Basbakan Yildirim’in Bitlis’te ögrencilere karne dagitim töreninde yaptigi konusmanin metni
Tatili hak ettik mi? Maşallah maşallah.
Karne dağıtım işi birkaç yıldır gelenek haline geldi. Okul başlarken bir okula gidiyoruz, Milli Eğitim Bakanı’mızla açılışını yapıyoruz, Cumhurbaşkanımız başka bir okula gidiyor. Karne döneminde de bugün nasip Bitlis’teymiş, bugün Zübeyde Hanım İlkokulunda sizlerle beraber olmak varmış.
Bugün karşılığını alıyorsunuz. Karnelerinizi en iyi şekilde, başarılarla dolu notlarla alacaksınız. Ama biz daha karnemizi alamadık, biz 24 Haziran’da alacağız karneyi, biz de onun için çok çalışıyoruz. Karnemizin iyi gelmesi için her tarafta vatandaşlarımızla buluşuyoruz. Bugün Bitlis’teyiz, Muş’tayız, her gün bir yerdeyiz. Bizim de karnemiz var. Bizim karnemizi kim verecek? Büyükler verecek, anneler, babalar, ağabeyler verecek, ablalar verecek.
Biz de inşallah yavrularımızın karnelerinden aşağı kalmamız lazım değil mi? Teşekkür ediyorum.
Evet, öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum. Her zaman bir şey söylüyoruz; öğretmenler, geleceğimiz, gençlerimiz sizlere emanet. Bütün öğretmenlerimizin ne kadar ağır bir sorumluluk altında olduklarını bizatihi ben biliyorum, yaşıyorum. Büyük bir emek veriliyor, büyük bir fedakârlık yaparak bu pırıl-pırıl yavrularımızı geleceğe hazırlıyorsunuz. Vaktiyle bizler de sizin gibiydik, bu okullarda okuduk. Bizim için emek veren, yetiştiren öğretmenlerimiz oldu. Onlar eğer bizi küçük yaşlarda en iyi şekilde eğitmeselerdi, yön vermeselerdi…