Basbakan Yildirim’in Kayseri Sanayi Odasi Ödül Töreni’nde yaptigi konusmanin tam metni
En iyi dileklerimle tebrik ediyorum, daha nice nice yıllara, büyük başarılara imza atacağınıza yürekten inanıyorum.
Çiçeği burnunda Başkan Sayın Mehmet Büyüksimitçi’yi ve bütün arkadaşlarını tebrik ediyorum.
Bu yıl 12’ncisi gerçekleştirilen ödül töreni vesilesiyle biraradayız, beraberiz, bundan da mutlu oluyoruz.
Bugün Kayseri’de bu üçüncü etkinliğimiz. Öğlen saatlerinde 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün adını taşıyan müze ve kütüphanenin açılışını Sayın Cumhurbaşkanımızın huzurlarıyla ülkemize Kafkasya’dan, Avrupa’dan, Asya’dan gelen değerli, kıymetli misafirlerle birlikte gerçekleştirdik. Daha sonra Kayserililerin, binlerce hemşehrimizin katıldığı toplu açılışı yine Sayın Cumhurbaşkanımızın huzurlarında gerçekleştirdik.
Bu akşam burada ihracat sıralamasında yer alan 1000 sanayi kuruluşunu ödüllendirmek için büyük sanayi kuruluşu sıralamasına giren firmalar ödül alacaklar. Ödül, önemli bir şey, marifet iltifata tabidir. Alıcısı olmayan mal metadır derler. Onun için ödüllendirmek her zaman daha büyük başarıların kapısını açar. Ödül alacak tüm firmaların ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; Kayseri geleneksel olarak üreten, ürettiğini refaha dönüştüren, ihracat yapan ve ülkemizin kalkınmasına, büyümesine katkı sağlayan illerimizden bir tanesi. 83 ülkeden daha fazla bir nüfusa sahip. 90 ülkenin toprak miktarından daha geniş bir il sınırları var. Sahip olduğu büyük sanayi kuruluşlarıyla Türkiye’deki iller arasında 7. sırayı tutuyor. Türkiye’nin 6. büyük tekstil ihracatçısı Kayseri, 163 ülkeye ihracat yapıyor. Bütün bu rakamlar gösteriyor ki Kayseri, sanayinin ve ticaretin merkez şehirlerinden biri haline gelmiş. Türk ekonomisinin nabzının arttığı, yatırımın, üretimin, istihdamın her yıl artış gösterdiği yıldız şehirlerimizden bir tanesidir Kayseri.
Tarih boyunca hep ticaret şehri olmuş ve tabii ki AK Parti Hükümetleri döneminde gerek 58. Hükümette Sayın Başbakanımız Abdullah Gül ve diğer hükümetlerde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Davutoğlu Hükümetinde ve bizim Hükümetimizde, velhasıl 14 yılda Kayseri’ye ve ülkemize çok büyük hizmetler yaptık. Bir kere bir Türkiye’yi üç Türkiye yaptık, üçe katladık. 2002 yılından beri Kayseri’ye kamu yatırımlarının tutarı 13 milyarı geçti. Bu dönemde şehrin ihracatı 351 milyondan 1,5 milyarın üzerine çıktı, demek ki beş kat bir büyümeden bahsediyoruz. Kayseri doğalgazla buluşan, en önce buluşan illerimizin başında geliyor. Kayseri’ye yine bu dönem içerisinde 515 kilometre bölünmüş yol yaptık. Kayseri’ye, Nevşehir’e, Niğde’ye, Sivas’a, Yozgat’a bölünmüş yollarla bağladık. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldük, milleti birleştirdik. Şimdi artık sıra Kayseri’ye hızlı trenin gelmesinde. İnşallah bununla ilgili çalışmalarımızı da süratle sürdürüyoruz. Böylece Ankara’dan Kayseri’ye, Ankara’dan Sivas’a, Ankara’dan İstanbul’a, Ankara’dan Konya’ya ülkemizin üç büyük başkentini Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentlerini hızlı tren ağlarıyla örüyoruz. Kayseri-İstanbul ulaşımı artık çok daha hızlı ve çok daha kolay olacak.
Değerli dostlar; Türk ekonomisi üzerine bugünlerde maalesef karamsar senaryo yazmaya çalışanlar var. Ben sanayicilerimizin arasındayken sizlerle birkaç gerçeği paylaşmak istiyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım, AK Parti iktidarında 14 yıl boyunca biz sadece memlekete, millete hizmet etmekle kalmadık. 14 yıl içerisinde vesayet odaklarıyla da, kumpaslarla da mücadele ede ede bugünlere geldik. Hem hizmeti aksatmadık, hem de kafayı kaldıranların kafasını ezerek bugünlere geldik. Çünkü millet iradesinden başka irade asla kabul etmedik, tanımadık. Hatırlayın, AK Parti iktidarından bugüne kadar yaşanan olayları hatırlayın. Birkaç tanesini ben söyleyeyim size. İlk karşılaştığımız vesayet Cumhurbaşkanlığı seçimidir, 367 icadıdır. Hemşehriniz, sizin evladınızı, Abdullah Gül’ü 363 vekili olan AK Parti’ye seçtirmediler, yeni icat çıkardılar. Siz misiniz öyle yapan dedik, biz de her derdin devası millettir dedik, millete gittik ve düğümü millet çözdü, siz çözdünüz ve artık Cumhurbaşkanını millet doğrudan seçiyor. Türkiye’nin, milletin oylarıyla, yüzde 52 oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanımız da Recep Tayyip Erdoğan’dır, Liderimizdir, Kurucu Genel Başkanımızdır. Bununla kalmadılar, bu vesayet odakları, bu şer odakları bu sefer milletten yüzde 48 oy almış AK Parti’yi, İktidar Partisi’ni kapatmaya kalktılar, o badireyi de atlattık. Yetmedi, yargı darbesi yapmaya kalktılar. Hatırlayın, onun için de Anayasa değişikliği yaptık, yine sorunu sizler çözdünüz, millet çözdü. Bu da yetmedi, bu sefer gezi olaylarını başlattılar, 17 Aralık’ı başlattılar, bütün bunları geçtikten sonra altın vuruşlarını yapmaya kalktılar, 15 Temmuz. 15 Temmuz, Türkiye’nin ikinci istiklal mücadelesidir. 15 Temmuz bu aziz milletin alçak FETÖ terör örgütüne dersini verdiği gündür. Bu büyük millete, Türkiye’ye darbe yapmak isteyen bu alçaklara millet darbe yapmıştır, onları bin pişman etmiştir. Cumhurbaşkanımızın dik duruşu, dirayeti, Hükümetimizin kararlılığı ve milletimizin cesareti alçaklara geçit vermemiştir. Bu vesileyle bütün şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyoruz, mekânları cennet olsun. Gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli konuklar; Türkiye bu ekonomiyle ilgili çıkarılan dedikodular, olumsuz propagandaları ilk defa yaşamıyor. İlkini 2006’da yaşadı, 2006’da bir dalgalanma oldu atlattık. Bu sefer 2009 küresel krizi geldi. O krizi de Cumhurbaşkanımız teğet geçecek dedi ti’ye aldılar. Dünya kasıp kavruldu, Türkiye krizi teğet geçti, hatırlayın. Ve biz krize inat yatırıma devam et prensibiyle yolları, köprüleri, hastaneleri, okulları, tünelleri ara vermeksizin, hız kesmeksizin yapmaya devam ettik. Ve böylece o büyük krizi de atlattık. Bu sefer şer odakları Gezi olaylarını planladılar. Maksat Türkiye’yi sandıkta yenemeyenler, millet iradesinin üzerine gelemeyenler çeşitli oyunlarla Türkiye’yi nasıl güçten düşürürüz, nasıl hızını keseriz. Gezi olaylarında da sonuç alamadılar, bu sefer 17 Aralık’a geldiler. 17 Aralık’ta da derslerini aldılar, en son çaresiz kaldılar, milletin tankını, topunu, helikopterini, uçağını çalarak, milletin parasıyla, milletin alın teriyle alınan ülke güvenliği için hazırlanan bu silahları asker kılığına girmiş alçaklar bölücü terör örgütünün mensupları o gece altın vuruşlarını yapmaya çalıştılar. Ama Başkomutan Cumhurbaşkanı; ey milletim, alçaklara geçit vermeyelim, inin meydanlara dedi, hepiniz indiniz meydanlara. O silahlara karşı milletin silahı neydi? Göğsündeki iman ve Cenabı Hakk’ın nusreti, Başkomutanının daveti. İşte o aziz millet, o büyük millet o gece ikinci Kurtuluş Savaşı destanını yazdı, ülkenin geleceğini, bekasını kurtardı, bunun için Kayseri de o gece sabaha kadar meydanlardaydı. Mustafa Elitaş’la sürekli görüştük. Ve siz alçaklara geçit vermediniz, fırsat vermediniz.
Bunu yabancılar anlayamıyor, diyorlar ki; nasıl oluyor, tüfeği yok, tankı yok, silahı yok, bu darbe nasıl başarısız oldu? Hatta şaşkınlıklarını o kadar ileri götürdüler ki televizyon programlarında bir dahaki sefer darbe yapmaya kalkarlarsa 10 altın kural ne, nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlatmaya kalktılar. Kimin dost, kimin gerçek dost, kimin düşman olduğunu biz o gece gördük. O gece 79 milyon vatan evladıysa yüreği bir çarpan, yanında olan, duasıyla, desteğiyle bizimle beraber olan bütün dostlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ama o geceyi fırsat bilip gerçek kimliğini ortaya koyanları da bir kenara yazıyoruz.
Değerli dostlar; bugünlerde yine küresel piyasalarda bir hareketlenme var. Şimdi 15 Temmuz’da sonuç alamayan alçak FETÖ örgütü milletten damla damla topladığı bu himmetleri oluk oluk bu lobi şirketlerine, yabancılara aktarıyor Türkiye ekonomisini kötülemek için. Buradan yıllarca milletin temiz duygularını sömüren bu insanlara dinini, diyaneti çocuklarımız daha öğrensin diye para veren milyonlarca kardeşimize bir kez daha buradan izninizle Sayın Cumhurbaşkanım seslenmek istiyorum; artık bu örgütün eli kanlı bir terör örgütü olduğuna şek ve şüphe yoktur. Cumhurbaşkanımızın söylediği bir şey var; örgütün üç ayağı var; bir ihanet içinde olanlar, iki ticaret içinde olanlar, üç ibadet içinde olanlar.
İbadetle meşgul olanlara bizim diyeceğimiz yok. Ama milletin kaynaklarını ticaret adı altında bu alçaklara aktaranlara elbette diyeceğimiz var. Ama hainlere geçit yok, onlar cezalarını en ağır şekilde ödeyecekler. İş dünyamızın rahat olmasını istiyorum. Çünkü yine Cumhurbaşkanımızın bir sözü var; kurumları cezalandırmak yanlıştır, hatalı olan kimse onu cezalandırmak gerek. Biz de, bu örgütün ele geçirdiği şirketlerden bu alçakları temizliyoruz. Şirketler üretim yapıyor, istihdam yapıyor ve binlerce insan çalıştırıyor, bunlar faaliyetlerine devam edecek, başka şirketlerle iş yapacak. Alımlar yapacak, satımlar yapacak, bunun için sorgu-sual yok. İşimiz şirketler değil kurumlar değil, işimiz bir fiil bu terör örgütünün içine bulaşmış, gırtlağına kadar terör örgütüyle beraber olmuşlardır. Onun için hiç endişe etmeyin, beni de FETÖ’den sorgularlar mı-sorgulamazlar mı diye endişe etmeyin. Eğer geçmişinizde bir yanlış yoksa işinize gücünüze bakın, hiç kimse sizin üzerinize gelemez; bir kere burada açıkça söylüyorum. Ama bu imkânları kullanıp terör örgütüne bu kaynakları aktaranlar da kusura bakmasın hiç ama hiç bizden müsamaha görmez. Merhamet değil esas olan adalettir deyip buna göre muamele edeceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli dostlar; birçok tedbiri alıyoruz, almaya devam edeceğiz. KOBİ’lerimize 5 milyar nefes kredisi, daha önce 17 milyar yine Kredi Garanti Fonu’nun imkânlarıyla yeniden yapılandırma için kredi imkânı sağladık. Birçok teşvikleri devreye soktuk, bunların detaylarını burada anlatıp vaktinizi almak istemiyorum. Cumhurbaşkanımız konuşacak, onu dinleyeceksiniz, o daha önemli.
Değerli konuklar, değerli işadamlarımız; gelişmelere göre yeni tedbirlerimizi de hazırlıklarını tamamladık, inşallah onları da yakın zamanda devreye sokacağız. Kafanız karışık olmasın, belirsizlik falan yok, her şey net ayna gibi. Evvel Allah Cumhurbaşkanlığı sistemini de hallediyoruz, yolumuza devam ediyoruz. Bunun için de adımlarımızı attık. Önümüzdeki hafta Meclis’e getireceğiz değişiklik teklifimizi. Bu konuda bildiğiniz gibi bir süreden beri Milliyetçi Hareket Partisi’yle çalışmalar içerisindeydik, bunlarda da önemli bir mesafe kat ettik. Meclis’in önüne getireceğiz, takdir yüce Meclis’in. Meclis’ten sonra yine size geliyoruz, çünkü nihai karar milletin kararıdır. Milletin verdiği karar karşısında boynumuz kıldan incedir.
Bu duygularla bir kez daha bu önemli gecede sizlerle birarada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Büyük Türkiye hayaline emek veren, risk alan, yatırım yapan siz sanayicilerimizi tebrik ediyorum. İş dünyamızın, esnafımızın hiç ama hiç zerre kadar gelecek kaygısı olmasın. Türkiye’nin yarını bugünden çok daha güzel olacak.
Ödül alan firmalarımızı, Kayseri Sanayi Odası’nı bir kez daha tebrik ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Şimdi yakınma zamanı değil şimdi yekinme zamanıdır diyor, hepinize hayırlı akşamlar diliyorum.