Basbakan Yildirim’in TRT Haber’de gündeme iliskin yaptigi açiklamanin tam metni
SUNUCU- Evet, az önce dışarıda, Meclis bahçesinde gördünüz ağzımdan buharlar çıkıyordu bu soğuk havada, şimdi ne oldu, bu bir kamera oyunu mu demeyin. Hayır, Meclisin bahçesinde açtım bülteni ve hemen Genel Kurula yakın bir salona geldi, çünkü Sayın Başbakan burada ve anayasa değişikliğini ilişkin sorularım olacak, burada soracağım.
Hoş geldiniz, teşekkür ederim TRT-1 Ana Haber’e konuk olduğunuz için.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hoş bulduk Erhan Bey, iyi yayınlar diliyorum, kolay gelsin.
SUNUCU- Sağ olun sağ olun, çok teşekkür ederim.
Önce bu anayasa maratonu beklediğiniz sınırlar içerisinde, beklediğiniz gelişmeler içerisinde geçti mi, en azından şu ana kadarki bölüm? Bunu sorarak başlayayım.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Zaman açısından mı?
SUNUCU- Zaman açısından efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Zaman tabi beklediğimizden daha uzun sürüyor. Mecliste bazen tartışmalar uzuyor, bazen de biraz aşırılığa varan hareketler oluyor, o yüzden gecikmeler oluyor, ama geç olsun güç olmasın. Bugün inşallah geç saatlere kadar tamamlamayı hedefliyoruz, arkadaşlarımız çalışıyorlar.
SUNUCU- Bu aşırılığa kaçış diye nitelediğiniz hareketler için bugün bir sağduyu çağrısı yaptınız.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Gayet tabi Mecliste bütün siyasi partilerin, daha doğrusu milletvekilleri görüşlerini özgürce ifade etmelerinde bir kısıntı yok, burası Meclisin kürsüsü, milletin Meclisi, milletin Meclisinde de millet adına herkes her şeyi söyleyecek, bunda bir tereddüt yok. Milli iradenin oluştuğu yer Meclis, egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir diye yazıyor, buna bir itirazımız yok. İş kendini ifade etme, fikirlerini ifade etme, demokratik sınırların içerisinde kalma olunca tamam, ama fiili duruma dönüşürse, efendim işte birbirlerine milletvekillerinin şiddete dönüşürse veya engellemek için teamül dışı, tüzük dışı, sıra dışı, dikkat çekici, zaman kaybettirici birtakım hareketler oluyor, bunları hiç onaylayamayız, doğru şeyler değil. Hiçbirimiz, ne milletvekilleri veya başkaları milletin zamanını almaya, çalmaya hakkımız yok. Millet, vekillerini, bizleri buraya kendi işini görmek, kanunları çıkartmak, milletin, memleketin faydasına olacak işleri yapmak için gönderdi.
SUNUCU- Bu kelepçeli eylemi de anladığım kadarıyla bu bağlamda değerlendiriyorsunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi.
SUNUCU- Orada engelli bir milletvekili de yere düştü, onun üzerinden ciddi eleştiriler de yapıldı bu şiddet eğilimli dünkü tabloya ilişkin. Bundan sonra olmaması, yaşanmaması için neler yapılmalı?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bunlar hoş şeyler değil. Tabi ben isimlere girecek değilim, orada muhalefet partilerinden olduğu kadar bizim partimizden de hakikaten mağdur olan arkadaşlarımız var. Onun için gönlümüz arzu ediyor ki, buna benzer bir olay daha yaşanmasın. Bu için her türlü gayreti gösteriyoruz, yani biz sabırlı davranıyoruz, yoksa her an gerilim olabilir. Gayet tabi istiyoruz ki işler görülsün, zaman etkin kullanılsın. Yani her şeyi söyleyelim, buna bir itirazımız yok, burada bir sıkıntı yok. Konuşulacak ne varsa her şey konuşulsun, ama hakaret olmasın, insanları incitici şeyler yapılmasın, fiili durumlar yapılmasın, şiddet yapılmasın. Bunlar vatandaşlarımız için iyi örnek olmuyor. Bu izleyen çocuklar için iyi örnekler olmuyor. Yani bu…
SUNUCU- Sokaktaki insanlar da bu duruma tepkili ve gazi Meclise de yakışan bir tutum olarak değerlendirilmiyor.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Gayet tabi. Yani şimdi insanlar bakıyor, ya bu ne biçim Meclis diyor, böyle şey olur mu diyor. Bunlar sokaktaki insanlar gibi kavga ediyor. Bunlar hoş şey değil, gazi Meclisin itibarına yakışan şeyler değil. Onun için bütün milletvekillerimizin sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesi ve bir an önce bu meseleyi Meclisten geçirip işin sahibine götüreceğiz Erhan Bey. İşin vatandaş, vatandaşın önüne gidecek bu anayasa değişikliği, vatandaş da kararını verecek.
SUNUCU- Vatandaşın önüne gitmeden önce maraton devam ediyor, bu gece de sürecek. Bir sürpriz beklentisi var mı, beklentilerin aksine size göre bir durum yaşanabilir mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi?
SUNUCU- Değişiklikle ilgili çoğunluğun sağlanmamasıyla.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır hayır...
SUNUCU- Bu konuda eminsiniz, tereddüt yok.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hiçbir sürpriz falan olmaz, arkadaşlar birinci tur oylamada ne yaptıysa aynısını ikinci tur oylamada yapacaklar, bundan tereddüdümüz yok.
SUNUCU- Geride kalan sürece ilişkin Cumhuriyet Halk Partisinin, Ana Muhalefetin ciddi bir eleştirisi var, özellikle oyların gösterilerek kullanılmasıyla ilgili olarak gizliliğin ihlaline yönelik Anayasa Mahkemesine götürülme yönünde bir eğilimi var Ana Muhalefet tarafından. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani şimdi tabi ki Ana Muhalefet Partisinin hakkıdır, Anayasa Mahkemesine bunu taşıyabilir. Bunu herhangi bir sebep olmasa da anaya değişikliği anayasaya aykırı diye de götürebilir, böyle bir durum da olabilir. Kaldı ki, burada Mecliste oy kullanılma konusunda İçtüzüğe, teamüllere uymayan bir davranış yok, bu konuda hem Meclis Başkanı, hem grup başkanvekilleri gerekli uyarıları yapıyor.
Esasen Erhan Bey, şunu göz ardı etmemek lazım: Biz AK Parti’nin 316 milletvekili olarak bu teklife imza koyduk. Bu teklife imza koymak ne demek? Biz irademizi ortaya koyduk. Nedir irademiz? Biz bu teklifi kabul edeceğiz, evet diyeceğiz. Benzer şekilde bu teklife karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi, onlar da biz bu teklife hayır diyeceğiz. Nesi gizli bunun? Baştan herkes ne yapacağını söylüyor.
SUNUCU- Ve bunun gerekçelerini sahaya çıkarak anlatacaksınız.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Gayet tabi.
SUNUCU- Bunun için bizim de en çok karşılaştığımız soru bu aslına bakarsanız sokakta, o soruyu size yöneltmek istiyorum. Başbakan olarak özetle söylemek gerekirse, bu anayasa değişikliği vatandaşa ne getirecek?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Çok güzel bir soru. Vatandaşa anayasa ne getirecek, bunu uzun uzadıya anlatacağız biz meydanlarda. Ama şu sınırlı zaman içerisinde söylemek gerekirse, bu anayasa değişikliği ülke yönetiminde zaman ekonomisi sağlayacak, yani işler daha kısa sürede halledilecek, bürokrasiyle siyaset arasındaki ayrışma ortadan kalkacak. Yani ne yapacak vatandaş? Sandığa gidecek, sandıkta iki tane zarf var, bir tanesi cumhurbaşkanın seçimi aynı anda, bir de milletvekillerinin seçimi, bu seçimi iki anda yapıyor. Ne oluyor? Diyor ki, vatandaş bak memleketi 5 yıllığına idare etmek için ben cumhurbaşkanı olarak filancayı tayin ediyorum. Diğer yandan da diyor ki, bu seçtiğim cumhurbaşkanını da denetleme görevini de bu 600 milletvekiline veriyorum. Aynı zamanda bunların ihtiyacı olan memleketin, milletin ihtiyacı olan kanunların çıkarılma işini de yine ey Meclis size veriyorum. Buraya da diyor ki, sen bahane üretme cumhurbaşkanı olarak kendi ekibini kur, bakanlarını tayin et, yardımcılarını tayin et. Efendim, ne vaat ettiysen vatandaşa bu vaatleri yerine getir ben de seni izleyeceğim, ama benim adıma Meclis’te izleyecek. Eğer bir yanlış yaparsan meclis gereğini yapacak. Buna da diyor ki, sana ben yetki verdim Cumhurbaşkanına senin işlerini engellerse sen seçim kararı alabilirsin, o zaman Meclis’te seçime gidecek, ikiniz de seçime gideceksiniz biz hakem olacağız kim haklı, kim haksız kararı vereceğiz, yani sistem didişmeyi ortadan kaldırıyor, çift başlılığı ortadan kaldırıyor, kararların hızlı verilmesini sağlıyor, Türkiye’yi yönetimi güçlendiriyor.
Şimdi hatırlayın, eskiden yüzde 30’la, yüzde 25’lerle bile iktidar olunuyordu, şimdi böyle bir imkan yok. Bu sistemde yüzde 50’yi bir oy geçmeniz gerekiyor, yoksa iktidar olamıyorsunuz. Dolayısıyla, ne demek? Sürekli tek başına iktidar, güçlü iktidar oluyorsunuz. Güçlü iktidar olunca çözümlere daha kararlı yaklaşıyorsunuz, daha hızlı karar alıyorsunuz. Terörle mücadelede zafiyet oluşmaz, ekonomik konularda zafiyet oluşmaz, bürokrasinin hızlandırılmasında ciddi anlamda irade ortaya konur ve böylece Türkiye’nin kalkınması, büyümesi, efendim huzuru, güvenliği, milletin kardeşliği temin edilmiş olur. Yani Türkiye’nin bölgede önemli bir konumu var, çok stratejik bir konumu var, ama bir o kadar da riskleri var.
SUNUCU- O riskleri kaldırmak bu şart diyorsunuz.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu riskleri en aşağı seviyeye düşürmek Türkiye’nin bölgede güçlü kalmasını sağlamak için güçlü siyasi irade lazım, bu da bu değişikle getirilen hükümet sistemi cumhurbaşkanının hükümet sistemiyle sağlanmış olacak Erhan Bey.
SUNUCU- Bu arada televizyonlarını yeni açan izleyicilerimizin için bir kez daha hatırlatayım Türkiye Büyük Millet Meclisindeyiz Gazi Meclis’teyiz burada ki atmosferi, yaşanan ruhu canlı olarak size aktarıyoruz, Sayın Başbakan da konuğumuz, ama Meclis Genel Kurulundan bekleniyor bir taraftan da Genel Kurula geçmek üzere davet ediliyorsunuz ama.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Öyle mi başlamışlar mı?
SUNUCU- Son bir soru.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Devam edelim.
SUNUCU- Bir soru daha müsaade ederseniz? Şimdi az önce söylediniz, MHP ve AK Parti neden evet demeyeceğini anlatacak, buna mukabil HDP’yle CHP de neden hayır dediklerini halka inip sokağa anlatacaklar.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru.
SUNUCU- Peki, bu konuda MHP’yle AK Parti arasında evet’i anlatma konusunda ortak bir çalışma olabilir mi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır, MHP ayrı parti, biz ayrı partiyiz, ama hedefimiz aynı. Bu Meclis Genel Kurulunda değişiklik görüşmelerinde bu değişikliği savunduk, doğruluğunu savunduk, haklılığını savunduk, sokakta da vatandaşa giderken de biz milletimize AK Parti olarak bu anayasa değişikliğinin önemini anlatacağız ve evet demesini isteyeceğiz. MHP’de hem kendi teşkilatına, hem de milletimize kendi bakış açısından aynı şeyleri söyleyecek. Farklı şeyler söylenebilir, ama amaç birliği var, amaç aynı.
SUNUCU- Peki, son bir mesaj alsam evet beklentisi içinde olan tabana ve diğer taraftan hayır diyecek en azından bu potansiyeldeki…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben bu anayasa değişikliğini ölüm kalım meselesi yapan Ana Muhalefet Partisini anlamakta zorlanıyorum. Yani bu 19’ncu değişiklik yapılıyor, Türkiye’de bu değişimin anlamı, parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş. Yani bir yanda mevcut sistem aslında parlamenter sistem de değil Erhan Bey, karma bir sistem, 12 Eylül’den kalan darbe anayasasında sistem parlamenter sistem gibi gözüküyor, ancak cumhurbaşkanlığı yetkilerine gelince başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi gibi gözüküyor. Bu bir çelişkili durum, şimdi bu durum ortadan kalkıyor, mevcut hal anayasaya uyumlu hale getiriliyor, yaptığımız budur, bunun ötesinde başka bir şey yok, bunun özellikle bilinmesini istiyorum. O bakımdan bu değişiklik, öyle efendim rejim değişiyor, memleket elden gidiyor, Türkiye bölünecek falan gibi ipe sapa gelmeyen laflar söyleniyor, bunlar gerçeği yansıtmıyor, vatandaşa doğru bilgi vermemiz lazım, karşı olabiliriz, AK Partiyi sevmeyebiliriz.
Başbakanlık makamı kalkıyor. Ben şimdi bu makamı temsil ediyorum, bulunduğum makamın kalkmasını savunuyorum.
SUNUCU- Bu sistemde Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı olmuş olacaksınız.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Savunuyorum. Niye savunuyorum? Çünkü memleketin menfaati, memleketin geleceği benim geleceğimden daha önemli. Memleketim kazansın yeter ki, ben kaybedeyim, ne önemi var? İnsanlar fani, ama memleket hepimizin, çocuklarımız, gelecek kuşaklara daha güzel bir ülke bırakmak için gayret edeceğiz.
SUNUCU- Bu bir nevi Başbakanlığa veda girizgahı gibi oldu.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet. Hizmet her zaman var. Yani makamlar size bir zarfla makam, sıfat verilir, bir başka zarfla da o sıfat elinizden alınır, önemli olan o iki zarf arasında memlekete ne yaptınız, vatandaş onu sorar. Kardeşim, aklınızda ne kalıyor? Filanca adam geldi gitti, ne yaptı bu memlekete? Önemli olan Erhan Bey, bu gök kubbede hoş bir seda bırakmak.
SUNUCU- Bakanlığınız döneminde de çok icraatçıydınız, pek çok önemli hizmete imza attınız, Türkiye bu gerçeği biliyor. Ama Sayın Binali Yıldırım’a sorduğumuzda, az önce söylediğiniz akılda kalacağını umduğunuz, istediğiniz en önemli icraatınız neydi?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani bunları anlatmak saatler alır. Ben şu kadar söyleyeyim: En yakınına gelelim, bir kere komşularımızla ilişkilerimizi düzeltiyoruz, dostlarımızı artırıp düşmanlarımızı azaltacağız dedik ve bunu adım adım gerçekleştiriyoruz. Ama Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinde yaşanmamış bir 15 Temmuz alçak darbe girişimiyle muhatap olmuş, Allah’ın izniyle, milletimizin cesareti, feraseti, kararlılığı ve Hükümetimizin dik duruşu, Cumhurbaşkanımızın dik duruşuyla bu darbeyi bertaraf etmiş, ülkenin aydınlığa çıkmasına bu önemli tarihi olayın içinde bulunmuş biri olmak bence önemli bir olaydır diye düşünüyorum.
SUNUCU- Buna şöyle katılıyorum efendim: Bir gazeteci olarak bu tarihi günde burada olmak, bu yayını yapmak bile gerçekten heyecan verici ve mesleki olarak da çok önemli buluyorum.
Çok teşekkür ederim efendim.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben teşekkür ediyorum.
SUNUCU- Genel Kurula uğurluyoruz size, biz de yayınımıza Meclisten kaldığımız yerden devam ediyoruz.