Basbakan Yildirim’in Esenboga Havalimani‘ndaki basin toplantisinin tam metni
… 16-17 tarihleri Perşembe, Cuma Almanya’ya geçeceğiz. Almanya’da Şansölye Sayın Merkel’le bir çalışma ziyareti gerçekleştireceğiz. Daha sonra da Münih’te 54 yıldır yapılmakta olan Milli Güvenlik Konferansına katılacağız.
Ziyaretimiz kapsamında Belarus’ta Başbakan, Cumhurbaşkanı, her iki meclis başkanlarıyla baş-başa ve heyetlerarası ziyaretler gerçekleştireceğiz, aynı zamanda da iş forumu toplantısı yapacağız.
Yine Belarus ziyareti kapsamında birçok değişik konularda anlaşmada imzalamış olacağız, ikili anlaşma.
Belarus, bağımsızlığını kazandıktan sonra ilk tanıyan ülke Türkiye’dir. Belarus’la ülkemiz arasındaki ilişkiler her yönüyle büyük bir ilerleme kaydetmektedir. Daha önce Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyaretiyle bu ilişkilerdeki büyüme ciddi anlamda ivme kazanmıştır.
Başbakan düzeyinde Belarus’ta gerçekleştireceğimiz Türkiye’den ilk ziyaret olması da ayrıca önemli. Ziyaret esnasında siyasi diyaloğu artırmak, ekonomik işbirliğinin ve karşılıklı yatırımın daha da geliştirilmesi için alınabilecek yeni tedbirler ve kararları gözden geçirmek olacaktır.
Belarus programının arkasından Almanya ziyaretinde 15 Şubat günü Sayın Şansölye Angela Merkel’le bir görüşme gerçekleştireceğiz. Türkiye-Almanya arasındaki ilişkiler köklüdür, güçlü temellere sahiptir ve iki ülke arasında var olan bütün alanları enine-boyuna görüşme fırsatımız olacak. Özellikle Almanya’da ağırlıklı olarak yaşayan 3,5 milyona varan Türk toplumu Almanya-Türkiye ilişkileri için çok önemli bir görev ifa etmektedir. Adeta iki ülke arasında bir köprü oluşturmaktadır.
Diğer yandan Almanya, Avrupa Birliği’nin en büyük üyesidir ve bu bakımdan da Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin bundan sonraki döneminde de şüphesiz Almanya’nın rolü devam edecektir.
Türkiye, Almanya ile ikili anlamda da en büyük ticareti gerçekleştiren ülkedir. Geçen yıl itibariyle ticaretimiz yaklaşık yüzde 3 civarında artarak 36,5 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.
Bununla birlikte Almanya’yla gerek diğer bazı Avrupa ülkeleriyle aramızda geçtiğimiz yıl yaşanan bazı olumsuzluklar da malumdur. Özellikle gerek Almanya’da seçimlerin olması, gerek Türkiye’de referandum yapılması, bu kampanyalar esnasında gerilimler tırmanmış, ancak bu sürecin geride kaldığını düşünüyor ve Almanya’yla ilişkilerimizi, köklü temellere dayanan dostluk temelinde, dostluk çerçevesinde ilerletmeyi öngörüyoruz, umut ediyoruz. Özellikle son zamanlarda Almanya’nın bölücü terör örgütüne karşı daha kararlı tutumu, bu bakımdan ümit vericidir, müspet bir gelişmedir.
Diğer yandan Avrupa’da baş gösteren İslam düşmanlığı ve aşırı milliyetçilik akımlarına karşı da gerekli tedbirlerin alınması konusu da yine görüşeceğimiz hususlar arasında yer alıyor.
Ayrıca, bölgesel ilişkilerimiz dışında ikili ilişkilerimiz ve bölgesel ilişkilerimizi, örneğin Suriye’de devam eden Zeytin Dalı Operasyonu da dahil ve bölgede terörle mücadele de dahil birçok konuyu kapsamlı bir şekilde ele alacağız. Bu temaslarımızın sonunda da Münih’e geçip Münih Güvenlik Konferansına katılacağız. Bu konferansa 54 yıldır üst düzeyde devlet başkanları, hükümet başkanları iştirak ediyor. Küresel güvenliğin ele alındığı, bölgesel güvenlik tehditlerinin değerlendirildiği önemli bir platform. Bu çerçevede birçok ülkenin hükümet başkanlarıyla, devlet başkanlarıyla görüşme fırsatımız olacak. Bir de konferansta Suriye, Suriye’de yaşanan göç meselesi ve terörle mücadele meselesi, Türkiye’nin Suriye alanından kaynaklanan güvenlik sorunları konusunda da bir konuşma gerçekleştireceğiz. Ve böylece temaslarımızı tamamlayıp Cuma günü yurda dönmüş olacağız.
Bu ziyaret esnasında Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci, Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Sayın Ahmet Arslan, Genel Başkan Yardımcısı Sayın Çiğdem Karaaslan, Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Ali Erbaş ve Düzce Milletvekilimiz Fevai Arslan, Belarus Dostluk Grubu Başkanı olarak bizimle beraber olacak. Ayrıca, müsteşarlarımız var, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı başta olmak üzere birçok arkadaşımız ilgili anlaşma imzalayacak. Bakanlıklarla ilgili üst düzey yöneticilerimiz de bizlerle bu seyahate iştirak edecektir.
Teşekkür ediyorum.
Sorularınız varsa onları alalım, buyurun.
SORU- Sayın Başbakan, Afrin Harekâtı devam ediyor. Cumartesi günü maalesef en çok şehidi verdiğimiz gün oldu ve o gün bir Atak helikopteri de kırıma uğradı. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde bir inceleme heyeti oluşturulmuştu, bir sonuç var mı, helikopter düştü mü-düşürüldü mü? Bununla ilgili bir veri var mıdır elinizde?
Teşekkür ederim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Helikopterin düşürüldüğüne yönelik herhangi bir delil, belirti yok. Fakat bütün ihtimalleri göz ardı etmeden bir kaza kırım heyeti oluşturduk. Silahlı Kuvvetler bünyesinde bu çalışma hâlihazırda devam ediyor, henüz tamamlanmış değil.
Buyurun.
SORU- Sayın Başbakan, artarda yaşanan bazı gerilimlerin ardından dün Yunanistan Başbakanı Sayın Çipras’la bir görüşmeniz oldu, telefon görüşmeniz. O görüşmede nasıl detaylar yer aldı? Görüşmenin ardından yapılan bilgilendirmede efendim, özellikle Yunanistan’dan bazı tedbirlerin alınmasının istendiği vurgulandığı ifade edildi. Ve gerekli görüldüğü takdirde askeri yetkililerin de görüşebileceği şeklinde bazı ifadeler oldu. Ne gibi şeyler konuştunuz, Çipras’ın size yanıtı ne oldu efendim ve askeri yetkililerin görüşmesi konusunda bir takvim belirlendi mi?
Teşekkürler.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ege Denizi, Yunanistan’la aramızda bir dostluk denizi olmalıdır, baştan beri bunu söylüyoruz. Dolayısıyla Ege’de iki ülkenin paylaşacakları, ayrışacakları konulardan daha fazla. Her yönde Ege Denizinin gerek Türkiye’nin, gerek Yunanistan’ın refahı için daha verimli bir şekilde kullanılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Ege’de zaman zaman baş gösteren gerilimler, sorunlar yeni değil, bunlar konjonktürel gelişmelerdir. Ancak değerli mevkidaşıma ben şunu söyledim: Her türlü sorunu diyalogla konuşarak, görüşerek çözebiliriz. Gerginliklerden uzak kalınmasının iki ülke ilişkileri açısından daha hayırlı olacağını açık sözlülükle kendisine ifade ettik. Birtakım sahada karşılıklı ithamlar var, ihlallerin gerek havada, gerek denizde karasularında yapıldığına yönelik bir gerginlik veya çatışma riski tek taraflı olmaz, yani bir ihlal varsa karşı tarafta da ihlal olur. Dolayısıyla bu ihlallerin olmaması için sadece Türkiye’nin dikkatli olması gerekmiyor, aynı zamanda Yunanistan’daki, sahadaki aktörlerin de daha dikkatli olmaları ve hukuka uygun olarak hareket etmeleri, itilaf alanlarından uzak durmaları gerekir. Son günlerde Kardak kayalıklarıyla başlayan bu gerilimde bazı ihlaller olmuş ve buna karşılık verilmiştir. Bundan sonrası daha sakin, karşılıklı anlayış içerisinde ve sürekli iletişim hattının açık olmasıyla siyasi ve diplomatik alanda, çözülmesi yönünde bir mutabakata vardık. İki ülkenin genelkurmay başkanlarının görüşmesi, zaten önceden kararlaştırılan bir konuydu. Ancak son günlerde sahada yaşanan gerilimden dolayı Yunanistan Başbakanı bu görüşmenin NATO marjında Brüksel’de yapılmasının daha doğru olacağı yönünde bir teklifte bulundu ve biz de bunu kabul ettik. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda, zannediyorum Mayıs ayında bir NATO genelkurmay başkanları toplantısı olacak. Bu çerçevede iki ülke genelkurmay başkanları da biraraya gelip sahadaki bu yaşanan sorunların daha da tırmanmaması için gerekli tedbirleri karşılıklı görüşmüş olacaktır. Görüşmek, konuşmak her zaman daha faydalıdır. Eğer konuşmazsanız, görüşmezseniz yanlış kanallardan yanlış bilgiler devreye girer ve bunun sonucu da her iki taraf için de arzu edilmeyen bir noktaya gelebilir.
Diğer yandan, Kıbrıs adası civarında petrol, hidrokarbon araştırmaları teşebbüsünün doğru bir iş olmadığını, adadaki çözümün nihayetlendirilmeden bu gibi girişimlerin ve özellikle ihtilaflı alanlarda sürdürülmesinin fevkalade olumsuz sonuçlara sebep olacağını da Sayın Çipras’a ifade ettim.
Teşekkür ediyorum.
Buyurun.
SORU- Sayın Başbakan, ittifak komisyonu bildiğimiz kadarıyla ilk adım çalışmasını tamamladı yerel seçimlere yönelik olarak. Bugün komisyon üyelerinin liderlere bir sunum yapacağını biliyoruz. Acaba içeriğinde neler olacak, yerel seçimlere yönelik olarak ne gibi düzenlemelerin yapılması öngörülüyor?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yapılan çalışmalar öncelikle yerel seçimler değil Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili ve milletvekili seçimiyle ilgili. Bu konuda her iki partinin görevlendirilen heyeti çalışmalarını tamamladı. Bunlara parti liderleri tarafından son şekli verilecek ve böylece mutabakat metni kamuoyuyla paylaşılmış olacak.
İki veçhesi var mutabakat metninin. Bir tanesi, tabii yasal değişiklikler var, bu da malum seçime 1 yıl kalmadan önce yapılması gereken değişiklik. Esasen Anayasada milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili hususlar bir değişiklikle karara bağlanmış değil mi Bekir Bey? Asıl yapılması gereken, yerel seçimlere yönelik hükümler olması lazım. Mesela yerel seçimlerde seçme-seçilme yaşının 18’e düşürülmesine yönelik bir düzenleme yapmak gerekiyor, aksi halde seçebilir, ama aday olamaz. Bunlara benzer bazı yerel seçimleri ilgilendiren düzenlemeler var. Doğrudan ittifakın konusu olmamakla beraber seçimden 1 yıl önce çıkarılması gereken hususlar var.
İttifakın diğer bir bölümü de partiler arasında yapılacak bir protokoldür. Yani yasal düzenleme dışında belki ittifak yapan partiler arasında da kendileri bir mutabakat metni kararlaştırmaları gerekebilir. Ve bu iki hususta önümüzdeki günlerde, haftalarda kesin karara bağlanmış olacak. Esas itibariyle mutabakat konusunda bir ihtilaf söz konusu değildir. Cumhurbaşkanlığı’nda zaten Milliyetçi Hareket Partisi’nin AK Parti adayına destek olacağını, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın adaylığına destek vereceklerine yönelik açıklamasını da kamuoyuyla paylaşmıştır. Bundan sonraki yapılacak çalışmalar hem yasalarla uyum, hem de bu çerçevede iki partinin nasıl yol yürüyeceğine yönelik belirlemeler olacak.
Teşekkür ederim.