Casuslugun hesabi çok agirdir
Başbakan Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen "Kadın ve Demokrasi Buluşması"nda konuştu.
Hiç kimsenin bu vatan toprakları üzerinde ameliyat yapmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kardeşlerim ne kasetler, ne montajlar, ne iftiralar hiç birisi bu ülkenin birliğini, dirliğini bozamaz, buna asla göz yummayız. Dikkatinizi çekiyorum, son 2 yıl içinde Türkiye’de 509 bin 516 kişinin telefonları dinlenmiş. Düşünebiliyor musunuz? Bunların ne kadarının hukuki dinlendiği, ne kadarının keyfi dinlendiği bilinmiyor. İşte bu paraleller, bu hainler kayıtları sildikleri için izleri yok. İzleri yok ettikleri için de skandalın boyutları şimdilik tam bilinmiyor. Düşünebiliyor musunuz? Belki de sizlerin de telefonları dinlendi. Eşinizle çocuklarınızla annenizle babanızla kardeşlerinizle dostlarınızla yaptığınız görüşmeleriniz de dinlenmiş o olabilir. Fakat peşindeyiz, kovalıyoruz, milletvekillerini, bakanlarını dinleyenler, genel başkanları dinleyenler, partilerin genel merkezlerini dinleyenlerin yapmayacağı hiçbir şey yok.
Artık bu kayıtları dinleyenlerin dönemi 30 Mart akşamı farklı bir şekilde inşallah sona erecek. 77 milyona sesleniyorum. Bu dinlemelere karşı öyle bir tavır koyun ki, kaset siyaseti yapan siyasetçiler 30 Mart’ta rezil olsunlar. Gelişmiş demokrasilerde bunlara müsaade edilmez. İngiltere’de bazı gazeteciler dinleme yaptılar. Bunu yayınladılar. Hukuk karşısında hepsi hesabını verdiler. Amerika’da ulusal güvenliği tehdit edecek yayınlar yapanlar, mesajlar atanlar, devlet sırlarını açıklayanlar bunun hesabını ağır verdiler. Çünkü bu casusluktur ve bu casusluğun hesabı çok ağırdır. Hiç merak etmeyin Türkiye’de de bunun hesabı sorulacaktır."
Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen "Kadın ve Demokrasi Buluşması"nda yaptığı konuşmada, İstanbul’a 3. havalimanını yaptıklarını ancak "paralel yargının" bunu yaptırmamak için elinden ne geliyorsa yaptığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, eleştirilerine şu sözlerle devam etti:
"Böyle bir vatansever olabilir mi? Böyle bir milliyetperver olabilir mi? Bu havalimanı kime hizmet edecek? Bir; Türkiye’ye ve tüm insanlığa. Dünyanın ilk 3 havalimanından bir tanesi olacak ve burada devletin cebinden 1 kuruş çıkmıyor. Tamamen, yüklenici firmalar bunu üstleniyor. 46 milyar dolar yatırım yapacaklar buraya. Nerede kaldı bunların vatanseverliği, milliyetperverliği? Maalesef, durum bunlar açısından çok kötü ama kim ne derse desin, biz orada temelimizi inşallah, Nisan’ın sonu, Mayıs’ın ilk haftasında, coşkuyla, gururla gideceğiz, atacağız. Kimse de onun önünü kesemez. Niye? Kardeşim; bizim yapacak işimiz var. Biz büyük medeniyet yolunda, ’insan’ dedik, ’demokrasi’ dedik, ’şehir’ dedik. Bunu başaracağız."
İstanbul Boğazı’na yapılacak üçüncü köprünün de önünün kesilmeye çalışıldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kesemezsiniz! 250 metre birisi, 250 metre karşısı yükseldi. Şimdi artık asma köprünün tabliyeleri vesairesi onlar başlıyor. 2.5 milyar dolar... 15 yıl kullanacak, işletecek, 15 yıl sonra o da devlete teslim edilecek. Devletin cebinden para çıkmıyor. Bu şekilde yapılıyor. Aynı şekilde Marmaray’da yaptılar. Bakın Marmaray’da, 2 gün biliyorsunuz İstanbul’da sis vardı, trafikler durdu ama Marmaray çalıştı. Günde 300 bin kişi Marmaray’dan geçti. Kardeşlerim! Bunların böyle bir derdi var mı? Marmaray’ın güneyine, biliyorsunuz bir tünel daha yapıyoruz, yine denizin altından. Oradan da otomobiller geçecek. Üçüncü köprü, 2015’te açılıyor. İkinci tüp geçit de o da 2015’te açılacak. Şunun İstanbul’a getireceği havayı düşünebiliyor musunuz? Türkiye’ye getireceği havayı düşünebiliyor musunuz? Dünya bunları konuşuyor ama paralel yargı engellemeyi konuşuyor. Engelleyemeyecekler. Hiç endişe etmeyin, engelleyemeyecekler, bunlar yapılacak."
Hayata geçirilen İstanbul Boğazı’nın suyunun Haliç’e ulaştırılması projesini de aktaran Erdoğan, "Bunları anlatın, bu gelen ablalara. ’Senin böyle bir şeyden haberin var mı?’ deyin. Haberi yoktur. Derdi başka çünkü. Haliç’in çamurunu boşaltmak bana nasip oldu, suyu getirmek de Kadir (Topbaş) Bey’e nasip oldu. Şimdi o sirkülasyonla tertemiz bir Haliç var" diye konuştu.
Taksim-Yenikapı Metrosu geçiş köprüsünün de estetik bir şekilde yapılarak hizmete açıldığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstanbul’un belediye başkan adayı olan malum zat diyor ki; (Biraz da insan sıkılır. Galata Köprüsü’nün üzerinden yeni yapılan köprüye bakıyor. Oradan da diyor ki) ’İstanbul’un silüetini bu bozuyor’ diyor. Şimdi buna sormak lazım; ’Silüet nedir?’ diye. İnanın, herhalde bir takım elbise zanneder. Elinde bir de olta tutturuyorlar, o oltayla da orada balık avlamaya kalkıyor. Burada daha önce balık, malık yoktu. Bu balık malık, bizimle geldi oraya. Orayı biz o hale getirdik. İşte biliyorsunuz İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman kimden almıştım belediyeyi? Bu CHP’den almıştım. İSKİ yolsuzluğunu da biliyorsunuz. Yolsuzluk bunlarda bayağı iyidir, vardır. İstanbul’da susuzluğu hatırlıyor sunuz değil mi? Çöp dağlarını hatırlıyorsunuz değil mi? Hava kirliliğini hatırlıyorsunuz değil mi? Şimdi bunlar var mı? Niye yok? CHP yok da onun için yok."