Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Fidan Dikim Töreni’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Ülkemizin geleceği için birer taze umut, birer taze heyecan veriyor. Bildiğiniz gibi üzerinde yaşadığımız bu dünya ayağımızın altındaki toprak, nefes alıp verdiğimiz hava Rabbimden bize emanettir. Bu emanete gözümüz gibi bakmaya mecburuz. Ormanlarımız bizim ciğerlerimizdir. Her orman yangınında ciğerimiz yanıyor. Onun için bu bin bir güçlükle bu hale gelen ormanlara gözümüz gibi bakmamız lazım. Herhangi bir ihmale, herhangi bir yanlışlığa asla göz yummamamız lazım.

Bilim, teknoloji sürekli ilerliyor, sanayileşme, fabrikalar günden güne artıyor. Köylerdeki nüfuslar şehirlere gidiyor. Bunlar ve buna benzer birçok gelişme doğal kaynaklarımızda da bir tehdit oluşturuyor. Kalkınmaya evet, büyümeye evet, yeni fabrikalara, yollara evet, barajlara, köprülere, binalara elbette evet. Ancak sevgili hemşehrilerim; bunları yaparken Cenabı Hakk’ın bize bahşettiği bu tabiata, tabiatın hukukuna, ormanlarımıza da dikkat edeceğiz, oralara da gözümüz gibi bakacağız. Gelecek nesillerin hakkına halel getirmeyeceğiz.

Bugün dünyada hava kirliliği, iklim değişimi önemli bir sorun, dünyamızı tehdit ediyor. Bu tehlikeli gidişin artık tersine çevrilmesi lazım. Biz bu bilinçle, bu sorumlulukla hareket etmek mecburiyetindeyiz. Son 16 yıl içerisinde Bakanımız anlattı, orman varlığını geliştirmek için ne kadar büyük çalışmalar yaptığımızı söyledi. Çevreyle ilgili aynı şekilde çok önemli projeleri hayata geçirdik. Atık sular, kirli sular, kanalizasyonları, sıfır atık hedefiyle bertaraf ediyoruz, kirlenmenin önüne geçiyoruz. Küresel iklim değişikliğiyle ilgili 2030 yol haritamızı da belirledik. Şehircilik alanında çevre dostu yatırımlara dikkat ediyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarına daha çok önem veriyoruz. Artık hidrolik enerjisi, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisini günden güne daha fazla kullanıyoruz. Çünkü Türkiye doğalgaza bağımlı halde geleceğini inşa edemez. Daha yaşanabilir, daha temiz bir çevre için, güzel Türkiye’miz için ne yapsak azdır sevgili hemşehrilerim. Türkiye’nin daha yeşil, çevresiyle barışık olması hepimizin arzusudur. Büyüme, kalkınma hedeflerinde çevreye duyarlı ve çevreye karşı saygılı bir şekilde sürdürülebilir kalkınmayı öngörüyoruz.

Değerli kardeşlerim; bizim inancımızda, bizim kültürümüzde ağaç dikmek çok önemlidir. Eğer kıyametin koptuğunu görseniz bile elinizdeki fidanı dikmeyi ihmal etmeyin diyen bir dinimiz var, biz bu dinin mensuplarıyız. Hepimiz hayatı ve yaşadığımız dünyayı güzelleştirmeye mecburuz. Tabiat da, çevre de bakım istiyor, sevgi istiyor.

Sevgili hemşehrilerim; dünyada kuraklık, iklim değişimi sebebiyle orman varlığı azalırken –buraya dikkat edelim- Türkiye’de son 15 senede orman varlığı artmaya devam ediyor. Orman varlığımızı 15 milyon dekar artırarak 223 milyon dekara çıkarttık. Daha yeşil Türkiye için, daha yeşil bir İzmir için durmadan, yorulmadan çalışıyoruz, çalışacağız.

Sevgili hemşehrilerim, güzel İzmirliler; son 15 yılda 4 milyar 39 milyon yeni fidan diktik. 2002 yılında 175 tane korunan alan vardı, şimdi 557 tane korunan alan var. 30 milyon dekarlık alanı korumaya aldık. 2003 yılında 33 tane milli parkımız vardı, şimdi 43 tane milli parkımız vardı. 16 tabiat parkımız vardı, şimdi 225 tabiat farkımız var. Bizim farkımız tabiatı, mahlûkatı Rabbimizin bize emaneti olarak görüyoruz. Onun için gözümüz gibi bakıyoruz. Çevreye dair her hususta en güzel neticeleri almak için çalışıyoruz. Su alanları konusunda Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdık. 7500 tane tesisi Orman ve Su İşleri Bakanlığımız Veysel Eroğlu’nun başkanlığında 15 yılda ülkemize kazandırdık; hayırlı uğurlu olsun. 16 yılda 207 tane içme suyu tesisiyle 2 milyon vatandaşımıza kaliteli su içme imkânı sağladık.

Değerli hemşehrilerim; ülkemizin en büyük serveti ormanlardır, doğal kaynaklarımızdır. Ormanlarımızı, bitki örtümüzü korumak konusunda hepimize çok büyük görev düşüyor. Şüphesiz ormanlarımız için en büyük tehlike yangındır. Yangınlar, biyolojik çeşitliliği, ormanın verimini tehdit ediyor, kuraklığı da hava ve su kaynaklarını da beraberinde getiriyor. Yangında sadece ağaçlar yanmıyor, ne var ne yoksa bütün canlılar da yok olup gidiyor. Orman yangınlarıyla dünyada 4 milyon hektar yok olup gidiyor. Ülkemiz orman yangınları konusunda riski yüksek bir ülkedir. Sahil şeridinde olan 12 milyon 500 hektarlık orman alanımız her zaman risk altındadır. Orman yangınlarının trafik kazalarında olduğu gibi yüzde 87’si ihmalden, dikkatsizlikten, insan hatasından kaynaklanıyor. Piknik yapıyoruz, geliyoruz vakit geçirmek için ormanlara mangal yakıyoruz. Ne oluyor? Unuttuğumuz bir ateş, bir kıvılcım koca bir ormanın yok olmasına sebep oluyor.

Değerli kardeşlerim; orman yangınlarını önleme konusunda hepimize büyük görev düşüyor. Ağaç dikmekten daha güzeli, dikilen ağaçların yetişkin olmasını sağlamak, yangında yok olmasının önüne geçmektir. Bir ağacı yetiştirmek için yıllarca emek veriyoruz, zahmet çekiyoruz. Yanan bu alanları da işte Bakanlığımız sağ olsun bugün geçen sene yanan bu bölgeyi tekrar ağaçlandırmak için bir seferberlik başlattı, biraz sonra genç fidanları toprakla buluşturacağız.

Değerli kardeşlerim; daha fazla sizi bu güneşin alnında tutmak istemiyorum, zaten beklediniz.

Bu ormanlar bizim geleceğimiz, tıpkı yavrularımız bizim geleceğimiz olduğu gibi. Hiç merak etmeyin, İzmir’e biz çok şey borçluyuz. İzmir, beni bağrına bastı, milletvekili yaptı, Bakan yaptı, yetmedi Başbakan da yaptı, Allah sizden razı olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı olarak 24 Haziran’da görevimi alnımın akıyla tamamlayacağım. Ama son Başbakan olup da gitmiyorum, İzmir’deyim, İzmir’e hizmetim devam edecek. Çünkü İzmir benim evim, İzmir benim vatanım, vatanımın en güzel köşesinden bir yer.

Değerli kardeşlerim; şimdi İzmir’in efelerinden, İzmir’in yiğit insanlarından, yiğit kadınlarından bir söz almak istiyorum; 24 Haziran’da yeni bir döneme, yeni bir zafere hazır mıyız? İzmir’de destan yazacak mıyız? İzmir’e hizmet yolunda daha çok çalışacak mıyız? Sandıkları sonuna kadar dolduracak mıyız?

İzmir, her şeyin en güzelini hak ediyor. İzmir kurtuluşun şehri, İzmir demokrasinin şehri. İzmir, Türkiye’nin Avrupa’ya, dünyaya açılan marka şehri. İzmir’e hizmet etmek, İzmirliye hizmet etmek de bizim için şereflerin en güzeli.

Bu duygularla bugün başlatılan bu fidan dikme kampanyasının, bu seferberliğin İzmir’imize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da size selamını iletiyorum.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun değerli kardeşlerim.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.