Basbakan Yildirim’in, basin mensuplarina yaptigi açiklamalarin tam metni
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, işimize bakalım, lüzumsuz işlerle uğraşmayalım. Vatandaşın geçim derdi var. Kafaları karıştırmayalım. AK Parti toplantıda her zaman olur. AK Parti iktidar partisi, hareket fazla dolayısıyla. Milletvekillerimizle, bugün Ankara milletvekillerimizle sohbet ettik, değerlendirme toplantısı yaptık. Ankara’nın konularını görüştük, projelerini görüştük, Ankara’ya yönelik yapacağımız yeni hizmetleri konuştuk. Gayet güzel, verimli bir toplantı yaptık.
SORU- Yani dert geçim, seçim değil diyorsunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani yeterince herhalde açık.
SORU- Efendim, Irak Başbakanının açıklamaları oldu.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne diyor?
SORU- Biz Türkiye’den Irak’a asker göndermesini talep etmedik, Türk askeri orada kendini piknikte zannetmesin deyip bir de çatışma uyarısı yapıyor.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Piknikte olduğunu kim söylüyor? Asker piknik yapar mı? Asker görev yapar, bizim askerimiz de orada görev yapıyor, dünyanın başının belası DEAŞ’la mücadele yapıyor. Bu mücadeleyi Suriye’de, Irak’ta yapan sadece biz değiliz, bütün ülkeler yapıyor; Birleşmiş Milletler yapıyor, koalisyon güçleri yapıyor, Amerika, Rusya, bütün 60 küsur ülkeden orada mücadele eden var. Irak’la ne fiziki, ne gönül bağı olan-olmayan birçok ülkenin orada uzmanı var, askeri var, bu mücadeleyi insanlık adına sürdürüyor. Dolayısıyla Bağdat’ın bu ve buna benzer açıklamalarını fevkalade tehlikeli ve kışkırtıcı buluyorum. Yani bugün gitmiş değil bizim askerimiz oraya, uzun zamandan beri oradadır ve orada da çok anlamlı, çok faydalı çalışmalar yapıyor. Bizim Irak’ın toprağıyla, Irak’ın toprak bütünlüğüyle veya Irak’a hasmane, düşmanca bir tutumumuz yok. Bölgenin huzur bulması için, çatışmaların önlenmesi için sorumluluk taşıyoruz. Bağdat Hükümeti buna takılacağına, yıllardır bağrında beslediği ve Türkiye’nin canını yakan terör örgütüne karşı yapacağı bir şey varsa onu yapsın. Önce onu yapsın, sonra konuşsun.
SORU- Efendim, peki böyle bir ortamda neden Irak Hükümetinin bu tür bir açıklama yaptığını düşünüyorsunuz? Dün Cumhurbaşkanıyla da görüştünüz. Bunu neden yapıyor olabilir size göre?
SORU- Petek’e bir ek yapabilir miyim efendim; dün Grup Toplantısında da söylediniz, 63 ülke dediniz. Yine Irak Başbakanının açıklamasında Irak’ta yabancı asker yok diyor.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, ayaküstü bu tartışmalara girmeye gerek yok. Biz Irak’ta neyin var olduğunu, neyin yok olduğunu biliyoruz. Onun için bu lafların hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Irak neden bu açıklamaları yapıyor, bunun nedenini müsaade edin de zamanı gelince söyleriz.
SORU- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırdı.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Olabilir, herkes Birleşmiş Milletleri toplantıya çağırabilir. Ama Birleşmiş Milletler keşke dünyanın sorunlarını çözebilecek iradeye sahip olsun. 5 tane daimi üyenin maalesef her zaman dediği oluyor ve 196 ülke ona boyun eğmek zorunda kalıyor. Onun için Birleşmiş Milletlerin güvenirliliği gün geçtikçe daha fazla sorgulanıyor. Mutlaka bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı var Birleşmiş Milletlerin.
SORU- Efendim, üç gün İstanbul’da olacaksınız hafta sonu ve Pazartesi de dahil…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Maşallah, programı benden iyi biliyorsun Petek.
SORU- MYK toplantısı yaptınız, aslında daha önce…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- MYK yaptık, doğru.
SORU- Anayasa Komisyonu çalışmalarını bitirdi diye biliyoruz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O mini Anayasa Komisyonu çalışmaları bitti, şimdi arkadaşlar üzerine düşen görevi yaptılar, şimdi parti genel başkanlarına kaldı. Önümüzdeki günlerde bu konuyu bir sonuca bağlamak için gerek Cumhuriyet Halk Partisi, gerekse Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanlarıyla bir görüşme yapacağız. Henüz daha temas kurmadık, ama böyle bir düşüncemiz var. En azından bir adım atmış olalım, bu kadar emeğin, bu kadar çalışmanın heba olmasının önüne geçelim.
SORU- Ayrı ayrı mı olur, daha önceki gibi üç…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ayrı ayrı olabilir, eğer arzu ederlerse birlikte de olabilir, ama ayrı ayrı olması mümkündür.
SORU- Efendim, eğitimde tam gün uygulaması konuşuldu.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, doğru.
SORU- Tepkileri ölçmüşsünüzdür…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tepkiler genelde iyi, öğrenciler biraz mutsuz, ama genelde iyidir. Normal, biz de öğrenciyken okul olmadığı zaman daha da mutlu olurduk. Ama onların daha iyi yetişmesi için tam gün olması gerekiyor. Bunu şöyle anlamak lazım: Sıkıştırılmış programla yarım güne sığdırmak değil, sosyal faaliyetler, spor faaliyetleriyle, çeşitli kültürel etkinliklerle tam gün öğrencilerin okulda zaman geçirmeleri. Bu birçok bakımdan önemli, hem daha iyi eğitilmeleri, daha iyi donanımlı hale gelmeleri, aynı zamanda da aileler için. Mesela anne-baba çalışıyor, çocuk sabah gidiyor öğlen geliyor, sorun. Yani anne-baba evde yokken onların da okulda vaktini geçiriyor olması aile için çok büyük kolaylık oluyor, bunları da düşünmek lazım.
SORU- MHP’nin dersliklerin yeterli olmayacağı konusunda bir eleştirisi vardı.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru tabii, eleştiri değil o bir gerçek. Şimdi tam güne ne zaman geçeceğiz biz? 2019’un sonuna kadar, yani 2017, 2018, 2019, önünüzde 3 sene var. Bu üç sene içerisinde büyük şehirlerimiz esas itibariyle sorunlu, buralarda gereken yeni derslikleri yapmak suretiyle böylece tam gün eğitim sürecini tamamlamış olacağız, başlatmış olacağız, bir sorun olmayacak.
SORU- Siz de takip ediyorsunuz efendim, öğretmenlerin mülakatla alınışıyla ilgili birtakım itirazlar da yükseldi, mülakattaki sorularla ilgili birtakım itirazlar.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, böyle şeyler konuşulur gelir-geçer, yani ne kadar doğrudur-değildir, bunlara kulak asmayın. Belki binde 1 böyle şeyler söylenebilir, ama bunların hakikat olup olmadığı konusunda şüpheler mevcuttur. Yapılan imtihanlarda, yapılan mülakatlarda hassasiyetimiz iki noktada toplanıyor; bir tanesi FETÖ terör örgütü, ikincisi bölücü terör örgütü. Onun dışında vatanına, milletine sadık, bayrağını, yurdunu seven bütün öğretmenlerimiz için kapılar sonuna kadar açık.
SORU- Efendim, Mecliste KHK’larla ilgili bir komisyon kurulması gündemde.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle, o konuda bir açıklığa ihtiyaç var. Biz muhalefet partilerinin genel başkanlarıyla yaptığımız konuşmada şunu söyledik: Olağanüstü halde çıkarılan bütün KHK’ları geciktirmeden Meclis’e göndereceğiz ve Meclis’te görüşülmesini sağlayacağız, bunu da yaptık, gönderdik ve birincisi de Meclis ara vermeden görüşülmeye başlandı. Zannediyorum önümüzdeki hafta görüşmeler kaldığı yerden devam edecek.
Bir şey daha söyledik; bunlarla ilgili kafanıza takılan, düzeltilmesinde yarar gördüğünüz hususlar varsa, bunları da dikkate alırız, makul gördüklerimizi dikkate alırız dedik. Bu sözümüzün arkasındayız, değişen bir şey yok. Bu bütün kanunlarda aslında oluyor. Grup başkanvekilleri biraraya geliyor, konuşuyor görüşüyor, gündemdeki kanunu nasıl ele alacaklarına karar veriyorlar. Anlaşamadıkları noktaları nasıl aşacaklarına karar veriyorlar, bu da ona benzer bir çalışmadır. Yoksa yani çıkarılan bir kanun hükmündeki kararnameden vazgeçmek, tamamıyla baştan sona değiştirmek gibi konular asla söz konusu olmaz.
SORU- Sayın Başbakan, bir süre önce…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Mikrofon gidiyor galiba.
SORU- Biz tutalım efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Cıvataları gevşedi. Biz cıvataları gevşetmeyelim de, onun ziyanı yok.
Evet, buyurun.
SORU- Bir süre önce FETÖ ile mücadele kapsamında haksızlığa uğradığını iddia edenler için bir başvuru sistemi oluşturuldu itirazlar için. O başvurular ne kadar sürecek ve değerlendirmeler ne zaman, yani sonuçlar ne zaman alınacak?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle, yani burada şunu bilmenizde yarar var: İşlem yapılanların sayısından fazla başvuru var. Yani ne olur ne olmaz bana da böyle bir işlem yapılır diye tedbirli davranıp önceden başvuranlar da var.
SORU- Deşifre mi ediyorlar kendilerini efendim?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani tabii ne yaptıklarını bilmiyorum, ama doğru bir iş yapmadıklarından eminim. Maalesef FETÖ terör örgütü burada da bir yanıltma hareketine girmiş durumda. Ama biz bu millete sözümüz; bu itirazları çok titiz, kılı kırk yararak değerlendireceğiz. 70 binin üzerinde itiraz var, bunlar belirli bir zaman alacak, mekanizması kuruldu bakanlıklarda, değerlendirme heyetleriyle bu kararları veren heyetler değiştirildi. Olur ya başka bir gözün bakmasında fayda var, yani aynı arkadaşlar olsa ne değişti kardeşim, 1 ay önce verdiğimiz kararları gözden geçirecek, değiştirecek yeni bir olay mı oldu sorusu sorulabilir. Bunun için heyeti değiştirdik, bakan yardımcılarının başkanlığında heyetler oluşturuldu. Bunlar inceleniyor. İtirazlarda ortaya konan gerekçeler dikkate alınıyor, işte itirazda diyor ki; efendim ben işte Bylock’ta yoktum yahut filanca yere gitmedim, gelmedim, para yatırmadım. Bütün bunlar birer birer detayına girilmek suretiyle gözden geçirilecek ve ondan sonra da bu dosya kapanacak.
Arkadaşlar, şimdi ne yazık ki Ana Muhalefet Partisi Başkanı 15 Temmuz’u bıraktı, sanki 15 Temmuz olmamış, millet mağdur olmamış, şehitler olmamış, gazilerimiz yaralanmamış, bedel ödememiş, bir mağdur edebiyatıdır gidiyor. Bırak kardeşim, milletin mağduriyeti mi önemli, yoksa darbecilerin mağduriyeti mi önemli? Bir şeye karar vermemiz lazım. Onun için hiç kimse çağın vebası bu terör örgütünün yaptıklarını sulandırmaya kalkmasın. Bunlar sadece Türkiye’nin değil dünyanın başına beladır. Bunlara öyle veya böyle destek anlamına gelecek her türlü faaliyet, her türlü açıklama bu millete zulümdür, bu millete yapılacak ne büyük haksızlıktır.
Arkadaşlar, Muharrem ayındayız. İçeride İmam Efendi çok güzel Muharrem ayını anlattı, Kerbela’yı anlattı. Muharrem ayı bir haram aydır. Müslümanların, inananların kucaklaşması, kardeş olmasını gerektiren bir aydır. İnanç dünyamızda Muharrem ayının çok güzel olayları vardır. Nuh Tufanı, Hazreti İbrahim’in ateşten kurtarılması ve birçok olaylar, ama üzücü Kerbela olayı da var. Kerbela’da Hazreti Hüseyin Efendimiz ve 70 arkadaşı hunharca katledildi. Bu bizim ortak acımızdır. Bu acıyı ayrışmaya değil kardeşliği ve birliğe, beraberliğe vesile kılmamız lazım. Muharrem ayını, Aşure Gününü bütün İslam aleminin tebrik ediyorum.
Hazreti Hüseyin Efendimiz, Peygamber Efendimizin torunu, ehlibeyti. Reyhanım, çiçeğim diye sevdiği nadide torunlarından biri. O hepimizin en yüce değeridir. Gerek Kerbela şehitlerini, gerekse ülke için, millet için, demokrasi için hayatını seve seve veren bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum. Bütün milletimizin de Cuması mübarek olsun diyorum.
Sağ olun.