Bu harekat soykirimin bir parçasidir
Abdülhamit Gül, “Saldırıların, İsrail’in sürdürdüğü soykırımın bir parçası olduğu” söyleyerek “Yarına kalacak olan İsrail’in korkak saldırganlığı değil Gazzelilerin şanlı direnişi olacaktır” dedi.
Kurulduğu günden itibaren “birlikte yaşama” çağrılarına kulak tıkayan, eline geçirdiği her fırsatta topraklarını büyütmeyi düşünen ve dünyanın şımarık çocuğu gibi davranmaktan vazgeçmeyen İsrail’in, 7 Temmuz 2014’ten bu yana sürdürdüğü vahşi katliama kara harekatını da ilave etmesi bizleri ve tüm dünya Müslümanlarını derinden üzmüştür.
İsrail’in hukuk tanımadan, dünyayı umursamadan ve en ufak bir endişe duymadan yürüttüğü bu katliamı şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Ancak geldiğimiz nokta öyle bir hal almıştır ki, kınamak ve lanetlemek kelimelerinin yüklendiği anlamlar, içimizdeki acıyı yansıtmak ve duyduğumuz öfkeyi belirginleştirmek için yetersiz kalmaktadır.
Bu Harekat, Soykırımın Bir Parçasıdır
Hatırlanacağı üzere İsrail uzun zamandır, küçücük bir kara parçasına tutunmuş olan Gazze’ye, insanlık dışı bir ambargo uygulamaktadır. En temel ihtiyaçlar da dahil olmak üzere Gazze’ye hiçbir şeyin giriş-çıkışına müsaade etmeyen ve bu bölgeyi dünyanın gözleri önünde bir açık hava hapishanesine çeviren ambargo, şüphesiz, Gazzelileri yok etmek için uygulanmaktadır.
BM tarafından 1948’de kabul edilen sözleşmeye göre soykırım şöyle tanımlanmaktadır: “Soykırım; ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu toptan ya da onun bir bölümünü yok etmek niyetiyle: Grup üyelerinin öldürülmesi, Grup üyelerinin fizik ya da akıl bütünlüğünün ağır biçimde zedelenmesi, grubun fiziksel varlığının tümü ya da bir bölümü ile yok edilmesi sonucunu verecek yaşam koşulları içinde tutulması … eylemlerinden herhangi birine başvurulmasını kapsamı içine alır. Soykırımda planlı, devlet politikası haline gelmiş eylemler söz konusudur.”
Gazzelileri toptan yok etmek niyetiyle halkın mevcudiyetini yok edecek yaşam koşulları içerisinde tutan ve bu yok etme faaliyetini devlet politikası haline getiren İsrail’in bu harekâtı, uzun zamandır sürdürdüğü soykırımın bir parçasıdır.
Dünya Barışı Ümidi Zedeleniyor
Bosna’dan Gazze’ye uzanan süreçte Müslüman halklar, dünya barışını tesis etmek için kurulduğu iddia edilen teşkilatlardan adalet ya da barış beklememeye alışmıştır.
Küçücük bir kara parçasına tutunmuş olan Gazzelilerin feryadına kulaklarını tıkayan, Gazzelilerin acısını paylaşamayan, sahilde vurulan çocuklar için bile esaslı bir cümle söyleyemeyenler, dünya barışını ve dünya barışına olan ümidi zedeliyor. Karşılaştığı her sınavda mazlumdan yana olmak yerine zalimden yana tavır alan batı dünyası, zedelenmiş olan itibarını her geç gün hızla yitiriyor. BM, AB ve ABD ile birlikte Müslümanların kurduğu uluslararası teşkilatlar da güvenilirliğini, gerçekliğini ve sahiciliğini yitiriyor.
Gazze’nin İmarı için Belediyelerimiz Seferber Olacak
İsrail, sürdürdüğü soykırımın bir parçası olarak Gazze’nin alt yapısını imha etmekte, devlet dairelerini kullanılmaz hale getirmekte, halkın ortak kullanımına açık olan binaları ve diğer sosyal donatı alanlarını da yıkmakta; halkın hayata tutunmasını zorlaştırmaya çalışmaktadır. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı olarak hem resmi olarak Gazze ile “Kardeş Belediye” olan belediyelerimizle hem de bundan sonra Gazze ile “Kardeş Belediye” olacak belediyelerimizle yıkılan Gazze’yi yeniden imar etmek için seferber olacağız.
Akılda Kalacak Olan Gazzelilerin Direnişi Olacaktır
İsrail’in yıllardır sürdürdüğü devlet terörünün bu safhası da elbet sona erecektir. Yarın akılda kalacak olan ise İsrail’in korkak saldırganlığı değil Gazzelilerin şanlı direnişi olacaktır. Nasıl Mavi Marmara’ya saldıranlar yıllardır lanetleniyor, aziz şehitlerimizi ise rahmet ve minnetle anılıyorsa, gelecekte de Siyonist rejimin ölüm saçan askerleri lanetlenecek, Gazzeliler ise rahmetle anılacaktır.
Bu vesileyle hayatlarını kaybeden Gazze şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, tüm İslam Alemine başsağlığı diliyor ve yaralılara da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.