Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Ankara’nin baskent olusunun 94. yil kutlamalarinda yaptigi konusmanin tam metni

 

94. Yıl Dönümü dolayısıyla sizlerle birarada olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.

Bugün bu salonda Ankaralı olan da var, yabancı misafirlerimiz de var. Nereden gelirsek gelelim, nereli olursak olalım, bizleri biraraya getiren Ankara’dır, Ankara ortak paydasıdır. Madem bu şehirde yaşıyoruz, Ankara’da yaşıyoruz, o halde hemşehriyiz.

Ankara bildiğiniz gibi aynı zamanda bir gazi şehir. 15 Temmuz gecesi darbecilere geceyi dar eden, meydan okuyan, milli mücadele ruhunu yeniden dirilten bütün hemşehrilerimle, Ankaralılarla aynı havayı solumaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.

Bu vesileyle 15 Temmuz’da şehit olan bütün hemşehrilerimize, bütün kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum.

Milli mücadelenin bütün kahramanlarını ve bu ülke için canını seve seve veren bütün şehitlerimizi de bu vesileyle şükranla, rahmetle anıyorum.

Değerli misafirler, başkentler her ülkede vitrin şehirlerdir, sembol şehirlerdir. Her biri kendi içinde anlam ve öneme sahip şehirler başkent sıfatını taşır. Selçuklu’nun başkenti Konya, Osmanlı’nın başkenti Bursa, Edirne, İstanbul, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli sorumluluklar almış, önemli görevler yüklenmiş Ankara da Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti olarak yeni bir vizyonun, geleceğin temsilcisi konumundadır.

Ankara öylesine önemli bir şehir ki, milli mücadelemiz, istiklal harbimiz burada planlanmış, bu şehirden yönetilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da açılmış, adeta Cumhuriyetin temelleri burada, Ankara’da atılmıştır.

Ankara Kurtuluş Savaşımızda üstlendiği sorumluluk ile ülkemizin işgalden kurtulmasına öncelik eden şehrin adıdır. Ankara’nın istiklal mücadelesinde merkez olması, merkez seçilmesi, daha sonra başkent olması, bu şehrin coğrafi, tarihi ve sosyal özelikleriyle yakından ilgilidir. Dört bin yıldır dünyanın ana güzergahı üzerinde bulunan bir şehirden bahsediyoruz, bir merkezden bahsediyoruz. Ankara deyince, eski Tunç Çağından başlayarak Hititler, Frigyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular gibi çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yapan bir yerden bahsediyoruz. Bugün de binlerce yıllık Türk tarihin son dönemini en iyi temsil eden, simgeleyen şehirlerden biri Ankara’dır. Burada bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi bu tarih mirasımızın zenginliğini en güzel şekilde yansıtmaktadır. İçinizde görmeyen yabancı misafirlerimiz varsa, mutlaka bu zenginliği, bu müzeyi ziyaret etmesini öneririm.

Bildiğimiz gibi, bu coğrafyada Malazgirt Zaferinden sonra 2 yıl geçtikten sonra 1073 yılında Ankara Türk varlığı olmuştur, Türklerin elinde himayesine, hükümranlığına geçmiştir.

Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri, Türklerin Anadolu’yu fethinden sonra bu coğrafyada temayüz eden manevi önderlerin en önemlilerinden biridir. Mevlana ve Yunus Emre’yle aynı dönemde yaşayan Hacı Bayram-ı Veli, bugün Ankara’nın manevi şahsiyetlerinin başında gelmektedir.

Ankara, arkeolojik kalıntıları, tarihi zenginlikleri, kültürel birikimi ve modern zamanın simgesi birçok eserleriyle dünyanın seçkin başşehirlerinden biri olmayı bundan böyle de sürdürecektir.

Gelişimini bugüne kadar artıran Ankara, diğer şehirlerimiz için de güzel bir örnek olmaya devam edecektir.

Benden önce Belediye Başkanımız Ankara’nın önceki halini ve yapılandan sonraki halini bütün detaylarıyla geniş görsel bir sunum içerisinde burada bulunan konuklara anlattı, ben bunlara girmeyeceğim.

Değerli misafirler, Ankara için bugüne kadar, ülkemiz için bugüne kadar hizmet eden, taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun, herkese teşekkür ediyoruz. Belediye Başkanımıza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.

Değerli misafirler, biz Ankara ile birlikte 81 ilimizin tamamının kalkınması ve gelişmesi için 15 yıldır gayret gösteriyoruz. Ankara’ya son yılda AK Parti hükümetleri ile 60 milyar tutarında yatırım yapıldı, sadece hükümetin merkezi yatırımlarından bahsediyoruz, bunda Belediyemizin ve diğer yatırımları, özel sektörün yatırımları dahil değil.

Birçok proje var, ama hatırlayalım, biten projeler, Ankara’yı hızlı trenin başşehri yaptık, yüksek hızlı tren garıyla da Ankara’ya bir sembol eser kazandırdık. Ankara’yı şimdi Sivas’a bağlıyoruz, 2019’da inşallah Ankara-Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya’dan sonra Sivas’a da hızlı trenle gitmek mümkün olacak ve Ankara’dan Sivas’a 2 saate ulaşmış olacağız. İki saat İstanbul’da bir yakadan bir yakaya geçiş süresidir, günün yoğun saatlerinde ancak gidersiniz. Ama Ankara’dan çıkıp Sivas’a 2 saatte varmış olacak. İnşallah 2019’da aynı şekilde Afyon ve Uşak’ı da Ankara’ya hızlı trenle bağlamış oluyoruz. Böylece, Ankara merkezli 14 büyük ilimize, nüfusumuzun neredeyse 3’te birinden fazlasının yaşadığı büyük şehirlerimize hızlı trenle ulaşma imkanına sahip olacağız.

Şu anda Ankara için başlayıp devam eden projelerin toplam tutarı 25 milyar Türk Lirasıdır, başka bir değişle 25 trilyon liradır. Ankara’dan Kırıkkale’ye, oradan da Delice’ye bir otoyol ihalesini yaptık, 120 kilometre. Şu Elmadağ rampalarının önceki halini biliyorsunuz, şimdi geçenlerde Kırıkkale’den geldim, bu yol da yetmiyor, orada muazzam bir trafik sıkışıklığı var, o yüzden bu Ankara-Kırıkkale-Delice otoyolu ihalesini yaptık, yap-işlet-devlet modeliyle kısa sürede tamamlanacak, böylece Ankara’nın Anadolu’ya, Güneydoğu’ya ve Akdeniz’e açılan kanaları daha da genişlemiş olacak.

Bununla bitmiyor, Ankara’dan Niğde’ye bir otoyol ihalesini de gerçekleştirdik, bu da yap-işlet-devret modeliyle gerçekleşecek, 360 kilometrelik otoyol, bunun da yapımına başladık, inşallah birkaç sene içerisinde bu da tamamlanacak, böylece Ankara’dan Konya’ya veya daha güneye inecek, Afyon üzerinden Antalya’ya kadar gidecek o güzergahı veya Mersin’e gidecek, Mersin, Adana, Gaziantep, Urfa istikametine gidecek trafik, Ankara-Kulu arasındaki o yoğun trafik akışı direkt otoyolla güneye ve Akdeniz’e indirilmiş olacak.

Bütün bunların yanı sıra, uluslararası standartlardaki müsabakalara ev sahipliği yapacak şekilde 19 Mayıs Stadını 50 binin üzerinde kapasiteli yeni bir stadyum olarak inşa edeceğiz, bunun da kararını aldık, hayırlı, uğurlu olsun.

Ankara için hedeflerimizi 50 yıl, 100 yıl sonrasına göre planlıyoruz. Dünyanın hayranlıkla izlediği projeleri ülkemize kazandırdık, kazandırmaya devam ediyoruz.

Değerli konuklar, bakın küresel kriz, 2008 dünya krizi başlayalı neredeyse 10 yıla yaklaştı, 10 yıl geçti kriz devam ediyor, bitmiş değil. Ama 10 yıl içerisinde koca dünyada 10 tane büyük proje yapılıyor, mega proje dediğimiz, marka proje dediğimiz 10 proje yapıldı veya yapılıyor, bunlardan 5 tanesi Türkiye’ye ait. 10 büyük küresel projenin 5 tanesi Türkiye’ye ait; Osman Gazi Köprüsü, İstanbul-İzmir otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Çanakkale Köprüsü, Avrasya Tüneli, Marmaray ve dünyanın en büyüğü yeni İstanbul Havalimanı. Bunun yanında birçok ulaştırma, hastane ve diğer projeler planlandığı gibi yolumuza devam ediyor.

Bu Ankara’nın Başkent olmasının 94. Yıl Dönümü vesilesiyle Ankaralı hemşehrilerime bir de müjde vereyim. Biliyorsunuz Ankara’nın bir meydanı vardı bir tarihlerde, ben daha yeni Bakan olmuştum. Burada ne dedim. Misafirler geliyor, havaalanı. Nerenin havaalanı? Başkentin havaalanı. Yolu, köy yolu. Ankara’nın meydanı köy meydanı gibiydi, barakalar, oradan uçağa geçiliyor, hiç Ankara’ya yakışan bir şey değildi, kısa sürede o modern terminali yaptık, hizmete aldık.

Hatta siyasetçileri biri uçaktan inip içeriye girince, evladım, bizi yanlış yere getirdin, ben Ankara’ya gidecektim. Ya bura Ankara demişler, bir türlü inanamamış.

Size bir şey daha söyleyeyim, CHP’liler Ankara’daki Esenboğa Havalimanı terminalinin yapılmaması için büyük bir direnç gösterdiler. Devletin parasını çarçur ediyorsunuz, en lüzum var böyle terminale? Kimleri zengin edeceksiniz. Yap-işlet-devret olarak yaptırdığımız o terminal ilk yılda garanti ettiğimiz yolcuyu geçti, üzerine çıktı, üzerine çıkan yolcudan gelen gelirlerin yarısını da biz almaya başladık, sözleşmemiz böyleydi; iş bilenin, kılıç kuşananın. 14 yıl geçti, süre bitti, tekrar kiraya verdik, şimdi oradan da külliyetli miktarda para aldık. Bu işler böyle oluyor. Nasıl oluyor, nasıl yapıyorsunuz, para var mı? Önemli olan para değil, parayla herkes iş yapar. Yeter ki işin nasıl olacağını bileceksin, kaynak üreteceksin, kamuya yük getirmeden iş yapacaksın.

Diyorlar ki, siz pahalı pahalı köprüler yaptırıyorsunuz, yollar yaptırıyorsunuz, havaalanları, hastaneler, dünya kadar para veriyorsunuz. 48 milyar dolarlık 15 yılda bütçe dışı kaynaklardan proje yaptık, 157 proje yaptık. Bu projelerin işletme sürelerinde kamuya verilecek kaynak miktarı, ödenecek kaynak miktarı 70 milyar dolar. Bizim ödeyeceğimiz ne kadar? 12 milyar dolar. 12 milyar dolar garanti olarak ödeyeceğiz, karşılığında da 70 milyar dolar para alacağız. Hani nerede kaynakları aktarıyoruz başkalarına? Maalesef bilen de konuşuyor, bilmeyen de konuşuyor.

Esenboğa Havaalanının biliyorsunuz yurt dışına çıkışları biraz zayıf, hiç yoktu da, şu anda 11 sefer var, yani 11 noktaya uçuş var, bir Başkent için bu yeterli değil. Türk Hava Yollarıyla konuştuk, en kısa zamanda yeni uçuşları başlatıyoruz, ilk olarak 29 Ekim’de ilk uçuş Frankfurt’a, ardından Viyana’ya, Berlin’e, Paris’e yapılacak; hayırlı, uğurlu olsun.

Evet, tekrar bütün Ankaralı hemşehrilerimin bu güzel gününü tebrik ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözüyle sözlerimi tamamlayayım: Ankara Başkenttir ve ebediyen olarak Başkent kalacak.

Hepinize saygılar sunuyorum, sağ olun, var olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.