Basbakan Yildirim’in Rusya ziyareti öncesi basina yaptigi açiklamanin tam metni
Arkadaşlarımızla birlikte gerçekleştirmek için yurttan ayrılıyoruz.
Bildiğiniz gibi, bizim hükümetlerimizin bir güzel geleneği var, üst düzey makamlarda ilk ziyaretler önce Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Azerbaycan’a yapılır. Biz de göreve gelince böyle yaptık, 1 Haziran’da Lefkoşa’yı, 4 Haziran’da Bakü’yü ziyaret ettik. Dolayısıyla Moskova’ya yapacağımız bu ziyaret geleneksel ziyaretlerimizden sonraki ilk yurt dışı ziyaretimiz olacak.
Heyetimiz ziyaretin önemini göstermeye yetiyor. Başbakan Yardımcımız, 6 bakanımız, milletvekillerimiz, iş adamlarımız ve basın mensupları bu ziyarette bizlerle beraber olacak. Ziyaretimde Devlet Başkanı Sayın Putin ve Başbakan Sayın Medvedev’le görüşmeler gerçekleştireceğiz.
Bildiğiniz gibi 1 Aralık’ta Alanya’da Rusya Dışişleri Bakanıyla Dışişleri Bakanımız Ortak Stratejik Planlama Grubunun 5’inci toplantısını gerçekleştirdiler. Alanya toplantısı bu ziyarette ele alacağımız konuların hazırlığı bakımından önemli bir toplantıydı. Bu ziyaretimizin de aynı zamanda 24 Kasım sonrası normalleşme sürecinin atılması gereken adımları bağlamında iki devlet başkanı başkanlığındaki müteakip üst düzeyli işbirliği konseyi evvelinde bir hazırlık, bir yol haritası çıkarmasına vesile olacağını ümit ediyorum.
Moskova’da parlamenter diplomasi alanındaki işbirliğimize katkı sağlayacak temaslarda da bulunacağız. Federasyon Konsey Başkanı Sayın Matviyenko’yla yapacağımız görüşmede heyetimizde yer alan milletvekillerimizle beraber, milletin temsilcilerinin ikili konularda ve bölgesel yaklaşımları değerlendireceğiz.
Moskova’dan sonra Tataristan Cumhurbaşkanı Sayın Rüstem Minnihanov’un daveti üzerine Kazan’a geçeceğiz.
Bildiğiniz gibi Türkiye-Rusya ilişkileri geçen yıl Kasım ayında yaşanan malum hadiseden sonra normalleşme sürecine tekrar girdi. İki ülke arasında en üst düzeyde oluşan irade sonrası, bu süreçte de oldukça hızlı ilerleme kaydediyoruz. Elbette belli bir kayıp yaşandı, şimdi toparlanma sürecindeyiz ve bu toparlanma süreci, telafi süreci çok hızlı bir şekilde gerçekleşmeli. Olumlu gündemle mutlaka işbirliğimiz artıracağız. Moskova’daki temaslarımızın ana gündemini bu konular oluşturacak.
İlişkilerin orta, uzun vadede eskisinden daha da ileri seviyelere taşınması konusunda her iki ülkede en üst düzey irade mevcuttur. Bunların hızla ekonomik alana da yayılması gerekiyor. Biliyorsunuz, bazı tarım ürünlerimiz Rusya’ya ithali halen kısıtlı durumda. Kısmen ilerleme olsa da Rusya’daki firmalarımıza uygulanan bu kısıtlamaların kaldırılması konusunu özellikle değerlendireceğiz. Firmalarımız başta müteahhitlik hizmetleri olmak üzere diğer sektörlerde geniş bir faaliyetleri var. Gümrük, nakliye konularında bazı uygulamalar da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri olumsuz etkiliyor. Vize uygulamasının en kısa zamanda önceki rejime dönüştürülmesi en büyük beklentimizdir. İkili ticaret hacmimizi 100 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda bu alandaki en engellerin bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor.
Rusya’yla turizm bakımından bu yıl iyi bir yıl geçirmedik. 2017’de bu durumun tersine dönmesi için gelecek misafirlerimizi getirecek hava yolu şirketlerine, acentelere destek programını açıkladık, uçuk başı 6 bin veya 7800 dolar teşvik uygulayacağız, böylece daha fazla misafirin ülkemize gelmesini sağlamış olacağız.
Enerji Rusya’yla ticaretimizde çok önemli bir alan. Ziyaret sırasında Türk Akımı anlaşmasının karşılıklı çıkarlarımız doğrultusunda hayata geçirilmesini de ele alacağız. Bildiğiniz gibi, bu anlama geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda onaylandı, artık Duma’yı bekliyoruz.
Ayrıca, bir de doğalgaz fiyatıyla ilgili geçmişten gelen indirimle ilgili bir meselemiz var, bu konuda yine Enerji Bakanımız ve muhatabı tarafından ele alınıp değerlendirilecek.
Akkuyu nükleer santral projesinin takvime uygun şekilde gecikmeden tamamlanması da önemli konularımız arasında yer alıyor.
Bölgemiz bilindiği gibi sancılı bir süreçten geçiyor. Artık müzmin hale gelmiş meselelerin hallinde Türkiye ve Rusya’nın daha yakın işbirliği içerisinde çalışması önem arz ediyor. Suriye’de, Ortadoğu’da, Ukrayna’da, Kafkaslar’da ve civarımızdaki diğer yerlerde yaşananlara bakınca bunun önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Bu anlayışla bölgesel ve uluslararası meselelerde işbirliğimizi yoğunlaştırmayı arzu ediyoruz.
Ziyaretimizin ikinci ayağı olan Tataristan Cumhuriyeti’ndeki bölümde ülkemizden Kazan’a Başbakan seviyesinde yapılan ikinci ziyaret olacak, ilk ziyareti Sayın Cumhurbaşkanımız 2011 yılında gerçekleştirmişti. Bu vesileyle ülkemizle Tataristan arasındaki ticari, ekonomik, bilimsel ve kültürel işbirliğini ele alma, geliştirme yolları üzerinde de görüş alış verişi yapma fırsatımız olacak.
Türk şirketlerinin bugün Tataristan’da 2 milyar dolar civarında yatırımları mevcut. Tataristan’la başta ekonomi olmak üzere her alanda gelişen işbirliğimizin aynı zamanda Rusya’yla olan işbirliğimize de zenginlik katacağını, katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı Sayın Minnihanov ile birlikte katılacağımız Türk-Tatar iş forumu bu alandaki işbirliğimizin daha da gelişmesine, derinleşmesine vesile olacak.
Tataristan’la yalnızca ekonomi alanında değil, kültür ve eğitim sahasında da işbirliğimizi geliştirmeyi, çeşitlendirmeyi arzu ediyoruz. Bu çerçevede Türkiye’yle Rusya, Türkiye’yle Tataristan arasındaki kültür köprülerinden birini teşkil eden Sadri Maksudi Arsal’ın İstanbul Park’taki heykelinin açılışını da gerçekleştireceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle ziyaretimizin ülkemizin, milletimizin hayrına vesile olmasını diliyorum, teşekkür ediyorum.
Buyurun.
SORU- Efendim, buraya gelmede önce Sayın MHP Lideri Devlet Bahçeli’yle bir görüşmeniz oldu. Anayasa konusunda özellikle pürüzlü bazı başlıklarla ilgili olarak, örneğin fesih yetkisi, kararname yetkisi ve cumhurbaşkanının partisiyle ilişiği konusunda, üye mi olacak, yoksa genel başkan mı olacak gibi pürüzler konusunda bir uzlaşı çıktı mı?
Aynı zamanda, yedek milletvekilliği konusunda bir görüşme oldu mu ve olduysa neler oldu ve Meclise ne zaman göndereceksiniz bu teklifi?
Teşekkür ediyorum.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, Sayın Bahçeli’ye çay içmeye gittim, gittim beraber çay içtik, biraz sohbet ettik, ondan sonra ayrıldık. Bu konuları daha önce konuştuk arkadaşlar, vardığımız mutabakat çerçevesinde her iki partiden de arkadaşlarımız verilen genel başkanların talimatlarına, onların yönlendirmelerine uygun olarak detayları, teknik çalışmaları gerçekleştiriyorlar. Kamuoyuyla bugüne kadar paylaştığımız bu anayasa teklifiyle ilgili ne söylediysek aynen adım adım gerçekleşiyor. İnşallah Rusya dönüşü büyük bir mani olmazsa bu hafta bitmeden teklifimizi gazi Meclisimize sunmuş olacağız.
Çok teşekkür ediyoruz.