Basbakan Yildirim’in Nijer Basbakani Rafini ile ortak basin toplantisinda yaptigi konusmasi
… şahsına ve heyetine hoş geldiniz diyorum.
Bu ziyaret esnasında Nijer ve Türkiye arasında her bakımdan ilişkileri geliştirmek, gerek ikili ticaretimizi artırmak, gerek eğitim alanında kapsamlı işbirliği yapmak, Nijer’in altyapı ve konut projelerinde gerekli desteği sağlamak, halihazırda TİKA Ofisimiz tarafından gerçekleştirilmekte olan sosyal sorumluluk projeleriyle ilgili durumu gözden geçirdik. Ve bu yıl içerisinde bir hastane, bir okul ve park olmak üzere bu projelerin açılışa hazır hale geldiğini memnuniyetle müşahede ettik.
Nijer-Türkiye ilişkileri aslında yeni değil, tarihi bir derinliği var, 15. asırdan beri, Osmanlı döneminden beri karşılıklı etkileşim olan iki ülke. Dolayısıyla büyükelçiliklerimizin yakın tarihte tesis edilmiş olması, doğrudan uçuşların başlatılmış olması hem köklü tarihi ilişkilerimizi ortaya çıkarmak, hem de bundan sonra iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek bakımından önemli bir adım olmuştur.
Türkiye özellikle 2005 yılında başlattığı Afrika açılım politikasıyla beraber kıtada büyükelçilik sayısını 12’den 39’a yükseltmiş bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye, Afrika kıtasına doğrudan uçuş yapan Türk Hava Yolları olarak yegane ülkedir. Türk Hava Yolları 33 ülkeye toplam 51 sefer gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda Nijer’e de doğrudan seferler yapılabilmektedir. Bu iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi açısından büyük bir avantaj teşkil ediyor. Zira doğrudan uçuşların olması büyük bir kolaylığı da beraberinde getiriyor. Zaman kaybının da önüne geçmiş oluyor. Büyükelçiliklerimiz faaliyetlerini sürdürüyor.
Değerli basın mensupları; bu arada Sayın Başbakan ile birlikte bakanlar da bu ziyarette yer aldı. Az önce milli eğitim konusunda bir anlaşma imzaladık, o anlaşmanın amacı eğitim konusunda gerek ortaöğretim, gerek üniversite eğitimi konusunda var olan ilişkilerimizi daha da geliştirmek. Türkiye’de öğrenim gören Nijerli burslu öğrencilerin sayısını arttırmak. Ayrıca, ilk-ortaöğretim altyapısını Nijer’de geliştirmeye yönelik teknik destekleri sağlamak.
Bunun yanı sıra iki ülke başkentleri arasında kardeş şehir anlaşması da Sayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımızla Nijer’in Başşehrinin Belediye Başkanı arasında imzalandı. Böylece Ankara Büyükşehir Belediyesi, Niamey’de önemli çalışmalar yapacak. Şehircilik ve altyapı konularında gerekli destekleri verecektir. Ayrıca, işbirliği alanlarımızdan birisi de sağlıktır, TİKA’nın yaptığı 44 yataklı bir hastane, özel amaçlı hastane de bu yıl içerisinde faaliyete geçmiş olacak. Bunun yanı sıra 1260 kapasiteli yatılı okul inşaatı da bu yıl içerisinde tamamlanmış olacaktır.
Evet, görüştüğümüz başka bir konu da terörle mücadele. Türkiye yıllardan beri terörle amansız bir mücadele veriyor. Bir yandan bölücü PKK, YPG, PYD terör örgütleriyle mücadele ederken diğer yandan da FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadele veriyor. Bu konuda özellikle son günlerde Zeytin Dalı Operasyonu hakkında Sayın Başbakana amacı, kapsamı ve hedefi hakkında bilgiler verdim. Benzer şekilde Nijer teröre karşı çok titiz bir çalışma içerisinde, özellikle ülkenin etrafındaki istikrarsızlıktan kaynaklanan El Kaide, Boko Haram gibi terör örgütlerinin Nijer’de yerleşmesini ve istikrarı bozmasını önlemek adına ciddi gayret gösteriyorlar. Bu gayretlerinde güvenlik alanında işbirliği, savunma alanında işbirliği konularını da birlikte değerlendirdik.
Nijer ve Türkiye bölgesel konularda tamamen, uluslararası konularda da benzer görüşlere sahip iki ülke. Son haftalarda Amerika’nın Kudüs konusunda, oraya İsrail Büyükelçisini taşıma konusunda aldığı tek taraflı aceleci karara karşı İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Kongresine katılım sağlamışlar ve aynı zamanda da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda da bu kararın kınanması yönünde oy vermişlerdir. Bu bakımdan kendilerine de teşekkür ediyorum. Böylece Filistin ve Kudüs meselesine sahip çıkmışlardır.
Son yıllarda gerek Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemde, 2013’te Nijer’e bir resmi ziyaret gerçekleşmiş ve bu ziyaretle birlikte zaten Nijer-Türkiye ilişkilerinde ciddi bir ivmelenme başlamıştır. Daha sonra 2014’te Nijer Cumhurbaşkanının ülkemizi ziyareti, Meclis Başkanının ziyareti ve şimdi de başbakan düzeyinde Sayın Başbakanın ilk ziyareti. Başbakan olarak da ilk ziyaret, kendisinin de ilk ziyareti. Bu da, Türkiye-Nijer ilişkilerini geliştirme yönünde önemli bir ziyaret olmaktadır. Bundan sonra yapılacak iş, akdettiğimiz anlaşmaların gereğini yapmak, aynı zamanda Karma Ekonomik Komisyonun bir an önce Nijer tarafında eşbaşkanının belirlenmesiyle birlikte karşılıklı ekonomik konuları ve ikili konuları ele almak olacaktır.
Bu ziyaret fevkalade zamanlı ve yararlı bir ziyaret olmuştur. Ben bir kez daha değerli kardeşim Sayın Başbakan Brigi Rafini Beye teşekkür ediyorum, heyetine hoş geldiniz diyorum. Ve bereket getirdiniz ülkemize, bugün Ankara’da kar yağışı da başladı. Beklediğimiz bir yağıştı, onun için de teşekkür ediyoruz.
Buyurun.
NİJER BAŞBAKANI BRİGİ RAFİNİ- Bütün samimiyetimle değerli dostum, kardeşim Sayın Başbakan Binali Yıldırım’a teşekkür etmek isterim. Kendisi beni buraya davet etme nezaketinde bulundu ve bu vesileyle ben de bir ilk gerçekleştirerek Ankara’ya ilk defa ayak basıyorum.
İstanbul’u ziyaret etmişliğim vardır, ama şunu fark ettim ki; Türkiye İstanbul’dan daha büyük, İstanbul tabii çok güzel, ama Türkiye’nin daha da büyük ve geniş bir ülke olduğunu fark ettim, sıcak misafirperver olduğunu gördüm. Ve burada bize gösterilen bu misafirperverlik bence iki ülke halkı ve iki hükümet arasındaki var olan ilişkilerimizin nişanesi olmuştur. Tarihi ilişkilerimiz vardır bunu hatırlattık. Nijer ve Türk halkı eskiye dayanan bir ilişkiye sahip. Bizler yöneticiler olarak Nijer ve Türk yetkilileri olarak bu ilişkileri devam ettirmekten ve daha da kuvvetlendirmekten sorumluyuz. Eskiden beri gelen bu ilişkileri bu yönde ilerletmemiz gerekiyor. Ve işte bu ziyaretimde bu bağlamda çok zamanlıca oldu. Bu bir çalışma ziyaretidir teşekkür ediyorum bir kere daha bana bu fırsatı verdiğiniz için Sayın Başbakan. Bu sayede iş birliğimizi gözden geçirebildik, farklı alanlar üzerine değindik, çok dinamik bir iş birliği söz konusu. Demiş olduğunuz gibi 2012 ve özellikle Cumhurbaşkanınızın zamanında Başbakanken 2013’te yapmış olduğu ziyaretten sonra daha da kuvvetlenen bir ilişki oldu bu. Ve evet iş birliğimiz tekrar çok önemli bir canlanma yaşadı çok takdir ettiğimizi söylemem gerekiyor. Çünkü Türk halkının, Türk Hükümetinin ve Devletinin bizlere vermiş olduğu desteği bizler dayanışma projelerinizle hisseder olduk çok teşekkür ediyoruz.
İş birliği projelerinden bahsettik şu anda mevcut olan ve tabi ki de halklarımız bu yönde çok büyük bir memnuniyet içindeler bu yüzden de teşekkürlerimi ifade etmem gerekir. Ama bu projeler sadece devam etmek zorunda değil, yeni bakış açılarıyla, yene fırsatlar, yeni projeler de geliştirmeliyiz. Ve bugünkü temaslarımız neticesinde bunlara ulaştığımızı söyleyebilirim. Hem baş başa ilk görüşmemiz baş başaydı ve daha sonrasında heyetler arası görüşmemiz oldu ve her iki tarafta çok verimli temaslar nihayetinde önümüze önemli bir iş birliği programı koyabildik ve gerçekten de çok büyük bir memnuniyet duyduğumuzu çok ifade etmek istiyorum. Çok güzel temaslarımız oldu, çok verimli geçti bu görüşmeler. 24 saatlik bir ziyaret şu anda söz konusu, ama çok verimli geçtiğini söyleyebilirim. Bizim için son derece önemli olduğunu ifade etmem gerekir.
Çok yerinde bir şekilde sevgili kardeşim, değerli kardeşim Sayın Başbakan şunu söylediniz: Nijer ve Türkiye aynı sorunlarla karşı karşıya dediniz nitekim terörle mücadele konusunda. Bildiğiniz gibi siz de çok yakından tanıyorsunuz bu mücadeleyi. Ve Cumhurbaşkanımız Sayın Issoufou için bu bir irade ve bir kararlılık konusuydu. Biz kararlı bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın 7 sene önce göreve gelmesiyle birlikte bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Ve Nijer Sahel bölgesinde çok farklı terör gruplarının tehditleri altında hala ayakta durmaya devam ediyor ve inşallah devam da edecektir. Güvenlik kuvvetlerimiz bu bağlamda bu kararlılıkla mücadeleyi sürdürme yönünde talimat almış durumdadır. Ve çok şanslıyız ki bizi destekleyen dost ülkeler de var yanımızda.
Bize hatırlatmış olduğunuz sağlık, eğitim gibi farklı iş birliği alanlarımız da mevcut. Soğuktan da ötürü öksürmüyorum merak etmeyin kardan dolayı değil. Başka iş birliği alanları dedik, sağlık dedik, eğitim ve ekonomi alanında dedik. Bütün bu iş birliği alanları bize şunu gösteriyor: Çok önemli fırsatları önümüze serdik ve bunları sonuna kadar ilerletmemiz gerekiyor ki halklarımız unlardan iyi faydalanabilsin.
Zannediyorum ki Ankara’dan ayrılırken çok güzel hatıralarla ayrılacağız, çok güzel temaslarda bulunmuş olarak ayrılacağız. Ve ümit ediyorum ki, en yakın zamanda siz de Niamey’e bir ziyaret gerçekleştirebilirsiniz ve bütün bu projeleri, bu fırsatları burada konuşmuş olduğumuz bu konuları orada bizzat kendiniz görebilirsiniz ve devamını birlikte orada ilerletebiliriz.
Güvenlik konusunda Sayın Başbakan şunu biliyoruz: Türkiye bizim için kararlılık örneğidir, dayanma ve güç, direniş örneğidir. Ve bu bağlamda biliyorum ki şu anda bu operasyonu sürdürmektesiniz. Bu çabalar olmasaydı bugün yapmış olduğumuz, hatta çok uzun zamandan beri gerçekleştirdiğiniz bu bölgenin nasıl olabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
Nijer’de tıpkı sizin gibi coğrafi konumu ötürü çok merkezi bir konumda bulunuyor. Kuzey Afrika ve Sahra altı ülkelerini birbirine bağlayan, doğu Afrika’yı, Batı Afrika’ya bağlayan bir coğrafi konumda. Ve biz bir bölgedeyiz ve eğer bir düşersek bütün bölge terörden muzdarip olacaktı. Bu bizim görevimizdir mücadele etmemiz gerekiyor. Mücadele etmeliyiz ki ülkemiz ayakta durabilsin, bölge ayakta durabilsin. Sadece sınırlarımızı değil, sınırımınız içinde değil, bir güvenlik ve istikrar bölgesi yaratmayalım. Bütün Afrika genelinde bu istikrarı ve güvenliği yapabilelim. Ve Afrika’nın ötesinde dünyaya da bu imkanı verebilelim. Evet, işte bence konumlarımız bu bağlamda birbirine çok benzer.
Sizin kararlılığınızı çok takdir ettiğimi söyleyebilirim. Güvenlik konusunda bize vereceğiniz desteği de çok takdir ettiğimi ifade etmek istiyorum. Uygulama açısından da somut bir hal alacak projelerimiz var. Materyal olsun, eğitim olsun, bilgi paylaşımı olsun bütün bunların çok önemli olduğuna inanıyorum iş birliğimiz açısından.
Zaten diğer konular ve diğer iş birliği alanlarının yeterince bahsi geçti, daha fazla bu konulara değinmek istemiyorum. Ama bu iş birliğine daha da kuvvetlenip, daha da derinleşeceği yönündeki inancımı ve umudumu ifade etmek istiyorum. Ve bizler halkların iyiliği için burada görev alan yöneticiler olarak bunu bu doğrultuda ilerleteceğimize güvenim tamdır. Çok teşekkür ederim sevgili kardeşim. Bir sonraki temasımızın Niamey’de olmasını şimdiden dört gözle bekliyorum. İş birliğimizi daha da kuvvetlendirip güçlendirmek diye ümit ediyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, ben de teşekkür ediyorum, sözlerini sonlandırmadan önce bir teşekkürüm var. 15 Temmuz hain darbe girişiminde dost ve kardeş ülke Nijer bizim yanımızda yer aldı, demokrasiden yana darbeye karşı net bir duruş gösterdiniz. Bununla da kalmadınız ülkemize faaliyet gösteren bu terör örgütüne ait FETÖ okullarını hemen Marif Vakfına devrettiniz ve böylece terör örgütüne gereken karşılığı verdiniz. Bunun için ülkemiz ve milletimiz adına size teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Şimdi eğer uygun görürseniz sorular var, soruları alalım ve tamamlayalım arkadaşlar.
Buyurun arkadaşlar sorular.
SORU- Nijer heyeti adına burada bulunuyorum Ulusal Devlet Kanalı. Nijer’e baktığımız zaman bazı sorunları ifade ettiniz, ama ben biraz daha detay almak için Nijer ve Türkiye arasındaki iş birliğinden söz ettiniz ve bu iş birliğinin giderek daha da canlandığını söylediniz 2013 yılından bu yana. Bu iki ülke arasında mesela bazı projeler, mesela bazı perspektifler İstanbulewa yoluna yönelik verilmiş olan sözler vardı, zamanında Başbakan olan bugünün Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilmiş sözler vardı. Acaba bu çerçevede ve daha net detaylı bilgi verme şansınız var mı acaba?
NİJER BAŞBAKANI BRİGİ RAFİNİ- Evet, gerçekten de güvenlik alanında demin de söylenmiş olduğu gibi bir anlaşmamız var, henüz detaylarının üzerinde çalıştığımız projelerimiz var ve Türkiye’deki dostlarımız kendi deneyimlerini bizlerle paylaşma sözü verdiler ve yine ekipmanlarını, teçhizatlarını bizlerle paylaşma sözü verdiler. Sanırım bundan daha fazla memnuniyet verici bir şey bir cevap veremezdim, gerçekten bizler için tüm imkanlarını seferber ediyorlar. Bazı ismini de demin söylediğiniz gibi İstanbulewa yolu projesi gibi projeler de nedir ona İstanbulewa adını veriyoruz? Çok eski bir tarihin aslında tercümesidir bu yansımasıdır kervanların yolu bu bölgeden geçerlerdi. Ve halklar arasındaki alışveriş yapılırken bu deve sırtında gerçekleştiriliyordu. Ve o zaman buradaki halklar tarihçilerin söylediğine göre ve bizler de ona inanıyoruz, Türkiye’den geldiklerini söylüyorlar. İşte bu yüzden biz bu yola İstanbulewa adını verdik, yani İstanbul’dan gelenler, İstanbullular anlamını taşıyor. Yani buradan da hareketle iki ülke arasında çok eski ilişkiler var ve biz bu yol projesiyle birlikte bunu yeniden yaşatma arzusundayız. Bu yol bu bölgedeki halklara kendi ürünlerini sunmak için daha yakın olmalarına fırsat verecek. Yine tıp eğitim almak için ya da çocuklarının eğitiminin sağlamak için birbirlerine daha yakın olacak. Yani erişimi zor bir alanı daha erişimi kolaymış bir bölgeye dönüştürmeyi amaçlayan bir proje. Bu proje aslında bir etüt çalışmasından sonra gündeme geldim, Türk dostlarımız sözlerini tuttular, çünkü bu zemin etütlerini geliştirdiler, fizibilite çalışmaları gerçekleştirildi ve bu çalışmalar sonrasında şimdi bunların hayat geçirilmesi yöntemlerinin modalitelerinin incelemesi gerekiyor, koşullara bakılması gerekiyor. Gerçekten çok zaman gerekti bunun için, bazı teknik engeller karşımıza çıktı, bunlar doğru. Ama bu ziyaretten bu yana aşamalı olarak bu yolu inşa etme kararına vardık, bu harika fikri geliştirdik. Bu, sevgili dostum Sayın Başkanın fikri, önerisi. Böylece çalışmaya, bu projenin hayata geçirilmesine başlayacağız. Bu gerçekten bizim izin son derece anlamlı, bu bizlere gösterilen tepki haklarımıza umut etme imkanı da veriyor ve projenin tamamlanmasına fırsat verecek. Bizlere verilmiş olan bu cevaptan büyük memnuniyet duyuyoruz ve bu çerçevede her iki ülkenin de bu projenin sonlanması için elinden geleni yapacaktır. Evet, sormuş olduğunuz soruya vereceğim cevabım budur.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, başka arkadaşlar?.. Buyurun.
SORU- Ben hem konuk Başbakana, hem de size sormak istiyorum.
Öncelikle Başbakan Binali Yıldırım size Zeytin Dalı Operasyonu hakkında bilgi verdiğini söyledi. Siz de terörle mücadele eden bir ülkesiniz. Türkiye’nin hem yurt içinde, sınır ötesindeki operasyon ve son Afrin operasyonu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Efendim size de ikinci olarak, Afrin Zeytin Dalı Harekatında 5’inci gündeyiz, son durum nedir, planlanan, hedeflenen aşamaya gelinebildi mi? Siz 4 aşamada gerçekleşeceğini söylemiştiniz, ikinci aşamaya geçildi mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Herhalde Sayın konuk Başbakana Zeytin Dalı Operasyonu Afrin’e yönelik ne düşünüyorsunuz diye sordunuz, görüşlerini az önce açıklamıştı ama, ilave söyleyecek bir şeyi varsa.
NİJER BAŞBAKANI BRİGİ RAFİNİ- Çok teşekkür ediyorum.
Belki isimden şaşırmış olabilirim, Zeytin Dalı’ndan bahsediyoruz, Afrin Zeytin Dalı Operasyonu. Ben kendi görüşümü söylemek isterim. Bizle bilgiler paylaşıldı, hedefini anladık bu operasyonun, çünkü söylediğim gibi Türk halkı, Türk Devleti ve Nijer Devleti’nin terörizme karşı mücadele verme konusunda birçok benzerliklere sahiptir, çünkü anladığım kadarıyla operasyondaki hedef de bu, biz de bu hedefi paylaşıyoruz, çünkü Nijer’de de aynı olayı yaşıyoruz. Boko Haram’ı biliyorsunuz, ülkenin güneydoğusunda bu terörist gruplar kuzeybatısında, Mali’deki topraklarda mücadelemizi de sürdürüyoruz. Ve yine kuzeyde Libya’da yine bildiğiniz gibi bir durum yaşanıyor, ki bunu detaylandırmaya zaten gerek yok, yine orada da aynı olguyla karşı karşıyayız.
Bizim görüşümüz, gerçekten de bizlerin devlet olarak barış ve adalet için hareket eden ve çalışan devletler olarak halklarımızı, devletimizi, hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi korumak üzere hareket etmesi gerekiyor, işte bu yüzden de ülkeler dünyada barışı getirmek için hareket edip çaba sarf ediyorlar, farklı bölgelerde barışı sağlamak için çalışıyorlar. Ancak bu şeklide bu dünyanın istikrarına katkı sağlayabiliriz, çünkü ne yazık ki dünyamız çok tehlikeli eylemlerle karşı karşıyadır, terörist grupların ölüme sebep olan eylemleriyle karşı karşıyadırlar. Evet, bununla ilgili söyleyebileceklerim, görüşüm budur ve görüşmelerimizde de buna değindik.
Teşekkür ediyorum.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, teşekkür ediyoruz.
Tabi son yıllarda Sahra Bölgesini hedef alan Boko Haram, DEAŞ, El Kaide terör örgütlerinin saldırısına maruz kalan Nijer’e Türkiye olarak verdiğimiz desteği sürdüreceğiz. Özellikle G-5 ortak askeri gücünün kurulmasını ve bu güce uluslararası toplumun sağladığı desteği önemsiyoruz, takdir ediyoruz.
Sayın Başbakanın da ifade ettiği gibi, terör dünyanın başının belası, insanlığın ortak sorunu. İster Nijer’de olsun, ister Avrupa’da olsun, ister Türkiye’de olsun, ister Pakistan’da olsun, dünyanın neresinde olursa olsun terör masum, mazlum insanları gözünü kırpmadan öldüren, istikrarı bozan ve ülkelerin huzuruna kasteden alçak örgütlerdir. Bunların adının ne olduğunun önemi yok, hepsinin hedefi aynıdır, insanlara karşı zulmetmek, baskı kurmak, onların hayatına kastetmek, böylece ülkelerin güvenliğini ve istikrarını zaafa uğratmak. Bu konuda kırk yıllık tecrübeye sahip bir ülkeyiz, terörün her türlüsüyle amansız bir mücadele veriyoruz. En son Afrin’e başlattığımız Zeytin Dalı Operasyonu esasında amacı da Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayacak ve bölgede terör oluşumlarına son verecek, orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen kardeşlerimize üzerindeki zulmü kaldıracak, ayrıca Afrin bölgesinden, hudutlarımızın dışından ülkemize vaki saldırıları, füze saldırıları, terör saldırılarının önüne geçecek ve ülkemizin, sınırlarımızın güvenliği, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla bu operasyon başlamıştır. Beşinci günündeyiz doğrudur, şu ana kadar planlandığı gibi operasyon devam ediyor, 214 hedef vurulmuş ve etkisiz hale getirilmiştir, alanda temizlik çalışmaları sürdürülüyor.
Tabi bundan sonra ne olacak diye sorarsanız, şunu söyleyebilirim: Bölgenin terörden, PKK, YPG, PYD, bunlar hepsi aynı terör örgütü ve DEAŞ’tan tam anlamıyla temizleninceye kadar, ülkemize yönelik, bölgede yaşayan Kürtlere, Araplara, Türkmenlere yönelik hiçbir silahlı tehdidin, eylemin kalmayacağı anlaşılıncaya kadar bu operasyon sürecek. Planlandığı şekilde gidiyor, herhangi bir sorunumuz yok şu an için.
Teşekkür ederim.
Buyurun, evet buyurun.
SORU- Emin Altaş, Anadolu Ajansı.
Efendim, yarın 25 Ocak 1996’da Ege Denizi’nde yaşanan Kardak Kayalıkları krizinin yıldönümü. Bölgede uzun süredir bir hareketlilik var, bu konuda bir değerlendirmeniz olacak mı?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, tabi Kardak’ta 96’da yaşanan krizi bugüne taşımak, bununla ilgili bir faaliyet göstermek, yeni bir kriz oluşturmak komşuluğa yakışmaz. Biz terörle mücadeleyle meşgulken bulanık suda balık avlama hevesine komşularımızın kapılması hiç yakışı kalmaz, bunu da hoş karşılamayız. Ama buna benzer bir faaliyet eğer olur ise Türkiye olarak bizim her zaman tedbirimiz vardır, hiç kimse endişe etmesin.
Teşekkür ederim.