Basbakan Yildirim’in “Çevre Projeleri” toplu açilis töreninde yaptigi konusmanin metni
… hayırlı bir iş için biraraya geldik. Anadolu’nun dört bir yanından yerel yöneticilerimiz burada bizimle beraber, yarından itibaren Dünya Çevre Gününü kutlayacağız. Dünya Çevre Gününün ülkemiz için, daha güzel bir dünya için hayırlara vesile olmasını Mevla’mdan niyaz ediyorum.
Çevre ve Şehircilik Bakanımız Mehmet Bey esasında çevrenin korunmasının da, tahrip edilmesinin de insanın elinde olduğunu, insanın yapacağı uygulamalarla, düzenlemelerle çevreye koruyabileceği gibi, aymazlıkla da kedi elimizle geleceğimizi karartacak bir sonuca varacağımızı açık şekilde ifade etti. Tabi 16 yıllık iktidarımızda çevreyle ilgili hem toplumda farkındalık oluşturmak, aynı zamanda da gelişen şehirleşme, sanayileşme ve teknoloji karşısında çevrenin korunmasına yönelik de önemli kararlar aldık, önemli uygulamaları hayata geçirdik.
Baştan beri herkes merak ediyor, acaba bu çevre konusunda, iklim değişikliği konusunda ülkeler biraraya geliyor, toplanıyorlar, konuşuyorlar, bağırıyorlar, çağırıyorlar, bir anlaşma olmadan dağılıyorlar. Niye bu gerçekleşmiyor diye merak ediyorsunuz. Aslında cevabı Mehmet Bey verdi, çevreyi kirletenlerle faturayı ödenmesi istenenler aynı ülkeler değil. Sanayileşmiş ülkeler daha çok kirletiyor, ama bedel ödemeye geldiği zaman az kirletenlerden daha büyük bedel isteniyor, sorun bu, anlaşmazlığın kaynağı bu.
Bu dünya Cenabı Hakk’ın bize bahşettiği, bize hayat veren en büyük varlığımız, dolayısıyla korumak yine bizim en büyük sorumluluğumuz.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından belediyelerimiz adına gerçekleştirilen birçok çevre yatırımının toplu açılışını yapıyoruz, ayrıca bir de belediyelerimize araç dağıtımı da yapacağız. Yatırımın tutarı 2,5 milyar lira civarında.
Bu yatırımda ne var? Atık su tesisleri var, güneş enerji santralleri var, daha birçok eser var.
Değerli misafirler, değerli katılımcılar; 16 yıldır devam ettirdiğimiz bir geleneğimiz var, tek tek açılışlar yerine toplu açılış yapıyoruz. Bu bir mecburiyetten kaynaklanıyor. AK Parti iktidarının o kadar eseri var ki, tek tek açılış yapsak herhalde 30-40 yıl içinde tamamlayamayız, onun için zamanı etkin kullanmak adına birleştirerek toplu açılışları tercih ediyoruz.
Değerli kardeşlerim, çevre, şehircilik, kalkınma, teknoloji, turizm, tarım gibi, su kaynakları gibi konular hayatımızın her safhasını etkiliyor. Çevre sorunları da buna bağlı olarak oluşturulan politikalar, ülkelerin kalkınma, enerji politikalarına da yön veriyor. Dünya genelinde yaşanan bu değişimden tabi ki Türkiye’nin de etkilenmemesi söz konusu değil. Bu sebeple, çevre yönetimi konusunda gerekli yasal düzenlemeleri birer birer hayat geçiriyoruz. Enerjiden tarıma, sanayiden şehirleşmeye kadar birçok alanda ülkemizin gelecek hedeflerine uyumlu çalışmaları yapıyoruz.
Yatırımları teşvik eden, istihdamı artıran, kayıt dışılığı azaltan bir vizyonla hareket ediyoruz. Enerji verimliliğini yaygınlaştırmak, yenilenebilir enerji kullanmayı artırmak ana hedeflerimizden bir tanesi. Bugün yenilenebilir enerji kaynakları bakımından son 15 yılda yaptığımız yatırımlarla yüzde 34 seviyelerine ulaşmış bulunuyoruz. Enerjide dışa bağlı bir ülke olarak bunun kalkınmamız ve cari açığımızın azaltılması bakımından ne kadar önemli olduğu aşikardır. Artık Türkiye eski değil, Türkiye artık günlük plan yapmıyor, 20 yıl sonrası planlamalarını şimdiden yapan bir ülke haline geldi, bütün kurum ve kuruluşlarıyla birlikte ortak vizyon belirleyebilen bir ülke haline geldi.
Çevre, bütün insanlığın ortak yaşam alanıdır. Çevreye yaptığımız her yatırım aslında insana ve geleceğimize yapılan yatırım anlamına da geliyor. Daha temiz, daha sağlıklı bir çevrede yaşamak bütün vatandaşlarımızın, insanlarımızı hakkı. İşte bu tiyatro gösteriminde de şahit olduk, büyüklerin neler yaptığını, çocuklara nasıl bir miras bıraktığını ve onları nasıl büyük bir tehdidin beklediğini çok güzel şekilde anlattılar. Bu yüzden bize düşen, bütün atıkları kontrol altına almak, onları geri dönüşümle tekrar kazanmak.
İsraf; israf inancımızda haramdır. Ne diyor dinimiz? Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Kayserililer buna bir değişiklik daha getirmişler, yiyiniz, içiniz, mesaref etmeyiniz; ikisi de doğru. Türkiye olarak bu konuda artık daha bilinçli adımlar atıyoruz elhamdülillah. Bu amaca yönelik sıfır atık projesinden de bahsetti Sayın Bakanımız, biz de Başbakanlık olarak bu projeye destek veriyoruz, Başbakanlıkta da bununla ilgili çalışmaları başlatmış durumdayız.
Son Başbakan olarak sıfır atıkla emaneti teslim etmek için canla, başla çalışıyoruz.
2018 yılında Ankara’dan başlamak üzere bu uygulama etap etap ülkenin her köşesine yayılacak. Milletimizden aldığımız destekle bu yöndeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz, çünkü yaşadığımız şehirler, köyler, kasabalar Rabbimizden bize emanettir. Esasında bu atıklar sadece geri dönüşüm yapılmış olmuyor, aynı zamanda istihdama katkı sağlıyor, katma değer oluşturuyor, ülkenin kalkınmasına da fayda sağlıyor.
Hor ve hoyratça kaynaklarımızı yok etme hakkına sahip değiliz. Nüfusun arttığı, insanların şehirlerde topladığı ve ilk defa ortaya çıkan birçok sorunun yaşandığı çağdayız. Uzun yıllar yanlış planlama sonucu, ihmal sonucu, bilgisizlik sonucu ekolojik dengesini yitirmiş şehirlerimizi tekrar yaşanabilir hale döndürmek için keskin kararlar almak mecburiyetindeyiz. Böyle gelmiş, böyle gider diyemeyiz, eli kolu, bağlı duramayız. Şehirlerimizi estetik makyajlarla sürdürülebilir çevre dostu yaşam yerlerine dönüştürmemiz mümkün değildir. 7’den 70’e milletçe bir zihinsel dönüşüme ihtiyacı var.
Değerli vatandaşlarım; biliyorsunuz ülke olarak çok önemli bir seçime gidiyoruz, milletimiz 24 Haziran’da ülkemizin gelecek 5 yılın şekillendirecek bir kararı verecek, hem Meclis yenilecek, yasama yenilenecek, hem de 16 Nisan referandumunda kabul edilen anayasa değişikliği gereği yönetim sistemimizi değişikliğe gideceğiz, yeni sisteme göre cumhurbaşkanı seçeceğiz.
Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin geleceği açısından bu seçimlerin önemi daha da artmıştır. Bölgemizde ortaya konulmaya çalışılan birtakım şer planları bozmak için güçlü Meclis, güçlü liderliğe bugün öncesinden daha fazla ihtiyaç var. İnşallah bu seçimde milletimizin desteğiyle tekrar güçlü liderlikle seçimimizi gerçekleştireceğiz, yeni sisteminin ilk cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı tekrar seçeceğiz. Aynı şekilde istikrar sürsün, Türkiye büyüsün hedefimiz doğrultusunda güçlü Meclisle de yolumuza devam edeceğiz.
24 Haziran’dan sonra Meclisin rolü daha da artıyor, çünkü artık yasaları Meclis yapacak. İcra, Cumhurbaşkanlığı bütçe dışında kanun teklifi dahi veremeyecek. O yüzden Meclisin güçlü olması, icranın daha etkin çalışmasına da katkı sağlamış olacak. Yürütme daha demokratik bir siyasetle Türkiye’nin gelecek hedeflerini daha kolay sağlamış olacak.
Yeni dönemde çevre sorunları ve iklim değişikliğine karşı tedbirleri sürdürmeyi, gelecek kuşaklara bir sorumluluk olduğunu biliyoruz ve buna göre hareket ediyoruz. Seçim beyannamemize göz atılırsa, çevre, şehircilik ve yerel yönetimler bahsinde özel bir bölüm ayırdık. Çevre hassasiyetimize uygun kalkınma planlarıyla ülkemizin her bölgesini kuşatacak bir çalışmayı hayata geçireceğiz.
Atık su arıtma ve entegre katı atık yönetim hizmetlerinin yeni dönemde şehirlerde yaşayan tüm vatandaşlarımız öncelikli olmak üzere 81 milyon nüfusun yaşadığı bütün yerlere yaygınlaştıracağız. Az önce Sayın Bakanımız ifade etti, 50 milyon vatandaşımız ve 65 milyon vatandaşımız katı atık ve arıtma hizmetlerinden yararlanıyor, bunu nüfusun tamamına taşımak için gerekli çalışmaları yapıyoruz.
Su havzalarının tamamı koruma altına alınacak, bütüncül bir yönetim modeline geçilecek.
Taşkın koruma tesisleri sayısı 2 kattan daha fazla arttırılacak, toplam sayı 10 bine ulaşmış olacak.
Büyük projeler Melen ve Yeşil Çay projeleriyle İstanbul, Gerede projesiyle Ankara’nın, Düzbağ projesiyle Gaziantep’in 50 yıllık ilave su ihtiyacını karşılamış olacağız.
Ergene havzası eylem planında kararlılıkla çalışmalarımız devam edecek.
Yeni dönemde Orman alanlarımızın büyüklüğünü artırmaya devam edeceğiz ve toplam orman varlığımızı 233 milyon dekara çıkartacağız.
Şehircilik konusunda geçtiğimiz dönemde birçok atılımı gerçekleştirdik. Tarihimizden aldığımız ilhamla şehirlerimizi daima insanın aynası olarak gördük. Şehir ve şehir yönetimini birbirinin tamamlayıcı unsurları olarak görüyoruz. Bunun için insanı merkeze alan, kültürün, sanatın, yeşilin vazgeçilmez olduğu şehirler vizyonumuzda yeni dönemde önceliğimizi artıracağız.
Bildiğiniz gibi, birçok ilde yeni stadyumlar yaptık, yapıyoruz, mevcut şehir içindeki stadyumları da aldığımız bir kararla millet bahçesine dönüştürüyoruz, adeta şehirlerin akciğeri haline getiriyoruz. İstanbul başta olmak üzere, marka değeri yüksek şehirlerimizi küresel düzeyde cazibe merkezi haline dönüştüreceğiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini tamamlayıcı, kapsamlı bir yönetim reformuyla taçlandırmış olacağız.
Yeni yasama döneminde yerel yönetimlere yönelik bu değişikliği öncelikli olarak Meclisin onayına sunacağız. Belediye meclisinin denetim yetkisini artırıp katılımcılığı ve hesap verilebilirliği daha da güçlendireceğiz. Büyükşehir Belediyelerinde akıllı kent, akıllı trafik uygulamalarını da daha da yaygınlaştıracağız. Yerel yönetimlerin altyapı projelerine daha fazla kaynak aktaracağız. Geçmişte özellikle büyükşehirlerimiz gecekondulaşma, sağlıksız yapılaşma nedeniyle büyük sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Son günlerde çıkardığımız tarihin en büyük imar barış yasasıyla beraber vatandaşlarımızın yıllardan beri devam eden köklü ve kangren hale gelmiş bir sorununu da inşallah gündemden çıkarıyoruz. 13 milyona yakın hanenin iş yeri, konut gibi büyük bir kitleyi ilgilendiren imarla ilgili bu sorun son yaptığımız düzenlemeyle inşallah tamamen ortadan kalkmış olacak, bu bir milat olacak, bir çizgi çekilecek ve ondan sonra da artık bu gibi teşebbüslere, müsamaha gösterilmeyecek, izin verilmeyecek. Eğer bu konuda duyarsız davranan yerel yöneticiler olursa, görevini layıkıyla yapmayanlar olursa bunlar da çok ağır bedeller ödeyecek, yasa da buna da imkan veren düzenlemeler yaptık.
Az önce bakanımızla konuştum 8 Haziran itibariyle imar barışıyla ilgili müracaatlar resmen başlıyor. Yönetmelik düzenlemesi de hazırlandı bugün, yarın yayınlanmış olur ve cuma gününden itibaren bismillah deyip vatandaşlarımız gerek e-devlet kapısından, yani internet üzerinden müracaatlarını yapabilecek. Yoksa öyle tercih etmeyenler varsa onlar da bulundukları şehrin, ilçenin çevre şehircilik müdürlüklerine, birimlerine müracaat etmek suretiyle bu işlemi yaptırabilecekler. Ne zamana kadar devam edecek? 31 Ekim 2018’e kadar devam etmiş olacak. Ama benim vatandaşlarımdan özellikle talebim, bir an önce müracaatı yapmaları. Çünkü müracaat geciktiği zaman değerlendirmede geç olacak, sorun var olmaya devam edecek.
O bakımdan mümkün olan en kısa zamanda müracaatlar yapılırsa bu şekilde de hemen bakanlık çalışmaları devam edecek, yapı kayıt belgesini verecek ve ondan sonra da var olan mahrumiyetler ortadan kalkacak. Mahrumiyetlerin ne olduğu bütün yasada detaylarıyla yazılıyor. Elektrik bağlanamayan binalar var, doğalgaz bağlanamayan binalar var, efendim su kanalizasyon hizmetlerinden layıkıyla yararlanmayanlar var, kat mülkiyeti olmayanlar var. Efendim tapuyla ilgili sorunları olanlar var, kamu arazisine ev yapıp onlarla ilgili sorunlar var, imar aykırılıkları var. Velhasıl aklına ne gelirse her türlü anlaşmazlığı çözüme kavuşturan reform niteliğinde tarihi bir düzenleme. Bunda bir tek şu yok: Bir vatandaşın arazisine gidip haksız bir şekilde bir bina yapmışsanız ona çare yok. Onun sahibi rıza göstermedikten sonra burada devlet olarak bizim yapacak bir şeyimiz yok.
Birde bir, iki istisna var. Tarihi yarımadanın efendim Çanakkale şehitliğinin korunması gibi bu alanların dışında bütün bu imar aykırılıkları imarla ilgili sorunlar inşallah bu yasayla halledilmiş olacak, vatandaşlar tekrar el sıkışılarak kardeşçe yolumuza devam edeceğiz. Yeni dönemde buyurun alkış mı yapacaksın?
Ramazan rehaveti var farkındayım. Evet, ama yine de fena olmuyor alkışlayın. Yeni dönemde şehirlerimizi kentsel dönüşüm de projeleriyle çok güzelleştirmiş olacağız. Yani bu yasanın biraz kentsel dönüşümle de ilişkisi var kentsel dönüşümde önünü açıyor, hızlandırıyor. O yapı kayıt belgelerinde de öncelik sağlıyor eğer yanlış hatırlamıyorsam. Öyle mi Bakanım? Dolayısıyla, bütün bu zorlukları sadece ve sadece milletimize güvenerek, milletimizden aldığımız güçle aşıyoruz. Aşacağız. Yeni sistem demokrasimizi daha da güçlendirecek. 16 yıl kazanımımızı kalıcı hale getirecek. Güçlü iktidar, güven ve istikrar sürekli hale gelecektir.
Bu duygularla konuşmama son verirken, Çevre ve Şehircilik Bakanımıza, ekibine bu güzel hizmetlerin milletimize kazandırılması dolayısıyla, teşekkür ediyorum. Ayrıca bu projelerin İPA Avrupa Birliği altyapıdan sorumlu komisere katkılarından dolayı da teşekkür ediyorum. Az önce bana bir müjde verdi benim başladığım bir projeydi.
İstanbul Halkalı, Kapıkule hızlı treni yapımını biz Avrupa Birliği’yle müşterek yapmaya karar verdik. Yüzde 25’i biz karşılayacağız, yüzde 75’ni Avrupa Birliği fonlarından karşılanacaktı. Uzun süre bu görüşmeler devam etti. Çok değerli katkılarıyla sona geldik iki hafta içinde ilana çıkıyoruz hayırlı, uğurlu olsun. İstanbul-Edirne hızlı trenine de kazmayı inşallah 1-2 ay içerisinde vurmuş olacağız. Böylece Avrupa’yla hızlı tren ağlarımızı hem Anadolu’da hem de balkanlarda devam ettirmiş olacağız. Açılan bu eserlerin hayırlara vesile olmasını diliyor, memleketin dört bir yanından bu güzel etkinlik için buraya gelen bütün belediye başkanlarımıza, il genel meclisi yetkililerimize ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı da şimdiden tebrik ediyorum. Ramazan bayramından sonra 24 Haziran’daki ikinci bayramınızı da şimdiden tebrik ediyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum sağ olun, var olun.
----- / -----