız erkeğimizle birlikte her alanda sorumluluk alıyor, hak sahibi oluyor. Ülkemizde çalışma hayatının verileri kadınlarımız bakımından yüz ağartıcıdır. İnşallah yakın gelecekte çok daha iyi sonuçları hep beraber göreceğiz. Bugün kamuda çalışanların yüzde 40’ı, hakim ve savcıların yüzde 31’i, avukat, mimar, öğretim görevlilerinin yüzde 44’ü, bankacılık sektöründe çalışanların yüzde 51, 249 büyükelçiden 51’i ve öğretmenlerimizin ortalama yüzde 65’i kadınlardan oluşuyor. Özel sektördeki kadınların oranı da aşağı yukarı bu ortalamalara yakın. Şu anda ülkemizdeki büyük şirketlerin birçoğunda kadın yönetici var.

Kadın emektir, barıştır, huzurdur, güvendir, merhamettir, bu bilinçle geleceğimiz olan kız çocuklarımızın istikbalini teminat altına almak için gayret ediyoruz.

Bugün kız çocuklarımızda okullaşma oranı ilköğretimde yüzde 92’nin üzerine çıktı, ortaöğretimde yüzde 82’yi geçti, bu oranlar 2002 yılıyla karşılaştırıldığında 2 kattan fazla olduğunu görüyoruz. Yani 15 yılda zatıalinizin liderliğinde, Hanımefendinin çeşitli kampanyalarla verdiği destekler sonucu okullaştırma oranında yüzde 100’lük, özellikle kız öğrencilerimizin okullaşma oranında yüzde 100’lük bir artış sağladık.

Sayın Cumhurbaşkanım, yaklaşık 3,5 milyon kızımız üniversitede okuyor. 28 Şubat sürecinde üniversite kapısından geri çevrilen, yaşam tarzından dolayı, başörtüsünden dolayı en temel hakları ellerinden alınan Türkiye’den, bugün 3,5 milyon kız evladını üniversitede okutan bir Türkiye var.

Ha, bu arada bir bilgi daha vereyim, önemli, üniversitede okuyan kız öğrencilerin sayısı erkeklerden fazla, bu da önemli bir gelişme. Gelecek tehdit altında, bu işin latifesi tabi.

Hiç şüphe yok ki, bu başarıda kadınlarımız, sizin büyük katkınız var. Sizlerin azami gayreti ve destekleriyle ülkemizi 3 kat büyüttük. Ülkemiz için en hayati kararları sizlerle beraber aldık. En büyük badireleri omuz omuza vererek atlattık ve atlatmaya da bundan sonra devam edeceğiz. İnsanımız dünyanın hiçbir ülkesindeki insanın gerisinde olmasın istiyoruz. Bilginin, üretimin önündeki bütün en engeller kalksın istiyoruz. Bugünkü dünyanın bizim evlatlarımızın aklına, vicdanına ve kültürüne ihtiyacı var. Adalet temelinde yükselmeyen bir vahşi uygarlık ne yazık ki insana saadette, huzur da, mutluluk da vermiyor. Öyleyse akraba ve komşularımız başta olmak üzere bizim insanlığa karşı önemli görevlerimiz, önemli borcumuz var. Bunun için her şeyi daha iyi, daha güzel yapmak zorundayız. Bu ülkenin pırlanta gibi çocuklarının bir kısmı maalesef geçmişte zayi oldu, yok oldu, onların kanlarına girdiler ve bazılarını vatansızlaştırdılar, ama bizim kitabımızda, inancımızda umutsuzluğa yer yok. Çocuklarımızı, gençlerimizi, kızlarımızı terörün pençesinden kurtardık tekrar kazandık. Onları ihanet şebekelerinin ağlarına bir daha teslim etmeyeceğiz. Hiçbir annenin evladının arkasından gözyaşı dökmesini istemiyoruz. Hiçbir babanın evladından dolayı başının öne düşmesini istemiyoruz. Bu cennet vatanın hiçbir evladını teröre asla feda etmek istemiyoruz.

Vaktiyle Anadolu’nun yoksul çocuklarını rehin alan bu cinayet şebekeleri bundan böyle hiçbir evladımızın kanına giremeyecek, aklını, ruhunu satın alamayacak. O ihanet şebekelerini kırdık ve Türkiye’yi yeniden istikrara kavuşturduk. Bölücü terör, FETÖ terör örgütü, DEAŞ terör örgütü, adı sanı ne olursa olsun ülkemizin gençlerini bundan böyle zehirleyemeyecek. Herkes emin olsun Türkiye bir daha o kaos, karanlık dolu günlere geri dönmeyecek ve bu ülke Çanakkale’den, İstiklal mücadelesinden, 27 Mayıs’tan, 12 Eylül’den, 20 Şubat’tan ve 15 Temmuz’dan geçerek bu günlere geldi. Ama o artık kara bulutlar dağıldı, memleketimize bahar geldi.

Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, değerli hanımefendiler; bugün aynı zamanda az önce Bakanımız ve daha önceki sunumda kadının güçlenmesi ve strateji belgesi ulusal eylem planını da tanıtıyoruz. 2018-2023 dönemini kapsayan eylem planı tabi bugüne kadar yapılanların üzerine yeni hizmetleri, yeni düzenlemeleri getiriyor. Bu plan ile 16 yılda yaptıklarımız bütün yasal düzenlemeleri, hayata geçirdiğimiz projeleri bir anlamda taçlandırmış olacağız. Her alanda Hükümetimiz 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100.yılına yakışır şekilde bütün alanlarda hazırlıklarını kesintisiz sürdürüyor. Şimdi bu eylem planıyla fırsat eşitliğinde bir adım daha atmış olacağız, sunduğumuz hakları ve imkanları daha da arttıracağız. Bu sayede 2023 yılına doğru giderken yürüttüğümüz çalışmaları da aynı hızla tamamlamış olacağız.

Eylem planını oluşturan temel politikaları şöyle sıralayabiliriz: Eğitim, sağlık, ekonomi, yetki ve karar alma mekanizmalarına katılım, medya. Bu başlıklarda 16 yılda neler yaptığımızı Bakanımız bütün detaylarıyla anlattı, ama hedeflerden birkaçına değinmek isterim.  Eğitimde kız çocuklarının okullaşma oranını yüzde 100’e çıkaracağız.  Kadın erkek fırsat eşitliği konusunda farkındalığı anlatacağız. Esasen Hükümetlerimiz döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunu da biz kurduk. Kadınlarımıza sunulan sağlık hizmetlerini daha da geliştireceğiz. Daha sağlıklı bir yaşam için önleyici hizmetlerle, sağlığın korunması ve farkındalık eğitimlerini yaygınlaştıracağız. Kadın işverenlerin ve kendi işinin sahip olan kadınlarımızı arttıracağız. Bilgi iletişim sektörü, geleceğin teknolojilerinde kadın istihdamını daha da arttıracağız. Ve kayıt dışı istihdamda da kadınlar başta olmak üzere azaltılması için kapsamlı bir mücadele vereceğiz. Yetki karar alma mekanizmalarında kadın temsili şüphesiz bu dönem de daha artacak. Yine var olan istihdam artışında kadın oranı artacak, bunun için bazı imtiyazlar getirdik, bazı avantajlar getirdik bunları önümüzdeki yıllarda devam ettireceğiz.

Son 10 yılda kadın istihdam artışında Sayın Cumhurbaşkanım, bütün Avrupa Birliği üyelerinin oluşturduğu istihdamın üzerine çıktık hem sayı olarak hem oran olarak onları geride bıraktık, ama bütün bunları yeterli görmüyoruz. Özellikle de özel sektörün sahip olduğu rolü daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Evet, medyada kadın temsilini, kadın konusuna duyarlılığı daha da yaygınlaştırıcı hem uygulamalar hem de düzenlemeleri devam ettireceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanım, Saygıdeğer Hanımefendi; bu sabah Kars’ın merkeze bağlı bir köyünden Boğatepe Köyünden bir grup misafirimiz vardı. Bu köy 93 Harbinde Ruslar tarafından işgal edilmiş 1918’de tekrar Rusların işgali sona erince orada yerleşen insanlar var. Bunların özelliği bu köyde müthiş bir çalışma var, bu çalışmayı da kurdukları bir dernekle yapıyorlar. Bu derneğin Başkanı da Zümran Ömür diye bir hanımefendi. Yaptıkları iş dernekte 45 kadın üye var, 15 erkek üye var ve köyde gravyer peyniri üretiyorlar. Köydeki kadınlar Fransızca öğrenmiş ve köye her yıl on binlerce yabancı turist geliyor. Göç yapan köy tersine göç almaya başlamış. Organik sabun üretimi başlamış. Ve köydeki 650 tür endemik bitkiyi fark etmişler ve bu bitkilerden koruyucu tıp alanında ürünler yapıyorlar. Hakikaten bu sabah Semiha Hanımla birlikte dinlediğimizde müthiş etkilendik, müthiş heyecanlandık. Kars’ın bir köyünde kadınların bu kadar geniş ufuklu ve köylerini bütün dünyaya yaptıkları paylaşımlar 1 milyon kişi tarafından izlenmiş, BBC program yapmış. Bizim bile burada çok farkında olmadığımız, ama Anadolu’nun birçok yerinde kadınlarımızın böyle girişimlerini, böyle başarılarını görüyoruz, bunlara şahit oluyoruz. Ve daha fazla kadın girişimcimizi bu alanda görmeyi arzu ediyoruz. Müthiş bir moral var kendilerinde. Hükümetimizden, yaptıklarından fevkalade memnunlar. Köyde gidip şehre yerleşmeyi düşünmüyor musunuz dedik, biz şehre gitmeyiz dediler, çünkü inorganik hiçbir şey yok bu köyde dediler, her şey organik. Hiçbir şeyin kimyasallaşmasına, bozulmasına izin vermedik diyorlar bu bilinç çok önemli. Türkiye’nin geleceği için umut verici bir gelişme.

Sayın Cumhurbaşkanım, artık liderliğinizde geleceğe daha güvenle, emin adımlarla ilerliyoruz. Bugüne kadar nasıl sorunların üstünden, üstesinden gelmeyi başardıysak, bundan sonra da kadınıyla, erkeğiyle kadın arkadaş erkek önde değil kadın önde, erkek arkada değil yan yana, omuz omuza vererek bütün meselelerin üstünden geleceğimize inanıyorum. En zor şartlarda dahi insani değerlerimizi korumaya devam edeceğiz. Bütün bunları başarmak için kadınlarımızın zengin fikirlerine, renkli düşüncelerine ihtiyacımız var.

Kıymetli hanımefendiler, sizler bizim baş tacımızsınız, bizim için bir gün değil her gün kadınlar günüdür hiç şüpheniz olmasın. Bu ülkenin bütün insanları için, özellikle de siz kadınlarımız için, çocuklarımız için, geleceğin daha güzel olması için çalışıyoruz. Yarınlarımız bugünlerimizden çok daha iyi olacak. Bütün kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü tekrar tebrik ediyorum. Bütün analarımızın, ninelerimizin hürmetle ellerinden öpüyorum.

Unutmayalım Sayın Cumhurbaşkanım, Cumhurbaşkanı da olsanız, Başbakan da olsanız, bakan da olsanız size bir bakan olduğunu unutmayın.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Allah’a emanet olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.