Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Engelli Vatandaslarin Kamuya Yerlestirilmesi töreninde yaptigi konusmanin metni

 

… bugün engelsizim ben çok akıllıyım diyen yarın engelli duruma düşebilir. Onun için bize düşen şu yavrulardan ders almaktır. Onlar bize diyor diyor ki, yolları, binaları, asansörleri bize göre yapın diyor, bizim de olduğumuz bir şehirleşme yapın diyor, bize öğüt veriyor. Ve onlar Ay Yıldızlı Bayrağın ne anlama geldiğini bizden, büyüklerden daha iyi anlatıyorlar. Artık ülkemizde hiçbir engelli gencimiz, kardeşimiz hayal kurmaktan korkmuyor. Hayalini, kurduğu hayali nasıl gerçeğe dönüştürür onun planlarını yapıyor. Ben Bakanlık yaptığım dönemde o zaman bu Turkcell, efendim Avea, Telekom, Vodafone bunları topladım dedim ki, arkadaşlar size görev veriyoruz. Ne görevi? Siz engellilere iş vereceksiniz, yani sizin işiniz akıl işi, yani fiziksel engeli olan da yapabilir, başka engeli olan da yapabilir. Nasıl olacak? Evlerinde oturdukları yerde iş yapacaklar. Hem para kazanacaklar hem de sizin bu istihdama bir faydanız olacak. Ulaşımda, iletişimde, hayatın her yerinde ben de varım diye bir proje başlattık o zaman. Daha bu engellilerle ilgili farkındalık bu kadar değildi ve çok müthiş ilgi gösterdiler çağrı merkezi kurdular evde çağrı merkezi. Oturduğu yerden vatandaşla sohbet ediyor, çağrılarını alıyor, işlerini görüyor bu şekilde ilk teşebbüsümüzde 500 kişiye istihdam sağladık. Sonra onların evlerinin birkaçına ziyarete gittim, annelerini, babalarını tanışma fırsatımız oldu. Nedir dedim nasıl bir değişim oldu? Dedi ki, tamamen değişti. Hayata küsmüş, morali bozuk evladımız şimdi evlenme planı yapıyor, gelecek planı yapıyor, kariyer planı yapıyor, yani bambaşka bir şey oldu. Onun için o çok küçük bir örnekti, ama bugün elhamdülillah milletimizin imkanları daha fazla, devletimizin imkanları daha fazla. Binlerce kardeşimize iş, aş sağlayabiliyoruz. Artık Türkiye’de engelliler engelsizdir, hepsi yarınına umutla bakıyor.

Evet, kardeşlerim sizlerin azmi ve gayretiyle, milletin büyük destek ve imkanıyla daha büyütmek, bu imkanları daha arttırmak için çabalıyoruz, gayret gösteriyoruz. Engel tanımayan, mutlu bir ülke için gece-gündüz demeden daha çok çalışacağız. En büyük servetimiz, vatandaşımızın mutluluğudur, sizin gülen yüzünüzdür. Yeter ki yüzünüz gülsün, daha nice yıllar biz sizler için çalışalım, çabalayalım ve üretmeye devam edelim.

Evet, bakanlarımız anlattı.

MESUT YURT- Sayın Başbakanım, sizlere bir şey söylemek istiyorum. Ben engelli kardeşlerimizin kullanmış olduğu araç gereçlere baktığımızda hep yabancı menşeili. Biz yerli ve milli araç gereçleri engellilerimiz için kullanmak istiyoruz. Bilindiği üzere ülkemizde bir millilik başlatılmıştı bu millilik engellilerin ihtiyaçlarını karşılayan, işlerini kolaylaştıran … işlerini kolaylaştıran araç gereçlerde de istiyoruz. Bununla ilgili bir ar-ge çalışmasını arz ediyorum efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bundan güzel bir teklif olmaz tebrik ediyorum. Bu teklifinizi en iyi şekilde değerlendireceğiz.

İsminiz ne?

MESUT YURT- Mesut Yurt, Afyon’da öğretmenim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Mesut Bey, hoş geldiniz. Siz öğrencilerinize de bu yerli ve milli olmanın önemini anlatın, çünkü bu çocukluktan başlar. Millilik, yerlilik genç zihinlerde yerleşmesi lazım. Eskiden yerli malı haftaları filan düzenlerdik bizim öğrenciliğimizde ve orada bu hassasiyet gelişti, daha sonra tabi ki ülkemizde gönül arzu ediyor ki her şeyi yerli ve milli yapalım. O çok mümkün değil, ama en azından belirli kalemlerde pekala otomobil yerli yapılıyor, ama şimdi daha fazlasını yapıyoruz yerli otomobil. Yani bir başka marka altında otomobil yapma var onu yapıyoruz ve çok da büyük ihracat yapıyoruz. Şu anda ihracatımızın en büyüğü otomotiv ihracatı, otomobil, araç ihracatı. Ama bu yapacağımız ne? Milli yerli otomobilde marka da bizim olacak, proje de bizim olacak, akıl da bizim olacak, araç da bizim olacak, her yönüyle milli olacak.

Evet, son 16 yılda birkaç işler yapıldı, neydi bu işler? Bir kere engelli vatandaşlarımıza hizmette ki yönetim zafiyeti ortadan kalktı. Yani engellileri yük gören, engellilerden karşılaşmaktan imtina eden, onları ihmal eden, yok sayan bir yönetim anlayışından engellileri baş üstünde tutan bir yönetim anlayışı bu zihniyet değişimidir. Yeter mi? Yetmez. Sonra engelli haklarını dünya standartlarına getirdik. Kanun engellileri ilgilendiren müstakil bir kanunumuz yok. Kiminde çürük diyor, kiminde sakat diyor, kiminde engelli diyor, kiminde başka tabirler var, rencide edici tabirler var. Bunların hepsini yasakladık engelli tek tanım getirdik. Yine söylendi engellilere ilave bir iş yapmayı, başka vatandaşlardan ayrıcalık, imtiyaz getirmeyi anayasada güvence altına aldık. Yani anayasada herkes eşit, herkes eşit haklara sahiptir diyor ya, ama engelliler için bir şeyi eşit değil de daha fazla yaparsan o eşitliğe aykırı olmasın diye bunun adı pozitif ayrımcılık bunu getirdik.

Otizm, spektrum bozukluğu ulusal eylem planı yaptık bunu Bakanlığımız hayata geçirdi. Yasal hakların dışında sosyal haklarda da birtakım düzenlemelere gittik. Ağır engeli bulunan kişilere bakım, destek hizmetlerini hala çok etkili bir şekilde devam ediyoruz. Ev de bakım desteği getirdik, eskiden yoktu evdeki engellilere ev de bakım desteği yoktu. Bugün 500 binden fazla tam rakam 502 bin 800 civarında 502 bin 508 evde bakım alan vatandaşımız var. Bunun yanında 97 yatılı bakım merkezi var, burada 6800’den fazla engelli kardeşimiz hizmet alıyor.

2002 yılında burayı iyi dinleyin, 2600’den fazla engelli vatandaşımız kurum bakımı için sıra bekliyordu. Bugün sıra bekleyen bir vatandaş yok. 2002’de 30 engelliye bir bakımcı bakım yapan eleman düşerken, şimdi 6 engelliye bir bakım elemanı düşüyor, yani 5 kat daha iyileştirme yapmışız.

Aile yanında bakımı imkansız olan engellilerimiz için toplum içinde hayatlarını sürdürmeleri bakımından Umut Evleri Projesini başlattık. Engelli vatandaşlarımızın daha fazla istihdamının önündeki engelleri kaldırdık. Engelli memur atamalarının atama kontenjan sınırlaması dışında tutulmasını sağladık. Engelliler için ayrı sınav sistemini getirdik burada olduğu gibi. Yani önceden engelli, engelsiz milyonlar aynı sınava giriyor, onların şartları farklı, onların avantajları var. Burada yarış zaten baştan adaletsiz başlıyor. Onun için dedik burada yine burada yine bir pozitif ayrımcılık yapalım EKPSS’yi getirelim. Sonra arkadaşlar dedi ki, efendim bu iki yıl geçerli bu sınav sonucu, iki yıl sonra hop başa dönüyor tekrar sınava giriyor, bir sürü zahmet, bir sürü masraf. Ne yapalım? Dört yıla çıkaralım. İsteyen puanını arttırmak isteyen iki yıl sonra yine girsin, ama girmezse dört yıl geçerli olsun bunu da getirdik. Niye? Hayatınızı kolaylaştırmak için.

Engelli memurların yer değiştirmelerinde ciddi kolaylık sağladık, çalışma şartları iyileştirildi. Mesela nedir o? Gece vardiya tutacak, şimdi engelliler vardiya işinden muaf öyle mi? Bu da bir kolaylık. İtiraz mı var?

BİR KİŞİ- … kalorifer patlıyor parmakları kopuyor engelli yardımcı hizmetler sınıfındaki arkadaşlarımızda büyük sorunlar var.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani onlarla ilgili o branşlarda çalışmasınlar mı diyorsun?

BİR KİŞİ- … büro hizmetlerinde çalışma…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tamam sen Çalışma Bakanına toplantı sonunda gel tam mesele nedir onu anlat tamam. Konuşmayı tamamlayalım, sonra sohbet edelim tamam.

Bütün bu uygulamalarla beraber engelli memur istihdamında da önemli artışlar oldu. 2002’de engelli kontenjanından memur çalışan sayısı 5777, bugün 52 bin civarında, yani 10 kat artmış 10 kat. Bugünkü 2500 kişiyi de saymıyorum, onu bir ilave edersek 55 bine yaklaşıyor. Hayırlı, uğurlu olsun.

Yine yılsonunda 2500 daha yerleştirme yapacağız, 500’de öğretmen 3000. Ne olacak? 58 bine doğru gelmiş olacağız.

Özel sektörde çalışan engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştırmayı da ihmal etmedik, orada da bazı düzenlemeler getirdik. Ne yaptık? 2014’te bir değişikliğe gittik, özel sektörde istihdamı arttırmak için teşvikler getirdik. Diyelim ki, engelli alma mecburiyeti yok, ama engelli çalıştırırsa ve kota fazlası engelli alırsa bu işverenler için kolaylıklar getirdik. Nedir bu kolaylıklar? Sigorta primi destek miktarını yüzde 50’ydi, yüzde 100’e çıkardık. Ne demek? Primini biz ödüyoruz demek öyle değil mi? Yani sen engelsiz yerine engelli aldığın zaman kafadan sigorta primi ödemeyeceksin. Onun için niye almıyorsun kardeşim? Hem kar ediyorsun hem de engelliye iş veriyorsun. Buradan işverenlerimize sesleniyorum, bu imkanı belki de bilmiyorlar. Her engelli için sigorta primini Bakanlık karşılıyor. Dolayısıyla, sizin yükünüz azalıyor, daha çok sosyal sorumluluk almış oluyorsunuz.

Korumalı iş yerleri hakkında yönetmelik yaptık bunu uygulamaya koyduk. Engelli vatandaşlarımızın eğitime katılmalarının önündeki engelleri kaldırdık. Özel eğitimden faydalanmak için gereken yüzde 40 engel oranını yüzde 20’ye düşürerek ayrıca yaş sınırını da kaldırdık. Demek ki daha az engel olunca bu haklardan istifade edeceğiz.

Şimdi adamın kolu, bacağı yok her sene rapor, ya geri mi gelecek bu kol, bacak, bu ne biçim iş yani, ne kepaze? Bunu kaldırdık. Bunlar da artık bir sefer rapor yetiyor. Sonra rapor o doktora git, bu doktora git, kapı kapı dolaş, merdivenler uygun değil. Şimdi hepsi bir araya geliyorlar engellimizi karşılıyorlar, raporunu da yazıp imzalayıp veriyorlar bunlar yenilikler. Sonra birde bunları böyle işte belirli zamanlarda toplanırlar, verirler, vermezler, keyifleri ne zaman gelirse böyle bir şey yok. Belirli hastanelerde sürekli diyelim 300 yataklı, ama diğerlerinde de zamanları belli, ne zaman verilecek bunları maksat kolaylaştırmak. Ne diyor? Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Bizim dinimiz inancımız da kolaylığı, insanlara yardımı emrediyor. İnsanların en faydalısı, en yararlısı insanlara hizmet edendir, faydası olandır, biz de bunu yapıyoruz.

Resmi, özel eğitim kurumlarına devam eden engelli kardeşlerimizi evden okula ücretsiz gidip, gelmelerini sağladık. Engelli öğrencilerin engel durumlarına göre gerekli malzeme neyse bu malzeme veriliyor. Mesela, gittiğimiz o görme engelli okulda Braille alfabesiyle, işaret alfabesiyle yazılan daktilo var, bilgisayar var. Çocuklar öyle bembeyaz bir kağıt biz böyle aval aval bakıyoruz kağıt hiçbir şey yok. Parmaklarını dolandırıyor orada ne yazıyor hepsini şakır şakır okuyorlar çok etkilendim. Cehaletin engellilikle bir alakası yok. Engelsizim diyen bir yerde cahil oluyor, engelliyim diyen daha bilgili oluyor. Onun daha fazla avantajı oluyor bunu da gördük.

Engelli öğrenciler için yükseköğretimde de engelleri kaldırıyoruz. YÖK karar aldı, nedir bu karar? Özel yetenek sınavıyla öğrenci alan programların yüzde 10 kontenjanını engellilere ayırıyor. Kafadan özel yetenek, spor okulu, sanat okulu, bilmem buna benzer özel yetenek gerektiren yerlere yüzde 10 kontenjan var kafadan bu avantaj. 30 öğrenci alan bir bölüme üç öğrenci bir kere garanti giriyor kontenjan sağlanmış oluyor. Böylece yükseköğretimde de engelli gençlerimize yönelik bir pozitif ayrımcılık gerçekleştirmiş olacağız. Daha anlatmakla bilmez, ama zaman da çok uzadı. Şu kadarını söyleyeyim: Dün ülkemizin geleceği için çok güzel bir projeye imza attık bir nükleer elektrik santralinin temelini Cumhurbaşkanımız, Rusya Devlet Başkanının katılımıyla attık 20 milyar dolarlık bir proje, bu Türkiye’nin gücünü gösteriyor. 20 milyar dolar yüzden fazla ülkenin milli gelirinden büyük. Türkiye’nin 1950’deki milli gelirinin iki katı bir proje Türkiye nereden nereye geldi. Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Halen dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi konumundayız, kendi rekorlarımızı kırıyoruz. Dünyayla ilişkilerimizde engelleri tek tek ortadan kaldırıyoruz, komşularımızla ilişkilerde engelleri kaldırıyoruz,  dostluklarımızı arttırıyoruz, düşmanlıklarımızı azaltıyoruz. Amacımız bölgede huzur, güven, barış hakim olsun, artık gözyaşı olmasın, göçler olmasın. Evlatlar anasız babasız kalmasın, kadınlarımız eşlerini kaybetmesin, savaşlar sona ersin. Bunun için Türkiye gayret ediyor, Afrin bunun için yapılıyor, Fırat Kalkanı ve diğer operasyonlar bunun için yapılıyor.

Şimdi bakın Cerablus’a, El-Bab’a, Rai’ye buralara 160 bin kişi gitti yerleşti orada bir o kadar da çocuk okula gidiyor ne güzel bir şey. Vatanlarına döndüler, normal hayata döndüler kimin sayesinde? Kahraman Mehmetçik sayesinde, Türkiye sayesinde. Hem içeride evimizi açtık, kucağımızı açtık, 3 milyondan fazla kardeşimize hem de dışarıda huzur içinde, barış içinde yaşayacakları kendi vatanlarında da teröristlerin icabına bakıyoruz. Hem DEAŞ, hem PKK, hem PYD bilumum terör örgütlerini hem yurt içinde hem yurt dışında temizliyoruz. Ülkemize gelen mültecilerin huzur içinde, rahat içinde Araplar, Kürtlerin, Türkmenlerin bütün kardeşlerimizin tekrar yerlerine, yurtlarına dönmesini sağlıyoruz. Bütün bu hizmetlerin, bu başaralı çalışmaların arkasında 81 milyon milletimizin duası ve desteği var, bu olmazsa hiçbir şey yapamayız.

Bir de, ülkesinin hedeflerini canından daha kıymetli bilen, gecesini gündüzüne katan, millet için canını feda etmeye hazır, milletin adıma Cumhurbaşkanımız var, kararlı, çalışan bir Hükümetimiz var, bakanlarımız var, hep birlikte, belediye başkanlarımız, herkes elinden gelen çalışmayı yapıyor, yeter ki muhannete muhtaç olmayalım, kendi işimizi kendimiz yapalım, memleketimizi, evlatlarımızı geleceğe daha iyi hazırlayalım, bölgede ve dünyada saygın bir ülke olmanın gereğini yerine getirelim, amacımız bu.

Dün Cerablus’tu, bugün Afrin, yarın başka yer, tehdit nereden gelirse gelsin biz oradayız. Terörün Fırat’ın doğusu, batısı diye bir şey olmaz, doğusunda da biz oradayız, terör batıda da varsa biz oradayız. Ne zamana kadar? Bu terör örgütünü tamamen yok edinceye kadar. Bunun için kahraman Mehmetçiğimiz, polisimiz, jandarmamız, güvenlik korucumuz, hatta daha önemlisi Özgür Suriye Ordusu mensupları, bunlar Afrin’de çok büyük iş yaptılar, vatanları için, ülkeleri için en önde yürüdüler, şahadet uğruna en önde yürüdüler, şahadete koştular, şehit oldular. Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Değerli kardeşlerim; işte başlayacak olan bütün kardeşlerimi tebrik ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yarınımız bugünümüzden daha güzel olacak, geleceğimiz daha aydınlık olacak, hep birlikte nice nice güzel günlerde, güzel törenlerde bir almak dileğiyle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, Allah’a emanet olun, sağ olun.

 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.