Yükleniyor...

Basbakan Yildirimi’in Irak Dönüsü Esenboga Havalimaninda yaptigi konusmanin tam metni

 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- … Bürokrat arkadaşlarla beraber yaptığımız ziyareti tamamladık, memlekete sağ salim döndük. 

Öncelikle sözlerimin başında bugün Bağdat’ta ve Kudüs’te zannediyorum patlamalar meydana geldi ve bu patlamaları da DEAŞ terör örgütü üstlendi. Bu patlamalarda hayatını kaybeden masum kardeşlerimiz için Allah’tan rahmet diliyorum. Gelirken de

Başbakan Sayın Abadi ile bir telefon görüşmesi yaptım ve ülkemiz adına taziyelerimizi kendisine ilettim. 

Bağdat bildiğiniz gibi 2009 yılında Cumhurbaşkanımız Başbakan iken, ben de o zaman Ulaştırma Bakanı idim, ilk ziyareti gerçekleştirmiştik ve Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısını, işbirliği bakanlar toplantısını yapmıştık. Bu sefer 2017 yılının ilk yurt dışı ziyaretini Irak’a yapmış olmamız, komşumuz Irak’a verdiğimiz önemin bir göstergesidir. 

Ortak çıkarlarımızı geliştirmek ve sorunları asgariye indirmek amacıyla görüşlerimizi karşılıklı olarak samimiyetle paylaştık. 

Bugüne kadar aramızdaki istişare ortamını Irak’la muhafaza etmeye hep özen gösterdik. Ve son aylarda Başika kampı üzerine başlayan ve kamuoyuna yansıyan bazı karşılıklı söylemler üzerine Irak’la ilişkilerimizde bir hafif olumsuz durum meydana gelmişti. Bütün bunları izale etmek ve Irak’la ekonomik yatırım, güvenlik, işbirliğimizi geliştirecek yeni bir anlayışı tesis etmek için bu toplantı fevkalade yararlı olmuştur. Toplantı sonunda bir ortak bildiri yayınladık. Ayrıca, yükseköğretim alanında bir işbirliğine de karşılıklı imza attı milli eğitim bakanlarımız.

Irak ve Türkiye’nin ortak hedeflerine baktığımızda birinci konu, terörle mücadeledir. Türkiye’nin güvenliği, Irak’ın güvenliğinden ayrı düşünülemez. Her iki ülkeden birisi güvenli olmazsa, diğeri de güvenli olamaz. Bu bakımdan bölücü PKK terörü başta olmak üzere DEAŞ, FETÖ terör örgütlerine karşı ortak bir anlayış içerisinde mücadele edilmesi konusunda prensip olarak anlaştık. Tabii Irak’ın toprak bütünlüğü, egemenliğinin korunması, onların hassasiyeti kadar bizim de hassasiyetimizdir. Kendilerine Başika’daki varlığımızın, Irak’ın terörle mücadelede özellikle DEAŞ’ın Musul’dan çıkarılmasına yönelik koalisyon güçleriyle beraber bu mücadeleyi yapma üzere geliştirdiğimiz ve bulunma sebebimiz de terörle, DEAŞ’la mücadelede Irak’a ve koalisyon güçlerine yardım etmekten başka hiçbir amacımız olmadığını açık ve seçik bir şekilde kendileriyle paylaştık. 

Ziyaretimizle ümit ediyorum ki ilişkilerimizde bundan böyle yeni bir dönem başlamış oldu. Yeni inşa edeceğimiz bu dönemde ikili ticaretimizi artırmayı, Irak’ın devam eden terörle mücadelesinin sona erdirilmesi konusundaki kararlılığının Türkiye tarafından da aynı şekilde kabul edilip ve burada ortak mücadelenin yapılması. Bilhassa Sincar Bölgesinde PKK’nın konuşlanması, Türkiye’nin milli güvenlik meselesidir, bu meseleyi de enine boyuna konuştuk. Ya Irak ve Peşmerge güçleri buradan PKK’lıları çıkaracak ya da Türkiye olmazsa gereğini yapacak. Bu konudaki düşüncemiz, duruşumuz nettir, bunu da bu ziyaret esnasında ifade ettik.

Ayrıca, FETÖ terör örgütünün gerek Merkezi Hükümette, Bağdat’ta ve diğer şehirlerde olmak üzere, aynı zamanda kuzeydeki Kürt Bölgesel Yönetimi bünyesinde de faaliyetlerinin sona erdirilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını istedik ve bu konuda tam bir görüş birliğini de sağladığımızı ifade edebilirim.

Ziyaretimizin ikinci gününde Kuzey Irak Bölgesel Yönetimini başşehri Erbil’e geçtik ve Erbil’de Sayın Neçirvan Barzani ve Sayın Mesud Barzani’yle ikili ilişkilerimiz, bölgesel konular da dahil olmak üzere kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik. 

Aynı zamanda geçtiğimiz Ekim ayında DEAŞ’ın Musul’dan çıkarılmasına yönelik başlatılan operasyonlar nedeniyle kurulan kampların olduğu bölgeye geçtik. Bu bölgede bildiğiniz gibi Peşmerge güçlerinin tahkimat yaptığı bir alan olduğu gibi, aynı şekilde koalisyon güçlerinin de konuşlandığı yerler var, bizim askerlerimizin bulunduğu Başika Kampı da var. Bu ziyaretimiz esnasında bakanlarımızla beraber bu kamplardan Peşmergelerin Musul’u DEAŞ’tan temizlenmesi için kullandığı bir üsse ziyarette bulunduk ve bu ziyaret bulunduk ve bu ziyaret esasında buraya Zerket cephesinde yapılan çalışmalar ve DEAŞ’la mücadeledeki faaliyetleri yakından takip etme imkanı bulduk. Aynı zamanda bakanlarımızdan Milli Savunma Bakanımız, Sağlık Bakanımız ve Enerji Tabii Kaynaklar Bakanımız da hemen yakınında bulunan Başika Kampına askerlerimizin yanına gönderdik, onlar da orada komutanlarla, askerlerle biraraya geldiler, hasret giderdiler ve oradan telefonla biz de kendileriyle görüştük. Aynı zamanda Cumhurbaşkanımızla ve bir askerimizin de ailesiyle görüşme fırsatı bulduk.

Arkadaşlarımızın ifadeleri, gayet moralleri yüksek, her türlü altyapı ihtiyaçları karşılanmış, vatan ve millet aşkıyla görevlerini yaptıklarını görmekten, duymaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Doğrusu hakikaten göğsümüzü kabartan güzel bir iş yapıyorlar. 

Değerli arkadaşlar, nihayet Erbil’deki temaslarımızı tamamlayıp yurda döndük.

İşin özeti şudur: Irak-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır, bu dönemde iyi komşuluk çerçevesinde hem ekonomik ilişkilerimizi, hem siyasi ilişkilerimizi, hem de güvenlikle ilgili bütün konuları daha yakından beraber değerlendireceğiz. Bölgedeki terör varlığı sona erdirmek için tedbirleri gecikmeksizin belirli bir koordinasyon içerisinde almış olacağız. Bu ziyaret esnasında bakan arkadaşlarımız muhataplarıyla detaylı görüşmeler yaptılar. Karşılıklı yapılabilecek çalışmalar nedir bunları da gözden geçirdiler. Velhasıl iki gün boyunca sürekli yoğun bir programla bu ziyareti tamamlamış olduk.

Teşekkür ediyorum. Sorularınız var mı arkadaşlar?

Buyurun.

SORU- Sayın Başbakan, az öncede söylediniz bazı bakanlar Başika Kampında askerlerle bir araya geldiler. Dünkü ortak mutabakat metninde dikkat çeken bazı ifadeler vardı kampın Irak kampı olduğuna ilişkin.
Birde yine Irak tarafının yine aynı mutabakat metninde altını çizdiği Türkiye’den kuvvetlerini çekmesi için süreci bir an önce başlatması yönünde bir talepleri olduğunu anlıyoruz. Askerlerin çekilmesi gibi bir durum söz konusu mu, bu takvime bağlandı mı acaba?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar bu konuyla ilgili gerekli açıklamaları dün hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde yaptım. Ama hala anlaşılmayan bir şey varsa şunu söyleyeyim: Yani bizim oradaki varlığımız keyfiyetten kaynaklanmıyor, bir mecburiyetten kaynaklanıyor. Mecburiyet nedir? Musul’un terör örgütlerinden kurtarılmasıdır ve orada Başika’daki birliğimiz bunu da başarıyla ifa ediyor. 

Bir yandan Ninova sivil güçlerini eğitirken, diğer yandan da Musul’un DEAŞ unsurlarından temizlenmesi için doğrudan DEAŞ’la mücadelesini sürdürüyor. Gayet tabi ki Irak kampıdır, Irak topraklarında kurulan bir kamptır. O Irak Hükümetinden bağımsız olması düşünülemez. Tabi ki bu görevini başarıyla yapmaya devam edecek ve şartlar ne zaman müsait olursa da oturup bunlar konuşulacak ve dostane bir şekilde sorun halledilmiş olacaktır.

Buyurun.

SORU- Efendim, yarın anayasa değişiklik teklifinin Meclis Genel Kuruluna gelmesi bekleniyor. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nde bugün bir parti meclisi toplantısı yapıldı. Sonrasında anayasa teklifinin Meclis görüşmelerinde yine direnme yönünde bir karar alındı, komisyondaki tavrın devam etmesi yönünde bir karar alındığı belirtiliyor. Bu noktada Meclis Genel Kurulunda benzer görüntüler olursa AK Parti olarak nasıl bir strateji izleyeceksiniz?

Bir de buna bağlı olarak, MHP’den fire olacağı yönünde iddialar var. Bu konuda da beklentiniz nedir efendim?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Nasıl görüntü anlamadım yani. Meclis’e gelecekler ne söyleyecekse söyleyecekler başka bir şey mi var, bilgi mi var? Meclis’te bir konunun nasıl ele alınacağı bellidir. Meclis Genel Kurulunda milletvekilleri parti grubu adına veya şahıslar adına söz alırlar, fikirlerini beyan ederler, vatandaşta hepsini dinler ondan sonra kararını verir, kanaatini de oluşturur. Bunun dışında bir yöntem Meclis’in adetine, usulüne, geleneklerine uygun değildir. CHP’nin yeni keşfettiği bir yöntem varsa onu da yarın göreceğiz. MHP’nin hangi oy vereceğini, nasıl yapacağını bu konuda bir bilgi var mı? Yani biz bu konuyu birlikte çalıştık, birlikte yola çıktık, Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti dolayısıyla bu teklifin Meclis Genel Kuruluna getirilmesini birlikte sağladık. Meclis’te de teklifimizi en iyi şekilde savunacağız. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli, zaten açıkça evet oyu vereceğini ve verdiği oyun da referandum sürecinde arkasında olacağını söyleyerek bu konudaki bütün dedikoduları, spekülasyonları geride bırakmıştır. Bunun ötesinde konuşulanlar lafügüzaftır. 

Evet, teşekkür ederiz. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.