Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Makedonya Basbakani Zoran Zaev ile ortak basin toplantisinda yaptigi konusma

 

… ülkemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

Sayın Başbakanın ziyareti, Türkiye’yle Makedonya arasında kökleri geçmişe uzanan kuvvetli bağların ve kardeşlik duygularının önemli bir göstergesidir. Türkiye’yle Makedonya arasındaki güçlü kardeşlik ve dostluk bağının en temel unsurlarından biri de Makedonya’da yaşayan soydaşlarımızdır.

Değerli mevkidaşım ve heyetiyle ilişkilerimizi bütün yönleriyle ele aldık ve gelecekte yeni potansiyellerin harekete geçirilmesi, ilişkilerin her alanda daha da güçlendirilmesi konusunda tam bir mutabakata vardır. Özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da güçlenmesi bakımından bugünkü ticaret hacmimizin Makedonya ve Türkiye’nin potansiyellerini yansıtmamakta olduğunun altını bir kez daha çizdik ve kısa süre içerisinde Türkiye-Makedonya arasındaki ticaret hacmini 1 milyar avronun üzerine çıkarma konusunda mutabık kaldık. Bunu yaparken tabi ticaret dengesini de sağlamayı önemsiyoruz.

Özellikle Türk yatırımcıların Makedonya’da yatırımları 1 milyar 300 milyon seviyesine ulaştı, bundan memnuniyet duyuyoruz, ancak Makedonya’ya Türk yatırımcıların ilgisi artarak da devam ediyor. Sayın Başbakan yatırımcılarımızın önünü açacak çalışmalar konusunda bize kapsamlı bilgi verdi.

Ayrıca, dost ve kardeş Makedonya’yla terörle mücadele konusunu Balkanlar’da işbirliğinin bütün Balkan ülkelerinin katılımıyla daha da geliştirilmesi konusunu da kapsamlı bir şekilde ele aldık. 15 Temmuz darbe girişiminde Makedonya’nın ülkemize verdiği destekten dolayı kendilerine teşekkür ettik ve özellikle bu darbenin sorumlusu FETÖ terör örgütünün faaliyetlerinin Makedonya’da sonlandırılması konusundaki talebimizi de bir kez daha yineledik.

Sayın Başbakan kısa süre önce 21 Aralık’ta Sayın Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu’nun da katıldığı geniş katılımlı bir toplantıda Türkiye’nin düşmanı bizim de düşmanımız demek suretiyle aslında FETÖ terör örgütüne karşı net tavrını ortaya koymuştur. Bu kapsamda yapılan çalışmaları da takdir ediyoruz. Bu FETÖ terör örgütü sadece Türkiye’de darbe girişimine katılmış bir örgüt değil, küresel güçlerin kontrolünde var olduğu ülkelerin bugün değilse yarın, yarın değilse orta vadede başına dert olacak, bela olacak bir örgüttür. Bu konuda da Sayın Başbakanla bildiklerimizi paylaştık.

Eğitim alanında, kültür alanında ve birçok konuda güzel işbirliklerimiz var. TİKA’nın bölgede önemli faaliyetleri var, Yunus Emre Enstitüsü ve Makedonya Kültür Enstitüsü’nün faaliyetleri var. Bütün bunlar Makedonya- Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesi için önemli katkı sağlıyor.

Değerli basın mensupları, Sayın Başbakana değerli dostum Zaev’e bölgesel konularda da kapsamlı bilgi aktarıma fırsatı buldum. Özellikle Suriye, Irak alanında yaşanan ve Türkiye’nin bir süredir teröre karşı başlattığı Zeytin Dalı Operasyonu konusunda da kapsamlı bilgi verme fırsatım oldu. Esasen Türkiye’nin bölgede yaptığı sadece kendi vatandaşlarının can ve mal emniyetini sağlamak değil, aynı zamanda bütün Avrupa Birliği’nin, Balkanlar’ın güvenliğini de sağlamaktan ibarettir. Eğer Türkiye buralara sahip olmasa hem mülteci kriziyle, hem de terör dalgasıyla bütün Avrupa bu işten büyük bir bedel öder. Bunun ne yazık ki Avrupa Birliği tarafından yeterince görülmediğini, takdir edilmediğini de yaşamaktayız, bu da ayrı bir tespit.

Makedonya’nın Avrupa Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesi ve buna çok önem veriyoruz. Makedonya’yı ilk tanıyan ülkeyiz, anayasal ismiyle tanıyan ülkeyiz ve ilk büyükelçi ataması yapan ülkeyiz. Dolayısıyla NATO’yla entegrasyonu konusunda da desteğimiz bundan böyle devam edecektir. Aynı zamanda Avrupa Birliği üyeliğini de destekliyoruz. Her ne kadar biz de Avrupa Birliği üyesi değilsek de, ümit ederim Makedonya’yı bizim kadar bekletmezler, kısa sürede Makedonya da Avrupa Birliği’ne üye olur. Bizim Avrupa Birliği üyeliğimiz sizinki kadar karışık değil, uzun yıllara yayılı, inişli-çıkışlı bir süreci var. Ümit ederim ki, Avrupa Birliği gelecek vizyonunu en iyi şekilde belirler, Türkiye’yle devam edecek mi-etmeyecek mi, bu konuda sağlıklı bir karar verir ve bu şekilde de ilişkilerimiz daha iyi bir düzele gelmiş olur.

Ben bir kaz daha Sayın Başbakana, değerli heyetine hoş geldiniz diyorum ve burası sizin eviniz, öyle görmenizi istiyorum. Ümit ederim ki, dün ve bugün gerçekleşen faaliyetler Türkiye’ Makedonya arasındaki ilişkilerin daha da ileri taşınması için önemli bir başlangıç olacaktır.

Teşekkür ederim.

Buyurun.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet teşekkür ediyorum Sayın Başbakana.

Sorular varsa soruları da alalım.

SORU- Sayın Başbakan, siz Makedonya isim konusunda çok büyük çaba sarf ettiniz, ancak Üsküp’ten istenen isim konusundaki istenen şey çok adil olmayan bir sorudur. Bu konuyla ilgili sizin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının konusuyla ilgili açıklamasında bir yorumunuzu rica edeceğim.

- Evet, teşekkür ederim.

Tabi Makedonya’yı anayasal ismiyle ilk tanıyan ülkeyiz. Bir ülkenin isminin ne olacağına o ülke karar verir, başka ülkelerin o ülkeye isim tayin etmesi çok büyük bir yanlışlık olur. Ama bütün bunlara rağmen bu konuyla ilgili Yunanistan’la yaşanan sorunların konuşarak, görüşerek tatlılığa, bir suhuletle çözüme kavuşturulması en büyük arzumuzdur, çünkü komşu ülkelerin aralarında sorunları kardeşlikle, konuşarak, görüşerek halletmeleri esas olmalıdır. Benzer şekilde bizim de komşumuz Yunanistan’la aynı fikirde olmadığımız konular var, ama bunların çözümünde her zaman diyaloğu önemsiyoruz ve diyalog yolunu tercih ediyoruz.

Teşekkür ederim.

SORU- Sayın Başbakan, sorum size.

Didem Özer Tümer, Milliyet Gazetesi.

Efendim, bu hafta Amerikalı yetkiler Türkiye’ye yoğun bir temas trafiği gerçekleştiriyorlar. Bu ziyaretlerle ilgili olarak özellikle YPG konusunun Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir pazarlık unsuru olarak kullanılabileceğine dair yorumlar var. Bu çerçevede örneğin Amerika’dan Türkiye’nin Afrin’e girmemesi karşılığında Mümbiç’deki YPG varlığını engellemesi ya da izin vermemesi, çekmesi gibi birtakım unsurları masaya getirebileceği belirtiliyor. Böyle bir öneri gelirse Türkiye’ye tavrı ne olur?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Türkiye’nin tutumu ve tavrı çok açıktır, terör örgütlerinin al birini vur ötekisine, ister PKK, ister YPG, hangisi olursa olsun bizim hudutlarımızı tehdit ediyorsa, vatandaşlarımızın mal ve can güvenliğine tehlike teşkil ediyorsa, sınırlarımız ötesinde ülkemizi tehdit edecek birtakım oluşumlar içinde oluyorlarsa, bunların hepsinin üzerine amansız bir şekilde gideceğiz. Bu sadece Türkiye’nin, Türk vatandaşlarının huzuru için değil, bölgede yaşayan günahsız insanların geleceği için de bizim bir sorumluluğumuz. 3,5 milyon Suriyeli niye bizim ülkemizde; yerlerinde su mu çıktı? Canlarını kurtarmak için, oradaki terör tehdidinden, rejim baskısından kurtulmak için geldiler. Dolayısıyla bizim amacımız, nasıl Fırat Kalkanıyla Mümbiç-Azez arasını temizledikse, Cerablus-Azez arasını, Afrin bölgesini de terör oluşumlarından temizleyeceğiz ve oradaki o bölgenin insanlarının tekrar toplarına, yerlerine, yurtlarına dönmesini sağlayacağız. Bir kirli pazarlık içinde olmayız, terör bizim için en büyük tehdittir, en büyük baş belası iştir. NATO’da müttefikimiz, uzun yıllar stratejik ortak diye düşündüğümüz Amerika’nın artık aklını başına toplayıp doğru dürüst bir karar vermesi lazım, vereceği karar da terör örgütlerini yanına alıp terörle mücadele etmenin devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını artık Amerika’nın görmesi gerekiyor. Görürse güzel, görmezse biz yapmamız gereken neyse onu yapmaya devam ederiz, hem Afrin’de yaparız, hem de diğer bölgelerde terör tehdidini sona erdirmek için atılması gereken adımları kararlılıkla atarız. Bunun için de herhangi birinin icazetine ihtiyacımız yok, uluslararası hukukun bize tanıdığı bütün imkânları sonuna kadar kullanırız.

Teşekkür ederim.

Buyurun.

SORU- Ahmet Topal, Sabah Gazetesi.

Efendim, HDP’nin dün gerçekleşen bir kongresi vardı, terörist başı Öcalan’a selamlar gönderildi, afişleri salona asıldı. Bir de Zeytin Dalı Harekatı ilişkin kara propaganda yapıldı. Bugün savcılık soruşturma başlattı ama, sizin de bir değerlendirmeniz olur mu efendim?

Teşekkürler.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Savcılık yapılması gerekeni yapmış. Yani Türkiye’de siyasi faaliyet gösteren siyasi parti her şeyden önce terörle bağını açık bir şekilde kestiğini milletimize ilan etmesi lazım, biz bunu bekliyoruz. Yani biz terörü sonlandırmak için büyük mücadele veriyoruz, şehitlerimiz var, gazilerimiz var, sivil vatandaşlarımız terör saldırılarıyla hayatını kaybediyor. Hal böyleyken, siyasi parti kimliğinde bir oluşum terör örgütüyle iç içe, terör örgütünün etkisinden, baskısından kendini kurtaramamışsa o zaman meşruiyetini kaybetmiş demektir. Dolayısıyla hiç kimsenin suç işleme lüksü yoktur, o bakımdan Türkiye bir hukuk devleti, hukuk devleti içerisinde işlenen her türlü suçun, yapılan her türlü kanunsuz eylemin karşılığı vardır ve hukuk, yargı gereğini yapacaktır.

Teşekkür ederim. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.