Basbakan Yildirim’in Cazibe Merkezleri Programi Baslangiç Lansmani‘nda yaptigi konusmanin tam metni
Dünya ve özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu bölge sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Ülkelerin ekonomik ve siyasi krizlerle mücadele ettikleri bugünlerde bazı ekonomiler hızla büyürken, bazılarının da kan kaybettiğini görüyoruz. Birçok ülke bütçe açıklarıyla, ekonomik daralmayla, borçların finansmanıyla uğraşırken, Türkiye genç ve dinamik iş gücü, büyüme oranları ve kalkınmasını emin adımlarla sürdürmektedir.
Türkiye bölgede en yüksek büyüme oranına sahip ülkelerden biridir ve kalkınmasını, gelişmesini aynen devam ettirmektedir. Ekonomimizin iç ve dış tehditlere karşı ne kadar dayanıklı olduğunu, Türk ekonomisinin temellerinin ne kadar sağlam olduğunu bu süreçte gördük, şahit olduk. Küresel krizlere rağmen yüksek büyüme oranıyla ne kadar dinamik bir ekonomiye sahip olduğumuzu bütün cümle alem gördü. Dünyadaki ekonomik belirsizliğin devam ettiği bu dönemde hem mali disiplini koruduk, hem de yatırım yapılabilir ortamı sürdürdük. Bütün vatandaşlarımızın huzuru, refahı için ekmeğimizi, aşımızı büyütürken … bölgesel adaleti sağlamak için daima önemli hedeflerimiz arasında yer aldı. Bütün politikalarımızı belirlerken ülkemizin kuzeyini güneyinden, doğusunu batısından ayrı tutmadık. 79 milyon vatandaşımız 81 vilayetimizi hep bir olduk, bütün olarak gördük. Toplumun bütün kesimleri için gelir adaletini sağlama yolunda önemli adımlar attık. Bölgeler arası eşitsizliği büyük ölçüde azalttık. Hem demokratik istikrarı, hem ekonomik istikrarı sürdürmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Son derece gerçekçi uygulamalarla Türkiye’nin imkan ve kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak ülkeyi mamur kılmaya, vatandaşı mutlu etmeye çalışıyoruz.
Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerini yatırımcılara daha cazip hale getirmek için yeni bir destek ve teşvik programını başlatıyoruz. Bir yandan Türkiye topyekun ekonomisi büyürken, bir yandan da bütün bölgelerimizin potansiyelinden en üst düzeyde yararlanmayı hedefliyoruz.
Bugün ekonomimize yeni bir ivme kazandıracak cazibe merkezleri programında gelinen son aşamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli konuklar; aslında bu program 65. Hükümet işbaşına geldikten sonra Temmuz ayı sonlarında gerçekleştirdiğimiz ekonomik koordinasyon kurulu kararında belirlendi. Programın amacı şu: Özellikle terörün yoğun bir şekilde milletimizin canını sıktığı, rahatsız ettiği bölgeleri bir yandan terörden temizlenmiş güvenli hale getirirken, bir yandan da geciken yatırımlarını başlatmak ve böylece doğudan batıya göçü azaltmak; birinci hedef.
İkinci hedef; bölgedeki kalkınmışlık, kalkınmayla ilgili açığı ortadan kaldırmak. Aslında belirlediğimiz bu 23 ile yapılacak yatırım, bir yandan da Türkiye’nin tamamına yapılan yatırım anlamına geliyor. Neden? Çünkü eğer buralara yatırım yaparsak, o zaman doğudan batıya göç azalacak, bölgesel kalkınma sayesinde doğu-batı arasındaki kalkınmışlık farkı, refah farkı da tamamen giderilecek, terörün ana istismar konularından biri olan bir alan da böylece ortadan kaldırılmış olacak.
4 Eylül’de programı Diyarbakır’da ilan ettik. Daha sonra 11 Ekim’de bölgenin paydaşlarıyla programı paylaşmaya başladık. Bu toplantılar 13 Ekim, 16 Ekim, 5 Kasım, 11 Kasım tarihlerinde bölgeyle ilgili bakanlarımızın, milletvekillerimizin, bölgede bulunan sivil toplum örgütlerinin paylaşımıyla değerlendirildi ve enine boyuna programda neler olması lazım geldiği konuşuldu. 22 Kasım tarihinde Resmi Gazetede bu programı ilan ettik. Türkiye Kalkınma Bankası bu program için görevlendirildi. 11 Ocak 2017 sayılı tarihli Resmi Gazete’de de bütün programın içeriği, yani hangi şekilde destekleneceğine dair Bakanlar Kurulu kararını aldık. Yatırımcıların programa ilişkin düzeylerini anlamak için talep, ön talep toplama süreci de 28 Kasım-11 Ocak arasında gerçekleşti. 28 Kasım-11 Ocak arasında ön taleplere baktığımız zaman durum gayet güzel, memnuniyet verici. 23 il için müracaat sayısı 1200.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ya bir sabret be ya, mübarek sabret, biraz sabret, daha konuşmadık. Nereden biliyorsun yararlanmayacaklarını? Biraz sabret, burada işte bunları açıklıyoruz ya, tamam?
Başvurusu sayısı 1200, efendim toplam yatırım tutarı 19 milyar 600 milyon, öngörülen istihdam 112.400; şu ana kadar ön talep toplamada gelen teklifler bu düzeyde. Bunların dökümüne gelirsek; üretim-imalatla ilgili olanları yaklaşık 13 milyar, diğer kısmı da hizmet sektörüyle ilgili talepler. Görüldüğü gibi gayet yoğun bir ilgi var, güzel bir ilgi var. Dolayısıyla bugün 24 Ocak itibariyle resmen daha fazla toplantı-moplantı yok, program başlıyor. Bugünkü toplantının amacı, artık uygulamanın başladığını ilan etmektir, hayırlı uğurlu olsun.
Evet, şimdi programın detaylarında neler var, bunları da görmek lazım. Onlardan biraz bahsetmek istiyorum.
Esas itibariyle iki şekilde anlatabiliriz. Bir; üretime destek var. İki; hizmet sektöründe faaliyet gösteren özellikle çağrı merkezi kurulması, veri merkezi kurulması, bu iki hizmet sektörüne ayrıcalıklı destek var. Şimdi bunları birer birer anlatmaya çalışalım.
Yatırım yapanlara ücretsiz, bilabedel danışmanlık hizmeti verilecek. İyi bir fizibilite, başarılı bir yatırım için olmazsa olmaz. Dolayısıyla fizibilite hazırlanması, gerekli ön projelerin yapılması için istenen danışmanlık hizmetini biz karşılayacağız. Devlet parasını verecek, yatırımcı, girişimci böyle bir hizmeti kendisi alacak. Ayrıca yatırım için yer vereceğiz, yatırım yeri. Ne lazım? Arsa lazım. Bu organize sanayi bölgesi içerisinde olabilir veya yoksa organize sanayi bölgesi dışında da olabilir. Tercihimiz, varsa organize sanayi bölgesi içinde olmasıdır. Ama yoksa şart da değil, dışarıda da olabilir.
Ayrıca, fabrika, bina yapımına destek verilecek. Yatırım için sıfır faizli yatırım kredisi verilecek. Faiz oranı indirilmiş işletme kredisi verilecek. Yani diyelim ki, faiz oranı 10’sa yarısını devlet karşılayacak KOBİ’lere uygulanan sistem gibi. Üretim tesislerini büyütmek, yenilemek, işini geliştirmek isteyenlere de ayrıca destek verilecek. Çağrı merkezi kurmak isteyenlere yatırım desteği verilecek, veri merkezi kurmak isteyenlere de yatırım desteği verilecek.
Şimdi biraz daha detaya girelim neler var? Diyelim ki, herhangi bir ilimizde bu 23 ilden herhangi birinde üretim yapacaksınız, bir fabrika kuracaksınız. Bu fabrika kurarken sağlanan yatırımlardan yararlanmak için yatırım tutarı asgari 2 milyon lira olacak, eski paraya 2 trilyon. Ve en az 30 kişiye iş sağlayacağınızı garanti edeceksiniz. 2 milyonluk bir yatırım yapacağım, 30 kişi çalıştıracağım dediğiniz zaman yatırımdan bu teşviklerden yararlanmaya hak kazanacaksınız, bunlar asgari sınırlar, daha fazlasına bir mani hal yok. Eğer hizmet sektöründe çağrı merkezi açacaksanız en az 200 kişiye iş sağlayacağınızı taahhüt edeceksiniz ve bu 200 kişiyle hizmet sözleşmesini yaptığınızı ibraz edeceksiniz. Veri merkezi içinde veri merkezi dediğiniz şey nedir? İşte artık bilişim sektörü gelişiyor her şey bilgisayarda yapılmaya başlandı bilgilerin saklanması lazım, depolanması lazım. Eskiden arşivler vardı, orada dosyalar falan dolduruluyordu depolara şimdi de kutuların içinde bilgiler var o arşivlerin 50 katı, 100 katı, 1000 katı kadar bilgiyi şöyle avuç içi kadar bir kutunun içerisine koyuyorsunuz. 5 bin metrekarelik bir temiz alan beyaz alan böyle tanımlanıyor bunu taahhüt edecek ve bu şekilde bir veri merkezi kuranlar bu destekten yararlanacak.
Desteklerde öz kaynak yüzde 30, kredi yüzde 70. Cebinden 30 lirayı sen koyacaksın, devlette 70 lirasını verecek hepsini vermiyoruz herkes elini taşın altına koyacak. Başkası verirse haydan gelen huya gider o iş bir işe yaramaz. O yüzden biraz kendi cebinden de para koyacaksın, 30 lira sen koyacaksın, 70 lira da devlet koyacak.
Şimdi biraz daha detaylara girelim. Organize sanayi bölgesi parselleri büyük şehirlerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, diğer şehirlerde il özel idarelerine devredilecek ve bu fabrika binaları fizibiliteye uygun olarak tahsis edilecek, yapımı yatırımcı tarafından gerçekleştirilecek. Bina inşaatlarının 20 bin metrekare olması veya 10 milyon TL bedel olması öngörülüyor. Bu ne demek? 20 bin metrekareye kadar binalar desteklenecek. 20 binden fazla olunca desteklemiyoruz mu Lütfi Bey? 20 bin metrekare değil de 50 bin metrekare yaparsa…
KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN- 20 binini biz karşılıyoruz, kalanını kendisi…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Daha fazla yatırım, daha fazla destek olması lazım. Neyse siz şimdi 20 binden başlayın bakalım, ikinci 20 bini de ikinci desteğe dahil edelim. 20 binin farkını söyleyelim, ilk 20 bin metrekaresi bizden devlet yaptırıyor para pul yok, diğer kısmına kredi alabiliyorsunuz. 20 bin metrekarelik bölümüne faizsiz kredi, kredi mi, bedava mı? Karıştırdım. İlk 20 bin karıştırmayın arkadaşlar bakın ilk 20 bin, 20 bin metrekare kapalı alan bedelini tamamını devlet karşılıyor, beş kuruş cebinizden para çıkmayacak tamam mı? Anlaştık. Onun üzerindekilerde de faizsiz kredi var. Biraz karıştı iş düzeldi şimdi. Bedel ne? 10 milyon veya metrekare değil de, 10 milyona kadar olan kısmını devlet karşılıyor, 10 milyonluk sabit yatırım fabrika binası yatırımı.
Daha sonra 15 yıl boyunca burada yatırım imalat yaptıktan sonra isterseniz size sembolik bir bedelle devredilecek fabrika. Devlet yaptığı o yatırımı 15 yıl kullanacaksınız, çok sembolik bir kira vereceksiniz, daha sonra da tamamen mülkiyetini devralacaksınız. Ne güzel iş ya biz de mi yapsak?
OSB’lerde yatırıma uygun eğer arsa yoksa o zaman Hazine’nin yerlerinden, arazilerinden uygun arsa üretilip verilecek. Diyelim ki, büyük ölçekli organize sanayi dolu arsa yok, yeni organize yapacak yer de yok. Bu sefer Hazine’nin elindeki arazilerden fabrika olmaya uygun, şehrin imar planına uygun araziler bulunup yatırımcıya tahsis edilecek. Ayrıca büyük yatırımlar da organize sanayi bölgeleri dışında özel desteklenecek. 100 milyon ve üzerindeki yatırımlara özel desteğimiz var. Diyelim ki, çok büyük bir entegre tesis kuracaksınız bunun desteği ayrı. Diğer birinci anlattıklarım normal, orta ve küçük ölçekli yatırımlardan bahsediyoruz. Tekil bölgesel bir yatırım birkaç ile hitap eden ve birçok insana doğrudan, dolaylı iş, aş temin eden yatırımlar ayrıca destekleniyor, burada da yatırım şartı 100 milyon lira ve üzeri.
Bu birincisi, arsa tahsisi bina yapımı. Bitti mi? Bitmedi devam ediyor. Binayı yaptınız içeriye makine alacaksınız, alet edevat lazım. Onların da sermayesini karşılıyoruz. Bu sermayeyi karşılarken bir ayrıcalık yapıyoruz. Eğer bunu yerli kaynaklardan temin edersiniz kredi şartları başka, ithal şeklinde temin ederseniz kredi şartları başka. Nedir? Kredi iki yıl ödemesiz 6 yıl. Bu ithal ederseniz alırsan dışarıdan makine aldınız, ekipman aldınız yatırım için kredi 2 yıl ödemesiz toplam 6 yıl olacak, sıfır faizli olacak.
Eğer yerli makine, teçhizat alırsanız burada ödemesiz dönemi 3 yıla, toplam süreyi de 10 yıla çıkarıyoruz yerli üretimi teşvik ediyoruz.
Bir tane torna tezgahı alacaksın, torna tezgahını ithal edersen daha süre kısa, ama içeriden alırsan, yerli imalat alırsan daha uzun vadeli kredi veriliyor böylece yerli sanayiyi de bir anlamda teşvik etmiş oluyoruz, böyle bir pozitif ayrımcılık yapıyoruz.
Bu tür destekler mevcut işini büyütmek isteyenlere de verilecek. Diyelim ki, yenileme yapıyorsunuz, büyütme yapıyorsunuz, idame yatırımı yapıyorsunuz bunlar içinde benzer şekilde desteklerden yararlanacaklar. Burada önemli bir husus, yatırımın yüzde
30’nun öz kaynaktan karşılanma şartı burada da devam ediyor faiz sıfır.
Üçüncü program, işletme kredisi. Fabrikayı kurduk, içini donattık bir de bu tezgahların dönmesi için para lazım. Hammadde gelecek, efendim işletmenin önce harekete geçmesi için can suyu lazım, para lazım. Onu da unutmadık burada da düşük faizli işletme kredisi vereceğiz. Kredi 4 yıl vadeli olacak ilk yılı ödemesiz, bir yıl para yok, ikinci yıl, üçüncü yıl, dördüncü yıl geri ödemeli olacak ve düşük faizli olacak. Düşük faizden kastımız, cari faizin yarısı, bu da tam bir destek.
Sesin çıkmıyor Palandöken, sana çalışıyoruz bugün.
Burada da üretim faaliyetlerinin yerli makine teçhizatla yapılması durumunda bu işletme kredisinin de vadesini uzun tutuyoruz. Fabrikayı kurarken yerli üretimden yararlanınca kredi süresi uzun, yetmedi işletme döneminde de bu fabrikalara 2 yıl ödemesiz 5 yıl işletme kredisi veriyoruz, burada da bir pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Amaç, yerli imalatı desteklemek, böylece batıda, Orta Anadolu’da üretilen makine teçhizatlar, onlar da teşvik edilmiş oluyor. Aslında bu 23 ili kapsayan teşvik programı bütün
Türkiye’nin imalat sektörünü destekleme anlamına geliyor. Oradaki imalatları destekleyerek doğuda yatırımın yapılmasının önünü açıyoruz.
Bir de, yatırımını doğuda büyütmek isteyenler, diyelim ki batıda yatırımı var, benzerini doğuda da yatırım yapmak istiyor, bir kısmını Doğu’ya kaydırmak istiyor, Güneydoğu’ya kaydırmak istiyor, onlara da özel destekler vereceğiz, taşıma destekleri, lojistik destekleri.
İkinci grup çağrı ve veri merkezleri destekleri. Burada işi hızlı yapmak için çağrı merkezlerinde kamu binaları, müsait kamu binalarını öncelikle tahsis edeceğiz. Ayrıca, iletişim altyapısı devlet tarafından yapılacak, kuruluş aşamasında personelin eğitilmesi için kişi başına 2500 lira destek vereceğiz.
Veri merkezlerinde de kullanılan elektriğin yüzde 30’unu devlet karşılayacak. Veri merkezi için en büyük maliyet, en büyük gider biliyorsunuz enerji maliyeti, buraların içerinin soğuk tutulması lazım, o makinelerin ısınıp bozulmaması verilere zarar gelmemesi için, bilgilere, soğuk tutulması lazım, onların çok büyük elektrik ihtiyacı var. Elektrik ihtiyacı aslında düşük olmuş, ben bunun biraz daha arttırılması gerektiğini düşünüyorum, 50-50 yapalım. Tamam, bunu bir dahaki sefere Lütfi Bey, 50-50 olsun.
Tabi zaten Bakanlar Kurulu bu desteklerin miktarını değiştirmeye de yetkili, ilave bir mevzuata ihtiyaç yok. Dolayısıyla buradaki desteklerin oranlarıyla da değiştirme şansımız var.
Şimdi bu iş nasıl olacak? Bütün bunları anlattık da, iş nasıl olacak, yani vatandaş ne yapacak? Bugün 24 Ocak, bunu açıkladık bitti, yarın vatandaş ne yapacak? Duydu, bütün Türkiye dinliyor bunu. Yapacakları şey belli, illerde yatırım destek ofisleri var kalkınma ajanslarının bünyesinde, birkaç ili sorumlu yatırım kalkınma ajansları var biliyorsunuz; KUDAKA, değişik değişik isimleri var, üç-dört tane ili birleştirilip bir kalkınma ajansı var. Bu kalkınma ajanslarının içinde de yatırım destek birimleri var. Bu yatırım destek birimlerine, diyelim Erzurum’da KUDAKA’ya gidecek yatırım destek birimine müracaat edecek veya doğrudan Kalkınma Bakanlığı’na müracaat edecek, Kalkınma Bankasına. Kalkınma Bakanlığı-Kalkınma Bankası. Bu işin kaynağı, yani paranın verileceği yer, desteğin verileceği yer kalkınma bankasıdır. Kalkınma Bankasına bu işe gerekli olan kaynak, finansman ayrılmıştır, dolayısıyla projeler buraya verilecek. Burada hemen incelenip projenin hangi desteklerden, hangi oranlarda yararlanacağına karar verilecek, hiç zaman kaybı olmadan vatandaş işine gücüne bakacak.
Bu işin koordinasyonunu Kalkınma Bakanlığımıza verdik. Kalkınma Bakanlığımıza vermekle beraber, tabii bu teşvik, destek, cazibe merkezlerinin kurulması konusunda birçok bakanlığımızın çalışmaları var, herkesin emeği var; Maliye Bakanlığımız, Başbakan Yardımcılarımız Nurettin Canikli, Mehmet Şimşek, Gümrük ve Ticaret Bakanımız, Bilim Sanayi Teknoloji Bakanımız, Tarım Bakanımız, Ulaştırma Bakanımız, Sağlık Bakanımız, yani bilumum bölgeyle doğrudan ilgili, bunlar Türkiye’nin bakanı da aynı zamanda memleketlerinin de milletvekilleri, dolayısıyla onlara zimmetledik bölgeyi, bu şekilde takip edecekler. Nerede ne aksaklık var, bunların giderilmesine çalışılacak.
İyi bir program olduğunu düşünüyorum, hayırlı uğurlu olsun. Benim görevim de; bu işlerin doğru dürüst yapılıp-yapılmadığını takip etmek. Arkadaşlar uygulayacak, bir aksaklık varsa onu da gidermek benim boynumun borcudur, burada milletimizin huzurunda söz veriyoruz. Verdiğimiz sözün eksiksiz yerine getirilmesi de bizim boynumuzun borcudur.
Hayırlı olsun.
Şimdi burada kimler var? Bölge milletvekillerimiz var, rektörlerimiz var, sanayi ticaret odalarımız var, TOBB var, TESK var, valilerimiz var, belediye başkanlarımız var. Yani bu programla ilgili doğrudan-dolaylı herkes var. Sonra biz duymadık, bilmiyorduk falan mazeret istemiyorum arkadaşlar, tamam mı? Yani programı sağır sultan duydu, siz duymadım derseniz üzülürüm. Herkes duydu, herkes takip edecek. Nerede iş aksıyorsa, nerede sorun varsa, bu sorunları bize ileteceksiniz, ilgili valilerimize, olmadı bakanlıklarımıza, olmadı bize, zaman kaybetmeye tahammülümüz yok. Bu iş mutlaka bir an önce başlaması lazım. Bir yandan terörle ilgili mücadelede ciddi mesafeler aldık. Vatandaşlarımız da orada artık bu yavaş yavaş artık iş hayatının canlanması, hayatın normalleşmesi, yatırımların hızlanmasına bağlı, istihdamın geliştirilmesine bağlı. Bugün için bu ortamlar mevcut. Allah’a şükür terörle ilgili kırsalda, şehirlerde mücadele tam kapasite devam ediyor. Ve bundan sonra daha da güzel olacak. Dolayısıyla yatırım ortamı için her şey hazır. Para hazır, imkânlar hazır, her şey hazır. Bundan sonra iş yatırımcılarımıza düşüyor, sizlere düşüyor. Bizden size destek vermek, işi yapacak olan sizlersiniz. Siz işi biliyorsunuz, nasıl yapacağınızı biliyorsunuz. Dolayısıyla biz de uygun olan iş-aş sağlayan projelere gözümüz kapalı destek vereceğiz. Ha ben burada işte bir para dağıtılıyor, geleyim buradan para alayım üç-beş kuruş; böyle düşünüyorsanız hiç yanaşmayın, çalışmaz. Gerçekten yatırım yapacak olana para var. Elini taşın altına koyup üretecek, ürettiğini değerlendirecek, insanlara aş ve iş sağlayacak olanlarla işimiz olur, diğerleriyle işimiz olmaz. Bunun da bilinmesinde fayda var.
Hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Programın ülkemize, bölgemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Sağ olun, var olun.