Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Türkiye-Belarus Is Forumunda yaptigi konusmanin tam metni

 

… Sayın Cumhurbaşkanımız, biz, başka ülkelere ziyarete gittiğimizde veya başka ülkelerden üst düzey ziyaretler gerçekleştirildiğinde fırsat buldukça iş alemini de buluşturuyoruz, biraraya getiriyoruz. Sizlerin birbiriyle tanışmasını ve daha fazla nasıl işbirliği yapılabilir, bu fırsatları araştırmanıza imkan sağlıyoruz. Güzel bir gelenek, 4’üncüsü gerçekleştiriliyor. Az önce Sayın Başbakan ifade etti, kendisi İstanbul’da böyle bir buluşmayı gerçekleştirdi, daha sonra yine iş forumu düzenlendi, Cumhurbaşkanımız 2016’da ziyaret etti ve nihayet biz de buradayız.

Dün Sayın Başbakan ve beraberindeki bakanlarıyla çok verimli, güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Aslında Cumhurbaşkanımızın Sayın Lukaşenko’yla kararlaştırdığı 2016’daki o tarihi ziyarette ortaya konan hedeflerin gözden geçirilmesini yaptık ve bundan sonra neler yapılması gerektiği konusunda da önemli görüş alışverişinde bulunduk.

Belarus ve Türkiye aynı coğrafyada yer alıyor, geçmiş tarihimiz, tecrübelerimiz de benzer. Dolayısıyla Karadeniz’i ortak mirasımız olarak görürsek, bu bölgede iki ülke olarak ciddi bir potansiyelin olduğunu ifade edebiliriz.

Belarus, bölgede istikrar ve güvenin hakim olduğu bir ülke, gittikçe büyümeye, daha da fazla imkanlar elde etmeyi arzu ediyor. Türkiye, Doğuyla Batının buluştuğu, 3,5 saat uçuşla 56 ülkeye ulaşılabilen, 1.6 milyar nüfusun yaşadığı, 30 trilyon dolarlık bir pazarın olduğu bölgede yer alıyor. O yüzden Belarus-Türkiye potansiyeli birleştiğinde hem bölgeye, hem iki ülkenin refahına, kalkınmasına, hem de üçüncü ülkelere, özellikle Türkiye’nin hitap ettiği Ortadoğu ve Afrika bölgelerine yönelik işbirliği müşterek yatırımlar gerçekleştirilebilir.

Belarus’un avantajlı olduğu alanlar var, Türkiye’nin avantajlı olduğu alanlar var, bu ikisi birleştirildiğinde ortaya ciddi bir sinerji doğacak ve bundan da her iki ülke istifade edecek. 1 milyar dolara yaklaşan bir ticaretimiz var, belki iyi denebilir, ama potansiyel bununla sınırlı değil, bunun birkaç katı, orta ve uzun vadede 10 milyar dolara ulaşmak içten bile değil; bunu sizler yapacaksınız. Biz devletten devlete ticaret yapacak değiliz. Bizim görevimiz, sizin işinizi kolaylaştırmak, önünüzdeki engelleri kaldırmak, sorunlarınız varsa bu sorunları çözmek, biz bunu yapacağız, siz de sonuç alacaksınız. Zaten bu yönde çalışmalar da yürüyor.

Belirli alanlarda şimdiden daha işbirlikleri başlamış, özellikle mesela karla mücadele ekipmanlarının imalatı, ortak yapımı konusunda Erzurum’da firmalar var birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Aynı şekilde Belarus’un ziraat makinelerinde ve büyük iş makinelerinde ciddi bir birikimi olduğunu biliyoruz, bunlar Türkiye’deki karşıtlarıyla, muhataplarıyla pek ala geliştirilebilir, üçüncü ülke pazarlarına hitap edecek şekilde daha da ilerletilebilir.

Diğer yandan, Belarus’un özellikle ihdas ettiği serbest bölgeler marifetiyle otomotiv alanında bir atılım içinde olduğunu görüyoruz. Türkiye otomotivde bugün ihracatının en büyük kalemini oluşturuyor ve özellikle otomotiv yan sanayinde fevkalade büyük bir birimi var, büyük bir tecrübesi var, bunu Belarus’ta değerlendirilebilir, buradaki otomotiv yan sanayini destekleyecek yatırımları Türkiye gerçekleştirebilir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

IT teknolojilerinde muazzam fırsatlar var. Bilim, teknoloji ve yenilikçilik konusunda ciddi kapasite var. Türkiye’nin bu konularda, özellikle yükseköğretimde işbirliğinin daha da ileriye taşınması mümkündür.

Bunları yapmanın yolu nedir? Altyapıyı, lojistiği daha da iyi hale getirmek. Mesela hava trafiğini daha da artırmak lazım. İki ülke arasında her gün mutlaka sefer olmalı, sadece bir şehirden başka şehre değil, farklı şehirlerarasında da seferler olmalı. Hatta bir taneyle yetinmemeli, daha fazla sefer olmalı ki gidişler-gelişler artsın, insanlar birbirlerini daha çok tanısın, daha fazla iş fırsatları oluşsun. Bunun için biz Belarus-Türkiye ilişkilerinde kazan-kazan esasına göre işlerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Tek taraflı bir kazancın geleceği olmaz, tek tarafın mutlu olduğu bir ticaretten de hayır gelmez. O yüzden hem demir yolu üçüncü ülkelerle, mesela vaktiyle başlanan bir Viking projesi var, Litvanya-Belarus-Ukrayna-Türkiye, bu projeyi bir türlü istediğimiz noktaya getirmedik. Tabi Ukrayna’da bir süreden beri var olan bazı iç meselelerden dolayı istediğimiz hızla gelişmiyor, ama bunların da üzerinde durmamız lazım. Kuruldu mu? Kuruldu, ağır aksak da olsa yapılıyor. Ama dün Sayın Başbakan güzel bir şey söyledi, yıllar önce kullanılan su yolu var, bu su yolu pek ala geliştirilebilir, Ukrayna-Türkiye ve Belarus’la beraber ve böylece taşıma maliyetleri daha da aşağı çekebilir, zaman kayıpları ortadan kaldırılabilir, ticaretin büyümesinin önündeki engeller de çok daha düşük seviyelere geriletebilir.

Ticaret esastır, ekonomik büyüme esastır, ulaşım hiçbir zaman ticaret olmamalıdır. Ulaşım, lojistik, ticaret için karşılıklı ekonomilerin büyütülmesi için bir araçtan ibarettir. Ulaşımı kamyonlardan, oradan-buradan alınacak 3-5 kuruşu ticaret gibi görürsek, ülkelerimize çok büyük kötülük yapmış oluruz. Onun için mutlaka ve mutlaka engelleri kaldırmamız lazım.

Belarus’la Türkiye iki anlamda hiçbir sorunumuz yok ve biz Belarus’tan en son 15 Temmuz darbe girişiminde çok büyük dostluk gördük, anında bu darbeye karşı net duruş gösterdi ve Türkiye’nin yanında yer aldı, bunun için müteşekkiriz. Ayrıca, bu terör örgütünün ülkedeki faaliyetlerine hiç tereddüt etmeden son verdiler. Gerçek dostluk budur, biz bu dostluğun ne kadar kıymetli olduğunu gördük ve bunu takdir ediyoruz, takdir etmeye de devam edeceğiz.

İstiyoruz ki, bu dostluğumuzu ticari faaliyetlerimizi, ekonomik faaliyetlerimizi, kültürel faaliyetlerimizi de geliştirerek, turizmle ilgili karşılıklı geliştirme sağlayarak devam ettirelim. Her şey müsait, coğrafi konum çok müsait, 5 tane ülkeye hitap ediyor, Türkiye az önce söyledim 3 kıtaya hitap ediyor. Ve bugün Türkiye etrafında yaşanan iç savaşa rağmen, karışıklığa rağmen, terörle amansız bir mücadele vermesine rağmen, dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi, 3’üçüncü çeyrekte yüzde 11’in üzerinde büyüdük, yıl ortalaması itibarıyla bile OECD’nin ve G-20’nin önünde büyümeyi gerçekleştirdik. Bu istikrardan geliyor, güvenden geliyor, güçlü ekonomiden geliyor, dinamik bir özel sektör ağırlıklı ekonomiden geliyor. Türkiye’nin özelleştirmede fevkalade güzel tecrübeleri var. PPP, BOT modelle ilgili büyük altyapı projelerini gerçekleştirmede çok ciddi atılımları var, bütün bu projelerimizi paylaşabiliriz.

Her iki ülkenin de kendine özgü fırsatları var. Örneğin Belarus’ta kimya, tekstil, selüloz gibi sektörler çok cazip, bunlarla ilgili Türkiye’de yapılacak işler olabilir. Bütün bu fırsatları hangi alanda boşluk olduğunu, hangi alanda ihtiyaç olduğunu belirleyecek olan sizlersiniz. Bizim yapmamız gereken de sizleri biraraya getirmek, birbirinizi daha iyi tanımınızı sağlamak ve fırsatları değerlendirmenize vesile olmaktır. Dolayısıyla mesela iletişim alanında ülkemizin gözbebeği Türkcell firmamızın burada da bir şirketi var Life diye, o da gelişmek için, faaliyetini yaygınlaştırmak için ciddi bir gayret içerisinde ve daha da fazla yatırım gayreti gösterecekler, bu konuları hep konuştuk. İnşallah her bakımdan ilişkilerimiz çok daha ileri düzeye gidecek.

Ben bir kez daha Sayın Başbakan başta olmak üzere şahsıma ve heyetimize göstermiş olduğunuz yakın alaka ve misafirseverlikten dolayı çok teşekkür ediyorum.

Dün 6 tane anlaşma imzaladık, bunlar fevkalade önemli anlaşmalar. Yatırımların korunması, çifte verginin önlenmesi ve standardizasyonun ortak noktaya getirilmesi, kombine taşımacılık ve bilimsel teknik işbirliğinin geliştirilmesi ve daha birçokları.

Dün yetiştiremedik, bugün bir şey yapıyoruz, belki büyük bir iş değil, ama bu da bir kültür ve eğitim hizmeti. Sağ olsun Belarus Devleti 5 bin metrekare kapalı alana sahip, tamamlanmaya yakın bir eğitim tesisini, bir okulu Türkiye-Belarus ortak Anaokulu şeklinde işletilmesi konusunda büyük bir bize bir anlamda lütuf, güzel bir işbirliği için imkan sundu. Maarif Vakfımız buraya öğretmen tayin edecek, işletecek. Eksik kalan kısımları var binanın, bunu da Türkcell firmamız bilabedel üstlendi, 500 bin dolar kadar bir harcama yapacak, kendilerine teşekkür ediyoruz ve bunun anlaşmasını burada imzalayacağız. Böylece Belarus-Türkiye arasında daha genç yaşta yavrularımız ortak kültürümüzü öğrenme fırsatı bulacaklar ve birbirlerini daha iyi tanıyacaklar. Bu da ilişkilerimizin geleceği için çok anlamlı bir adım olacak. Ben bunun için Sayın Başbakana ve emeği geçen bütün herkese huzurlarınızda teşekkür ediyor, bütün katılımcıları sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Allah yar ve yardımcınız olsun, işinizi, gücünüzü rast getirsin.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.