Basbakan Yildirim’in AK Parti 3. Olaganüstü Kongresi’nde yaptigi konusmanin tam metni
İşte özlenen, beklenen an geldi. Liderimiz Recep Tayip Erdoğan bugün yeniden aramızda. Hoş geldin Sayın Cumhurbaşkanım. Saygıdeğer Hanımefendi, hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Sayın Cumhurbaşkanım, aradan geçen 998 gün boyunca bizi manevi olarak asla yalnız bırakmadınız. Bize verdiğiniz güç ve destek için şükranlarımızı sunuyoruz. Ne mutlu bizlere ki hep yanı başımızda olan bir liderle yol arkadaşlığı yaptık. Ne mutlu bizlere ki aydınlık Türkiye’nin mimarı, kutlu yürüyüşün lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız.
AK Parti meşalesini ateşleyen, bu ışığı yakan değerli Kurucular Kurulu üyelerimiz, Partimizin lokomotifi bu kutlu davanın yükünü omuzlarında taşıyan çok değerli Merkez Karar ve Yürütme Kurulu üyelerimiz, ülkemizin kalkınması ve büyümesi için saygın ülkeler arasında yerini almasını sağlayan bütün Meclis başkanlarım, başbakanlar, bakan arkadaşlarım, milletimizin temsilcisi, sesi, yüreği, vicdanı olan çok değerli milletvekili arkadaşlarım, Partimizin belkemiği, teşkilatlarımızın çok değerli mahalle temsilcileri, belde temsilcileri, ilçe başkanları, il başkanları, yöneticileri, yerel kalkınmanın mimarı belediye başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz, il genel meclis üyelerimiz, siyasete zarafet ve değer katan Kadın Kollarımızın çok değerli mensupları; Kongremize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Partimizin enerjisine enerji katan Gençlik Kollarımızın sevgili başkanları, Gençlik Kolları Teşkilatımızın mensupları; sizler sayesinde AK Parti her daim genç kalacak, dinamik olacak. Sizlere de hoş geldiniz diyorum.
Yurt içinden ve yurt dışından kongremize gelerek bu mutlu günümüzde bizleri yalnız bırakmayan bütün misafirlerimiz, siyasi partilerin değerli temsilcileri, ayrıca kongremize gösterilen çok yoğun ilgi nedeniyle bizleri bu salon dışında izlemek zorunda kalan gönüldaşlarımız; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Bu önemli günümüzde bizleri yalnız bırakmayarak Kongremizin vatandaşlarımıza ulaşmasını sağlayan değerli basın mensupları; sizler de hoş geldiniz.
Ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımızı ve bütün konuklarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bu vesileyle teşkilatlarımızın her kademesinde görev yapmış Hakk’ın rahmetine kavuşmuş kardeşlerimizi de rahmetle, minnetle anıyorum.
Partimizin 3. Olağanüstü Kongresinin başarılı geçmesini, ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini Cenabı Mevla’mdan niyaz ediyorum.
Bizim kongremiz bayramdır. Her kongre büyük Türkiye şölenidir. Ama bu sefer ayrı bir bayram, ayrı bir şölen yaşıyoruz. Bu salonda bugün yalnızca bir kongre yapmıyoruz. Aynı zamanda değişimin lideriyle milletin partisini bir kez daha bir araya getiriyoruz.
Değerli yol arkadaşlarım; AK Parti’de kongre demek daha da güçlenmek demektir. Bu ülkeye, bu millete hizmet demektir. Birlik, beraberliğimizin artarak devam etmesi demektir. Sizler bu erdem zincirinin birer halkasısınız. Bu birliği oluşturan AK Partililer, değerli yol arkadaşlarım; sağ olun, var olun.
Bildiğiniz gibi mübarek üç aylar içerisindeyiz. Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin Mevla’ya yöneldiği Ramazan ayı yaklaştı. Ülkemize ve tüm İslam alemine Ramazan’ın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ramazan, kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma demek. Buradan siz kardeşlerimize, bütün teşkilatıma, yol arkadaşlarıma sesleniyorum; bu ayın bereketinden, maneviyatından feyiz alarak gece-gündüz vatandaşlarımızla hemhal olmanızı istiyorum.
Değerli yol arkadaşlarım; AK Parti’nin 2001 yılında başlayan kutlu yürüyüşü meşakkatli zorluklarla dolu oldu. Dünyada emsali görülmemiş bir azim, kararlılık, dirayet hikâyesini AK Parti’de gördü. Neler yaşamadık ki neler, neler yaşatmadılar. Aramıza nifak sokmak isteyenler olmadı mı? Oldu. Bizi bize düşürmek isteyenler olmadı mı? Oldu. Ama sonuçta ne oldu? Dönüp dolaşıp o nifak tohumlarını kendi tarlalarına ektiler. Kaderin üzerinde de bir kader vardır, işte onlar bunu unuttular.
Değerli yol arkadaşlarım, büyük kongrelerini İktidar Partisi olarak yapan AK Parti’nin neferleriyiz. AK Parti ilk günden beri ilkeleriyle var oldu, var olmaya da devam edecek. Kuruluş ilkelerimiz çok açık, milli irade tek belirleyici güçtür. Bu gücün üzerinde güç tanımayız. Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak kabul eder, her görüşe, inanışa saygı duyarız. İçeride ve dışarıda güçlü olmanın, adalet ve kalkınmayla mümkün olacağına inanırız. Biz memleket sevdasıyla yola çıktık, bu sevdayla yolumuza devam ediyoruz. Güzel ülkemin güzel insanlarına hizmet etmek, bizim borcumuzdur. Partimizle milletimiz arasındaki gönül bağı her geçen gün daha güçlenmiş, her geçen yıl güven tazelemiştir. Bizim partimizde makam, mevki derdi olmaz. Partimiz milletin derdiyle dertlenir, milletin derdine derman olur.
Değerli yol arkadaşlarım; AK Parti herhangi bir siyasi parti değildir, milletin partisidir. AK Parti 1071 yılında Alparslan’la Malazgirt’te başlayan, 1919’da Mustafa Kemal’in kurtuluş mücadelesine kadar uzanan tarihi bir yolculuğun eseridir. Demokrasiyi yeter söz milletindir diye özetleyen Menderes’ten günümüze kadar uzanan demokrasiyi taçlandırmış partinin adıdır. AK Partili olmak ülkemizin şanlı tarihiyle övünmek, bugünlerden yarınları hayal etmektir. AK Partili olmak Alparslan’dan Osman Beye, Fatih’ten Kanuni’den Gazi Mustafa Kemal’e varan tarih geçmişinden ilham almaktır. Malazgirt’i, Kayı Boyunu, Söğüt’ü anlamak, Samsun’da yakılan meşaleyi yarınlara taşımaktır.
AK Partili olmak Şeyh Edibali’nin devlet terbiyesini, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışını özümsemektir. AK Partili olmak, kibirden uzak olmak, tevazu sahibi olmaktır. AK Partide hesabilik değil hasbilik esastır. Bizi biz yapan değerler işte bunlardır. AK Partili olmak şehidine Fatiha göndermek, gazisine hürmet etmektir.
Sayın Cumhurbaşkanım, Mehmet Akif’ten Çanakkale’yi, İstiklal Marşı’nı haykırmaktır. Bayrağımızı Arif Nihat Asya’nın methiyesiyle hissetmektir:
“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
AK Partili olmak, bu ülkeye sayısız destanlar yazdırmak, 15 Temmuz destanının kahramanı olmaktır. Gelecek nesillere aktarılacak tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devletin bekçisi olmaktır.
Değerli yol arkadaşlarım; bu kutlu yürüyüşe 2001 yılında kurucu liderimizle beraber çıktık. Geçen 16 yıl içerisinde AK Partimizde farklı sorumluluklar alarak ülkemize ve milletimize hizmet etme şerefine nail olduk. Bizi bu sorumluluklara layık gören liderimize, yol arkadaşlarımıza ve milletime şükranlarımı sunuyorum. Üstlendiğimiz görevlerde sizlerin güvenini boşa çıkarmamak için canla, başla gayret gösterdik. İnşallah bundan sonra da liderimizle, Sayın Cumhurbaşkanımızla ve siz değerli gönüldaşlarımızla el ele milletimize daha büyük hizmetleri inşallah yerine getireceğiz. 2023 hedefleri, 2053, 2071 vizyonu için bugünden yarını hazırlanacağız. Emin olun ki, yarınımız bugünümüzden çok daha güzel olacak.
Değerli kardeşlerim, milletçe zor bir yıl geçirdik. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı günlerinden bu yana ilk kez bu kadar hainin biraraya geldiği, oyunlar kurduğu bir dönem yaşadı. Ama hiç endişeniz olmasın, biz o oyunları sizlerle birlikte, milletimizle birlikte bozduk, bozmaya da devam edeceğiz.
65. Hükümetin henüz ikinci ayı bile dolmamışken 15 Temmuz gibi karanlık bir geceyi, bir işgal girişimini yaşadık. Asker kılığına girmiş gözü dönmüş teröristler milletimizin ülke savunması için ödediği vergilerle alınan tanklar, helikopterlerle, uçaklarla milletimizin üstüne bombalar yağdırdılar. Egemenliği milletten almak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombaladılar. Cumhurbaşkanımızın millete yaptığı “ülkenize, demokrasinize sahip çıkın" çağrısıyla birlikte milyonlar oldunuz meydanlara indiniz. Adeta bir gece içinde bir demokrasi destanı yazdınız. Kahraman Türk milleti bir kez daha yedi düvele kendini gösterdi, kim olduğunu gösterdi. Tankların altına yatan, kurşunlara göğsünü siper eden milletin elinden ay-yıldızlı bayrak düşmedi, ezanlar, salalar dinmedi. Bayrağımıza, milletimize, devletimize sahip çıkarken şehit olan bütün kardeşlerimizi buradan bir kez daha rahmetle, şükranla anıyor, gazilerimize hayırlı ömürler diliyorum. Vatan sizlere minnettardır. Bu vatan uğruna toprağa düşen şehitler ölmez, kahraman milletimiz asla hainleri affetmez.
Herkes şunu iyi bilsin ki; FETÖ, bölücü terör örgütü, DEAŞ ve bütün terör örgütleri ile mücadele bizim istiklal ve istikbal meselemizdir. Bu mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecektir. Ancak mücadeleyi yaparken merhametle değil adaletle davranmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken mağduriyet oluşmaması için gerekli titizliği de göstereceğiz. Buna rağmen mağdur olduğunu öne sürenlerin itirazlarını da en titiz şekilde değerlendirilecek yasal düzenlemeleri yaptık, hayata geçirdik. Kurulmuş olan itirazları inceleme komisyonları bütün başvuruları titizlikle değerlendirecek, bu komisyon aynı zamanda itiraz sahiplerine yargı yolunu da açmış olacak.
Değerli yol arkadaşlarım; ülkemizin önemli sorunlarının başında hala terör belası geliyor. Kimse terörle yaşamaya alışamaz, alıştırılamaz. Dünya üzerinde aynı anda en az üç terör örgütüyle mücadele eden başka bir ülke yoktur. Terörle kol-kola giren, teröre destek veren kim varsa er ya da geç kaybedecektir. Bu mücadele Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, silahların üzerine beton dökülünceye kadar sürecektir. Terörle mücadelemizi savunmayla değil taarruz anlayışıyla sürdürüyoruz.
Gün geçmiyordu ki sınırın karşı tarafından ülkemize bombalar, füzeler düşmesin, teröristler sızmasın. Fırat Kalkanı Operasyonuyla sınırlarımızın ötesinden gelen terör tehdidini, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini güvence altına aldık. Bölgedeki mücadelemiz henüz bitmemiştir. Burada Türkiye olmadan masa kurulamaz, siyaset üretilemez. PKK, PYD, YPG’nin aynı olduğunu artık bütün dünya biliyor. Kendilerinin de inkâr etmediği bu gerçeğin dost bildiğimiz ülkeler tarafından da artık görülmesini bekliyoruz. Terörü teröristle yok edemezsiniz.
Milletin birliği, vatanın bütünlüğü için mücadele eden, bu uğurda hayatını kaybeden bütün şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Askerlerimiz, polislerimiz, korucularımız canlarını dişlerine takarak bu ülke için mücadele ediyor. Onların her birinin alnından öpüyorum. Biz, ecdadımızdan aldığımız bu kutsal emaneti torunlarımıza, gelecek kuşaklara aktarma mücadelesi vermekteyiz.
Sayın Cumhurbaşkanım, sevgili AK Partililer; Partimiz her dönemde, her zorlukta, her şartta dimdik ayakta kaldı, kalmaya devam edecek. Bu ülke için canını vermeye hazır Liderimizin siyasi yasaklı yapılmaya çalışıldığı günleri unutmadık. Partimizin kapatılmaya çalışıldığı günler hafızamızda. Kumpasları, kurulan tezgâhları unutmadık. Ama başkalarının unuttuğu bir şey var, onlar milleti unuttu, onlar milleti küçümsedi, hafife aldı. Oysaki gerçekleri gören millet AK Parti’ye olan desteğini, güvenini bir an olsun eksiltmedi. AK Parti gücünü milletten alır.
Değerli yol arkadaşlarım, sevgili AK Partililer; ana muhalefet partisi demokrasinin vazgeçilmezidir, olmazsa olmaz unsurudur. Ülkemiz o kadar sağlam ve istikrarlı bir iktidara sahip ki, bu temel unsurun eksikliğini hiç hissetmiyor. Onların iktidar anlayışı filan yok, zaten Türkiye’nin bir ana muhalefeti de yok. Kendileri de bal gibi biliyor ki Türk siyasetinin yaşadığı kısır çekişmelerin çözümü anayasa değişikliğidir. Türkiye büyüyor, gelişiyor, ama büyüyen Türkiye’ye bu elbise dar geliyordu. Türkiye, Ana Muhalefete rağmen bu elbiseden kurtuldu, milletin dediği oldu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi halkoylamasıyla kabul edildi. Görüyorum ki şimdi milletin kararını kabullenmişler, daha şimdiden cumhurbaşkanı adayı arama derdine düşmüşler. Yine tutturmuşlar, çatı aday-kapı aday. Siz önce temelinizi sağlamlaştırın temelinizi. Temeli olmayanın çatısı da olmaz, kapısı da olmaz. Bilsinler ki bu millet kararına saygı göstermeyenlere gönül kapısını da, çatısını da, bacasını da kapatır. Darbeye karşıyız deyip Türkiye’yi yıllarca bir darbe anayasasına mahkûm ettiniz. Bunların derdi ülke, millet değil. Tek derdi AK Parti. Bizim tek derdimiz de memlekettir, millettir.
Değerli yol arkadaşlarım; bir yandan darbe görüntüsü altında işgal girişimini bertaraf ederken, diğer yandan da darbe kalıntısı vesayetçi anayasadan ülkemizi kurtardık. Bu yeni yönetim sistemiyle birlikte daima güçlü iktidar, sürekli istikrar dönemini başlatmış olacağız.
Bu değişiklik, milletimizin geleceği olan gençlerimize duyduğu güvenin de bir ispatıdır. Gençler, gençliği kazanan geleceği kazanır. Sevgili gençler, 18 yaşında seçilme imkânına kavuştunuz, haklarınızı sonuna kadar takip edin. Sizin için ne yapsak azdır. Gençliği sadece vitrin çalışması olarak gören, hiçbir zaman bu anlayışta olan bir parti olmadık. Gençlerimizin ülke meselelerine kayıtsız kaldığını söyleyenler 15 Temmuz’u unutmasınlar. O gece gençlerimiz şehit olmak pahasına bayraklarına, demokrasilerine sahip çıktılar ve böyle düşünenleri mahcup ettiler.
Burada cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin hayata geçirilmesi için gerekli anayasa değişikliği çalışmalarında verdiğiniz destekten dolayı bütün milletvekillerimize, teşkilatımızın her kademesindeki arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanına, önce ülkem ve milletim diyen ülkücü kardeşlerimize de teşekkür ediyorum.
Çok değerli yol arkadaşlarım; bu zorlu süreci yönetme mücadelemizin yanı sıra ülkemizin kalkınmasına yönelik çalışmalarımız da hız kesmeden devam etmiştir.
Bir yıl içerisinde dünyanın ilk ve sayılı projeleri arasında yer alan Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-Bursa Otoyolu, Orhan Gazi Tüneli, 15 Temmuz İstiklal Tünelini hizmete aldık. Çanakkale 18 Mart Köprüsünün yapımına başladık. 15 Temmuz sonrası Türk ekonomisi çökecek diyenlere inat ekonomimizi Avrupa ortalamasının üzerinde bir seviyede yüzde 2.9 oranında büyümesini gerçekleştirdik.
Darbe sonrası ortaya çıkan durum ve dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeler sonrası iş alemimizin olumsuz etkilenmemesi için gerekli tedbirleri hızlıca aldık. İstihdam seferberliği ilan ettik. Liderliğinizde ilan edilen bu seferberlikle beraber 1 milyonun üzerinde vatandaşımıza bugüne kadar iş-aş imkânı sağladık. İşsizlikle mücadelemize bundan sonra da kararlılıkla devam edeceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli yol arkadaşlarım; sağlıkta dönüşümde yeni bir aşamaya geçtik, şehir hastanelerini hizmete almaya başladık. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde istihdam, üretim ve ihracata hız vermek üzere cazibe merkezi programını başlattık. Bu proje ile terörün yıllardır sebep olduğu bölgedeki kalkınma ve refah açığını kapatmış olacağız. Böyle bir coğrafyada güçlü olmak, savunma alanında güçlü kalmak, savunmada güçlü olmanın yolu da yerli ve milli olmaktan geçer. Yerli ve milli kaynaklarımızın daha fazla kullanılması, yerlileştirme ve millileştirme oranının artırılması için yeni projeleri hayata geçiriyoruz. Kendi uçağımız, kendi gemimiz, kendi silahımız, kendi tankımız ve kendi topumuzu yerli imkânlarla yapıyoruz. Kendi kendimize yetmekle kalmayıp ihracatımızı da artırıyoruz.
Değerli yol arkadaşlarım; siyaset millete hizmet edebiliyorsa bir anlam ifade eder. Biz millet için, memleket için siyaset yaptık. Milletimizin, memleketimizin haklı davalarını bugüne kadar savunduk, bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz. Bunun için önümüzdeki süreçte yine de terörle mücadele kararlılıkla sürecektir. Terörü Türkiye gündeminden çıkarmaya kararlıyız. Ekonomiyi daha da güçlendirecek, ülkemizin rekabet gücünü artıracağız. İşsizliği daha da azaltmak için daha çok yatırım, daha çok üretim, daha çok ticaret stratejimizi sürdüreceğiz. Milletimizin refahını daha da artırmak için gayret göstereceğiz. Artan refahın adil bölüşümünü sağlayacağız. Bürokrasiyi azaltmak, milletin beklediği hizmetleri hızlandırmak için gereken tedbirleri alacağız. Demokratik ve ekonomi reformlara hız kesmeden devam edeceğiz. İşte bunun ilk adımını attık, Başbakanlık Makamını kaldırdık. 16 Nisan’daki halkoylaması ile milletimiz anayasa değişikliğini kabul etti, aynı zamanda gelecek için de bize bir mesaj verdi; kazanan Türkiye dedi. Biz AK Parti olarak bu mesajın gereğini yapmak için hem hayır diyen, hem evet diyen vatandaşlarımızın beklentisini karşılayacak, bütün milleti kucaklayacak adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Referandum sonrası uyum yasalarını da süratle tamamlayacağız. Şüphesiz bunu yaparken diğer partilerin de katkısını arayacağız.
Dış politikada dostlukları artırma, düşmanlıkları azaltma anlayışımız aynen devam edecek.
Değerli yol arkadaşlarım; Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, büyük bir siyasetçi ve dava adamıdır. Türkiye davasının yılmaz savunucusudur. Hiçbir dava adamı yoktur ki kendisine muhtar bile olamaz derken bir ülkenin kaderini değiştirecek değişikliklere, reformlara, projelere imza atsın. Hiçbir dava adamı yoktur ki şer cepheleri kendisini ateş çemberine çekmeye çalışırken milletin gönlünde taht kursun. İşte biz böyle bir dava adamının yol arkadaşıyız, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşıyız.
Gençler, size sesleniyorum; AK Partililer ne diyor? Her şey Türkiye için, her şey milletimiz için. Milletle birlikte yeni hedeflerde milleti adamı Recep Tayyip Erdoğan’la yürümeye var mısınız? "Varız" Var mısınız? "Varız" Var mısınız? "Varız"
Değerli kardeşlerim; Türkiye 2023 hedeflerine kararlılıkla yürüyor. Bu kutlu yürüyüşte ilk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ilerliyoruz. Hiçbir güç 2023, 2053 hedeflerimizi hayata geçirilmesine engel olamayacak. AK Parti demek güven ve istikrar demektir. Halka hizmet etmek demektir. Halka ve Hakk’a hizmet demektir.
Değerli AK Partililer, sizin emeğiniz, yüreğinizle AK parti bugünlere geldi. O nedenle her türlü övgüyü sizler, siz yol arkadaşlarım, gençler, Kadın Kolları, ana kademede görev alan bütün arkadaşlarım bu övgüyü ziyadesiyle hak ediyor. Yollarda, köprülerde imzası olan bir hareket, terörle mücadelede kararlı, milli duruş sergileyen bir gelenek, cumhurbaşkanları, Meclis başkanları, başbakanları, bakanlarıyla, milletvekilleriyle ve bütün teşkilatıyla millete hizmet etmiş büyük bir partiyiz.
Ben huzurlarınızda partimizin kuruluşundan bugüne kadar görev almış en başta Liderimiz, Cumhurbaşkanımız, adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere geçmiş Cumhurbaşkanımıza, Meclis başkanlarımıza, başbakanlarımıza, bakanlarımıza, milletvekillerimize, delegelerimize, kurucularımıza, AK Parti Teşkilatımızın her kademesinde görev yapmış yol arkadaşlarımıza, Kadın Kollarımıza, Gençlik Teşkilatımıza bu kutlu yolculukta yaptıkları hizmetlerden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum.
Birinci Olağanüstü Kongremizde Cumhurbaşkanımız, “Bu bir Fatiha’dır, bu bir başlangıçtır” demişti. Ben de diyorum ki; Üçüncü Olağanüstü Kongremiz de bir besmeledir. Gururla taşıdığım AK Parti Genel Başkanlığı görevini Sayın Cumhurbaşkanımız, Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a devretmenin gururunu, onurunu yaşıyorum.
Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun.