Basbakan Yildirim’in Nigde Evet Diyor Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni
Biz sizinle gurur duyuyoruz. Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Buradan bütün Niğde’yi, Niğdeli bütün kardeşlerimi yürekten selamlıyorum.
Altunhisar’ı, Bor’u, Çamardı’nı, Çiftlik’i, Ulukışla’yı orada yaşayan bütün kardeşlerime sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum. Niğdeliler, size kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız, milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını iletiyorum. Maşallah maşallah Niğde bugün tarih yazıyorsun tarih. Bugün bambaşka coşkulusun Niğde. Bugün bir başka güzelsin Niğde. Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Rabbim Niğde’yi, Niğdeli kardeşlerimizi korusun. Niğdeli tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum.
Sevgili Niğdeliler, bundan 100 yıl önce dedelerimiz Doğu Cephesine, Erzurum’a, Trabzon’a doğu’da düşmana karşı kahramanca mücadele ettiler. Batı’dan Doğu’ya giderken silah, mühimmat götürürken İstanbul’dan Erzurum’a nasıl giderlerdi biliyor musunuz? İstanbul’dan trene binerlerdi buharlı kömürlü kara trene günlerce yolculuk yapacaklar oradan Ulukışla’ya gelirler, Ulukışla’da treni biter sonrası yok. Ah şu Ulukışla İstasyonu’nun dile olsa da o günleri anlatsa. O istasyon ne acılara, ne dramlara şahit oldu. Ulukışla’dan Erzurum’a ulaşım yok, tren yok, yol yok, araba yok. Askerler haftalarca yaya yürüyor Erzurum’a varıyor. Cepheye vardığında zaten savaşacak mecali de kalmıyor. Gazi Mustafa Kemal bu sıkıntıları çok iyi biliyordu onun için cumhuriyetin kuruluşundan sonra Kars’a kadar tren yolu yapılmasını emretti kara yolları açıldı, ancak 10 yıl içerisinde ancak bu seferberlik 10 yıl sürdü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından sonra her şey kaldı. Yolunuz yoksa gücünüz olmaz, yolunuz yoksa geleceğiniz olmaz, yolunuz yoksa medeniyet kuramazsınız. İşte şimdi şu Niğde’den Adana’ya giden Ulukışla-Pozantı yolunu düşünün o yolda nice canlar yok oldu, nice ocaklar söndü. Ama oraya geldik öyle bir yol yaptık ki dağları deldik, viyadüklerle geçtik ve sizler için oraya otoyol yaptık. Göreve geldiğimizde toplam 6 bin kilometre bölünmüş yol vardı bugün bunun üzerine Niğdeliler 20 bin kilometre yol yaptık. 15 senede 20 bin, 80 sene de 6 bin, işte AK Parti farkı bu, işte hizmet bu.
Iğdır’dan Edirne’ye, Hakkari’den Muğla’ya kadar ülkemizi güvenli yollarla donattık. Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük gönülleri birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik. Yolları böleriz, ama Türkiye’yi böldürtmeyiz. Yeter mi? Hava yolunu halkın yolu yaptık. Gençler hiç merak etmeyin, biz sadece Yaradan’ın huzurunda eğiliriz, başka türlü eğilmeyiz.
Yetmedi Türkiye’yi hızlı trenle tanıştırdık. Deniz yolculuğunda yeni bir çığır açtık, ulaşımda olduğu gibi iletişimde de devrim yaptık.
Değerli kardeşlerim, işte bu hizmetler kimin için? Millet için, biz millete sevdalıyız. Şimdi şu Bor-Niğde Yolunun eski halini biliyorsunuz değil mi? Bir gidiş bir geliş. Şimdi nasıl? Üç gidiş üç geliş, çok da güzel olmuş. Bor Çevre Yolu inşallah yeni bir haber size Niğde’yle Ankara arasına otoyol yapıyoruz otoyol yapıyoruz. Artık Niğde Ankara’ya daha yakın 1,5 saatte Ankara’ya gideceksiniz. Onun da ihalesini Nisan ayında yapacağız inşallah.
Değerli kardeşlerim, geçmiş dönemde askerlerimizin sadece yol ve tren kara yolu ihtiyacı yoktu, aynı zamanda silahları da yoktu. Şimdi Allah’a şükür takımızı da yapıyoruz, topumuzu da yapıyoruz, helikopterimizi de yapıyoruz ve insansız hava araçlarımızı da yapıyoruz, her türlü savunma sanayi teçhizatını, malzemelerini üretiyoruz. Allah’a şükür Türkiye artık eskiye göre çok daha güçlü. İstersen oluyor, azmedince oluyor, hayal kurarsan, projeyi yaparsan, inanırsan hayalleri gerçeğe dönüştürürsün. İşte Fatih İstanbul’u fethederken gemilerini karadan Haliç’e indirdi. Ondan sonra onun torunları Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları Marmaray’la trenleri denizin altından geçirdi. Avrasya Tüneliyle arabaları da denizin altından geçirdi. İki tüp geçit yetmez dedik Türkiye’ye büyük projeler lazım dedik boğaza yeni bir gerdanlık daha taktık Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü de yaptık. İzmit Körfezine Osman Gazi Köprüsü’nü yaptık. Dünyanın en büyük hava limanını yapıyoruz. Çanakkale boğazına Şehitlerimizin anısına 1915 Çanakkale Köprüsünü yapıyoruz. Bunlar dünyanın sevgili Niğdeliler, gıptayla baktığı projeler, kıskançlıkla baktığı projeler. Ama biz bunları yaparken, bugün hayır hayır diye ortalıkta dolaşanlar, o gün de hayır dediler, köprüye hayır dediler, havalimanına hayır dediler, yollara, tünellere, her şey hayır dediler. Bunlar hayırsız, bunlardan hayır gelmez. Bunlar memleketin büyümesi, gelişmesi için ne yaparsanız hep karşısına çıkarlar. Köprüye hayır derler, ama köprü bitince gençler, en önce kendileri geçerler, bunlar böyle.
Sevgili Niğdeliler, bunlar nasıl oluyor, nasıl oluyor bunlar, dünyada kriz varken bu işler nasıl oluyor? İnanırsan, milletine güvenirsen, üstesinden gelemeyeceğin hiçbir şey yok. İşte ispatı, 15 yıldır Türkiye’yi bir baştan bir başa kalkındırdık, bir Türkiye’yi 3 Türkiye yaptık. İşbaşında güçlü hükümet olursa varamayacağımız hiçbir hedef yok, başaramayacağımız hiçbir hizmet yok.
Merhum Menderes zamanında çok güçlü bir hükümet vardı, o dönemde yollar yapıldı, barajlar yapıldı, çeşmeler yapıldı, okullar yapıldı, birçok hizmetler oldu. Ancak aynı şekilde merhum Özal döneminde de güçlü bir hükümet vardı, Türkiye dışarıya açıldı, otoyollar yapıldı, fabrikalar yapıldı, Türkiye sanayileşti, Türkiye yenilikçi teknolojilerle tanıştı. Daha sonra AK Parti iktidarı geldi, Recep Tayyip Erdoğan geldi, bir Türkiye 3 Türkiye oldu. Yetmedi dünyanın birçok yerinde yapılamayan büyük projeler yapıldı, dünyayı kıskandıran işler yapıldı, Türkiye büyüdü, gelişti ve bir Türkiye 3 Türkiye oldu.
Sevgili Niğdeliler, bakın 3 dönemden bahsettim, 50-60, 80-90, 2000-2017, aralar 90-2000, 70-80, 60-70 bu dönemler de Türkiye’nin kazandıklarını kaybettiği dönemdir, çünkü bu dönemlerde zayıf iktidarlar var, darbeler var, vesayet var, siyasete müdahale var ve milli iradeye müdahale var. Onun için güçlü iktidara ihtiyaç var, devamlı istikrara ihtiyaç var, bu yüzden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle artık sürekli, güçlü hükümetler dönemini başlatıyoruz. Bundan sonra hangi partiden olursa olsun seçilecek hükümet güçlü olacak, çünkü yüzde 50’den az alan hükümet olamayacak. Sandıklar açılacak, ülkeyi yönetecek kadrolar belli olacak, milletvekilleri belli olacak. Hükümet kuruldu-kurulmadı, güvenoyu aldı-almadı derdi ortadan kalkıyor, çünkü güvenoyunu Niğdeli veriyor, Türkiye veriyor, 80 milyon veriyor. Ve bu 5 yıl boyunca bu hükümet görev yapacak, herhangi bir aksilik olmazsa seçim yok, 5 yıl istikrar, 5 yıl iktidar, 5 yıl boyunca hizmet. 5 yıl sonra isterseniz değiştiriyorsanız, isterseniz bir dönem daha seçiyorsunuz, ama üçüncüsü yok. Artık hükümet krizi yok, başbakan-cumhurbaşkanın arasında çatışma yok. Anayasa kitabı fırlatılıp Türkiye krizden krize sürüklenmiyor, dünya kadar borcun altına girmiyor. Zırt-pırt durmadan seçim yok. Millet seçimle meşgul edilmeyecek. Cumhurbaşkanı ile Başbakan birbiriyle çatışma ortadan kalkacak.
Diyorlar ki; efendim, bu sistemde başbakanlık gidiyor. Ne olur giderse, memleket için feda olsun. Biz bugün varız, yarın yokuz, hepimiz faniyiz. Ama öyle bir sistem kuralım ki değerli vatandaşlarım, demokrasi otoyolunu öyle bir sağlam yapalım ki kim gelirse gelsin ve mutlaka Türkiye’de güçlü iktidarlar olsun. Öyle darbelerle, karşılıklarla, Gezi Olaylarıyla, 17-25 olaylarıyla, 15 Temmuz olaylarıyla Türkiye’de demokrasi kesintiye uğratılmasın, milletin iradesi, milletin kararı daim olsun, asla ve asla müdahale olmasın.
Sevgili Niğdeliler, değerli kardeşlerim; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ne diyor? Bu Anayasa değişikliği gündeme geldiği andan itibaren koro halinde CHP-HDP hayır diyor. İnanın, gençler inanın bunlar neye hayır dediğini bile bilmiyor. Kahvecilerle biraraya geliyorlar, diyorlar ki; bu Anayasa değişikliği geçerse sizin kahvehaneniz kapanacak. Minibüsçülerle biraraya geliyorlar, onlara da diyorlar ki; bu Anayasaya evet verirseniz sizin minibüs hatlarınız kaldırılacak. Muhtarlarla biraraya geliyorlar, onlara da diyorlar ki; ha aman evet vermeyin, bir gün sonra muhtarlıklar da kapatılacak. İşadamlarıyla biraraya geliyorlar, onlara diyorlar ki, evet verirseniz iş yerlerinize el konacak, elinizden bütün mallarınız alınacak. İnanıyor musunuz bunlara? Millet inanmıyor Sayın Kılıçdaroğlu, komik duruma düşüyorsun, yalanlarınla gülünç duruma düşüyorsun. Bir zahmet bırak da bu yalanları, 18 maddelik değişikliği oku oku, Allah akıl fikir vermiş, her gün sallıyor, her gün yeni bir şey. Vitesi boşa atmış, ha babam gidiyor.
Değerli kardeşlerim; milletin zihnini ne kadar bulandırırsa bulandırsın, hiç faydası yok. Bu millete dayatma sökmez, bu millete tehdit sökmez. Yalan yanlış söyleyerek milleti korkutamazsın. Buradan açık açık söylüyorum; bu değişiklikle rejim değişecek diyor, kocaman bir yalan. Bu değişiklikle eyalet sistemi gelecek diyor, bu da külliyen yalan. Bu sistemle 4 milyon Suriyeliye vatandaşlık verilecek diyor, bu da yalan. Vallahi şu Erzurumlu Teyo Pehlivan var ya, bunun yalanlarını duysa pataklar bunu. Allah aşkına Ana Muhalefet Partisinin Başkanı bu kadar rahat insanları nasıl kandırır? Sağ olun, sağ olun.
Allah sizi inandırsın ki 18 maddeyi otursa sakin bir şekilde okusa, Kılıçdaroğlu senden benden daha önce gider evet vurur, ama okumuyor. Onun için de hayalleriyle, yalanlarıyla milleti ikna edeceğini sanıyor. İnegöl’de konuşuyor, İnegöl’de diyor ki vatandaşlara; bu sistemde cumhurbaşkanı eğer ikinci döneminde seçim kararı alırsa üçüncü bir dönem daha seçilecek diyor. Bu da yalan, okumamış, kimseye de sormamış. Milletin karşısına geçiyor yalan yanlış anlatıyor; böyle bir şey olur mu? Madem sen bilmiyorsun, yanındakiler hiç değilse desin ki; Genel Başkanım bu yanlış, yanlış şeyi millete söylemeyelim.
Bakın sevgili Niğdeliler, sevgili gençler; cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde iki dönem seçilme hakkı var. İkinci dönemde cumhurbaşkanı seçim kararı alırsa kendisi aday olamıyor, bunu bile bilmiyor. Bunların hepsi yazılmış, Allah akıl fikir versin, diyecek bir şey yok. En iyisi mi siz buradan Kılıçdaroğlu’na biraz Niğde patatesi gönderin, yesin de zihni açılsın zihni. Patates yanında şu 18 maddeyi de anlatan bizim broşürleri de gönderelim, belki okur da anlar, millet doğru şeyleri söyler.
Değerli kardeşlerim; cumhurbaşkanlığı sistemi Türkiye’de sürekli iktidar getirecek, kalıcı iktidar getirecek. Bu sistem demek, Türkiye’nin daha fazla büyümesi demek, Türkiye’nin engellerini aşması demek. 14 yıl boyunca iş yaptık. Ama neye rağmen yaptık? Şeytan taşlamaktan kalan vakitlerde ancak iş yaptık. Engelli koşu yapa yapa geldi. Şimdi bu değişiklik hayata geçtikten sonra engeller kalkıyor, ver elini 2023. Cumhuriyet’in 100. yılında milli geliri 2 trilyon doları aşmış, kişi başı milli geliri 25 bin doların üzerine çıkmış bir Türkiye hayali kurun. Gençler, bu Türkiye sizin Türkiye’niz, gençlerin Türkiye’si, geleceğin Türkiye’si gençlerin olacak. Güçlü ekonomi, güçlü kalkınma ve istikrar sayesinde büyüme kat kat olacak. Yatırım artacak, üretim artacak, işsizlik azalacak. Bu sistemle Türkiye’nin sadece batısı değil, sadece güneyi değil doğusu da, güneydoğu da aynı şekilde kalkınacak, yatırımdan payını alacak. Şimdi bizden önce ne vardı? Seçim var, ekonomik kriz var. Hükümet kurulur, kriz olur hükümet devrilir. Cumhurbaşkanı-başbakan kavga eder bedelini millet öder. Sokaklar karışır, kriz bütün ülkeyi sarar, terör artar. AK Parti olarak bu krizlerle mücadele ettik, ama artık diyoruz ki, krizlerle uğraşarak iş yapmayalım. Krizleri ortadan kaldıralım, koşar adımlarla ülkemizi daha da büyütelim. Bu bölgede büyüyen, gelişen Türkiye’ye ihtiyaç var. Çünkü bölgemizin etrafında çok ciddi bir değişimler var, çok ciddi krizler var, otorite boşlukları var, savaşlar var onun için Türkiye değerli hemşerilerim, sevgili vatandaşlarım Türkiye güçlü olmak mecburiyetinde. Güçlü olmak için de güçlü iktidara ihtiyaç var. Güçlü iktidar içinde cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ihtiyaç var. Biz istiyoruz ki çocuklarımız, gençlerimiz büyüklerin yaşadığını yaşamasın. İstiyoruz ki, Türkiye yeni sistemle tıkır tıkır işlesin.
Bakın sevgili Niğdeliler, Güney Kore 1987 yılında bizim şimdi değiştirmeyi düşündüğümüz, geçmeyi düşündüğümüz sisteme geçti ve o gün Kore’de milli gelir kişi başına 5 bin doların altındaydı. Şimdi ne oldu? 87’den bu tarafa Kore’de milli gelir ne oldu? 30 bin 28 bin dolara çıktı işte bu sistemin özelliği bu. Güney Kore’nin şu anda dünyada 10 tane büyük markası var otomobilinden telefonuna, daha birçok alanda Kore bir dünya ülkesi haline geldi.
Kardeşlerim, enerjilerimizi niye krizlerle tüketelim, niye terörle tüketelim? Ekonomi için bir milat olacak, terörle mücadele için bir milat olacak. Evvel Allah şimdi terörle mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Dağlarında, inlerinde teröristleri buluyor etkisiz hale getiriyoruz. 16 Nisan’dan sonra bu mücadele daha da etkin olacak, daha da hızlanacak. Zaten bunu bildiği için PKK onun ele başısı sürekli hayır hayır diye çağrı yapıyor, FETÖ de, FETÖ’nün adamları da hayır çıksın diye gece gündüz çalışıyor. Buradan söylüyorum, terör örgütlerine söylüyorum, diyorlar ki, evet çıkarsa biz biteriz. Evet, evet çıkacak siz de biteceksiniz.
Sevgili kardeşlerim, bir de son zamanlarda bu terör örgütlerini çok seven, kollayan, gözeten bazı Avrupa ülkeleri var. Maşallah artık Almanca, Felemenkçeyi bıraktılar, Fransızcayı bıraktılar Türkçe gazete çıkarıyorlar başında referanduma hayır, Tayyip Erdoğan’a hayır. Size mi kaldı? Siz kim oluyorsunuz da Türkiye’nin işine burnunuzu sokuyorsunuz ne haddinize? Almanya’da terör örgütlerine, PKK’ya, FETÖ’ye propaganda, miting, hayır kampanyası serbest, bize yasak, bakanlara yasak, milletvekillerine yasak. Ama orada yaşayan vatansever vatandaşlarımız, gurbetçilerimiz öyle bir cevap verecek ki oradan anlayacaklar. Niğde bak işte Niğde. Rotterdam, Berlin, Hamburg siz oradaysanız Niğde burada, Niğde meydanından yükselen bu sesi duyun. Onlar hayır diyecek, Türkiye evet diyecek. Terör örgütleri hayır diyecek, Niğde evet diyecek.
Sevgili kardeşlerim, bugünlerde birde milliyetçilik adına, ülkücülük adına hayır kampanyası yapanları görüyoruz, bunlara da dikkat edelim. Bunlar FETÖ’nün dümen suyuna girmişler. Niğde’deki MHP’li kardeşlerim, ülkücü, milliyetçi kardeşlerim inanıyorum ki bunlara aldanmayacak ve bunların maskesini 16 Nisan’da indirecek. Milliyetçiler asla Türkiye düşmanlarıyla aynı safta olmaz. 15 Temmuz akşamı Sayın Devlet Bahçeli bu konuyu gördü, Türkiye’nin beka sorunu var dedi. Beraber oturduk, çalıştık Türkiye’yi gelecekte tekrar 15 Temmuzlar yaşamasın, 12 Eylüller yaşamasın, 28 Şubatlar yaşamasın diye bu değişikliği birlikte yapmaya karar verdik. Yeni sistemle birlikte darbeler dönemini artık tarihin tozlu sayfaları içerisine bırakıyoruz. Bundan sonra hiçbir terörist, hiçbir vatan düşmanı, millet düşmanı eline silahı alıp millete kurşun sıkamayacak. Ömer Halisdemir’lere kurşun sıkamayacak. 16 Nisan’da evet diyerek. Evet Niğde, 16 Nisan’a hazır mıyız? Niğde evet diyor mu? Büyük Türkiye için hazır mısınız? Güçlü Türkiye’ye var mısınız? Tüm kalbimizle evet mi? Evet. Allah sizden razı olsun. Niğde işi bitirmiş, Niğde kararını vermiş.
Sevgili gençler, sevgili Niğdeliler, eğer kararını vermeyenler varsa onları da 19 gün içerisinde ziyaret edeceğiz, tatlı dilimizle onları da ikna edeceğiz. Söz mü? Söz mü? Söz mü? Allah sizden razı olsun.
Sadece AK Partililer değil, MHP’liler, Saadet Partililer, CHP’ye gönül vermişler ve Büyük Birlik Partisi’ne gönül vermiş, diğer partilere gönül vermiş bütün kardeşlerimize de gideceğiz, onların da hatırını soracağız, memleket meselesi deyip kendilerinin desteğini isteyeceğiz. İnanıyorum ki Niğde rekor kıracak rekor.
Değerli Niğdeli kardeşlerim, Türkiye’nin büyük hedefleri var, yapacak çok işimiz var, bu millete yakışan daha çok eser yapacağız. 15 yılda Niğde için nasıl gece-gündüz çalıştığımızı biliyorsunuz. Yeni sistemde hızımızı daha da arttıracağız, daha fazla hizmetleri hayata geçireceğiz.
Niğde 15 yılda nereden nereye geldi? 15 yılda Niğde’ye tam 9 milyar, 9 katrilyon yatırım yaptık, helal olsun, helali hoş olsun.
Niğde 2002’de sadece 19 milyon ihracat yaparken, bugün 59 milyon ihracat yapar hale geldi. Niğde Üniversitesini, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesini büyüttük, milli eğitim kampusu tamamlandı, 1520 derslik, 5 bin konut yaptık, hizmete verdik. 300 yataklı bölge hastanesi, bor fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, çocuk hastalıkları hastanesini tamamlayıp hizmete aldık, Çamardı, Çiftlik’te hastanelik yaptık.
Niğdeli çiftçi kardeşlerimizi de unutmadık, bugüne kadar 600 milyon destek sağladık. 7 baraj, 2 gölet yapıp 19 bin dönüm araziyi suyla buluşturduk.
Doğalgaz getirdik mi Niğde’ye?
2002 yılında Niğdeliler, sadece 54 kilometre bölünmüş yol vardı Niğde’de, bu miktarı 15 yılda 320 kilometreye çıkarttık; işte hizmet. Niğde’yi bütün komşu illerle bölünmüş yollarla bağladık. 135 kilometre uzunluğunda Niğde-Pozantı-Kemerhisar otoyolunu bitirdik, Ulukışla-Pozantı arasındaki o ölüm virajlarını ortadan kaldırdık.
Üniversiteye bir tıp fakültesi de kazandırdık; hayırlı, uğurlu olsun. Laboratuvar donanımları tamamlandığında artık Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi doktor da yetiştirecek, tıp fakültesi de çalışmaya başlayacak.
Çiftehan fizik tedavi rehabilitasyon merkezini tamlıyoruz. Ulukışla’ya, Bor’a yeni hastaneler yapıyoruz. 6 baraj daha Niğde’ye kazandırıyoruz, hayırlı olsun.
Şimdi söyledim, bir daha söyleyeyim, 330 kilometre uzunluğunda Niğde-Ankara otoyoluna başlıyoruz, 3 gidiş-3 geliş. Hızlı trende de Niğde’yi unutmadık, Ankara-Konya hızlı treni önce Karaman’a, bu yılsonunda ve 2-3 yıl içerisinde de Adana, Mersin, Osmaniye, Gaziantep’e nereden, Ulukışla üzerinden gidecek, yani Niğde’den geçecek, Niğde’nin de hızlı treni olacak.
Değerli kardeşlerim, 16 Nisan tarihi Türkiye için, Niğde için, geleceğimiz için hayati öneme sahip. İnşallah en doğru kararı verecek ve ülkenin önünü açacağız; hazır mısınız? Unutmayın, Niğde 2007 Cumhurbaşkanlığı halkoylamasında evet oyu verdi evet. Şimdi bu rekoru aşacak mıyız? Evet. Yüzde 75’le Niğde evet demeye var mı? Büyük Türkiye’nin kapılarını açmaya hazır mısınız? Çocuklarımızın geleceği için, daha güçlü bir Türkiye için, refah için, büyüme için, kararımız net oyumuz evet. Daima millet, oyumuz evet. Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet, oyumuz evet. Oyumuz evet. Oyumuz evet. Allah sizden razı olsun.
Niğde, muhteşemsin bugün, Niğde işi bitirmiş.
Niğde’nin iki tane daha talebi var; birisi stadyum, birisi havalimanı. Bunlar için de çalışma yapacağız, ama hemen olacağını düşünmeyin. Dikkat edin, programa alacağız, çalışacağız, nasıl geçmişte ne söz verdiysek verdiğimiz sözleri yaptık, inşallah bunların da çalışmaları bitecek, etütleri bitecek, ondan sonra geleceğiz sözümüzü vereceğiz ve verdiğimiz sözleri aynen yerine getireceğiz, çünkü Niğde bizi asla yalnız bırakmadı. 15 Temmuz yiğidi Ömer Halisdemir’in memleketi Niğde bizim yüz akımız.
Ömer Halisrdemir’e Allah’tan rahmet diliyorum. Aynı şekilde dün terör hadisesinde hayatını kaybeden yine şehidimiz, sizin evladınız Gökhan Altınalan’a da Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun. Gazilerimize uzun ömürler diliyorum.
Sevgili kardeşlerim, sevgili Niğdeliler evet, şehitler ölmez vatan bölünmez.
Hepinizden Allah razı olsun, sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.