Basbakan Yildirim’in Büyük Izmir Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni
İzmir, bugün yine çok muhteşemsin İzmir. Değerli yol arkadaşlarım, sevgili İzmirliler, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Buradan Gündoğdu Meydanından Aliağa’ya, Balçova’ya, Bayındır’a, Bayraklı’ya selamlarımı gönderiyorum.
Bergama’ya, Beydağı’na, Bornova’ya, Buca’ya, Çeşme’ye, Çiğli’ye, Foça’ya, Gaziemir’e, Güzelbahçe’ye, Karabağlar’a, Karaburun’a selam gönderiyorum.
Karşıyaka’ya, Kemalpaşa’ya, Kınık’a, Konak’a, Menderes’e, Menemen’e, Narlıdere’ye, Ödemiş’e selam gönderiyorum.
Seferihisar’a, Selçuk’a, Tire’ye, Torbalı’ya selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Sevgili hemşerilerim, İzmir’in güzel insanları sıcaklığın, samimiyetin şehri İzmir bugün İzmir Cumhurbaşkanını ağırlıyor, bugün İzmir adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırlıyor. İzmir, İzmir Gümülcine’den Mostar’a, Bosna’dan Filibe’ye yüzbinlerce gönüldaşın şehri. İzmir geleceğimizin sembol şehridir, dünya şehridir İzmir dünya şehri.
Sevgili İzmirliler, İzmir hem Mustafa Kemal Atatürk’ü hem Adnan Menderes’i bağrına basan şehirdir. İzmir cumhuriyeti, demokrasiyi, kucaklayan şehirdir. İzmir 1930 yılında Türkiye’nin ilk kez demokrasi denemesinde başa giden, önde giden şehir olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikiyle serbest fırkayı kuran Fethi Bey kuruluşunu burada demokrasinin merkezinde İzmir’de yaptı. İzmir 4 Eylül 1930’da Fethi Bey’i muazzam bir kalabalıkla karşıladı aynen bugünkü gibi. İzmir demokrasiye hasretti, İzmir baskılardan yılmıştı, İzmir huzur istiyordu, yatırım istiyordu, özgürlük ve demokrasi istiyordu. On binlerce İzmirli Fethi Bey’i bağrına bastı. Yaşanan olaylar sebebiyle bir polis kurşunuyla 14 yaşında bir çocuk, bir genç hayatını o gün kaybetti. Çocuğun babası oğlunun naaşını kucağına alarak Fethi Bey’in önüne geldi ve dedi ki, işte sana ilk kurbanız bizi tek parti zulmünden kurtar artık. Ne yazık ki, 1930’daki o demokrasi denemesi başarısız oldu.
1946’da değerli hemşerilerim, sevgili İzmirliler Demokrat Parti kurulduğunda yine İzmir en öndeydi. İzmir evladına, hemşerisine Adnan Menderes’e sahip çıktı. İzmir o gün bir kez daha demokrasi ve özgürlük mücadelesinde en önde yer aldı.
46 seçimlerinde İzmir sevgili İzmirliler Demokrat Partiye yüzde 70 oy verdi. 1950 seçimlerde İzmir Demokrat Partiyi tek başına iktidara getirdi. İzmir merhum Adnan Menderes’ten sonra cezalandırıldı, ihmal edildi. Ege’nin incisi, Akdeniz’in huzur limanı İzmir yatırımlardan, hizmetlerden hakkını alamadı.
Sevgili İzmirliler, biz Cumhurbaşkanımızdan, Recep Tayyip Erdoğan’dan bir şey öğrendik şehirlerimize, memleketimize hizmet ederken eser bırakırken kriterimiz, ölçümüz asla siyaset olmadı, asla oy oranına bakmadık. Kim oy verdi, kim oy vermedi diye asla bir saniye düşünmedik. Önümüzden sandık kalktıktan sonra oylarını bir kenara bıraktık, Türkiye’nin tamamı için İzmir’in tamamı için projeler yaptık, hizmetler yaptık. Biz İzmir’e hep böyle yaklaştık. İzmir’i korkutan olmadık, İzmir’de yaşam tarzı üzerinden istismar siyaseti yapmadık. Kutuplaştıran, ayrıştıran olmadık hep gönül diliyle konuştuk. Biz konuşmadık eserlerimiz konuştu sevgili İzmirliler. Biz hizmetlerimizle, projelerimizle yaptıklarımızla ve yapacaklarımızla konuştuk. Biz bizi seçenlerin Başbakanı, bizi seçenlerin Hükümeti olmadık. Herkesin Başbakanı, herkesin Hükümeti olduk. Çünkü biz biliyoruz ki üzerimizde 80 milyonun hakkı var, 80 milyonun emanetini taşıyoruz. Hiç kimsenin diline, kültürüne, fikrine, inancına asla karışmadık. Biz 80 milyonu bir bildik, beraber bildik, kardeşçe yaşaması için mücadele ettik. Biz Türkiye için, güçlü Türkiye için milletimizle doğuyla, batıyla, kuzeyle, güneyle hep birlikte hareket ettik, hep birlikte mücadele ettik.
Değerli İzmirliler, sevgili hemşerilerim, evet diyenler ne kadar bu ülkenin onurlu evladıysa, hayır diyenlerde o kadar onurludur onlar da bu memleketin evladıdır. Biz memleketimiz, vatandaşlarımızı evetçiler diye ayırmadık asla ayırmayız. Açık ve net şekilde şunu söylüyorum: Hiç kimse evet diyenleri, hayır diyenleri ayrıştıramaz. Biz 9 Eylül 1922’de buradan İzmir’den düşmanı denize birlikte döktük. Bu ülkenin bir evladı silahıyla, kazmasıyla, baltasıyla, ağzında dualarıyla Anadolu’nun ortasından başlayan bu mücadele İzmir’e kadar devam etti ve Ege’de düşmanı denize döktük. Kurtuluş Savaşını birlikte zaferle sonuçlandırdık. Cumhuriyeti birlikte kurduk, bu zafer bizimdir, hepimizdir, cumhuriyet hepimizdir. Hiç kimse cumhuriyeti, cumhuriyetimize el uzatamaz, dil uzatamaz sevgili hemşerilerim. Ancak hiç kimse aynı zamanda bu ülkenin evlatlarını evet dediler diye denize dökme densizliğinde, terbiyesizliğinde bulunamaz, tehdit edemez. Bu dil ayrıştırıcı bir dildir, bu dil bölücü bir dildir, bu kutuplaştırıcı bir dildir siyasetin dili bu olamaz. İzmir bu edepsiz dili asla kabul etmez, eder misin İzmir? O halde 16 Nisan’da bu değişikliğe çoğunlukla büyük bir evet diyerek bunun cevabını vermeye hazır mısın İzmir? "Evet" Hazır mısınız? "Evet" Hazır mısınız? "Evet" Maşallah. İzmir yine muhteşemsin.
Sevgili İzmirliler, sevgili kardeşlerim, bu değişiklikle cumhuriyetimizi Türkiye’mizi daha da güçlendireceğiz. İçeride ve dışarıdaki düşmanlarımıza karşı daha güçlü hale getireceğiz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum: Hayır diyenler Türkiye’ye ne vaat ediyor? Hiçbir vaatte bulunmuyorlar. Hayır diyenler Türkiye’ye ufuk açmıyorlar. Hayır diyenler Türkiye’ye rota belirlemiyor, istikamet çizmiyorlar. Hayır diyenler mevcut durum devam etsin, kriz olsun, kaos olsun, darbe üreten bu sistem devam etsin diyorlar. Hayır diyenler vesayet düzeni, darbeler, kumpaslar düzeni olan bu darbe anayasası devam etsin diyorlar. Ama evet demek değişim demektir, evet demek dönüşüm demektir, evet demek reform demektir, evet demek kalkınma demektir, ilerleme demektir, gelişme demektir hanımefendiler. Evet evet evet.
Daha fazla demokrasi demek evet demektir. Evet güçlü Türkiye, güçlü ekonomi demektir. Evet istikrar, istikbal ve istiklal demektir. Biz evetle çocuklarımız için, geleceğimiz için, milletimiz için aydınlık yarınlar inşa ediyoruz. AK Parti bu milletin değerlerinin partisidir. Bu yüzden 15 yıldır aziz milletimizin emaneti CHP’ye değil AK Parti’ye vermiştir. Biz ileri demokrasi, hukukun üstünlüğü, tarafsız, bağımsız yargı, güçlü ekonomi büyük Türkiye diyoruz. Vesayetsiz, darbesiz, dayatmasız, bir Türkiye diyoruz.
Sayın Kılıçdaroğlu ne diyor? Sadece hayır diyor. Bunların bildiği bir şey var o da sevgili İzmirliler, istemezük istemezük. Yol yaptırmam, havaalanı yaptırmam, hızlı tren yaptırmam, Marmaray’ı yaptırmam, Avrasya Tünelini yaptırmam, Konak Tünelini yaptırmam, Sabuncubeli Tünelini yaptırmam, İstanbul-İzmir Otoyolunu yaptırmam bunların ağzından yaptırmamdan başka bir söz duydunuz mu ey İzmir?
Halk oylaması kampanyasında söylemedikleri tek bir yalan, tek bir iftira kalmadı. Şimdi başladılar bir siyasi partinin temsilcisine yakışmayacak tehditler savuruyorlar. Bu aziz milleti tehdit etmeyi, İzmirlileri tehdit etmeye sizin haddiniz de yok, hakkınız da yok haddinizi bilin. Biz, bizim Yunan’ı denizden döktüğümüz gibi onlarda evet diyenleri denize dökecekmiş. Hayır çıkarsa düşmanın denize dökmüş gibi sevineceklermiş. Yazıklar olsun bunlara, bu kadar seviyesiz, gözü dönmüş, milletin yararına bir söz söyleyemeyen bu siyasetçileri bu millet hak etmiyor sevgili kardeşlerim. Esasen CHP’de hak etmiyor, CHP’ye gönül veren kardeşlerimiz de hak etmiyor.
Sayın Kılıçdaroğlu, Yenikapı’da başka şeyler söylüyordu, şimdi FETÖ’nün ağzıyla konuşmaya başladı. Hainler başarısız olunca kontrollü darbe laflarıyla 80 milyon vatandaşımızın bu zaferine gölge düşürüyor. Bu kahraman milletin 15 Temmuz direnişi sevgili İzmirliler, dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazıldı. İzmir 15 Temmuz gecesi ülkeye sahip çıktınız şu Ay Yıldızlı Bayrakları bir göreyim kurban olduğum şu bayrağımı bir göreyim. İşte İzmir, Ay Yıldızlı Bayrağı düşürmedi, ezanı dindirmedi. Ey Kılıçdaroğlu, ne senin gücün, ne de Pensilvanya’nın gücü bu zafere gölgeleyemez. 15 Temmuz’da nasıl Pensilvanya milletin tokadını yedi bu milletin refah, büyük ekonomi, güçlü Türkiye yürüyüşünü durduramazsın Sayın Kılıçdaroğlu.
Sevgili kardeşlerim, İzmir’in güzel insanları, değerli hemşerilerim 15 yılda güzel İzmir’e 41 milyar lira yatırım ve destek sağladık helali hoş olsun. İzmir’de 2002’de ihracat sadece 28 milyar dolardı. 2016’da bu rakam 8,5 milyara yükseldi. İzmir’i doğalgazla tanıştırdık, doğalgazın konforunu İzmir’e getirdik. Şimdi de ilçelere doğalgaz götürüyoruz. Bayındır, Bergama, Selçuk, Kınık’a, bu yıl içinde doğalgaz geliyor. Paşa, Güzelbahçe, Seferihisar, Urla’ya 2018’de doğalgaz geliyor. Üniversitelerimizin sayısını arttırdık 6 üniversitemizi var. Yatak kapasitesini, yurt kapasitesini 10 binden 16 bine çıkardık. Eyvallah eyvallah İzmir. Biz sadece Rabbimizin huzurunda eğiliriz, başka hiç kimsenin önünde eğilmeyiz, hiç merak etmeyin.
İzmir’de 2002 yılında 23 olan mavi bayraklı plaj sayısını 47’ye yükselttik. İzmir’e Katip Çelebi, İzmir Bakırçay, İzmir Demokrasi Üniversitelerini kurduk böylece üniversite sayısını 6’ya yükselttik. Gördes Barajıyla güzel İzmir’in içme suyu problemini hallettik. 2050 yılına kadar İzmir’in içme suyu problemi yok. İzmir’i Balıkesir’e, Manisa’ya, İstanbul’a, Ankara’ya, Aydın’a bölünmüş yollarla bağladık.
Sevgili İzmirliler, yolları böldük hayatları birleştirdik. Yolları böldük milleti birleştirdik. Yolları böldük gönülleri birleştirdik. Yolları böleriz de Türkiye’yi böldürtmeyiz.
Bütün engellemelere rağmen Konak Tünelini geçen yıl hizmete aldık. Bugüne kadar Konak Tünelini 21 milyon İzmirli kullandı. İzmir Adnan Menderes Havalimanını Türkiye’nin en modern hava limanından biri haline getirdik. İç ve dış hatlar terminalini yeniden yaptık. Havaalanı yolcu sayısı 2 milyondan, 12 milyona çıktı. İZBAN 2011 yılında Büyükşehir Belediyesiyle beraber yarım kalan, kaderine terk edilen İZBAN’ın yaptık İzmirlilerin hizmetine verdik. Bugüne kadar 363 milyon İzmirli hemşerimiz İZBAN’la Aliağa’dan ta Torbalı’ya kadar seyahat etti. Şimdi İZBAN’ı Selçuk’a da uzatıyoruz, kuzeyde Bergama’ya da uzatıyoruz hayırlı, uğurlu olsun.
Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi, Turgutlu bağlantı hattı tamamladık. 2060 yataklı Bayraklı Şehir Hastanesinin inşaatına başladık. Ayrıca ilçelerde 9 tane hastane daha yapıyoruz.
Sevgili İzmirliler, değerli kardeşlerim, İzmir’i İstanbul’a komşu kapısı yapacak İzmir-İstanbul Otoyolunu yapıyoruz hayırlı, uğurlu olsun.
Bu projenin toplam bedeli 30 milyar helali hoş olsun İzmir’e, İzmir her şeyin en iyisine layık. Bu proje bittiğinde Osman Gazi Köprüsünü de geçerek İzmir’den, İstanbul’a 2 saat 50 dakikada gideceksiniz. Sabah kahvaltıya İstanbul’da olacaksınız, akşam yemeğinde İzmir’de olacaksınız. İzmir’den Ankara’ya hızlı tren yapıyoruz Afyon’a kadar bitti, Afyon-Uşak arası yapılıyor ve 2020 yılına kadar İzmir-Ankara hızlı treni de bitmiş olacak. Şu anda İzmir’den Ankara’ya tam 14 saatte gidiliyor trenle 14 saat yarım günden fazla. Peki, Ankara-İzmir hızlı treni bitince ne olacak? 3,5 saatte Ankara’da olacaksınız.
Avrupa’nın en gelişmiş lojistik merkezini Kemalpaşa’da yapıyoruz. Avrupa’nın bir numara, dünyanın 10’ncu büyük limanını Kuzey Ege Limanını Çandarlı’da yapıyoruz hayırlı, uğurlu olsun. Yiğitler Barajının temelini dün attık 7 adet baraj yapımı devam ediyor.
Şimdi Sevgili İzmirliler, bakın İzmirspor’da Türkiye’nin en köklü şehridir, Türkiye’nin ilk kulüplerinin kurulduğu şehir İzmir’dir. Ama İzmir’e 3 yıldır 3 tane stat yapacağız sürekli engelliyorlar, sürekli karşı çıkıyorlar, sürekli dava ediyorlar. Ama onlara rağmen hayırcılara rağmen, istemezük diyenlere rağmen Karşıyaka’ya 15 bin seyirci kapasiteli stat yapıyoruz. Göztepe’ye 15 bin kapasiteli yeni bir stat yapıyoruz. Ayrıca Alsancak Stadını da yapıyoruz 20 bin kişi kapasiteli. Buradan Altay taraftarlarına, Göztepe taraftarlarına, Karşıyaka taraflarına sesleniyorum, bütün engellemelere rağmen statlarınızı yapıyoruz, siz de lütfen bu istemezükçülere gereken dersi verecek misiniz? "Evet"
Sayın Cumhurbaşkanım, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz, güzel İzmir’imize şeref verdiniz.
Saygıdeğer hanımefendi, değerli hemşerilerim, 16 Nisan Türkiye için bir milattır. 16 Nisan’da millet kararını verecek, Türkiye’de güçlü hükümet dönemleri başlayacak. Bir İzmirli kardeşiniz olarak demokrasinin hep öncülüğünü yapmış, İzmir’in bu sefer güçlü bir evet diyeceğine inanıyorum, siz de inanıyor musunuz? "Evet" İnanıyor musunuz? "Evet" İnanıyor musunuz? "Evet" 16 Nisan’da İzmir’den güçlü bir evet bekliyorum. 16 Nisan’da İzmir demokrasiden, özgürlüklerden büyük ve güçlü Türkiye’den yana olacaktır buna inanıyorum. Adnan Menderes’le, Recep Tayyip Erdoğan’la çehresi değişen İzmir inşallah bu sefer kendine yakışanı yapacak. Hazır mıyız İzmir? "Evet" Hazır mıyız? "Evet" Hazır mıyız hanımlar? "Evet" Biz İzmir’e güveniyoruz, İzmir’e inanıyoruz, İzmirlilere inanıyoruz. İzmir’in Cumhurbaşkanımızı da, Başbakanını da mahcup etmeyeceğini şimdiden görüyorum ve yürekten inanıyorum.
Bir kez daha değerli İzmirliler, bu muhteşem tabloyu bize yaşattığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şuraya bak sadece Gündoğdu Meydanında günün gözü tutulmadı, aynı zamanda denizde reislerimiz, balıkçılarımız takımlarıyla, tekneleriyle 16 Nisan için müjde veriyor biz de buradayız diyorlar teknelerimize de, balıkçılarımıza da teşekkür ediyorum.
Bütün İzmirli kardeşlerime buradan sevgilerimi, selamlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun değerli kardeşlerim. Allah’a emanet olun, Allah sizlerden razı olsun.
Tek bayrak için evet.
Tek millet için evet.
Tek vatan için evet.
Tek devlet için evet.
Güçlü Türkiye için evet. Daima istikrar için evet. Gençlerimiz için evet. Kadınlarımız için evet. Kararımız evet. Kararımız evet. Kararımız evet. Allah sizden razı olsun, sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun Sevgili İzmirliler.