Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Türkiye Esnaf ve Sanatkarlari Konfederasyonu heyetini kabulünde yaptigi konusma

 

TESK’in kıymetli yönetim kurulu üyeleri, sevgili esnaf ve sanatkar kardeşlerim; bu toplantıda sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Esnaf deyip geçme, burada gördüğünüz topluluk 10 milyon vatandaşımızı temsil ediyor, aileleriyle birlikte 10 milyonluk bir nüfustan bahsediyoruz. Bu haliyle, Bendevi Baba, 10 milyonluk vatan evladını temsil eden en büyük sivil toplum kuruluşlarından birisini burada ağırlıyoruz, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Sizler vefakar, cefakar esnaf kuruluşlarının temsilcilerisiniz. İşler zora düştüğünde piyasada yine sizler varsınız, işleri yoluna koyarken fedakarlık yapmak gerektiğinde yine sizler varsınız, iyi ki varsınız, bu ülkenin bel kemiğisiniz, omurgasısınız. Biz de Hükümet olarak sizlerin Ahi Evran geleneği sürdüren esnaflarımızın sorunlarını çözmek için her zaman çatı kuruluşunuz TESK’le istişareye önem veriyoruz. Esnafı ilgilendiren her konuyu TESK’le oturuyoruz konuşuyoruz, memleket için, esnaf için en uygun çözüm neyse onu yapmaya gayret ediyoruz. Bizim bir prensibimiz var, baştan beri bu prensibe çok ama çok titizlikle riayet ediyoruz, yapamayacağımız hiçbir işin sözünü vermiyoruz, ama söz verdik mi onu da sonuna kadar yaparız. 

Ne diyor Sayın Cumhurbaşkanımız? Ne aldanan olacağız, ne de aldatan olacağız, dürüst olacağız, vatandaşımızla her şeyi olduğu gibi paylaşacağız, çünkü bu ülke hepimizin, tasada da beraberiz, sevinçte de beraberiz. Ülkemiz kazandıkça esnafımız kazanıyor, esnafımız kazandıkça Türkiye büyüyor. Büyüyen Türkiye’nin kimseye bir zararı yok, büyüyen Türkiye’nin sadece 79 milyonuna değil, aynı zamanda etrafımızdaki mazlum, garip gureba milletlerin halklarına da büyük katkımız var. 

Değerli kardeşlerim, bundan sonra da sıkı işbirliğimiz titizlikle devam edecek. 65. Hükümet olarak her şeyi biz en iyi biliriz, her şeyi biz sizin için yaparız, siz de buna uyarsınız bir anlayışı asla benimsemedik, benimsemiyoruz. Ekonominin dengelerini dikkate alan, Türkiye’nin gerçeklerinden kopmayan, her türlü kalıcı katkıya ve eleştiriye sonuna kadar varız. Esnaf ve sanatkarımızın işini kolaylaştıracak, ekonomimizi büyütecek, yeni iş, aş imkanı sağlayacak her türlü teklife açığız. Devletin işi ticaret olamaz, devletin işi güvenliktir, adalettir, eğitimdir ve sağlıktır. Bırakalım herkes işini yapsın. Sizin yaptığınız işi devlet yaparsa orada gelişme olmaz, devlet ticaret yapamaz. Ticarette esas olan para kazanmaktır, ayakta kalmaktır. Devlet ticaret yaparsa vakıf gibi yapar, hep kaybeder, çünkü işin sahibi yok veya işin sahibi çok; böyle ticaret olur mu? Sizin bir dükkanda herkes işe karışırsa orada iş yürür mü? Yürümez. Bir kişi karar verecek hangi işi yapacak, neyi alacak, neyi satacak, nasıl bir değişiklik yapacak. Devlet işinde bu işler olmaz. Hani meşhur bir şey var ya, bir yumurtayı 12 asker taşımış, götürürken düşürüp kırmış. 

Onun için değerli kardeşlerim, biz mümkün mertebe düzenleme işine bakacağız. Düzenleme ne? Haksız rekabet olmasın, birinin ayağından tutup diğerine koş demeyelim, herkese aynı imkanları sağlayalım, kimin yüreği fazla dayanıyorsa, kimin gücü fazlaysa o daha ileri çıksın. 

Ama burada bir şeyi unutmayacağız, terörden yıllardır çekiyoruz. Aslında Türkiye’de Kürt sorunu yok, Kürtlerin PKK gibi bir sorunu var. Bu sorun bizi her bakımdan geri koyuyor, bölgedeki işler geri kalıyor, yatırımlar geri kalıyor. Kim zarar görüyor? Orada yaşayan vatandaşlarımız zarar görüyor, öyle mi? 

Geçen gün, bakın Şırnak’la Van arasına muazzam bir yol yapıyoruz, iki gidiş, iki geliş, otoyol gibi yol, yolu yaparken güvenlik tedbiri alan 6 tane fidan gibi askerimizi şehit ettiler, bu alçaklar yaptı bunu. Artık vatandaşlarım görsün, orada yaşayan benim Kürt vatandaşlarım görsün, bu terör örgütünün, bu alçakların bölgenin gelişmesine karşı ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar, buna fırsat vermeyelim, çocuklarımızın bunların tuzağına düşmesine müsaade etmeyelim. 

Bakın, o bölgede 23 vilayetimizi kapsayan muazzam bir yatırım, destek hamlesi başlattık. Amaç, terörün geciktirdiği yatırımları, terörün geciktirdiği ticareti olumsuz etkilediği her türlü altyapıyı süratle yenilemek. 

Bakın bölgeye teröre rağmen 15 yılda neler yaptık değerli kardeşlerim. 2002’de bu bahsettiğim Doğu ve Güneydoğu’daki illerin kişi başına milli geliri 750 dolar, bugün 5 bin doların üzerinde. Türkiye’de ne kadardı? 3200’den 9 bin doların üzerine çıktı. Bir yerde Türkiye ortalaması 3 kat, ama orada 7 kat, 8 kat. Niye? Oradaki farkı kapatmamız lazım. Terörün sorumlusu, o topraklara sahip çıkan, bu bayrağı dalgalandıran, yere düşürmeyen vatandaşlarımızı değil, onların geleceğini karartan bölücü terör örgütüdür. Onun için hep şunu söylüyorum: Terör örgütünün Kürt sorunu diye bir sorunu yok, ancak Kürt vatandaşlarımızın terör sorunu var. Bizim de amacımız, bu terör sorununu ortadan kaldırmak, artık Türkiye’nin terörle anılmasının önüne geçek. 
Haksızlık ediyorlar, bu büyük ülkeye haksızlık ediyorlar. Bir yandan bölücü terör örgütü, bir yandan FETÖ terör örgütü, bir yandan da hudutlarımızı korumak, orada yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için başlattığımız DAEŞ örgütüne karşı faaliyetler. 

Değerli kardeşlerim; esnaf ve sanatkârlarımız söylediğim gibi Türkiye’nin geleceğinin teminatıdır. Bunu nerede gördük? Bunu 15 Temmuz gecesi gördük. Meydanlara ilk önce sizler indiniz, sizler bayrağı yere düşürmediniz, size ne kadar teşekkür etsek o kadar azdır, sağ olun, var olun. Memlekete sahip çıktınız, bayrağa sahip çıktınız, geleceğimize sahip çıktınız, siz size yakışanı yaptınız, Allah sizden razı olsun. 

Değerli kardeşlerim; biz 65. Hükümet olarak esnafımızın, sizlerin sorunlarını kendi sorunumuz olarak görüyoruz. Sizin yüzünüz biraz asıldığında bir derdiniz olduğunu hissetmeye çalışıyoruz. Sizin yüzünüz gülerse milletin yüzü güler, bunu biliyoruz, bunun için de tedbirlerimizi ona göre alıyoruz. Evet, bakanlarımızla görüştünüz…  

Bakın, ne dedik? Esnaf teşkilatı 800 yıllık bir geleneği sürdürüyor. Ahi Evran geleneği Osmanlı’nın hükümranlığı boyunca devam etmiş, Osmanlı tarihteki görevini tamamlamış ama, esnafımızın Ahi Evran geleneği bugün de devam ediyor. Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacip asırlar önce ne diyor? Hükümdarlara tavsiyelerde bulunuyor, diyor ki o bilge insan: Paranın ayarıyla oynama, halka adaletle hükmet, kuvvetlinin zayıfa tahakküm etmesine asla müsaade etme. Haydutları ortadan kaldır, yolları açık ve emniyetli tut. Asırlar önce ne yapacağımızı bu bilge insan bize anlatmış. Biz de, yani enflasyonu yükseltme, paranın değerini koru, zayıfların güçlüler altında ezilmesine izin verme, güvenliği sağla; daha ne istiyor vatandaş? Bunları yapmak da bizim vazifemiz, o bir lütuf değil bu önemli bir görevdir, biz de bunun gayreti içerisindeyiz. 

Bugün Maliye Bakanımızla görüştünüz. Bakın geçtiğimiz üç ay içerisinde başımıza gelmeyen iş kalmadı. Ben diyorum ya hani başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi, bir yandan darbeyle uğraştık, bir yandan terörle mücadele ediyoruz, bir yandan da esnafımızın, iş adamımızın, ihracatçımızın, ithalatçımızın, emeklinin, memurun, çalışanın derdiyle dertleniyoruz. 

Değerli kardeşlerim, tabi ki yapacağız, birçok düzenleme yaptık işinizi kolaylaştırmak için. Devletle vatandaş kavgalı olamaz hukuk devletine yakışmaz. İşin sahibi sizsiniz, biz sadece görev verdiniz emanetçiyiz, verdiğiniz görevi en iyi şekilde yapmakla sorumluyuz. Yapmazsak ne yapacağınızı biliyoruz,  vakti gelince hoş geldiniz demezsiniz, gereken dersi de verirsiniz. Onun için biz hükmeden değil, vatandaşın, esnafın, milletin beklentilerini yerine getirmek için var gücümüzle çalışan sizin hizmetkârınız. 

Değerli kardeşim; 15 yıldır Türkiye’yi üreten, ürettiklerini de refaha dönüştüren bir anlayışla çalışıyoruz. Çok şükür, 2002 yılından bugüne milli gelirimizi her yıl yüzde 5’e yakın arttırdık. 2009’daki dünya krizinden bu tarafa, hatta 2002’den bu tarafa 27 çeyrek boyunca hep büyüdük, dünya küçüldü, Türkiye büyümeye devam etti, çünkü bizim güçlü esnafımız var, sanatkârımız var, ülkesini seven, sorumluluğunun bilincinde olan işte böyle 10 milyonluk bir topluluğumuz var. Sıkıntılı günlerimizde bile büyümeye devam ediyoruz. 

2002’den bu güne kadar 7 milyon vatandaşımıza iş, aş kapısı sağladık. Sadece 36 milyar dolar olan ihracatımızı 2015 yılında tam 4 kat arttırarak 144 milyar dolara çıkardık. 2002 yılında yüzde 11’in üzerinde olan bütçe açığını bugün yüzde 2’nin altına indirdik. Aynı anda, az önce de söyledim, hem DEAŞ’la, hem PKK’yla, hem FETÖ’yle mücadele yaparak bunları başardık. 

Değerli kardeşlerim; bugün Türkiye’nin ekonomik göstergeleri dünyadaki birçok ülkeden çok daha iyi durumda. Cuma günü dış ticaret verileri açıklandı. Ağustos ayında ihracatımız, Temmuz ayına göre yüzde 8 yaklaşık artış sağladı. Ekonomiye güven Eylül ayında Ağustos’a göre yüzde 21 arttı, yani her 5 kişiden biri ekonominin daha iyiye doğru gittiğini söylüyor. Vatandaş bunu söylerken değerlendirme kuruluşlarının ne söylediğinin önemi var mı kardeşlerim? Bizim notumuzu üç-beş tane değerlendirme kuruluşu belirleyemez, bizim notumuzu esnaf belirler, bizim notumuzu vatandaş belirler. Biz hesabı size vereceğiz, vatandaşa vereceğiz derecelendirme kuruluşlarına değil; onun için herkes yerini yurdunu bilsin. Türkiye’ye ayar vermeye çalışanlar 15 Temmuz’da derslerini aldılar. 

Ekonomimizin temelleri sapasağlam. Bankacılık sistemimiz, finans sistemimiz tıkır-tıkır işliyor. Yerli yabancı yatırımcılar hiçbir tereddüt göstermiyorlar. Ülkemiz ve insanımız için bunlar çok önemli konular. Hükümet olarak biz ülkemizi sorunlarından tamamen kurtarmak ve milletimizin yüzünü daha fazla güldürmek için gece-gündüz demeden çalışıyoruz. 

Değerli dostlar, anlatacak çok şeyimiz var. Ancak ne dedik işin başında; şimdi laf üstüne laf değil taş üstüne taş koyma zamanıdır. Rakamların açıkça koyduğu bu tabloda sizler gibi memleket sevdası ve heyecanıyla dolu fedakar camiamızın büyük katkısı var. Birlikte aynı heyecanı taşımasak, bizler bu mücadelede asla bu kadar güçlü olamazdık, bu başarıları yakalayamazdık. Türkiye’nin gücüne, potansiyeline güveniyoruz, esnafımıza güveniyoruz, sizlere güveniyoruz. Birileri Türkiye’nin dinamikleriyle, potansiyeliyle oynamaya kalkarsa kalksınlar, ama biz yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. 

Değerli kardeşlerim; geçtiğimiz üç ay içerisinde esnafımızı, yatırımcımızı, işadamımızı, ihracatçımızı, bütün toplum kesimlerini ilgilendiren kapsamlı reformlar yaptık, önemli kararlar aldık. Şimdi bunların uygulama zamanı. Dedik ki, vatandaşla devlet kavgalı olmaz, gelin uzlaşalım, gelin kucaklaşalım, gelin bir olalım, beraber olalım, birlikte daha güçlü olalım, birlikte Türkiye olalım. Bunun için yeniden yapılandırma, bunun için vergi barışı, bunun için stok affı, bunun için kasa fazlası gibi birçok yaşadığınız sıkıntıları ortadan kaldıracak düzenlemeleri yaptık. Sosyal Güvenlik Dayanışma Ödeneğini kaldırdık, primleri ucuzlattık, daha birçok konular var; bunları zaten siz Gümrük Ticaret Bakanlığımız, Maliye Bakanlığımızla konuşuyorsunuz, görüşüyorsunuz, neyse bu düzenlemeler bütün detayları her türlü sorunu nasıl çözeceğimizi öğreniyorsunuz. Onun için ben burada teferruata girecek değilim.

TESK, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunun çınar gibi Başkanı var, Bendevi Palandöken. Onun riyasetinde 10 milyon çoluğuyla çocuğuyla ailesiyle büyük bir topluluk Türkiye’nin geleceği için, Türkiye’nin daha güzel günlere erişmesi için, daha fazla zenginlemek için vatandaşımızın yüzünün daha fazla gülmesi için var gücünüzle çalışıyorsunuz. Memleketin her köşesinden, 79 milyonu temsil ederek buralara geldiniz, vatandaşımızın sesini bizlere duyuruyorsunuz. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum.

Değerli kardeşlerim; şunu hepimiz iyi bilmeliyiz ki, yarınımız bugünden daha güzel olacak, hiçbir endişeniz olmasın. Maalesef bir alışkanlık var, o alışkanlık da Türkiye’yi sürekli kötü göstermeye çalışmak. Neyle yapıyorlar bunu biliyor musunuz? O himmet diye garip gurebadan ablalardan, abilerden, esnaftan topladıkları paraları, kuruş kuruş topladıkları paraları o yabancılara, lobi şirketlerine, televizyon şirketlerine, gazetelere, siyasetçiler oluk oluk dağıtıyorlar, ama burunlarından fitil fitil getireceğiz onların.

Memleketini böyle gidip şikayet etmenin kimsenin yanına kar kalmayacağını, bu ülkeye ayar çekmenin kimsenin haddi olmadığını elbette görecekler. Nasıl görecekler? İşte sizlerle görecekler. 

Sizden önemli isteğim şudur değerli kardeşlerim: Aranızda bölücülere ve FETÖ’cülere asla yer vermeyin. Kendi içinizden de bu mikropları temizleyin. Bunların memlekete bir faydası yok, bunların millete de bir faydası yok. Bunların ihanetlerinin bedelini 15 Temmuz’da beraber ödedik. Eğer bu ihanetin hesabını sormazsak, 241 şehidimiz, 2194 gazimiz bizden davacı olur, onların hakkını ödeyemeyiz. Onun için bu mesele büyük bir mesele, bunu beraber çözeceğiz. Hepimizin bu noktada görevi olduğunu asla unutmayalım. Ve kısa sürede bu anlamsız gündemden Türkiye’yi çıkarmamız ve hep ileriye, daima ileriye bakıp Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak görevimiz var, bunu birlikte yapacağız. Bunda da gerekli donamımız var, gerekli birikimimiz var, başaracağımızdan da zerre kadar tereddüdümüz yok.

Değerli kardeşlerim; bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha sizlerle bugün birarada olmanın mutluluğunu yaşıyor, bu güzel buluşma için Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunun değerli Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Yönetim Kurulu üyeleri ve siz değerli esnaf, sanatkar temsilcilerine teşekkür ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 

Allah’a emanet olun, sağ olun, var olun. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.