Basbakan Yildirim’in Belediye Baskanlari Istisare Ve Degerlendirme Toplantisinda yaptigi konusmasi
Yol arkadaşlarım, değerli belediye başkanlarımız; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Bugün 6’ncısını düzenlediğimiz İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Burada siz değerli yol arkadaşlarımla AK Partinin AK kadrolarıyla birarada olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.
Bugün 81 ilimizde AK kadrolar olarak elhamdülillah biz varız, 7 bölgede varız, 780 bin kilometrekare vatan toprağının her bir karışında varız ve hizmet götürüyoruz. 80 milyon vatandaşımızın derdiyle dertleniyoruz, sorunlarına çözüm üretiyoruz. Ancak, AK Parti dışında bu ülkenin her bir vatandaşının hukukunu aynı samimiyetle savunan ne yazık ki başka siyasi bir hareket yok. AK Partiden başka Türkiye’yi kucaklayan, ülkenin her köşesindeki vatandaşlarımızla hemhal olan, onlarla gönül bağı kuran belediye başkanları çok fazla yok. 15 yıldır iftihar tablomuz yerel yönetimlerde bunun en açık göstergesidir. AK Partili belediye başkanlarımız 30 büyükşehir belediyesinin 18’inde, geriye kalan 51 il belediyesinin 30’unda halka hizmet Hakk’a hizmet şiarıyla çalışıyor, üretiyor, şehirlerindeki hemşehrilerine hizmet ediyor. Yine 921 ilçenin 589’u, 395 beldenin 247’sinde işin ehli belediye başkanlarımız görev başında. Toplamda 1397 belediyenin 884’ü AK Partinin belediye başkanları tarafından yönetiliyor. Bu güzel bir tablo, ama ben inanıyorum ve güveniyorum ki önümüzdeki seçimlerde bu tabloyu daha da zenginleştireceğiz, daha da büyüteceğiz.
Daha çok işler, gerçekleştireceğimiz büyük hedefler, Türkiye’nin geleceği için dev projelerimiz var. İnşallah önümüzdeki 2019 yerel seçimlerde Türkiye’nin gelecek 10 yılına hükmedecek değişimin, dönüşümün büyük şehirlerde, illerde ilçelerde, beldelerde AK Parti belediyeciliğinin değişen ve gelişen tecrübesiyle, vizyonuyla yeni hamleleri hep birlikte gerçekleştireceğiz. Tabi bunun için daha çok çalışacağız, daha fazla akıl teri dökeceğiz, alın teri dökeceğiz. Büyük bir şairin ifadesiyle, devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışacağız.
Değerli yol arkadaşlarım, bir şehrin bütün kurumlarıyla ayakta olmadığı yerde ortak hayat alanı da yoktur. Şehirli olmak, sadece bir şehirde yaşamak, şehrin bir sakini olmak demek değil. O şehrin kültürüne de, yaşamına da ortak olmak demektir.
Şehirli olduğunuzda o şehre ait olursunuz, şehirler insanlara, insanlar şehirlere kimliklerini kazandırır. Şehir aidiyetine gerçekleştirecek olan en başta gelen kişi, sima o şehrin belediye başkanıdır. Şehir derken sadece il merkezlerini düşünmeyin, ilçelerde, beldelerde de aynı aidiyeti tesis öncelikle sizin görevinizdir. Eskiden belediye başkanlarına şehr-i emini denirdi; neden? Şehrin emanet edildiği emin kişi. Maalesef ki vatandaşlarımızın teveccühüyle belediye başkanlığı makamına geldiği halde zaman içerisinde bu sıfatı hak edemeyenler olduğunu gördük. Millete hizmet için kendisine emanet edilen belediye imkanlarını ve sorumluluğu terör örgütlerinin lojistik faaliyetine ayırdılar. Doğu ve Güneydoğu için yıkım olan çukur olaylarına zemin hazırladılar. Belediyelere ait araç gereçler, iş makineleri, yöre halkının can güvenliğine ve huzuruna kast edecek yollarda kullanıldı. Vatandaşın parasını vatandaşa hizmet için değil, teröristlerin faaliyetlerini daha da azgınca arttırmaları için hasrettiler. Hukuku, barışı rafa kaldırmaya yeltendiler.
Bakın değerli arkadaşlar, kayyum atanan 101 belediyenin bugüne kadar yapılan yatırım tutarı 1.3 milyar lira. Kardeş belediyelerden aktarılan kaynak 305 milyon lira 1,5 milyar liradan bahsediyoruz. Eğer bu belediyelere el konmasaydı bu para terör örgütüne aktarılacaktı hesap bu kadar. Şimdi Allah’a şükür 1 kuruşu dahi bu kaynağın terör örgütüne gitmiyor, şehirlerin, ilçelerin, beldelerin imarı için, güzelleşmesi için harcanıyor. Batman’da, Cizre’de çocuklarımız taş atmıyor, top sahalarında oyun oynuyorlar, parklarda, bahçelerde geziniyorlar, kütüphanelerde kitap okuyorlar. Gelecek için ümitleri yeşerdi, gelecek için çalışıyorlar. Doğu ve Güneydoğu’daki kardeşlerimizi baskıyla, tehditle maalesef sindirmeye çalıştılar, ama başarılı olamadılar, asla da başarılı olamayacaklar.
Ne yazık ki hala teröre destek verme alışkanlığının devam ettiğini görüyoruz. Neymiş efendim? Silahlı insansız hava araçlarına karşılarmış. Niye karşısınız? Vatandaşın hayatına kast eden, yol medeniyettir diye yol yaparken alçakça öldürülen o işçiler varken sesi çıkmayanlar korucuya, polise, askere, jandarmaya gözünü kırpmadan silah doğrultan alçakları teknolojinin verdiği imkanlarla bertaraf ederken neye karşı çıkıyorsunuz? Siz bu lafları edeceğinize, önce adalet diye yürüdüğünüz yollarda kimin koluna girdiğinize bakın da ondan sonra konuşun. Bu iftiraları sorumsuzca seslendirenleri yazıklar olsun. Bu ülkede yaşayıp, bu devletin parasıyla geçinip utanmadan, sıkılmadan hala bunları söyleyebiliyorlar. Buradan soruyorum, önünüzde iki yol var bugün yalanla, dolanla devlete, güvenlik güçlerine çamur atmaya çalışıp teröre açıktan destek veriyorsunuz. Peki, yarın oy istemek için vatandaşın önüne gittiğinizde bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız?
Değerli kardeşlerim, hamdolsun terör örgütlerinin yuvası haline gelmiş belediyeler artık bir bir temizlendi. Belediyecilik konusunda büyük sıkıntılar yaşayan illerimize hızla hizmet gidiyor. Vatandaşlarımızdan muazzam destek alıyoruz, geri dönüşler alıyoruz. Bu süreçte diğer bölgelerdeki belediyelerimiz de tecrübelerini, imkanlarını kardeş seçtikleri bölgedeki belediyelerimizle paylaştılar. Az önce söyledim 305 milyon lira doğrudan yatırım yapılmış bu belediyelere. Bazı belediyelerimizin 8 tane, 10 tane kardeş belediyesi var. Bu noktada AK Parti olarak kardeş belediye uygulamasını büyük bir başarıyla sürdürüyoruz.
Değerli kardeşlerim, evet Doğu ve Güneydoğu’da 45 belediyemiz, yani batı taraftaki 45 belediyemiz bu bölgedeki 101 belediyemizle kardeş belediye ilişkisi kurdular. Bunun için yasal zorluklar vardı, bildiğiniz gibi KHK’yla buradaki zorluğu da ortadan kaldırdık. Dolayısıyla, herhangi bir belediyemiz bölgedeki belediyeyle istediği şekilde çalışabilir, oraya kaynak aktarabilir, oraya gidip iş yapabilir, danışmanlık hizmeti verebilir, parasal destek verebilir, alet edevat her türlü imkanı onların yararlanmasına ayırabilir. Bütün bu süreç içerisinde doğu batı, güney kuzey kaynaşmasını gerçekleştiren ve bu konuda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan belediyelerimize milletim adına şükranlarımı sunuyorum, sağ olun, var olun. Dayanışmayı, kardeşliği sözde değil, bizzat çalışmayla, hizmetle gösterdiniz.
Değerli kardeşlerim, biz belediyeciliğin ne olduğunu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’dan öğrendik. 1994 bitmiş, tükenmiş umutlar adeta sona ermiş, çöp dağlarından görünmeyen, toplu taşımadan mahrum, trafiği keşmekeş, suları akmayan, havası zehir kokan bir İstanbul’da 1994’te Sayın Cumhurbaşkanımız Belediye Başkanı oldu. Ankara’daki kötürüm siyasete rağmen adeta Fatih’in gemileri karadan yürüttüğü bir başarı benzerini İstanbul’da hayata geçirdik, bir destek yazdık. O dönemde Cumhurbaşkanımızın ekibi içerisinde yer almak ve bu değişim, dönüşümün bir parçası olmaktan da büyük gurur duyuyorum. Ne susuzluk kaldı, ne çöp dağları kaldı. Haliç’in halini düşünün geçerken burnunuzun direği düşerdi, burnunuzu tutmak zorunda kalırdınız müşkül müşkül kokar, ama Allah’a şükür şimdi Haliç’te böyle bir koku yok. İstanbul sevdası İstanbul’un makûs tarihini değiştirdi. Bugün İstanbul Londra, Paris, Moskova ile Avrupa’nın dört büyük şehri arasında yer alıyor. En çok gelişmeyi, değişimi gösteren bir dünya şehrinden bahsediyoruz. Bu işleri bütün sadece İstanbul için yapmadık, İstanbul aslında Türkiye’nin değişim ve dönüşümünün kapısını araladı. İstanbul’daki yerel yönetim başarısı Türkiye’nin genelinde AK Parti destanının yazılması için bir vesile oldu. 15 yıldır liderimiz Recep Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları olarak ülkemizin en ücra köşesine kadar hizmet götürüyoruz.
Mardin’de Kızıltepe, Dargeçit, Ömerli, Midyat’a suyu biz götürdük. Şırnak, İdil, Silopi’ye suyu yine biz verdik. Hakkâri, Şemdinli içme suyu ihtiyaçlarını biz karşılıyoruz. Elektriğin, yolun, medeniyetin ulaşmadığı hiçbir yer bırakmadık. Sosyal yardımlar, sosyal belediyecilikle bütün ihtiyaç sahiplerinin ayağına hizmet götürdük. Bir yandan vatandaşlarımıza hizmet verirken, diğer yandan da çevreyi güzelleştirmeyi, tabiatı korumayı da ihmal etmedik.
Katı atık düzenli depolama tesisleriyle, arıtma sistemleriyle 50 milyonun üzerinde vatandaşımıza hizmet sunuyoruz. Aynı şekilde atık su arıtma hizmeti kullanan nüfus bugün yüzde 35’ten, yüzde 81’e çıkmıştır. Kentsel dönüşüm hamlesiyle bugüne kadar 1 milyon 200 bin konut yaptık, hak sahiplerine teslim ettik. Çukur siyasetiyle yerle bir olan, tarumar olan bütün bu bölgelerde yeniden inşa faaliyetlerimize hemen başladık, bir kısmını tamamladık, bir kısmını da tamamlamak üzere süratle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Değerli kardeşlerim; Türkiye’nin önünde büyük fırsatlar var, büyük de risklerimiz var. Riskler, aynı zamanda fırsat için açılan bir penceredir. Eğer bu riskleri iyi yönetirsek, az hata yaparsak Türkiye’nin önü açıktır ve inşallah bu noktada bizi güzel bir gelecek beklemektedir.
Şimdi sözlerimi tamamlamadan önce sizinle birkaç istatistik bilgi var, bunları paylaşmak istiyorum.
Belediyelerle ilgili yılbaşından bugüne kadar Başbakanlığa 103295 tane başvuru oldu BİMER’e. Bu başvuruların bir analizini yaptık, yüzde 73’ü şikayet arkadaşlar. Burada AK Parti, CHP, MHP ayrımı yok, bütün belediyelerden bahsediyorum, yüzde 73’ü şikayet. Geriye kalanı da görüş, öneri, istek. Bu size bir şey anlatması lazım. Biz bu tabloyu tersine çevirmemiz lazım. Memnuniyetsizlerin de sıralaması var. Bunlar 5 üzerinden puanlama yapılmış, yeşille gördüğünüz en fazla memnun olunan şey. Üç tane konu var memnuniyette.
Mezarlık hizmetleri, en memnun olduğu iş vatandaşın. Demek ki vatandaş gidince belediye bir tane adam eksildi diye mi düşünüyor nedir, anlamadım. Yani bu hizmet çok insani bir hizmet, burada başarılı olmak güzel bir şey, ama bununla sınırlı olmaması lazım.
İkinci, nikah işlemleri. Bu da güzel, bundan da memnuniyet çok iyi.
Ama asıl yoğunlaşmamız gereken bu tablonun alt kısmı. Alt kısmına geldiğimiz zaman değerli arkadaşlar, yol bakımı, yol yapımı, altyapı hizmetleri, zabıta işleri, taşımacılık, toplu taşımacılık, iş yeri ruhsatları ve böyle gidiyor. Hatta vatandaşın işlerinin belediyelerde yavaş gittiğini, sonuçlandırılamadığını, muhatap bulmakta zorlandıklarını söylüyor vatandaşlar. Şimdi bu durumu değiştirmek bizim elimizde arkadaşlar. Biz geçmişte bunu başardık. Bugünlere gelişimizin arkasında bu başarı var. Şimdi artık zaman kendimizi yenileme, geleceğe yeni heyecanla, yeni projelerle, yeni hedeflerle bakma zamanıdır. Bu kadro bunu yapar mı? Yapar. Geçmişte başardı, gelecekte daha fazlasını yaparsınız, size inanıyoruz, size güveniyoruz.
Şimdi eğer kabul ederseniz size birkaç da öğüdüm var bundan sonrası için.
Değerli arkadaşlar; belediyeler bizim vatandaşa bakan yüzümüz, aynamız gibi. Bu sebeple hizmetlerden vatandaşın memnun olması, belediye başkanlarının çalışmasını beğenmesi vatandaşın, iktidar partisinin ülke genelindeki başarısını da getirir, hep böyle oldu. Sıkça yapılan imar değişiklikleriyle şehrin, ilçenin, beldenin ortak geleceği olan, ortak kullanımında olan sosyal alanlar, kültür alanlarını, yeşil alanlarını, ortak yaşam alanlarını yok etmeyelim. Birtakım insanların daha fazla iştahı için, daha fazla kazanması için bütün şehrin nefes alanlarını, ortak alanlarını, yaşam alanlarını yok etmeyelim. Yani belediyelerdeki en fazla işlem gören iş imar değişikliği işi olmamalı, en az işlem gören dosyalar bunlar olmalı. Geleceğin belediyeciliği burada arkadaşlar. Radikal, çok ama çok önemli bir değişikliği sadece meclisten aldığınız yetki veya meclis kararıyla değil yönettiğiniz ilin, ilçenin, beldenin ahalisiyle mutlaka istişare yaparak verin. Gelişmiş ülkelerde, gelişmiş demokrasilerde hep bu yöntem uygulanır. Ben iki sene İsveç’te kaldım. Orada bir il belediyesi bana dert yandı. Dedi ki; ya üç dönemdir Belediye Başkanıyım, birisi çıksa da bu işi elimden alsa. Dedim, ne güzel ya, belediye başkanlığını niye bırakıyorsun? Niye bırakmayayım kardeşim dedi, bir otobüs durağı koyacağım bir yere, üç ay anket yapıyor. Durağın şekli, yeri, sandıklar kuruyoruz, millet orada oyluyor, sonunda bunu beğenmedik koyma diyorlar koyamıyoruz. Orada öyle belediyecilik var. Bizde ne var? Siz biliyorsunuz. Bizde belediyecilik iyi, yetkiler iyi, ama o yetkileri düzgün kullanmak lazım. Şehri abat etmek için, berbat etmek için değil; buna lütfen dikkat edin arkadaşlar. Ben bunu herkese söylüyorum; AK Parti’ye, CHP’ye, MHP’ye, belediye başkanı kim varsa, burada AK Parti diye bir ayrım yapmıyorum. Bu, ülkenin geleceği. Bütün belediye başkanlarının görevi ülkenin geleceğinde sorumluluk almaktır.
Vatandaşın işini zorlaştırmayın, bilakis kolaylaştırın. Görevinizi ifa ederken, hizmetleri yerine getirirken asıl patronun sizi seçen hemşehrileriniz olduğunu unutmayın. Vatandaşa rağmen iş yapmak yoluna gitmeyin, vatandaşla inatlaşmayın. Tabii bu hassasiyet vatandaşın da yasadışı bir talebi karşısında müsamahakar davranmayı gerektirmez, bunu da not edelim. Sorunların üzerine gidin, lütfen sorunları torunlara havale etmeyin. Gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünerek karar verin.
Değerli arkadaşlar; düşünün, biliyorsunuz ihtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı. Burada asıl marifet, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları nasıl organize edeceğiz? Burada da öncelik önemli, önceliklerimizi doğru belirleyelim. En son lazım olan işi en önce yapmayalım. En fazla sosyal fayda sağlayan işi en önce yapalım. En acil ihtiyaç olanı en önce yapalım. Burada da öncelik belirlemekle kaynakları etkin kullanabiliriz. Bir de, sadece Ankara’dan gelecek kaynaklara göre değil yerelde kaynak geliştirmeye de kafa yoralım. Nihayet Türkiye’nin bütçesi belli. Vergilerden toplanan paralar arızi gelirler, yetmedi, alınan borçlar. Borcun da bir yere kadar geçerliliği var, o bakımdan mutlaka yerelde de kaynak üretmeye kafa yormamız lazım.
Kaynakları kullanırken adeta kılı kırk yaran, lüksten gösterişten israftan lütfen uzak duralım arkadaşlar. Kibirlenme, böbürlenme yok, tevazu en büyük meziyettir, tevazudan vazgeçmeyelim. Sadece yol yapmayın, gönüllere de yol yapın. Gönüllere yol yapamazsanız yaptığınız işler sizi geleceğe taşımaz. Örnekleri var, isim vermiyorum. İki tane belediyemiz, en fazla iş yaptı, ama seçimler geldi kaybetti. En başarılı belediye başkanlarımızdı. Demek ki hizmet şarttır, ama yeterli değildir. Yeterli olması için gönüllere de hizmet etmemiz lazım, gönüllere girmemiz lazım. Görev süresince halkın içinden geldiğinizi ve döneceğiniz yerin yine orası olacağını asla aklınızdan çıkarmayın. İnsanlarla ilişkilerinizde her zaman karşınızdaki bir belediye başkanı olarak düşünün, empati yapın, kararlarınızı ona göre verin. Unutmayın, niyet bozulunca bereket yok olur.
Makamlar gelip geçicidir, ama insanlık bakidir. Biz AK Parti olarak eserlerimizle hep övündük, hep milletin önünde olduk. Her yaptığımızın hesabını hem halka verdik, hem Hakk’a verdik. Bir günü diğer günüyle aynı olmayan bir anlayışla hizmet ettik. Tek bir muradımız, Hakk’ın ve halkın rızasını kazanmak oldu. Siyasetteki şiarımız, devleti millete ait hale getirmek. Bizim siyasetimizin esası demokrasi oldu, hukuk oldu, adalet oldu.
Yeryüzünün bütün mazlumları için Türkiye’nin ne anlama geldiğini bu salonda herkes bilir. Avrupa için, Batı için ne anlam ifade ettiğimizi hepiniz iyi biliyorsunuz. Biz hem İslam dünyasının, hem de Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıyız.
Bugüne kadar ülkemiz için yaptıklarımızla asla yetinmedik, bundan sonra da yetinmeyeceğiz. 2019’a giderken çıtayı daha da yukarı çıkarttık, Biliyorsunuz cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk tecrübesi 2019’da yapılacak, iktidar olmak için yüzde 50+1 oya ihtiyacımız var. Merkezi yönetimde çıta yükselince der demez yerel yönetimlerde de çıta yükselmiş oluyor, yüzde 50+1’e mecburiyet yok, ama merkezi idarede iktidar olmayı kolaylaştırmak için oranların yükselmesi lazım. O bakımdan sizlere, belediye başkanlarımıza kalan süre içerisinde çok fazla iş düşüyor, çok fazla sorumluluk düşüyor. Sizler siyasetimizin aynasısınız.
İnşallah hep birlikte 16 Nisan’da kapısını araladığımız güçlü Türkiye’yi 2019da taçlandırmış olacağız, ülkeyi bir kez daha şaha kaldıracağız. Muhteşem bir birikimle Liderimiz, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la yolumuza, geleceğe daha güçlü adımlarla yürüyeceğiz inşallah.
Ne büyük mücadelelerle bugüne geldiğimizi bu salonda bulunan hemen hemen herkes çok iyi bilir. Türkiye’nin kazanımları asla tesadüfi değildir, başarı bir gayretin, bir çalışmanın ürünüdür. Bu ülkenin geldiği noktada bir adım gitmesine asla ve asla gönlümüz razı olmaz, geri yok, sürekli ileri. İleriye kararlı bir şekilde 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine, vizyonlarına doğru güzel bir şekilde hazırlıklarımızı yapacağız.
Davamızda, yol arkadaşlığımızda Liderimize ve AK Parti hareketine olan bağlılığımız da inşallah bundan böyle artarak devam edecek. Her arkadaşımın bu şuura fazlasıyla sahip olduğunu, şehirlerimizin, ilçelerimizin, beldelerimizin emin ellerde olduğunu biliyoruz. Türkiye’ye 15 yılda çok büyük başarılar kazandıran AK kadrolar şimdi artık geleceği inşa etmek üzere heyecanla bekliyorlar.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlarken İstişare Toplantısını tertip eden Genel Başkan Yardımız, Yerel Yönetimler Başkanımız ve bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Yurdun her bir köşesinden bu önemli Değerlendirme toplantısına gelen siz belediye başkanlarımıza ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Dönüşünüzde lütfen illerinizdeki, ilçelerinizdeki, beldelerinizdeki hemşehrilerinize, vatandaşlarımıza Ankara’dan bol bol selamlarımızı iletin.
Hepinizi Allah’a emanet ediyorum, Allah yar ve yardımcımız olsun, sağ olun, var olun değerli kardeşlerim.