Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Almanya Basbakani Merkel ile ortak basin toplantisinda yaptigi konusma

 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM-

Teşekkür ediyorum Sayın Şansölye Merkel, değerli basın mensupları. Sayın Şansölyeyle yaklaşık bir yıl aradan sonra tekrar bir araya gelmekten memnuniyet duyuyorum. Kendisini 2 Şubat 2017’de Ankara’da ağırlama imkanımız olmuştu, daha sonra 18 Şubat’ta Münih Güvenlik Konferansı vesilesiyle bir araya geldik, görüşme fırsatımız oldu. Aradan geçen 1 yıl içerisinde Almanya’da da, Türkiye’de de çok şey değişti. Biz bir referandum geçirdik, Almanya bir seçim geçirdi ve yeterince iki ülke yöneticileri olarak birbirimize fazla vakit ayıramadık, şimdi artık bunlar geride kaldı, yeni bir dönemdeyiz.

Almanya’da aylardır devam eden seçimden sonraki görüşmelerin bir koalisyon kararına varmış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum ve Sayın Şansölyeyi tebrik ediyorum, koalisyon ortaklarını tebrik ediyorum. İnşallah yeni Hükümet tam kapasiteyle göreve başlayınca ilişkilere kaldığımız yerden tam kapasite devam etme fırsatımız olacak.

Sayın Şansölye Merkel’in de ifade ettiği gibi, hem Türkiye, hem Almanya arasında ikili ilişkilerimizi sınırlı zaman içerisinde değerlendirme fırsatı bulduk. Özellikle Almanya’da yaşayan 3 milyondan fazla soydaşımızın iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir köprü olduğunun altını çizdik ve onların varlığı Almanya-Türkiye ilişkilerinin bir ölçüde teminatı olarak gördüğümüzü ifade ettik.

Diğer yandan, ülkemizde 2016 15 Temmuz’unda yaşanan hain darbe girişimi sonrası darbecilerin yargılanması konusundaki ve memuriyetten çıkarılanlar konusundaki düşüncelerini Sayın Merkel bizimle bir kez daha paylaştı. Almanya bir hukuk devleti, Türkiye de bir hukuk devleti, hukuk devleti kuralları içerisinde bunların yargılamaları devam ediyor ve büyük oranda da darbeye birinci derecede iştirak edenlerin yargılanması sonlanmak üzere. Tabi yapılan araştırma ve incelemelerden sonra eğer darbeyle doğrudan ilişiği olmayanlar varsa bunlar da zaten görevlerine dönüyorlar, şu ana kadar 33 bin civarında bu şekilde görevine iade edilen var, diğerlerinin durumu da inceleniyor, karara bağlanıyor. Eğer burada hala ret edilenler varsa, her türlü hukuk yolu da bunlara açılmış olacak.

Tabi Türkiye bölgede sadece terörle mücadele yaparken kendi vatandaşlarının mal ve güvenliğini korumaya çalışmıyor, aynı zamanda NATO’nun sınırlarını da koruyor. Aynı zamanda, Suriye’de, Irak’ta yaşanan iç savaş, göç ve DEAŞ terör örgütü, diğer terör örgütlerinin verdiği olumsuzluklara karşı büyük bir göç akınını da önleyen bir ülke. 3,5 milyon mülteciyi ağırlıyoruz, onların her türlü ihtiyaçlarını görüyoruz ve onların Avrupa üzerine gelmesinin bir anlamda önüne geçiyoruz. Bunu yaparken terör örgütlerinin, terör faaliyetlerinin Almanya’ya da yapılmasının veya genel anlamda Avrupa yayılmasının da önüne geçiyoruz. Bu konuda Avrupa Birliği’yle müşterek çalışmalarımız var, Sayın Şansölye Merkel’in bu konuda önemli katkıları oldu, mültecilerin bulunduğu yerde eğitimine, sağlığına, yerleşimine yardımcı olmak üzere birlik bünyesinde bir karar alındı ve bu bazı aksaklıklara rağmen devam ediyor. Bir kez daha bu konudaki Sayın Şansölyenin kararlılığını, bu desteğin devamı konusundaki sözlerinden memnuniyet duydum.

Bizim Türkiye-Almanya ilişkilerinde hassasiyetimiz belli, PKK terör örgütüdür, PYD, YPG de terör örgütüdür. Aslında YPG, PYD, PKK’nın Suriye şubesidir, bunu İngiltere de söylüyor, bunu Amerikan istihbarat örgütü de söylüyor. Dolayısıyla isimleri ne olursa olsun bunların amacı bölgede huzuru bozmak ve yeni sorun alanları oluşturmak. Bu mücadeleyi verirsen dostlarımızı daha fazla yanımızda görmeyi arzu ediyoruz. DEAŞ’la mücadeledeki kararlılığın bu terör örgütleriyle mücadelede de aynı şekilde sürdürülmesinin gerektiğini düşünüyoruz.

Zeytin Dalı Operasyonu da yine aynı amaca yönelik, bütün orada masum insanlara zulmeden terör örgütlerini etkisiz hale getirmek için yapılan bir çalışma. Bunları da konuşma fırsatı bulduk.

Özellikle Deniz Yücel konusuna ben de değinmek istiyorum. Deniz Yücel ve diğer zanlılar tabi ki belirli suçlamalara maruz olarak tutuklu durumdalar. Bunlar mahkemelerin kendi kapasitesinde, yetkisinde görülüyor ve bunlardan geçmişte kaç tanesinin mahkemesi görüldü ve gereği yapıldı. Burada da ümit ediyorum ki hukuk devleti kuralları içerisinde gereken yapılacaktır. Bize düşen, mahkemeye yardımcı olmak, mahkemenin işini kolaylaştırmak, onların önünü açmak.

Tabi konular çok geniş, zaman dar. Sayın Şansölyenin de ifade ettiği gibi, bu Hükümet tam olarak göreve başladığında biz kendilerini de Türkiye’de ağırlamak isteriz. Bu vesileyle Cumhurbaşkanımızın selamını sizlere iletmek isterim, davetini de iletmek isterim.

Tabiatıyla Almanya-Türkiye ilişkilerinin köklü geçmişi var, geleceği de çok önemli, Avrupa’nın geleceği için önemli, Balkanlar’ın, Ortadoğu’nun geleceği için önemli. O yüzden inişli-çıkışlı dönemler yaşamış olsak da, ben orta ve uzun vadede bu ilişkilerin sağlıklı bir düzeyde devam edeceğine inanıyorum.

Bir kez daha bu sıkışık zamanda bize görüşme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

 

.------

 

SORU- Sayın Şansölye, Deniz Yücel’in serbest bırakılmasına yönelik ne derecede umutlusunuz diye sormak istiyorum.

Diğer taraftan, davanın, belli davaların kolaylaştırılması gibi bir ifade kullandınız. Deniz Yücel’in iddianamesinin ne zaman hazır olacağını düşünüyorsunuz? Bir yıldır kendisi tutuklu olduğu için Türk yargısının çalışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Deniz Yücel davası, gerekse diğer davalar Sayın Şansölyenin de ifade ettiği gibi hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde devam ediyor.

Şunu herkesin takdir etmesini bekliyorum: Türkiye büyük bir darbeye maruz kaldı ve binlerce bu darbeyle ilgili dava açılan insanlar var, mahkemeler çok yoğun, dolayısıyla buradaki iş yükünden kaynaklı gecikmeler olabilir. Ancak, Türk mahkemelerinin, Türk yargısının bütün bu konuları kanunlar çerçevesinde ele alıp gereğini yaptığını bilmenizi isterim. Ümit ederim, kısa sürede duruşması yapılır ve bir sonuç elde edilir.

Nasıl bir sonuç elde edilir? Her duruşma bir umuttur. Dolayısıyla ben buraya gelmeden önce bir soru sordular, ben o soruya karşılık, duruşma yapılırsa bir umut doğabilir dedim, ben bu görüşümü burada da tekrarlıyorum. Herhalde her şey mahkemelerce açık ve seçik ortaya konacaktır.

Bizim bu ve buna benzer davaların ilişkilerimize, Almanya ve Türkiye ilişkilerine zarar vermesine gönlümüz razı gelmez, bunu istemeyiz. Benzer şekilde de tabi Almanya’da da terör örgütü PKK ve onun uzantıları başta olmak üzere FETÖ örgütüne yönelik de daha fazla hassasiyetimizin olduğunu bir kez daha tekrar etmek istiyorum.

---

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaş meşgul herhalde. Onlar başka olayların resimleri, burada propaganda yapma.

 

 Afrin’de neler olduğunu bilmek istiyorsan oraya gel, orada doğrusunu görürsün. Bu gösterdiklerin hep başka olaylara ait resimler, burada etkilemeye kalkma.

Şimdi tabi ki Almanya da, Türkiye de vatandaşlarının hakkını arayacak, hukuk devleti olmanın gereği budur, bunu yapmaktan başka doğal bir şey yok. Ancak, tabi ki hukuka da karşı saygılı olmamız lazım ve hukukun kararları her şeyin üzerindedir. Bizim yapmamız gereken, süreçleri hızlandırabilirsek onu yapıyoruz ve ümit ederim ki bu ve buna benzer hem Türkiye’de, hem Almanya’da münferit olaylar Almanya’nın bu kadar derin, köklü ilişkilerine zarar vermez. Alınacak her karar burada yaşayan 3 milyonu aşkın vatandaşımızı ya mutlu edecek ya da üzecek, biz bunları da düşünmek zorundayız, Almanya-Türkiye dostluğunu da düşünmek zorundayız, dolayısıyla ilişkileri olumlu yönde geliştirmek bizim ana gündemimiz. NATO’da ortağız, NATO’da ortak savunmalarımız var, dolayısıyla NATO’nun güney sınırlarını emniyet altında tutmak gibi de bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluk sadece Türkiye’nin tek başına sorumluluğu değil, NATO üyesi Amerika dahil, NATO’nun yine önemli üyesi Almanya’nın da sorumluluğu.

Mülteci konusu da tek başına bizim sorunumuz değil. Bizim ürettiğimiz bir sorun da değil, bu sorunların hiçbirini başlatan da biz değiliz, biz sadece sonuçlarına katlanıyoruz. Suriye’deki savaşı biz başlatmadık, oradaki mülteci akınını biz başlatmadık, ama orada canını kurtarmaya çalışan 3,5 milyon insanı biz bağrımıza bastık, ekmeğimizi paylaştık. Bize yalan yanlış resim gösteren arkadaş bu gerçeği görsün. Ne yaptığımızı bütün dünya biliyor, dolayısıyla alnımız ak, yaptığımız işi biliyoruz. Biz insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla çalışıyoruz.

Tekrar bize bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.