Yükleniyor...

Bu parti milletin partisi

 

Erdoğan, partisinin Ataşehir Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, katılımcıların bugünkü coşkusu, sevdası ve aşkının bir başka olduğunu ifade ederek, seçmene "Yarına hazır mıyız?" diye sordu.

"İnanıyorum ki, yarın bambaşka. Yarın değişiyor mu Ataşehir?" diyen Erdoğan, Ataşehir’i farklı bir geleceğe taşımak gerektiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan "Sizinle çok kısa da olsa bir hasbihalimiz olacak. Nedir bu? Bu can, bu tende oldukça bu millete bu canım feda olsun. Olur, sesimiz kısık da olsa gönlümüz konuşur" dedi.

Konya’da Ahmet Davutoğlu’nun 200 bin kişiye, Kayseri’de Taner Yıldız’ın 150 bin kişiye konuştuğunu anlatan Erdoğan, Konya ve Kayseri’nin birbiriyle yarıştığını, gümbür gümbür geleceklerini anlattı.

Erdoğan, "Ataşehir’de geliyor mu acaba? Mesele bu. Burayı 5 yıl CHP’ye verdiler. Allah aşkına şu 5 yıl içinde bu CHP burada ne yaptı? Var mı bir şey. Yok. Şimdi aldığım bir istihbarat, gelirken yolda onu gördüm, ne kadar pankartlarımız var, hepsini ortadan kesmişler. Kim diye araştırdım. Maalesef burada AK Parti’nin gelişini kim hazmedemeyebilir? Ve pankartları kesmişler. Bunlarda dürüstlük yok, takiye var, yalan var, iftira var. Ne olacak, başındaki müfteri. Bu Kılıçdaroğlu denilen adam, bana bir iftirada bulunuyor. Ne diyor? İsviçre bankalarında 13 hesabım varmış. Eğer dürüstsen, vicdanın varsa, karakterin dürüstse çıkar o hesapları... Çünkü müddei iddiasını ispatla mükelleftir. İddia sahibi sensin. Dolayısıyla iddianın ispatı sana aittir. İspatla. Varsa sen bir avukata vekalet ver, ben de avukatıma vekaletimi bununla ilgili de vereyim, gitsinler İsviçre’ye o hesaplardan paraları çıkarsınlar. Sen züğürtsün ya o paraları sana vereceğim. Daha ne diyeyim? Bakın Siirt’te söyledim. O günden bugüne bu Kılıçdaroğlu, bana cevap vermedi."

"Bol bol iftira, montaj, dublaj"

Kılıçdaroğlu’nun da Bahçeli’nin de aynı olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"O da öyle Bahçeli de öyle ikisi de aynı. Bol bol iftira, montaj, dublaj, bunların mesleği bu. Zaten söylüyorum. Geçenlerde açıklandı ya Pensilvanya’da bir imalathane varmış, sarayın yanında... Orada imalatlar yapılıyor. Kılıçdaroğlu’na de yeni mesleğini tavsiye ettim. Tahtakale’de veya Unkapanı, eski Manifaturacılar Çarşısı’nın adı Kasetçiler Çarşısı’ydı. Orada sana en ideali sana bir kasetçi dükkanı açmak. Senden bu olur, başka bir şey olmaz. Bizden de bu millete hizmet olur. 12 yıldır milletimizin hizmetindeyiz, bu millete efendi olmadık."

Başbakan Erdoğan, Ataşehir’de kentsel dönüşüm ve değişimi kendilerinin yaptığını anlatarak, "Ataşehir’i Ataşehir yapan biziz. Bu eserleri ortaya koyan biziz. Modern bir ilçeyi kuran biziz ve burada daha yapılacak çok iş var. Onun için ne diyoruz, biz aynen bunu hızla sürdürelim. Ama bu nasıl olacak? İlçe belediye, büyükşehir, merkezi yönetim el ele verdiğimiz zaman Ataşehir’i çok daha farklı ve modern bir ilçe haline getiririz. Bunun için de diyoruz ki, şurada bir kaç saatimiz var. Çok çalışalım, el ele verelim, kapı kapı dolaşalım, yani geçen seçimde olduğu gibi burayı bir kaç yüz oyla, bin-binbeşyüz oyla seçimi kaybetmeyelim. Onun için sizin iradeniz çok önemli. Bakın bizim karşımızda terör örgütleri de var ama biz hiç birine aldırmıyoruz."

Seçim çalışmaları kapsamında Doğu ve Güneydoğu illerinin bir çoğuna gittiğini anlatan Erdoğan, "Niye Kılıçdaroğlu, Bahçeli gidemedi? Oralar Türkiye değil mi? Hani sen her yere giderdin, niye? Gidemez. Gidemez. Hakkari’ye gitti, bayrağımızı dalgalandıramadı. Sadece CHP bayrağı ile anlaştı, onu dalgalandırdı. Sonra kalkmış bize bayrak dersi veriyor, git yat ya... Sen kim bayrak kim?" ifadelerini kullandı.

"Ölüm ötesi hesaplar bize ait değil"

Başbakan Erdoğan, yola çıkarken "tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek devlet" dediklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Boşnağıyla Arnavutuyla Alevisiyle Sünnisiyle ’tek millet’ dedik. Ben Türkü severim ama Türk olduğu için değil. Kürtü severim ama Kürt olduğu için değil. Alevi’yi severim ama Alevi olduğu için değil. Sünni’yi severim ama Sünni olduğu için değil. Beni yaratan Allah onları da yarattığı için severim. Farkımız bu. Diğer hesaplar bana ait değil. Ölüm ötesi hesaplar bize ait değil. Hesap gününün sahibi olan sadece Allah’tır, o bizi ilgilendirmez.

İki, ’tek bayrak’ dedik ama ’Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Onun için bayrağımıza eş bir bayrak tanımayız.

Üç ’tek vatan’... 780 bin kilometrekare ile ile tek vatan. Batı’da ne varsa Doğu’da, Güneydoğu’da da o olacak. Kuzey’de ne varsa, Güney’de de o olacak. Aramızda çok fazla Güneydoğulu, Doğulu kardeşlerim var. Sorulsaydı size 12 yıl önce Şırnak’a havalimanı olacak mı? İnanmazdınız. Ağrı’ya, Kars’a, Iğdır’a, Hakkari’ye hepsine havalimanı yaptık mı? Ama bizde bu vatan topraklarının hepsi aynı. Göreve geldik, 26 havaalanı vardı, şimdi 52 havaalanı var, farkımız bu."

"Biz milletin partisiyiz"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, İstanbul’da belediye başkanlığını CHP’den aldığını dile getirerek, "Yolsuzluklar içinde olan bir CHP belediyesi vardı, İSKİ yolsuzluğunu hatırlıyorsun dimi anacağım" dedi.

İstanbul’da o dönemde su olmadığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kılıçdaroğlu diyor ki, ’2,5 milyon seçmen bu seçimde oy kullanacak’ diyor. Doğru. ’Ama oyunuzu Atatürk’ün partisine verin’ diyor. Atatürk sağ olsa zaten seni kapıdan içeri sokmazdı. Niye Atatürk’e sığınıyorsun, niye Atatürk’ü istismar ediyorsun? Siz zaten hep istismarcı olarak doğdunuz. İnönü geldi, Atatürk’ün resmini paranın üzerinden kaldırdı, kendi resmini koydu. Devlet dairelerinden posterini kaldırdı, kendi posterini koydu. Posta pullarından Atatürk’ün resmini kaldırdı, kendi resmini koydu. Kılıçdaroğlu, sen de aynı şeyi mi yapacaksın, ona mı sığınıyorsun? Biz şunun bunun partisi değiliz, milletin partisiyiz. Bu parti Tayyip Erdoğan’ın partisi değil, milletin partisi. Niye? Biz ilkeler üzerine kurulu bir partiyiz. Tayyip Erdoğan bugün var, yarın yok ama millet bakidir."

Erdoğan, "tek devlet" dediklerini de ifade ederek, "Devlet içinde devlet asla. Paralel yapı, asla. Paralel devlet, asla. Tek devlet. Rabia... Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet... İşaretimiz bu Rabia. Bu hedeflere ve amaca inşallah ulaşacağız."

Erdoğan, partisinin Ateşehir’de düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada,  20 yıl önce, belediye başkanı olduğunda İstanbul’un susuzluk çektiğini söyledi.

O gün doğan gençlerin bunu bilmeyeceğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yani sen bilmiyorsun. Sen o zaman yoktun. Tamam mı cici kızım? Şimdi kaç yaşındasın? 13. Zaten şimdi oy da kullanamayacaksın. Ama bugün 18 yaşındaki genç oy kullanacak.  Ama onlar o gün yoktu ve bu durumu bilmiyorlar. Çöp dağları var mıydı? Hava kirliliği var mıydı? Kardeşlerim peki buralarda doğalgaz var mıydı? Bizimle beraber çöp dağları kalktı mı? Hava kirliliği gitti mi?  Susuzluk giderildi mi?  Buralara doğalgazı verdik mi? Biz yaptık. Modern İstanbul böyle olmayacak. Şimdi ’kentsel dönüşüm, değişim’ diyoruz. Bunun kararını kim alıyor? Biz alıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı alıyor. Yani bu buradaki CHP’li belediyenin yapacağı bir iş değil. Çünkü bunun en üst düzeyde planlayıcısı olan biziz, büyükşehir. Beraber yapacağız. İlçe belediyesinin bunu tek başına yapması mümkün değil. Biz de istiyoruz Ataşehir daha modern, daha güzel olsun. Onun için gelin Ataşehir’de yaşayan CHP’ye, MHP oy vermiş olan kardeşlerim size sesleniyorum. Gelin başımızı iki elimizin arasına alalım. Esere verelim, esere, ideolojiye değil."

"Yahu bu ihanet-i vataniye değildir de nedir?"

BDP’nin siyasi Kürtçülük, MHP’nin ise siyasi Türkçülük yaptığını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir tarafta ’Ben kumsalların partisiyim’ diyen CHP var. Öyle mi? Bundan bize fayda var mı? Ama biz 77 milyonun, 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Farkımız bu. Kardeşlerim artık saatler kaldı. CHP’nin bugüne kadar bu ülkeye faydası olmadı. Tek başına iktidar, çok partili dönemde benim milletim CHP’ye vermedi. CHP, ancak arkasında darbeler olursa hükümet olmuş. Darbe olmazsa olamamış. Bundan sonra artık bu ülke elhamdülillah demokrasiyi yakaladı. Artık bunlara yerel seçimde de sandıkta dersi verelim. Şimdi bunların Pensilvanya’da bir ayağı var. Bunların senaryosu Pensilvanya’da yazılıyor.

Geçenlerde yaşananları gördünüz. Düşünebiliyor musunuz? Biz Milli Güvenlik Kurulu’nda bir çalışma yapıyoruz ve bunun neticesinde Dışişleri Bakanlığımıza, Milli İstihbarat’a ve Genelkurmay Başkanlığına görev veriyoruz. Niçin? Suriye’nin kuzeyinde 10 dönüm arazi üzerindeki Süleyman Şah Türbesi’nin tehdit altında olması sebebiyle, onun korumasına yönelik. Konuyla ilgili üst düzey, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir toplantı yapılıyor Dışişleri’nde. Yahu bu Haşhaşiler, bu adiler, bu alçaklar orayı bile dinliyor. Dinlemekle kalmıyor, bir de bunu ne yapıyor, sosyal medya üzerinden açıklıyor. Kardeşlerim, ben bu Pensilvanya’ya gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum. Yahu bu ihanet-i vataniye değildir de nedir? Bu vatana ihanet değil de nedir? Yahu bundan sana oy mu gelecek? Bakın şu ana kadar ne Kılıçdaroğlu’nun ağzından ne de Bahçeli’nin ağzından bir laf çıkmadı. Çıkmaz, çıkmaz. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir şey göremezsiniz. Yani muhalefetin, devlete, millete, vatana ihanet konusunda iktidarla birleşmeyen bir muhalefet göremezsiniz. Ama maalesef bizdeki muhalefet bu."

Erdoğan, vatandaşların vereceği oyun bu ihanet şebekesini ortaya çıkaracağını belirterek, bunlarda ar, utanma gibi bir şeyin olmadığını ifade etti.

"Hz. Cebrail’in iş gücü yok da parti mi kuracak?"

Başbakan Erdoğan, "Sevgili Peygamberimizi Miraç’ta indiriyor, kamyonete bindiriyor. Bunlar Haşhaşi. Senaristi kim? Pensilvanya. Savaş Ay, merhum, bununla bir söyleşi yapıyor. Biliyor musunuz 1995’te. ’Hiç oy kullandınız mı?’ diyor. ’Bir kere kullandım.’ ’Bundan sonra?’ ’Bundan sonra Hz. Cebrail gelse, parti kursa oy vermem’ diyor. Hz. Cebrail’in iş gücü yok da parti mi kuracak? Meleklerin görev alanları bellidir. Nereden çıkartıyorsun sen bunu? Sen nasıl bir hocasın? Bunlar akıllarını, iradelerini kiraya vermişler" ifadelerini kullandı.

Yarının bu oyunu bozma günü olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Ataşehir’de sandıklarda patlama beklediğini vurguladı. Vatandaşlara "Hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, "Saatler var. Hemen buradan dağılıyoruz. Durmak yok. Hazırız değil mi? şeklinde konuştu.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin İstanbul’da miting yapamadığını kaydederek, "İlçe mitingi yapıyor biliyorsunuz değil mi? Biz Yenikapı’da yaptık mı? Gümbür gümbür yaptık mı? Allah’ın izniyle yarın sandıklarda zaten büyükşehir olarak gümbür gümbür geleceğiz. Ama ilçelerde de sayımızı arttırarak yine geleceğiz. Tamam. Evet, ben Nimetullah kardeşimizi size emanet ediyorum. Tamam. Aşk dolu, heyecan dolu, coşku dolu ilçe başkanlığımızı yapmış Nimetullah kardeşimizle, size efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyor"  diye konuştu.

Mitingten notlar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ataşehir’de düzenlediği miting alanına seçim otobüsüyle geldi. Alanın değişik yerlerine Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve AK Parti Ataşehir Belediye Başkan adayı Nimetullah Topu’nun posterleri ile "Yapacak daha çok işimiz var" yazan pankartlar asıldı.

"Dombra" şarkısı eşliğinde platforma gelen Erdoğan, alanda toplanan vatandaşları selamladı.

Başbakan Erdoğan’a sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlar sık sık, "Dik dur eğilme bu millet seninle", "Türkiye seninle gurur duyuyor", "Recep Tayyip Erdoğan" şeklinde tezahüratta bulundu.

Miting alanının çevresinde bulunan bazı apartmanlardaki vatandaşlar da Erdoğan’a yoğun ilgi gösterdi. Alanda Türk bayrakları ile AK Parti flamalarının olduğu görüldü.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan mitingin sonunda vatandaşlarla birlikte, "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının sözlerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Belediye Başkan adayı Nimetullah Topu ile mitinge katılanlara AK Parti flaması ve karanfil attı.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.