Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Milletimizle Birlikte Daha Yesil Türkiye Bulusmasi’nda yaptigi konusma

 

Çok değerli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Az önce Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Bey, Veysel Hocamız anlattı, üç gün bayram. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü, 22 Mart Dünya Su Günü, 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü. Her üç günde Veysel Hocaya ait, dolayısıyla üç gün Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın faaliyetleriyle ilgili kutlamaları gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanım, bugün iki önemli gün daha var. Bir tanesi Down Sendromluların Günü. Aslında down sendromu bir eksiklik değil bir fazlalık. Onların kromozomları diğer insanlardan bir tane daha fazla. Onun için toplumda bunu, down sendromunu bir eksiklik gibi görmek bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Çok da sevimliler. Bütün down sendromluların gününü de bu vesileyle tebrik ediyorum.

21 Mart Nevruz; bahar mevsiminin bolluk ve bereketini, toprağın dirilişini müjdeleyen Nevruz’u da milletçe el-ele, gönül-gönüle kutlamanın heyecanını yaşıyoruz. Başarı müjdeleyen bu güzel günün milletimize ve bütün insanlığa huzur ve bereket getirmesini de Cenabı Mevla’mdan niyaz ediyorum.

Ağaca, ormana, suya, kısaca bütün yaratılmışlara karşı özel bir bakış açısı olan bir medeniyetin evlatlarıyız. Yunus Emre’nin dediği gibi yaratılmışı severiz Yaradan’dan ötürü. Biz de canlı-cansız bütün mahlukatın hakkını-hukukunu gözetmekle kendimizi sorumlu addediyoruz. Ağacın, kuşun, bütün yabani hayatın üzerimizde hakkı olduğuna inanıyoruz. Çevreyi hoyratça, sınırsızca kullanma lüksümüz yok. Bizler çevrenin belli ölçülerde kullanım hakkına sahip kiracılar konumundayız. Yaşadığımız çevreye gözümüz gibi bakmak ve gelecek kuşaklara aynı şekilde teslim etmeliyiz.

Ağaç dikip gölgesinde halkı dinlendirmek gibi insanın kıyamet gününde hesabına yarar bir erdem yoktur diyor Yüce Peygamberimiz. Ecdadımız Fatih Sultan Mehmet, ormanımda bir dalı kesenin başını keserim diyor. Rahmetli Fetih Gemuhluoğlu ne güzel söylemiş; insana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak, ormana, ağaca, taşa, kurda, kuşa dost olmak, tarihe dost olmak, komşuya dost olmak gerekir. İşte bizler böyle bir inancın, böyle bir medeniyetin evlatlarıyız.

Sayın Cumhurbaşkanım, çok değerli misafirler; ormanlarımıza, su kaynaklarımıza sahip çıkma konusunda 16 yıldır çok büyük işler başardık. Yolları, köprüleri, tünelleri, havaalanlarını yaparken, çevreyi, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı da asla ihmal etmedik. Oralara da önemli yatırımlar yaptık. Çünkü bu ülkenin 81 milyon vatandaşına olduğu gibi taşına, toprağına, ağacına kuşuna da dostuz, sevdalıyız. Bu sevda ile 16 yıldır yollardayız, milletin hizmetindeyiz. Bu sevda ile ülkemizi, yurdumuzu şenlendirmeye devam ediyoruz. Bu sevdayla şehirlerimizi, topraklarımızı imar etmeye devam ediyoruz.

Bir ağaca, bir bitkiye güzel gözle bakan insan hayatın tamamı için emek ve değer üretir. Tabiata, toprağa güzel gözle bakan insan bütün mahlukata hizmet eder, bütün mahlukatın hukukunu da gözetir. İnsan topraktan ayrılmamalı, topraktan kopmamalı. Tabiatla barışık olan kendisiyle de barışık olur. Aşık Veysel gibi kara toprakla sadık yar olmak gerekir. Özellikle gençlerimize tavsiyemiz, toprakla uğraşması ve ormanlarımıza vakit buldukça gitmek, ağaçlarla ve yeşillikle vakit geçirmek, börtü böceği seyretmek, onlarla birlikte kendimizle barışık kalmayı ve mutlu kalmayı da öğreneceğiz. Hayata, olaylara daha müspet, daha barışçı bakmayı da ormanlarımız, yeşillik bize öğütlüyor. Toprağımıza, ormanımıza gözümüz gibi sahip çıkmalıyız.

Evet, az önce Bakanımız son 16 yılda orman varlığımızı nereden nereye çıkardığımızı ince detaylarıyla, rakamlarıyla anlattı. Tarım ve hayvancılık, ziraat alanında kapasitemizi çok daha iyi kullanabiliriz. Bu alanlarda çok önemli destekler veriyoruz ve bu destekleri daha da geliştireceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanım tabi ki orman köylümüzü de ormanı olmayan köylümüzü de desteklemek talimatlarınızla son 15 yılda yaptığımız en önemli işlerden bir tanesi. Tarım desteklerini 1 milyar 800 milyondan 15 milyarın üzerine çıkardık. Hayvancılığı aynı şekilde destekliyoruz. Özellikle orman köylerimizin imkanlarının arttırılması ve orman köylerimize mahsus yeni gelir alanlarının oluşturulması konusunda neler yapıldığını Sayın Bakanımız bütün detaylarıyla anlattı. Bal ormancılığı, ceviz vesaire diğer ek gelir sağlayacak birtakım çalışmalar yapıldı bundan sonra da yapılması gereken ne varsa bunları da ülkemizin imkanları doğrultusunda en iyisini yapmaya çalışacağız. Çünkü başından beri biz ne diyoruz? Laf üstüne laf koyan değil, taş üstüne taş koyan bir iktidarız. Sürekli iş yapmayı hedef alan, milletimizin yüzünü güldürmek, milletimizin hayatını kolaylaştırmak için ilk günkü heyecanla, ilk günkü aşkla çalışıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; son 16 yıl içerisinde özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2008-2012 yılları arasında milli ağaçlandırma seferberliği başlatmıştık. Söz verdiğimiz gibi bu seferberliği büyük bir başarıyla tamamladık ve ağaçlandırmada yüzümüzü güldürecek bir sonuç ortaya çıktı. Şimdi de yine sizin riyasetinizde daha yeşil bir Türkiye’yi birlikte inşa edelim kampanyasını başlatıyoruz, bugün itibariyle bu kampanyayı başlatmış olacağız. Ülkemiz, insanımız ve ormanlarımız için daha güzel bir gelecek için hayırlı, uğurlu olsun.

Bu kampanya vesilesiyle Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’de her haneye, her hanenin reisine bir mektup gönderecek. Bu şu demektir: Türkiye’de yaklaşık 23 bin hane var her bir haneye bir mektup sizin imzanızla gidecek ve bu kampanyanın başladığı bildirilecek ve bununla ilgili vatandaşlarımıza bütün detaylar aktarılacak.

16 yılda 4 milyar 39 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Bazıları diyor ki işte iş yapmaya yüzü olmayan sürekli tenkit edenler, efendim bu kadar fidan dikilmemiştir, inanmayan gitsin saysın 4 milyar 39 milyon fidan dikildi. Ben şahidim yolların üzerinde bütün bölünmüş yolların üzerinde biz Orman ve Su İşleri Bakanlığımızla o zaman protokol yaptık hep refüjleri, yol kenarlarını yetişkin ağaçlar diktik ve bunların birçoğu büyüdü ve yolları çok daha da güzel hale getirdiler. Bugün ülkemizin yüzde 29 nispeti ormanlarla kaplı, 2023 sonuna kadar yüzde 30’a çıkartacağız, bu oran 2002’de yüzde 23’ler seviyesindeydi. 1992–2002 yılları arasında yılda ortalama 75 milyon fidan üretiliyordu sadece 2017 yılında üretilen fidan miktarı 322 milyona çıkmış. Sakarya Sapanca’da Fidan ve Süs Bitkileri Borsası tesis edildi faaliyete geçti her alanda ağaçlandırma çalışmaları sürüyor. Okul bahçelerinden, üniversite kampüslerinden, ibadethaneler, yol kenarları her taraf yeşillendiriliyor ormanlarımızı kırsal kalkınmanın lokomotifi olarak görüyoruz. Ceviz, badem, zeytin, trüf mantarı gibi 38 eylem planıyla ormanlarımızdan vatandaşlarımızın daha fazla faydalanmasının yolunu açtık. 396 adet bal ormanı kuruldu ve bu şekilde şu anda dünya bal üretiminde Türkiye ikinci sıraya yükseldi.

5 bin köye 5 bin gelir getirici projeyle 2019 yılı sonuna kadar kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımıza yeni gelir alanları sağlamış olacağız. Bu kapsamda, 2015 yılından itibaren 3500 köyde 10 milyon gelir getirici fidan dikimi gerçekleşti. İlk defa her ilde bir şehir ormanı projesi de yine iktidarımız döneminde başladı ve 142 adet şehir ormanı, mesire yeri kurulumu tamamladık mesire yeri sayısı 1310’a çıktı. 350 milyon insanın bugün günlük olarak takip ettiği bir sitede Türkiye’de 41 alan bu şekilde yapılan 41 alan mükemmellik belgesi aldı. Bu da yurt dışında korunan alanlarımıza ilişkin yoğun bir ilginin olduğunu ortaya koyuyor. Bütün illerimizin tabiat turizmi planları uygulama eylem planları hazırlandı, bu planlamayla koruma alanları vatandaşımızın huzur içerisinde, konforlu bir şekilde vakit geçireceği alanlar haline getirildi. Son 16 yılda korunan alanlarımızın sayısını 175’ten 554’e yükselttik, korunan alanlarımız alan olarak da arttı. 2002’de 9000 hektar olan koruma alanları, 30 milyon hektara çıktı. 2003 yılında 33 adet olan milli park sayısı 43’e, 16 tabiat parkı 223’e çıktı. Milli parklar, tabiat parklarını ziyaretçilerin çekim alanı haline getirdik. Kır lokantaları, barınaklar, kamp piknik alanları ve vatandaşlarımızın rahatça vakit geçireceği birçok alanı kazandırdık. Tabi bunları yapmak yetmiyor, bunların temiz tutulması ve gelecek nesillere aktarılması da önemli bu da vatandaşlarımızın sorumluluğunda. Ormanlarımızı temiz tutacağız, yangın riskine karşı tedbirlerimizi alacağız. Piknik yaparken yangına meydan vermeyecek önlemleri almak da buraya gelen vatandaşlarımızın sorumluluğu olacak.

Çevre kirliliği bugün dünyada hem insanlar hem de bütün canlılar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Çevrenin temiz tutulması, korunması, ekolojik dengeye zarar vermemek gittikçe bu konuda hassasiyet artıyor.

Tarihi parklarımızı ihya ediyoruz Çanakkale, Nene Hatun, Sarıkamış, Sakarya, Kop Dağı Müdafaa Tarihi Milli Parkı düzenlemeleri dokuya uygun olarak gerçekleştirildi. Tarihi Malazgirt Meydan Muharebesi Milli Parkı da yapılıyor bu yıl ki kutlamalara hazır hale gelmiş olacak.

Gördüğünüz gibi Sayın Cumhurbaşkanım, değerli misafirler; hizmetler, eserler saymakla bitmiyor. Kısaca şunu söylemek istiyorum: Türkiye özellikle orman varlığını arttırma konusunda ve orman yangınları konusunda çok büyük bir kapasiteye sahip oldu. Sadece ülkemizdeki orman yangınlarına müdahale etmekle kalmıyoruz ve çevremizdeki birçok ülkede geçtiğimiz yaz orman yangınlarına en önce ulaşıp katkı sağlayan ülke olduk. Orman yangını demek adeta bir insanın ciğerlerinin yanması demektir. Orman kolay yetiştirilmiyor, onlarca sene içerisinde meydana getirdiğiniz ormanlar maalesef küçük bir ihmalle, küçük bir yanlışla kül olup gidebiliyor, onun için ormanlarımıza gözümüz gibi bakmamız lazım. İklim değişikliğinin en büyük sebebi, mevsim değişikliğinin en büyük sebebi, küresel ısınmanın en büyük sebeplerinden biri tabiattaki doğal dengelerin değişmiş olması, yok olması, tabiatın insanlar eliyle yok edilmesinden kaynaklanıyor. Bu bakımdan bu konuda vatandaşlarımıza çok önemli görevler düşüyor.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli konuklar; aynı zamanda 23 Mart Meteoroloji Günü dolayısıyla da son 15 yıl içerisinde bu konuda yaptığımız faaliyetlere de kısaca değinmek istiyorum. Hava tahmini oranında yüzde 90’ların üzerine çıktık. Meteorolojik gözlem sistemimiz, yani nokta sayımız 1840’a yükseldi. Aşağı yukarı bölgede Türkiye bu alanda lider konuma geldi. Zirai don ikazı konusunda Avrupa’ya bile hizmet verir hale geldik. Eskiden denizcilerimiz denizdeki hava tahminlerini başka kaynaklardan öğrenirdi, şimdi Cebelitarık’tan, Hazar Denizi’ne kadar bütün denizlerdeki anlık hava tahminleri, deniz durumları bizim Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz tarafından veriliyor. 2002’de bir adet meteorolojik radar mevcutken, bugün 18 tane meteorolojik radarımız var. Vatandaşlarımız daha güvenilir hava raporu daha sıklıkla hava raporu vermek için gerekli çalışmaları yapıyoruz. Bu program vesileyle dün 21 Mart Dünya Ormancılık, 22 Mart Dünya Su, 23 Mart Dünya Meteoroloji Günlerinin ve Nevruz bayramınızı tekrar tebrik ediyorum. Aynı zamanda mübarek üç aylarında başındayız, üç ayların bütün ülkemize, insanımıza İslam dünyasına barış, huzur ve güzellikler getirmesini Cenabı Mevla’mdan diliyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hayırlı, uğurlu olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.