Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in 2023 Gençlik Sûrasinda yaptigi konusmanin tam metni

 

Değerli kardeşlerim, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Merhum Arif Nihat Asya’nın:

“Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden,

Senin de destanını okuyalım ezberden.

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden.

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın.

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın”  diye tarif ettiği, Fatih’in İstanbul’u fethettiği ruha ve onunla aynı ideallere sahip olan gençlerimizi selamlıyorum.

Yunus Emre’lerin Mevlana’ların, Hacı Bektaş’ların, Şahin Bey’lerin, Sütçü İmam’ların, Hasan Tahsin’lerin, Yörük Ali Efe’lerin, Dilşat Sultan’ların, Nene Hatun’ların, Gevher Nesibe’lerin, Malhun Hatun’ların, her biri cesaret abidesi olan nice kahramanların torunları olan gençlerimizi selamlıyorum.

Annesinin Çanakkale Savaşına en sevdiğim evladım olarak seni vatan ve millet yoluna, Allah yolunda kurban olarak seçtiğim için başını kınaladım diyerek gönderdiği Sorgunlu Kınalı Hasan’ların yaştaşı ve yoldaşı olan gençlerimizi selamlıyorum.

Şairin:

“Dudağında tekbir, elinde bayrak,

Namusun şiarı yiğitler gördüm,

Bağrına gül bastığı şu toprak,

Ölümü öldüren şehitler diye gördüm”, bu şekilde tarif ettiği 15 Temmuz direnişinin kahramanları olan gençlerimizi selamlıyorum.

Dünya 5’ten büyüktür ifadesiyle açtığımız küresel adaletsizliğe, haksızlığa, zulmü, sefalete karşı başkaldıran gençlerimizi selamlıyorum.

Gençler: “biz kimseye kin tutmayız, ağyar dahi dosttur bize, düşmanız kindir bizim, kamu alem birdir bize” diye ifade ettiği gönül zenginliğine sahip gençlerimizi selamlıyorum.

Tıpkı bir asır önce olduğu gibi bir kez daha yedi düvelin ve onların beslediği terör örgütlerinin üzerine geldiği bir dönemde, hazır mısınız? ("Evet" sesleri) Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek istiklaline ve istikbaline sahip çıkan gençlerimizi selamlıyorum.

Niyet tek millet? Çünkü 80 milyon milleti İbrahim, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla Roman’ıyla, milleti İbrahim, tek millet.

 İki; tek bayrak. İşte bayrağımız burada, rengini nereden alıyor? Şehidimizin kanından. Hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız her şehidimiz bir yıldızdır.

Ve bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır diyerek 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatan topraklarımızı kimsenin bölmeye gücü yetmez ve yetmeyecektir. Ve bölmeye çalışanların üzerine, evet, hep beraber bizler de Gabar’da, Tendürek’te, Cudi’de, Beslerderesi’nde, Kandil’de F-16 olur oraya doğru gideriz. Ve şu ana kadar olduğu gibi… ("Bir gece ansızın gelebiliriz" sesleri) Aynen öyle. Nerede nasıl bir çalkalanma var, nerede bize yönelik bir taciz varsa, evet, bir gece ansınız vurabiliriz. Acaba birileri izin verir mi? Artık yok, geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanlar bizimle beraber hukukumuza saygı duydukları sürece biz de onlara saygı duyarız, aksi takdirde kusura bakmasınlar.

Gençler, bu sıfatın kıymetini iyi bilin, onun için…

Dört, Rabia’mız, tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz, tamam?

(Halkla Beraber Söyleniyor)

Şimdi söyleyin bakalım; tek millet… Tek Bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Gençler, genç kavramının anlamını iyi bileceğiz. Ne diyor şair, burayı iyi dinleyelim: “Gençliğin yaşlılık çağları vardır, orada bir çok genç ölür. Yaşlılığın da gençlik çağları vardır, orada da birçok genç ölür.” Siz siz olun gençliğinizi öldürmeyin. Bir tek gününüzü, bir tek saatinizi, bir tek anınızı sakın ha boşa geçirmeyin.

Unutmayınız, bizim gençlik konusunda bir kızılelmamız var. Biz kalbi selim sahibi bir gençlik istiyoruz, yani imanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik istiyoruz. Biz zevki selam sahibi bir gençlik istiyoruz, yani sanatıyla, kültürüyle, estetiğiyle, zirvede bir gençlik istiyoruz. Gençler, biz aklıselim sahibi bir gençlik istiyoruz, yani ilimde, fende, teknikte, tefekkürle en ileride bir gençlik. Daha ileri gidiyorum, “ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmezse, ya nice okumaktır”, böyle gideceğiz. Bunun için kendinizi tek bir alanda değil, bu alanların hepsinde de geliştirmeniz gerekiyor, ben AK Parti gençliğini böyle görüyorum.

Tabi bizler bu yola koltuk sevdasıyla, makam sevdasıyla değil, hizmet sevdasıyla çıktık, bunun için de biz gençlerden korkan, gençlerden çekinen, yerine gençleri bırakmayı düşünmeyenlerden asla olmadık. Aziz milletimizin emaneti olan bu görevleri vakti, saati geldiğinde sizler devralacaksınız. Seçilme yaşı kaçtı? Biz göreve geldiğimizde 30. Seçme ve seçilme yaşını 18’e indiren kim oldu? Hamdolsun biz olduk. Niye? Biz gençliğimize inandık da onun için.

Şimdi devam eden kongrelerimizde yeni görev alan arkadaşlarımızın önemli bir kısmının gençlik kollarımızdan yetişme olduğunu hamdolsun memnuniyetle görüyorum. Aynı durum yarın belediye başkanlığı seçiminde, milletvekili seçiminde de olacaktır. Hiç şüphesiz günü geldiğinde daha yüksek irtifa, inşallah dinamik gençler daha yüksek irtifada bakacaksınız ki Cumhurbaşkanlığı makamında da sizlerden birisi olacak.

Çok iyi biliyorum ki, sizler kendinize birtakım haklar lütfedilmesini beklemiyorsunuz. Sizlerin tek isteği, önünüzün açılması, fırsat kapısının aralanmasıdır. Biz de sizlere diyoruz ki, işte 2023 hedeflerimiz, işte 2053 ve 2071 vizyonlarımız, hepsi de sizin içindir. Bu fırsatları çok iyi değerlendirin. Milletinize ve ülkenize hizmet için hangi yoldan giderseniz gidin, Şeyh Edebali’nin sizlerin yaşında devletin başına geçen Osman Gazi’ye nasihatini aklınızdan çıkarmayın.

Gençler, şimdi bir dakika şöyle bir sessizlik, çünkü farklı bir yerden nasihat geliyor, bunu dinleyelim, sakin olalım, bu çok önemli.

Şeyh Edebali’den ses var:

“Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz.

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İşin ağır, işin çetin, Allah yardımcın olsun.

Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savurulur gidersin.

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener, daima sabırlı ve sebatlı iradene sahip olasın.

Ey oğul, ananı, atana say, bereket büyüklerle beraberdir.

İnancını kaybedersen, yeşilken çorak çöllere dönersin.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklıysan mücadeleden korkma.”

Evet, mücadeleden korkmayın, hele hele kendinizi asla küçümsemeyin.

Ve gençler, bilesiniz ki, bir mıh bir nalı kurtarır, bir nal bir atı, bir at bir komutanı kurtarır, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir milleti kurtarır.

Sizlerin bir mıh olarak gördüğü adımın milletimizin hayatında nasıl bir etkiye yol açacağı ancak ileride bilinebilir. Doğru bildiğiniz, haklı olduğuna inandığınız, birikiminize ve enerjinize güvendiğiniz her konuda verdiğiniz mücadelede, unutmayın, yardımcınız, yardımcımız Allah’tır. Ama böyle bir hazırlığa, böyle bir altyapıya sahip olmadan ortaya çıktığınızda hüsrana uğramanız da kaçılmazdır. Ben sizlere güveniyorum, yüreğinizdeki aşkın, gözlerinizdeki kararlılığın, damarlarınızda akan o deli kanın hakkını vereceğinize inanıyorum.

Bu yolculuğunuzda bugüne kadar hep sizlerle birlikte oldum, ömrüm yettiğince, bu can bu tende olduğu müddetçe yanınızda olmaya da devam edeceğim.

Gençler, Türkiye olarak hep nüfusumuzdaki genç oranının yüksekliğiyle övünen bir ülkeyiz. Her alanda ve elbette ekonomide güçlü ve etkili olmanın yolu, güçlü ve etkili gençlere sahip olmaktan geçiyor. Ülkemizdeki işgücü son 10 yılda 7 milyon 775 bin kişi artmıştır, bu rakam neredeyse 7 milyon 842 bin olan 28 Avrupa Birliği üyesinin toplam işgücü artışı kadardır.

Son 10 yılda istihdama kazandırdığımız nüfus ise yaklaşık 6,5 milyondur. Bu bakımdan da 3 milyon 800 kadar olan 28 Avrupa Birliği ülkesinin toplamını çok geride bırakıyoruz.

Aynı şekilde Türkiye son 10 yılda işgücüne katılım oranında da en fazla artış gösteren ülkedir. Ülkemizde işgücüne katılma oranı 6,5 puan artarken, bu rakam Avrupa Birliği ülkelerinde yarım puanda kalmıştır.

Tabi bizim ölçümüz başkalarının ne olduğu değil, kendi gençlerimizin istihdam oranını mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmaktır. Bu konuda sizlere de düşen çok önemli görevler var, mesela girişimcilik. Girişimcilik genç olmanın olmazsa olmaz bir parçasıdır. Gençlerimizden beklentimiz memur olmakla değil, girişimci olmakla ilgilenmelidir. Girişimcilik ise bazı kelimeleri art arda sıralamak değildir. Siz istediğiniz kadar inovasyon, girişimcilik ruhu ve sinerji deyi durun, eğer yeterli bilgiye ve çalışma azmine sahip değilseniz, sonuç hüsran olur. Yarın işverenleri ve üreticileri olacak gençlerimizin öncelikle iştigal etmek istedikleri alandaki teknik bilgilerini hem teorik, hem işbaşı eğitimiyle artırmaları gerekiyor. Vaktinizi ne olacak bizim halimiz diyerek kötümser bir psikolojiyle veya sosyal medyada öldürmek yerine, kendinize sürekli geliştirerek değerlendirmelisiniz.

Rabbimiz İnşirah Suresinde şöyle diyor: “Doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık vardır, o halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul.” Size düşen iş, ya niyet, ya kısmet diyerek yola çıkmak, zorluklarla karşılaştığınızda yılmadan bir daha, bir daha diyerek yola devam etmektir.

Meşhur Batılı bir yazarın şu sözü kulaklarınıza küpe olsun: “Hep denedin, hep yenildin. Olsun, gene dene, gene yenil, daha iyi yen.”

Bizim bir şairimiz de ne diyor:

“Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır,

Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır.  

Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır.

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır,

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.

Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır.

Senden umut kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.

Sevgili, en sevgili, ey sevgili.”

İşte bunu için bize denemekten hiç bıkmayan, her yenilgisini öğrenmeye, daha iyisini yapacak tecrübeye dönüştürüp hedeflediği zaferin basamağı haline getiren ve nihayetinde Allah’ın izniyle tutuğunu koparan bir gençlik lazım, o gençliği de karşımda görüyorum.

Gençler, bir başka önemli husus, dil öğrenmektir. Tüm gençlerimizin en az bir yabancı dil öğrenmelerini bekliyorum. Onu niçin yönetici gençler karşımda, diyorum ki, gençleri seçici olacak ve onların dil öğrenimine ağırlık vereceksiniz. Bundan kastım da sadece İngilizce değildir, Arapça, Rusça, Çince, Farsça, Fransızca veya bir başka dil hiç fark etmez, mutlaka en az ikinci bir dili öğrenin.

Osmanlı döneminde bir akıncının, bir elçinin, bir paşanın, velhasıl her kademedeki devlet görevlisinin ve bu geniş coğrafyada iş yapan bir tüccarın, ah ah, en az 6-7 dili iyi derecede bildiği anlatılır. Hedeflerimize sadece memleketimizde oturup kendi dilimizi konuşarak ulaşamayız. Gençlerimizin geri dönmek ve benliklerine sahip çıkmak kaydıyla diğer ülkelerde bulunmalarını ve tecrübe kazanmalarını önemsiyorum. Bunun yanında, Osmanlıcayı, en azından yüzünden okumasını bilmeniz gerekiyor. Eğer siz 600 yıllık kitaplarımıza, belgelerimize, kitabelerimize Fransız kalırsanız, Fransızca bilmeniz bir işe yaramaz. Böylesine büyük bir birikimi kullanamayan gençlerimizin arzu ettiğimiz köklü ve derin duruşu sergileyebilmeleri çok zordur.

Son olarak, finansal okur-yazarlığın ve dolayısıyla matematiğin altını çizmek istiyorum. Büyük filozof Platon’un akademinin kapasında ne yazıyor? Matematik bilmeyen giremez yazıldığı söylenir. Hangi alanda faaliyet gösterirseniz gösterin, eğer sayılarla aranız iyi olmazsa, eğer bilançoları, gelir-gider defterlerini ve nakit akışlarını okuyamazsanız iş hayatında başarılı olamazsınız. Aynı şekilde eğer kardan-zarardan, toplama ve çıkarmadan anlamazsanız işinizi yürütemezsiniz, öyle mi? Gençler, sesiniz çıkmadı, hayırdır. Yanlış mı söyledik? Tüm bunları hayat felsefenizle birleştiremezseniz de yönetemezsiniz, sadece yönetilirsiniz. Halbuki biz yönetilen değil, yöneten bir gençlik görmenin hayaliyle yaşıyoruz. Matematiğin bir pozitif bilim olmadığını, temel bilim olduğunu, Osmanlı’da yöneticilerin aynı zamanda iyi birer matematikçi olduğunu da hatırlatmak isterim. Hele bugün rakamlarla aranızı iyi tutmanız çok daha önemli.

Gençler, bu anlattıklarımızın hepsi elbette önemli. Ama önemlisini sizin asıl sorumluluklarınızı sona sakladım, bunlar olmadan diğerleri temeli olmayan bir bina gibidir, her an yıkılıp gider. Bu sorumlulukları kendi sözlerimle değil, Hazreti Lokman’ın oğluna tavsiyeleriyle ifade etmek istiyorum, dinliyorsunuz değil mi? ("Evet" sesleri)

Ey oğul, Allah’a şirk koşma, günahtan ve yalandan sakın, namazını dosdoğru kıl, tövbeyi geciktirme. Selama, duaya, gülümsemeye önem ver, tebessüm sadakadır. Kasılarak yürüme, bağırarak konuşma. Herhalde ben biraz bağırdım, Allah affetsin. İlim meclislerine katıl, cahilden ve kötü komşudan uzak dur. Erken kalk, az konuş, sözünü dağıtma. İstişare et. “…” bütün işlerinizde istişare ediniz, Allah’ın hükmü bu. Doğru arkadaşlar seç, tembel olma, acele etme, şefkatli ve ikram sever ol. Başa gelene sabret, “men sabera zafera.” Evet, sizlerden işte böyle bir genç olmanızı bekliyorum.

Ve üstadın sözleriyle, gençlerimize çağrısıyla bitirelim, dinliyor musunuz? ("Evet" sesleri)

“Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik.

Kim var diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert, ben varım cevabını verici, her ferdi benim olmadığım yerde kimse yoktur fikrini besleyici bir dava ahlâkını kaynak bir gençlik.

Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin ve gerçek kahramanlık madeniyle sahtesini ayırt etmekte kuyumcu ustası bir gençlik...

Genç adam, bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil.

Allah’ın selamı üzerine olsun. "

Evet, Allah’ın selamı üzerinize olsun.

AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığımızın 2023 Gençlik Şûrası kapsamında gerçekleştirdiği toplantılar hazırladığı raporlar için tebrik ediyorum.

Bu güzel faaliyetlerin icrasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Türkiye olarak 2023’ü hem hedeflerimiz itibarıyla, hem de tarihe kalıcı bir iz bırakmak için çok iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bu amaçla Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu’nun koordinasyonunda 2023 kutlamaları için ciddi bir hazırlık yürütüyoruz. Yurt içinde ve yut dışında pek çok faaliyeti kapsayan bu kutlamaların nereden geldiğinizin, nerede bulunduğumuzun ve nereye gittiğimizin derli toplu bir muhasebesine de imkan vereceğine inanıyorum.

Sizlerden 2023 kutlama etkinliklerine sahip çıkmanızı istiyorum. Fikri ve fiili katkılarınızla bu sürecin ülkemize, milletimize, Cumhuriyetimize yakışır bir şekilde geçmesini sağlamanızı bekliyorum.

Bu duygularla sizleri bir kez daha sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum, kalın sağlıcakla.

 

 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.