Cumhurbaskani Erdogan, Hakkari 6. Olagan Il Kongresi’nde konustu
Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının mensuplarını ve vatandaşları selamlayarak ve kongrenin hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak başladı
Erdoğan, 16 Nisan 2017 halk oylamasında Hakkari’de "evet" oranının yüzde 32,4 düzeyinde kalmış olsa da Hakkarililerin, 2019 seçimlerinde Hakkari’nin hepsini telafi ettirecek bir oranla AK Parti’ye sahip çıkacağını belirtti.
Hakkari türküsünden "Bir ay doğdu odadan, şavkı vurur bacadan, bu kaş bu göz sendedir, esirgesin Yaradan" bölüm okuyan Erdoğan, "Rabbim hepimizi, tüm kem gözlerden, kötü niyetlilerden, kalbi bozuklardan esirgesin uzak tutsun, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirsin." diye konuştu.
15 YILDA BİZ TÜRKİYE’Yİ HER BAKIMDAN ÜÇ KAT BÜYÜTTÜK
Hakkari’de, Şırnak’ta genel olarak bölgede yatırımların azlığından, işsizliğin yüksekliğinden şikayet ediliyorsa, bunun birinci sebebinin terör olduğuna işaret eden Erdoğan şöyle konuştu:
"Geçtiğimiz 15 yılda biz Türkiye’yi her bakımdan üç kat büyüttük. Bu büyümenin sağlık, adalet, eğitim, emniyet, ulaşım, enerji, tarım, haberleşme gibi alanlarında bölgemiz de elbette hak ettiği yatırımları kısmen almıştır. Ama hak ettiği gelişmeyi sağlayamamıştır. Geçtiğimiz 15 yılda Hakkari’ye eski rakamla 10 katrilyon liralık yatırım yaptık. Bunun büyük kısmı kayyumlar atandıktan sonra. Hakkari’deki 1 kilometre bölünmüş yola, 84 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Şehrimize daha önce pek çok insanın rüyasında görse dahi inanmayacağı bir havalimanı inşa ettik. Acaba 20-30 yıl önce Hakkari’ye havalimanı gelecek deseydiler, inanır mıydınız? Yaptık mı yaptık. Havalimanımızdan sadece bu yılın 11 ayında 145 bin yolcu faydalandı."
Hakkari’nin içme suyu sıkıntısını çözecek yatırımları süratle sonuçlandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakkari’de terör destekçisi belediye başkanı zamanında günde bir buçuk saat su verilirken, bugün 13 saat su verildiğini, gelecek yıl yatırımların tamamlanmasıyla 24 saat kesintisiz su verileceğini bildirdi.
BİZ SİZE AŞIĞIZ, BİZİM DERDİMİZ VAR
Susuz İstanbul’da belediye başkanlığı yaptığını anımsatan Erdoğan, bir buçuk, 2 yılda İstanbul’un su sorununu çözdüklerini, Hakkari’de de su sorununu çözeceklerini vurguladı.
"Bu teröristler, terör örgütünü arkasına alıp da siyaset yaptığını söyleyenlerin derdi sizin derdiniz değildi, onların derdi dağdakilerdi." diyen Erdoğan, "Ama bizim derdimiz başka. Bizim derdimiz Hakkari’deki kardeşimin ayağı çamura değiyor mu, suyunu bulabiliyor mu, şu anda insanca bir yaşama ulaşabildi mi, bizim derdimiz buydu bunu yaptık." ifadesini kullandı.
Terör örgütünün yakıp yıktığı Yüksekova’yı şimdi yeninden ayağa kaldırdıklarını kaydeden Erdoğan, "3 binin üzerinde konutun inşası sürüyor. İnşallah önümüzdeki yaza kadar 3 bin konutun tamamı bitmiş olacak." diye konuştu.
Konutların, yolların ve güvenlik yollarının biteceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Derdimiz ne, biz dertliyiz. Biz size aşığız, bizim derdimiz var. Biz istiyoruz ki benim Hakkari’de yaşayan kardeşim, ben nasıl yaşıyorsam o da öyle yaşasın. Eğer, biz, sağlıkta hastaneler bulabiliyorsak, okullardan istifade edebiliyorsak, güzel yollarda seyahat edebiliyorsak, enerji sıkıntısı çekmiyorsak benim Hakkari’deki kardeşim de bunları aynen bulsun."
Erdoğan, Türk, Kürt, Laz, Abaza, Boşnak ayrımı yapmadığını belirterek, AK Parti’nin de bu anlayışla yola devam ettiğini bildirdi.
"Mesele niyet meselesidir, Niyetimiz eğer hizmet etmek ise kaynak da bulunur, zaman da bulunur. Niyetiniz kötü ise işte o zaman elinizin altında dünyanın en büyük hazineleri de olsa oradan bir şey çıkmaz. İşte Kudüs meselesinde çıktı mı" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kudüs meselesinde dünyanın dolarları neredeydi? Belli değil mi? Tehdit ettiler mi? Ettiler. Peki kimler oy verdi? 15 bin, 18 bin nüfuslu, adını bile yeni duyduğum bir yer. Kim verdi? 21 bin nüfuslu bir yer. Kim verdi? 25-30 bin nüfusu olan bir yer. Niye? Dolarlar sadece oraya yetti ama bunların sayısı da 8 ülkeydi. Kendisiyle beraber 9. Peki 128 ülke ne dedi? ’Siz dolarlarınızla, gücünüzle bizim irademizi satın alamazsınız’ dedi. ’Sizin gücünüz bizim irademizi alt etmeye yetmez’ dedi. Ben de şimdi diyorum ki terörün gücü Hakkarili kardeşimin gücünü alt etmemelidir."
"İman varsa, inanç varsa, aşk varsa, Allah’ın izni ile imkan da vardır." sözünü hep kullandığını anlatan Erdoğan, kamunun görevi olan yatırımların hızlandırılmasının günlük hayatı kolaylaştırdığını ama istihdam ve öğretim talebini karşılayamadığını, istihdam ve öğretim için özel sektörün yatırım yapması gerektiğini ifade etti.
Hakkari’ye özel sektörün gelmesini istediklerini anlatan Erdoğan, "Burada yatırımını yapsın. Girişimci de yatırım için önce ne ister? Güvenlik ister, önce istikrar ister, önce huzur ister. Bunların olmadığı yerde hangi teşvikleri verirseniz verin yatırımcı gelmez." dedi.
TERÖR ÖRGÜTÜ YATIRIMLARIN GELMESİNİ ENGELLEDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 15 yıl boyunca Hakkari’de yatırım teşvik belgesi alan yabancı firma sayısının 2 olduğuna işaret ederek, "Şu anda da dişe dokunur biri sağlık diğeri enerji alanında sadece iki tane teşvik belgeli yatırım var. Niye? Ne olacak, terör örgütü burada çalışan mühendisleri, işçileri, müteahhidi tehdit ederse, kaçırırsa buraya yatırımcı gelir mi? Gelmez. Tüm teşvik belgelerinin sayısı 10’u zor buluyor. Onun için Hakkari’de sadece her 5 kişiden biri aktif sigortalı yani fiilen çalışan kişi durumundadır. Terör örgütü yıllarca sadece insanlarımızın hayatını rehin almakta, iradesine ipotek koymakla da kalmadı, aynı zamanda işte bu yatırımların gelmesini de engelledi." diye konuştu.
Erdoğan, "Yol yapan, havalimanı inşa eden, maden çıkartan, kamu yatırımlarını yürüten işçileri, mühendisleri, müteahhitleri tehditle silahla şantajla çalışamaz hale getirirseniz diğer yatırımcılar buraya nasıl gelsin, niçin gelsin?" diye sordu.
Çukur eylemleri sırasında terör örgütünün işi vatandaşların evlerine, iş yerlerine, mahremlerine el uzatacak kadar ileri götürdüğünü vurgulayan Erdoğan, devletin, hükümetin terör örgütleri ve uzantılarıyla mücadele ederken güvenlik kaygısının yanında bu sıkıntıları da gözettiğini aktardı.
Hakkarili, Şırnaklı vatandaşların kendi yaşadıkları yerlerdeki imkanları değerlendirmek varken sürekli göç etmek, yuvasını başka yerlere taşımak zorunda kalmaması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, "Önümüzdeki bahardan itibaren, uzun zamandır güvenlik sebebiyle uygulanan yaylalara çıkma yasaklarını inşallah kaldırıyoruz ama yaylalarınıza lütfen sahip çıkacaksınız. Teröristlere kalkıp da en ufak bir tehditte ’al sana bir baş hayvan’ diyecek misiniz? Mesele o. Eğer öyleyse buyurun yaylalara çıkın, güvenlikte bizden, inşallah." değerlendirmesini yaptı.
Bir süredir et fiyatlarının yüksekliğinden dolayı hayvancılık meselesinin tartışıldığını bildiren Erdoğan, "Hakkari’nin bu güzel yaylaları varken bizim böyle bir tartışma yapıyor olmamız ne kadar abes değil mi? Yayla yasakların kalktığından Hakkari’den hayvancılık konusunda büyük bir atak bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
HER TÜRLÜ KOLAYLIĞI GÖSTERECEĞİZ
Bölgenin önemli bir değeri olan maden ocaklarının rahatça faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereken alt yapının da oluşturulduğuna işaret eden Erdoğan, bölgedeki sınır ticaretini meşru ve sürdürülebilir hale getirmek için sınır kapılarının sayısının artırıldığını kaydetti.
Erdoğan, "Öyle kaçağa, göçeğe gerek kalmadan ticaret yapan her kardeşimizin ihracatçı, ithalatçı statüsünde işini yürütmesi için kendilerine her türlü kolaylığı göstereceğiz." dedi.
Geçen yıl Hakkari’den yaklaşık 23,5 milyon dolar ihracatın, 3,5 milyar dolar ise ithalatın yapıldığını aktaran Eroğlu, şöyle konuştu:
"Halbuki Hakkari gibi değil sınır ilimizin ticaret potansiyeli bunun onlarca kat fazlasıdır. İnşallah bu potansiyeli beraberce harekete geçireceğiz. Bunun ilk işaretlerini de almaya başladık. Mesela geçtiğimiz yılın ilk 11 ayında Hakkari’de 63 şirket kurulmuştu. Bu yıl aynı dönemde tam iki katlık bir artışla 126 şirket kuruldu. İhracatta da tam 2,5 katlık bir artışla ilk 10 ayda 60 milyon dolara yaklaşıldığını görüyoruz. Bunlar önemli oranlar ama yeterli değil çünkü bizim hem Türkiye olarak hem de Hakkari olarak hedeflerimiz çok büyük. İnşallah o günleri de hep birlikte göreceğiz. Kardeşlerim bizim tek bir amacımız vardır, geçmişte ’şöyle olmuş, böyle olmuş’ hepsini bir kenara bırakarak, çocuklarımıza, torunlarımıza çok daha güvenli, çok daha müreffeh, çok daha umut dolu bir gelecek emanet etmek istiyoruz. Şundan emin olunuz, bu ülkeyi yönetenlerin, cumhurbaşkanından en alt düzeyindeki memuruna kadar tek bir gayesi vardır, o da milletimize hizmettir."
Türkiye’nin yakın tarihinin her kesimle birlikte Kürtler için de acı hatıralarla dolu olduğunu anımsatan Erdoğan, İstanbul’da, Ankara’da, Konya’da, Kayseri’de inancından dolayı baskı görenlere zulmedenler ile kökeninden, dilinden, kültüründen dolayı Hakkari’dekilere zulüm edenlerin aynı olduğunu bildirdi.
SIKINTILARI YAŞAYANLARIN NE HİSSETTİĞİNİ EN İYİ BİZ BİLİRİZ
Erdoğan, Türkiye’nin son 15 yılının "faşist kafayla" hesaplaşma dönemi olduğunu ifade ederek, "Biz şartlar ne olursa olsun demokrasiden, özgürlüklerden, temel insan haklarından asla taviz vermedik çünkü biz de damdan düştük dolayısıyla bu sıkıntıları yaşayanların ne hissettiğini ne düşündüğünü en iyi biz biliriz." diye konuştu.
"Hakkari’deki, Şırnak’taki, Van’daki, Diyarbakır’daki, Bingöl’deki ve illerdekilerin kökeni ve inancıyla ilgili hassasiyetine el uzatan, taciz eden herkes karşısında önce bizi bulur." diyen Erdoğan, Türkiye’de nerede yüreği yakılan, canı acıtılan, onuru zedelenen varsa yanında olacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti:
"Biz kendimizi sınırlarımızın dışındaki kardeşlerimizin de hakkını, hukukunu savunmakla mükellef görüyoruz. Kuzey Irak yönetimine, oradaki kardeşlerimize yıllarca en büyük desteği biz verdik. En zor zamanlarında, desteğe en çok ihtiyaç duydukları dönemlerde yanlarında o masada oturanlar değil tek biz vardık. Bak şu anda maaş ödemiyorlar. Yine maaş ödeyemedikleri zaman da Başbakan’dım. 2 milyar dolar kendilerine kredi verdik. Maaşlarını öyle ödediler. Hani şimdi o dost görünenler nerede? Niye onlar şimdi kendilerine kredi vermiyorlar? Çünkü biz olaya kardeşçe baktık ama onlar kardeşçe bakmıyor. Onlar, ’petrol varsa biz varız’ diyorlar."
Erdoğan, geçen ay Irak-İran sınırında yaşanan depremde ilk yardıma koşan ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekti.
Türk Kızılayı, AFAD, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerle tüm imkanları seferber ederek deprem bölgesine gidildiğini anlatan Erdoğan, "Şayet Kuzey Irak yönetimi birilerinin gazına gelip yanlış bir yola sapmamış olsaydı emin olun bugün orada yaşanan sıkıntıların hiçbiri yaşanmayacaktı." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, "Mesele Kürt meselesi, Türk meselesi, Arap meselesi değildir. Mesele topyekün coğrafyamıza ve medeniyetimize dönük bir saldırı altında bulunuyor olmamızdır. Biz ne kadar kendi içimizde bölünürsek bu saldırının başarıya ulaşma şansı o kadar artar. Bölücü terör örgütü işte bu senaryonun gönüllü figüranlığına, kuklalığına taliptir. Kandil mesafe olarak buraya çok yakın ama emin olun oradakilerin zihinleri ve niyetleri buradaki kardeşlerimden çok çok uzaktır." diye konuştu.
HAKKARİ YOKSA BİZ DE YOKUZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik olduğumuzda ne kadar güçlüysek, ayrı olduğumuzda da o kadar tehdit altında olduğumuzu biliyoruz." ifadesini kullandı.
"Hakkari seninle gurur duyuyor" tezahüratları üzerine de Erdoğan, "Ben sizlerle gurur duyuyorum. Maşallahınız var. Gençler, şunu unutmayın, Türkiye yoksa Hakkari de yok. Hakkari’deki kardeşlerimin bir geleceği de yok. Türkiye varsa ve güçlüyse Hakkarili kardeşimin de o derece umut dolu bir geleceği var. Aynı şekilde Hakkari yoksa biz de yokuz. Bunu böyle biliniz." şeklinde konuştu.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onun için biz ne diyoruz, tek millet. Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abaza’sıyla, Boşnak’ıyla, 80 milyon tek millet. Ayrılmak, bölünmek yok. İki, biz ne diyoruz, tek bayrak. Bizim bayrağımız şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldızlar şehitlerimizin ta kendisi. Üç, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Asla bu vatanımızı kimseye böldürtmeyiz. Vatanımızı bölmeye çalışanlar karşısında, güvenlik güçlerimizle, askerimizle, polisimizle, jandarmamızla, güvenlik korucularımızla, hep birlikte bizleri bulurlar. Biz F16 oluruz, helikopterlerimizle, tankımızla, topumuzla onları nasıl açtıkları çukurlara gömdüysek, bundan sonra da mağaralarına kadar kovalarız. Çünkü benim Hakkari’deki kardeşimin huzurunu kaçıramazlar. Yetti artık, yetti. 35-40 yıldır bu ülkede bu milletin huzurunu kaçıranlar artık bunu yapamayacak."
BİRLEŞMEYE, BÜYÜMEYE, KENETLENMEYE İHTİYACIMIZ VAR
Rabia işaretindeki "tek devlet"in anlamını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok. Rabiamıza sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Aksi takdirde inanın bana hiçbirimizi bu coğrafyada tek gün dahi barındırmazlar. Sınırlarımızın hemen dışında olup bitenler bizim için en büyük ibrettir. Bizim bölünmeye, küçülmeye, birbirimizi yıpratmaya değil, tam tersine birleşmeye, büyümeye, kenetlenmeye ihtiyacımız var." dedi.
Erdoğan, bu nedenle çocukların terör örgütlerinin elinde heder olup gitmemesi, en iyi öğretimi alması, en iyi mesleklere sahip olması için uğraştıklarını belirterek, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesinin yolunun da buradan geçtiğinin altını çizdi.
"Hakkari’de üniversite mi vardı? Hakkari’ye üniversiteyi kim getirdi?" diye soran Erdoğan, bu çalışmaları bölge vatandaşlarına olan sevgileriyle gerçekleştirdiklerini vurguladı. Erdoğan, çocuklara verdikleri değerle birlikte okulların sayısının her geçen gün arttığını anlattı.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bölgemizi bölüp parçalamaya çalışanlara bir bakın. Kendi birlikleri, bütünlükleri konusunda en küçük bir tehdide, söze, imaya dahi tahammülleri olmadığını görürsünüz. Peki onlar kendi birlikleri, beraberlikleri konusunda bu kadar hassasken bizi 40 parçaya ayırmaya çalışmaları çıkarları öyle gerektiği için mi?
Şu anda bu salonun dışında salonun içi kadar Hakkarili kardeşim var. İşte bu nedir, bu bir aşktır. Allah aşkınızı daim kılsın. Onların çıkarı bölücülükten geçiyorsa Hakkari’yle birlikte bizim çıkarımız da tevhidden, vahdetten, ortak bir gelecek inşa etmekten geçiyor. Gerçek bir millet, devlet olmak, gerçekten şahsiyetli, onurlu bir birey olmak kolay değildir. Hele günümüzün şartlarında bu duruşu sergilemek gerçekten çok büyük fedakarlık, mücadele gerektiriyor."
İMAN ÖYLE BİR ŞEYDİR Kİ TEKEDEN BİLE SÜT ÇIKARTIR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak demokrasi ve ekonomiyi güçlendirdikleri ölçüde bağımsızlığa ve geleceğe daha büyük bir kararlılıkla sahip çıkma imkanını da bulduklarını aktardı.
Erdoğan, yıllarca unutturulmak istenen tarihi, kültürü, medeniyeti, hasletleri birer birer hatırlatmaya başladıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"İşte o zaman gördük ki uzun zamandır bize ’yapamazsın, edemezsin, başaramazsın’ dedikleri ne varsa hepsini de yapabiliyoruz. İşte Kudüs’le ilgili yaşanan durumda, ne yaptık, İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak İstanbul’da tüm üyelerimizi davet ettik ve yaptığımız bir haftalık çalışmayla Birleşmiş Milletler’de, Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail ile birlikte o olumsuz kararını 128 üyeyle tersine çevirdik. Demek ki iman öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır.
Ülkemizin ufkunu Edirne ile Kars arasına sıkıştıranları, hatta bunu bile çok görüp terör örgütleri eliyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizi adeta muhasara altına alanları tepeleyip gerilettikçe aslında önümüzde koskoca bir dünya olduğunu gördük. Belgesellerde, kitaplarda, dergilerde gözümüze çarpan ve bize hiç yabancı gelmeyen coğrafyaların, insanların aslında tarihimizin ve gönlümüzün tam ortasında yaşadığını fark ettik. Hakkari’yle Saray Bosna’nın aynı olduğunu, Şırnak’la Trablusgarp’ın farkının bulunmadığını, Diyarbakır’la Kırım’ın kardeş olduğunu unutturmak için bizi iç meselelerimizle boğmaya çalıştıklarını kavradık."
Erdoğan, bugün Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada böylesine dik durabilmesinin bu hakikatleri millete göstermeleri sayesinde olduğunu vurguladı.
AMERİKA BİR KALDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye ve Irak’taki kardeşlerimize sahip çıkarak, sahada bilfiil yanlarında yer alarak işin çok farklı yerlere gitmesinin önüne geçtik. Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması yönündeki girişim de bölgemizle ilgili oyunun bir parçasıdır. Biz elimizden geleni hamdolsun yaptık. Konuyu İslam İşbirliği Teşkilatı olarak çözüme kavuşturduk. Ardından dost ülkelerle beraber meseleyi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na götürdük." diye konuştu.
Erdoğan, bu süreçte Hristiyan dünyasının lideri konumundaki Papa’yı bizzat arayarak devreye soktuğunu, Bağlantısızlar Hareketi’nin dönem başkanı olan Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’i, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i, Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’u, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’i de arayarak devreye soktuklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamdolsun işte netice hasıl oldu. Dünya 5’ten büyük mü? Birden büyük mü? Daha büyük değil mi? Amerika bir kaldı, bunun yanında dünya karşısında kaldı. İstikamet sahibi Müslümanlar ve ahlak sahibi tüm insanlık olarak mücadelemizi sürdürdüğümüz her gün, bu zulüm düzeninin sonuna bir adım daha yaklaştığının işaretini görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Kongrenin yapıldığı salonun girişinde "Sayın Cumhurbaşkanım kutsal Kudüs size emanet, Hakkari de size emanet, siz de Allah’a emanet olun", "Sayın Cumhurbaşkanım Hakkarimize alternatif karayolu istiyoruz" ve Kürtçe "Dünya lideri Cumhurbaşkanımız Hakkari’ye hoş geldiniz" pankartları dikkati çekti.
Kongrenin yapıldığı salonun içinde ise "Kudüs’ün hamisi Sayın Cumhurbaşkanımız, Kudüs’ü fetheden komutanların şehrine hoş geldiniz", "Pensilvanya’nın ABD’si varsa senin de Hakkarin var Reis", "Bu sevdanın arasına Sümbül Dağı bile giremez", "Biz İslam’ı Mekkeli bir yetimden, siyaseti Rizeli bir yiğitten öğrendik", "Yüksekova’ya güven, Reis hepimiz seninleyiz" pankartları asıldı.
Kongreye, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mahir Ünal, Hayati Yazıcı, Mustafa Ataş, Ravza Kavakcı, Öznur Çalık ile milletvekilleri de katıldı.
Programın sonunda AK Parti Hakkari İl Başkanlığınca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a annesiyle birlikte çekilmiş fotoğrafı hediye edildi.