Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in gazetecilerin sorularina verdigi yanitlarin tam metni

 

Soru: Avrupa’ya yansıyacak etkilerini nasıl görüyorsunuz, Türkiye’yi bu nasıl etkiler? Oradaki İslamofobiyanın da biraz artması ve aşırı milliyetçiliğin artması acaba yaşayan Müslüman vatandaşları nasıl etkiler, görüşünüzü öğrenebilir miyiz? Fransa ve Hollanda’dan da benzer talepler gelmeye başladı. 

Başbakan Yıldırım: Evet, bildiğiniz gibi İngiltere’de dün bir referandum oldu. Bu referandumun konusu, İngiltere’nin Avrupa Birliği üyeliğine devam etmesi veya etmemesi. İngiltere seçmeni birlikte ayrılma yönünde bir irade ortaya koydu. Dolayısıyla aldıkları bu karar İngiltere halkı için ümit ederim doğru ve hayırlı bir karardır. Bizim bunun üzerine söz söylememiz çok bir anlam ifade etmez. 

Ama bu kararın asıl muhatabı olan Avrupa Birliği bu gelişmeyi çok iyi okumalı ve gelecek vizyonunu tekrar gözden geçirmelidir. Kapsayıcılığını, kuşatıcılığının demek ki bütün üyeleri içine alacak şekilde ideal bir noktada olmadığı anlaşılıyor, burada bir memnuniyetsizlik söz konusu olduğu bu referandumla ortaya çıkmış oluyor. 

Yıllardan beri Türkiye, Avrupa Birliği yolunda çalışan, gayret eden bir ülke. Bu ve buna benzer gözlemlerimizi, tespitlerimizi de biz çeşitli vesilelerle Birliğin çeşitli karar mercileriyle paylaştık. Biz birliğin güçlenerek gelecekte devamından yanayız. Bu, Avrupa’nın barışı için, bölgenin istikrarı için önemli bir konudur. Ancak bu konuda Avrupa Birliği kendini diğer bölge ülkelerinden soyutlayan bir anlayışı terk etmesi gerekir. Daha kucaklayıcı bir vizyon, bir gelecek arayışında olmalıdır. Kısacası, İngiliz seçmeninin kaygılarını iyi okuması Birliğin gelecekteki durumu hakkında da önemli sonuçlar doğuracaktır diyorum. 

Kampanya esnasında Sayın Cameron İngiltere’nin Birlikte kalması için kampanyasını Türkiye üzerine oturtmasına rağmen, Türkiye üzerinde bazı acayip, garip laflar etmesine rağmen, İngiliz seçmeni bu sözlere itibar etmemiş, Türkiye hakkındaki düşüncelerinin doğru olmadığını da bu kampanyaya Sayın Cameron’a bildirmiştir. Türkiye’ye vade biçen Cameron’a İngiliz halkı tarih vermiştir, vade biçmiştir, böyle de pratik bir sorucu vardır. 

Soru: Sayın Cumhurbaşkanın Türkiye’de biz de gerekirse referanduma gidebiliriz dedi. Bununla ilgili siz neler söyleyeceksiniz?

Başbakan Yıldırım: Arkadaşlar, gayet tabi Türkiye’nin birliğe tam üyelik müzakere süreci tamamlandıktan, üyelik kararı verilmesi aşamasında bu kararı Türk milleti verir, bundan doğal bir şey yok. Biz gerekli çalışmaları yaparız, hazırlıkları tamamlarız, o gün geldiğinde nihai kararı verecek olan millettir, çünkü milletin geleceğini ilgilendiren bir konu. 

Soru: Efendim, Sayın Kılıçdaroğlu’nun dün bir açıklaması oldu, MHP’deki son gelişmeler çerçevesinde AK Parti’yle temas olabileceği ve bazı MHP’lilerin AK Parti’ye transfer edilebileceği yönünde iddia gündeme taşıdı. Ne dersiniz?

Başbakan Yıldırım: Sayın Kılıçdaroğlu istihareye mi yatmış? Şimdi değerli arkadaşlar, tarih geçmişi ve geleneği olan bir parti olduğu gibi, aynı zamanda da AK Parti’nin önemli ilkelerinden biri, diğer partilerin iç meseleleriyle ilgilenmemektir, bunu etik bulmaz, doğru bulmaz. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bir süreden beri kendi iç siyasi sorunu olduğu bilinen bir gerçek. Ama biz inanıyoruz ki, Milliyetçi Hareket Partisi’nin de köklü bir geleneği var, bu sorunlardan bir an önce sıyrılacak ve ülkenin geleceği için, milletin istiklali için o güzel fikirlerini kamuoyuyla paylaşmaya devam edecek. 

Soru: Efendim, belediyelerle ilgili düzenlemenin Sayın Cumhurbaşkanı dün akşamki iftar konuşmasında Temmuz ayında Meclise geleceğini söyledi. Bir tarih var mı?

Binali Yıldırım: Arkadaşlar, bizim bu konudaki görüşümüz çok açık. Milletimiz şunu iyi bilsin: Teröre açık, seçik desteği ortada olan hiçbir kurum ve kişiye müsamahayla bakayayız. Şehit kanlarımızla sahip olduğumuz bu vatanın tek karış toprağa göz dikenlere asla ve asla hiçbir müsamaha gösterilmez. Bunların sıfatı, konumu ne olursa olsun yaptıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.