Basbakan Yildirim ve Somali Basbakani Hayri ortak basin toplantisi konusmasinin tam metni
Somali heyetini ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum ve misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Bilindiği gibi Somali’de geçen Şubat ayında seçimler oldu ve Cumhurbaşkanlığına Sayın Muhammed Fermacu seçildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın davetine icabetle de Sayın Fermacu ülkemize Nisan ayında bir resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bugün de yeni dönem de Somali Başbakanı olarak görev alan değerli dostum Sayın Hayri ülkemize ilk resmi ziyaretini gerçekleştiriyor. Bu üst düzey ziyaretler Somali’yle halen mevcut olan iyi ilişkilerimizin daha da ileriye taşınması için önemli bir vesile oluyor. Esasen Sayın Başbakanı daha önce biz ağırlamayı planlıyorduk, ancak 14 Ekim tarihinde meydana gelen alçak bir terör saldırısı nedeniyle yüzlerce insan hayatını kaybetti ve yüzlercesi yaralandı. Dolayısıyla, Sayın Başbakan bu ziyareti o şartlar altında ertelemek zorunda kaldı ve nihayet o ziyaret gerçekleşmiş oluyor.
Türkiye olarak her zaman olduğu gibi zor günlerde, iyi günlerde Somali’yle dayanışmamızı sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz. Ve söz konusu saldırıdan hemen sonra Sağlık Bakanımızı bir uzmanlar heyetiyle beraber tıbbı malzemeyle ve insani yardımlarla hemen Mogadişu’ya gönderdik. Orada bu terör hadisesinden etkilenenler için gereken çalışmaları yaptılar ve gelirken de 35 yaralıyı ülkemize getirdik ve burada refakatçileriyle birlikte tedavilerine başlandı.
Sayın Başbakanın ziyaretinde hem baş başa hem heyetlerarası görüşmelerde Somali Türkiye arasındaki ikili ilişkilerimizi bütün yönleriyle ele aldık, değerlendirmelerde bulunduk. Bilhassa iki ülke arasında güvenlik ve terörle mücadele konusunda var olan işbirliğinin daha nasıl etkin hale getirilebileceği konusunu değerlendirdik.
Somali’nin geleceği bakımından hayati önemde olan yapılması gereken işler, atılması gereken adımlar gerek güvenlik bakımından, gerekse ülkenin altyapısının güçlendirilmesi, huzur ve kardeşliğin temini açısından kısa süre içerisinde Sayın Başbakanın, Sayın Cumhurbaşkanının yapmakta olduğu çalışmaları anlattılar, bize bu konuda kapsamlı bilgi verdiler.
Tabiatıyla Somali’yle ikili ilişkilerimiz gelişiyor, gelişmeye devam edecek. Bu bağlamda Somali’yle stratejik ortaklığı temel alan bir yeni işbirliği modelini benimsemiş durumdayız, buna yönelik adımlarımızı atacağız.
Değerli basın mensupları, hatırlayacağınız üzere 2011 yılında devlet kurumlarının inşası başta olmak üzere güvenlik kalkınma çabalarına ülkemiz Somali’de çok önemli bir katkı vermiştir. Amacımız kendi ayakları üzerinde durabilen uluslararası toplumda hak ettiği yeri almış bir Somali Devletinin oluşmasıdır. Bunun için bundan sonra da çabalarımız aynı şekilde devam edecektir. 2011 yılı Somali için bir dönüm yılı olmuştur. Zira o yıl Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı döneminde bütün dünyanın artık Somali’de umut yok dediği bir anda oraya ziyaret gerçekleştirmiş ve bütün dünyayı Somali’ye dikkat çekmiştir. Ve ondan sonra uluslararası toplumun diğer ülkelerinde Somali’yle ilgili davranışları, tutumları ciddi anlamda olumlu yönde değişmeye başlamıştır. Ve bunun sonucu geçtiğimiz Şubat ayında barış içinde seçimlerle yeni bir iktidar değişikliği gerçekleşmiş ve bu değişimle birlikte demokratik olgunluğun artık Somali’de yer ettiğini bir kez daha görmüş olduk.
Somali de bundan sonraki dönemde federal hükümetle, federe yönetimler arasında uyum ve iş birliğinin daha da güçlendirilmesi ülke geleceği için, ülke çıkarları için tek ses, tek vücut haline gelinmesi önemlidir. Diğer yandan terörle mücadele mimarisinin yeniden oluşturulması, altyapı hizmetlerinin geliştirilmesi, reformların hayata geçirilmesi, anayasa konusunun ele alınması gibi önemli hususlar takip edecektir. Türkiye olarak Somali yönetiminin liderliğinde uluslararası toplumunda katkılarıyla sahada yürütülecek somut çalışmalarla bu meselelerin, bu sorunların üzerinden gelinmesinin mümkün olacağını düşünüyoruz. Bu samimi düşüncemizi hem Somalili dostlarımıza hem de temasta olduğumuz uluslararası camiayla her fırsatta paylaşıyoruz. Şüphesiz uluslararası bir askeri varlığın Somali’de ilanihaye barışı ve güvenliği sağlaması mümkün değildir. Şu anda AMISOM bir görev ifa ediyor, ama bunun bir sürdürülebilir konu olmadığı, asıl güvenliğin ülke içerisinde oluşturulacak barış ve kardeşlik ortamıyla ve güvenlik altyapısının geliştirilmesiyle mümkün olacağını biliyoruz. Ve bu doğrultuda Türkiye’nin ülkede tesis ettiği eğitim altyapısı, eğitim imkanları marifetiyle gerekli eğitimleri vermeye ve bu anlamda güvenliği sağlama yönündeki gayretlerinize sonuna kadar destek olmaya hazır olduğunu ifade etmek isterim.
Bildiğiniz gibi Somali başta olmak üzere Doğu Afrika, Yemen ve Ortadoğu’da yaşanmakta olan iç karışıklıklar ve üstüne üstlük yine bölgede Afrika’daki kuraklık şartları önümüzdeki yıllar için biraz daha olumsuz hale getirmektedir. Türkiye bir yandan devlet olarak Somali’yle dayanışmasını her alanda güçlendirirken, diğer yandan da sivil toplum örgütleriyle Kızılay, TİKA, AFAD gibi bunlarla da insani projelere, sosyal sorumluluk projelerine önem vermektedir. Örneğin TİKA Cevhar bölgesinde bir proje başlatmıştır. Ve bu projeyle amaç bölgede tarımsal üretimi arttırmak, yerel halka istihdam gelir yaratacak bir sonuca erişmektir. Tabi bu bir küçük başlangıçtır, büyük sonuçlar küçük adımlarla elde edileceği unutulmamalıdır. Bu bakımdan şartlar ne olursa olsun Türkiye bir yandan insani yardım ve dayanışma içerisinde olurken, diğer yandan da ülkede huzurun, güveninin, dirliğin, beraberliğin sağlanması için elinden gelen gayreti gösterecektir. Ayrıca Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatının Dönem Başkanı olması hasebiyle teşkilata mensup ülkeler üzerinde de Somali’nin geleceğe yönelik ihtiyaçları ve güçlendirilmesi konusunda gerekli telkinleri yapmaktadır.
Evet, özet olarak söylemek gerekirse Somali-Türkiye kardeş iki ülkedir ve Somali’deki kardeşlerimizin orada yaşayan insanların daha iyi yarınlar için, daha güvenli bir gelecek için ihtiyaçları olan her türlü desteği dayanışma içerisinde zatıalinize, cumhurbaşkanına ve temsil ettiğiniz hükümete vermeye devam edeceğiz. Bir kez daha şahsınıza ve heyetinize hoş geldiniz diyorum.
Buyurun, Sayın Başkan.
SOMALİ BAŞBAKANI HASAN ALİ HAYRİ- Anlıyor onun için kendi dilimde konuşabilirim diye düşünüyorum.
Sayın Başbakan, öncelikle size teşekkür etmek istiyorum. Türk halkına bize göstermiş oldukları sıcak misafirperverlikten dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bizim için çok farklı bir ülke ve farklı bir atmosfer. Ama Türkiye’ye indiğimiz zaman hissettiğimiz ruh ve atmosfer Mogadişu’dan ayrılırken hissettiğimizden farklı değil. Bunun için Sayın Başbakan, size ve Türk halkına müteşekkir olduğumuzu iletmek istiyorum.
Sayın Başbakan, sizin de ifade ettiğiniz gibi 2015 yılından bu yana 2 ülke arasındaki ilişki giderek artan bir şekilde seyretmekte. Bu ilişki aynı zamanda ihtiyaç anında oluşan bir ilişki olarak başladı ve ihtiyaç anı her zaman unutulması zor bir andır. Kişilerin kalplerinde yer alır ve bu anlamda sizin Cumhurbaşkanınız Mogadişu’ya 2011 yılında geldiğinde Somali halkının kalbi gerçekten bunu ve dünyanın en büyük insani krizinin karşısında çok büyük bir istekle karşıladı. Bunu takip eden yıllarda güvenlikle ilgili engellerimiz ve giderek artan insani kriz çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı bizim yanımızda oldu. Bu tarihten bu yana da devletimizi yavaş yavaş inşa etmeye devam ediyoruz. Bir havaalanı inşa edildi Hükümetiniz tarafından, sizin Cumhurbaşkanınızın 2011’deki ziyareti sayesinde bir hastane inşa edildi, yollar inşa edildi, iş olanakları geliştirildi. Ama aynı zamanda bu ziyaret bize fırsat kapılarını da açtı ve bu dönemden itibaren de ilerlemekte olan bir ilişki başladı. Mogadişu’dan doğrudan bu ülkeye uçabildim Türk Hava Yolları’nın direkt uçuşu sayesinde. Bu aynı zamanda Somali’nin dünyaya açılış kapısını oluşturmakta. Bu açıdan küçük adımlar Sayın Başbakan Somali halkı için çok büyük adımlar aslında ve hiçbir zaman unutmayacakları adımlar.
14 Ekim tarihinde ülkemizde son derece önemli bir güvenlik ihlali yaşadık, bir terörizm saldırısına maruz kaldık, birçok kişi hayatını kaybetti, birçok kişi yaralandı ve yine çok ihtiyaç duyduğumuz bir anda siz bizi kurtarmaya geldiniz. Bize ilk cevap veren ülkelerden biri oldunuz. Ertesi sabah Sağlık Bakanınız oradaydı ve beraberinde tıbbi teçhizat ve çalışanlarla birlikte geldi ve tıbbi malzemeler de bize getirildi. Bununla birlikte ilk yaralılarımızı da Mogadişu’dan siz Türkiye’ye getirdiniz, bu öğleden sonra da kendilerini ziyaret etme fırsatım olacak.
Göstermiş olduğunuz bu dayanışma için müteşekkiriz, Somali halkı size müteşekkir ve sonsuza kadar size borçlu olacağımızı ifade etmek istiyorum. Gelişmekte olan bir ülkeyiz biz ve şu aşamada destek talebinde bulunan bir ülkeyiz ve bu destekler de bizim tarih kitaplarımıza yazılan destekler olacak ve ilelebet unutmayacağımız bir destek olacak.
Şu aşamada halen kayıplarımızın yasını tutarken, yaralılarımızın iyileşmesini beklerken bunun tekrar olmaması için nasıl bir yol bulabiliriz, bunu düşünmeye devam ediyoruz. Sayın Başbakan ve ben bu konuyla ilgili olarak güvenlik konusunu detaylı bir biçimde ele aldık, ekonomik büyüme, istihdam kaynaklarının geliştirilmesi, altyapı çalışmaları ve terörizm karşısında gelecekte bu saldırıları nasıl engelleyebiliriz, bütün bunları ele alma fırsatımız oldu. Bu tartışmalarımız bizim kısa vadede atmamız gereken adımları değerlendirdiğimiz bir fırsat oldu. Mogadişu içinde ve dışında güvenlik tedbirlerini nasıl artırırız, bunu tartıştık. Ama aynı zamanda uzun dönemli stratejik bir işbirliğinin iki ulus arasında nasıl tesis edilebileceğini konuştuk. Siyasi, güvenlik, ekonomik ve insan kaynakları arasındaki işbirliğini nasıl oluşturabileceğimizi tartıştık. Somali’nin gerçekten çok geniş kaynakları ve fırsatları var ve biz bu ülkeyi yeniden inşa etmek istiyoruz. Biz dünyanın kesinlikle bizi acı içinde, sıkıntı içinde bir ülke olarak görmesini istemiyoruz. Dünyanın bizi bir umut devleti olarak, refah için bir fırsat olarak görmesini istiyoruz. Bütün bu anlamda Türk kardeşlerimizin bu görüş açısına sahip olmalarından dolayı teşekkür etmek istiyoruz.
Biz sadece halkımız için çok daha iyi bir hayat istiyoruz ve bunu yaparken Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ile bugün bunu birlikte gerçekleştireceğimiz konusunda hemfikir olduğumuzu gördük.
Terörizmle nasıl mücadele edeceğimizi konuştuk. Bunu sadece askeri anlamda değil ideolojik anlamda da yapmamız gerektiğini, ekonomik büyüme imkânlarını yaratarak insanlarımız için farklı umutlar yaratmamız gerektiğini, halkı suiistimal etmeleri konusunda onları yenmemiz gerektiğini, sosyal ortamlarda onları nasıl yenebileceğimizi konuştuk, alternatifi nasıl oluşturacağımızı konuştuk. Bu anlamda gerçekten bu görüşmeleri yapabilmek bizim için son derece önemliydi. Siyasetin, ekonominin ve güvenliğin nasıl birbiriyle ilişkili olduğunu konuşabildik ve bunu daha güçlü bir ilişkiyle teşkil etmemiz konusunda fikir birliğine vardık.
Son derece verimli bir tartışma gerçekleştirdik heyetim ve ben baş-başa görüşmemizde bunu gördüm. İlişkimiz gerçekten 2011’de bulunduğundan çok daha güçlü bir noktada ve biz bunu daha da güçlü hale getirebilmek için çalışacağız.
Sayın Başbakan ve ben uzun vadeli stratejik bir ortaklık gerçekleştirme konusunda birçok cephede bu ortaklığı gerçekleştirebileceğimiz konusunda hemfikir olduk. Ve bu konudaki çalışmaları bugün başlattık.
Son olarak da, Türkiye’nin bölgemizde ve dünyadaki rolünün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Sayın Başbakanın liderlik konusunda İslam Teşkilatı Örgütündeki işbirliği konusunda bizim bu bölgedeki sesimiz olacağı konusundaki sözlerini de büyük bir istekle karşılıyoruz.
Sayın Başbakanın aynı zamanda daha fazla bu ihtiyaç anında Somali’ye destek verebilecek ortağa ihtiyaç duyduğumuzu belirtmesinden de müteşekkirim. Bütün bu desteği biraraya getirebilmek için yapacakları çabalardan dolayı şimdiden teşekkür etmek istiyorum.
Somali gerçekten uzun yıllardır acı içinde bir ulus olmaya devam etti. Bugün Sayın Başbakanla bunu paylaşma fırsatı buldum, artık daha az acı, daha fazla umut var önümüzde ve Somali halkı için gerçekten parlak bir gelecek var. Somali halkının artık seferberlik haline gelmesi, hükümet olarak meşruiyet kazanmış bir Hükümet olarak gerçekten halkın büyük bir çoğunluğunun desteğini alarak gücü Somali halkına geri verecek bir Cumhurbaşkanının arkada durduğunu ifade etmek istiyorum ve bu amaç uğrunda da çalışan bir Başbakan ve Bakanlar Kurulu var. Halkımızı biraraya getireceğiz hem şehirlerde, hem şehir dışında. Bölgelerde, ülkenin her yerinde, her köşesinde halkı biraraya getireceğiz ve bunu da 2020 yılında bir sonraki seçime kadar devam ettireceğiz ve her Somali vatandaşının sesini duyurabilmesini sağlayacağız. Bu süre içerisinde istihdam kaynakları yaratacağız, ekonomiyi büyüteceğiz, altyapıya yatırım yapmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda Anayasamızı tamamlamak için sürdürdüğümüz çabayı da devam ettireceğiz. Siyasi partilerin bütün siyasi güç paylaşımı konusunda federal eyaletlerle birlikte yakın bir çalışmayı gerçekleştirmesini sağlayacağız.
Bütün bunlarla birlikte Somali’de daha fazla umut olacak ve bunu bir kez daha gerçekleştirmek için bizi desteklemenizden dolayı, göstermiş olduğunuz dayanışma ve sıcak misafirperverlikten dolayı teşekkür etmek istiyorum. Sizinle çok daha birlikte iyi çalışmalar gerçekleştirmek için adımlarımızı atacağız ve şu aşamada kısa vadede güvenlik ilgili tehditlerle mücadele edebilmemiz için bize desteğinizden dolayı müteşekkiriz. Uzun vadeli stratejinin de yararlı olacağına inanıyoruz.
Teşekkürler.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ediyoruz.
Sorular varsa soruları alalım.
SORU- Efendim, NTV televizyonundan Özden Erkuş.
Dün gerçekleştirdiğiniz önemli bir görüşmeye ilişkin bir sorum olacak. Öncelikle bir alternatif ticari güzergâhtan bahsediliyordu Kuzey Irak Yönetiminin bypass edilebileceği Fişabur üzerinden girip Telafer ve Musul’a gidecek. Bu konuda somut bir plan konuşuldu mu, detayları nedir?
Bir de, Kuzey Irak yönetiminden gelen referandum sonuçlarını dondurma talebini nasıl değerlendiriyorsunuz ve görüşmede nasıl yankı buldu?
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Soru Irak’la ilgili.
SOMALİ BAŞBAKANI HASAN ALİ HAYRİ- Evet, Irak önemli tabii ki.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Somali de çok önemli.
Tabii Sayın İbadi ülkemize bir ziyaret yaptı, Cumhurbaşkanımızla, bizimle görüşmeler gerçekleştirdi. Irak Anayasasına göre hudut kapılarının yönetimi, kontrolü Merkezi Hükümete aittir. Bu çerçevede Irak Hükümeti de havaalanlarının, hudut kapılarının Kuzey Bölgesel Yönetiminden alınarak kendi kontrollerine geçmesi için bir çalışma başlatmıştır. Bu konuda biz Merkezi Irak Hükümetinin bu talebine yönelik gerekli desteği veriyoruz. Dolayısıyla Irak’a ana girişimiz olan Habur Kapısı, Halil İbrahim Kapısının Irak Merkezi İdaresine teslim edilmesi konusunda birlikte çalışıyoruz. Tabii bu sınır kapısının kontrolünün Irak Merkez Hükümetine geçmesiyle beraber mevcut güzergâh Kuzey Irak’tan devam etmekte ve oradan Kerkük’e, Bağdat’a uzanmaktadır. Bunun yanı sıra yine Habur’dan, Habur’un biraz daha batısından Fiş Habur bölgesinden yeni bir güzergâhın daha açılması konusunu görüştük. Irak tarafı da müspet bakıyor ve bu kapının açılması konusunda da birlikte çalışacağız, bunun kararını da aldık.
SORU- Kuzey Irak Yönetimi…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kuzey Irak Yönetimi ne karar alırsa alsın, artık bugün geldiğimiz noktada onların alacağı kararın yaptıkları tahribatı telafi edecek bir sonuç doğurmayacağı aşikârdır, yanlış hesap yapmışlardır. Yanlış hesap da Ankara’dan, Bağdat’tan, Tahran’dan geri dönmüştür. Bundan sonra İran-Türkiye-Irak olarak bölgenin huzuru için, güvenliği için, terörle mücadele için daha etkin bir çalışma içerisinde olacağız.
Baştan beri söylediğimiz şey; biz orada yaşayan masum insanlarla bir meselemiz yok. Onların geleceğini düşünmeden kişisel hırsları yüzünden onların huzurunu, geleceğini tehlikeye atan sorumsuz yöneticilere sözümüz var ve o sözümüzü de söyledik. İşte geçen zaman bizi haklı çıkardı. İnşallah bu ve buna benzer böyle maceralara bir daha kalkışma olmaz. Zaten bölgede yeterince sorun var, yeterince sıkıntı var. Bütün bunları bir kenara bırakıp bir fırsattan istifadeye kalkarak oldu-bitti yapmanın ne kadar yanlış bir şey olduğu, ne kadar çıkmaz bir yol olduğu bir kez daha ayan-beyan ortaya çıkmıştır.
Evet, başka?
SORU- Sayın Başbakan, Somali Hükümeti terörizmle ilgili bir çalışma olacağını ifade etti…
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Acı çekmiş, yıllardır terörle mücadele eden bir ülke olarak Türkiye, terörün bir ülkenin geleceği için ne kadar büyük bir tehlike olduğunu en iyi bilen ülkedir. Bu bakımdan Somali’nin terörle mücadelesinde her bakımdan yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkede güvenliğin, devlet otoritesinin sağlanması adına bizden talep edilecek her türlü desteği vermeye devam edeceğiz, bundan hiçbir tereddüt yok.
Teşekkür ederim.
----- / -----