Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Istanbul Il Teskilati Iftar Programinda yaptigi konusmanin tam metni

 

Cümleten afiyet olsun, Allah tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. 

Çok değerli AK Partililer, İstanbulumuzun çeşitli sivil toplum kuruluşları, iş aleminin değerli mensupları, sanat camiamızın değerli mensupları, sivil toplum örgütlerinin çok değerli temsilcileri, rektörler, spor kulüpleri, federasyon başkanları ve büyük AK Parti ailesinin değerli mensupları, değerli yol arkadaşlarım; tabii burası İstanbul İl Başkanlığı’nın geleneksel iftar programı. Bu adeta bir marka haline geldi. İstanbul’un bütün paydaşlarını, İstanbul’un çeşitli kesimlerden temsilcilerini, hatta yabancı misyon şeflerini, dini temsilciliklerin ve kısacası Türkiye’nin özeti İstanbul’un bütün renklerini bir araya getiren önemli bir buluşma. Bu vesileyle bu toplantıyı tertip eden, bizleri bu mübarek iftar sofrasında biraraya getiren İstanbul İl Başkanımız Selim Temurci’ye ve İstanbul İl Teşkilatımızın bütün mensuplarına şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Ve bütün topluluğu en güzel selam Allah’ın selamıyla selamlıyorum. 

Mübarek Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, Ramazan’dan hoşnut olan, Kadir Gecesine bizleri ulaştıran ve Ramazan Bayramını idrak eden kullarından eylesin. 

Çok değerli misafirler, bizleri yetimin, öksüzün, mazlumun dualarını alanlardan, Ramazan’ı hakkıyla yaşayanlardan eylesin. 

Evet söyledik, İstanbul İl Teşkilatımız güzel bir etkinliğe imza attı ve bizleri biraraya getirdi. Dolayısıyla bu güzel iftar buluşması için bir kez daha emeği geçenlere teşekkür ediyorum. 

İçinizde sizinle kol kola yürüyen bu hizmet kervanında bir kardeşiniz olarak bildiğiniz gibi AK Parti’de bir nöbet değişimiyle görevi 64. Hükümetimizin Başbakanı, Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu’ndan devraldım. Bugün bu önemli ve bir o kadar da onurlu görevin sorumluluğunu taşıyarak ilk defa karşınızdayım. Sayın Ahmet Davutoğlu kardeşimize görevde kaldığı sürece ülkemiz için, milletimiz için yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. 

İşte Ramazan geldi derken, Ramazan gidiyor, son 10 gün giriyoruz. Sonra da inşallah bayramı idrak edeceğiz. Bu birbirinden kıymetli vakitleri olabildiğince istifadeyle geçirmek hepimizin amacı. 

Ensar olduğumuz 3 milyon kardeşimize sofralarımızı açtık, onların dertlerine ortak olduk. 

Değerli yol arkadaşlarım; İstanbul, dünyanın gözbebeği. İlimin, kültürün başkenti. Ticaretin, ekonominin merkezi. Derler ki; İstanbul’a sahip olan dünyaya hükmeder. Eğer dünya tek bir devlet olsaydı, muhtemelen başkenti de İstanbul olurdu. Dünyanın en görkemli üç medeniyetine, Roma’ya, Bizans’a, Osmanlı’ya başkentlik etmiş İstanbul gerçekten bir dünya şehri, bir benzersiz dünya mirasıdır. Bu şehir nice büyük insanlar yetiştirmiştir. Biliyorsunuz İstanbul’un da, Türkiye’nin de ve bütün mazlum coğrafyanın da tarihte mührünü vuran İstanbul şehri yetiştirdi. 

AK Parti hareketinin kurucusu, liderimiz ve şimdi de seçilmiş Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bir İstanbul evladı. 1994’te bitmiş, tükenmiş, çöp dağlarından, taşımadan mahrum, trafiği içinden çıkılmaz hale gelmiş bir İstanbul’u görevde kaldığı kısa süre içerisinde nereden nereye getirdiğini hepiniz biliyorsunuz. O dönemde Cumhurbaşkanımızın yakın çalışma arkadaşı olarak İstanbul’da yapılan hizmetlerin çok yakın bir şahidi oldum. İstanbul sevdası, Cumhurbaşkanımızın İstanbul’a olan aidiyetiyle birlikte İstanbul’un makûs talihini yendik. Ankara’daki ağır aksak siyasete rağmen adeta Fatih’in torunları gibi gemileri karadan yürütürcesine bir başarı hikâyesi, bir destanı birlikte İstanbul’da yazdık. 

Tabii İstanbul’u ihya etmek, İstanbul’un sorunlarını çözmek yetmiyor. İstanbul’da elde edilen başarı Türkiye’nin makûs tarihini değiştirecek o kutlu yürüyüşün başlaması için de bir vesile oldu. Ve buradan, bu dünya şehrinden Türkiye’nin, AK Parti hareketinin başlangıcını da yine birlikte gerçekleştirdik. İstanbul İl Teşkilatı olarak siz AK Parti’nin kuruluşuna şahitlik etmiş en önemli teşkilatımızsınız. Birlikte çalıştığımız o destanı burada yazdık, bu teşkilatın sizden önce görev yapan arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdik. İstanbul Teşkilatı, Türkiye sevdalısı bir lider kazandırdı ülkemize. O liderin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Kendisini buradan sevgiyle, hürmetle selamlıyoruz. 

AK Parti’nin değerli kardeşlerim, tarihinde İstanbul birinci hissedardır. Bu hareket, İstanbul’dan Türkiye’ye dağıldı ve Türkiye’yle bütünleşti. Türkiye’nin de, AK Parti’nin de özeti İstanbul’dur, bu akşam burada olduğu gibi. Türkiye’nin özeti; bu iftarda biraraya geldi, iftar sofrasında birlikte oldu. 

AK Parti eliyle sizlerle birlikte başta İstanbul olmak üzere güzel Türkiye’mize çok güzel hizmetleri hep beraber gerçekleştirdik. Şimdi de liderimiz Cumhurbaşkanı olarak ülkemizin birliği, beraberliği ve kardeşliği için başımızda canla başla hizmet ediyor. Biz buradayken o da Anadolu’nun bir ücra köşesinde ülkemizin geleceği için, milletimizin birliği için hayatını vermekten asla tereddüt etmeyen askerlerimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin arasında onlarla iftar sofrasında. 

Değerli kardeşlerim; Cumhurbaşkanımıza ve bu ülke için hayatını ortaya koyan bütün güvenlik güçlerimize buradan selamlarımızı, sevgilerimizi gönderiyoruz. Allah yar ve yardımcıları olsun.

Yine bu akşam vesilesiyle ülkemizin geleceği için, milletimizin bekası için hayatını seve seve veren şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyoruz. Onları şükranla, minnetle yad ediyoruz. Geriye bıraktıkları aileleri ve gazilerimiz bizim en müstesna kalbimizde yerleri duruyor. 

Değerli kardeşlerim; İstanbul İl Teşkilatımız AK Parti tarihinde her zaman yüzümüzü ağartan başarılı çalışmalara imza attı. Buradaki üye sayımızı bile eğer bakarsak bu başarının önemini çok iyi anlarız. Sadece İstanbul’daki üye sayımız bile diğer siyasi partilerin üye sayısından kat-kat fazla; işte İstanbul’un farkı bu, İstanbul AK Parti Teşkilatının farkı bu. 

Değerli kardeşlerim; evet üye sayımız 2 milyon 200 binin üzerinde, gençlerimizin sayısı 500 binin üzerinde, kadın üye sayımız 1 milyonun üzerinde. Sadece İstanbul’da bu üye sayısıyla az önce söylediğim gibi birçok partiyi geride bırakıyoruz. Rabbim sayımızı çoğaltsın. İstanbul İl Teşkilatımız, İlçe Teşkilatımız, Kadın Kollarımız, Gençlik Kollarımız; İstanbul size emanet. Bugüne kadar elde ettiğiniz başarıları önümüzdeki dönemde de taçlandıracaksınız, daha güzel başarılara imza atacaksınız, buna yürekten inanıyorum. 

Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Bir yanda ülkemizde terörle amansız bir mücadele içerisindeyiz. Ülkemizi bölmeye çalışanlar, aramıza nifak tohumları saçmaya çalışanlar hiçbir zaman asla ve asla sonuç alamayacaklar. 33 gün oldu görevdeyim. Bu süre içerisinde yurdun her köşesine gittim, özellikle de Doğu-Güneydoğu’da vatandaşlarımızla hasbihal etme, onlarla iftar sofrasında bulunma fırsatı buldum. Ve gördüm ki bir kez daha Türk Milleti büyük millet, Türkiye büyük bir ülke. Çünkü değerli kardeşlerim; Güneydoğu’da yaşayan vatandaşlarımız asla ve asla terörün oyununa gelmemekte kararlı. Devletiyle milletiyle beraber, tasada ve sevinçte beraber olmayı kabul etmiş ve bu yönde hiçbir tereddüdü yok. Bunu çok iyi şekilde gördük. Geçmişte terör örgütü maalesef bölge insanı başta olmak üzere milletimizi yanıltmayı bir nebze de olsa başardı. Türkiye’nin birliği, beraberliği, Türkiye içindeki sorunları birlikte çözeceğimiz şeklinde kucaklayıcı bir söylem içerisinde olmasına rağmen 7 Haziran seçimi sonrası gerçek yüzünü göstermiş oldu. Belki bunu yaşamalıydık, çünkü yıllardır içeride ve dışarıda dostlarımız bize; barışa bir şans tanıyın, barışa bir imkân verin, işte o imkan da verildi, gördük ki bu terör örgütünün ne Kürtler gibi bir derdi var, ne Türkiye gibi bir derdi var. Bunlar ne yerli, ne milli. Bunlar uluslar arası güçlerin taşeronu olarak Türkiye’de milleti birbirine düşürmek için her türlü ahlaksızlığı, her türlü adiliği icra ediyorlar. Ama ne yaparsa yapsınlar, bu yol çıkmaz yoldur, bu yol asla ve asla milletimizi birbirinden ayıramayacaktır. Bütün ilçelerimizde, illerimizde Allah’a şükür güven ve huzur sağlandı. Şimdi kırsal kesime yöneldik, kırsal kesimde de bunların bütün yuvalarını dağıtıyoruz. Bundan sonra artık kalkınma için, daha fazla iş için, daha fazla yatırım için hem doğuya, hem batıya, yurdun her köşesine gece-gündüz demeden yatırımları gerçekleştireceğiz, hizmetleri götüreceğiz. Böylelikle bin yıldan beri bu topraklarda kader birliği yapmış milletimizi önümüzdeki hedeflere doğru, 2023 hedeflerine doğru hep birlikte emin adımlarla ulaştırmanın gayreti içerisinde olacağız. 

Değerli kardeşlerim; İstanbul yedi tepeli bir şehir. Yedi tepeli İstanbul’a yedi büyük eser kazandırmak için 12 yıl boyunca çalıştık. Ve bu 7 eserin hepsini de ya bitirdik, ya da bitme aşamasına getirdik. 

Birinci eserimiz, Marmaray’dır. Marmaray bir dünya projesidir. İki kıtayı deniz altından birleştiren Marmaray, 2013 Ekiminde açıldığı günden bu tarafa 145 milyon İstanbulluya hizmet verdi. İstanbul’un toplu taşımasında önemli bir yük almayı başardı. Nasıl bundan asırlar önce ecdadımız Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan Haliç’e indirdiyse, onun torunları Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da trenleri denizin altından Asya’dan Avrupa’ya geçirdi, bir dünya projesini İstanbul’a kazandırdı. 

İkinci projemiz; İstanbul-Ankara hızlı tren projesidir, bunu da gerçekleştirdik. Şimdi artık banliyö hattını da tamamlayarak eksik halkayı birleştirmiş olacağız.

Üçüncü projemiz; İstanbul’u İzmir’e komşu kapısı yapacak İstanbul-İzmir Otoyolu ve İzmit Körfez Geçişindeki dünyanın dördüncü büyük köprüsü Osman Gazi Köprüsüdür. Bunu da tamamladık, 30 Haziran’da inşallah bu muhteşem eserin açılışını da Cumhurbaşkanımızla İstanbul, Kocaeli, Bursa’dan gelen binlerce vatandaşımızla beraber gerçekleştireceğiz. Böylece son 50 yıldır İstanbul’un gündeminde olan büyük bir projeyi de, büyük bir hayali de gerçeğe dönüştürmüş olacağız. 

Diğer önemli büyük bir projemiz de, İstanbul’un Boğazına taktığımız yeni bir inci gerdanlıktır, Yavuz Sultan Selim Köprüsüdür. 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferinin yıldönümünde İstanbul’a Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 215 kilometrelik otoyoluyla birlikte açılışını yapıp İstanbulluların hizmetine sokacağız ve böylece artık ikinci köprü de kamyon, tır, otobüs trafiği olmayacak. İkinci köprü ve birinci köprü şehir içi toplu taşımaya ve bireysel taşımacılığa hizmet edecek. 

Diğer bir eserimiz; yine dünyanın en büyük havalimanı, onu da yedi tepeli İstanbul’a kazandırıyoruz. Bu eserin yapılmasıyla birlikte de havacılığın merkezi İstanbul olacak. 150 milyon yolcu kapasiteli bu havalimanı, Türkiye’yi havacılıkta dünyanın ilk beş ülkesi arasına sokacak. Bunun da ilk etabının açılışını 26 Şubat 2018 tarihinde açmış olacağız; hayırlı uğurlu olsun.

Bir başka eserimiz Marmaray’ın kardeşidir, o da Avrasya Tünelidir. Hemen şurada, yanı başımızda, buradan gireceksiniz, Haydarpaşa’dan Numune Hastanesinin önünden çıkacaksınız. Ve böylece Karaköy, Eminönü köprüleri dolaşma artık tarihe karışacak. Bu projeyi de tamamladık, inşallah 20 Aralık 2016’da, yani bu yılın sonunda hizmete alıyoruz; hayırlı uğurlu olsun.

Ve son eserimiz, çılgın projemiz Kanal İstanbul. Kanal İstanbul’un da hazırlıkları süratle devam ediyor ve inşallah bu sene sonuna doğru onun da ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. 

Değerli İstanbullular, bunu neden anlatıyorum? Anlattıklarım, yaptıklarımız bununla sınırlı değil. İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanımızın yaptığı büyük hizmetler var. 45 kilometreden aldığı raylı sistemi bugün 150 kilometreye çıkardı. Bununla yetinmiyor, inşaatı devam eden 160 kilometre raylı sistem inşaatı var, metro var, hafif raylı metro var. Ama planlananlarla birlikte 2023 yılında İstanbul’un tam 1000 kilometre raylı sistemi olacak. Bu ne demek biliyor musunuz? Londra’nın raylı sisteminin iki katından fazla demek. İstanbul’a da yakışır, İstanbul için de çok güzel olur. 

Evet, herhalde size bütün yaptıklarımızı anlatırsak sahurda da burada olmanız lazım, böyle bir vaktimiz yok. Toparlıyorum, mübarek gün, herkesin işi var. 

Şunu söylemek istiyorum değerli kardeşlerim: Türkiye bir yandan güven ve istikrarla gerek demokraside, gerek insan haklarında, gerekse reformlarda çok önemli mesafeler alırken, diğer yandan da yıllar boyu özlemini duyduğumuz projeleri bir-bir hayata geçiriyor. Bu tabii bazılarının canını sıkıyor, bazılarını kıskandırıyor. Gezi olaylarının masum bir çevre işi olmadığını hep beraber gördük. Çünkü o Gezi olaylarının başrolündeki insanlar niye köprü yapıyorsunuz, niye Kanal İstanbul’u yapıyorsunuz, niye hızlı tren yapıyorsunuz, neden tüneller yapıyorsunuz, neden havaalanı yapıyorsunuz diye akılları sıra ültimatom vermeye kalkıştılar. Ama İstanbullu başta olmak üzere bu büyük millet bu oyunu bozdu, liderinin etrafında et-kemik gibi oldu ve onlara en güzel cevabı verdi. 14 yıl boyunca hem çalıştık, hem vesayetle mücadele ettik. Önümüze çıkan engelleri birer birer ortadan kaldırarak bugünlere geldik. Çok şey başardık, ama işimiz bitmiş değil. 

Şimdi artık Türkiye’de güven ve istikrarı kalıcı hale getirmenin tek bir yolu kaldı, başkanlık sistemi ve yeni anayasa. Yolları biz yaptık, köprüleri biz yaptık, gönüllere yollar yaptık, inşallah milletimizle birlikte Türkiye’nin başkanlık yolunu da birlikte açacağız. Ve Türkiye artık istikrarsızlıktan, koalisyon dönemlerinden çektikleri sıkıntıları bir daha çekmeyecek. 

Değerli kardeşlerim; Türkiye bir yandan büyümeye devam ederken, bir yandan da milletimizin geleceğini karartmaya çalışan şer odaklarıyla mücadelesini amansız sürdürüyor. Yıllardan beri Avrupa Birliği’ne söylediğimiz bir şey var, diyoruz ki; daha kucaklayıcı olun. Sadece kendi alanınızda değil yakın coğrafyanızda olup bitenlere kayıtsız kalmayın. Sınırlarınızı tahkim ederek dünyanın sorunlarından kurtulamazsanız, mülteci sorununu çözemezsiniz, bölgesel istikrarsızlıkların önüne geçemezsiniz. Daha fazla işbirliği, daha fazla az gelişmiş ülkelere, sorunlu olan ülkelere daha fazla desteğe ihtiyaç var. Bugün dünyada yurdundan, vatanından edilmiş 55 milyon insan var. Bu birçok ülkenin nüfusundan fazla, bu bir insanlık sorunudur. Bu insanlık sorununu Türkiye olarak biz dünyaya örnek bir şekilde ele aldık ve 3 milyon kardeşimizi bağrımıza bastık. İşte Avrupa Birliği bunu görmeli ve bugün İngiltere’de neden Birlikten çıkma kararının verildiğini çok iyi düşünmeli, gelecek vizyonunu bir kez daha göz önüne almalıdır. Türkiye olarak Avrupa Birliği’nin kuruluştaki değerlerine geri dönmesi ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Balkanlar da dahil bütün ülkeleri kucaklayıcı politikaları ancak bu çıkmazı sona erdirecek ve Avrupa Birliği’ndeki birlik ve beraberliği daha da güçlendirecektir. 

Değerli misafirler, AK Parti Teşkilatımızın değerli mensupları; bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha İstanbul İl Teşkilatına teşekkür ediyorum. Bizleri bir araya getirdi, bu iftar sofrasında bir ve beraber olmamızı sağladılar.
 
Yaklaşan Kadir Gecenizi şimdiden tebrik ediyorum. Ramazan Bayramının ülkemize ve milletimize huzur, barış ve kardeşlik getirmesini diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, Allah’a emanet olun. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.