Basbakan Yildirim’in Refahiye’de halka hitabinin tam metni
… Bir süredir ülkemiz üzerinde çok ciddi planlar var. Güney sınırlarımız boyunca emperyal devletler bir terör devleti kurma peşindeler. Amaç, Türkiye’yi zayıf düşürmek, bölgedeki Türkiye’nin rolünü etkisiz hale getirmek. Bunu da ne yazık ki Kürt kardeşlerimiz üzerinden yapmaya çalışıyorlar. Ancak millet olarak birlik ve beraberliğimizi korudukça bu şer odakları asla ve asla fırsat bulamayacak. Nitekim bu sabah Acemoğlu’nda yine üç tane terörist güvenlik güçlerimiz tarafından SİHA’larla tespit edilip bir tanesi etkisiz hale getirildi, 4 tane, diğerlerinin yaralı olduğu tahmin ediliyor, güvenlik elemanlarımız takipteler.
Yine dün Suruç’ta bir milletvekilimizin kardeşi ve diğer vatandaşlarımız maalesef hayatını kaybetti. Diyarbakır’da eylem hazırlığında bulunan 5 terörist silahlarıyla ele geçirildi. Amaç, birliğimize, dirliğimize dinamit atmak, vatandaşlarımız arasında husumet, nifak tohumları ekmek. Çok şükür 2 yıldır terörle mücadelede çok büyük neticeler elde ettik. 65. Hükümetin Başbakanı olarak göreve geldiğimde bir söz verdim. O söz şuydu: Terörü Türkiye’nin gündeminde aşağıya çekeceğiz, gündemin düşüreceğiz demiştik. Ve terörle savunma değil taarruz esaslı yaptığımız amansız mücadele sonucu topraklarımızda çok şükür terörün beli kırıldı, direnci yok edildi.
Ancak gerek Suriye’de, gerek Irak’ta var olan otorite boşluğu ve iç savaş nedeniyle dışarıdan içeriye girişler zaman zaman oluyor. Bu yüzden de biz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı harekâtlarıyla özellikle Suriye sınırında 250 kilometrelik bir alanı tamamen terör unsurlarından temizledik, hatta ülkemize gelen bazı mülteciler de döndü ve oraya yerleşti.
Şimdi artık Kuzey Irak’tan ülkemize sızan, insanlarımıza saldıran, güvenlik güçlerimize saldıran bu alçak terör unsurlarını yok etmek için, terörü mahallinde halletmek için kapsamlı bir operasyon yürütüyoruz. Bu operasyonu yürüten kahraman Mehmetçiklerimize Allah yar ve yardımcı olsun. 80 milyon vatan evladı onların duacısıdır, destekçisidir.
Değerli kardeşlerim; etrafımızda bir ateş çemberi var. Yaşamayan, huzurun, güvenliğin, istikrarın değerini bilemez. Bakın oralarda 8 senedir terör kol geziyor. Masum milyonlarca insan hiç uğruna hayatını yok ediyor. Bu bakımdan bizim en önemli kazanımımız kardeşliğimizdir, birliğimizdir, beraberliğimizdir. Birliğimizi, beraberliğimize halel getirecek, zarar verecek her türlü hal ve davranıştan uzak durmamız lazım. Birbirimize sevgiyle, hoşgörüyle yaklaşmamız lazım. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görmemiz lazım. Hiçbir zaman her şeyimiz aynı olamaz, fikirlerimiz farklı olabilir, renklerimiz farklı olabilir, göz rengimiz farklı olabilir, saç rengimiz farklı olabilir, ten rengimiz farklı olabilir, ama hepimiz aynı Rabbimizin kullarıyız, kitabımız bir, Peygamberimiz bir, ama unutmayalım ki renklerimiz farklı olsa da gözlerimizden akan yaşların rengi hep aynıdır. Onun için bize düşen, yapmamız gereken huzurumuzu bozmaya çalışan şer odaklarına fırsat vermemek, kardeşçe ülkemizin, milletimizin muasır medeniyetler hedefine kararlılıkla yürümektir.
Ben bu duygularla bir kez daha baba ocağında Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamenter sistemin son Başbakanı olarak sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bugüne kadar bu toprakların bana verdiği bu imkâna layık olmak için çalıştık, çabaladık; yaptıklarımız var, yapamadıklarımız var değerli hemşehrilerim. Ancak gönül rahatlığıyla şunu söylemek istiyorum ki; bu sorumluluğu aldığım ilk günden beri memleketimin, milletimin faydasına birçok işi yapmanın gayretinde oldu. İki yılı aşkın bir görev sürem oldu Başbakanlıkta. Ondan önce 12 yıl Bakanlık yaptım. Ama şu iki yıl belki süre olarak çok fazla değil, ancak Türk yakın siyasi tarihinde üzerinde çok konuşulacak bir süre olarak şimdiden tarihe geçti. Bu süre içerisinde bir darbe ile karşı karşıya kaldık. O yetmedi, yurt dışı operasyonlarla, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı faaliyetlerini başarıyla gerçekleştirdik. Onun üzerine bir de Cumhuriyet tarihimizin 94 yıllık yönetim şeklini değiştiren köklü Anayasa değişikliğini hayata geçirdik ve daha birçok reformu, ekonomik faaliyetleri ülkemizin, milletimizin menfaati için yaptık.
Ve şimdi bir seçime gidiyor, 24 Haziran’da bir seçimimiz var değerli hemşehrilerim. 24 Haziran seçimi de diğer seçimler gibi bir seçim, ancak bunun bir farklı özelliği var. Bu seçim 16 Nisan halkoylamasında değişikliğini yaptığımız, Anayasayla değiştirdiğimiz hükümet sisteminin ilk hayata geçeceği seçim. Burada hem milletvekili seçimlerini, hem ülkeyi beş yıllığına yönetecek cumhurbaşkanı seçimini birlikte yapacağız. Dolayısıyla bu yanıyla farklı yeni bir seçim.
Bir başka özelliği de, bu seçimlerle beraber inşallah Türkiye’de vesayet, darbe, dayatma gibi demokrasiye doğrudan-dolaylı müdahaleleri de ortadan kaldıracak bir dönemin inşallah başlangıcı olacak. Çünkü hükümeti siz sandıkta oylarınızla kuracaksınız. Ankara’ya vekil gönderip işi vekillere bırakmayacaksınız, önemli özellik bu. Milletin verdiği karar en doğru karardır, o kararın üzerine hiç kimse söz söyleme konumunda değildir. O yüzden de bu seçimler önemli. Türkiye’de istikrarın devam etmesi, güvenin devam etmesi ve Türkiye’nin etrafında yaşanan olaylar karşısında güçlü bir şekilde olması için inşallah sizler, bütün vatandaşlarımız bu hassasiyetle en güzel kararı vereceğinize yürekten inanıyorum.
Hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.