Basbakan Yildirim’in AK Parti Ankara Il Baskanligi iftar programinda yaptigi konusmanin tam metni
Ramazan-ı Şerif’i bizlerden razı eylesin. Mübarek ayın içerisindeyiz, Ramazan ayı kardeşliğin, dayanışmanın, birliğin, beraberliğin yükseldiği, ayrılıkların, küskünlüklerin, kötülüklerin azaldığı, yok olduğu müstesna ayların başında geliyor. Bu mübarek ayda Türkiye olarak, millet olarak büyük bir mücadele içerisindeyiz. Ülkemizin bekası, milletimizin geleceği için birliği, beraberliği, kardeşliği için hayatını seve seve veren aziz şehitlerimizi bu mübarek günde saygıyla, şükranla anıyoruz mekanları cennet olsun. Gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli kardeşlerim, katil terör örgütü maalesef hiçbir kutsalı yok. Ramazan demiyor, bayram demiyor masum insanların canını almaktan, güvenlik kuvvetlerimize alçakça saldırmadan asla geri durmuyor. Ama bütün milletimiz bilmelidir ki Türkiye bu beladan mutlaka kurtulacak. Bunun için Allah’a şükür milletimizin tam desteği var artık terörle Türkiye’nin anılmasını istemiyor, millet asla bunu kabul etmiyor. Allah’a şükür terörle amansız mücadelemizde önemli bir aşamaya geldik, fakat bunun yeterli olduğunu asla düşünmüyoruz. Şimdi artık terör sonrası manevi, sosyal ve fiziki kalkınmanın gerçekleştirilmesidir. Bölge insanın yaralarının sarılması ve geleceğe yönelik hedeflerin hayata geçirilmesinin zamanıdır.
Ankara İl Başkanlığının geleneksel bu iftarında birazda Ankara’yı konuşalım, Ankara’yla ilgili düşüncelerimizi, Ankara’yla ilgili projelerimizden bahsedelim.
Değerli arkadaşlar, Ankara her zaman AK Parti için önemli bir merkez olmuştur. Ankara sadece AK Parti için değil, Türkiye içinde önemli bir merkezdir, çünkü Ankara Türkiye’nin başkentidir. 2001’de erdemliler hareketi Afyon’dan yola çıktığında 2002’den itibaren de her biri başlı başına bir reform niteliğindeki icraatlar Ankara’da gerçekleşmiştir, AK Parti iktidarında gerçekleşmiştir. Ülkemize çağ atlatan, milletin yüzünü güldüren sessiz devrimlerin uzun mesailerle hep burada, bu merkezde Ankara’da hazırladık. Daha önceki dönemlerde Ankara çatık kaşlı, hantal devletin adeta sembolüydü. AK Parti iktidarıyla birlikte Ankara her başımdan şaha kalktı. Projelerin, eserlerin hazırlandığı, hayata geçirildiği merkez oldu. Devletin güler yüzüyle hizmet üreten Başkenti Ankara oldu, kimsesizlerin kimsesi oldu. AK Parti geldi Ankara’daki kayıtsız siyaset tarihe gömüldü. Eski Türkiye’yi özleyenler, geçen 14 yılda zaman zaman alışkanlıklarını denemeye devam ettiler. Kapatma davası, 367 icadı gibi denemeleri AK Parti başarılı bir şekilde tersine çevirdi. Ama AK Parti başta vesayet odakları olmak üzere siyaseti kirleten, dengesini, doğallığını bozan ne kadar unsur varsa hepsiyle mücadele ederek elhamdülillah bugünlere geldi. Yapmamız gereken daha çok şey var inşallah bunları da yapacağız, çünkü milletin duasını ve desteğini arkasına alan ve milletin gösterdiği yolda kararlılıkla giden bir dava hareketi var, bir AK Parti hareketi var. İşte bu kadrolar Türkiye’ye çok güzel eserleri kazandıracaktır.
Değerli kardeşlerim, ülkemizin gündeminde belli başlı konular var. Dedik ya terör, ama istiyoruz ki bundan sonra Türkiye’de terör gündemi işgal etmesin, terör gündemi esir almasın, daha çok gelecek konuşalım, daha çok ekonomi konuşalım, daha çok kalkınma ve proje konuşalım, geleceğimiz olan gençlerimizden bahsedelim, onların gelecek hayallerine yönelik projelerimizden, çalışmalarımızdan bahsedelim. Ama bütün bunların gerçekleşmesi için ihtiyacımız olan bir şey var değerli kardeşlerim, o da güven ve istikrar. Bu iki sihirli kelime Türkiye’de geçtiğimiz 10 yılda nelere kadir olduğunu bizzat yaşayarak gördük. Eğer Türkiye’de istikrar olmasaydı, Türkiye’de güçlü siyasi idare olmasaydı, Türkiye’de güven olmasaydı Türkiye bu kadar hizmeti, bu kadar reformun hiçbir birini yapamazdı. Ne Yavuz Sultan Selim Köprüsünü yapabilirdi, ne Osman Gazi Köprüsünü yapabilirdi, ne dünyanın en büyük havalimanını yapabilirdi, ne Marmaray’ı yapabilirdi, ne de Türkiye’yi bir baştan bir başa bölünmüş yollarla donatabilirdi, ne de bu milletin 50 yıllık hayali hızlı treni gerçeğe dönüştürebilirdi. Bütün bunların arkasında güven ve istikrar var. Güven ve istikrarın olmadığı dönemleri hatırlayın 70’li dönemler kayıp senelerdir 10 yılda 9 hükümet değişmiş. 90’lı yıllar keza istikrarın olmadığı yıllardır. O yıllarda vesayet anlayışı tekrar hortlamış, sık sık değişen hükümetler güçsüz siyasi iradeyle bir 10 yılı daha Türkiye kaybetmiş. Türkiye’nin sıçrama yaptığı yıllara baktığımızda 50-60, 80-90 ve 2000’li yıllarda AK Partili yıllar. Neden? Çünkü birinde merhum Menderes tek başına iş başına gelmiş ve Türkiye’yi adeta şantiyeye çevirmiş. Diğeri darbe sonrası yine tek başına iş başına gelen Anavatan Partisi dönemi merhum Turgut Özal ve arkadaşları yeniden Türkiye’yi değiştiren, dönüştüren hareketleri ve çalışmaları gerçekleştirmiş. 90’da bir istisna var koalisyon olmasına rağmen merhum Hocamız Necmettin Erbakan o şartlarda Türkiye için çok büyük mücadele etmiş hem vesayetle mücadele etmiş, hem de Türkiye’nin milletin hak ettiği hizmetleri birer birer gerçekleştirme gayreti içerisinde olmuş. Bütün bu liderlerimize Türkiye’de taş üstüne taş koyan bu değerli devlet adamlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz mekanları cennet olsun. Ama Türkiye’nin gerçek anlamda önünün açıldığı, koşar adımlarla ilerlediği seneler AK Parti iktidarları olmuştur. Kurucu Liderimiz Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la başlayan erdemliler hareketi bugün aynı kararlılıkla kutlu yürüyüşüne 2023 hedeflerine hızla koşuyor.
Değerli kardeşlerim, ancak yaptıklarımız hakikaten Türkiye’yi değiştiren, dönüştüren hizmetlerdir. Bununla yetinecek miyiz? Elbette ki yetinmeyeceğiz, önümüzde daha yapacak çok işimiz var, iki alanda önemli sorumluluğumuz var. Az önce söyledim güven ve istikrarın sürdürülebilir olması için mutlak ve mutlaka yeni anayasayı bu Parlamento, bu yüce Meclis vesayetle değil, darbeyle değil milletin idaresiyle yapmak gibi bir görevi var, bir mecburiyeti var. Yeni anayasayı ve anayasayla birlikte sistem sorununu da tamamen çözmek bütün siyasi partilerin boynunun borcudur. Çünkü 2002’den beri bütün partiler bu anayasadan darbe anayasasından şikayet eder, her seçim öncesi bu anayasa mutlaka değişmeli, yeni bir anayasa yapılmalıdır sözünü partilerin vaatlerinin en üst sırasında görürüz, ama gel gör ki seçim geçer, bir türlü bu anayasa gündeme gelmez. Ancak biz AK Parti olarak bu dönem kararlıyız. Yeni anayasayı milletimize kazandırmak ve sistemde yaşanan bu sorunu ortadan kaldırmak için her türlü gayreti göstereceğiz. Bunun içinde diyoruz ki, hey muhalefet partileri gelin hep birlikte bu yeni anayasayı yapalım, gelecek nesillerin ihtiyacı olan bu sorunu torunlara havale etmeyelim. Bu bir tarihi sorumluluktur bu sorumluluğun gereğini yapalım.
Geçenlerde Ana Muhalefet Partisi Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu kamuoyuna bir programda dedi ki, başkanlık sistemi diyorlar, Amerikan başkanlık sistemini istiyorlarsa buyursunlar biz de varız. Öyle mi? Biz Türkiye’nin ihtiyacı olan başkanlık sistemini tabi ki öncelikle arzu ederiz, ama madem Amerikan başkanlık sistemi diyorsun buyurun biz de varız, onu da konuşalım, onu da yapalım yeter ki bir iş yapalım. Bu çağrıyı kendisine yaptım, ama hemen Kılıçdaroğlu namı değer çarkçı bey kendine yakışanı yaptı tornistana geçti. Efendim, Başbakan bilmiyor mu Amerika’da eyalet sistemi var. Eyalet sistemi için ne düşünüyor? Kılıçdaroğlu, Sayın Kılıçdaroğlu bir yere kaçamazsın söz ağızdan çıkıncaya kadar sen sözün hakimisin, söz ağızdan çıktı mı artık o sözün mahkumusun, sözünü kamuoyu yerine getirmeyi bekliyor. Çağrımı buradan tekrarlıyorum, samimiysen buyur anayasayı yapalım, yoksa yalancı pehlivanlar gibi orada burada işi saptırma yoluna gitme. Amerika’nın eyalet sistemiyle yönetildiğini ilkokul çocukları bile biliyor ne alakası var? Sen hiç duymadın mı ne diyoruz, Cumhurbaşkanımızı izlemiyor musun, bizi izlemiyor musun? Tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek vatan üniter yapı asla ve asla tartışılamaz. Sağır Sultan duydu sen hala duyamadın, demek ki memleketin işleri seni ilgilendirmiyor.
Değerli arkadaşlar, herkes bir samimiyet testinden geçiyor. Bugün gün bugündür herkesin sorumluluğun gereğini yapmasını millet bekliyor. Esasında 2007’de akıl verdiğiniz o insanlar 367 icadını çıkarmasaydı bugün bunları belki konuşmayacaktık. Ama siz istediniz 363 milletvekiliyle temsil edilen iktidar partisine cumhurbaşkanlığını aklınızca seçtirmemeye kalktınız. Biz de dedik, her zaman ki gibi işin sahibi millettir, vekilleri seçemezse millet seçer. Gittik referanduma millette tamam dedi siz halledemediniz biz gereğini yaparız, yaptı mı? Millet cumhurbaşkanını seçti, aslında başkanlık yolunu 2007 referandumuyla millet zaten açmış durumda, bize düşen geri kalan kısmını tamamlamak, eksik bölümünü halletmek. Yani illa onu da millete yaptırmak istiyorsun? Milletin işi gücü yok sürekli sizin angaryalarınızla mı uğraşacak? Boşuna mı seçiyor Ankara’ya gönderiyor bizleri? Gidin konuşun memleketin geri kalan işlerini halledin, sorunlarını ortadan kaldırın diyor. O yüzden bu çağrı son çağrıdır. Gelin bu şerefe sizde nail olun, beraber olalım, bir olalım, birlikte Türkiye’nin ihtiyacı olan yeni anayasayı ve sistem sorununu kökünden çözelim. Aksi halde bir daha milletin karşısına gittiğinizde yaşayacağınız mahcubiyetin boyutunu şimdiden görmenizi tavsiye ederim.
Değerli arkadaşlar, tabi Türkiye’nin bölge itibariyle çok önemli sorumluluğu var, etrafımızda iç savaşlar, iç karışıklıklar hat safhada. Bu tabi bizi üzüyor, rahatsız ediyor, ama onun ötesinde Türkiye’nin terörle mücadelesini olumsuz etkiliyor. Çünkü istikrar olmayan ülkelerden ülkemize sızmalar, mülteciler geliyor onlar bizim misafirimiz, kucağımızı açıyoruz, soframızı paylaşıyoruz bu bizim geleneğimizde var, bu bizim inancımızda var. Avrupalı dostlarımız bunu anlayamazlar, bu Türkleri de anlamak çok zor diyorlar. 3 milyon Suriyeliyi bedelsiz, karşılıksız kabul etti onları bağrına bastı diyorlar. Anlayamazsınız, çünkü bizim geleneğimizde, bizim tarihimizde insanı yüceltti devlet yücelsin anlayışı vardır. Her şey para değil, her şey menfaat değil, en kutsal hak yaşam hakkıdır. İnsanların yaşam hakkının garanti altına alınması için Türkiye ne gerekiyorsa geçmişte de yaptı, bundan sonra da yapacak. Burada hesap kitap olmaz insanlık burada önemlidir, bizim inancımızda bunu gerektirir.
Değerli arkadaşlar, değerli yol arkadaşlarım, Ankara’da 14 yılda ne yaptık, ne değişti kısa kısa değinmek istiyorum bir hafızamızı yoklayalım. Ankara’ya 14 yılda tam 60 milyar yatırım yaptık. Peki, burada ne var? Sırayla gidelim. 14 bin yeni derslik 10 tane yeni üniversite 10 tane yeni üniversite. 127 sağlık tesisi, 30 spor tesisi, 69 bin konut yaptık Ankaralıların hizmetine verdik. Türkiye’nin en anlamlı ve en güzel restorasyonu Hacı Bayram projesini hayata geçirdik. 201 adet şehir içinde katlı kavşak yaptık alt geçit üst geçit. Tam Ankara’da 45 milyon ton asfalt yol yaptık, 24 köprü ve viyadük tamamlandı, taksi durakları yenilendi. Bütün bu hizmetlerde tabi ki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve ekibinin büyük katkıları var, kendisine teşekkür ediyoruz.
2009’da Ankara-Eskişehir hızlı trenini yaptık hizmete aldık. Ankara-Konya hızlı tren hattını yaptık hizmete aldık. Ve Ankara-İstanbul hızlı trenini de 2013 yılında tamamladık hizmete aldık. Şimdi Ankara-Sivas, Erzincan-Erzurum-Kars hattının yapımını sürdürüyoruz. 2018’in sonunda Ankara-Sivas hattı tamamen bitmiş olacak, Ankara’dan Sivas’a Başkentliler iki saatte gidebilecek iki saat güzel değil mi? Ankara-İzmir hızlı treni inşaatı süratle devam ediyor ve tamamlandığında İzmir-Ankara arası 3,5 saat. Şimdi ne kadar? 12 saat. İşte medeniyet bu lafla olmuyor, laf üstüne laf koyanlarla bu iş olmaz, taş üstüne taş koyanlarla olur, AK Parti kadrolarıyla olur.
Evet değerli kardeşlerim, Sincan metrosunu açtık mı? Hizmete aldık. Kızılay-Çayyolu’nu yaptık hizmete aldık mı? Şimdi artık Keçiören. Geçenlerde bir tweet gördüm diyor ki bir kız arkadaşına, sevgilim diyor aşkımız bitmesin devamlı olsun aşkımız Keçiören metrosu gibi olsun. Üzgünüm o kızımızın bu arzusunu artık yerine getiremeyeceğiz. Bu sene sonu inşallah Ulaştırma Bakanımız ve ekibi Keçiören metrosunu da açmış olacak Ankaralıların hizmetine sunacak hayırlı, uğurlu olsun. Kızılay-Esenboğa Havaalanı metrosu bu yılsonuna kadar inşallah projeleri tamamlanıp ihale aşamasına gelecek. Atatürk Kültür Merkezi ile Kızılay arasına da Keçiören metrosu uzatılıyor onun inşaatına da bu yıl içerisinde başlanacak. Yine belediyemizde Yenimahalle-Şentepe teleferik hattı yapıldı, açıldı. Günde 25 bin kişi kullanıyor Şentepe teleferik hattı gibi Kızılay’da dahil olmak üzere farklı noktalara da belediyemiz teleferik hattını yaygınlaştıracak. Sincan ve Kayaş için yaptığımız Başkentray tüm hızıyla devam ediyor Başkentray’ı yeni hatlara taşıyacağız. Ayrıca engelsiz peron inşaatlarını da Ulaştırma Bakanlığımız sürdürüyor. Bu peronların Ankaray ve metroya da bağlantısını gerçekleştireceğiz.
Gerede su projesi tüm hızıyla ilerliyor, proje tamamlandığında 2045 yılına kadar artık Ankara’nın su derdi diye bir şey olmayacak. Ankara’ya muazzam bir uluslararası fuar ve kongre merkezi yapımı da devam ediyor. Bildiğiniz gibi Ankara’nın Keçiören bölgesinde bir süre önce Osmanlı Çarşısı bir yangında yok olmuş ve 150 ün içerisinde tamamen yenilenmiş açılışını da geçtiğimiz günlerde belediyemizle birlikte yaptık ve şimdi esnaf artık dükkanlarına geçtiler işlerine güçlerine bakıyorlar. Belediyemize ve Ankara Ticaret Odasına bu anlamlı projeden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.
Değerli dava arkadaşlarım, Ankara’nın ve Türkiye’nin geldiği tablo ve kazandığı bu eserler sizin eserlerinizdir, AK Parti kadrolarının eseridir. Kurucu üyelerimiz, il yönetim kurulu üyelerimiz, ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz, bakanlarımız büyüyen, ilerleyen, güzelleşen Ankara’nın mimarlarıdır. Bu tablo gönüldaşıyla, sade üyesiyle, değişik kademelerdeki yönetim kadrolarıyla Ankara Teşkilatımızın AK Parti iktidarlarının eseridir.
2001 yılından bu yana Ankara İl Teşkilatımızda görev alan bütün arkadaşlarımızla birlikte sizler bizim gözbebeğimizsiniz. Vatandaşlarımızla kurduğumuz samimi diyaloğu izlediğiniz taban politikasıyla, geliştirdiğiniz sağlıklı iletişimle her seçimde Ankara’yı AK Parti’nin yıldız kentlerinden biri haline getirmeyi başardınız, hepinize çok teşekkür ediyorum.
Ankaralı hemşerilerimiz sizlere inandı, sizlere güvendi desteğini asla esirgemedi. Böyle olduğu içinde 2002’den beri her seçimde biraz daha büyüdük, biraz daha güçlendik sağ olun, var olun Allah sizlerden razı olsun.
Bu millete Ankara’ya, Ankaralıya vefa borcunuzu parlak hizmetlerle ödediniz, ödemeye devam ediyoruz. İçinizde halen görevde olan arkadaşlarımız mutlaka var, görevi sona ermiş arkadaşlarımız var. Şimdi özellikle şu an aktif görev almamış olan arkadaşlarımıza birkaç şey söylemek istiyorum. Biliyorsunuz AK Partili olmak ülke sevdalısı olmaktır, AK Partili olmak millete sevdalı olmaktır, millete sevdanın da emekliliği yoktur. Vefa dolu geçmişiniz, birikiminiz, ülke sevginiz, Ankara aşkınız en büyük değerimizdir. AK Parti bir vefa hareketidir, AK Parti erdemliler hareketidir. Eskilerin tecrübeleriyle, yenilerin enerjisini buluşturan partinin adı AK Parti’dir. Ankara’da da, Ankara Teşkilatımızda da aynı anlayış elhamdülillah hakimdir.
Değerli arkadaşlar, bugün Türkiye’nin en büyük problemi muhalefet problemi. Türkiye’nin ihtiyacı olan Türkiye’nin sorunlarına sahip Türkiye’nin sorunlarını dertlenen bir muhalefettir. Ne yazık ki, böyle bir muhalefet olmadığı için AK Parti hızını arttırmakta gerekli gayreti gösteremiyor. Kuvvetle muhalefet iktidarı daha dinamik hale getirir, daha çok hizmet etmek için gayret göstermesini sağlar. Biz 2002’den beri kendimizle yarışıyoruz. Koyduğumuz çıtayı her seçim biraz daha yükseltiyoruz ve sürekli AK Parti AK Parti’yle yarışmaya devam ediyor. Bundan şikayetçi değiliz, ama istiyoruz ki muhalefet sorunlara eğilsin, ülkenin sorunlarını gündeme getirsin, bizi tenkit edecekse neyi yanlış yaptığımız, neyi eksik yaptığımız, neyi daha güzel yapmamız gerektiğini söylesin, ama maalesef bunu görmek asla ve asla mümkün değil. Ne yazık ki, Türkiye siyasetinde sorunların çözümü henüz konuşulamıyor. Ne konuşuluyor? Sorunların tanımında bile anlaşamayan bir muhalefet var, Türkiye demokrasisi bunu hak etmiyor. Bizim artık sorunların tanımını değil, sorunların çözümünü konuşmamız ve aynı şekilde bunlara çözüm bulmamız gerekir. Sorunları içeride çözme yerine, bakıyoruz muhalefet partileri yurt dışında kapı kapı dolaşıp AK Parti’yi, AK Parti’nin kadrolarını şikayet etmekle meşguller. Türkiye’nin Türkiye sevdalısı halkın seçtiği Cumhurbaşkanını kapı kapı dolaşıp şikayet ediyorlar. Bütün bunlar Türk siyasetinin ne kadar olması gerektiği yerden uzakta olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ama onlar ne yaparsa yapsınlar, hangi hayırlı işe karşı çıkarsa çıksınlar ülke için her türlü faydalı hizmeti AK Parti onlara rağmen bugüne kadar nasıl yaptıysa bundan sonra da yapmaya devam edecek, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Değerli kardeşlerim, bu duygu ve düşüncelerle bugün bizi iftar sofrasında ağırlayan, bize sofrada bir yer açan AK Parti Ankara İl Teşkilatımıza çok teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. İl Başkanımız Nedim Yamalı kardeşimize ve ekibine yaptıkları güzel çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum.
Değerli kardeşlerim, önümüzde bayram var inşallah Ramazan rahmet, bereket, günahlardan mağfiret ayını en iyi şekilde geçireceğiz. Yoksullarla, ihtiyaç sahipleriyle buluşacağız, onlarla hemhal olacağız. Operasyon sonrası özellikle Doğu ve Güneydoğu’da insanlarımızın yaşadıkları acılara ortak olup onların acılarını azaltacağız. Burada gene AK Parti bir farkı ortaya koydu gönül köprüleri kardeş şehirler projesiyle, gençler buluşuyor projeleriyle bütün Ankara, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Konya, Kayseri büyük illerimiz Güneydoğu’da kardeş illerde Ramazan boyunca oradaki vatandaşlarımızla beraber oluyorlar, onların dertlerini hafifletmek için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Milletimiz rahat olsun, emin olsun yarın bugünden daha güzel olacak. İnşallah AK Parti kutlu yürüyüşüne bundan böyle de 2023 hedeflerine doğru kararlı ve emin adımlarla yürümeye devam edecek. Bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ramazanınız mübarek olsun, geceniz mübarek olsun, geleceğiniz aydınlık olsun. İdrak edeceğimiz Ramazan Bayramımız millet olarak kardeşliğimize, birliğimize, beraberliğimizin daha da gelişmesine vesile olsun diyor; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Allah’a emanet olun.