Basbakan Yildirim’in gazetecilerin sorularina verdigi cevaplarin tam metni
SORU- Dün Resmi Gazetenin mükerrer sayısında garnizon komutanlıklarını ilgilendiren bir yazı çıktı. Garnizon komutanları bundan sonra 29 Ekim törenlerinde ya da resmi törenlerde yer alamayacak mı, bundan bunu mu anlamamız gerekiyor?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, bu soruyu sormanız iyi oldu, bazı yanlış anlamalar olduğunu anlıyoruz. Bildiğiniz gibi, Jandarma İçişlerine bağlandıktan sonra illerde protokolde dolayısıyla değişiklik meydana geldi, o değişiklik doğrultusunda uygulamaya bir açıklık getirildi. Şöyle olacak: Sadece jandarmanın, yani alay komutanlıklarının bulunduğu illerde çelenk koyma işi illerde valiler, belediye başkanı ve ilçelerde de kaymakam, belediye başkanı şeklinde olacak. Eğer bir ilde ve ilçede Silahlı Kuvvetlerin de bir yeri varsa, birliği varsa, komutanı varsa, o zaman o komutan da çelenk koyabilecek, olay bu.
SORU- Efendim, benim başka bir sorum daha olacak…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani Jandarma İçişlerine bağlandığı için emniyet müdürü gibi bir pozisyona giriyor, artık onun çelenk koymasına ihtiyaç yok, vali yahut kaymakamın koyduğu çelenk onun yerine geçecek. Ama Silahlı Kuvvetler varsa, mesela Erzincan’ı vermek gerekirse ordu komutanı var, orada kim çelenk koyacak? Vali, ordu komutanı, belediye başkanı.
SORU- En büyük mülki idari amiri…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, genelde en büyük mülki idari amiri ya validir, ya kaymakamdır, ancak Silahlı Kuvvetler de kendi adına oradaki birimi arsa o da çelenk koyabilecek.
Buyurun.
SORU- Efendim, bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir iddiası oldu. O iddia da şöyle: ByLock listesi bilindiği gibi FETÖ’yle mücadelede en önemli delil olarak sunuluyor, ByLock listesi savcılıklara temizlenerek gidiyor. İddiasının devamında, AK Parti’nin ByLock’çuları temizlemek için erken seçime gideceğini söyledi Sayın Kılıçdaroğlu.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kılıçdaroğlu çok önemli bir ihbarda ve iddiada bulunuyor, kendisinden beklediğimiz, beklenen, böyle bir iddia varsa bunun belgelerini bize versin ve biz de gereğini yapalım. Yani bizim görevimiz suçluları, suçlu zanlılarını ayıklamak değil, hepsini derleyip toplayıp adalete teslim etmek. Eğer böyle bir şeyi biliyor da bizi bilgilendirmiyorsa, o zaman görevini yapmıyor demektir. Kemal Beyden beklenen, bütün bildiklerini gelip bizle paylaşması, biz de yanlış varsa onu düzeltelim. Biz bu konularda kendisiyle zaman zaman görüşüyoruz, bize bazı talepleri oluyor, bazı tespitleri oluyor, onları da araştırıyoruz, gereğini yapıyoruz, burada da aynı yolu izleyebiliriz.
SORU- Erken seçim iddiası efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Erken seçim, ne için erken seçim?
SORU- Bu bağlamda söylediği erken seçim. Gündeminizde var mı erken seçim?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani FETÖ’cüleri temizlemek için erken seçim.
SORU- Evet, AK Parti içindekileri…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu akla ziyan bir iştir arkadaşlar, yani suçluları temizlemek için erken seçim mi yapılır? Onları tutup adalete teslim etmektir doğru olan. Seçim oyuncak değil ki, seçim demek bir yılın kaybı demektir. Öyle zırt pırt seçim, milletin işi gücü yok da bizle mi uğraşacak? Seçtik, işinize bakın, memleketin işlerini düzeltin, terörle ilgili konuları halledin. Memleketin gündeminde, etrafımız ateş çemberi, her gün terör örgütleriyle amansız mücadelemiz var, şehitlerimiz oluyor, vatanın, milletin birliği, beraberliği için topyekun bir gayret içerisindeyiz. Bütün bunlar ortadayken seçim nereden çıktı?
Hele hele FETÖ’cüleri temizlemek için seçim; akla ziyan bir iş. Yani söylenen bir lafın yakışığı olması lazım.
SORU- Efendim, İncirlik Üssüyle ilgili bir iddia var. 15 Temmuz darbe girişiminden önce bazı PYD’lilerle, FETÖ’cü askerler ve NATO üyesi bazı ülkeden de katılımlarla bir toplantı yapıldığı iddia ediliyor; ne dersiniz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, böyle bir iddia varsa mutlaka bunlar araştırılır. Ama orada bazı toplantıların yapıldığı haberleri daha önce de basında yer aldı, bu konuda savcılar gerekli takibatı yapıyor, ama son durum hakkında bir şey söyleyemem.
SORU- Peki efendim, özellikle Sayın Cumhurbaşkanı da açıklamalarında ABD Başkanı Obama’yla yapmış olduğu telefon görüşmesinde Rakka’ya girileceğini söyledi. Acaba bununla ilgili bir tarih var mı? Nasıl bir süreç izlenecek ya da Türkiye Cumhuriyeti nasıl bir yol izleyecek, yöntem izleyecek?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, Rakka meselesi bizim meselemiz değil. Biz memleketimizde vatandaşımızın güvenliğini, huzurunu sağlamak için var gücümüzle polisimiz, askerimiz, jandarmamız, korucumuz el birliğiyle çalışıyorlar. Rakka olayı DEAŞ’la olan mücadeledir, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer koalisyon güçleri, Türkiye de dahil bir DEAŞ’la mücadele söz konusu, bizim Fırat Kalkanının esas itibarıyla amacı da budur.
Amerika DEAŞ’la mücadelede Münbiç’ten sonra ikinci odak noktası olarak Rakka’yı görüyor ve bu konuda da mücadele için bizimle savunma bakanları karşılıklı konuşuyorlar, görüşüyorlar. Bizim orada açık ve net bir duruşumuz var, Rakka operasyonunda DEAŞ’a karşı sizinle birlikte olabiliriz, ancak bizim için terörist grup olarak tanımladığımız PYD, YPG gibi unsurlar eğer bu operasyonun içinde yer alırsa biz orada yokuz. Çünkü bir terör örgütüyle başka bir terör örgütüne karşı mücadele hukuk devletine yakışmaz, hele hele Türkiye’ye düşman, Türkiye’ye karşı PKK terörüyle omuz omuza, onlara her türlü lojistik desteği veren bu terör gruplarıyla asla ve asla biz birarada olamayız. Onun dışında başka bir formülünüz varsa buyurun, gelin beraber yapalım. O bölgede Araplar var, baka unsurlar var, Kürt unsurlar var teröre bulaşmamış, bunlarla bu operasyonlar pek ala yapılabilir. Bu görüşümüzü açık ve seçik bir şekilde her zaman onlara aktarıyoruz. Ama bundan sonra karar onların, bizim kararımız değil.
SORU- Efendim, benim bir sorum olacaktı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı ve onun akabinde Diyarbakır’daki belediye faaliyetleri aksadı, çöpler alınmıyor, otobüsler çalışmıyor. Kayyum atanması durumu söz konusu olabilir mi acaba?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, tabi gözaltı süreci sona ermeden bir atama yapmak söz konusu değil. Tabi savcılık ya bırakacak ya da mahkemeye sevk edecek, o süreç tamamlandıktan sonra nasıl tamamlanırsa ona göre hareket etmek lazım. Türkiye bir hukuk devleti, dolayısıyla hukukun gereği neyse o yapılır. Bu geçiş süresi içerisinde valilik tabi ki şehrin acil ihtiyaçları, çöplerinin alınması için oradaki memurları, herkese devreye sokabilir, böyle bir sıkıntı yaşanmaz.
Teşekkür ederim.