Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Türkiye-Israil Anlasmasi ile ilgili yaptigi açiklamanin tam metni

 

Evet, konumuz Türkiye’yle İsrail arasında bir süreden beri devam eden diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik görüşmeler, müzakereler dün itibarıyla bir mutabakat metni iki tarafça uzlaşıldı, kararlaştırıldı ve parafe edildi, böylece ilişkilerin normale döndürülmesiyle ilgili süreç başlamış oldu. Bu mutabakat metni yarın Dışişleri Müsteşarımız Türkiye tarafından ve İsrail tarafından da muhatabı ile imzalanacak. Bu imzadan sonra onay süreçleri var, İsrail’de onay bakanlar kuruluda, kabinede, bizde ise Mecliste tamamlanmış olacak. Akabinde de en kısa sürede karşılıklı büyükelçilikler faal hale getirilecek ve büyükelçilerin ataması yapılmış olacak.

Peki, buraya nasıl geldik, nereden geldik, kısaca bu konuda bilgi verelim, milletimiz bu konunun evveliyatını biliyor, ama bir hatırlatma yapmakta fayda var.

31 Mayıs 2010 tarihinde insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine yapılan baskın sonucu diplomatik ilişkilerimizi İsrail’le askıya almış idik, bilahare 2013 Mart ayında İsrail Başbakanı Netanyahu Cumhurbaşkanımıza, o Başbakanımızı telefonla arayarak bu olaydan dolayı özür dilemişti. Böylece bu anlaşmaya giden yolda ilk adımı atmış idik. Ancak Türkiye’nin şartları sadece özürle sınırlı değil, iki tane daha önemli şartı vardı. 

Bunlardan bir tanesi, özellikle Filistin’e, Gazze’ye uygulanan ambargoların hafifletilmesi ve buraya insani yardımların, yapılacak yatırımların önünün açılması.

Diğer konu da, bu Mavi Marmara baskınında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tazminat ödenmesi. Bu iki hususta bu mutabakat metninde karar altına alınmıştır,  buna göre Mavi Marmara olayında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına tazminat ödenecektir, bu tazminat miktarı da 20 milyon dolar tutarındadır.

Anlaşmanın, daha doğrusu mutabakatın bu kadar uzun sürmesinin asıl maddesi ise Filistin’de, Gazze’de yaşayan Filistinlilerin günlük yaşamında karşı karşıya kaldıkları zorluklardır, izolasyondur ve dış dünyadan gerekli yardımları, desteği İsrail’in engellenmesinden dolayı elde edememeleridir. Bu hususta uzun uzun görüşmeler yapıldı ve nihayet burada bir karara varılmış durumda. Bu amaca yönelik olarak önümüzdeki Cuma günü ilk gemimizin İsrail’in Aşdod Liman’ına 10 bin tonu aşkın insani yardımla birlikte hareket edecektir, dolayısıyla oradaki ambargo da Türkiye’nin öncülüğünde ortadan kalkmış oluyor.

Yapılacak işler bununla sınırlı değil, Gazze bölgesi başta olmak üzere elektrik, su ihtiyacının karşılanması için hemen çalışmalara başlanacak, ayrıca Gazze’de kaba inşaatı tamamlanan 200 yataklı Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesinin de iç donanımlarının yapılarak bir an önce hizmete alınması b mutabakatta anlaşılan diğer bir husus.

Ayrıca, TOKİ’nin Gazze’de konut projesi var, bunun da önünü bu şekilde açmış oluyoruz. 

Cenin’in bölgesindeki Erez sanayi bölgesinin yapımına hız verilmesi konusu da yine bu mutabakat çerçevesinde mümkün hale geliyor. 

Varılan mutabakatın ülkemize, Filistinli kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyoruz.  Özellikle Gazze’de Filistinli kardeşlerimiz çok sıkıntı çektiler, çok çile çektiler, böylece onlara bir nefes alma imkanını da bu mutabakatla sağlamış oluyoruz. 

Bugüne kadar olduğu gibi, Türkiye, Filistin’in haklı davasının sonuna kadar arkasında olacak ve her platformda Filistinlilerinin haklarını, devlet olma hakları da dahil savunmaya devam edecek; bunun bilinmesinde fayda var. 

Dolayısıyla bu mutabakatla birlikte İsrail’le ilişkiler normalleşmiş oluyor, Mavi Marmaray’la Gazze bölgesi başta olmak üzere Filistin’e topyekun uygulanan ambargo Türkiye’nin öncülüğünde büyük ölçüde kalkmış oluyor ve diğer yandan da Mavi Marmara’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tazminat ödenmesi şartı yerine gelmiş oluyor, en önemlisi de İsrail’in 2010’da gerçekleşen bu baskından dolayı Türkiye’den özür dilemesi sağlanmış oluyor. Hayır, uğurlu olsun diyorum, teşekkür ediyorum.

Ayrıca, bu görüşmelerde Dışişleri Bakanımız ve mensupları ve diğer kurumlarımız çok büyük gayret gösterdiler, onun için de kendilerine teşekkür ediyorum. 

Bunun yanında tabi bu anlaşmanın bugünlere gelmesinde en büyük iradeyi ortaya koyan ve bu konudaki kararlılığımızdan asla geri adım atmayan Sayın Cumhurbaşkanımıza da bu vesileyle teşekkür ediyoruz, şükranlarımızı sunuyoruz.

SORU: Efendim 10 bin tonluk bir yardımdan bahsettiniz bu yardımı hangi kurum, yani Kızılay mı ya da nasıl bir formüle olacak? Bir de Meclis süreci ne zaman başlayacak efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Yardım AFAD koordinasyonunda olacak, tabi buna katılan özel, kamu birçok kurum var, ama koordinasyonu AFAD Başkanlığımız gerçekleştirecek. Meclis süreci anlaşma yarın imzalanacak, ondan sonra Bakanlar Kurulu Meclis’e havale edecek ve meclis onayı da hemen onun arkasından gerçekleşecek. 

SORU: İlişkilerin normalleştirilmesine yönelik bir önceliklendirme ya da yol haritası var mı işte önce ekonomik, sonra turizm ve elbette ana merak ettiğimiz konu savunma ve istihbarat alanında mevcut yürürlükte olan anlaşmalar var zaten, böyle bir önceliklendirme var mı? 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Normalleşme her alanı kapsıyor, ama öncelik konusuna bakarsak tabi ekonomik ilişkiler ve bölgesel işbirlikleri önde geliyor, diğerleri de tabiatıyla onu izleyecek.

SORU: Efendim, elçilerin atanmasına ilişkin bir takvimsel süreç var mı yine ve bir isim var mıdır kimdir paylaşabileceğiniz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: En kısa süre, en kısa süre demek anlaşma bu mutabakat metinlerinin iki tarafça onay sürecinin tamamlanmasıyla takvim başlar ve ondan sonra ki süre artık haftalar anlamına gelir. Efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: İsim dur bakalım isim çok bir Dışişleri Bakanlığı en uygun bir ismi atar, talipseniz sizi de düşünebiliriz.

SORU- Kanal 10 Televizyonundan geliyorum sorum şu: Sizce ilişkiler gerçekten normale dönecek mi? Son 10 yıl içerisinde olduğu gibi güvenlik, turizmde ikili ilişki ve işbirliği gerçekten sağlanacak mı, yoksa sadece kağıt üzerinde mi kalacak?

İkinci soru da şu: Acaba siz Hamas’ın Gazze’de iki yıl önce öldürülen askerlerin cenazelerini İsrail’e iade etmesi konusunda teşvik edecek, zorlayacak mısınız?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Anladığım kadarıyla senin bu mutabakattan tam emin değilsin, yani bu mutabakat çalışmaz demek istiyorsun. Yıllar aldı bunu yapmak için bu mutabakata, bu noktaya gelmek için bu önemli bir adımdır, bundan sonrası tabi gelişmelere göre değerlendirilecek husustur. O bakımdan burada İsrail Hükümetine de, Türk Hükümetine de görevler düşmektedir. Bu mutabakatı en iyi şekilde işletmek, bölgede ilişkileri normalleştirmek hem Türk halkının, hem İsrail halkının yararınadır bu konuda gereken gayretin gösterileceğine inanıyorum. Diğer konular karşılıklı görüşmelerle bir noktaya getirilebilir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Şimdi bütün bu detaylara girersek Filistin tarafının da talepleri var onları hep beraber konuşmak lazım. Münferit olayları şu anda burada değerlendirmek çok sağlıklı olmaz.

SORU: Efendim, Türkiye’de Hamas ofisi var mı şu anda anlaşmada yok deniliyor, ama bahsi geçmiyor deniliyor ama nasıl bir formül var, nasıl formüle edildi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Arkadaşlar, tabi ki Türkiye’de Filistin’in ilişkilerini, Filistin’le, Türkiye Cumhuriyetinin ilişkilerinin takip edilmesi için gerekli diplomatik mekanizmalar eskiden olduğu gibi bundan böyle de olmaya devam edecek.

SORU: Efendim, peki bu süreçte hayatını kaybeden vatandaşların aileleriyle görüşmeler yapılabildi mi, onlar bu konuda neler düşünüyor, bir araya gelinecek mi? Bir de bu tazminat 20 milyon dolar dediniz bu miktar nasıl bu ailelere ulaştırılacak ben bunu öğrenmek istedim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Evet, değerli arkadaşlar tazminat konusu şöyle işleyecek: Tazminatı anlaşma yürürlüğe girdikten sonra İsrail tarafı toptan yatıracak ve bunların hak sahiplerine verilmesi, ulaştırılması Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin teminatı altında olacak. Ve bu ikili bir anlaşmadır, uluslararası ikili anlaşmadır, ikili anlaşma diğer anlaşmaların üzerinde bir statüsü vardır, o bakımdan geçerli olan anlaşma bu olacaktır.

Şehit olan vatandaşlarımızın yakınlarıyla da görüşmeler çok öncesinden yapılmıştır, gerekirse tekrar bu görüşmeler yapılabilecektir.

SORU: İsrail’den sonra Rusya’yla da normalleşme süreci olur mu? Bugün gerçi Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un Bakanlar Kurulu devam ederken yaptığı açıklamada söylemişti…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Ne söylemişti?

SORU: Çalışma izinlerinin tekrar Türk işçilere geri verildiğini. Bir yumuşamanın söz konusu olduğunu söyledi ama, böyle bir normalleşme süreci Rusya’yla da olur mu?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Niye olmasın, yani Türk milleti de, Rus milleti de bu krizin artık ortadan kalkmasını istiyor, bunun çok anlamlı olmadığını düşünüyor. Bize düşen de, irade sahiplerine düşen de bir an önce milletimizin, vatandaşlarımızın bu beklentilerini karşılamak olmalıdır. Bu yönde de güzel gelişmeler var, yakın zamanda bunları da milletimizle paylaşacağız. 

SORU: Efendim, 6 yıl öncesinde meydana gelen bu olay sonrası açılan davalar vardı, o davalarla ilgili bundan sonraki sürece ilişkin yeni bir adım atılacak mı? O davaların düşmesi ya da geri çekilmesi söz konusu olacak mı? 

Bir de, elektrik ve özellikle su konusunda, elektrik aşamasında Türkiye ve Almanya’nın ortak çalışması olacağı belirtiliyor, bu ne kadar gerçeği yansıtıyor?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Elektrik, su konusu acil konu, bunun için gereken her türlü çalışma yapılacak, burada biz de yapacağız, bu konuda katılmak isteyenler varsa tabi ki memnuniyetle bunu da kabul edeceğiz. 
Anlaşmalar, vefat edenlerin yakınlarıyla ilgili konuda gerekli açıklamayı yaptım, bu çerçevede değerlendirmekte fayda var.

SORU: Efendim, Gazze’ye ambargonun hafifletilmesi, diğer anlamıyla Gazze’ye ambargonun tanınması anlamına gelir eleştirileri var…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Ne demek, anlamadım.

SORU: Yani bu bir anlamda Türkiye’nin Gazze’ye ambargoyu kısmen de olsa tanıdığı anlamına gelir eleştirileri var, bunu İHH da yöneltti. 

İkinci sorum da; Alman Savunma Bakanının bir İncirlik ziyareti talebi var, Türkiye buna ne yanıt verecek? 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: İkinciyi söyleyeyim, Türkiye izin verecek, Almanya Savunma Bakanı’nı İncirlik’i rahatlıkla ziyaret edebilir, herhangi bir sorun yok. 

İkinci konu; ben bu görüşe katılmıyorum. Orada bir fiili bir durum var, fiili durumda oradaki insanların dünyayla ilişkisi yok. Gayriinsani şartlarda ölüm-kalım mücadelesi veriyorlar. Biz bir insani ve milli bir görev yapıyoruz, o insanları dünyaya açmak, en temel ihtiyaçlarını karşılanmasını sağlamaktır. Türkiye burada bir kez daha bölgede mazlum, mağdur, ezilen halkların hamisi olduğunu ortaya koymuştur. O bakımdan bu mutabakatı önemsiyoruz kim ne derse desin. 

SORU: Efendim, Gazze’nin yeniden inşası için götürülecek olan malzeme, çimento gibi malzemeler, gıda yardımı ve ilaç yardımı gibi malzemelerin girişinden farklı bir prosedüre tabi tutulacak mı acaba? 

Bir de; suyla ilgili sadece bir arıtma tesisi mi kurulacak, yoksa altyapının yeniden inşası da söz konusu mu? 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Siz benden çok detay biliyorsunuz maşallah. Bunlar çok hoş şeyler, her şey Türkiye’nin gözetiminde ve kontrolünde. Amaç; her türlü insani yardımın ve orada tahrip olmuş, yok olmuş altyapının yeniden yapılması, oradaki insanların nefes almasının, hayata dönmesinin sağlanmasıdır. Bu amaca yönelik her türlü faaliyet tarafımızdan koordine edilecek, İsrail Hükümetinin de işbirliğiyle kolaylaştırılacak; işin özü budur. 

Buyurun arkadaşlar, yorulana kadar sorun, hadi bakalım. 

SORU: Sayın Başbakan, siz bu anlaşmanın birçok alanı kapsadığını söylediniz, doğalgaz anlaşmaları da bunun içerisinde mi, yani Türkiye üzerinden İsrail doğalgazının satışı? 

Bir diğer sorum da Netanyahu’nun bir açıklamasıyla ilgili. Kendisi diyor ki, aynen ifade şu: Bu denizden Gazze’ye abluka bundan sonra devam edecek İsrail ablukası, bununla ilgili ne söyleyeceksiniz? 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Değerli arkadaşlar biz ilişkilerini normale dönüştürülmesini konuşuyoruz, diplomatik ilişkilerin iki ülke arasında normale dönüştürülmesi. Bir kere normalleşme başlasın, ondan sonra hangi konuda ne kadar işbirliği yapacağımız iki ülkenin gayretleriyle doğru orantılı. Onun için bu detayları şimdiden konuşmanın bir anlamı yok. Mutabakatın içeriği bellidir. Söylenen ne olursa olsun, sonuç Filistin’de ve Gazze’de sıkıntı yaşayan, temel ihtiyaçlarını dahi karşılamak imkanı olmayan kardeşlerimize erişiminin sağlanmasıdır, olayı böyle görmemiz lazım. 

SORU: Efendim 10 bin tonluk bir yardım malzemesi gidecek dediniz, mutabakatın içinde herhangi bir sınırlama var mı efendim kapasite olarak? 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Ne demek, anlamadım? 

SORU: Yani Türkiye’den gönderilecek yardım malzemelerinde…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: İşte 10 bin ton, 10 bin ton az miktar mı? İlk seferde 10 bin ton gidiyor, Mavi Marmara’dakinin kat kat fazlası. 

SORU: İlişkilerin geleceği açısından, İsrail tarafından yansıyan bir haber vardı; Türkiye’nin Hamas’ın İsrail’e saldırmayacağını taahhüt ettiği bu anlaşma kapsamında. Bununla birlikte böyle bir madde var mı ve İsrail’in de Hamas’a veya Gazze’ye, Filistin’e yönelik bir saldırı gerçekleştirmeyeceği yönünde bir taahhüt istendi mi, böyle bir madde var mı?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Arkadaşlar, biz bir ateşkes falan anlaşması imzalamıyoruz. Biz Türkiye ile İsrail arasında ilişkilerin normale dönüştürülmesi konusunda bir mutabakata vardık. Burada savaşı tetikleyen, savaşı durduran konumuzla ilgisi olmayan hiçbir hüküm yok. Tamamen üç tane husus var, belki anlaşılmadıysa tekrar edeyim. 

Birinci husus; Türkiye’den özür dilenmesi, bu çok önceden oldu biliyorsunuz.

İkinci husus; Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlere tazminat ödenmesi, bu da gerçekleşti. 

Uzun süredir üzerinde çalışılan, zaman alan konu; Filistin’e, Gazze’ye erişimdeki zorlukların oradan kaldırılmasıydı, bunda da nihayet anlaşıldı, mutabakata varıldı; olay bundan ibaret. 

SORU: Efendim, yardımın nereye gideceğini aktardınız, ama yardımın nereden gideceğini, yani gemilerin nereden hareket edeceğini aktarmadınız. Eğer bir tören olacak mı, bu törene siz katılacak mısınız?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Mersin’den hareket edecek.

SORU: Katılım olacak mı peki tarafınızdan?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Katılması gereken arkadaşlar katılırlar, tabii koordinasyonu yapacak arkadaşlar mutlaka katılacak.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.