Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in, Türkiye’nin Nabzi programindaki konusmasinin metni

 

SUNUCU- İyi akşamlar. Habertürk Televizyonu, Bloomberg HT ortak yayınından iyi akşamlar. Türkiye’nin Nabzı’nı bu akşam özel bir yerden gerçekleştiriyoruz, özel bir konuğumuz olacak.

Efendim, merhaba, selamlar. Sayın Başbakan, burada duralım efendim, hoş geldiniz. Selamlar, sizi alalım. Merhabalar, çok emeğiniz var bu tünelde.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet.

SUNUCU- Selamlar.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Nasılsınız, iyi misiniz?

SUNUCU- İyiyim, siz nasılsınız?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Sağ olun.

SUNUCU- Canlı yayındayız şu anda.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Güzel olmuş. Bütün emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

SUNUCU- Buyurun sizi canlı yayın noktasına alalım, çünkü siyasetin gündemi çok.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayhay.

SUNUCU- Araç nasıl, beğendiniz mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Araç da çok nostaljik, eski günlerimizi hatırlattı.

SUNUCU- Sever misiniz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabii.

SUNUCU- Devlet Beyin de böyle koleksiyonu var Sayın Bahçeli’nin, bilmiyorum ne düşünüyor bu araçla ilgili Sayın Bahçeli?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Çok daha ileri bir koleksiyonu var.

SUNUCU- Buyurun efendim, sizi şöyle alalım.

Güzel arabaymış.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Güzel araba, evet.

SUNUCU- Sever misiniz araba kullanmayı?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Çok severim, ama fırsatım olmuyor.

SUNUCU- İftar verdiniz diğer tarafta.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Önce açılışı yaptık, sonra iftarı yaptık, Manisa’dan, İzmir’den gelen bütün hemşehrilerimize…

SUNUCU- Çok emeğiniz var bu tünelde sizin?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Temelini attık, şimdi de açılışını Rabbim nasip etti açılışını da yaptık.

SUNUCU- Hayırlı olsun.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu tünelin mazisi çok, 400 sene…

SUNUCU- Çok tehlikeli bir yol, o yol şimdi…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 14 tane viraj var.

SUNUCU- Fotoğrafları sonra alalım, canlı yayın bekliyor şimdi. Efendim, sonra alırız fotoğrafları, çünkü siyasetin gündemi çok yoğun, size soracağımız çok soru var.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Öyle mi, tamam. 

SUNUCU- Buyurun efendim.

Veyis Ateş, Genel Müdürümüz, Gazetenin Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir.

Buyurun efendim.

Siz sadece burada değil Sayın Başbakan, Marmaray ve metroyu da kullandınız. İlk kez mi bindiniz Marmaray ve metroya?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır, daha önce açılışta bindim, sonra bir daha binmiştim, bir de bakayım nasıl gidiyor diye merak ettim. Dün müydü, evvelsi gün müydü, evden çıktım, Kartal’da önce metroya, oradan Ayrılıkçeşme’ye geldim. Ayrılıkçeşme’den de Marmaray’a geçtim. Sonra da Erdoğan Demirören’in cenazesine katıldım Yenikapı’da indim.

SUNUCU- Bir o haberi girelim, o sırada sohbet de etmişsiniz galiba.

Sayın Başbakan, tüneli konuşmaya gelmedik tabii, sorularımızla sizi biraz terletecek miyiz bilmiyorum ama, hazır mısınız? Bedelliyle ilgili çok soru var.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bunları gerektiği gibi anlattık, ama…

SUNUCU- Konuşuruz, bakarız.

Habertürk-Bloomberg HT ortak yayınında Türkiye’nin Nabzı’nı gerçekleştiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırım konuğumuz.

Sayın Başbakan, bir kez daha hoş geldiniz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hoş bulduk, siz hoş geldiniz aslında, burası bizim memleket.

SUNUCU- Sağ olun efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Manisa ile İzmir’in buluştuğu yer, o meşhur Sabuncubeli mevkii. 400 yıl önce Evliya Çelebi buradan geçerken korkunç Sabuncubeli solumuzda kaldı diye notlarına yazmış seyahatnamesine.

SUNUCU- Şimdi en sıcak gelişmeyle başlayalım; Kandil Operasyonu Mart gibi zannediyorum aslında startı verilmişti, Sayın Cumhurbaşkanı da Kandil Operasyonunun işte tam olarak başladığını, 20 uçakla 14 önemli noktayı yok ettiğini söyledi Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonla.

Türkiye orada kalıcı mı olacak, operasyonun nihai hedefi nedir acaba Sayın Başbakan?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Nihai hedefi operasyonun; PKK terör örgütünü ülkemize bir daha zarar vermeyecek şekilde tamamen etkisiz hale getirmek. Bizim başkalarının topraklarında herhangi bir gözümüz yok. Bizim amacımız; sınırlarımız dışında ülkemizi taciz eden insanlarımızı can ve mal güvenliğini tehdit eden terör örgütünü yok etmek. Bunu yurt içinde büyük oranda başardık. Ancak yurt dışından, özellikle Kuzey Irak Bölgesinden, kısmen İran’dan sızmalar oluyor. Bunları da bu operasyonla mahallinde bulunduğu yerde etkisiz hale getirmeyi hedefliyoruz.

BÜLENT AYDEMİR- Bu noktada efendim, Sayın Cumhurbaşkanı ifade etmişti, Sincar, Karaçok Dağı bölgesi, Mahmur ve Kandil hedefimiz demişti. Biz buradaki terör unsurlarını tamamen bertaraf edip Irak’tan çekilecek miyiz? Türk Silahlı Kuvvetleri orada bir tampon bölge oluşturup aynı zamanda Suriye-Irak geçişgenliğini de kontrol mü edecek?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: bir kere bizim sınırlarımızın güneyinden, gerek Irak’tan, gerek Suriye’den herhangi bir tehdit olduğu müddetçe bizim orada varlığımız olacak. Ama bütün terör unsurları ortadan kaldırıldığı zaman, her şey normale döndüğü zaman bizim oralarda beklememizin bir anlamı yok. Biz başından beri Suriye’nin de, Irak’ın da toprak bütünlüğüne bağlıyız ve orada siyasi otoritenin, devlet otoritesinin tam anlamıyla tesis edilmesiyle bizim işlerimiz de kolaylaşacak, yoksa biz oralarda niye bulunalım. Her yönden bizim için sıkıntı. Askerlerimiz orada, maliyeti var, bir sürü unsur var.

SUNUCU- Sayın Başbakan, ama Fırat’ın doğusuna geçilmediği sürece Türkiye nihai hedefine tam olarak ulaşmış olacak mı? Çünkü çoğu Sincar’da değeli mi şu anda özellikle?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Sincar’da da yapılanma var, Fırat’ın doğusunda YPG-PYD ismiyle yapılanma var, yine Kuzey Irak Kandil, Mahmur, Hakurk, bütün o bölgelerde yapılanmalar var, şu anda sıcak takip, yakın tehdit Kuzey Irak sınırlarında, orada faaliyet yapıyor Silahlı Kuvvetlerimiz. Ama Fırat’ın doğusunda aynı şekilde yakın tehdit ortaya çıkarsa, orada da her türlü tedbiri alma hakkımız saklı.

Sincar’a geçmişte bir hava harekâtı yaptık, Karaçok’a, Sincar’a. Şimdi de tabi orada Amerikan unsurları var, Ezidiler var, yani orada karmaşık bir yapı var, tabi öncelikle diplomasiyle muhataplarımızla meseleyi çözmeyi deneyeceğiz, ama bu mümkün olmazsa tabi başka opsiyonlar da elimizde duruyor.

SUNUCU- Şimdi burada çok fazla konumuz olduğu için ben hızlı hızlı ilerlemeye çalışacağız, Veyis Bey… 

VEYİS ATEŞ- Ben hızlı bir soru sorayım.

Fırat’ın doğusunda bu mücadeleyi sürdürürken, bir taraftan buradaki taşeron örgütlerle, bu taraftan bu taşeron örgütleriyle boğuşuldu, edildi. 24 Haziran’dan sonraki süreçte iktidarınız AK Parti buradan diyelim ki buradan güçlü bir şekilde çıksanız masaya oturuşu değişir mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi?

VEYİS ATEŞ- Şöyle: Bu işi bir taraftan sahada, bir taraftan arkada vatandaşın psikolojisiyle yönetildi bu süreç, bir taratan da diplomasideki güçle. Buradaki diplomasideki gücün 24 Haziran’a bağlı bir sonucu var mı? Yani bundan sonrasında masaya oturmak, daha güçlü veya daha zayıf oturmak Türkiye’deki iç politikayla, iç sonuçla…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kimle masaya oturmak?

VEYİS ATEŞ- Münbiç görüşmelerinde, ondan sonraki diplomatik süreçlerde.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Oradaki muhataplarımızla.

VEYİS ATEŞ- Evet.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Gayet tabi bu opsiyon her zaman açık. Yani biz sıcak faaliyetlerimizi, operasyonlarımızı sürdürdüğümüz zaman bile bu dediğiniz mümkün, Münbiç’te bunu yaptık, şimdi onun uygulamasını izliyoruz, uygulama sağlıklı giderse diğer bölgeler için de benzer yolu izleyebiliriz. Yani bize Amerika Birleşik Devletleri’nin sözü var, biz PYD, YPG ile birlikte hareket etmemizin amacı, bu bir tercihimiz değil, bu bir mecburiyet, DEAŞ’ı yok etmek istiyoruz. DEAŞ şimdi yok oldu, bitti, DEAŞ gündemde değil, büyük oranda yok oldu hem Suriye’de, hem Irak’ta DEAŞ söndü, o halde o mecburiyet de ortadan kalktı değil mi? Yani şimdi yapılması gereken, söz verildiği gibi o silahların toplanıp onların tamamen lağvedilip bu örgütün ve oradaki insanların üzerinden baskının kalkması lazım, Türkiye’ye olan tehdidin de sona ermesi lazım; bizim duruşumuz burada çok net.

BÜLENT AYDEMİR- Efendim, Münbiç mutabakatı denilen Amerika Birleşik Devletleri’yle varılan yol haritasında terör örgütünün Fırat’ın doğusuna çekilmesi öngörülüyor. Bu aşama aşama bir strateji midir? Yani Fırat’ın doğusunda Amerika geçmişte yaptığı gibi Türkiye’yi aldatmaya kalkarsa, burada koruma altına alırsa terör örgütünü ya da burada devletleştirme yolunda bir adım atarsa…

SUNUCU- Açık ve net soralım, Amerika’ya güveniyor musunuz?

BÜLENT AYDEMİR- Fırat’ın doğusunda biz PKK’ya karşı ne tür hamleler yapabileceğiz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ülkeler arasındaki ilişkiler sadece güvenle yürümez, ülkeler arasındaki ilişkiler karşılıklı öncelikleriniz, menfaatleriniz neyi gerektiriyorsa onu yaparsınız. Amerika’nın geçmişteki sözlerine bakarsak bir güven bunalımı olduğu aşikar. En son Mümbiç harekatıyla bunu bir ölçüde düzeltme fırsatı oldu.

Ancak şunu söyleyeyim: Fırat’ın doğusuna bunlar geçti de her şey halloldu diye bir şey yok Bülent Bey. Bizim için Fırat’ın doğusu, batısı fark etmez, yani orada ağır silahlarla donatılmış bir terör örgütü var olduğu müddetçe, bu bizim ülkemiz için öncelikli bir tehdittir ve bunun bizim görmezden gelemeyiz. Mutlaka oradaki terör unsurları lağvedilmelidir, silahları elinden alınmalıdır, bunu yapacak olan da Amerika’dır. Amerika yaptı yaptı, yapmadı biz her zaman kendi güvenliğimizi, insanımızın can ve mal güvenliğini korumak için gereğini yaparız, bu bizim uluslararası hukuktan doğan da bir hakkımız aynı zamanda.

SUNUCU- Peki efendim, FETÖ’yle mücadeleye geçelim hemen, bir yandan PKK’yı konuştuk.

Şimdi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli FETÖ’nün yeniden darbe girişimi yapabileceğinin konuşulduğunu söyledi, arkasından da bu kez hiçbir suçlu sağ kalmayacak dedi. İçişler Bakanı Sayın Süleyman Soylu da, ülke içinde tehdit oluşturabilecek FETÖ hücreleri bulunuyor dedi, subliminal mesajlarla darbe çağrısı yapmaya devam ediyorlar devam ediyor dedi. Yani kısacası bu yapılanma Türkiye’de hala darbe yapabilirler mi, bir darbe tehlikesi görüyor musunuz?

VEYİS ATEŞ- Ve bir risk unsurumu hala?..

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Bir kere 15 Temmuz’dan sonra örgüt çok büyük bir darbe yedi ve şu anda örgüt elemanları yargılanıyorlar, kimisi hüküm giydi, kimisinin yargılama süreci devam ediyor, kimisi tutuklu. Örgütü canlı tutmak, ayakta tutmak, onları ümit üzerinde tutmak için sürekli Pensilvanya’dan, oradan-buradan çeşitli mesajlar geliyor, talimatlar geliyor…

SUNUCU- Hala geliyor mu efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi tabi. Çıkmaz ayın son Çarşamba’sı, filanca gün, falanca saat, ebcet hesabına göre böyle birtakım hurafelerle örgütü canlı tutup tekrar onlara bir kurutuluş ümidi aşılamaya çalışıyorlar; olay bu.

Bir darbe hazırlıkları olduğu kanaatinde değilim, ama biz böyledir diye tamamen de rehavet halinde değiliz. Yani 15 Temmuz ve öncesinden çok acı tecrübelerimiz var, bu anlamda her türlü tedbiri elden bırakmayız, 7/24 her zaman nerede ne gibi hareketlenme olabilir, buna bakıyoruz. Yani şimdi örgütün tamamen kamudan, kolluktan, askerden, polisten, yargıdan vesaireden arınması kolay bir şey değil, çok titiz çalışma gerektiriyor.

SUNUCU- TSK kendi içerisinde 250 kriterin olduğu bir fetömetre diye bir kriterle TSK kendi içindeki temizliği yapmaya çalışıyor. Soru şu: Siz kamuda bu temizliği yeterince yaptığınızı düşünüyor musunuz? Kripto unsurlar…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Büyük oranda bu yapıldı ama, örgüt maalesef sizin hesaba koyduğunuz kriterlerin dışında yeni bir şey geliştiriyorlar, boş durmuyorlar ki. Yani bir bakıyorsunuz başka bir kılıkla, başka formatla karşınıza çıkabiliyorlar. O bakımdan bu mücadelenin zorluğunu bahsediyorum. Ama şu anda biz Hükümet olarak, kolluk olarak olaya hakimiz. Yapılmak istenen şey, mensuplarını dire tutmak, onun dışında yapacakları fazla bir şey yok. Türk yargısına hesap vermeye devam edecekler.

BÜLENT AYDEMİR- Sadece FETÖ değil, diğer terör örgütleri de, PKK da seçime gidilirken 24 Haziran’ı provoke etmeye dönük eylemlere girişebilir mi, bu konuda istihbaratınız var mı?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bunlar beklenebilir, yani bunlar her zaman beklenebilir, yani bir ses getirecek iş yapmaya kalkabilirler, ama istihbarat örgütlerimiz çok iyi bir koordinasyonla çalışıyorlar. Birçok olay önceden tespit edildi, engellendi, ama bu yeni olay teşebbüsleri olmayacak anlamına gelmez, tedbiri elden bırakmıyoruz.

SUNUCU- Nasıl istihbarat geliyor size? Ne yapacaklarına dönük bir istihbarat mı geliyor?

VEYİS ATEŞ- 15 Temmuz benzeri mi bir şey mi, suikast mı?

SUNUCU- Bülent Aydemir’in de bir sorusu var bağlantılı.

BÜLENT AYDEMİR- Mesela kamu…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Daha ziyade münferit suikastlar, yani bilinen kişilere karşı suikast yapılacağı yönünde, dahi ziyade organze bir darbe konusu değil de münferit ses getiren, toplumun moralini bozmaya yönelik birtakım çalışmalar yapıldığı yönünde bilgiler geliyor. Bunların bir kısmı boş çıkıyor, bir kısmı ciddiye alınıyor ve önceden yapılan operasyonlarla ortadan kaldırılıyor.

SUNUCU- Peki, siyasi ayağıyla ilgili Sayın Devlet Bahçeli sık sık uyarılarda bulundu. 25 Haziran’dan sonra iktidara gelirseniz tekrar, siyasi ayağıyla farklı bir mücadele yöntemine girecek misiniz, ne yapacaksınız? Çünkü tamamen siyasetten de arındırıldığını düşünüyor musunuz efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle söyleyeyim: Eldeki bilgi, bulgular, sanık ifadeleri, bütün bunlara dayanarak gerekli işlemler yapıldı, yani biz partimizde yaptık bunu ben bizatihi biliyorum. Başka partilerin de tabi onların bileceği iş, yani iş bu noktada yargıya intikal ettiği için yani ister siyasi ayağı olsun, ister bürokrasi ayağı olsun, ister kolluk, asker, polis yargı ayağı olsun bunları ortaya çıkaracak bu saatten sonra yargıdır, onun işidir, onun alanıdır dolayısıyla, bizim yapacağımız sadece yargıya destek vermek, yardımcı olmak. İstedikleri bilgi belge, alınması gereken idari kararlar varsa bunları yerine getirmek.

VEYİS ATEŞ-  O istihbari bilgilerde efendim bir suikasttır, 15 Temmuz benzeri bir girişimdir buna benzeri istihbari bilgiler mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani bunların detaylarına çok girmemiz doğru değil şu nazik dönemde, ama bu buna yönelik durumlar zaman zaman oluyor onu bilmemiz.

SUNUCU-  Peki, bu konuyla ilgili Sayın Arınç’ın.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne diyor?

SUNUCU- Habertürk ekranlarında bir açıklaması oldu. Şunu söylüyor: Benim sadece 15 Temmuz’u bilememek gibi bir suçum varsa herkesin suçu bu kimse bir darbe girişimi beklemiyordu. FETÖ’yle mücadele konusunda da darbe girişimine katılanlar ayrı, okullarına çocuk göndermiş, bankacılık işlemi yaparken mevduat göndermiş bunların masum olduğunun anlaşılması lazım. 15 Temmuz’dan sonra bunların bir örgüt olduğu ortaya çıktı. 15 Temmuz’dan sonra mı çıktı bunların bir örgüt olduğu ne dersiniz Sayın Arınç’ın açıklamaları katılıyor musunuz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Örgüt olarak ilk piyasa çıkışları kendilerini belli etmeleri biliyorsunuz bu MİT tırlarıyla başladı hatta Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanını sorguya almaları, gözaltı yapmaya çalışmalarıyla yavaş yavaş işin rengi belli oldu, ama asıl 17-25 Aralık’tır bunların. 17-25 Aralık’ta bizatihi örgüt kendini ortaya koydu, yargı kanalıyla hükümeti devirmeye kalktılar.

SUNUCU-  Peki Arınç, Gerçek Fikrin Ne programında Habertürk ekranında bu ifadeleri kullandı ne diyorsunuz Sayın Arınç 15 Temmuz’dan bahsediyor enteresan.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O onun görüşü kendine ait, ama biz olayı yaşayan konumundayız detayları bilen konumundayız. Sonra da Sayın Arınç’ın kimse 15 Temmuz’dan sorumlu filan da tutmuyor yani suçlamıyor, yani öyle bir şey nereden çıktı onu da anlamadım.

VEYİS ATEŞ-  Sizin için milat 17-25’ten sonrasıdır.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 17-25’tir.

VEYİS ATEŞ-  17-25’ten sonra okullarına devam eden, finans kuruluşlarına para yatıran herkes…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani bir 17-25 bizim için önemli bir tarihtir bu teşkilatın, bu yapının kendini açığa çıkarması ve Hükümetin karşısında ben de varım bu millet iradesini senin elinden alacağım demesidir yani bu örgüttür, bu tamamen milli iradeye, seçilmiş Hükümete, yasalara aykırı bir tutumdur ve orada örgütün zaten gereği de yapılmıştır. Orada yapılanları hatırlayın 17-25 Aralık arası esasında biz siyasi irade olarak gereken adımları gecikmesizin attık ve işin içindekilere yapılması gereken işlemleri yaptık.

SUNUCU-  Sayın Başbakan izninizle cumhur ittifakına geçelim derim. Cumhur ittifakında ittifaka dair partililer arasında daha doğrusu efendim işte tartışmalar olduğu ileri sürülüyor siz sahada neler gözlemliyorsunuz yani Sayın Bahçeli’den bir fitne uyarısı geldi.

VEYİS ATEŞ-  Sahada bir fitne var mı yani?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O tedbir olarak tabi söylenmesi gereken bir şey.

SUNUCU-  Tedbir mi yoksa sahada bir şeyler oluyor mu çünkü

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- münferit şeylerde olabilir yani onları tabi genele şamil yapmak, genele yaymak doğru olmaz.

SUNUCU-  Neden oluyor peki efendim bunlar?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şu olur yani siyasette aynı parti içinde de insanlar birbirleriyle bazen rekabete girebiliyor. Şunu söylemek istiyorum: Cumhur ittifakı iyi gidiyor hiçbir sıkıntımız yok. Cumhur ittifakının özü başlangıcı esasında 2016 Ekim’idir. 2016 Ekim’inde Sayın Bahçeli siyasetteki tıkanıklık yani bu sistem bu iki başlık sistem yürümüyor bunun bir şekilde fiili durumun anayasal hale getirilmesi lazımdır diyerek başlattığımız bir süreçtir. Onun üzerine biz bir araya geldik ilk defa 2010’da ve bu şeyi tabi bunların hepsi 15 Temmuz’dan sonra belli bir.

SUNUCU-  İttifakın temelleri o zaman atıldı diyorsunuz yani.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi atıldı Yeni Kapı ruhuyla başladı, ondan sonra bu anayasa değişikliği arkasından geldi, daha sonra bu ittifak halk oylamasında da devam etti ve nihayet 24 Haziran seçimleri öncesi de hem yasal alt yapısı hazırlandı hem ittifak teşkil edildi yolumuza devam ediyoruz. Biz sahada bu ittifakın ruhunu zedeleyecek bir olayla karşılaşmadık. Şunu söyleyeyim: Gittiğim her yerde Milliyetçi Hareket Partisinin il başkanı da geliyor, efendim belediye başkanı varsa belediye başkanı da geliyor, milletvekili de geliyor biz herhangi bir sıkıntı yaşamadık bugüne kadar.

VEYİS ATEŞ-  Kaldı ki 16 Nisan’da da bunun provasını yapmıştınız.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi beraber kampanya yaptık ve evet kampanyasını da gayet başarılı ve uyumlu bir şekilde gerçekleştirdik.

SUNUCU- Sorusu var Bülent Bey’in.

BÜLENT AYDEMİR- Sayın Başbakan, burada Milliyetçi Hareket Partisinin tabi bazı önerileri oluyor ve bu konuda AK Parti’nin de devreye girdiğini görüyoruz, ama bazı öneriler de işte af konusu gibi seçim sathı mahalline girilmişken sıcak karşılanmıyor ya da parti politikalarına uygun bulunmuyor zamanlaması uygun bulunmuyor. Bir süre sonra Milliyetçi Hareket Partisinin istek taleplerini AK Parti’nin taşıyamayacağı ifade ediliyor ve seçim sonrasında parlamentoda oluşacak aritmetiğe göre başka ittifaklar bu şu an ki seçim ittifakları gibi değil, ama yasa çıkarma konusunda parlamento çalışmalarını yürütme konusunda başka ittifakların da söz konusu olabileceği söyleniyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle biz bir ittifak kurduk cumhur ittifakı bununla seçime gidiyoruz. Dikkat edin ittifak diyoruz biz aynı parti değiliz, dolayısıyla her konuda aynı düşüneceğiz diye bir şey yok. Mutlaka farklı düşüncelerimiz olacak. Ama biz hangi noktalarda birlikte hareket edeceğimize karar verdik. Ortak cumhurbaşkanı adayımız var, ortak milletvekili seçimine giriyoruz bu konular değişmez birlikteliğimiz. Seçim olduktan sonra bizim ittifaktan vazgeçecek diye bir düşüncemiz yok.

SUNUCU-  Seçimden sonra devam edecek mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- SUNUCU- Gayet tabi.

SUNUCU- Çünkü izninizle Tuğrul Türkeş milletvekili adayınız 24 Haziran sonrası MHP yola münferit devam eder, ittifak sürmez kanaatindeyim demişti. MHP’nin hükümete girmeyeceği yönündeki açıklamalardan yola çıkmıştı. Özellikle Devlet Bey’in de Tuğrul Türkeş’i de bir anlamda yani sözlerinin hedefinde Tuğrul Türkeş olduğu belirtiliyor. Siz Tuğrul Bey’le görüştünüz mü hiç bu meseleyi efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır, Tuğrul Bey’le görüşmedim. Şunu söyleyeyim ben: Yani ittifakın seçimden sonra dağılacağı yönünde bir görüşe ben katılmıyorum. Çünkü yani tabi ki Milliyetçi Hareket Partisi tüzel kişiliğini muhafaza edecek zaten o şartla kendi amblemiyle seçime giriyor biz kendi amblemimizle giriyor, yani onlar bizim listemizde, biz onların listesinde girmiyoruz o ayrı bir şey o sadece Büyük Birlik Partisinde. Büyük Birlik Partisi bizim listelerimizden giriyor aynen işte kim var? Saadet’ten filan.

VEYİS ATEŞ-  Saadet, İyi Parti, Demokrat Parti…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani o tip şeyler. Dolayısıyla, yani şunu ifade etmiş olabilir Tuğrul Bey: Ülkücü taban iktidarda olmak ister iktidarda gözükmek ister belki onu ifade etmiş olabilir. Dolayısıyla, yani Cumhurbaşkanımızın da oluşturacağı yönetim kademelerinde mutlaka arzu edilirse bunlar karşılıklı rızayla olacak mutlaka ittifakın ruhuna uygun bir kadro görebiliriz bu mümkündür.

VEYİS ATEŞ-  Mesela Sayın Bahçeli’nin başkan yardımcılığı falan gibi mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani onu zaten Sayın Bahçeli baştan düşünmediğini ifade etti. Onun dışında…

SUNUCU- Örneğin Semih Yalçın mesela…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İhtiyaç olan alanlarda mutlaka böyle bir birlikte çalışma imkanı var fırsatı var. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız icranın seçilince icranın başı o olacağına göre onun muhataplarıyla görüşerek karar vereceği bir şey.

VEYİS ATEŞ-  Bu ittifakın sıhhati AK Parti’nin misal 320 ve üstü vekil alıp almamasına göre değişip 280 vekil alıp tırnak içinde bir nevi zaruri bir 5 yıllık ittifak bir gibi bir sonucu da doğurur mu?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle, yani bence hiç bu olmamış şeyler üzerinden sonuç üretmenin anlamı yok yani bir görelim niye 330 değil, niye 360 değil de 280 olsun? Yani şeyi yüksek tutalım.

SUNUCU-  O zaman yeri gelmişken tahmin alalım.

BÜLENT AYDEMİR-  Aritmetik nasıl olur birde bu HDP barajı geçerse işte üstünlük muhalefete geçer…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Geçsinler geçmesinler ne yaparsa yapsınlar biz ne yapacağımızı biliyoruz, biz milletimize güveniyoruz iyi bir sonuç alacağımıza inanıyoruz. Saha bize bunu diyor.

SUNUCU-  Ne diyor saha size?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Saha bize durmak yok yola devam diyor, istikrar ve güven bu ülke için vazgeçilmez diyor. Terörü yok etmek bu ülkenin Türkiye’nin beka sorunudur diyor, onun için mutlaka güçlü iktidara ihtiyaç var.

SUNUCU-  Şimdi izninizle cumhur ittifakıyla ilgili bir soru daha var merak ettiğim Sayın Başbakan. Çünkü MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin önerisiyle af gündeme geldi. Devlet Bey çok işte teröristler, çocuk istismarcıları, tecavüzcüler kadın katilleri hariç olmak üzere bir kader kurbanları portresi çizdi dolayısıyla, affında Ramazan Bayramından önce çıkmasını temenni ediyoruz dedi. Fakat Sayın Erdoğan’da, Sayın siz de yani Sayın Başbakan olarak da siz de çok kararlı konuşuyorsunuz, Devlet Bey’de ısrarcı. Özellikle bu af meselesi diğer meseleler cumhur ittifakında çatlaklar olarak yorumlandı.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır canım.

SUNUCU-  Niye peki o zaman bu kadar karşılıklı açıklamalar oluyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Dedim başında da her konuda aynı fikirde olmamızı kimse beklemesin biz bir ittifak kurduk partilerimizi birleştirmedik. Onun için farklı görüşte olmasını olgunlukla karşılıyoruz, ama katılmıyoruz.

SUNUCU-  Çıkmayacak mı af o zaman?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır, bizim gündemimizde af yok.

VEYİS ATEŞ-  Peki zaman zaman sosyal medyada AK Parti mitinglerinin eski havasında olmadığı, iyi taraftan partilileriniz tarafından oruç, karşı taraf tarafından da AK Parti’nin eski söylemleri ve cazibesini yitirdiği yönünde ki eleştiriler. Her gün birkaç meydansınız meydanlar oruç sebebiyle biraz zayıf mı, yoksa bu bir algı mı?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani ben öyle gözle görülür bir zayıflık görmedim yani Ramazan’ın tabi şartları zor yani insanlar oruçlu mutlaka bir şey var zorluğu var, ama ona rağmen heyecanlı bir topluluk görüyorum ve coşku görüyorum. Zorla insan oruç ağız güneşin alnında saatlerce kimseyi zorla tutamazsınız, yani bir heyecan var bir hareket var. Dolayısıyla, yani Ramazan şartlarına rağmen oldukça iyi görüyorum. Bugün mesela Uşak’taydık gayet güzeldi.

BÜLENT AYDEMİR-  Vaatleriniz konusunda bir kısmını.

SUNUCU-  Vaatlere geçmedin şöyle Ödemiş tartışması var bir Ödemiş meselesi var onunla ilgili ne düşünüyorsunuz özellikle ilgili bir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne varmış Ödemiş?

SUNUCU-  Arkadaşlar o konuda.

BÜLENT AYDEMİR-  Denizli mitinginde Sayın Cumhurbaşkanının Ödemiş’ten gelenler vardı işte Sayın Cumhurbaşkanı Ödemişliler bağırınca burada ne alakası var Ödemiş’in burada Ödemiş mi var diye bir şey yaptı çıkışı oldu.

SUNUCU-  Muhalefette bunu işte AK Parti seçim meydanlarında işte halkı oradan orada taşıyor diye eleştiriyor sizi de o yüzden efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ödemiş’le Denizli birbirine çok yakın yerler yani. Bazı insanlar kalkıp merak ediyor Cumhurbaşkanımızı izlemeye gidiyorsa onları ayıplamak diye bir şey olur mu? Muhalefetin nereden ne boşluk bulurum, nereye nasıl istismar ederim derdi o. Mitingde Ordu’da efendim Başbakan boş meydana konuşuyor diyor. Daha ben meydana gitmemişim, miting saati gelmemiş, insanlar yavaş yavaş gelmeye başlıyor gidiyor o meydanı çekiyor, benim fotoğrafımı da oraya monte ediyor algı operasyonu yapıyorlar. Ne yaparsa yapsınlar milletle bizim aramızdaki sevgi bağını koparamazlar.

BÜLENT AYDEMİR-  Meydanda vatandaş size ne söylüyor Sayın Başbakanım vaatleriniz konusunda yani en çok öne çıkan, en çok ilgi uyandıran vaadiniz bir kısmını hayata geçirdiniz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bir kısmını değil birçoğunu. Yani biz şimdi meydanlarda konuşurken bugün ondan bahsettim burada da söylemem de mahsur yok. Şimdi bizim diğer partilerin cumhurbaşkanı adayları çıkıyorlar ya ne vaat etsek diyorlar, niyetleniyorlar ya bunu yapmışlar diyorlar, bunu söylemeyelim. Başka bir şey söylemeye kalkıyor ya bunu da yapmışlar.

BÜLENT AYDEMİR- Ama muhalefette fena değil bu seçimde onlarında önemli vaatleri var.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani ama vaatleri konuşuyorum.

SUNUCU-  Sayın Başbakan, muhalefette diyor ki, asgari ücreti biz söyledik iktidar yaptı diyor bir karşılıklı şey mi var?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onların yapma şansı yok tabi iktidar yapacak kim yapacak yani?

VEYİS ATEŞ-  Burada ben siyasi değil de Sayın Başkan insani bir şey sorayım o da şu: Siz buraya gelip oturduğunuzda o araçtan indiğinizde bir an için yanlış anlamayın makamınızda gözüm yokta.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Makam gidiyor zaten.

VEYİS ATEŞ-  İndiğinizde mesela yolda gelirken arkadaşlarla konuştuk burayı siz projelendirdiniz bakanlığınız döneminde geldiniz, yaptınız, açılışını yaptınız bu nasıl bir his? Tarif eder misiniz diye soruyorum yani.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu çok güzel bir şey yani kendi elinizle ektiğiniz bir mahsulü yetişince, olgunlaşınca tekrar gelip biçiyorsunuz, topluyorsunuz bu da işte burada temel atarken bir küçük taş parçasını kırmak için 10 dakika uğraştık 4 kilometreden 2 tane tünel var burada. Ben bunu belki küçük görüyor bazıları, ama Türkiye bir 3 bin metrelik iki tüp Bolu Tünelini 30 yılda zor yaptı. AK Parti iktidarında biz 400 kilometreye yakın tünel yaptık, bir o kadar da devam eden tünel var, 350’den fazla tünel yaptık. Şimdi Çarşamba günü Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin en uzun tünellerini açıyor 2 çarpı 14 yani 28 kilometre. Girdiğin zaman 12-13 dakikada zor çıkıyorsun 90 kilometreyle gittiğinde. Yani Türkiye nereden nereye geldi? Şimdi hizmetlere o kadar çok alıştı ki insanlar yani biri bitmeden biri geliyor dolayısıyla yani bunlar ufak iş falan demeye başladılar.

SUNUCU-  Ama siz de dediniz ya son artık Türkiye Cumhuriyetinin son Başbakanısınız kendi ellerinizle bir anlamda oy istediniz ve sistemde değişiyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, bundan da çok mutluyum.

SUNUCU-  Peki, Bakanlık ve Başbakanlıktan sonra şimdi milletvekili adayısınız milletvekili olmaya hazır mısınız bu kadar icradan sonra Sayın Binali Yıldırım?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani ben başından beri milletvekiliyim.

SUNUCU-  O ayrı bir şeyde şimdi bu kadar icranın başı.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 7 Haziran 1 Kasım arasını saymazsak hep milletvekili olarak Parlamentoda oldum, ama milletvekilliği görevini yapma fırsatım olmadı.

SUNUCU-  Ama bu kez hükümet şeyden çıkacak yani daha doğrusu Meclis’ten çıkmayacak eğer istifa etmezseniz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ama yani biz oradaki hükümete seçilecek cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin işlerini kolaylaştıracak çalışmalar yapacağız boş durmayacağız, yani Meclis destek verirse icra çok daha güzel çok daha hızlı çalışır.

VEYİS ATEŞ-  Sizin gibi icracı bir ismin Parlamentoda olması bunca birikimi.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani yaptık işte yapacağımız kadar biz yani 16 yıldır dağ bayır gece gündüz koşturuyoruz Cumhurbaşkanımızla, yani biz yapacağımızı yaptığımızı düşünüyorum yani.

SUNUCU-  Peki Meclis Başkanlığına talip olacak mısınız eğer Meclis’te olursanız.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben hiçbir şeye talip olmam.

SUNUCU- Olursa evet der misiniz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şimdi arkadaşlar şimdi önümüzde 12 gün var yani bunları hiç hakikaten düşünecek zaman değil. Biz son dakikaya son saniyeye kadar var gücümüzle erişebildiğimiz kadar vatandaşımıza erişip bu ülkenin geleceğini anlatıyoruz, bu ülkenin ne kadar büyük tehditlerle karşı karşıya kaldığını anlatıyoruz. Allah aşkına soruyorum diğer adayların terörle ilgili projeleri ne hiç duydunuz mu, terörle nasıl mücadele edecekler? PKK’yla FETÖ’yla diğer terör örgütleriyle nasıl mücadele edecekler?

BÜLENT AYDEMİR-  Bu mücadele tavsar mı efendim yani iktidar değişirse siz diğer partilerin bu mücadeleyi tavsatacağını düşünüyor musunuz gerek FETÖ, gerekse PKK? Önemli bir konu bu.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben bunların söylemlerinde bugüne kadar böyle bir şey yani terörle mücadelede kararlı bir söylemlerine rastlamadım, eğer yanlışım varsa düzeltin. Dolayısıyla, bu beni endişeye düşürüyor. Çok açık konuşayım yani Selahattin Demirtaş’ı ilk iş gidip ziyaret edilmesi aslında bir şey ifade ediyor. Selahattin Demirtaş sıradan bir insan değil, terör örgütüne açık destek veren birisi. 6-7 Ekim olaylarında bunu yaptı. Hatırlayın, soruşturma başlattı savcılık PKK’nın cenazesine gidildi diye görüşünü sordular ne dedi? Asıl o cenazeye gitmeyenlere ben hesap sorarım dedi. Yani böyle bir yapıyı ziyaret etmek ne anlama geliyor ben bunu hem Cumhuriyet Halk Partili seçmenlerin hem de aziz milletimizin takdirine bırakıyorum.

VEYİS ATEŞ-  Bugün efendim Demirtaş’ın attığı tweetlerde diyordu ki, Sayın Cumhurbaşkanı benim 6-7 Eylül olaylarına destek verdiğimi ya da bunlardan sorumlu olduğumu belgesin, ispatlasın ben Sayın Cumhurbaşkanı lehine adaylıktan vazgeçeceğim diyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O Cumhurbaşkanını işi değil ki yargı zaten o işi yapmak için iş başında. Onu söyleyeceğine o olaylardan sonra o kadar insan masum insan katledildiğinde yüzünden boncuk boncuk aktığı lafların boğazında düğümlendiği anı hatırlasın ona göre cevap versin. O ölen insanların kanı Selahattin Demirtaş’ın üzerine sıçramıştır bu hiç tartışılacak bir konu değil.

VEYİS ATEŞ-  Sayın Karamollaoğlu da zaman zaman ziyaret ya da Sayın Demirtaş’ın tutuklu değil de serbest bırakılarak cumhurbaşkanlığına aday olması ya da ziyarete ben de giderim yönelik açıklamalarını şununla destekliyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kim?

SUNUCU- Temel Bey.

VEYİS ATEŞ-  Sayın Temel Karamollaoğlu. Diyor ki, yani orada.

BÜLENT AYDEMİR-  Eşit koşullardı olmuyor diyor.

VEYİS ATEŞ-  Eşit koşullarda olmuyor bu iş o da dışarıya.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O da gitsin yanında dursun beraber yapsınlar kampanyayı. Yani yargının işini biz mi dizayn edeceğiz? Kusura bakmasın herkes kendi işine baksın. O kadar merhamet sahibiyse gitsin yanında otursun beraber yorulmaz da kampanya yaparlar birbirleriyle şenlik olur böyle bir şey olabilir mi?

VEYİS ATEŞ-  Eski yol arkadaşınız Sayın Karamollaoğlu.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yok bizim Karamollaoğlu’yla aynı dönemde değiliz yani ben bir Refah Partisi Cumhurbaşkanımızın Belediye Başkanlığı döneminde beraber çalıştım, ama Temel Bey’le bir siyasi birlikteliğimiz olmadı.

VEYİS ATEŞ-  Bu girizgahı şunun için yaptım: Refah Partisi ve milli görüş hareketinin de nihayetinde bugün ayrı noktalardasınız. Tabanda hani MHP’yi sorduk ya bu siz bir şey görüyor musunuz fitne filan anlamında. Saadet Partisinin temelinde gittiğiniz yerlerde size yönelik bir eleştiri ya da aleyhte eleştiri Sayın Karamollaoğlu tarafından burada bir parçalanma, burada bir eleştirel yaklaşım görüyor musunuz Saadet Partisi tabanı açısından?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani Saadet Partisi bize karşı mı?

VEYİS ATEŞ-  Yok Sayın Karamollaoğlu’nun yer almış olduğu ittifak açısından millet ittifakı açısından.

SUNUCU-  Çünkü ittifak var ya Sayın Başbakan ittifak düzenlemesi var dolayısıyla, mesela Saadet Partisi kökenli daha önce size oy vermiş olan işte Saadet kökenli seçmen bu kez ittifakta kendi partisini görünce değil mi gidip Saadet Partisine mi oy verecek, size mi oy verecek?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hatırlayın 16 Nisan’da da Saadet Partisi yöneticileri hayır kampanyasında yer aldı hatırladığım kadarıyla, ama Saadet Partisi seçmeni taban öyle düşünmedi bize oy verdi, yani bize derken evet yönünde oy kullandı bu bizim tespitimiz bu yönde. Yani şimdi Saadet Partisinin Genel Başkanı yöneticilerinin kararı bizi çok bağlamaz, ama ben Saadet Partili seçmenin, CHP’nin olduğu bir ittifakta oy verirken zorlanacağını düşünüyorum.

SUNUCU-  Neden sizle olmadı Saadet Partisi neden?...

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Buna engel bir durum yoktu, ama öyle bir tercih yaptılar.

SUNUCU-  Milletvekili listelerinde mi anlaşamadınız efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır öyle bir konuşmada olmadı yani.

VEYİS ATEŞ-  Bir görüşme oldu zaten Genel Merkezde.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bir görüşme oldu yani bir herhangi bir olumsuz şeyde söylenmedi, ama kararları o yönde oldu bilemiyorum.

SUNUCU-  Peki, izninizle bir ara vermemiz lazım, aranın ardından Sayın Başbakan kaldığımız yerden devam edelim.

İzninizle biraz ara lütfen.

(Reklam Arası)

SUNUCU- Türkiye’nin Nabzında özel konuğumuzla Türkiye Cumhuriyetinin son Başbakanı değil mi efendim yan 25 Haziran’dan sonra Başbakan olmayacak.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şimdilik öyle.

SUNUCU-  Şimdilik öyle bunu çok manidar görenlerde olacak şimdilik böyle dedi Binali Yıldırım diye.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Öyle öyle düzeltelim daha iyi şimdi.

SUNUCU- Daha var efendim.

VEYİS ATEŞ-  Yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeyelim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet evet.

SUNUCU-  Peki, devam ediyoruz Habertürk Televizyonu Genel Müdürü Veyis Ateş ve Gazete Habertürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir’le beraber soruları soruyoruz, Sayın Başbakan Binali Yıldırım’da sağ olsunlar yanıtlıyorlar. Veyis Ateş’le devam edelim.

VEYİS ATEŞ-  Şimdi efendim meydanlarda Sayın Cumhurbaşkanının Sayın Muharrem İnce’ye gariban tırnak içinde demesi sonrasında da buna mukabil Sayın İnce’nin açıklamalarının karşılığında da tamam ben garibanın dolayısıyla siz de beyaz Türk olmuş oluyor yani tırnak içerisinde artık garibanlıktan sınıf atlamış artık onu neyle adlandırıyorsa. Diyeceğim şu: 16 yıllık iktidar belli bir konfor getirdi bunu partinizin en ücra yerdeki ilçe başkanından, mahalle başkanından ve partinizde aktif siyaset yapmış pek çok insana kadar söylüyorum. Hayat şartları belli bir konfora erişmiş olabilir dolayısıyla partide başladığınız yer ila geldiğiniz yer arasında bir konformizm zehirlenmesi tabanınızda, eski arkadaşlarınızda, mevcut arkadaşlarınızda görüyor musunuz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM-Bende bir konfor falan yok gece gündüz demeden dağ bayır dolanıyoruz, ilk gün nasılsak şimdi de aynıyız yani bizde değişen yok. Kayı Köyünden topal Dursun’un, Bahar Hanım’ın oğlu çıkmış okumuş gelmiş memleketine önemli sorumluluk almış o sorumluluğun gereğini yapıyor. Hiçbir zaman hangi sıfatta, hangi sorumlulukta olursam olayım bu gerçeği asla unutmadım. Ben 81 milyon vatandaşımız içerisinde bir kişiyim, onlardan ne bir fazlam ne bir eksiğim var. Bu makamlar, mevkiler bizim kimyamızı bozamaz, değiştiremez. Bunlar bir gün gelir, bir gün gider.

VEYİS ATEŞ-  Bozduğu oldu mu etrafınızda bozduğu oluyor mu eşiniz, dostunuz, arkadaşlarınız?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Mutlaka bu şeyin makam, mevkiinin cazibesine kapılanlar vardır yani.

SUNUCU-  Güç zehirlenmesi yaşayanlar var mı efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani güç zehirlenmesi demek çok ileri bir iddia olur. Yani bizim partimizde böyle bu sıfatı hak edecek bir arkadaşımız olduğunu düşünmüyorum.

VEYİS ATEŞ-  Metal yorgunluk diye tarif edilen…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Metal yorgunluk başka bir şey. Yani 16 yıl iktidardasınız bazı şeylerde artık döngü oluşabiliyor bunlar doğal, ama yeni seçim, yeni kongre heyecanıyla bunları da tamamen ortadan kaldırdık yaz yorgunluğu gibiydi geldi geçti.

SUNUCU- Peki, Sayın Başbakan siz de söylediniz 16 yıldır iktidarsınız. Şimdi şu yorumda şu eleştiride bulunanlar var: Artık gündemi muhalefet Muharrem İnce, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu belirliyor dolayısıyla AK Parti’de muhalefetin belirlediği gündemin arkasından gidiyor yorumunda bulunanlar var. Ne dersiniz gündemi artık belirleyemiyor musunuz Sayın Yıldırım?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani onun çok doğru olduğuna katılmıyorum.

SUNUCU-  Neden?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İşte gündem burada bak işte biz bu tüneli yaptık açtık şimdi tünelin önünde de program yapıyoruz bizim boş vakitlere ayıracak vaktimiz yok. Yani gün boyunca diğer adayların abuk sabuk, uçuk kaçık sözlerine cevap yetiştirecek halimiz yok biz işimizi bakıyoruz. Her gün bir yerdeyiz açılışlara bile vaktimiz olmuyor. Bugün burada sadece bu tünelleri açmadık aynı zamanda 5 tane daha açılış telekonferansla yaptık. 50 kilometrelik bir yol açtık, bir hastane açtık, iki tane kavşak açtık, bir Bergama’dan Aliağa’ya 57 kilometre raylı sistem demir yolu. Bu ülke 1950’den 2003’e kadar yılda 10 kilometre bile demir yolu yapamamış Bülent Bey, yani biz bunu bir çırpıda bu akşam yaptık hepsini.

SUNUCU-  Peki, kıraathane tartışması ne yani bir kıraathanedir?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kıraathane tartışmasının.

BÜLENT AYDEMİR-  Bunun fikri altyapısı nedir yani neden ihtiyaç duyuldu kıraathaneye?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle şu var yani bu mesele şu: Gençler bir araya geliyorlar aslında belediyelerimiz bunu bir süreden beri uygulayan belediyeler var. Gençler kitap okuyorlar, araştırma yapıyorlar, derslerini yapıyorlar bir araya gelip sohbet ediyorlar bu arada orada işte yiyorlar, içiyorlar vakit geçiriyorlar. Ne zaman? Boş zamanlarında. Sanki kıraathane efendim iş-miş yapmasın insanlar orada gelsin sabahtan akşama kadar otursun çarpıtıyor, tamamen polemik. Muharrem İnce’nin oradan bir aklı sıra böyle bir verimli alan bulduğunu zannediyor kıraathaneyle kahve ayrı şey. Kahvede efendim oyunlar oynanır bilmem ne yapılır falan ve daha ziyade de emekli insanların gittiği yerlerdir, ama kıraathane okuma evi gibidir. Gençlerin buluştuğu, okuma yaptıkları, vakit geçirdikleri yer yani bunun ne zararı var, Muharrem İnce niye gocunuyor onu anlamadım.

VEYİS ATEŞ- Türkiye’deki galatı meşhurların yanlış anlaşılmasına sebebiyet veren bir sonuçta olmuş olabilir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şimdi yani eğitim için okumak şart değil mi? Bak Külliyeye 10 milyon kitaplık kütüphane kuruyoruz. Üniversitelerimizde, belediyelerimizde bilgi evleri var, okuma evleri var yani bir yandan eğitimden bahsedeceksiniz bir yandan efendim genç nesli geleceğe hazırlayacağım diyeceksiniz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyetler seviyesine hedef göstereceksin bir yandan da bu kadar insani, bu kadar güzel bir işi böyle karikatürize edeceksin bu tamamen işi çarpıtmadır. Yani sanki bizim efendim bu işten başka projemiz yokmuş gibi işi getirip kıraathane istiyorsanız ona oy verin, fabrika istiyorsanız bana oy verin. Ömrü hayatında ne yaptın kardeşim? Yaptığın bir tane eser varsa onu söyle onu konuşalım. AK Parti’nin her ferdi dağ gibi sorunları dağ gibi eserlere dönüştürerek bu günlere geldi. Sorunları torunlara havale etmedik AK Parti deyip geçme. Yani onun için şey bulamıyor esasında çıkış bulamıyor kendine. Onun içinde işi hep polemik sahasına çekmek istiyor. Kendisini böyle çok böyle müşfik, herkese sıcak mesajlar veren, halkın içinden biri gibi takdim ediyor, ama Genel Başkan adaylığında kırıp dökmediği kimse kalmadı. Meclis’teki Grup Başkanvekilliği zamanını da biliyoruz. Yani onun için öyle birtakım yapay hareketlerle milletin gönlüne girmek kolay değil. Milletin gönlüne girmek yıllar ister, özverili çalışma ister.

BÜLENT AYDEMİR-  Bu köprü ve otoyol fiyatlarında çok eleştirisi var özellikle Muharrem İnce’nin çok pahalı olduğunu söylüyor ve Demirel dönemiyle kıyaslıyor. Sizden iyi Hükümette bu köprü, otoyol işini bilen yoktur…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O da işi bilmediğini gösteriyor.

BÜLENT AYDEMİR-  Pahalı mı gerçekten köprü, otoyol…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben size söyleyeyim pahalı mı, ucuz mu siz karar verin. Şimdi kıyas yanlış bir kere birisi, dışarıdan borç kredi alıyorsun köprü yapıyorsun Birinci Köprüyü kast ediyor, İkinciyi de kast ediyor ve yıllarca bunun faiziyle geri ödüyorsun. Kim ödüyor? Herkes ödüyor. O köprüden geçen, geçmeyen herkes onun parasını ödüyor, siz oradan para almasanız da bir şey fark etmiyor o borç Hazine’den tıkır tıkır ödeniyor.

VEYİS ATEŞ-  Arabanız olmasa da ödüyorsunuz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Olmasa da ödüyorsunuz. Arabası olan da ödüyor, o köprüden hiç geçmeyen de ödüyor, öbürü başka bir şey. O köprüye Yavuz Sultan Selim, Osman Gazi farklı. Diyoruz ki arkadaş sen bu köprüyü yap biz sana şu kadar araba, kamyon neyse şu kadar sayıda günlük garanti veriyoruz fiyatta bu olacak. Eğer bunu tutturursan bizden bir şey isteme. Tutturamazsan aradaki farkı vereceğiz, fazla olursa bazen bölüşüyoruz bazı kontratlarda da fazlası da sana ait.

SUNUCU-  Sayın Başbakan yüksek değil mi ben de o köprüyü kullanıyorum ama çok yüksek evet.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Efendim yüksekte en pahalı hizmet Didem Hanım olmayan hizmettir. Orada bir köprü olmadığını düşün ne yapacaktın sen? Ya saatlerce feribot kuyruğu bekleyeceksin yahut da İzmit Körfezinden dolaşacaksın 2 saatin geçecek zaman para değil mi? Dolayısıyla, yani 5 dakikada geçeceğin bir yeri 2 saatte geçmeyi bekler misin? Orada zaten harcadığın mazot, kaybettiğin zaman, yorgunluk o bedelin kat kat üstünde olur. Birde şu var: Yani bu nihayet 7-8 böyle ondan sonra köprü bizim. Köprü yapıldı, çalıştırıldı 7-8 sene kaldı bize verecek.

VEYİS ATEŞ-  Ücretler düşecek mi, ücretsiz mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onun kararını biz vereceğiz, yani artık köprünün bir taahhüdümüz kalmadığı için.

SUNUCU-  O kadar olmaz o zaman herhalde Sayın Başkan yani size geçerse artık devlete geçerse değil mi o kadar olmasın yani.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır devlete geçtiği an onun kararını verir. Şimdi bizim Birinci Köprü, İkinci Köprü amortismanı, maliyeti hesap ettiğinde bu ücretler olmaz ki çok daha yüksek olması lazım. Bu bir politikadır öyle belirlenmiştir yani buradaki maliyeti devlet üstlenmiştir. Öbür tarafta biz maliyeti üstlenmiyoruz diyoruz ki, bunu size tahsis ettiğimiz sürece kullanıcıdan al diyoruz, eğer yetmezse biz vereceğiz diyoruz. Aksi halde biz oraya ayırsaydık 10-15 milyar lira diğer işleri neyle yapacaktık?

SUNUCU-  Peki, zaman çok daraldı diğer başlıklar da var izninizle şeye geçelim mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Okullara, hastanelere, diğer öncelikli konularımıza para kalmayacaktı yahut da köprüyü yapmayacaktık.

SUNUCU-  Efendim, ikinci tura kalırsa eğer seçimler siz kalmayacağını söylüyorsunuz, ama olası ikinci tura kalırsa Doğu ve Güneydoğu daha doğrusu Kürt kökenli seçmenler bu şeyde kritik olacak. Eğer Sayın Erdoğan ve Sayın İnce ikinci tura kalırsa Kürt kökenli seçmen ya da Sayın Akşener kalırsa Sayın Akşener kendisinin kalacağını söylüyor, kimi tercih eder sizce Sayın Erdoğan’ı mı, Sayın İnce’yi mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bizi ilgilendiren bir konu değil biz birinci turda evvel Allah milletin desteğiyle işi bitiririz.

BÜLENT AYDEMİR-  Ama Parlamento aritmetiği açısından çok önemli Sayın Başbakan.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi?

BÜLENT AYDEMİR-  HDP’nin barajı geçmesinde farklı bir aritmetik oluşuyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Fark etmez.

BÜLENT AYDEMİR-  Temsiliyet noktasında peki AK Parti Kürt seçmenin taleplerini, beklentilerini karşılayacak noktada mı şu dönem bu seçime giderken?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kürtleri Güneydoğu Anadolu’da Kürt vatandaşlarımızda var olan parti biziz, Türkiye’nin her noktasında var olan parti AK Parti. Diğer partiler belirli bölgelerde var. Dolayısıyla, Türkiye’yi gerçek anlamda temsil eden tek parti AK Parti’dir. Kürt vatandaşlarımız üzerinde HDP’nin bir desteği olabilir, CHP’nin belirli bölgelerde desteği var, başka partilerin keza, ama Türkiye’nin bölge fark etmeksizin her yerde desteği olan parti biziz. Güneydoğu’daki vatandaşlarımızın da temsilcisi biziz. HDP hiçbir şekilde Kürt vatandaşlarımızı kendi tekelinde göremez böyle bir hakkı yok hangi yüzle? HDP teröre tavrını koydu mu bugüne kadar? Terör örgütüne karşı net bir duruş sergiledi mi? Oradaki hendek olaylarının, çukur olaylarının o kadar tahribatın, bu kadar insanın hayatının yok olmasında HDP’nin taksiratı yok mu? Ağzından hiç PKK terör örgütüdür, bizim PKK terör örgütüyle bir alakamız yok dediğini duyan var mı? Ondan sonra da bizi dışlıyor. Kardeşim, sen bir kere Türkiye’nin birliğini, toprak bütünlüğünü, millet olarak bir ve beraber olduğunu kabul etmezsen, ayrılıkçı politikalar güdersen, efendim bir hayale kapılır gidersen başka bir şey bizden bekleme. Belediyede olanları gördünüz, o kayyum belediyelerin kaynaklarının nasıl dağa aktarıldığını, o şehirlerin çamurdan, çukurdan, susuzluktan perişanlıklar içinde ne hale geldiğini gördünüz. Şimdi öyle mi? Gidin bakın Diyarbakır’ı tanıyamayacaksınız. Avrupa’da bile böyle şehir yok. Van keza her yer pırıl pırıl.

SUNUCU-  İzninizle bu konuyla ilgili sorunuz var mı? Süre biraz daha aldık.

VEYİS ATEŞ-  Sadece belki çok özür dileyerek 12 gün dediniz ya şaşıracağımız şeyler var mı son?…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi? Şöyle son hafta Sayın Cumhurbaşkanımız tabi yeni sistemin geçişiyle ilgili kamuoyuna bilgiler verecek.

SUNUCU-  Efendim, ona geçmeden önce lütfen unutmayalım parlamenter sisteme dönüşle ilgili muhalefetin de var da benim bu konuyla ilgili unutmadan sormak istediğim bir soru var. HÜDAPAR Genel Başkanı Mehmet Yavuz’u Türkiye’nin Nabzında konuğumda dedi ki, biz gittik görüştük başka partilerden de randevu aldık, ama AK Parti’yle sizle görüşmüşler. Parti logosuyla bu ittifakta yer almak istedik, çünkü Doğu ve Güneydoğu’da önemli bir parti HÜDAPAR, fakat anlaşamadık AK Parti’yle biz Sayın Erdoğan’ı destekliyoruz tamam. Ama cumhur ittifakının rakibiyiz diyor HÜDAPAR ne dersiniz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayırlı olsun kararlarını vermişler.

SUNUCU- Ama Doğu ve Güneydoğu’da önemli bir kitlesi olan parti.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Göreceğiz ne kadar oy aldığını da herkesin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacak öyle değil mi? Yani şimdi de herkes kendini ağırdan satıyor ne bileyim ben yani. Vatandaş ne diyor onu görmeden bir şey diyemem ben.

VEYİS ATEŞ-  Evet yeni şeyler çıkacak mı efendim son 5 gün kala şaşıracağımız şeyler?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle şaşıracak bir şeyden ziyade yani Sayın Cumhurbaşkanımız tabi Allah nasip ederse bu seçimler yapılacak inşallah biz öyle umut ediyoruz ve vatandaşlarımızın kararına da güveniyoruz bu seçim 24 Haziran’da tamamlanmış olacak.

SUNUCU-  Şüpheniz mi var niye bunu söylüyorsunuz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şüphem değil.

SUNUCU-  Yani 24 Haziran’da tamamlanacak bazı riskler mi görüyorsunuz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır tamamlanmış olacak başarıyla tamamlanmış olacak yok seçim yapılmayacak filan gibi anlaşıldıysa yani öyle bir şey demedim ben tamamlanacak. Tabi tamamlandıktan sonra bu geçiş böyle hadi seçim oldu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hayırlı olsun şeklinde değil.  Biliyorsunuz biz Meclis kapanmadan bir yetki kanunu çıkardık. Bu yetkin kanunun gereğini yapmamız lazım. Burada çok kapsamlı bir kararname çıkması lazım yetki kararnamesi kanun hükmünde kararname daha doğrusu. Aşağı yukarı 5 bin farklı kanunda değişiklik öngören, ibare değişiklikleri var, iptaller var, mülga edilen yani yürürlükten kaldırılan kanunlar var, yeni yapılması gereken kanunlar var. Bütün bunları seçimin belli olmasıyla cumhurbaşkanının göreve başlaması arasındaki süre içerisinde yapma mecburiyeti var.

VEYİS ATEŞ-  Ne kadarlık bir süre efendim o?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Onu tam net bir şey diyemiyorum, ama en fazla 10 gündür yani tahmin ediyorum.

SUNUCU-  Ama Sayın Başbakan normalde uyum yasalarının işte 1 yıl içinde yapılacak demiştiniz niye olmadı uyum yasaları.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yapılanlar var uyum yasalarının bir kısmı yapıldı, ama bir kısmı zaten şimdi yapsan da uygulama kabiliyetin yok. Şimdiden yaptın mesela seçim olmadan seçimi o zaman bir anlamda etki altına almış olabilirsin yani seçim kazanıldı mı, seçim sonucu belli oldu mu? Seçim sonucu belli olacak ve ondan sonar bunlar, ama hazırlıkların hepsi tamam, bir ayrıntıyı kaçırmayalım. Bütün hazırlıklar referandum tarihinden bugüne yapılıyor. Teknik düzeyde bütün hazırlıklar yapıldı, ama uygulama takvimi farklı.

BÜLENT AYDEMİR-  Ve seçim öne alındı tabi onun da etkisi oldu Kasım’da yapılacaktı…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tabi ama ondan önce de hazırladık biliyorsunuz o yüzden yetki kanunu çıkardık. Yetki kanunu çıkarmasaydık ciddi bir tıkanıklık yaşayacaktık.

SUNUCU- Neden yaşanacaktı peki muhalefet çünkü bu yetki kanuna çok tepki gösterdi biliyorsunuz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Hayır yok çok kolay geçti yani yetki kanununda çok fazla bir şey yok. Yani o zaten yapılan referandumun doğal bir sonucu yetki kanunu, bir uyum kanunu yani esasında bir çerçeve uyum çerçeve kanunu. Burada yaptığımız şey parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiyoruz ve bu yeni sistemin gereği olan değişiklikleri yapıyoruz bu bir.

İkincisi, yani diyelim ki cumhurbaşkanı seçildi kabinesini oluşturacak bakanlıkların adları ne olacak, yetki alanları ne olacak, sayıları ne olacak, diğer kurumların durumları ne olacak? Bütün bunların hepsinin belli olması lazım ki bismillah deyip başlayınca biz şimdi ne yapacağız demeyesin, yani diğer partilerin böyle bir hazırlığı olduğunu da zannetmiyorum.

VEYİS ATEŞ-  Diğer partilerde bazen zaman zaman bir şey söyledikten sonra düzeltmelerde olabiliyor mesela dün…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne gibi?

VEYİS ATEŞ-  Sayın İnce’nin katıldığı NTV’deydi galiba katıldığı televizyon programında.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne diyor?

VEYİS ATEŞ-  Harp Akademisinin rektörü hakkında, sonrasında dekanı hakkında.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Milli Savunma Üniversitesi Rektörü.

SUNUCU- Sayın Afyoncu Erhan Afyoncu.

VEYİS ATEŞ-  Erhan Afyoncu’dan bahsediyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bir ara sizin şeyinizdi galiba.

SUNUCU- Murat Bardakçı’yla izliyor muydunuz o yayını?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Güzel keyifli programdı.

VEYİS ATEŞ-  Evet, yaptığı programdaki partneriydi. Zaman zaman vaatleriyle alakalı ya da söyledikleriyle alakalı düzeltmeler gelebiliyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Olur.

VEYİS ATEŞ-  Bir siyasetçi için bu normal şey midir?..

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani siyasetçinin tabi sadece iki kişi arasında sohbet gibi söyledikleri algılanamaz hele hele seçim kampanyasında söylediği her sözün bir arka planı olmalı, bir anlamı olmalı dolayısıyla, büyük kitleler izliyor onların zihinlerinde yanlış bilgi kalmaması lazım. Ben hatırlıyorum onu hatta programı yapanla biraz gerginlik de oldu. İşte efendim dekanı yok rektörü FETÖ’den atıldı, dekanı FETÖ’den atıldı, olmadı daire başkanı o da olmayınca bir tane şube müdürüymüş o ara kızdı tabi Muharrem kızdı şeyi değişti kimyası birden bire değişti. Bunun için yani bunu söylerken aklıma bütçe konuşmasında da anlattığım bir darbımesel geldi onu da söyleyeyim programınızı kapatın isterseniz varsa.

SUNUCU- Yok canım daha var, biraz daha zamanımız var, benim sorularım var. Bitmedi.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bununki biraz şuna benziyor: Çocuğu olmayan Hazreti Davut Allah’a dua ediyor; ya Rabbi, bana bir kız çocuğu verirsen onu sana kurban ederim diye. Duası kabul oluyor ve kız çocuğu oluyor, adını Ayşe koyuyor. Daha sonra Hazreti Davut sözünü tutmak için kızını kurban etmek isterken, Cebrail bir tane keçi getiriyor, al bunu kurban et diyor falan. Dinleyenlerden birisi de artık böyle isyan ediyor, diyor ki; kardeşim, seni dinliyorum, ama söylediklerinin hepsi yanlış diyor. Ben neresini düzelteyim. Nesi yanlış diyor. Neresini düzelteyim kardeşim; bunu Hazreti Davut değil Hazreti İbrahim olacaktı diyor, kız değil oğlan, adı da Ayşe değil İsmail, getiren Azrail değil Cebrail diyor, keçi değil koyun diyor.

VEYİS ATEŞ- Koç.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Koç, orayı da sen düzelt.

SUNUCU- Güzel oldu. Peki, bir şey soracağım; Sayın Muharrem İnce’nin adaylığı ve performansı Sayın Kılıçdaroğlu’yla karşılaştırırsanız şaşırttı mı yine sizi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ben hiç takip etmiyorum, vallahi fırsat bulamıyoruz ki, kim ne yapıyor, ne ediyor? Böyle ara sıra gözümüze düşüyor bir-iki programlardayken. Ama onlar birbirlerine deyip dolaşmadan çalışıyorlar gördüğüm kadarıyla.

SUNUCU- Çünkü izninizle Sayın Başbakan, Sayın Erdoğan’a benzetenler de var performansını.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kimin?

SUNUCU- Sayın Muharrem İnce’nin.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Daha 40 tekne ekmek yemesi lazım, kolay değil ki bu iş yani, ömrünü vermiş. Yani mutlaka hırslı, heyecanlı, istekli, buna şüphe yok. Ama tabii Allah işini rast getirsin, ne diyeyim.

SUNUCU- Ekonomiye geçmeden, parlamenter sistemle, onunla ilgili devam edelim mi, siz devam edin isterseniz. Çünkü muhalefet parlamenter sisteme dönüşle ilgili…

VEYİS ATEŞ- Evet, böyle bir vaat de var, hem Sayın Akşener tarafından, hem de İnce tarafından…

SUNUCU- Daha zamanımız var, ekonomiye de değineceğiz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ne diyor?

VEYİS ATEŞ- Seçimi kazanırsak tekrar parlamenter sisteme…

VEYİS ATEŞ- Daha doğrusu demokratik parlamenter sisteme deniyor. Sayın İnce de iki yıllık bir restorasyon süresinden sonra, ben yetkilerimi kullanacağım diyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Eskisi demokratik olmayanıymış. En azından bir mesafe almışlar yani.

SUNUCU- Demokratik miydi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- O zaman demokratik diyorlardı, ama şimdi…

BÜLENT AYDEMİR- İşte darbe hukukundan arındıralım, yeni bir anayasa hazırlayalım.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Birçok çelişki var, onu düzeltmek lazım. Şimdi önce parlamenter sisteme geçeceğiz diyorlar, sonra ilk 6 ay dediler…

SUNUCU- Sayın İnce, ben yetkilerimi kullanacağım, iki yıl sonra geçeceğim diyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Sonra iki yıl hoşuna gitti, yani şeyi bile hoşuna gitti konuşulması başkanlığın, iki yıl koydu. Efendim, şimdi eğer parlamenter sisteme geçecekleri doğruysa, o zaman verdiği vaatler yanlış.

VEYİS ATEŞ- Nasıl yani?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şöyle: Parlamenter sistemde cumhurbaşkanı o vaatlerin hiçbirini yapamaz. 

VEYİS ATEŞ- Önce bu adaylıktan vazgeçilip mi bunlar söylenmeli?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yok, yapamaz. Burada bir çelişki var. Cumhurbaşkanlığı icra gücü ancak bu sistemde olur. Parlamenter sistemde cumhurbaşkanı temsilidir. Zaten onların seçim beyannamesinde cumhurbaşkanlığı sembolik olarak tanımlıyorlar. Öyle bir beyannameniz var, halka böyle bir taahhüdünüz var, yani piyasaya çıkıyor aday büyük büyük vaatler veriyor, bu nasıl olacak? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derler buna.

SUNUCU- Peki efendim, son 5 dakika, ekonomiyle ilgili tek bir soru alalım, kısa bir yanıt rica ediyorum.

Buyurun efendim.

BÜLENT AYDEMİR- Sayın Başbakanım, büyüme rakamları açıklandı, ilk çeyrekte 7.4’lük bir büyüme, rekor büyüme…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Gayet güzel.

BÜLENT AYDEMİR- Tabii şunu söyleyen de var: Yüksek büyüme hızıyla cari açığı düşüremezsiniz diyen de var, çünkü 57 milyar TL’ye dayanan bir cari açık işte, Ocak-Nisan döneminde 28 milyar. Siz cari açığı düşürmek için büyüme hızının düşürülmesi gerektiğini düşünüyor musunuz, bunu savunuyor musunuz?

Bir de, bununla belki biraz bağlantılı, Türkiye’nin orta gelir tuzağına düştüğünü, milli gelir seviyesinin hep sabit kaldığını bu noktada, işte 10 bin dolar civarında sabit kaldığını, gerçek anlamda sıçrama ve büyüme sağlayabilmesi için üretim, yatırım, istihdam ekonomisine dönmesi gerektiğini söyleyenler var. Bunun için sizin de benzer görüşleriniz var. Bu yeni dönem, 24 Haziran’dan sonraki dönem bunun için bir fırsat olacak mı? Üretim ekonomisine geçebilecek mi Türkiye?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bugüne kadar yaptığımız farklı bir şey değil. Biz üretim ekonomisinde olmasak bu büyüme nasıl olacaktı ben merak ediyorum. 2017 büyümesi hayali bir büyüme mi?

BÜLENT AYDEMİR- Kamu odaklı, daha çok işte tüketim odaklı, işte konut yatırımları…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Olur mu, 2002’de Bülent Bey, 7 bin traktör satılıyordu, 2017’de 73 bin traktör satıldı. Yani bu traktörü insanlar niçin alır? Üretim için alır değil mi? Dolayısıyla büyüme zaten üretime dayalı bir büyüme, bir problem yok. Kamu harcamaları da var, inşaat sektörü de var, her şey var, turizm var vesaire falan. Ama neticede bir büyüme var. Bu büyümenin şu olacak, bu olacaktan daha ziyade büyümenin istikrarlı ve sürdürülebilir olması lazım. Yani bir 8 olup bir 4 olmasın, 5,5 ve üzerinde büyüme Türkiye için hedeflerini tutturmaya yeter bir büyümedir. Bakın ben size küçük bir misal vereyim; 1924’ten 2002’ye kadar Türkiye ortalama yüzde 4.7 büyüme yaptı. AK Parti iktidarında 2003’ten 2017’ye kadar da 5,7 büyümüşüz, 1 puan fark var. 1 puandan ne olacak demeyin. Eğer 1924’ten beri üst üstüne 5.7 büyüseydi Türkiye, bugünkü olduğundan 2,6 kat daha büyümüş olacaktı, Fransa’dan sonra dünyanın 7. büyük ekonomisi olacaktı. Onun için büyüme vazgeçilmez, reel ekonomi vazgeçilmez, istihdam vazgeçilmez, üretim vazgeçilmez. Tabii millileştirme, yerlileştirmeyle ithalatı aşağı çekmek, ihracatı artırmak; Türkiye’nin kurtuluşu buradan geçiyor.

SUNUCU- Peki.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Zaman bitti farkındayım.

Yenilikçi teknolojilere de daha çok kafa yormamız lazım. Sanayi 4.0’a, sanal gerçekliğe, robot teknolojilerine, bilişim teknolojilerine, yani akıl terine daha çok yatırım yapmamız gerekiyor.

SUNUCU- Efendim, burada bizi izleyen vatandaşlar arasında uzman jandarmalar da var. Şöyle bir soru var: Diyorlar ki, öğretmen, din görevlisi ve polislere 3600 ek gösterge vereceğinizi söylediniz, uzman jandarmalar da sizden 3600 ek gösterge beliyorlar, bu konuda bir müjde istiyorlar sizden. Jandarmayla ilgili de böyle bir düzenleme olabilecek mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Jandarmaların ilk memuriyete başlangıcında intibaklarıyla ilgili bir sorun var, onu düzelteceğiz, 9’un 1’den başlıyorlardı, 2 yıllık 9’un 3’ünden başlayacaklar, 4 yıllıklar 9’un 3’ünden başlıyorlardı 8’in 1’inde memuriyete başlayacaklar. Bu bir adımdır, bir iyileşmedir, bunun ötesinde olan iyileşmeleri ben burada tabi ayaküstü böyle bir söz veremem, çalışılması gerektiğini düşünüyorum.

SUNUCU- En azından bu da bir şeydir, belki bu talep karşılanabilir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ama ilk memuriyete başlamalarında bir iyileştirme yapıyoruz, bu önemli bir şey.

SUNUCU- Peki, bu haberi vermiş olduk.

Bülent Aydemir…

BÜLENT AYDEMİR- Sayın Başbakan, bürokrat olarak, Ulaştırma Bakanı olarak ve Başbakan olarak bu ülkeye önemli hizmetleriniz oldu. Şimdi Parlamenter sisteminin son Başbakanı olarak özlediğiniz Türkiye bu muydu ya da daha yapılacak işler var deyip amaçlarınız var mı, nasıl bir Türkiye … ediyorsunuz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şimdi bir kere geldiğimiz noktayı küçümsemek doğru değil. Türkiye son 15 yılda ciddi mesafe kat etti, 3 kat büyüdü, Türkiye zenginleşti. Ben şundan çok mutluyum: Uzun süre Ulaştırma Bakanlığı yaptım 12 yıla yakın, başladığımla bitirdiğim andaki Türkiye’nin altyapısı birbiriyle kıyaslanmaz. Bunu zaten uluslararası ölçüm kuruluşları da söylüyor. Türkiye’nin 2003 yılında altyapı gelişmişliği sırası 39’du, yani dünyada 39. sıradaydık, 2017’de geldiğimiz nokta 9’uncu sıradayız. Biz 10’uncu ülke olmak istiyoruz, altyapıda zaten ilk 10’un içine girmişiz, bu büyük bir mutluluk. Yani bu gelişmenin parçası olmak, Cumhurbaşkanımızla beraber bu ekipte yer almak ve bunu başarmayı çok önemli bir şey görüyorum. Yani yurdun her köşesine gittiğimde başladığımız, bitirdiğimiz, vatandaşın rahat ettiği, yaşam kalitesini artıran, hayatını kolaylaştıran hizmetleri gördükçe biz bir mutluluk duyuyoruz, tebessüm ediyoruz. İyi ki Rabbim fırsat vermiş, milletimiz destek vermiş, bu işleri yapmışız diyoruz. Daha fazlası yapılabilir miydi? Yapılabilirdi, eğer bu vesayetler, dayatmalar, darbeler olmasaydı zamanı daha etkin kullanabilirdik, daha fazla mesafe alabilirdik, ama geldiğimiz noktayı küçümsersek haksızlık olur diye düşünüyorum.

SUNUCU- Sayın Başbakan, süre bitti mi ama, ben şunu çok merak ediyorum: Siz normalde aslında daha öncesinde yüzde 40’la, 45’le, 48’le iktidar olabiliyorken, 50+1’i…

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kendi elimizle çıtayı yükselttik.

SUNUCU- Bu siyasi risk değil mi efendim bir anlamda? Böyle bir siyasi riskin içine niye gerdiniz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bunu öyle düşünmeyin, temsilde adalet diyoruz, daha fazla vatandaşımızın desteğini almak daha güzel bir şey değil mi? Yani şimdi 40’la gelsen, 34’le, ya işte millet oylarının 3’te biriyle iktidar olur mu, böyle olur mu, temsilde adalet yok, diğer oylar çöpe gitti falan diyorlardı. Şimdi yüzde 50’den fazlayı alacağız, bu da marifet değil Didem Hanım, yüzde 50 almamızın da yeterli olmadığını düşünüyorum. Daha fazlasını mı istiyorsunuz diye sormayın, değil. Ama şu olması lazım: Bundan sonra hem hükümette iktidara gelen cumhurbaşkanı icra sürecinde gayrimemnunların sayısını azaltmak gibi bir görevi var. Yani yüzde 50’den fazlasını aldınız, geldiniz, tamam, ben alacağımı aldım diyemezsiniz. Geri kalan işte 49-48-47 neyse, mutlaka o oranı da aşağı indirmeniz lazım; anlatabiliyor muyum? Gayrimemnunların oranını aşağı indirdiğiniz müddetçe halkın desteği çok daha belirgin hale gelir.

SUNUCU- Açılışta, yalancı durumuna düşmemeyim, bedelliyi soracağım size dedim, bedelli meselesini muamma mı oldu?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yok, hiçbir muamma yok…

SUNUCU- Sayın Erdoğan’la aynı fikir misiniz, karşı?..

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Farklı bir fikrimiz yok. Yani yeni hükümetin gündemindeki konulardan birisi bu olacak. Bu sadece bir bedelli meselesi de değil, bu reform…

BÜLENT AYDEMİR- Bir reform, askerlik süresinin kısaltılmasını da içeren belki…

SUNUCU- 5 milyon genç bekliyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ciddi anlamda birikim var, bunu bedelliyle de sadece çizmek mümkün değil, bütün boyutlarıyla ele alıp bu işi mutlaka çözmemiz gerekiyor, bence şartlar oluştu.

SUNUCU- Biz neredeydik? Sabuncubeli tünelinin açılışındaydık.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet.

SUNUCU- Sizin için de özel bir yer, çünkü buranın projesini siz başlattınız.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru.

SUNUCU- 2011 yılı mıydı?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, ama ondan sonra bir talihsizlik oldu, bunu başlangıçta yap-işlet-devret vermiştik, firma işin içinden çıkamadı, iptal ettik, tekrar kendimiz yaptık.

SUNUCU- Şu anda biz de tünelin girişinden yayın yapıyoruz, siz de açılışını yaptınız, özel bir yerden bu yayını gerçekleştirdik.

Evet, bu sizin araca bindiğiniz görüntü. İlk açılışı siz yaptınız, siz kullandınız değil mi?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru.

SUNUCU- Şu anda o görüntüler geliyor.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ulaştırma Bakanıyla beraber. Ondan sonra da yayına gelirken 1957 model…

SUNUCU- Çok havalıydınız canım bu araçla. Bilmiyorum Devlet Bey de gördü mü, o da araçları çok sever.

BÜLENT AYDEMİR- Yolların kralı değil kuralı vardır sözünüz vardı, onu hatırlattı.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yolların kralı olmaz kuralı olur. İki; havayolu halkın yolu. İnternette hız bereket, yollarda hız felakettir. Bunlar benim kamyon arkasına yazılacak laflarım. 15 senede bunları da öğrendik.

SUNUCU- Sayın Başbakan, çok teşekkürler Türkiye’nin Nabzı’na konuk olduğunuz için.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Biz teşekkür ediyoruz, sağ olun.

Burada İzmir-Manisa arasında kazandırdığımız bu Sabuncubeli Tünellerinin hem program yaptık, hem açılışını yaptık, vatandaşlarımızın duymasına vesile oldunuz, çok teşekkür ediyorum.

SUNUCU- Çok sağ olun efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu tüneller sayesinde birçok can kurtarmış olacağız, kazalar azalacak, masraflar azalacak. İzmir-Manisa arası adeta mesafe ortadan kalkmış olacak.

Ben bütün vatandaşlarımın yaklaşan Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Bayramın güzel geçmesini Mevla’mdan niyaz ediyorum. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize vesile olmasını diliyorum. Ve yaklaşan 24 Haziran seçimleri de ayrı bir bayramdır, bu ayda iki bayram var, o da demokrasi bayramıdır. Bu bayramın da şimdiden ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

SUNUCU- Ben de sizin Ramazan Bayramınızı şimdiden kutluyorum.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ediyorum.

SUNUCU- Habertürk-Bloomberg HT ortak yayınında Türkiye’nin nabzı programını gerçekleştirdik. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım’ı ağırladık.

Habertürk Televizyonu Genel Müdürü Veyis Ateş ve Gazete Habertürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir’le birlikte bu yayını gerçekleştirdik, sorularımız oldu, Sayın Başbakan da yanıtladılar. Çok teşekkürler tekrar.

Programın sonuna geldik, iyi geceler diliyorum efendim, hoşça kalın.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.