Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in Van’da toplu açilis töreninde yaptigi konusmanin tam metni

 

Biz sizlerle gurur duyuyoruz.

Çok değerli kardeşlerim, sevgili Vanlı hemşehrilerim; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Manevi havasını teneffüs ettiğimiz mübarek Ramazan gününde Allah’tan ülkemiz ve milletimiz için huzur ve kardeşlik diliyorum. Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. Kardeşliğimiz, yoldaşlığımız, yol arkadaşlığımız daim olsun. İçinde bulunduğumuz Ramazan’ımız, tuttuğumuz, tutacağımız oruçlarımız makbul olsun, Allah tüm ibadetlerimizi huzurunda kabul eylesin.

Sizlerin şahsında ülkemizin vefakar insanlarını, Türkiye’nin bu coşkusunu, bu heyecanını selamlıyorum. Sizleri bizlerle buluşturan Cenabı Mevla’ma hamd ediyor ve sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.

Aziz kardeşlerim, bildiğiniz gibi yakın bir zamanda bir nöbet değişimi geçirdik, nöbet değişimi oldu, kardeşim Ahmet Davutoğlu’ndan görevi devraldım. Kendisine, Van’ımıza, ülkemize yaptığı hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyorum.

65. Hükümet hemen hiç zaman kaybetmeden kuruldu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kuruluşundan itibaren güvenoyu almasına kadar geçen süre itibarıyla en kısa sürede kurulup güvenoyu alıp Hükümet olarak tarihe geçtik. Hayırlı, uğurlu olsun, Hükümetimiz milletimize, Van’ımıza hayırlı olsun.

Ve bugün sevgili Vanlılar, 65. Hükümet, bakan arkadaşlarım, plakası 65 olan Van’da sizinle iftar yapmaya, dualarınızı almaya geldik, iftar sofranızı paylaşmaya geldik, yaptıklarımız ve yapacaklarımızı sizlerle konuşmaya geldik. Sizlerle dertleşme ve acıları, üzüntüleri sizlerle paylaşmaya geldik. Her zaman kadirşinas, misafir sever insanıyla gönüllere taht kuran Vanlı kardeşlerimizin dost sofrasında sizlerle buluşmaya geldik.

Elbette buraya gelirken değerli kardeşlerim, eli boş gelinir mi, Van’a eli boş gelinir mi? Tabi ki gelinmez. Bugün Van’a kazandırdığımız eserlerin toplu açılışını hemen iftar öncesi birlikte yapacağız.

Ey benim şanlı Vanlı kardeşim, ne derler, sizin bir lafınız var; dünyada Van, ahrette iman.

Mavi Gölü’yle gönüllere taht kuran… Biz sizlerle gurur duyuyoruz gençler. Sizler bizim geleceğimizsiniz, biz sizlerle gurur duyuyoruz.

Mavi Gölü’yle gönüllere sürur veren Van’ın vefakar insanları, Allah birliğimizi, dostluğumuzu daim eylesin. Sizlere hizmette bize güç ve kuvvet versin. Uçaktan gelince şöyle uçsuz bucaksız gölü seyrettim, masmavi suyunu izledim, Van Gölü göl değil, deniz sözünü çoktan hak ediyor değerli kardeşlerim. Antalya’yı, Bodrum’u, İzmir’i hatırlattı bana.

Bir devletin bütçesiyle depremde yıkılan Van’ı yeniden yapabiliriz ve yaptık, ancak ne kadar paramız olursa olsun bu güzel denizi yapamayız. İşte Van’a güzellik katan da, Van’ı da farklı yapan da Van denizidir. Van Gölü Allah’ın bu güzel beldeye bir lütfüdür.

Değerli kardeşlerim, ülkemizin bütün bölgelerine çok önemli eserler kazandırıyoruz. Türkiye’nin kaynaklarını yine Türkiye’nin, insanımızın hizmetine sunuyoruz.

23 Ekim 2011’te Van’da bir felaket yaşadık, bugün Cumhurbaşkanımız, o gün Başbakanımız olan partimizin kurcusu, liderimiz, Cumhurbaşkanımız Türkiye sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan’la hemen yola çıktık ve saatler içinde Van’daydık. Van’a gelir gelmez felaketin boyutlarını gördük, Erciş’e geçtik, bakanlarımız da vardı, Erciş’teki o felaketi gördük. Ama şunu bilmenizi istiyorum değerli Vanlılar, 17 Ağustos depremini de Türkiye gördü, 17 Ağustos depreminde 1,5 gün sonra ancak depremden haberi olan bir başbakandan, Van depreminde 4 saatte enkazdan vatandaşımızı çıkaran bir başbakanı gördü Van, AK Parti iktidarını gördü.

Onunla da kalmadık, nice depremlerde canlar yok oldu gitti, yıkılan, yerle bir olan Van’ımızı tekrar imar etmek, tekrar en güzel şekilde Vanlıların ihtiyaçlarını görmek bizim için en önemli görevdi. O gün, bugün sizin milletvekiliniz ve o gün değerli bakanımız Beşir Atalay’a Van’daki bu depremden zarar gören vatandaşlarımızın konutlarının yapımının takibi verdi Sayın Başbakanımız. Bir mucize yaşadı var, 1 yıldan kısa bir sürede yeniden bir Van inşa edildi. Az önce Vali Bey söyledi, 35 bin kont yapıldı. Biz Varto depremini de hatırlıyoruz, 20 yılda konutların yapılamadığı, yaraların sarılamadığı o günleri de biliyoruz. Nereden nereye değerli hemşehrilerim.

Değerli kardeşlerim, bazılarının eski alışkanlıkları maalesef her şeye olumsuz pencereden bakma alışkanlığını Van’da da bizzat bu kardeşiniz gördü. Van depremini televizyonun biri anlatıyor, efendim, şöyle büyük felaket, deprem oldu, sayın izleyiciler, burada iletişim tamamen yok oldu derken, televizyon ekranında da canlı yayın yazıyor. İşte nereden nereye, 1 saniye bile iletişim kesilmedi, ulaşım kesilmedi, Ankara buradaydı, yanınızdaydı, geçmişte de yanınızda, bugün de yanınızda, gelecekte de yanınızda olmaya devam edecek.

Değerli kardeşlerim, biz Van’ı İstanbul’dan, İstanbul’u da Van’dan ayrı düşünebilir miyiz? Van bizim için çok değerlidir, Diyarbakır, Erzurum gibi değerlidir.  Bugün burada oluşumuzun tam da bunun göstergesidir.

Bakınız değerli hemşehrilerim, Van’a 14 yılda, Veysel Bey eksik söyledi, 19 katrilyon dedi, tam 20 katrilyon, yeni parayla 20 milyar yatırım ve destek verdik. Sadece Orman ve Su İşleri Bakanlığımız 1 milyarın üzerinde yatırım yaptı ve bugün de toplam tutarı 270 milyonu bulan 23 tesisin açılışını Van’a kazandırıyoruz; hayırlı, uğurlu olsun değerli kardeşlerim.

Neler var? 19 tane taşkın koruma projesi, 3 sulama tesisi, biri yaban hayatı koruma ve rehabilitasyon merkezi, bunun yanın sıra temelini attığımız tesislerimiz var.

Değerli kardeşlerim, Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın Özalp, Gölegen ve Morgedik barajlarını yaptı, hizmete aldı. 68 dere ıslahı yaptı ve bugüne kadar Van’a 3,5 milyon fidan diktik. Van’da tamamlanan sulama tesisleriyle 330 bin dönüm araziyi suyla, bollukla, bereketle buluşturduk. Karasu sulaması, Gürpınar sulaması ikinci kısmını tamamladık, Bahçesaray, Erciş ve Özalp’ta gölet ve sulama tesislerini hizmete aldık.

Değerli Vanlılar, aziz kardeşlerim; Van’a getirdiğimiz hizmetler sadece bir bakanlıkla sınırlı değil. Yine Van’a yıllardır her yönüyle katkı sağlıyor, her alanda hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Pek çoğunu günlük hayatımızda bire-bir yaşadığımız, hissettiğimiz birçok eseri sizler biliyorsunuz, ama hatırlatmakta fayda var.

Van’a tam 25 bin 172 konut yaptık, kendi konutunu yapmak için sağlanan kaynaklarla bu rakam 35 bine kadar gidiyor, bunu daha önce söyledim.

Devam ediyoruz, başka ne var?..

Bu vesileyle şunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Allah bir daha böylesi felaketleri milletimize yaşatmasın.

Evet, 14 yıldır Van’ın imarına, güzelleşmesine katkı sağlamak için birbirinden güzel eserleri hizmete alıyoruz. Van’da özellikle şehir merkeziyle Bostaniçi beldesi, Gürpınar, Edremit, Gevaş ilçeleri ve Çiçekli’nin 2045 yılına kadar içme suyu ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan tesisleri hizmete aldık. Orman ve su işleriyle ilgili bölümü isterseniz burada keselim, zamanımız daralıyor.

Ulaştırmada neler yaptık? Van’da ulaştırmada çok büyük projeleri hayata geçirdik. Akıllarınca Türkiye’yi bölmeye çalışanlara inat biz yolları böldük, hayatları birleştirdik. Tam 487 kilometre bölünmüş yol yaptık. Peki, ne kadardı? Sadece 36 kilometre. Ne kadar üzerine koymuşuz? Tamı tamına 14 kat, işte farkımız bu, işte AK Parti farkı bu, hizmet farkı bu. Bizim hizmetlerimizin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz. Bitlis’i Van’a bölünmüş yollarla bağladık. Van denizinin etrafını tamamen bölünmüş yolla altın bilezik gibi kuşattık.

Ferit Melen Havalimanını genişlettik ve yolcu sayısı 200 binin altındaydı, 144 bindi, şimdi 1,5 milyona geldi, Van’ın nüfusundan daha fazla Van’a hava yoluyla seyahat edilir hale geldi.

Yollar bununla sınırlı değil; Kuzgunkıran, nereden geliyor Kuzgunkıran? Siz iyi bilirsiniz, o dağı katırlarla çıkıncaya kadar üzerindeki eğerin kuzgunu kırılırmış. İşte o geçit vermeyen Kuzgunkıran’ı deldik, tünelle geçtik ve şimdi artık dakikalarla oradan geçiş sağlanıyor. Şimdi sıra ikinci tüneli yapmakta, oraya bir ikiz tünel daha yapacağız, hayırlı, uğurlu olsun.

Ayrıca, Van’ı Yüksekova ve Hakkari’ye bağlayan yol da tüm hızıyla devam ediyor, orada da iki tane tünelimiz var her biri 3,5 kilometre.

Değerli kardeşlerim, şimdi ulaştırma benim ana mesleğim olduğu için, takımdım, buradan geçemiyorum. Eğer anlatmaya kalksak iftara kadar ulaştırma bitmez, burada keselim. Ama bir şey var, ne yaparsa yapsınlar, Van’ın çevre yolunu yapacağız, engel olmayacaklar, güçleri yetmeyecek; hayırlı, uğurlu olsun.

Eğitimde büyük hizmetlere imza attık, tamı tamına 10 bin 374 tane sınıf, derslik inşa ettik, hizmete aldık. Depremden hemen sonra 30 tane yeni okul yaptık. 14 yılda Van’a gönderdiğimiz ilave öğretmen sayısı 24 bin 298, 24 binden fazla öğretmen göndermişiz. Ayrıca, Şubat ayındaki atamalarda 1059 öğretmen daha gönderdik, geldiler, çalışmaya başladılar.

Genç kardeşlerimizin sosyal gelişimini sağlamak için öncelikli çalışmalar yaptık. 2002’de 9 olan spor tesisi sayısını tam 40’a çıkardık, 9 gençlik merkezi yaptık. 2002’de 1944 kapasitesi olan yurt sayısını 8079 yatak kapasitesine çıkarttık.

Tekstil Kent projesini tamamlıyoruz. Tekstil Kent demek ne demek? İş demek. Tekstil Kent demek, aş demek. Tekstil Kent demek Van’ın gençlerine gelecek demek. Bu ve buna benzer projeleri artırarak devam edeceğiz. Bu projeyle birlikte Van’da toplam 7500 insanımıza yeni iş ve aş alanı sağlamış olacağız, hayırlı, uğurlu olsun.

Son 14 yılda sağlıkta Van’a toplam 8 tane hastane kazandırdık. Biliyorsunuz Mart ayında Van merkez 500 yataklı hastane, çocuk hastanesi, kalp hastanesini o dönem Başbakanımızla birlikte açılışını gerçekleştirmiştik.

Değerli kardeşlerim, Van’da hasta ambulansı ne kadardı 2002’de? Hastalandı, ambulans çağırıyorsunuz, koca Van’da sadece 3 tane ambulans var. Şimdi ne kadar? 74 tane ambulansımız var. İşte insanı düşünmek bu, işte sağlıkta dönüşüm bu. 

Ayrıca, Van’ı 2008’de sanayide ve konutta doğalgazla buluşturduk. Bugün Van’ın evlerinin yarısına yakınında doğalgaz var, inşallah kısa zamanda bütün evlere, iş yerlerine doğalgaz gitmiş olacak.

Son 14 yılda tarımda çiftçilerimize tam 1 katrilyon nakdi destek yaptık, 437 milyon hayvancılığa, büyükbaş-küçükbaş, destek verdik.

Turizm ve tarih alanında Van’da ezber bozan işlere imza attık. Akdamar, Hoşap ve Van Kalesi’ne toplam 19 adet restorasyon çalışmasını bitirdik. Van’ı cazibe merkezi yapmak için ilk adım olarak Abalı kayak tesisini hizmete aldık. Tuşba fuar ve kongre merkezini bitirdik. Urartu Müzesini tamamladık, daha pek çok hizmet ve eser var, ama vakit sınırlı. Oruç ağız sizleri daha fazla yormak istemiyorum. İşimiz çok, kaybedecek vaktimiz hiç yok.

Van’a daha birçok hizmetler yapacağız, bundan hiç endişeniz olmasın, yapılanlar bunlar.

Saray, Sırımlı Barajı yapımı devam ediyor. Çaldıran ilçesinde planladığımız, Çaldıran Çubuklu Barajının ihalesini bu yıl içerisinde gerçekleştireceğiz; tamam mı hocam, söz mü? Hayırlı olsun.

Hizmete aldığımız Morgedik Barajıyla Erciş ve civarının içme suyu ihtiyacını karşılayacağız, bunlar da yapılıyor. Ercişlilere hayırlı olsun, proje tamamlandığında bundan tam 150 bin kardeşimiz, Vanlı hemşehrimiz yararlanacak.

203 kilometre uzunluğundaki Van-Yüksekova-Hakkari yolu bölünmüş hale getiriliyor. Bu yolda biliyorsunuz çalışırken ne kadar iş makinesi yandı, ne kadar orada çalışanlar taciz edildi, Ama onlar en yapmaya çalışırsan çalışsın, hiç merak etmeyin biz de inatla Van’ın, Hakkari’nin, Türkiye’nin her köşesine hizmetleri birer birer götüreceğiz inşallah.

86’da yapımına başlanan Erciş-Muradiye-Çaldıran yolunu inşallah tamamlıyoruz, 2018’de tamamen bitmiş olacak.

Tatvan-Van arasında Van Gölü üzerinde biliyorsunuz tren ferileri çalışıyor, bu tren ferileri çok eskidi, artık hizmet veremiyor. 40 yıldır hizmet verdi, şimdi artık onları emekliye ayırıyoruz. Peki, ne olacak? Van denizinde taşımacılık duracak mı? Elbette durmayacak. Van denizine yakışır iki tane modern feribotu hizmete alıyoruz, kapasitesi 50 vagon her biri. Öbürleri ne kadardı? 5 vagon. Bunların isimlerini merak ediyor musunuz? Feribotlara güzel isim bulduk, şimdi onların ismini de sizlerle paylaşıyorum, feribotlarımızın birisinin adı İdris-i Bitlisi, birsinin adı da Sultan Alp Arslan; hayırlı, uğurlu olsun.

Şimdi iftira 2 dakika var, belki de 1 dakika var. Ne yapalım, burada keselim mi? Ya siz iftiranızı bir yandan açın, ben de bir bardak su alayım ben de burada açayım, işi yarım bırakmayalım, ne dersiniz? Demek ki devam diyorlar, biz de devam edeceğiz.

Az önce söyledim, Van-Hakkari yolunda 2 tane 3,5 kilometre her biri olan tünel yapıyoruz, Güzeldere tünelleri. Bu tünellerle birlikte artık Hakkari Yüksekova komşu kapısı oluyor.

Gülşen Orhan, sen dinle, Bahçesaray’a 2 bin metrelik kar tüneli yapıyoruz, kar tünelleri bittiğinde artık, ikincisi de Kuzgunkıran tünelini de başlatıyoruz, Bahçesaray’da yolun kapanması zaten büyük oranda tarih oldu, ama bundan sonra hiç kapanmayacak inşallah.

Van çevre yolunu söyledim, engellere rağmen bitireceğiz.

285 yatak kapasiteli farklı branşlarda hastane yapımımız devam ediyor.

Şimdi bir yandan iftiranızı, orucunuzu açın, bir yandan da kulağınız bende olsun, gözünüz sofrada.

Değerli kardeşlerim, Kapıköy gümrük kapısını inşallah kısa sürede yapıp dolayısıyla Van’ı İran’a bağlayacağız ve burada çok güzel Van’dan İran’a ticareti geliştireceğiz.

Değerli kardeşlerim, işimiz çok, kaybedecek vaktimiz yok. Biliyoruz ki vazifelerimiz vaktimizden daha çoktur. Van’a bundan sonra da birçok hizmeti inşallah kazandıracağız.

Değerli kardeşlerim, sizlerle benzer bir kaderi paylaşan birisiyim. Biliyorsunuz ben Erzincan’da doğdum, Erzincanlı bir kardeşiniz olarak, sizin kardeşiniz olarak, sizin Van depreminde yaşadıklarınızı ben yaşamadım ama, atalarımız, büyüklerimiz yaşadı, Erzincan da yerle bir oldu. Ve Allah’a şükür Erzincan’ın acıları da, Van’ın acıları da bugün yaralar sarıldı, acılar yok oldu gitti.

Şimdi bütün bunları anlattıktan sonra birkaç konuda değerli hemşehrilerimizle hasbihal etmek istiyoruz.

Bütün biz bu hizmetleri yaparken, peki Van’da ne oluyor, onlara isterseniz bir şöyle göz atalım.

Biliyorsunuz, ülkemiz geçtiğimiz Temmuz ayından beri terörle amansız bir mücadele içerisinde. Bu mücadelede amacımız nedir değerli kardeşlerim? Milletimizin huzurunu, birliğini, beraberliğini sağlamak, memleketimizin başına bela olan bu terörden hem ülkemizi kurtarmak, hem de milletimizi kurtarmak. İnşallah bu terör belasından Türkiye kurtulacak, bundan hiç endişeniz, hiç şüpheniz olmasın.

Peki, bu acıları Van çekmeye mecbur mu değerli kardeşlerim? Elbette ki mecbur değil. Van’ın çok meşhur bir sözü var, ağacın kurdu ağaçtan değilse, o ağaca zeval yoktur. Kimse bize zarar veremez, ancak ve ancak zararı kendimiz veriyoruz. Allah’a hamdolsun,  Van çukura izin vermedi, çukur siyasetine dur dedi. Van teröre geçit vermedi, bunun için sizlere teşekkür ediyorum, sağ olun, var olun, Allah sizden razı olsun. Değerlerinize sahip çıktınız, kardeşliğimizin bozulmasına izin vermediniz, Van bununla da kalmadı çevre illerde yurdundan, yöresinden edilen kardeşlerine de kucak aştı, Yüksekova’dan kardeşlerimizi bağrına bastı ve tarihsel, geleneksel misafir severliğini gösterdi.

İdeolojik belediyeciliği şiar edinenler insanlık dramı karşısında parmağını oynatmazken, benim Vanlı kardeşim insanlığın gereğini yaptı, ancak doğu illerimiz gibi Van esnafı ve ticareti de tabi ki bundan etkilendi. Tüm bu acıyı yaşatanlar ve üstelik de bunları Kürt halkını savunmak adına yaptığını söyleyenler, şimdi size soruyorum, Kürt halkına hizmet baskıyla, esnafı hayatından bezdirmekle mi yapılır? Kürt halkına hizmet her yatırımı engellemek, insanlardan haraç toplamakla mı yapılır? Kürt halkını sevmek, ona hizmet etmek, mahallelerde, sokaklarda çukur kazmak, kendisince kurtarılmış bölgeler ve caddeleri ateş çemberine döndürmekle mi olur? Kürt halkını sevmek, gerçekte Kürt halkına hizmet için çalışanların şantiyelerini yakmak, iş makinelerini ateşe vermek midir?

Şimdi Van’ın güzel insanları, size soruyorum, Allah için soruyorum, bu yapılanlardan kim zararlı çıktı, kim mağdur oldu? Gerçek mağdur olanlar Yüksekova’dan göç eden, evini, işini terk eden, Van’da yakınlarının yanında kalmak zorunda olan kardeşlerimiz değil midir? Gerçekte sokakları tehdit ile yıldırmaya çalışanlar, halkı ürküterek Van gibi illeri güvensiz göstermeye çalışanlar, Van’ın esnafını iflasın eşiğine getirenler bunlar değil mi? Ve bunlar halkın dostu mu? Elbette dostu değil, düşmanıdır. Gerçek mağdur Vanlı kardeşlerimdir, esnaflarımızdır, Van’ımızın güzel insanlarıdır. Parası olan yatırımcı neden, ne için Van’ı güvenli bulmadığından başka yere gitmek zorunda kalsın? Van bunları hak ediyor mu değerli kardeşlerim? Elbette ki hak etmiyor.

Allah için soruyorum, Van gibi doğunun gözdesi, kadim tarih şehri bu yatırımı kaçırmak ve burada Van için iş, aş alanları sağlanmasının önüne geçilmesine rıza gösterir mi? Kürt halkını sevmek bu mu değerli kardeşlerim? Hayır, asla vatandaşı sevmek bu değil. Hiç merak etmeyin, terörün üstesinden hep beraber geleceğiz, güzel vatanımızı esenlik yurduna, barış ve kardeşlik yurduna hep birlikte döndüreceğiz. Van’ı Türkiye’nin gözbebeği, doğunun parlayan yıldızı olmasına ahdettik, yemin ettik, bunu birlikte başaracağız.

Birbirimizi büyüterek büyüyeceğiz, Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi Türkiye’yi Van’ımızla, Hakkari’mizle, Muş’umuzla, Diyarbakır’ımızla, Mardin’imizle, Siirt’imizle birlikte büyüteceğiz. İşte şimdi büyüme rakamları açıklandı, yüzde 4.8’le, her şeye rağmen, terörle mücadeleye rağmen 3 milyon kardeşimizi, mülteciyi bağrımıza basmamıza rağmen, güneyimizde, kuzeyimizde ateş çemberi devam etmesine rağmen dünyanın en fazla büyüyen ülkeleri arasında yerimizi aldık Allah’a şükür. Ne sayesinde? Milletimiz sayesinde, sizin sayenizde. Siz biliyorsunuz ki bunlar gelip geçicidir, bunlar bitecek, kardeşliğimiz daim olmaya evvel Allah devam edecek.

Van terörden kurtulunca, bölge terörden kurtulunca ne olacak? Buraya yatırımlar gelecek, daha çok fabrika kurulacak, ekonomisi Van’ın daha çok büyüyecek. Onun için değerli kardeşlerim, terörün kardeşliğimizi zedelemesine, bizi birbirimizden uzaklaştırmasına asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.

Ve burada, bu Ramazan akşamında size bir söz veriyorum, Vanlı esnaf ve tüccar, küçük iş sahibi kardeşlerime bir söz veriyorum, Van’ı hep birlikte güvenli bir şehir haline getirmek sizin ve bizim en öncelikli işimizdir, hepimizin boynunun borcudur. Van sadece doğunun değil, Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya layıktır değerli hemşehrilerim. Yeter ki bu terör belasından ülkemizi kurtaralım, her türlü yatırımı bölgeye getirelim, yaraları saralım, kardeşliğimizi, birliğimizi daha da sağlamlaştıralım.

Değerli kardeşlerim, şimdi elimizi vicdanımıza koyalım, şu söyleyeceklerimi dikkatlice dinleyin ve takdir edin: Terör destekli bir parti var biliyorsunuz, Van’da da yerel yönetimleri kazandılar. Bunlar ne yaptılar? 6-8 Ekim’de halkı sokağa döktüler, 53 masum vatandaşımızın hayatını yok ettiler. 13-20 yaşlarındaki bu milletin, sizin evlatlarınızı kandırdılar, zehirleyerek sokağa döktüler. Değerli kardeşlerim, bununla da yetinmediler, o Meclisteki vekillerin bazıları küstahlığı daha da ileri götürdüler, PKK isterse bir tükürükte sizi boğar diyecek kadar küstahlaştılar. Esnaftan baskıyla, tehditle paraları topladılar, terör örgütüne gönderdiler.

Belediyeye 400 trilyon para geliyor, ne hizmet geliyor Van’a soruyorum size? Nereye gitti bu 400 trilyon? Nereye gittiğini biliyorsunuz, burunlarından fitil fitil getireceğiz, hiç ama hiç, asla ve asla müsamaha etmeyeceğiz. Yetmedi, caddelerde kan akan musluklarla korku havasını yaymaya çalıştılar, adeta bize destek olmazsanız başınıza gelecekleri siz düşünün demeye çalıştılar.

Değerli kardeşlerim, bugün oğlu dağda olan nice anne ve baba var, Allah’ım şu terör belası bitse de yavrularımız ev dönse, bir rızık olsa da mürvetini görsek, yavrumuz kanatlarımızın altında olsa diye yalvaran, yakaran anneler, babalar var.

Dağa çıkan gençlere sesleniyorum, ey gençler, gelin bu umutsuz yolculuktan vazgeçin, bu sonu olmayan maceradan vazgeçin, sıcak yuvanıza, ana-baba ocağınıza bir an önce gelin. Devletimizin size uzattığı o sıcak eli, müşfik eli tutun, el ele tutuşalım, birlikte daha güzel bir Türkiye için geleceğe doğru emin adımlarla ilerleyelim. Terörün tuzaklarında genç ömrünüzü tüketmeyin sevgili gençler, gelin artık, şimdi kardeşlik zamanıdır, şimdi barış zamanıdır, şimdi omuz omuza verip geleceğe emin adımlarla yürüme zamanıdır.

Van’ı gelin İzmir’e kardeş yapalım, Van’ı Mersin’e kardeş yapalım, Van denizinin sahilleri, kalesi ve yeşiliyle doğunun Antalya’sı yapalım. Öyle güzel bir Van yapalım ki, batıdan doğuya göç olsun, doğudan batıya değil. Van’ı cazibe merkezi haline getirelim, turizmin, yatırımın, üretimin merkezi haline getirelim, Van’ın, güneydoğunun makus tarihini değiştirelim, Van’ı tekrar ayağa kaldıralım.

Teşekkür ederim gençler.

Söylenecek çok şey var, ama zamanımız daraldı, iftar da oldu, iftarımızı da yaptık, sıra bende şimdi, ben de iftar etmem lazım. O halde ne yapacağız? Burada keselim.

Bu Van’a ilk gelişimiz değil, son gelişimiz de olmayacak, daha nice nice güzel eserlerle, Van’a müjdelerle geleceğiz. Van’ın ileri gitmesi için, Van’ın gelişmesi için, ekonomisiyle, tarihiyle, turizmiyle, birbirinden güzel eserleriyle Van’ın doğunun parlayan yıldızı olması için bugüne kadar nasıl bir birbirinden güzel eserleri hizmete sunduysak, bundan sonra da aynı şevkle, aynı heyecanla el ele vererek daha güzellerini yapacağız. Değil mi ki siz teröre pabuç bırakmadınız, teröre fırsat vermediniz, birlik dediniz, beraberlik dediniz, kardeşlik dediniz, durmak yok yola devam dediniz.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, sağ olun, var olun değerli kardeşlerim, Allah’a emanet olun.

Ramazan’ınız mübarek olsun, geceniz mübarek olsun, geleceğiniz aydınlık olsun diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Hazır mıyız, Van, hazır mıyız? Olmadı, yemeği de yedik, iftarımızı da ettik. Hazır mıyız?

Ya Allah, bismillah, açılan eserler Van’a, ülkemize, Vanlılara hayırlı, uğurlu olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.