Basbakan Yildirim’in Kanaat Önderleri ve Stk Temsilcileri ile bulusma programinda yaptigi konusma
Bugün Sancaktepe’deki bütün dernekler, Karslılar, Sinoplular, Siirtliler, Malatyalılar, Kastamonulular, Sivaslılar, Samsunlular, Ağrılılar, Trabzonlular, Ordulular, Türkiye’nin her tarafından derneklerimiz burada, hemşehri derneklerimiz burada, temsilcileri burada, gençlerimiz burada, kadınlarımız burada, yol arkadaşlarımız burada, doğu da, batı da bu salonda.
Bugün müstesna bir gün, bugün arife, yarın bayram var, bayrama…
BİR VATANDAŞ- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ya Rize’yi saymaz olur muyuz, Reis Rize’den. O zaman isterseniz Adana’dan başlayıp tek tek sayalım olur mu? Zamanımız yok, sizi yormak istemiyorum.
Ne dedik?..
BİR VATANDAŞ- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Muş. Bu yaştan sonra bana plakaları da ezberlettireceksiniz.
İstanbul’da bütün yürekler birdir, beraberdir. Bize Türkiye büyüklüğünde düşünmeyi İstanbul öğretti. Bir büyük sevdayla Anadolu’nun yollarına düşmeyi bize İstanbul öğretti. Az önce Sultanbeyli’deydik, şimdi buradayız, buradan Çekmeköy’e gideceğiz, orada hemşehrilerimizle buluşacağız, akşam da Ümraniye’de son iftarımızı Ümraniyeli kardeşlerimizle yapacağız.
Şimdi Sancaktepe, sizden söz almaya geldim, Sancaktepe’nin desteğini almaya geldim. Sancaktepe, 24 Haziran’da bir destan yazacak mısın? Fena değil, oruç ağız hiç fena değil. Türkiye’nin lideri, milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’la yola devam mı? Cumhur ittifakını, AK Partiyi, birbirinden değerli birinci bölge milletvekilini Meclise göndermeye hazır mısınız? Güçlü Meclis için… Güçlü hükümet için… Güçlü Türkiye için… Diyerek bir kez daha AK Partiyle durmak yok… Durmak yok… Durmak yok… Birliğimiz için… Dirliğimiz için… Kardeşliğimiz için… Allah sizden razı olsun, sağ olun. Yüreğinizdeki heyecan daim olsun, Rabbim gönlünüze göre versin.
Sancaktepe 24 Haziran seçiminin Türkiye için ne kadar önemli olduğunun farkında, bu salon onu söylüyor. O halde Sancaktepe ne diyor? Vakit Türkiye vaktidir. Durmak yok… Demek için 24 Haziran’ı ipe seçiyoruz. Şurada 9 günümüz kaldı, bugünü saymazsak 9 gün..
BİR VATANDAŞ- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ama önce ben yapayım, sıra bende, benden sonra da sende sıra. Gel şuraya, sana söz hakkı vereceğim.
(Tezahüratlar…) Maşallah, gençler harikasınız gençler.
Sizler 16 yıl boyunca bu memleketi şaha kaldırmak için verdiğimiz mücadelede hep bizimle beraber oldunuz. Recep Tayyip Erdoğan’a, AK Partiye, bu kutlu yürüyüşe sahip çıktığı için Sancaktepe’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz, minnettarız.
Sevgili kardeşlerim… Biz sizlerle gurur duyuyoruz.
Sevgili kardeşlerim; 15 Temmuz’da dorudan Türkiye’nin varlığına kasteden hain FETÖ örgütüne karşı 81 milyon bir olduk, beraber olduk. Sizler Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi, o gece ay-yıldızlı bayrağımızı indirtmediniz, ezanlarımız dindirtmediniz, Cumhurbaşkanımıza, milletin adamına, Hükümetinize, demokrasimize sahip çıktınız.
Şehitler bizim başımızın tacıdır, şehitler ay-yıldızlığı bayrağımızın her biri bir yıldızıdır. Şehitlerimiz sayesinde huzur içinde, rahat içinde milletimiz yaşıyor doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde, elhamdülillah bayrağımız artık her yerde dalgalanıyor.
O gece hanilere diz çöktürdünüz, Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere fırsat vermediniz. Görüyorsunuz bugünlerde çıktı, milleti dinle, imanla aldatmaya çalışan FETÖ’cüler şimdi Amerikan bayrağını öpüyorlar, bunların gerçek kimliği ortaya çıktı. Kiliselerde toplanıp dua ediyorlar, kiliselerden medet umuyorlar. Yıllarca Müslümanın parasını-pulunu, hayrını-hasenatını toplaya toplaya günün birinde döndü geldiler, silah olarak, tank olarak bu milletin üzerine mermiler yağdırdılar; alçak bunlar alçak.
Ama bu ülkenin iyiliğini istemeyenlerin oyunları bitmiyor, bir oyunu bozuyoruz, başka bir oyun peşine giriyorlar. Şimdi yeni bir oyun var Türkiye’de, Türkiye üzerinde yeni bir plan var değerli kardeşlerim. Plan şu: Türkiye’nin güneyinde emperyal devletler bir terör devleti kurmak istiyor, bu terör devletiyle akılları sıra Türkiye’yi terbiye edecekler, Türkiye’nin enerjisini boşa tüketecekler ve bölgedeki emellerine ulaşacaklar. Bunu yaparken nasıl yapıyorlar? Kürt kardeşlerimizin, Kürt vatandaşlarımızın kanı, canı üzerinden yapıyorlar. Kürtler, Türkler, hangi mezhepten, hangi meşrepten olursa olsun biz kardeşiz, Rabbimizin yarattığı kullarız. Onun için biz bin yıldır bu topraklarda kader birliği yapmışız. Savaşlarda beraber olmuşuz, sevinçte beraber olmuşuz, zor günlerde de, iyi günlerde de hep birlikte olmuşuz. Aramıza fitne, fesat sokmaya çalışanları fırsat vermemişiz.
Şimdi aklı sıra Kürtlerin sorularının takipçisi olduğunu söyleyen partiye diyorum ki, Kürtlerin tek sorunu var, o da PKK’dır, PKK bölücü terör örgütünden başka Kürtlerin sorunu yoktur. Ve Kürtlerin diğer bir sorunu da, o PKK’ya iradesini teslim etmiş siyasi uzantılardır. Yapmamız gereken, bunları Kürtlerle aramızdan çıkarmaktır.
Bakın, yıllardır köyler boşaltıldı, insanlar göçe zorlandı. Kobani olayları dediler, bahaneler uydurdular, orada 53 tane masum insanın hayatına mal oldu. Çukur siyasetinde, hendek siyasetinde şehirler, köyler, kasabalar yerle bir oldu. Tanışık Köyünde 50 tan patlayıcıyla 16 masum insanın kanına girdiler. Peki, bu mu Kürtlerin sorununa sahip çıkmak? 40 yıldır sivili, askeri verdiğimiz şehirler, niçin yapıyoruz biz bunu? Bağımsızlığımız için, bayrağımız için, vatanımız için, devletimiz için, milletimiz için yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.
Onun için, Kürt-Türk etle tırnak gibiyiz, kardeşiz. Bizi birbirimize düşürmeye çalışan kalleşlerden de hesap soruyoruz, teker teker hesap soruyoruz. Yurt içinde elhamdülillah terör belasını gündemimizden çıkarttık, şimdi sırada dışarıdaki uzantılarında. Nasıl Afrin’de kafalarını ezdiysek, nasıl Fırat Kalkanı’nda aynı şeyi yaptıysak, şimdi de Kandil’de, Kandil’i de başlarına yıkacağız. Bir daha bu alçakların milletimize zarar vermemesi için ne gerekiyorsa her türlü tedbiri alacağız.
Darbeye bizi alt edemeyenler, terörle alt edemeyenler, şimdi bir devlet kurdurarak, Kürt vatandaşlarımızı kullanarak aklı sıra sonuç almaya çalışacak. Ama yağma yok, bu millet bunlara prim vermez, asla oyuna gelmeyeceğiz. Gün birlik günüdür, gün kardeşlik günüdür, gün bir olmak, iri olmak, diri olmak, birlikte Türkiye olmak günüdür.
Cumhur ittifakı nereden çıktı? Cumhur ittifakını çıkaran 15 Temmuz alçak darbe girişimidir. Türkiye’nin beka meselesi var, onu niçin Yenikapı ruhuyla başlayan, daha sonra darbeleri, vesayetleri, kumpasları, krizleri üreten bu hükümet sisteminin değiştirilmesine uzanan bir süreçtir. Oralarda MHP’yle birlikte hareket ettik, Mecliste Türkiye’nin 94 yıllık yönetim şeklini değiştirdik. Niye değiştirdik, durup dururken mi? Bu sistem, bu çift başlı sistem 60 darbesin getirdi, 71 muhtırasını getirdi, 80 ihtilalini getirdi, 28 Şubat’ı getirdi, 27 Nisan elektronik e-muhtırasını getirdi, 17-25 Aralık yargı-darbe girişimini getirdi ve nihayet 15 Temmuz alçak FETÖ kalkışmasını getirdi. Buradan kim kaybetti? Türkiye kaybetti. Türkiye eğer bu darbeleri yaşamasaydı, bu müdahaleleri yaşamasaydı, bugün dünyanın 16. ekonomisi değil dünyanın 7’nci ekonomisi olacak, hedefimiz zaten 10 ülke arasına girmek değil mi? Çoktan girmiştik, bu müdahalelerden dolayı gecikti.
Son 15 yılda çok telafi ettik, 15 yılda 4 basamak birden atladı. Ama yetmez, geçen 80 yılın hesabı ne olacak, kim verecek? O 80 yılda sahnede olanlar bu vesayetlerin, bu müdahalelerin parçası olanlar bugün meydanlarda nutuk atıyorlar. Bu adayları görüyorsunuz değil mi? Hiçbirisi yapacak bir şey söylüyor mu? Ya bu ülke için bir fikri olduğunu söylüyor mu? Yatıyorlar, kalkıyorlar Recep Tayyip Erdoğan, dertleri, başları Recep Tayyip Erdoğan. Birisi ayağını kaldırıyor, öbürü aynı yere basıyor, Recep Tayyip Erdoğan’ı indirelim de ne olursa olsun, bundan başka hiçbir şey söylemiyorlar. Ne tesadüf ki, yurt dışında diğer bazı dost bildiğimiz ülkeler de aynı şeyi söylüyor. Bu bir tesadüf mü acaba? İyi düşünmemiz lazım. Onlar da diyorlar Türkiye’yle bizim problemimiz yok, ama Recep Tayyip Erdoğan gitsin. Recep Tayyip Erdoğan giderse istedikleri gibi Türkiye’ye ayar vereceklerini düşünüyorlar. Bu millet buna müsaade eder mi? Sancaktepe müsaade eder mi? Gençler müsaade eder mi? Etmezseniz biliyorum.
Gençler, şüpheniz mi var? Biz sadece Rabbimizin huzurunda eğiliriz, başka hiçbir alçağın huzurunda eğilmeyiz.
Bunların derdi millete hizmet etmek değil, ülkeyi kalkındırmak değil. Şimdi aslında bunların durumuna ben acıyorum, niye biliyor musunuz? Şimdi önlerine evrakları seriyorlar, acaba ne vaat edelim diyorlar. Ya acaba yol mu yapsak diyorlar, bakıyorlar ki AK Parti yapmış bitmiş, yollarla donatmışız Türkiye’yi, baştanbaşa donatmışız. Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik, yolları böldük Türkiye’yi bileştirdik. Yolları böleriz de Türkiye’yi böldürtmeyiz, bunu herkes böyle bilsin.
Baktılar orada bir şey yok, bu sefer diyorlar ki, hastane yapalım, o da yapılmış. Başka bir şey, okul yapalım, okullar da bitmiş. Ondan sonra dönüyorlar, ya TOKİ yapalım, ya bunları da yapmışlar. Gençlik merkezi, stat yapalım, havaalanı yapalım, hepsi yapılmış. Metro yapılmış, Marmaray yapılmış, Avrasya yapılmış, Yavuz Sultan Selim yapılmış, dünyanın en büyük havaalanı yapılmış, Osman Gazi Köprüsü yapılmış.
Gariban, Osman Gazi Köprüsü pahalı yapılmış diyor. En pahalı hizmet, olmayan hizmettir, bunu herkes bilmesi lazım, olmayan hizmet en pahalı hizmettir. Muharrem İnce’nin Osman Gazi Köprüsüne laf etmesine aldırış etmeyin, açılır açılmaz en önce o geçti. Bunların hep âdeti budur, hem istemezler, ama en önce de onlar kullanır. Ne yapsın kullanmasın kardeşim? Yalova’dan çıkacak, Körfezi geçecek, 3 saatte Sancaktepe’ye gelecek veya vapur bekleyecek, yine aynı. 6 dakikada köprüyü geçiyor, 40 dakikada Sancaktepe’de. Böyle bir rahatlık var mı dünyada?
Onu niçin değerli kardeşlerim, bunlar bakıyorlar ki bir şey yok, diyorlar ki gençler sağlık hizmeti getirelim bedava; yapılmış, haberi yok. Bu sefer sinirleniyorlar…
BİR VATANDAŞ- Onları dikili taşı yok dikili taşı.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Dikili taşı da yok, dikili ağacı da yok onların. Şimdi bakıyorlar ki söyleyecek bir şey yok, her şey yapılmış, bu sefer sinirleniyorlar, sinir krizi geçiyorlar, o zaman biz bu yapılanları yıkalım diyorlar, başlıyorlar yıkmaya. Külliye’yi yıkacağız diyor, Kanal İstanbul’u yaptırmayacağız diyor, yerli arabayı yaptırmayacağız diyor, AK Parti ne yaptıysa yıkacağız diyor. Bunların adı yıkım ekidir tamam mı? Bir yapım ekibi var, bir de yıkım ekibi var. Türkiye tercihini her zaman doğru yönden vermiştir. Yapım ekibiyle durmak yok… Durmak yok… Yıkım ekibini yolcu etmek… Yıkım ekibini sandığa gömecek miyiz? AK Partiyi sandıktan zaferle çıkaracak mıyız? Milletin adamını rekor oyla seçecek miyiz? İşte bu kadar ya, sağ olun, var olun.
Harikanız kızlar, sağ olun.
Şimdi biraz da Sancaktepe’den konuşalım olur mu? Sancaktepe’de ne olmuş, ne bitmiş, Belediye Başkanı iyi çalışmış mı, çalışmamış mı? İsmail Erdem’den memnun musunuz? Fena değil.
BİR VATANDAŞ-
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İyi ki hatırlattın, ceddine rahmet.
Geçen hafta itibarıyla, geçen Cuma itibarıyla İmar Barışı Kanunu yürürlüğe girdi…