Basbakan Yildirim’in TBMM’de Hocali Katliami Resim Sergisi açilisinda yaptigi konusma
Azerbaycan’ın 26 yıl önce yaşadığı acıyı, Hocalı katliamının yıldönümünü burada anıyoruz.
Biraz sonra açılışını Meclis Başkanımızla gerçekleştireceğimiz sergi, orada yaşanan insanlık dışı katliamı en açık şekilde gösteriyor. Bu serginin açılmasının önemli bir sebebi de, Hocalı katliamını hafızalarda canlı tutmak ve gelecek nesillere bunu aktarmaktır.
Evet, bugün dünyanın gelişmiş bazı ülkelerinde Ermeni soykırımı diye uydurdukları bir mesele üzerinden Türkiye’yi sıkıştırma gayretleri olduğunu görüyoruz. Eğer geçmişte bir katliam varsa, bir soykırım varsa, önce bu teşebbüste bulunan ülkeler kendi tarihlerine bakmaları lazım. Bizim tarihimizde sömürgecilik yoktur, bizim tarihimizde katliam yoktur, bizim tarihimizde soykırım yoktur, mezhep, etnik çatışma temelli hiç yüz kızartıcı bir tarihimiz yoktur. En rahat millet biziz, çünkü 619 sene 3 kıtada dünyaya barış getirmişiz, kardeşlik getirmişiz, insanlığın en yüksek değerlerini bütün dünyaya göstermişiz.
Azerbaycan Yukarı Karabağ meselesi hala bugüne kadar çözülememiştir. Orada yaşayan Azeri kardeşlerimizin neredeyse Azerbaycan topraklarının 5’te biri ve 1 milyona yakın kaçkın bugün topraklarından, evlerinden, barklarından uzak hayat sürdürmektedir. Dolayısıyla uluslararası toplumun ayak sürümeyi artık bırakması ve bu bölgedeki sorunlara karşı tarafsız, çifte standarttan uzak çözüme yönelik adımları mutlaka atmasını bekliyoruz.
Bugün Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan milletvekillerinden oluşan, büyükelçilerimizin de katıldığı çok verimli bir toplantı yaptık. Esasen Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan, bölgedeki geliştirdikleri stratejik işbirliği sayesinde Kafkasların, Orta Asya’nın bir anlamda güvenliğini tesis etti. Bir yanda stratejik öneme haiz petrol boru hatları, doğalgaz hatları, demir yolu hatları inşa edilirken, diğer yandan da parlamentolar arasındaki işbirliği gittikçe artarak devam ediyor. Dolayısıyla Kafkasların ve Orta Asya’nın gelişmesi, refahı, kalkınması bütün bölgenin geleceği için, bölgesel barış için, bölgesel huzur için hayati bir öneme sahip.
Azerbaycan-Türkiye, az önce de Samet Bey ifade etti, biz iki ayrı devlet, bir milletiz. Azerbaycan’da bir kardeşimizin parmağına bir diken batsa acısını Türkiye’de hissederiz, aynı şekilde burada bir kardeşlerinin başına bir iş gelse onu Azerbaycan’da hissederler. Afrin meselesinde Avrupa Konseyinde Sayın Samet Beyin yaptığı o tarihi konuşma bugün Türk insanının zihnide adeta nakış nakış işlenmiştir.
Ben bu vesileyle geleceğe ibret olması bakımından bu önemli etkinliği, burada bu serginin açılmasını önemsiyorum ve Hocalı katliamında hayatını kaybeden şehitlere, vatan, millet istiklali için Afrin’de terörle amansız mücadele eden bütün kahraman Mehmetçiğimizi ve bu arada şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum.
Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan ve buna İran’ı da dahil edebiliriz, Suriye, Irak’taki istikrarsızlığın bir an önce giderilmesi için Rusya’nın da dahil olduğu ciddi bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmaların bazılarını rahatsız ettiğini de görüyoruz. Binlerce kilometre uzaktan bu bölgeye bu kadar ilgi duyulmasını da doğrusu anlamakta zorlanıyoruz, aslında anlıyoruz da anlamamazlıktan geliyoruz. Çünkü bizde bir laf vardır Başkanım, sel gider kum kalır, onlar gidecek, biz burada kalmaya devam edeceğiz. Onun için bu bölgenin geleceğini belirleyecek olan yine bu bölgenin milletleridir, Türkiye de bunun merkezinde yer almaktadır.
Bu duygularla şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum ve yaşasın Azerbaycan-Türkiye gardaşlığı, yaşasın ülkemizin, bölgemizin aydınlık refah dolu günleri.
Hepinizi sayıyla selamlıyorum.