Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in AK Parti milletvekilleri iftar programinda yaptigi konusmanin tam metni

 

Sözlerimin başında dün İstanbul’da bugün Midyat’ta meydana gelen terör saldırısında toplam 15 polis ve sivil vatandaşımız hayatını kaybetti. Şehitlerimize, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum. Ailelerin, yakınların ve milletimizin başı sağ olsun. 

Bildiğiniz gibi dün Cumhurbaşkanımız patlamanın hemen ardından yaralanan vatandaşlarımızı hastanede ziyarete gitti. Terör örgütünün özellikle değerli kardeşlerimi, sivil, polis, asker hiçbir ayrım yapmadan yaptıkları bu saldırılar topyekûn insanlığa ve milletimize karşı yapılmış alçakça saldırılarıdır. Askerlerimizin, polislerimizin, korucularımızın amacı vatandaşımızın huzurunu, barışını, esenliğini sağlamak, milletimizin birliğini, beraberliğini, ülkemizin istikbalini sağlamak. Dolayısıyla, yapılan bu saldırılar sadece askerimize, polisimize değil, topyekûn olarak vatandaşlarımıza yapılmıştır. Bir kez daha teyit ediyoruz ve buradan ilan ediyoruz ki, terörle mücadeleden asla ve asla taviz vermeyeceğiz, vazgeçmeyeceğiz. Ne zamana kadar? Ta ki bütün vatandaşlarımız yurdun her karış toprağında rahatça, can güvenliği içerisinde yaşayıncaya kadar, seyahat edinceye kadar, normal hayatlarını sürdürünceye kadar. Terör örgütünün bugünlerde biz görüşebiliriz, silahları bırakabiliriz, konuşalım gibi doğrudan dolaylı haberleri geliyor, onların uzantılarından bize böyle haberler geliyor, konuşacak hiçbir şey yok değerli arkadaşlar. Konuşacağımız tek şey var, Al Bayraklı ay yıldızlı bayrağımız. Bayrağımız bizim en büyük kutsalımızdır, o bayrağın rengi şehitlerimizin kanıyla, o bayrağın hilali bağımsızlığımızın sembolü, o bayrağımızın yıldızı bu vatan uğrunda canını seve seve veren her bir şehidimizin gökyüzünde parıldayan yıldızlarıdır. Onun için bizim vazgeçilmezimiz bayrağımızdır, vatanımızdır, milletimizdir ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizdir. 780 bin kilometre kare vatan toprağının bölünmez ve bütünlüğüdür. 79 milyonun kardeşliğidir, millet şuuruyla beraber birlikte yaşamasıdır. Bunlar üzerinde konuşacaksanız buyurun konuşalım, yoksa memleketi, milleti terörle, korkuyla, yıldıracağınızı zannediyorsanız kusura bakmayın asla ve asla başaramayacaksınız. 

Değerli kardeşlerim, hele hele Ramazan ayında yapılan bu saldırılar bir şeyi daha göstermektedir, bu alçak terör örgütlerinin hiçbir kutsalı yoktur, hiçbir kutsal değeri yoktur, inançları uğruna mücadele verdiği hiçbir değerleri yoktur. Bunların inandıkları, dayandıkları güç içeride ve dışarıda bunların sırtını sıvazlayan yandaşlarıdır. Günü gelecek onlara nasıl hesabını sorduysak onların sırtını sıvazlayan iç ve dış desteklerine de aynı hesabı bu millet soracaktır. 

Değerli kardeşlerim, millet olarak kenetleneceğiz, bir ve beraber olacağız bu cinayet şebekelerin, bu terör örgütlerini mutlaka Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız. Ramazan mağfiret demek, Ramazan bereket demek, Ramazan günahlardan kurtuluş demek. Ramazan’ın bizler için, ailelerimiz için, milletimiz için, dünya mazlumları için huzurlu, barış içerisinde geçmesini diliyorum. Bizim kültürümüzde, bizim irfanımızda Ramazan ve oruç toplumsal hayatımızın vazgeçilmezidir. Şükürler olsun ki böyle bir inanca sahip, böyle bir hayat tarzını benimsemişiz. Ramazan şefkat, Ramazan merhamet, Ramazan paylaşma demektir. Bu ayda dayanışmamızı en fakirinden, en zengine en üst düzeye çıkarmak, kucaklaşmak, husumetleri hasrete dönüştürmek, kardeşliğe dönüştürmek bizim en büyük şiarımız, en büyük hedefimiz olmalıdır. Bütün toplumsal kesimler birbirinden ayırt edilmeden bu mübarek ayda daha fazla birbirleriyle buluşmalı ve kardeşliği, beraberliği pekiştirmelidir. 

Değerli arkadaşlar, AK Parti olarak biz ilk günden beri bir yanda millete hizmet uğrunda kurucumuz, liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için canla başla, gece gündüz çalışırken milletimizin özlemini duyduğu hizmetleri bir bir hayata geçirirken diğer yandan da milletimizle aramızda gönül köprülerini, gönül yollarını yapmak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Omuzumuzdaki emanet milletin emanetidir bizim yönümüzü vesayet odakları değil, milletin kendisi tayin eder, hangi işi nasıl yapacağımızın kararını millet verir. 

Özellikle Ramazan boyunca sizlerden çok önemli bir istirhamım şudur değerli arkadaşlar: Daha fazla vatandaşımızla buluşun, daha fazla vatandaşımızla el ele tutuşun, göz göze gelin, yan yana gelin, diz dize gelin buna ihtiyacımız var. Zor günlerden geçtiğimiz bu konjonktürde buna her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Onların sofralarına ortak olun, soframızı vatandaşlarımızla paylaşalım. Adalet demek paylaşmak demektir, toplumsal düzenin, barışın esası da adaletle paylaşımdır.

Değerli kardeşlerim, bu mübarek ay bu anlamda bize çok güzel imkanlar sunuyor. Bu mübarek ayı, Ramazanı bir fırsat bilmek ve nerede kalbi kırık, nerede gönlü mahzun insanlar varsa arayıp mutlaka onları bulmamız, onlarla hemhal olmamız gerekiyor. Yine bu mübarek ayda şehit ve gazi aileleri, yetimler, kimsesizler mutlaka mutlaka hatırlanmalı, onlarla mutlaka bir araya gelmeliyiz. Bu şefkat ve merhamet ikliminde veren eli alan el ile mutlaka buluşturmakta bizim inancımızın, şiarımızın gereğidir. Türk milleti merhametli ve şefkatli bir toplumdur. Dünya şaşırıyor, dünya anlayamıyor hele hele gelişmiş ülkeler hiç anlayamıyor. Ya bu Türklerde ne biçim adamlar, 3 milyon sığınmacıyı aldılar sofralarını paylaştılar, işlerini paylaştılar, aşlarını paylaştılar onlar anlayamazlar, anlamaları mümkün değil. Biz inancımız insanı yüceltti devlet yücelsindir, Osmanlının bize öğüdüdür, biz onun gereğini yapıyoruz. İnsan olmayan yerde huzur olmaz, barış olmaz, paylaşım olmaz, onun için biz mazlumlara, mahzunlara, muhtaçlara hep kucak açtık, bundan sonra da kucak açmaya devam edeceğiz. Bizim liderimiz ne der? Kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi olacağız. Evet, AK Parti’ye, AK Parti neferlerine de, AK Parti yol arkadaşlarımıza da yakışan budur kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi. Bizi bugünlere getiren bizim bu hasletimizdir onun için sizlere çok teşekkür ediyorum. Özellikle belediyelerimize çok büyük iş düşüyor, belediyelerimiz yerelde toplumsal hayatımızın en önemli kurumlarıdır. Belediyelerimizin Ramazan’da yaptığı faaliyetler zaten diğer partilerle kıyaslanmayacak kadar çoktur ve etkilidir. Bu Ramazan’da da özellikle Batı’daki belediyelerimiz, büyük şehirlerimiz Doğu, Güneydoğu’da terör nedeniyle ciddi anlamda mağdur ve sıkıntı yaşamış oradaki yurttaşlarımıza, vatandaşlarımıza bir kardeşlik duygusu içerisinde, bir gönül köprüsü kurma adına mutlaka bir araya gelecekler, kaynaşacaklar, acıları, dertleri unutacaklar, birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz tekrar teyit edilecek.

Değerli milletvekilleri, değerli yol arkadaşlarım, AK Parti Allah’a şükür kurulduğu ilk günde 14 Ağustos 2001’den hemen kısa bir süre sonra 15 ay gibi kısa bir süre içerisinde tek başına iktidara geldi, o gün bugün AK Parti iktidarda. Allah’ımıza hamt ediyoruz ki bu kadar süre içerisinde milletimizin desteği azalmadı artmaya devam etti. Bunun bir tesadüf olduğunu düşünemeyiz, bu milletin beklentisine karşılık vermenin, milletin hizmetlerini geciktirmeden yapmanın, dağ gibi sorunları dağ gibi hizmetlere dönüştürmenin, sorunları torunlara havale etmemenin sonucudur. Onun için bu kadar sene iktidarda kalıp yıpranmadan, her seçimden tazelenerek tekrar iş başına gelmek demokrasi hayatımızda, yakın tarihimizde görülen bir şey değildir. Bu da bu kadrolara nasip olmuştur, sizlere nasip olmuştur, Allah’ıma hamt ediyorum bunun için. Ancak bu bizi asla mağrur yapmamalı, bu bizi asla kibirli hale getirmemeli. İktidar olmak güzel bir şey, ama iktidar olmanın sorumluluğu da apayrı bir güzellik. Bu sorumluluğu taşıyan AK Parti Allah’a şükür ülkemize birbirinden güzel hizmetleri, birbirinden güzel eserleri yapa yapa geliyor. Son 50 yıldır Türkiye’nin gündeminde artık müzmin hale gelmiş, her seçimde vaat edilen, ama bir türlü gerçekleştirilemeyen eserler AK Parti döneminde birer birer hayata geçmiş.

Örnek mi istiyorsunuz? Ben lisede bir öğrenciyim, yıl 1971 radyoları dinliyorum TRT radyosu meşhurdu o zaman. Pozantı, Ulukışla yolunda çalışma var sürücülerin çekme halatı, takoz, işaret, işaretçilere dikkat etmesi diye sürekli anons ediliyor yıl 1971-81-91-2001 30 yıl geçmiş Niğde, Pozantı, Ulukışla yolunda değişen hiçbir şey olmamış. Ama AK Parti iktidara geldi orada 9 tane tünel, 12 tane viyadük şehir gibi bir otoyol yaptık. Şimdi o yol çile yolu olmaktan çıktı, seyahat edenler için bir keyfe dönüştü. Derdiniz olmazsa, vatandaşın beklentisi sizin uykularını kaçırmazsa bunları yapamazsınız. Hangi birilerini söyleyeyim? Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik. Yolları böleriz, ama Türkiye’yi böldürtmeyin bunu herkes bilmesi lazım. Ekmeğimizi böleriz, milleti böldürtmeyiz.

Değerli kardeşlerim, dünya bir krizden başka krize sürüklenirken dünyanın en büyük eserlerini yapmayı da Cenabı Mevlam bizlere nasip etti. Osman Gazi Köprüsü İzmir Körfezinin iki yakasını birbiriyle birleştirecek dünyanın üçüncü büyük köprüsüdür, 70’li yıllardan beri o da Türkiye’nin gündeminde bir projedir. Beş sefer ihale edilmiş yapılamamıştır. Bakın bu köprü deyip geçmeyin bu köprünün 2009’un Mart ayında ihale edildi o zaman kriz hat safhadaydı. Dünya dibe vurmuş, piyasalar durmuş, yaprak kıpırdamıyor, Türkiye 9 milyar dolar tutarında bir projenin kamu, özel sektör ortaklığıyla yapımını gerçekleştiriyor. Hani Cumhurbaşkanımız o günlerde kriz Türkiye’den teğet geçecek diyordu ya o zaman onu istihza ile ananlar işte bu projeyi görünce Türkiye’nin ne kadar güçlü, ekonomisinin ne kadar dirençli olduğunu bir kez daha gördüler. Bakın bu proje 9 milyar dolar. Ne anlama geliyor? Türkiye’nin 1950 yılındaki milli gelirinden fazla, 53 tane ülkenin şu an milli gelirinden fazla. Bunu başaran Türkiye, hangi Türkiye? 2001’de yerle bir olup 2003 iktidarıyla AK Parti iktidarıyla şaha kalkan Türkiye’dir. AK Parti ülkemize milletimizin hayali olan eserleri birer birer gerçekleştiriyor. Şimdi bu proje 30 Haziran’da açılacak, 30 Haziran’da artık 1,5 saatte Körfezi dolaşarak değil, 45 dakikada gemiyle gitmek değil, 6 dakikada İstanbul’dan Yalova’ya gitmek anlamına geliyor medeniyet bu. Medeniyet demek yol demek, medeniyet demek su demek, medeniyet demek vatandaşın hayatını kolaylaştırmak demek, yaşam kalitesini yükseltmek demek. Bunu da kim yapar arkadaşlar? Bu kadrolar yapar, AK Parti kadroları yapar. 

Hangi birini söyleyeyim şehir hastaneleri, adeta şehir gibi hastane içinde hastane 7-8 tane farklı branşta hastaneler var, 19’u yapılıyor 9-10 tanesi de sırada. Türkiye sağlıkta muazzam bir dönüşüm yaptı, eğitimde. Okula giderdik senenin ortası gelirdi hala kitaplarımızı alamazdık. Torpille fen bilgisi geldi mi, matematik geldi mi? Tezgah altından çıkarır tanıdıklarına verirdi. O günlerden şimdi tezgah üstünde, masa üstünde ilk günden kitaplar her şey hazır, öğrenciler eksiksiz derslere başlıyorlar. Eğitimde bundan böyle çok güzel daha hizmetlerimiz var. Mevcut derslik sayısına yakın 14 yılda derslik yaptık, 240 binin üzerinde derslik yaptık, birçok okulumuzda tekli öğretime geçtik. Okul öncesi eğitim yüzde 70’ler seviyesine geldi önceden böyle bir şey yok. Şimdi gidiyorum benim 3,5 yaşındaki torun gidiyorum nerede okulda, ne okulu? İşte böyle, o da okula gidiyor. 4+4+4 geldi eğitimdeki engellemeler ortadan kalktı. Değerli arkadaşlar, sayısız sayılar çok artabilir, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, dünyanın en büyük havalimanı, tarım da, sanayi de, kültür de, turizm de hayatın her alanında AK Parti mührünü vurmuştur, hizmetleri birer birer yapmıştır. 

Şimdi bunları yaparken nasıl yaptık ona bir bakalım, bir yandan da sağdan, soldan, arkadan, önden bizi taciz edenler var, vesayet alışkanlığını sürdürmek isteyenlere karşı onlara rağmen, onlarla mücadele ede ede geldik. Hatırlayın Cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlayın, durup dururken mi Cumhurbaşkanını millet seçsin dedik, aklımıza geldi böyle yapalım mı dedik? İcat çıkardılar icat. 367 olmadan Cumhurbaşkanı seçilemezmiş. Cumhuriyetin kuruluşundan beri olmayan bir şeyi AK Parti iktidarında piyasaya sürdüler o gün muvaffak olamadık bu vesayeti aşmaya hemen döndük işin sahibine gittik dedik ki, ey ahali durum böyle böyle ne diyorsunuz? O zaman dediler ki, siz merak etmeyin biz seçeriz. Seçtiler mi? Anayasa değişikliğinde yüzde 70’e varan oyla kabul etti millet ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı, kurucumuz, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ı da Cumhurbaşkanı olarak bu millet seçti milletin başına geçti. Şimdi dedik ki, bir yeni durum doğmuştur, o durum nedir? Milletin, milyonlarca vatandaşın sorumluluğunu almış bir Cumhurbaşkanımız var dolayısıyla, Cumhurbaşkanımızın siyasi sorumluluğu vardır. O halde anayasayla fiili durumu birbirine uygun hale getirmek lazım, buradaki çelişkileri, kafa karışıklıklarını ortadan kaldırmak lazım. Öyle değil mi İyimaya, öyle değil mi Burhan Hocam? Bizim dediğimiz bu. Ana Muhalefet Partisi lideri çıktı buna cevap veriyor. Verdiği cevap çok ilginç, efendim diyor Başbakan böyle şeyler söylüyor, biz de o zaman arkadaşlarımıza talimat verdik siz de Meclis’te söz alın iki dakikalığına sataşmadan yarım saat konuşun madem fiili durum. Allah yardım etsin, hakikaten bunların işi zor. Çıkış yolu bulamayınca, siyaset üretemeyince nerelere götürüyorlar işi. Sormak lazım zaten siz bugüne kadar iç tüzüğe ne kadar uydunuz kardeşim? Grup başkanvekilleriniz burada Başkan sürekli size iç tüzüğe göre hareket etmenizi söylemekten dili damağı kurudu. Değerli arkadaşlar, hiç kimse milletin verdiği yetkiyi, milli iradeyi sınırlamaya, kısıtlamaya hakkı yok. Meclis’te de, sokakta da her yerde de herkes hakkına razı olacak. Bir destek alıp, beş tane destek almış gibi davranamazsın, bu demokrasiye de uymaz, çoğunluk ilkesine de uymaz. Buna rağmen biz dedik ki, buyurun anayasa yapalım gayet iyi niyetle herkes istiyor biz sayısal üstünlüğümüzü de göz ardı ediyoruz. Gelin hep beraber olalım eşit sayıda bir araya gelelim memleketin geleceği, ihtiyacı olan bu anayasayı yapalım. Bunu her parti vaat ediyor, kaç dönem seçim geçti maalesef ilerleme yok. Her türlü fedakarlığı yaptık, her türlü şartları kabul ettik, ama buna rağmen maalesef burada bir iyi niyet olmadığı artık anlaşıldı. Son kez diyoruz ki, ey siyasi rakiplerimiz gelin şu anayasayı yapalım, sistemde yaşanan bu tıkanıklığı da aşalım başkanlık sistemiyse başkanlık sistemi, partili cumhurbaşkanlığıysa partili cumhurbaşkanlığı. Türkiye’yi istikrarını sürekli hale getirecek, Türkiye’yi siyaseten zayıflatmayacak, şartlar ne olursa olsun güçlü iradeyi hakim kılacak bir sistemi birlikte kuralım bu onuru, bu şerefi gelin siz de ortak olun. Ama biz yokuz diyorsanız kusura bakmayın her yoruldunuz yere bir han kuramayız, biz bu anayasayı Meclisimize getireceğiz ondan sonrası Meclisimizin işi. Meclis kararını verir.

Değerli arkadaşlar, tabii ülkemizin önünde çeşitli önemli konular var, iç tüzük meselesinin ne kadar enerjimizi, zamanımızı yediğini hepimiz biliyoruz, bunu çok kötüye, çok amansız bir şekilde kötüye kullandığını Meclis çalışmalarında görüyoruz. Geçen hafta gördünüz bir enerji piyasası kanunu çıkaracağız maalesef ne kadar zorlandık. Burada da biraz kendi grubuma sizlerle biraz dertleşmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, biz 316-317 Meclis Başkanını saymadık 317 milletvekiliyle büyük bir grubuz. Böyle büyük bir grubun muhalefetin karar yeter sayısında asla ve asla sıkıntı yaşamaması lazım, bu bizim grubumuz için çok büyük bir eksiklik olur. Bir sefer bunu yaşadık, çünkü geçmiş dönemlerden de olan arkadaşlar hatırlar, bu alanda bir gevşeklik başladı mı biz Meclis’i çalıştıramayız. Biz Meclis’i çalıştırmayınca, çalıştıramayınca ne olur? Milletin beklediği acil düzenlemeler var, kanunlar var, vaatlerimiz var bunları yapmakta gecikiriz. Ama her şeyden önemlisi değerli kardeşlerim şu olur: Bize oy veren milyonlar biz vekalet verdik AK Parti’nin işte bütün muhalefet partilerinin toplamı kadar milletvekili var, ama Meclis’i çalıştıramıyor, hesabını vatandaş bizden sorar, bizi ayıplar. Onlar görevlerini yapıyorlar arkadaşlar onların işi engellemek. Bugüne kadar siz muhalefetin memleket meselelerine çözüm için doğru dürüst bir öneriyle geldiğine şahit oldunuz mu? Yok. Nasıl olmaz, hep olmazı anlatarak, hep engeller koyarak vatandaşımızın beklentilerini geciktirmeye çalıştırdılar bunu görmemiz lazım. Neyse bir küçük sarsıntı yaşadık, ama ondan sonra sağ olun çok teşekkür ediyoruz toparlandık bir gecede sabaha kadar kanunu çıkardık, hepinize çok çok teşekkür ediyorum işte AK Parti’ye yakışan budur. 

Önümüzde çok yoğun bir programımız olacak, önümüzdeki haftadan itibaren acil niteliğinde düzenlemelerimiz, kanunlarımız olacak bu konuda sizlere güveniyorum, hem de çok güveniyorum. İnşallah bu muhalefetin, bütün muhalefetin dirençlerini boşa çıkaracak, umutlarını boşa çıkarıp milletin umudunu gerçeğe dönüştüreceğiz AK Parti grubuna da yakışan budur. Sıkı çalışacağız, zamanı etkin kullanacağız, işimizi tamamlayıp ondan sonra da vatandaşın içine gideceğiz, seçmenimizle buluşacağız. Yaz aylarında da parti faaliyetlerini sosyal faaliyetlere daha çok zaman ayıracağız.

Burada bir gevşekliğimiz olursa yaz tatili de olmayabilir, bu size bağlı hani bunu bir tehdit falan algılamayın, tamamen ihtiyaçlarla ilgili. Önümüzde program var, gündem var, efendim bugünden yapılacaklar belli bunu bir ayda da yapabiliriz, dört ayda da yapabiliriz. Ya bizi yorma Genel Başkanım biz yavaş yavaş yapmak istiyoruz, tatil bizim neyimize diyorsanız ona da saygım var. Yok, bir an önce yapalım da gidelim işimize bakalım zaten biz tatil yapmayız, bizim grup saha, arazi de, yani sahada vatandaşla, seçmenle buluşur, onlarla hemhal eder. 

Değerli kardeşlerim, Mustafa Elitaş durmadan saatine bakıyor, efendim saat kaç? Oo! 10’na 10 varmış, çok fazla olmuş teraviye gidenler olacak. Ben burada sözlerimi toparlıyorum, bir kez daha Ramazan’ın hayırlı, mübarek olmasını diliyorum. Allah ülkemizin, milletimizin bekası için gece gündüz mücadele eden güvenlik güçlerimizin gücünü kuvvetini artırsın ve bugün bu iftar sofrasında hanım milletvekillerimiz bizimle olamadı, çünkü Meclis Başkanımızın iftarı vardı yavaş yavaş onlarda geliyor. Çaya geldiler, sahura da sizi misafir edeceğiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum, sağ olun var olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.