Basbakan Yildirim’in, Milli Irade Zaferinin Analizi Kitabinin Tanitimindaki konusmasi
Kıymetli yol arkadaşlarım, 15 Temmuz şehitlerimizin çok değerli yakınları, gazilerimiz, akademik camianın değerli mensupları sivil toplum ve düşünce kuruluşlarının temsilcileri, değerli basın mensupları, hanımefendiler, beyefendiler; hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Davetimize icabet ettiğiniz ve bugün burada bizimle beraber olduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün hepimizde derin izler bırakan çok acı bir tecrübeyi bir daha hatırlamak üzere bir aradayız. 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümündeyiz. Demokrasiye mili idareye vurulan bütün darbeleri ve 15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha şiddetle kınıyor, lanetliyorum.
Bugün hem partimiz çatısı altında yapılan bir bilimsel araştırmayı sizlerle paylaşıyor hem de 15 Temmuz kahramanlarını minnetle, şükranla bir kez daha anıyoruz.
15 Temmuz’da aziz milletimiz bir demokrasi destanı yazdı. Terör örgütü kaybetti, demokrasi kazandı, millet kazandı. Sözlerimin başında Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başkomutanımıza, darbeciler karşısındaki dirayetli liderliğinden dolayı bir kez daha milletim adına teşekkür ediyorum.
Bombalar altında Meclis’i terk etmeyen, Meclis Başkanımıza, bakanlarımıza, milletvekillerimize teşekkür ediyorum. O karanlık geceyi aydınlatan şehitlerimizi minnetle ve şükranla yad ediyorum.
Değerli şehitler, aziz şehitler, yolunuz yolumuzdur, emanetinizi korumak namus borcumuzdur. Sizler bu vatan için can verdiniz, gözlerinizi kırpmadan şehadete koştunuz. Yurdumuzu alçaklara uğratmadınız, gövdelerinizi siper ettiniz ve o hayasız akını durdurdunuz. Allah şehadetlerinizi kabul etsin ve bizi Bedrin, Fethin, Çanakkale’nin istiklal mücadelesinin mübarek aslanlarıyla beraber kılsın. Gazilerimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Halen tedavi olan gazilerimize de Allah’tan şifa diliyorum.
Darbe girişimini yaşadığımız o geceyle birlikte neredeyse 1 ay boyunca demokrasi nöbeti tutan milyonlarca vatandaşlarımıza bir kere daha buradan şükranlarımı ifade etmek istiyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli hanımefendi, kıymetli misafirler, bugün burada kamuoyuyla paylaştığımız araştırma partimizin konuyla ilgili olarak hazırladığı kapsamlı bir rapordur. Teşkilatlarımız eliyle yapılan bu çalışmada toplam 148 ekip görev aldı ve 720 kişi bir fiil sahada çalıştı. Şehit aileleri, gazilerimizle birebir görüşülerek bu rapor ortaya çıkarıldı.
Buradan araştırmanın ortaya çıkardığı bazı sonuçları ben de paylaşmak istiyorum. Şehitlerimizin ve gazilerimizin doğdukları yerlere baktığımızda Türkiye’nin her tarafında şehidimiz ve gazimiz olduğunu görüyoruz. Şehitlerimizin, gazilerimizin yaşadığı yerlere baktığımızda çoğunun ortalama 25 yıldır Ankara ve İstanbul’da yaşadığını görüyoruz. Şehitlerimizin en küçüğü 15, en büyüğü 63 yaşında. Gazilerimizin en küçüğü 9, en yaşlısı 83 yaşında. 9 yaşında olan iki gazimiz Batuhan ve Görkem Mert’te bugün bizlerle beraber. Yaş aralığına baktığımızda şehit ve gazilerimizin yaş ortalaması yüzde 36. Bu ne demek? Meydanlara inen vatandaşlarımızın çoğu yaş aralığı olarak hayatının baharında olan insanlar. Hanım kardeşlerimiz o gece en ön saflarda yerini almıştır. Eğitim durumuna baktığımızda da şehit ve gazilerimizin yüksek eğitim oranına daha fazla sahip olduğunu görüyoruz. Evet, bu sonuçlardan da anlıyoruz ki, o gece sokağa çıkan vatandaşlarımız bilerek, isteyerek meydanlara akın etmiştir. Ailelerimiz çocuklarının geleceği için Türkiye’ye sahip çıkmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımıza olan güven ve davetini demokrasiyi koruma duygusu milleti sokağa dökmüştür. Burada en göze çarpan özellik, meydanlara inen vatandaşlarımız hiçbir aşırılıkta bulunmamıştır. Vatandaşlar eliyle hiçbir kamu malına zerre kadar zarar gelmemiştir. O gece bilinçli bir direniş örneği bütün yurtta sergilenmiştir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin aldığı yara türlerine ve iş gücü kayıplarına bakacak olursak, bu direnişe neden olan ikinci bir istiklal mücadelesi dediğimiz net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Tanka, topa, uçağa, tüfeğe karşı sadece iman gücü ve elindeki bayrağıyla karşı duran aziz milletin önünde bu ülkenin bir ferdi olarak bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Bu mübarek vatanın bir evladı olduğum için gurur duyuyorum. Sizlerle aynı havayı teneffüs edip aynı yolda yürüdüğüm için bahtiyarım.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli katılımcılar; 15 Temmuz gecesi bütün Türkiye aynı duyguda birleşti, büyük bir aşkla ülkesine, demokrasisine geleceğini sahip çıktı. Yaşlı-genç, kadın-erkek, köylü-şehirli bir millet o gün ayağa kalktı, namusunu hainlere çiğnetmedi.
80 milyon vatan evladına buradan şehitlerimize söz veriyoruz, bu aziz vatanı namert ve kalleşler çiğnemeyecek. Rengini şehitlerimizin temiz kanından alan bu al bayrak hiçbir zaman inmeyecek, bu ezanlar dinmeyecek. Hiçbir ihanet şebekesi, hiçbir terör örgütü birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozamayacak. O karanlık gecede okunan ezanlar ve salalar ruhumuzu nasıl bütünleştirdiyse, aynı şekilde biz daima bir olacağız, beraber olacağız. Bundan böyle bu asil milletin iradesini hiç kimse, ama hiç kimse çiğnemeyecek. Hiçbir provokasyon kardeşliğimizi bozamayacak.
15 Temmuz’da şehit olan 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’ı, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok’u, Genelkurmay’da darbecileri ilk kuruşunu sıkan Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın’ı, cengaver Astsubay Ömer Halis’i asla unutmayacağız. Ben Türk askeriyim, siz kimin askerlerisiniz diyen Metin Doğan’ı unutmayacağız. Eşimi ve çocuklarımı ümmete emanet ediyorum diyen Halil Kantarcı’yı unutmayacağız. Özel Harekat’ta şehit olan 53 yiğidimizi asla unutmayacağız.
Ülkemizi, vatanımızı, teslim etmedik, geleceğimizi de hainlere teslim etmeyeceğiz. Hainler ihanetin hesabını soracağız ve yolumuza güven içerisinde kararlılıkla devam edeceğiz. Emin olun ki, sadece geleceği değil, Türkiye’nin geçmişini de kararlılıkla aydınlatacağız. Çalınan bütün değerlerimizi geri alacağız. Şimdi çok daha güçlüyüz, bundan böyle birbirimizin hakkını, hukukunu çok daha fazla gözeteceğiz. Dinimizi, değerlerimizi, kutsalımızı istismar etmek isteyenlere asla bir daha fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin tek bir evladını bile düşmanlarına feda ettirmeyeceğiz.
Bu raporda şehitlerimizin yakınları, gazilerimizin bizden beklentileri arasında şüphesiz suçlarının en ağır şekilde cezalandırılması var. Gazi kardeşlerimiz, şehit yakınlarımız; hiç merak etmeyin, onların mahkemelerde, duruşmalarda tiyatro oynaması alacakları cezaya asla ve asla engel olmayacak. Türkiye bir hukuk devleti, hukuk devleti kurulları içerisinde sabredeceğiz, müsamaha göstereceğiz, onların savunma hakkımız elimizden alındı, adil yargılanmadık demelerine, mazeret oluşturmalarına imkan vermeyeceğiz, ama yasaların verdiği en ağır cezayı da günün sonunda onlar görecekler. Bütün suçlular cezalandırılıncaya kadar bize uyku yok, dinlenmek de yok. Bu millete yapılan kötülüğün hesabını tek tek soracağız.
Bu kararlılıkla sözlerime son verirken, 15 Temmuz milli iraden zaferi araştırmasını hayata geçiren Sosyal Politikalar Başkanımız başta olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu araştırmanın saha çalışmasını yapan, il, ilçe teşkilatlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Araştırmanın hayata geçmesinde emeği geçen her bir kardeşimizi, önde gelen akademisyenlerimize şükranlarımı sunuyorum.
Allah milletimize, devletimize, zeval evermesin Türkiye düşmanlarına fırsat vermesin.
Allah’a emanet olun, sağ olun, var olun.