Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Otizm Spektrum Bozuklugu Ulusal Eylem Plani Tanitim Toplantisi’ndaki konusmasi

 

Hepinizi gönülden selamlıyor, bu anlamlı törende sizlerle birarada bulunmaktan büyük bir heyecan duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Evet, bugün Dünya Engelliler Günü. Bu gün vesilesiyle otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eylem planının tanıtımını az önce Aile Sosyal Politikalar Bakanımız yaptı, bu programda neler yapılacağını 2019’a kadar bütün detaylarıyla anlattı. Ben daha genel anlamda insan odaklı sosyal politikalara vurgu yapacağım.

Siyasetin değerli konuklar, esası insandır. İnsan olmayan yerde yapacağınız hiçbir şeyin kıymeti yok. Onun için biz hep şunu söyledik: Dedik ki, insanı yücelt ki devlet yücelsin. 14 yıl boyunca yaptığımız işlerde, aldığımız kararlarda hep insanı işin merkezine koyduk. Acaba hangi hizmeti yaparsak bununla vatandaşımızın hayatı daha kolay olur; bunu hep öncelikli konu olarak ele aldık.

Yıllar önce ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde İDO’da Genel Müdürlük yaparken, bir yabancı misafirimiz ziyaretinde bana dedi ki, Türkiye’de engelli olmadığını gördüm, ne kadar güzel bir şey, ne kadar şanslısınız dedi. Ama o şunu bilmiyordu: Engelliler evden çıkamıyordu, engelliler hayatın içinde değildi. O günden bugüne değerli konuklar, çok şey değişti, çok gelişti, neler oldu hepimiz görüyoruz.

Bir kere, engellilerimize odaklanan bir yasal düzenlememiz yoktu, bu yasal düzenlemeyi yaptık, engellerinin kanunu çıkarttık. Sakat, çürük gibi engellileri aşağılayıcı kelimeler vardı, terimler vardı, bütün bunları mevzuatımızdan ayıkladık.

Tabi bununla da kalmadık, engellerimizin hayata katılmasını sağlayacak tedbirler aldık. Ben Ulaştırma Bakanıyken Dünya Engelliler Gününün kutlamalarına mutlaka katılırdım ve ulaşımda, iletişimde, hayatın her yerinde ben de varım programını o gün gerçekleştirirdik. O gün yaptığımız etkinlikler inanın ki beni o kadar duygulandırır, o kadar heyecanlandırırdı ki, ne yaptığım Marmaray, ne büyük havalimanları, ne o büyük köprüler, hiçbirisinde o heyecanı duymazdım. Çünkü mesele insan olunca, mesele insanını gönlüne dokununca her şey değişiyor.

Onun için değerli misafirler; aslında engel fizikte değil, engel canda değil, engeller zihindedir. Zihindeki engelleri yıkamazsak, engellilere çok şey yapmış olamayız. Onun için önce zihinlerdeki engelleri kaldıracağız, bu da eğitimle olacak, farkındalık oluşturmakla olacak. İşte bizim de tam yaptığımız bu, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımızın da yaptığı bu.

Şimdi burada bir şeyi daha gördüm, engellerinin hepsini aynı şekilde ele almanın yanlış bir iş olduğunu gördüm. Demek ki, otizmlileri ayrı ele alacağız, fiziksel engellileri ayrı ele alacağız, zihinsel engelleri ayrı ele alacağız, hepsine ayrı ayrı ilgi göstereceğiz.

Şimdi bu ne demek? Burada Birsen kızımızı dinledik, Süleyman’ı dinledik, bize güzel ders verdiler. Aslında biz onlara ders vermemiz gerekirken, onlar bize ders verdiler, çünkü onlar hayatın içinden geliyor, yaşadıkları tecrübeleri bizlerle paylaştılar.

Engellilerinin, otizm engellilerinin bazı sorunları var, eğitime erişime pahalı, burada da açıkça talepte bulundular. Sadece Süleyman Öztürk değil, aynı zamanda 15 Temmuz karanlık gecesini aydınlığa çeviren ve bu yolda gazilik şerefine nail olan Eyüp Tekin kardeşimiz, o da aramızda, onun da bu konudaki -kendisine teşekkür ediyoruz- dediği şudur: Engellilere toplam 12 saat, bireysel 8, grup halinde 4, toplam 12 saat rehabilitasyon veriliyor. Bu yetmez, halbuki bunun 40-50 saate çıkması lazım, yani bireysel eğitim miktarı artması gerekiyor; öyle mi? Tamam.

Peki, artınca ne oluyor? Para, 8 bin, 10 bin lira lazım. Devletimiz ne için var? Devlet vatandaşın işini görmek için var. Bu uğurda ne para harcanacaksa harcanacak, gereken neyse yapılacak. Bakanımıza buradan talimat veriyorum, bu bireysel eğitimlere…

Şimdi bu evde bakımla ilgili yeniden bir değerlendirme yapılıyor, buradaki mağduriyetler de giderilecek. Yani bazılarının kesildiğini biliyoruz, onların hepsini yeni baştan gözden geçiriyoruz, bir-iki yanlış yüzünden bütün bir topluluğun ceza çekmesini, onun bedelini ödemesini asla kabul edemeyiz.

Değerli dostlar; şimdi 14 yılda neler yaptık? Az önce söyledim, merkezi idare, yerel yönetim olarak adeta bir zihniyet devrimini gerçekleştirdik ve adım adım engellerimizin toplumdaki farkındalığını artırdık. Önemli adımlar attık, bu adımlar arasında çok şükür ülkemiz bu konuda çok büyük mesafe kat etti, AK Parti hükümetleri olarak birçok reformları hizmete geçirdik. Az önce söyledim, engellilikte ayrımcılıkları ortadan kaldırdık. Mali desteklerde, sosyal haklarda iyileştirmeler yaptık, desteklerin kapsamını genişlettik, miktarını da 14 kat artırdık. Özel sektörde istihdam 2 kat, kamuda 8 kat artırdık, bugün özel sektörde, kamuda, devlette çalışan engelli sayısı 150 bin buldu. Eskiden engelli almamak için kırk dereden su getirilirdi, aman engelli almayayım da işe, cezası neyse ödeyim.

Değerli kardeşlerim; şimdi böyle yaparak nüfusumuzun yüzde 8’ini, 9’unu bulan engelli vatandaşlarımızın sorununu çözemeyiz. Kimin yarın engelli olmayacağının garantisi var, soruyorum? Bugün kendinin engelsiz olduğunu zannediyorsun, şuradan çıkarsın, birisi gelir vurur, ondan sonra olursun engelli. Onun için diyorum, engeller zihinde, zihinden engeller kalkarsa her şeyi hallederiz.

2014 yılında Anadolu Otizm Vakfının kurucuları arasında ben de varım, Müfit Beyle beraber. Şimdi o gün, bugün çok güzel işlere imza attılar, çok büyük de projeleri var. İzmir Güzelbahçe’de engelliler için muazzam bir külliye kuracaklar, bu projeyi de sonuna kadar destekliyoruz, özellikle otizmliler için, otizmli gençler için.

Değerli dostlar; özel eğitimden faydalanmak için gereken engel oranını da aşağıya çektik, yaş sınırı da kaldırdık. Özel eğitim okullarında eğitim gören öğrencilerimize ücretsiz taşıma hizmeti vermeye başladık. Tüm eğitim kitaplarını göre engelli kardeşlerimiz için kabartmalı olarak bastık ve ücretsiz dağıttık. İşitme engelli vatandaşlarımız için işaret sözlüğü geliştirdik, görme engellilerimiz için gören göz projesini başlattık. Evde bakım uygulaması devam ediyor, bugün 480 bin vatandaşımıza evlerinde bakım hizmeti veriyoruz. Bu yeterli değil, burada görüyorum, bunu daha da arttıracağız, İmkanlarımızla ulaşamadığımız engelli kalmayacak.

Bakın ben size bir şey söyleyeyim, biz küçük çocukken evimizde köyde bayramlarda gezmeye giderdik, şeker toplamaya. Bir ev vardı, ismini vermeyeceğim, köyde komşularımızın evi, içeri girerdik, sürekli kapının biri kapalı, oraya yöneldiğimizde bizi engellerdi, oraya girme, aman aman oraya girme. Merak ettim, niye bu kapıyı bize kapalı tutuyorlar, acaba orada ne var? Çocuk merakı ve orada, gittim bir şekilde onlardan habersiz o kapıyı açtım, çok ileri yaşta bir engelli olduğunu gördüm.

Toplumda engellileri saklayan bir anlayıştan, bugün engellileri topluma kazandıran, hatta bizlere de ders veren bir noktaya geldik, işte kızımızı gördük burada. Bu sadece devletin alanı değil, daha çok sivil toplum kuruluşumuz olacak, daha çok özel kuruluşlarımız olacak, bu eğitimleri verecek, daha fazla imkanlar bunları çeşitlendireceğiz. Devlet her şeye yetişemez, ama devlet her şeye yetişeceklere destek verebilir.

Ankara’yı her yerden yönetmek, Türkiye büyük bir ülke, artık söz konusu değil. Yerinde, mahallede, ilçede, ilde, her yerde bu sorumluluğu, bu sosyal sorumluluğu bütün vatandaşlarımızın almasını teşvik edeceğiz. Sadece teşvik etmeyeceğiz, önayak olacağız, ama az önce söylendi, denetlemeyi de ihmal etmeyeceğiz, devletin işi denetlemek olacak. İşi ehline bırakacağız, ama denetlemeyi de asla başkasına ihmal etmeyeceğiz. Denetleme devlette.

Değerli dostlar; ne yaparsak yapalım engelliler için, şehitlerimiz için, gazilerimiz için çok şey yaptık diyemeyiz, her zaman daha fazlasını yapmanın gayreti içerisinde olmamız lazım.

2009’da Ulaştırma Bakanıyken ulaşımda, iletişimde hayatın içinde ben de varım söylemiyle başlattığımız projeler meyvesini verdi. Şu anda bu kapsamda 500 tane omurilik felçlisi kas hastası gencimiz çalışıyor. Nerede çalışıyor biliyor musunuz? Evlerinde çalışıyor, evlerinde vatandaşın çağrı hizmetlerine cevap veriyorlar. Oturdukları yerde bilgisayarın başında alıyor, vatandaş telefon şirketini mi aradı, SSK’yı mı arada, başka yerleri mi aradı, bir bakanlığı mı aradı, bir müdürlüğü mü aradı veyahut seyahat edecek acenteyi mi aradı, bunları arıyorlar, bilgi alıyorlar, engelli vatandaşa yol gösteriyor. Ve hatta ev kurma, yuva kurma, evlenme planları yapıyorlar. Nereden nereye büyük bir değişimi hep beraber gördük, hep beraber yaşadık.

Değerli kardeşlerim, Birsen Başak ne kadar büyük bir iş yaptığını, ne kadar güçlü bir özgüvene sahip olduğunu burada gördük. Doğrusu hepimizi çok etkiledi, kendisini bu azminden dolayı, bu gayretinden dolayı tebrik ediyorum, başarılarının devamını diliyorum. En güzeli de yaşadıklarını evirip çevirmeden bizimle paylaşmış olmasıdır.

Bir gönüllü olarak tıpkı ulusal eylem planımızın ilk adımında olduğu gibi, farkındalık çalışmalarını yürütüyoruz. Aynı şekilde Süleyman Öztürk bugün bizlerin yeteneğimiz olmadığı için çok istesek de gidemediğimiz bir bölümü seçmiş, orada eğitimini sürdürüyor. İzmir Otizm Orkestrası Korusu bugün dünyada otizmli bireylerden kurulmuş en büyük orkestra. Ve Buğra Çankır kardeşimiz, Mustafa Kemal Üniversitesi devlet konservatuvarına birincilikle girmiş, okumasına devam ediyor. Hepinizin alnından öpüyorum.

Kendilerinin engelsiz olduğunu düşünen bizlere ders verdiniz, sizlere teşekkür ediyorum. Buradaki tüm otizmli kardeşlerimiz eksik değiliz, farklıyız dediler, tıpkı biz de varız diyen kardeşlerimiz gibi.

Sizler otizmli kardeşlerimize ve tüm engelli vatandaşlarımıza başarılı örnek oluyorsunuz. Ailelerinize sizlere verdikleri destekten ve emekten dolayı da ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Sizler bizim gözbebeğimizsiniz, gururumuzsunuz.

Eylem planına girmeyeceğim, eylem planını anlattı. Yalnız orada dikkatimi çeken bir şey var. Sayın Bakan, birincil mevzuat düzenlemesi, ikincil mevzuat düzenlemesi, mevzuatı bırak işine bak, mevzuatla iş olmaz. Nerede mevzuatı aşarsak, orada başarı vardır. Bu bürokrasi terimlerini artık bırakalım. Süreçlere değil, sonuçlara bakalım…

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.