Basbakan Yildirim’in gazetecilerin sorularina verdigi yanitlarin tam metni
SORU- Şimdi yeni yönetim geldi, Trump geldi. Bundan sonra diyelim ki PYD ve YPG unsurları Rakka operasyonunda kullanılırsa, Türkiye bu operasyonda yer almayacak mesajı veriyor. Peki, kullanılırsa Türkiye’nin B planı ne olacak?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, öncelikle tüm milletimizin Cuma’sı mübarek olsun, mübarek gündeyiz.
Ülkemizin hem içeride, hem dışarıda birliğine, beraberliğine, kardeşliğine kasteden bütün terör örgütleriyle amansız mücadelesi devam ediyor. Daha bölgede birkaç gün önce başlatılan operasyonlarda bugüne kadar 30 civarında terörist etkisiz hale getirildi. Elanda İçişleri Bakanımın verdiği bilgiye göre bu operasyonlar devam ediyor. Şırnak-Uludere’de maalesef saha taramaları esnasında iki tane askerimiz, iki üsteğmenimiz şehit edildi ve karşılığı hemen verildi, gereken yapıldı, oradaki terör yuvaları darmadağın edildi. Bu mücadele devam edecek.
Türkiye’nin sınırlarının dışında da tehdit var olduğu müddetçe, bu tehdit kimden gelirse gelsin, Türkiye bunların hepsine gereken karşılığı verir. Önemli olan ülkemizin güvenliğidir, milletimizin can ve mal emniyetidir ve hudutlarımızın güvenliğidir. Bunu Türkiye her şart altında sağlayacak güçtedir. Amerika ile DEAŞ’a karşı mücadelede tavrımız çok açık ve nettir. Nasıl işbirliği yapacağımız her seviyede kendilerine aktarılmıştır. Dolayısıyla bu şartlar altında karar bizim değil karar Amerika Birleşik Devletleri’nin kararı olacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanımız 16-17 Mayıs gibi yeni Başkan Trump’la bu konuda kapsamlı bir görüşme yapacak ve ona göre hareket edilecektir. Dolayısıyla şu esnada varsayımları esas alarak bir kanaat oluşturma, bir şey söylemek yanlış olur. Yanlış olmayan tek şey; Türkiye’nin içeride ve dışarıda zarar verecek kim varsa, arkasında kimin olduğuna-olmadığına bakmadan gereğinin yapılacağıdır, bunun bilinmesi gerekir.
SORU- Efendim, referandum sonrası CHP Anayasa Mahkemesi ve AİHM’e gitme yönünde tartışmalar sürerken bir de Danıştay’a gideceğini açıkladı. Yüksek Seçim Kurulu kararının bir yargı kararı değil idari karardır diyerek…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Öyle, yani millete gittik, kararı millet verdi, milletin kararını mahkemelerde şikayetle düzeltmek demokrasinin bir yolu değildir. Ama tabii ki itiraz hakkını herkes, sadece Cumhuriyet Halk Partisi değil herkes kullanma durumundadır, kullanmak isterse buna diyecek bir şeyimiz yoktur. Ama millet sözünü söylemiştir, yüzde 51.4, 25 milyon 200 bine yakın vatandaşımız evet vermiş. 23 milyon civarında vatandaşımız da hayır demiştir. Evet sonucu böylece tecelli etmiştir. Bu meselenin milletin iradesine, kararına rıza göstermemek, demokrasiye gerektiği kadar inanmamak anlamına gelir. Çözümü başka mecralarda, başka yerlerde arama anlamına gelir, bunlar beyhude gayretlerdir. Milletin zamanını daha fazla israf etmenin bir manası yoktur. Esasen Yüksek Seçim Kurulu yapılan her seçimle ilgili itirazları karara bağlar ve mesele biter. Seçimler konusunda Yüksek Seçim Kurulunun verdiği karar kesindir, bunun üzerine herhangi bir yargı yolu yoktur. Ama buna rağmen gidebilirler, gayet tabii gidebilirler, istedikleri yere gidebilirler. Neticede milletin kararının üzerine hiçbir mahkeme bir karar ihdas edemez.
SORU- Efendim, yine bu bağlamda Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir açıklaması olmuştu; 1-0 da olsa, 5-0 da olsa maç kazanılır diye. Sayın Baykal bir açıklama yaptı; maç henüz bitmedi, ofsayttan gol attınız, ama ikinci devre var dedi.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yenilen pehlivan güreşe doymaz, onlar eğer böyle bir yol benimsiyorsa, biraz daha demokratik bir yol değildir, milletin kararını sindirmemek anlamına gelir, içselleştirmemek anlamına gelir, bu da Ana Muhalefet Partisi’ne yakışmaz. Ana Muhalefet Partisi’nde kim son sözü söylüyor, onu da anlamış değiliz. Bugünlerde Ana Muhalefet Partisi’nde herkes ayrı bir telden çalıyor, tam bir kakofoni hakim.
SORU- Sayın Başbakan, efendim olağanüstü kongreyle ilgili geçen sefer sorduğumuzda İl Başkanları öncesinde, şu an olağanüstü görünmüyor, olağan şekilde devam edecek demiştiniz. Ama hemen ardından MYK, MKYK toplantılarını topladınız, sonra dün Sayın Cumhurbaşkanıyla biraraya geldiniz, o toplantılardan böyle bir istek doğrultusunda bir talep var mı daha erkene çekilmesi yönünde? Birinci sorum bu olacak efendim, özür diliyorum kesiyorum.
İkincisi de; OHAL Komisyonunun işleme tarihi tam olarak belli oldu mu mağduriyetlerin giderilmesi açısından çok konuşulmuştu, nasıl adımlar atılacak?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- OHAL Komisyonu, yani kamudan ilişiği kesilenler, açığa alınan FETÖ dolayısıyla, bölücü terör örgütüyle iltisakları dolayısıyla bunların itirazlarını karara bağlamak üzere bir KHK kapsamında bir kanun çıkarıldı. Buraya 7 kişinin ataması yapılacak, bunlarla ilgili gerekli güvenlik araştırmaları yapıldı ve bugünlerde bu atamaları yapacağız. Böylece bugüne kadar bakanlıklarımıza, valiliklerimize, Başbakanlığa yapılan müracaatlar yeni baştan bu komisyon tarafından, itiraz komisyonu tarafından ele alınacak ve onlar çok titiz bir çalışmayla bu itirazları karara bağlayacaklar. Peki, şimdiye kadar da itirazlar oldu, iadeler oldu, iade talepleri reddedilenler oldu, ne farkı var diye vatandaşlar merak edebilir, onu söyleyeyim. Fark şudur: Bu komisyon kanunla kurulmuş bir komisyondur ve dolayısıyla hakimlerden ve değişik kurumlardan atanan üyelerden oluşacaktır. Bunların verdiği kararla birlikte, bu komisyonun verdiği kararla birlikte iade kararı verirse zaten yanlışlık düzeltilmiş olacak. Ancak idarenin verdiği kararın doğru olduğunu tespit etmesi halinde şikayet sahibine yargıya müracaat yolu açılacak, yargı yolu açılacak ve ondan sonra tabii yargı nihai kararı vermiş olacak. Şu andaki idari tasarruflarda OHAL dolayısıyla yargı yolu kapalı. Bizim dün gerçekleştirdiğimiz MYK, MKYK toplantıları, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantıları her ay bazılarında MKYK her ay yapılıyor, genişletilmiş il başkanlığı toplantıları her iki ayda bir yapılıyor ve MYK da her iki haftada bir yapılıyor. Dolayısıyla bunlar önceden planlanmış toplantılardır, esas itibariyle de yapılan halkoylamasının sonucunun kapsamlı olarak değerlendirilmesidir. Partimizin kongre süreci devam ediyor, dolayısıyla bu süreçte gerekli kongreleri yapacağız, olay budur.
Teşekkür ederim.
SORU- Efendim, 2018’de olağan kongre olacak, öncesinde bir olağanüstü kongre ihtimali de masada mıdır?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlarım, söylediğim çok açık. Partimiz yetkili kurulları kongre takvimiyle ilgili çalışmaları başlatmıştır. Bundan sonra da ne karar verecekse ona göre icra edilecektir.
Teşekkür ederim, kolay gelsin.