Basbakan Yildirim’in “Seçim Özel” programinda yaptigi konusmasinin tam metni
SUNUCU- Evet efendim, Star’da Seçim Özel programının son konuğu Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Sayın Binali Yıldırım.
Bu akşam İzmir’den canlı yayındayız, hoş geldiniz efendim yayınımıza.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hoş bulduk, iyi yayınlar diliyorum Nazlı Hanım.
SUNUCU- Çok teşekkür ederiz, sağ olun efendim.
Aslında sıcak balıkla başlayacağım, birazdan seçim başlıklarına da geçeceğiz ama, malum bir Kandil harekatı süregelirken, dün Münbiç’e giren Türk Silahlı Kuvvetleri haberleri geldi ve hemen arkasından da Amerikan askerleriyle birlikte oldukları haberi geldi. Afrin Harekatından tam olarak nasıl farklı efendim?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Tamamen farklı. Biliyorsunuz Zeytin Dalı Harekatını bizim Özgür Suriye Ordusu ile müşterek yaptığımız, oradaki PKK uzantısı, PYD, YPG, DEAŞ terör unsurlarını temizleme harekatıydı. Burası ise Amerika Birleşik Devletleri’yle dışişleri bakanları düzeyinde yapılan mutabakatla yapılan bir faaliyet. Orada 90 günlük bir takvim var, bu takvime göre adım adım hareket ediliyor, iki tarafın silahlı kuvvetleri koordinasyon halinde bu etapları uyguluyorlar. İlk etap, ortak devriye, ayrı ayrı devriye ama, Münbiç girişinde aynı anda devriye görevi yapacaklar, daha sonra Münbiç içindeki güvenlik sağlanacak, oradaki terör unsurları bölgeden dışarı çıkartılacak ve Münbiç’teki yerli halkın orada idareye ela alması sağlanacak.
SUNUCU- Terörle mücadele topyekun sürecek.
Şimdi aynı zamanda yine dün gelen bir haber vardı, F-35’lerin Türkiye’ye satışına, tabi ki nihai karar değil bu, ABD Senatosunun aldığı bir karar, şerh koyduğu yönünde. Bir de tabi ki, yakın geçmişe baktığımızda 5 bin tır dolusu silahların Amerikalılar tarafından YPG’ye verildiğini biliyoruz. Tüm bunları kafamızda tutarak, Münbiç’te birlikte olan Amerikan ve Türk askerleri, Amerikalılara bu noktada ne kadar güveniyoruz efendim?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Tabi o Temsilciler Meclisi kongrede alınan bu karar bir nihai karar değil, daha sonra bu iki karar birleştirilecek, tekrar görüşülecek, süreç gerektiren bir çalışma. Bu bir tavsiye kararı, ancak tabi bizim, yani bu karar belki biraz zaman alacak, ama yaklaşımı çok doğru bulmuyoruz, fevkalade yanlış bir yaklaşım. Yıllarca NATO’da müttefikimiz olan Amerika Birleşik Devletleri ve savunma alanında stratejik ortaklığımız olan bir ülke, Türkiye’ye karşı savunma konularında böylesine, daha doğrusu Senatosu, Temsilciler Meclisinin böyle bir bakış açısın içinde olması dostluğumuza zarar verecek bir girişim olarak görüyoruz, bunu bir kere açıklıkla ifade etmek lazım.
SUNUCU- Senato bu kararı aldı, peki nihai bir karar olarak uygulanırsa ne olur yaptırımımız?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Tabi bu Amerikan yönetimine gidecek, Amerikan yönetimi uygulayacak veya uygulamayacak, o ayrı bir konu. Yani şu anda o safahat henüz yapılmış değildir. Yani yönetim Kongreye bir rapor verecek, diyecek ki, siz böyle bir karar aldınız, ama bu uygun bir karardır veya uygun bir karar değildir şeklinde yönetimin de bir cevap verme hakkı var. O bakımdan bu süreçler biraz daha devam edecek. Bunların F-35’lerin teslimini etkilemesi söz konusu değil. Kaldı ki F-35, Nazlı Hanım, tek başına Amerikan ürünü de değildi, buna biz de ortağız, bu bir ortak projedir, Avrupa, NATO üyelerinin ortak olduğu bir projedir. O bakımdan hatta biz F-35’in bazı parçalarını da Türkiye’de, işte TEİ’de, TAİ’de, ASELSAN’da üretiyoruz, gönderiyoruz. O yüzden de yani F-35’lerin durdurulması konusu vahim bir yanlış olur, böyle bir şeye teşebbüs edeceklerini düşünmüyoruz şu aşamada. Ama bütün bunlar, her şey…
Yani zaten ilk uçağın teslimi 21 Haziran’da yapılacak, şurada herhalde bir-iki gün içinde yapılmış olacak. Dolayısıyla orada pilotların eğitimleri olacak, 2020’ye kadar bu devam edecek. Bütün bunlar ortadayken, Kongrede ortaya atılan bu iddiaların arka planına iyi bakmak lazım; nereden geliyor, neden kaynaklanıyor? Malum FETÖ’yle ilgili, Rahip Brunson’la ilgili aramızda Amerika’yla bir süreden devam eden bir gerginlik var, Hal Bankası davası var. Bütün bunların biz Amerika’yla sorunları görümeler yoluyla çözülmesini tercih ederiz. Ama bizim tercihimiz yetmez, aynı dostane yaklaşımı Amerika’dan da görmemiz lazım. Yani bizim S-400’ü niye aldığımızı sorgularken, Amerikan eden biz Türkiye’nin Suriye’de, Irak’ta teröre karşı savunmasız kalırken niye yardımcı olmadık, sorusunu da kendisine sorması lazım. Yani PYD, YPG’ye her türlü silahı vereceksin, yani yıllardan beri dostum diye niteliğin Türkiye’ye gelince zorluk çıkaracaksın, ambargo koyacaksın, ondan sonra da Türkiye’ye diyeceksin NATO’nun güney sınırlarını koru. Neyle koruyacağım ben kardeşim?
Dolayısıyla Türkiye alternatifsiz değil, biz kendi silahlarımızı da, yerli mühimmatımızı da gelişiyoruz, yetmedi, kiminle işbirliği yapacağımıza da kendimiz karar vereceğiz. Bu çerçevede Rusya’yla da biliyorsunuz belirli konularda müşterek çalışmalarımız var.
SUNUCU- Suriyeli seçmenler bir diğer konu, rakam konusunda kafalar karışık, önümüzdeki günlerde de seçim gidiyoruz, ne kadar bir Suriyeli seçmeninin oy kullanacağını düşünüyoruz ve sonrasında ne olacak bu Suriye seçmenler?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şu anda ülkemizde 3,5 milyonun üzerinde Suriyeli var göçmen, bunların oy kullanma hakkı olan 50 bin civarında, müracaat eden 30 bin, yani 50 binin 30 bini müracaat etmiş. Bunlardan da kaçı kullanacak, onu da bilmiyoruz. Yani rakam çok ihmal edilecek düzeyde, yani…
SUNUCU- Yani toplam katılım olursa 30 bin, ama daha düşük de olabilir muhtemelen.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, daha düşük olma ihtimali yüksek. Yani neticede Suriyelilerin böyle seçimde oy kullanıyor, şu oluyor, bu oluyor, bunlar yok, yani rakamlar onu doğrulamıyor.
İkinci konu da, bu insanlar burada sonsuza kalacak değil. Bunlar savaştan kaçtılar, canlarını kurtarmak için bizim topraklarımızda, bizde misafirler.
Mesela Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatıyla 4 bin kilometrekarelik alan terörden temizlendi ve oralara dönüşler başladı, yani Fırat Kalkanıyla Afrin bölgesi 250 binin üzerinde şu anda dönüş oldu, oralara yerleşti, insanlar mallarına, mülklerine sahip çıktılar, çocuklar okula gitti, güvenlik sağlandı, biz de destek veriyoruz. Dolayısıyla Suriye’de kalıcı bir barış oluştuğu zaman, diğer bölgelerde de güvenlik sorunu kalmadığı zaman bu insanlar dönüp memleketlerine gidecekler, hayatlarını orada sürdürecekler. Yani hiçbir kimse kendi memleketinden, kendi evinden başka yerde rahat edemez.
SUNUCU- Bir zaman öngörüyor musunuz efendim dönüşler için?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani zaman şu: Suriye’deki işlerin düzelmesiyle eşzamanlı olarak yürüyecek bir şey. Burada canını kurtarmak için buraya sığınan, Türkiye’yi güvenli bir alan gören bu insanları biz tekrar ölümün kucağına atamayız. Ama bu, şu hakkı da Suriyeli mültecilere vermez: Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti, Türkiye’nin kanunlarına aykırı davranış içerisinde bulunanlar, ticarette haksız rekabet yapanlar, toplumsal huzuru, barışı bozanlar, yani sıkıntı çıkaranlar da kusura bakmasın, onları da kapının önüne koyup sınır dışı etmeyi her zaman yaparız, bu da bilinmesi lazım. Herkes hukuk devleti kurallarına göre burada misafirimiz olduğunu da bilerek ona göre yaşayacak, ona göre davranacak.
SUNUCU- Yine seçim döneminde Muharrem İnce’nin bu konuyla ilgili bir açıklaması olmuştu, eğer bayram ziyareti için ülkesine gidebiliyorlarsa gitsinler, o zaman da geri dönmesinler, orada kalsınlar demişti.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi Muharrem İnce’nin ne dediği çok önemli değil, sorumluluk bizde. Tabi ki memleketine gitmek istiyorsa gider, orada kalacaksa da iradesiyle kalabilir. Ama bir yaşam tehdidi varsa, önemli bir sıkıntı varsa biz bunu göz ardı edemeyiz, insanların yüzüne kapıyı kapatamayız, ölüme terk edemeyiz; bizim inancımızda da bu yok, bizim geçmişimizde de bu yok. Türkiye Osmanlı döneminde de, Cumhuriyet döneminde de hep kucak açmış. Dardaki, zordaki insanlara kucak açmış. Yakın tarihimizde bile bu var biliyorsunuz; Bulgaristan’dan, diğer taraftan. Onlar gerçi bizim soydaşımız, ama yine de herhangi bir sıkıntı yaşayanlara karşı, Ahıska Türkleri, diğerleri, hepsine Türkiye kucak açtı ve bundan da bir şey kaybetmedi.
SUNUCU- Şimdi biraz Başbakanlık döneminize döneceğim, 2016’nın Mayıs ayıydı göreve geldiğinizde, ama birkaç ay sonrasında zaten 15 Temmuz hain darbe girişimi.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İkinci ay. Şöyle: 24 Mayıs’ta ben Başbakanlığa başladım.
SUNUCU- Başbakan oldunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İşte 24 Haziran, 24 Temmuz ikinci ayın ortalarında 15 Temmuz darbesiyle karşı karşıya kaldım.
SUNUCU- Sonra da bir açıklamanız oldu, “Bizim başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi” dediniz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru, çok doğru.
SUNUCU- Evet ve hepsi bizi mi bekledi acaba dediniz. Şimdi geriye dönüp baktığınızda, 2016 Mayıs’tan bugüne kadar geçen Başbakanlık döneminizi nasıl tanımlarsınız, dönüp baktığınızda nasıl ifade edersiniz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kısa, ama Cumhuriyet tarihinde akılda en çok kalacak, hakkında en fazla konuşulacak bir iki yıl diye tanımlamak mümkün. Şimdi 24 Mayıs 2016, 24 Mayıs 2018, 1 ay da fazladan yapıyoruz, 25 ay. Şimdi ilk darbe, ondan sonra Fırat Kalkanı, ondan sonra terörle savunma esaslı değil taarruz esaslı mücadele.
SUNUCU- Arada seçim, referandum vesaire…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ondan sonra Anayasa değişikliği, Milliyetçi Hareket Partisi’yle Meclis’te Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi, 16 Nisan halkoylaması. Ondan sonra Türkiye’nin 2017’de krize gireceği ve ekonomisinin çok kötüye gideceği senaryoları, içeriden-dışarıdan reyting kuruluşlarının olumsuz açıklamaları ve 2017’de dünyanın en fazla büyümesini sağlayan, yüzde 7.4’ü sağlayan bir ekonomi.
SUNUCU- Standart bir ülkede neredeyse 20 yılda gerçekleşir, sizin iki yılda başınıza geldi.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet. Ondan sonra işte 2018’e geldik, 2018’de de işte seçimlere gidiyoruz ve böylece 16 Nisan 2017’de milletimizin verdiği kararı 24 Haziran 2018’de hayata geçiriyoruz ve böylece Türkiye’nin 94 yıllık yönetim şeklini değiştirmiş oluyoruz.
SUNUCU- Türkiye Cumhuriyetinin son Başbakanı olarak tabi ki bunan sonra göreve nasıl devam edeceğiniz ve ne yapacağınız da çok tartışılıyor ve konuşuluyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adınız geçiyor, Meclis Başkanlığı için adınız geçiyor. Bir konuşma oldu mu aranızda Sayın Cumhurbaşkanıyla veya size gelen…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben şahsımla ilgili hiçbir konuyu bugüne kadar konuşmadım bundan sonra da konuşmam. Benim şu anda en önemli görevim 24 Haziran seçimlerimde partimizin en iyi sonucu alması. Yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilmesi, bundan başka aklımızın köşesinden hiçbir şey geçmez.
SUNUCU- Şimdi başkanlık içinde belki en çok çalışan ve destek veren isimlerin başında siz vardınız.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Gayret ediyoruz elimizden geldiğince. Şu ana kadar 36 ilde miting yaptık, Cumhurbaşkanımız da bir o kadar belki daha fazlasını yaptı yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Sayılı günlerimiz var dört günümüz var dört gün sonra inşallah bu çalışmaların sonucunu hep birlikte göreceğiz.
SUNUCU- Evet, belki bir başkan yardımcılığı olabilir mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bütün bunların hiçbiri gündemimizde yok konuşulmuş konular değil dolayısıyla, şu anda samimiyetle söylüyorum bütün arkadaşlarımızın, bakanlarımızın, milletvekillerimizin, efendim milletvekili adaylarımızın, belediye başkanlarımızın, teşkilatımızın aklı fikri 24 Haziran seçimlerinin sağ salim güvenlik içinde başarılı bir şekilde yapılması.
SUNUCU- Ne öngörüyorsunuz Sayın Başbakan 24 Haziran seçimlerinde birinci turda bu iş biter diyor musunuz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Biz birinci turda biteceğini düşünüyoruz. Sahadan aldığımız intibalar, sahadaki coşku, vatandaşlarımızla yaptığımız konuşmalar, görüşmeler bir sıkıntı olmadığını gösteriyor.
SUNUCU- Tabi ki ben B planını da sormak durumundayım eğer ikinci tura kalırsa ki siz öyle bir şey öngörmüyorsunuz, ama kimlerin arasında olabilir bu yarış?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben öngörmediğim bir sorunun cevabını da vermesem müsaadenizle.
SUNUCU- Birinci turda bitecek diyorsunuz yani.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Birinci turda inşallah halledeceğiz.
SUNUCU- Tansu Çiller’i geçtiğimiz hafta sonu AK Parti’nin İstanbul’daki mitinginde gördük geldi bir açıklama yaptı bir destek ziyaretiydi acaba bundan sonraki Bakanlar Kurulunda olma ihtimali ya da dışarıdan bakan olma ihtimali var mı, bu konuşuldu mu ve nasıl değerlendiriyorsunuz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hiçbir kimseyle hiçbir pozisyon için konuşma, görüşme olmadığını ben biliyorum. İster partimizdeki arkadaşlarımız olsun, ister dışarıdakiler olsun. Sayın Tansu Çiller’in gelmesinin de arka planı Tansu Çiller’de mevcut sistem içerisinde 28 Şubat’la muhatap olmuş ve millet iradesi elinden zorla alınmış, istifaya zorlanmış bir Başbakan. Dolayısıyla, bu haksızlığı, bu acıyı yaşamış olan bir Başbakanın feryadıdır. Bugün o süreçlerin o vesayet döneminin ortadan kalkması için verilen mücadelede bende varım diyerek oraya gelmiştir kendisine milletimiz adına, partimiz adına çok teşekkür ediyorum.
SUNUCU- Şimdi 5 gün sonra seçime gidiyoruz birde cumhur ittifakı olduğu gibi bir millet ittifakı var ve siz de millet ittifakı için bir yıkım ittifakı tanımı yaptınız.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru.
SUNUCU- Neden böyle dediniz efendim?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Yani ben kampanyalarına bakıyorum ortada yapıcı bir şey göremiyorum.
SUNUCU- Ama onların da hakları değil mi yani siz bir ittifak kurdunuz karşı tarafta…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yapsınlar ben ona bir itirazım yok istediği kadar ittifak kurabilirler öyle bir itirazım yok. Benim itirazım söylemlerine. Söylemler ülkemizin yararına söylemler değil, yapıcı söylemler değil. Büyük bir intikam hırsıyla hareket ediyorlar. Recep Tayyip Erdoğan’ı devireceğiz başka bir şey de söylemiyorlar. Yani millet bununla mı ilgileniyor? Milletin ilgilendiği konulara niye girmiyorsunuz? Efendim, neymiş yerli araba yapmak ilkellikmiş, Kanal İstanbul’u iptal edeceklermiş, nükleer santrali durduracaklarmış, efendime söyleyeyim daha bir sürü şey sarayı başına yıkacakmış yani böyle bir kin, intikam duygusuyla hareket ederseniz bu ülkenin başına nasıl cumhurbaşkanı olacaksınız, nasıl bütün milletin cumhurbaşkanıyım diyeceksiniz? Efendim hızlı tren göçü arttırıyormuş bunun için yanlış projeymiş filan gibi abuk sabuk bir şey. Bunlar bize şöyle bir sonuç veriyor: Bunlar yıkmak için kendilerini şartlandırmışlar. AK Parti ne yaptıysa bunları yok edelim, izlerini silelim. Silemezler Nazlı Hanım bu izler insanlarımızın zihninde. Demin ben söylemeyi unuttum, 2 senede AK Parti iktidarında Başbakan olarak 4-5 tane büyük projenin açılışını yaptım. Avrasya Tünelini yaptık, Yavuz Sultan Selim Köprüsünü açtık, Osman Gazi Köprüsünü açtık, Ovit Tünelini açtık daha birçok eser ben bunları saymakla bitiremem. Yani bunları temelini de atmıştık, açılışı da Başbakan olarak bize de nasip oldu Cumhurbaşkanımızla beraber ben bunun mutluluğunu yaşıyorum. Allah selamet versin işlerini rast getirsin. Şehir hastanelerini keza gene açtık yani dolayısıyla…
SUNUCU- Köprü geçiş ücretleri de aslında çok büyük bir tartışma konusu olmuştu, hani Özal köprüsü, Erdoğan köprüsü gibi…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Sapla samanı birbirine karıştırırsak buradan bir iş çıkmaz. Birisi devletin bütçesinden yapılan, hatta bütçesinde de para olmadığı halde kredi borçlanılarak yapılan köprüdür. O köprünün borcunu yıllarca bu ülkede ödedi. Kim ödedi? Geçende ödedi, geçmeyen de ödedi. Bizimki öyle değil, biz diyoruz ki bu köprüyü yap kardeşim, bu köprüden de ücret alacaksın şu kadar süre işleteceksin.
SUNUCU- Yap-işlet-devret modeliyle diyorsunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi. Yani mesela Yavuz Sultan Selim 8-9 sene işletilecek, öbürüsü 22 yılda 4 yıl yapımı düştükten sonra biraz da geçti 15-16 sene sonra bitecek. Bu süre içerisinde bizim verdiğimiz trafik sayısı var onu tutturursa para falan vermeyecek, tutturamazsa arasındaki farkı vereceğiz. Şimdi ben şunu soruyorum size: Yani bununla 15 Temmuz Şehitler Köprüsünü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü kıyaslamak akla izana uyan bir şey mi? Birisi armuz, birisi elma ikisini toplayalım buradan bir matematik sonucu çıkmaz. Kendisi fizik öğretmeni, ama o hesapları demek ki öğrenmemiş yani çok basit bir şey. Bu yap-işlet-devret modelidir burada sadece kullanıcılar öder. Kullanıcıların ödemesi yetmiyorsa bizde farkını öderiz, çünkü bunun parasını biz koymadık masaya adam gitti borçlandı. Bu iki köprünün yollarıyla, bilmem neyiyle beraber toplam bedeli 50 milyar lira. 50 milyar lira biz kendi bütçemizden, kasamızdan ayrıca bilseydik zaten 50 yıldır bunu yapardık konuşulmazdı. Onun için bütçeye yük getirmeden dedik ki, senin Nazlı Hanım paran var yap bunu bizde sana bunu taksit taksit ödeyelim şu kadar sene de işlet bu kadar basit bir mesele. Yani bunu böyle algı oluşturmaya yönelik evirip çevirip bükmeye lüzum yok. Kaldı ki Osman Gazi Köprüsü pahalı da değil. İzmit Körfezini dolaşacaksın 3 saatin kaybolacak yahut vapura gireceksin 1 saat kuyruk bekleyeceksin, 45 dakikada geçeceksin. Orada yakacağın mazot, efendim. Yorgunluk amortismanı koyduğun zaman maliyetini daha pahalıya gelecek. Özet şu: En pahalı hizmet olmayan hizmettir…
SUNUCU- Yapılmayan proje diyorsunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi olmayan hizmet en pahalı hizmettir. O köprünün olmadığını düşünün insanlar neler çekerdi bu bayramda. Muharrem İnce bile o köprü sayesinde İstanbul’daki mitinglere vaktinde yetişti. Bir yandan tenkit ediyor bir yandan da kullanıyor kolaylığından da vazgeçmiyor.
SUNUCU- Peki, yani yüklenici firmalara burada bir ödeme garantisi baştan geliyor hani.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Var tabi bedava mı yapacak ödeme garantisi var, ama 1-2 yıl biz hiçbir şey vermeyeceğiz. İlk yıllar yeterince trafik yok aradaki farkı veriyoruz. Ama diyelim ki trafik arttığı zaman artık buna ihtiyaç kalmayacak, oradan geçen araçların sayısı çarpı geçiş ücreti onun istediği parayı sağlayacak. Üçüncü havalimanında böyle, Avrasya Tüneli de böyle.
SUNUCU- Üçüncü Havalimanın açılışı da 29 Ekim’e denk gelecek.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Birinci fazı tamamı değil. Üç faz olacak, 90 milyon kapasiteli birinci bölüm açılmış olacak.
SUNUCU- Şimdi baktığımızda ilk kurulduğu günden AK Partinin bugüne kadar baktığımızda 7 Haziran’ı saymaz isek AK Parti’nin oyunu her seçimde arttırarak yola devam ettiğini görüyoruz. Bu kez çıtayı çok yükseğe çıkardınız 50+1 dediniz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru.
SUNUCU- Dönüp baktığınızda acaba hani burada yeterli çoğunluk deseydik, ama 50+1 demeseydik diyor musunuz Sayın Başbakan?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani bu yine şey tartışmalarını sona erdirmezdi yani temsilde adalet işte yüzde 30 aldın, 35 aldın, 40 aldın iktidar oldun diğer o 65 ne olacak, 70 ne olacak, 55 ne olacak tartışmaları sürer giderdi. Şimdi 50+1 bizim bu anayasa değişikliğiyle getirdiğimiz bir şey değil. Hatırlayın, 2007’de cumhurbaşkanını seçemedik 363 krizi yaşandı, ondan sonra referanduma gittik, halk doğrudan seçsin ve yüzde 50 üzerinde seçsin yüzde 50+1’le seçsin diye o zaman bu değişiklik olmuştu. Şimdi bu değişiklik diğer bölümlerini yani o parlamenter sistemi cumhurbaşkanlığına dönüştüren değişikliktir, tamamlayıcı bir değişikliktir 16 Nisan önceki referandumu. Önceki referanduma göre zaten cumhurbaşkanı seçildi. Hatırlayın yani 10 Ağustos 2014’te yüzde 51 baremi zaten vardı ona göre seçildi, burada da aynı durum var farklı bir şey yok. Yani orada o standardı getirmiş olan bir parti hadi bir sonrakinde tekrar bunu düşürmek çok fazla izahı kolay olan bir şey olmaz. O yüzden temsilde adalet bakımından biz bunu muhafaza ettik. Birde önceki yaptığımız bir açılımın gerisine düşmemek için de bunu muhafaza ettik. Zor olduğunu biliyoruz, ama AK Parti zoru başaran bir parti olduğu için hiç tereddüt göstermedim.
SUNUCU- Şimdi güçlü cumhurbaşkanı için güçlü Meclis’te elbette ki önemli, çünkü birbiriyle uyumlu çalışacaklar.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru.
SUNUCU- Yasalar tamamen Meclis’te olacak. Şöyle bir senaryo var: Cumhurbaşkanı seçilecek, ancak AK Parti parlamentoda yeterli çoğunluğu sağlayamayacak. Böyle bir durumda böyle bir aritmetikte.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Niye rüya mı görmüşler, istiareye mi yatmışlar? Oyları verecek olan millet yani dedikodu yapanların lafıyla sonuç olmaz. Millet gidecek güzel güzel Cumhurbaşkanını seçecek AK Parti’ye de oyunu verecek. Biz cumhur ittifakıyız bunun içinde MHP var, AK Parti var. Cumhurbaşkanlığında ortak adayımız hepimiz oraya vereceğiz. Sonra Milliyetçi Hareket Partisinin seçmenleri kendi adaylarına verecek, AK Parti’nin seçmenleri de kendi adaylarına verecek ve böylece güçlü cumhurbaşkanı, güçlü Meclis hedefimizi tutturmanın…
SUNUCU- Peki, yeterli çoğunluk çıkmazsa bir erken seçim gündeme gelebilir mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır öyle bir şey gerek yok yani milleti sürekli seçimle meşgul edemeyiz.
SUNUCU- Sistemde bir tıkanma olmaz mı?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hiçbir tıkanma olmaz öyle bir şey olmayacağını bir kere söyleyeyim yani. Bizim milletimiz öyle bir çelişkiye izin vermez. Ayarını güzelce yapar ve ona göre karar verir böyle bir şey olmaz. Yani hiçbir tereddüt yok, sistemde ona müsait zaten.
SUNUCU- Az önce sizde cumhur ittifakından bahsettiniz dün Sayın Devlet Bahçeli canlı yayında Seçim Özel programında konuğumdu. Kendisinin Kayseri’de yaptığı bir konuşma vardı AK Partili bazı vekillerin oyların MHP’ye basılmasından çok AK Parti’ye basılmasına yani bunu da bir fitne milletvekili ve milletvekili adayları olarak değerlendirdi. Size bir bilgi geldi mi veya herhangi bir uyarıda bulundunuz mu milletvekilleri adaylarınızla bu konuda.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Nazlı Hanım, zaman zaman sahada böyle şeyler duyuyoruz, yani sadece AK Parti tarafında değil, MHP tarafında da bu var. Yerelde böyle kıskançlık, rekabet, çekişme olabilir yani bunları büyütmenin anlamı yok. Önemli olan bizim ne dediğimiz, cumhurbaşkanımızın ne dediği, Sayın Bahçeli’nin ne dediği biz bunlara itibar ederiz. Aramızda hiç muhabbeti, ittifak ruhunu, Yenikapı ruhunu zedeleyecek bir sıkıntı bugüne kadar olmadı, bugünden sonra da olmaz.
SUNUCU- Peki, MHP tabanında acaba cumhur ittifakına oy verecek ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy atmayacak ihtimaline nasıl bakıyorsunuz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Çok ihtimal vermiyorum yani aslında Cumhurbaşkanımıza oy verme noktasında ben diğer ittifaktaki partilerin de memleketin bekası, geleceği, iç ve dış tehditlere karşı daha cömert davranacağı kanaatindeyim.
SUNUCU- Zaten Sayın Bahçeli’de bu konuyla ilgili.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kimse bir maceraya ülkenin sürüklenmesine rıza göstermez diye düşünüyorum.
SUNUCU- Parantez içinde kendisi de terörle mücadelede bu kadar gönül veren Erdoğan’a karşı bir ülkücü böyle bir hataya düşmeyecektir dedi Sayın Bahçeli, siz de bir problem olmadığını düşünüyorsunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bahçeli tabi daha camiayı bizden daha iyi biliyor onun sözleri önemlidir, ama bizde sahadan elde ettiğimiz intiba aynı yönde.
SUNUCU- Yine Sayın Bahçeli’nin af konusunda bir açıklaması olmuştu, daha sonra siz bizim gündemimizde yok dediniz. Kendisine dün bu soruyu yönelttiğimde evet onların gündeminde yok, benim gündemimde var o yüzden zaten söyledim dedi. Aslında bu konuda ısrarlı yeterli çoğunluğu sağlasam ben af konusunu kesinlikle çıkarırım dedi, ama yeterli çoğunluğum yok dedi. Seçim sonrası tekrar gündeme gelebilir mi af konusu? Biliyorum ki seçim öncesinde şu an için affa kapılarınız kapalı, ama imar affını çıkarıyorsak insana da af çıkarabiliriz gibi bir açıklaması olmuştu.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani bu konuda Milliyetçi Hareket Partisinin duruşu da belli, bizim duruşumuz da belli bundan herhangi bir değişiklik yok. Bizim gündemimizde af yok, zaten FETÖ’yle mücadele henüz bitmiş değil, terörle mücadele henüz bitmiş değil. Dolayısıyla, burada hem mağdurların hem bu mücadeleyi yapanların azmini kırmak gibi bir konumumuz da yok buna da hakkımız yok. Bu mücadeleleri kararlılıkla devam ettireceğiz dolayısıyla, gündemimizde af yok.
SUNUCU- HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılanması ve bu şekilde seçime gidiyor olması, aday olması çok tartışıldı çok konuşuldu bu seçim sürecinde.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Niye aday olmuş olmasaydı?
SUNUCU- YSK onay verdi. Tam da efendim millet ittifakı da bu soruyu soruyor YSK’nın onay verdiği, partisine seçim yardımı yapılan bir…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- YSK mahkeme mi? Mahkeme oluyor hakkında ciddi suçlamalar var, yani hakikaten ciddi suçlamalar var doğrudur eğridir benim vereceğim bir karar değil. Halkı isyana teşvik var, terör örgütünü alenen propagandasını yapmak var, teröre teşvik var, teröre lojistik destek sağlama var var var bir sürü iş var. Yani YSK’da kanunlara göre karar veriyor yani şu çarpık mantığı ileri süremeyiz. YSK izin verdi o zaman dışarı çıksın.
SUNUCU- Hani temiz kağıdı veriyorlar TRT’de propaganda süresi veriyorlar, sonra biz PKK’lı oluyoruz diye açıklamaları var.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Masumiyet karinesi var, yani insan hüküm giymedikçe suçlu sayılamaz o ayrı bir şey, ama kararda verilmemiş, nasıl serbest bırakacak. Biz serbest bırak dememizle serbest bırakılmaz Türkiye bir hukuk devleti, mahkemeler bunun kararını verecek. Defalarca duruşmalarda zaten tahliye edilmesi için müracaatta bulundu hepsi reddedildi. Dolayısıyla, yani kendimizi mahkemenin yerine koyup efendim ne lüzum var içeride yatıyor bakıyor millet ittifakının bütün adayları efendim dışarı çıksın, ya kardeşim siz mahkeme misiniz? Mahkemenin vereceği kararı siz mi vereceksiniz? Herkes konumunu bilsin ve ona göre hareket etsin.
SUNUCU- TRT’de yaptığı 10 dakikalık bir konuşmada ilginç bir ifadesi oldu dün de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hepimize yönelik ölüm tehdidi açıklaması var.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne demiş?
SUNUCU- Şunu dedi: Demirtaş bir oyluk canları var yaptığı konuşmada bir oyluk canları var dedi Demirtaş. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da bunu hepimize yönelik ölüm tehdidi olarak algıda siz ne dersiniz bu konuda?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani ben üzerinde durulacak bir laf olarak da görmüyorum gayriciddi söylenmiş bir laf. Yani cürmü ne ki cürmü kadar yer yakar ateş olsa cürmü kadar yer yakar. Yani bu milletin kahir ekseriyesi teröre karşı kapısı kapalıdır, zihni kapalıdır. Selahattin Demirtaş önce Kobani olaylarında halkı sokağa döküp 53 tane masum insanın ölümüne sebep oldu bunun hesabını versin. Bu ülkeyi cumhurbaşkanı adayı olmadan önce bu hesabı vermesi gerekiyor. Bölücülere PKK terör örgütüne onların efendim güvenlik kuvvetlerini şehit edenlere karşı bir şey söylemezken, güvenlik güçlerini şehit edenlerin cenazesine gitmeyenleri cezalandıracağım diyen bir adamdan bahsediyoruz. Yani bunun bu ülkenin cumhurbaşkanı adayı olması normal bir şey mi? Şu açıdan normal: Türkiye ne kadar hoşgörülü bir ülke, ne kadar demokratik bir ülke. Ülkesinin, milletin bölünmez bütünlüğünü yıkmak isteyenlere bile şans veriyor. Batı demokrasileri baksınlar bundan ibret alsınlar. Konuşmasına bile tahammül edemiyorlar Avusturya’da, Almanya’da bizim soydaşlarımızın, kimliklerini ifade etmelerine bile rıza gösteremiyorlar.
SUNUCU- Tam da bu noktada bir çözüm süreci denendi ve başarılı olmadı. Çözüm süreci efendim rafa mı kalktı, yoksa külliyen kalktı ve bir daha denenmeyecek mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Çözüm mözüm yok yani çözüm yok. Nazlı Hanım çözüm PKK terör örgütünün sonsuza kadar bir daha ortaya çıkmayacak şekilde yok edilmesinden geçiyor. Kürtlerin, Türklerin, milletin bunların zulmünden kurtarılması lazım. İçeride ve dışarıda bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bölgelerimizdeki insanların geri kalmasına neden olan bu uçları üst akılları dışarıda olan bu örgütü ülkemiz topraklarından tamamen kazıyacağız çözüm budur. Ve o çözüm süreci de başlamıştır. Bu anlamda çözüm devreye girmiştir şu anda Doğu’da, Güneydoğu’da insanlar dağlarda, yaylalarda, şehirlerde, köylerde rahatça piyasaya çıkabilmektedir, işini gücünü yapabilmektedir, özgüvenlerini geliştirdiler efendim PKK’ya…
SUNUCU- Kürt seçmene nasıl bir mesajınız olur?..
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Seçmene mesajım şu: Yani bir kere PKK bir terör örgütüdür ülkemize büyük zarar vermiştir. Biz Kürt vatandaşlarımızın partilerinin olmasına itirazımız yok. Bizim itirazımız PKK terör örgütünü esaretinden kurtaramayan, PKK terör örgütünü açıkça lanetlemeyen, karşı çıkmayan bir siyasi kadrodur. HDP 7 Haziran seçimlerinde bir kez daha PKK terör örgütünün esareti altında olduğunu göstermiştir. Herkes siyaset yapabilir, ama ülkeyi bölmek için siyaset yapılmaz, propaganda zaten yapıyorlar ona bir şey demiyor. Ama bölücülere lojistik destek sağlayan, bölücülerle iş birliği yapan partilerin bu ülkeye vereceği bir şey yok. Kürt vatandaşlarımıza, Türk vatandaşlarımıza da hiçbir faydası yok. Yani çukur, hendek günleri hatırlayalım bu ülkenin onca insanın ne kadar büyük acılar çektiğini hatırlayalım. Ne kadar güvenlik güçlerimizin şehit olduğunu hatırlayalım.
SUNUCU- 500’ün üzerinde şehit verdi efendim…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu günlere tekrar dönülmesini kim ister bu ülkede? Kürtlerde istemez, Türklerde istemez hiç kimse istemez. Yani HDP, PKK’nın güdümünde, esaretinden çıkmadıkça biz duruşumuz çok nettir bunların siyasi şeyleri her zaman tartışma konusu olmaya devam edecektir.
SUNUCU- Ekonomi başlığına geçmek istiyorum. Merkez Bankası üst üste kararlar aldı, faiz arttırdı fakat dolar belirli bir noktada yerini koruyor bugün 4.76 gibiydi. Mehmet Şimşek’in bir açıklaması oldu artış küresel kaynaklı dedi. Bundan sonra ekonomi ve özellikle dolar ne olacak, nasıl düşecek?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani bu çok basit ekonomi, dolar veya faiz veya genel olarak ekonomi istikrar ve güvene bağlıdır. 24 Haziran seçiminde güçlü bir şekilde istikrar sağlanırsa, güçlü iktidar gelirse her şey çok kolayca taşlar yerine oturup devam edeceğiz, ama bizim dışımızdan kaynaklanan…
SUNUCU- Yani çünkü 16 yıldır süren bir istikrar var.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Türkiye’nin dışında kaynaklanan küresel gelişmeler var. Nedir bunlar? Şimdi Amerika, Avrupa Birliği bir süreden beri merkez bankaları faiz arttırıyor. Bunun anlamı nedir? Diyorlar ki, siz gelişmekte olan ülkelerdeki yatırımlarını bırakın yuvaya dönün, yani Amerika’nın dünyada 4,5 trilyon doları var gelişmekte olan ülkelerde yatırılmış bunu geri çağırıyor. Bunun yolu da faiz arttırmaktan geçiyor. Aynı şekilde 2.4 trilyon euro Avrupa Birliği fonları var bunları da geri çağırıyorlar. Ne oluyor? Bu gelişmekte olan ülkelerden bir çıkış getiriyor. Bu çıkışın getirdiği bir dalgalanma var bu bir.
İkincisi, biz açıkla büyüyen bir ülkeyiz, yani cari açığımız var, bütçe açığımız var dolayısıyla, petrol son 1 senedir yüzde 65 arttı bunun getirdiği yük var. Dolayısıyla, birde bir darbe yaşadık biz, bu darbe sonrası biliyorsunuz ilk 4 ay yüzde 4 kadar küçüldü Türkiye onun getirdiği bir husus var. Bölgemizdeki jeopolitik şartlar var yani bölgemiz ateş çemberi ne kadar istikrar güven var isede insanlar der demez düşünüyor acaba. Ama müspet işlerimizde var nedir onlar? Turizm büyümeye devam ediyor, ihracatımız büyümeye devam ediyor, işsizlik azalmaya devam ediyor, efendim ilk çeyrek büyümesi yine 7.4 olarak gerçekleşti. İnşallah seçimden sonra hem üretim tarafında, reel sektör tarafında hem yapısal reformlarda çok hızlı bir şekilde yeni hükümet iş başı yapacak ve bu kararları alacak. Diğer yandan da Merkez Bankası yetkilerini en iyi şekilde kullanacak para politikalarıyla ilgili kararlarını vermeye devam edecek.
SUNUCU- Tam da ekonomiden bahsetmişken muhalefet partilerinin ve adaylarını seçim vaatleri arasında hep israf kelimesi geçti, katılır mısınız efendim?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi?
SUNUCU- İşte lüks araçlar, vesaire israf özetle.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani israfa biz karşıyız.
SUNUCU- Makam araçları, lükse düşkünlük dediler, faiz dediler.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne lükse düşkünlüğümüz var bir dilim ekmek sen yiyorsun bir dilim ekmekte ben yiyorum belki de iki öğün yiyoruz bir öğünün yiyemiyoruz yani işlerden öyle bir lüksümüz filan yok. Bizim vatandaşlardan başka farklı bir yaşam tarzımız yok.
SUNUCU- Devlet araçları vesaire.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yürüyerek mi gidelim yani ne yani devlet tabi ki zaman ekonomisi diye bir şey var yani devletin itibarını temsil eden makamlarda da o araçların olması lazım yani onu bile bir istismar konusu yapmak bir siyaset aracı yapmak ayıptır yani buna gerek yok. Türkiye’de bugün araç sahiplerinin sayısı herkes demeyeyim ama büyük bir kitle araç alabiliyor. 2003 yılında Nazlı Hanım 91 bin araç satılıyordu yılda, şimdi 750 bin araç satılıyor yılda Türkiye’nin ne kadar büyüdüğünüz gösteriyor. 9 bin traktör satılıyordu 73 bin traktör satılıyor. Büyümeyen bir ülkede bu olur mu? Yani bu iş yapmadıkları için, iş yapamadıkları için vaatleri, söylemleri vatandaşı ikna edemediği için bunun içinde iktidar olamadıkları için bu işte araçtı, lüksü, oydu, buydu lüzumsuz. Her ülkede böyle, yani hangi ülkede başbakanlar, cumhurbaşkanları araç kullanmıyor kullanacak tabi. Zaman altın değerindedir. Kem aletle kemalat olmaz.
SUNUCU- OHAL’in uzamayacağını açıkladınız 2 yıldır devam eden bir süreçten bahsediyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim artık FETÖ tehlikesi tamamen bitti diyebilir miyiz Sayın Başbakan?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tam anlamıyla bittiğini söyleyemeyiz, hala bunlar o kadar sinsice bütün hücrelerimize kadar yerleşmiş yani yargıda, orduda, bürokraside.
SUNUCU- Ama bu bir yeni darbe ihtimali kadar değil.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır o anlamda söylemiyorum, yani temizliğin yapılması kamudaki temizliğin, iş hayatındaki, STK’lardaki temizliğin yapılması halen devam ediyor. Ama yani çılgınlığın mevzuatı yok yani bir çılgınlık yapmaya kalkarlarsa daha ağır bir şekilde bedelini görürler.
SUNUCU- Temmuz’un 17’si veya 18’i gibi OHAL’i kaldırırız demiştiniz bu tarihte bir değişiklik olabilir mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yok normal şartlarda biliyorsunuz 3 aylık sürelerle uzatılıyor o süre bitmiş oluyor Cumhurbaşkanımızın da beyanatı var bizim de beyanatımız var dolayısıyla tekrar uzatma talebi olmayınca kalkmış oluyor.
SUNUCU- Çok konuşulan çok da mesaj alınan bir diğer konuda bedelli askerlik sizin bu konuda bir açıklamanız var, aslında uzuncana da konuşmuştuk sizinle yaptığımız iftar yemeğinde. Bununla ilgili bir yaş, sınır, kafanızda bir planlama yapıldı mı bedelli konusunda?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Tabi bu yeni hükümetin konusunu doğrusu isterseniz bu konuda bir detay çalışması yapılmış değil. Sadece bunun bir ihtiyaç olduğunu ve mutlaka ele alınması gereken bir konu olduğunda hemfikiriz. Ben meseleye bedelli meselesi olarak da bakmıyorum bu daha kapsamlı bir çözüm gerektiren bir iş. Düşünün 5 milyondan fazla genciniz var, askerlik çağına gelmiş iş yapamıyor, işe girecek giremiyor, işe giriyor işi bölünecek, evlenecek, yuva kuracak plan yapamıyor. Bu insanlar diyor ki, bizi askere alın almıyoruz. Bırakın biz hayatımızı kuralım ona da yok diyoruz nasıl olacak? Yani orada bunların günahı ne? Devlet olarak bizim buna çözüm bulmak gibi bir mecburiyetimiz var, bir borcumuz var.
SUNUCU- Açıkladığınız rakamlarda çok çarpıcıydı.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Dolayısıyla, yani şimdi yeni hükümetimiz seçim sonrası ele alacağı konulardan bir tanesi bu olacak. Bu tabi silahlı kuvvetlerle koordine edilecek. Silahlı kuvvetlerin ihtiyacı nasıl karşılanacak bu görülecek, ama bir sorun görmüyoruz. Çünkü Nazlı Hanım, yani topu topu 300-350 bin kadar talebi var yıllık. Şimdi bu 5 milyonu eritmek için 15 sene lazım. Yeniler de geliyor arkadan her yıl dolayısıyla, bu sürdürülebilir bir durum değil mutlaka çözülecek yani bunu gençlerimiz rahat olsun. Bir şekilde bir çözüm…
SUNUCU- Bir yaş sınırı 25 veya 27.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onların o detayları hep çalışılması lazım bu öyle bir şey olmalı ki ya işte bir bedelli çıkaralım 3 sene sonra tekrar bu meseleyi konuşalım öyle olmamalı bunu bir esasa bağlaması lazım, bu bir reform olması lazım, bunun adı bir reform. Profesyonel orduya geçtik, 15 Temmuz’dan sonra bu süreç hızlandı. Şu anda ön saflarda operasyonlara hep profesyoneller gidiyor.
SUNUCU- 3 bin 600 ek gösterge için haber bekliyor efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 3 bin 600 ek gösterge askerde var büyük oranda bildiğim kadarıyla.
SUNUCU- Ama uzman jandarmalar kapsam dışı.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Polislerde var tabi bu işin arkası kesilmez herkes istiyor, yani orda hakkaniyeti esas almamız lazım. Şu anda açıkladığımız belli polis için, öğretmen için, ebeler için, din görevlileri için, başka ne var? Bu kadar. Bunlar dışında yeni dönemde yeni hükümet buna benzer başka gruplar varsa bunları da mutlaka dikkate alacaktır. Şimdi sahada geziyoruz talepler geliyor bize yani işte efendim geliyor tabi.
SUNUCU- Son zamanlarda birde 657 sayılı kanuna tabi memurların sözleşmeli olacağı yönünde bir söylentiler var.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Böyle bir şey yok yani anayasada zaten bunun tanımı yapılmış memurlar 657’nin kapsamı belli, nasıl çalışacakları belli. Hemşirelerde varmış.
SUNUCU- Öğretmenler ve hemşirelerde vardı evet 3 bin 600 ek gösterge de uzman jandarmalar sadece canları ortaya koydukları için haklı talepleri var.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İşte onlar istiyorlar, başka isteyenler var yani işte mesela binbaşı olarak emekli olanlar var filan yani değişik değişik talepler geliyor.
SUNUCU- Emekli polisler var doğru onlarda da yok.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onlarda emeklileri kapsıyor bu emeklileri de kapsıyor.
SUNUCU- Bir kısmını galiba değil mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bir kısmını ama şimdi diyorlar ki işte üniversite mezunları kapsıyor, lise mezunlarını da kapsasın yani bu işin durma noktasını iyi ayarlamak lazım herkes aynı şartlara sahip olunca bu sefer de mutsuzluk başlıyor. Herkes ben bir adım daha önde olayım tarzında bir şeye gidiyor. Memurlarla ilgili herhangi bir şey söz konusu değil zaman zaman böyle yalan dolan laflar ortaya atılıyor kafa karıştırmaya çalışıyor bu da işte seçim oy avcılığının ötesinde bir şey değil. Memurlar anayasa güvencesinde 657’ye göre çalışıyor. Ayrıca sözleşmeli de var Nazlı Hanım. Sözleşmeli bugün mevzuatımızda var 657’de var süreli sözleşmeliler var, kamu kuruluşlarında KİT’lerde var yani sözleşmeli de bir statü. Ama herkes kendi statüsü neyse ondan çalışmaya devam edecek.
SUNUCU- Gençler bu ülkenin teminatı ve geleceğin Türkiye’si onlar efendim. Bu seçim döneminde de baktığımızda da sosyal medyada ilgileri alakaları siyaset olan katılımlarıyla ön planda görüyoruz. Gençlere vaatleriniz neler?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, gençler hakikaten önemli. Bugün nüfusumuzu yüzde 100’ü gençlerden oluşmuyor, ama gelecekte yüzde 100’ü onlardan oluşacak dolayısıyla, bu emaneti bu ülkeyi onlar devir alacak. O bakımdan gençlere ne yapsak azdır. Hem bugünümüz hem yarınımız hem de bizim ülkemizin aydınlık geleceği gençler. Yani biz bazı şeyler yaptık fiziki olarak yaptıklarımız var 131 tane yeni üniversite açtık bir kere gençlerin üniversiteye erişimini kolaylaştırdık. Şu anda dünyada üniversiteye erişimde Yunanistan’dan sonra Türkiye 2’nci sırada geliyor. Artık üniversite kapılarında bekleme konuşuluyor mu? Konuşulmuyor. İşte şu üniversiteye girecektim de buna giremeyecektim onu konuşuyorlar. Çünkü mezun olanlar kadar kontenjan var üniversitelerde hatta bazılarında da boş kalmaya başladı bu tarafı hallettik. Açılan üniversitelerin yurt kapasitesini arttırdık daha eksiğimiz var kapasiteyi 185 bine kadar çıkardık yetmez daha da arttırmamız lazım. Pardon, 182 binden düzeltiyorum 632 bine çıkardık ama yetmez yani yüzde 10’u bile değil üniversitede okuyanların daha da arttıracağız.
SUNUCU- Okullar, yurtlar tamam.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Okullar, yurtlar, lisans, yüksek lisans, doktora bursları 10 kat arttı. Şu anda ya kredi ya burs şeklinde herkes bir şekilde öğrenimde bu imkanlara sahip.
SUNUCU- Peki, bundan sonrası için ne vaat edeceksiniz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yurt dışına gençleri eğitim için gönderiyoruz. Efendim, seçilme yaşını 18’e indirdik 30’den 25’e şimdi 18’e indirdik. Dedik ki, ülkenin geleceğindeki sorumluluktan sizde katılın bu önemli bir şey. Ben size bir şey söyleyeyim Nazlı Hanım. 15 Temmuz gecesi gençlerin biz tanıdığımızdan farklı olduğunu gördük. Nasıl tanıyorduk genel olarak, işte gençler memleket meseleleriyle uğraşmazlar, apolitikler, siyasete ilgileri yok, memleket meselelerine duyarsızlar gibi bir algı vardı, fakat 15 Temmuz gecesi meydanlara tam tersi oldu yarıdan fazlası gençlerdi ülkeye sahip çıktılar, biz onlara çok şey borçluyuz. Çok daha güzel şeyler yapmamız lazım. Yani gençlerimize daha fazla sorumluluk vermemiz lazım.
SUNUCU- Açıklamalarını, sözlerini, fikirlerini belki daha çok dinlemek lazım, buluşmalar gerçekleştirmek.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onları sosyal medyada daha çok takip etmemiz lazım. Onların fikirlerine aykırı fikirlerine tahammül etmemiz lazım. Yani gençlerin bize işte el pençe divan karşımızda durmasını.
SUNUCU- O da seçim beyannamenizde vardı daha fazla özgürlük ve demokrasi kapsamında…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi tabi daha özgür, daha girişimci, nitelikli eğitim, siyasete memleketi meselelerine daha fazla ilgilerini çekmemiz lazım.
SUNUCU- Son olarak Sayın Başbakan artık son birkaç dakika içerisine girdik. Şu geçtiğimiz 2 aya bakarsak seçim kampanyalarını nasıl değerlendirirsiniz? Muharrem İnce sizin için eğlenceli demişti mesela siz Sayın Muharrem İnce için, Meral Akşener için, Karamollaoğlu için birer cümle alsam nasıl değerlendirirsiniz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani ben benim için ne demişler?
SUNUCU- Eğlenceli demişti Muharrem İnce.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onları eğlendirebiliyorsak o da iyi bir şey yani canları sıkılıyor zaten kampanyaları iyi gitmiyor. Millet artık söylemlerini yavaş yavaş içinin boş olduğunu anladı. Dolasıyla, ben koltuğumu bırakmak için mücadele ediyorum, onlar koltuk kapmak için mücadele ediyorlar, ama o kadar kolay olmadığını da bilmeleri gerekir. Ben gönüllü olarak bırakıyorum.
SUNUCU- Sayın Karamollaoğlu için mesela.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Karamollaoğlu vallahi ne diyeyim Karamollaoğlu hızlı tren göçü arttırıyor Sivas’a hızlı trene ne gerek var dedikten sonra daha ne söylenecek laf bulamıyorum.
SUNUCU- Sayın Akşener için veya Selahattin Demirtaş.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Sayın Akşener, Allah işini gücünü rast getirsin yani ne diyeyim başka? Yıkım ekibi dedik ya yani şimdi genel olarak yıkım ekibi diyorum ben bunlara. Onların ortak bir hedefi var Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmek. Sonrası ne olacak? Sonrası tufan önemli değil. Recep Tayyip Erdoğan olmasın da ne olursa olsun.
SUNUCU- 24 Haziran’ın tüm Türkiye için en hayırlı sonuca ulaşması dileğiyle diyelim o zaman.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 24 Haziran mutlaka ülkemiz için, milletimiz için en iyisi sonuçların olacağı bir gün olacak. Ben milletime güveniyorum milletimin ferasetine, basiretine güveniyorum. Milletimiz geçmişi de, geleceği de, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları da en detaylı bir şekilde dikkate alacak ve ona göre tercihini yapacak. İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün diyorum. Türkiye’nin bölgede güçlü olmaya ihtiyacı var. Dış tehditlere ülkemiz etrafında kurgulanan planlara karşı birliğimiz, beraberliğimiz çok önem arz ediyor. Bunu sağlayacak tecrübeye sahip ekiplerin iş başında olması önemli. Ama yeni dönemde bize düşen bir görev var yeni iktidara sadece yüzde 51’in değil, gayri memnunların oranını da azaltmak, yani bütün başarı orada. Hadi yüzde 50 verdi eyvallah bunu koyalım bir kenara, ama vermeyen insanların da vatandaşlarımızın da gönlünü kazanmamız lazım. Siyasetteki, modern demokrasilerdeki en önemli başarı gayri memnunların sayısını azaltmaktan geçiyor. Onu da sağlamak için yeni dönemde daha çok gayret etmek ihtiyacı var bunu da ifade etmek istiyorum. İstikrar çok önemli, yani bölgemiz için çok önemli, dünyada zaten bir istikrar sorunu oluşmaya başladı hem de bölgemizde oluşuyor. İşte bir yandan İsrail, Filistin, Suriye, Irak, Yemen efendim Libya yani bütün İran’a karşı bugünlerde yine çok keskin bir çıkış var Amerika’dan. Balkanlarda durum gittikçe hassas hale geliyor. Dolayısıyla, Amerika artık işi artık ticaret savaşına döndürdü malumunuz. Bütün bunları dikkate alınca Türkiye’nin güçlü kalması, güçlü olarak yoluna devam etmesi vazgeçilmez.
Ben bu duygularla bana bu fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ediyorum ve bütün vatandaşlarımı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Yapılacak seçimlerin ülkemize, milletimize esenlikler getirmesini diliyorum.
SUNUCU- Çok teşekkür ediyoruz değerli açıklamalarınız için. Tam da seçim öncesinde yayınımıza katıldığınız için sağ olun.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben teşekkür ediyorum.