Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Adana mitinginde yaptigi konusmanin tam metni

 

Muhabbetle selamlıyorum Adana, Van’dan geliyorum Adana. Van da bir başkaydı, Van’dan selamlar getirdim sizlere Adana.

Tarımın, sanayinin, ticaretin şehri Adana. Bereketli toprakların şehri Adana. Şairlerin, ozanların, yazarların şehri Adana. Gözünü kırpmadan şehadete koşan yiğitlerin şehri Adana. Cephede, tarlada, ticarette destan yazanların şehri Adana. Bugün sizleri bir kez daha gönülden selamlıyorum Adana.

Samimiyetinden, ahde vefandan, muhabbetinden dolayı sizlere teşekkür ediyorum Adana.

Sizlerin aracılığıyla Adana’nın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Havaalanından buraya cadde boyu bizleri selamlayan Adanalı kardeşlerime tekrar selamlarımı gönderiyorum.

Bu tarihi meydandan Adanalı çiftçilerimizi, işçilerimizi, emeklilerimizi, sanayicilerimizi selamlıyorum. Yine sizlerin aracılığıyla Adanalı hanım kardeşlerime, istikbalimizin teminatı olan genç kardeşlerime en kalbi selamlarımı gönderiyorum. Geride bıraktığımız Ramazan Bayramınızı özellikle gönülden tebrik ediyorum. Rabbim hepimizi huzuru kalple, sağlık ve afiyetle idrak edeceğimiz daha nice bayramlara kavuştursun diyorum.

Şehitler diyarı Adana’dan başta terörle mücadele olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında vatanımızın bekası, milletimizin emniyeti için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarında alemi bekaya uğurladığımız kahramanları şükranla, rahmetle yad ediyorum. Gazilerimize ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyor, Yüce Mevla’dan sağlıklı, hayırlı, uzun ömürler diliyorum.

Bugün bir kez daha Adana’ya kavuşmanın, sizlerle kucaklaşmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bize şu muhteşem gurur tablosunu yaşattığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Duy bizi Türkiye diyorum. Bu meydan bana Adana’nın kararlılığını gösteriyor. Bu meydan bana 24 Haziran’da tarih yazmaya hazırlanan bir Adana olduğunu söylüyor, doğru mu? Doğru mu? Bu meydan bana güçlü Türkiye’nin müjdesini veriyor.

Şimdi buradan Adana’ya soruyorum; Adana, 24 Haziran’da sandıkları patlatmaya var mıyız Adana? Maşallah.

Zafer sancağını dalgalandırmaya hazır mıyız Adana?

Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz Adana? 24 Haziran’da güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye var mıyız?

24 Haziran’da güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye var mıyız?

24 Haziran’da güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye var mıyız?

Biliyorsunuz, bu seçimde Milliyetçi Hareket Partisi’yle ittifak içinde giriyoruz. Yanımızda rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun yadigârı Alperenler de var.

24 Haziran’da cumhur ittifakını destekliyor muyuz?

Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim uhuvvetimizi, kardeşliğimizi daim eylesin.

Sevgili Adanalılar; bugün size selam getirdim, size Yenikapı’dan 1 milyon 300 bin selam getirdim. Adana’ya Ramazan Bayramının son günü bize ikinci bayramı yaşatan milyonlarca İstanbullunun selamını getirdim. Size dün yağmura rağmen bizi coşkuyla karşılayan Samsunlu, Ordulu kardeşlerimizin selamını getirdim. Size Eskişehir’in, Denizli’nin, Diyarbakır’ın, Ankara’nın, Rize, Trabzon, Niğde, Bursa’nın kucak dolusu selamlarını getirdim. Biraz önce Van’daydım, Van’ın selamlarını getirdim.

Yarın Allah nasip ederse Mardin ve Şanlıurfa’da olacağız. 780 bin kilometrekarenin her karışını, ülkemizin dört bir yanını aralıksız dolaşıyoruz. Ben dolaşıyorum, Başbakanımız dolaşıyor, bakanlarımız dolaşıyor. Gidilmedik yer bırakmayacağız. Beraber dolaşıyoruz, hanım kardeşlerim dolaşıyor, gençler dolaşıyor. Çalmadık kapı bırakmıyoruz değil mi? Girilmedik yer bırakmıyoruz değil mi? Maşallah. Kardeşlerim, sadece seçim dönemlerinde değil 4 mevsim, 12 ay, 365 gün milletimizle dertleşiyor, hasbihal ediyoruz. Yazın sıcağına, kışın ayazına aldırmadan 81 vilayetimizin tamamını kucaklıyor, bağrımıza basıyoruz.

Son 4 sene içerisinde Adana’ya kaç kere geldim biliyor musunuz? Bu altıncı gelişim. Sorun bakalım Bay Muharrem’e, bay Kemal’e sorun, kaç kere gelmiş buralara? Bizde dert var dert. Bizde aşk var aşk. Ya biz size sevdalıyız be, biz size sevdalıyız. Bize zaman zaman yorulmuyor musunuz diye soruyorlar, ben de bu sorulara hep merhum Neşet Ertaş’ın o güzel sözleriyle cevap veriyorum: “Aşgınan çalışan yorulmaz.” Milletine sevdalı olan yorulmaz. Ülkesini gerçekten seven yorulmaz. Adana’yı, Adana’nın mert, cesur, çalışkan insanlarını seven asla yorulmaz. Böylece bir taraftan milletimizle hasret giderirken aynı zamanda da şehrimizdeki yatırımların takibini yapıyoruz.

10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen önce yine burada, İstasyon Meydanında size bir söz vermiştim; Allah nasip eder de sizin oylarınızla Cumhurbaşkanlığına seçilirsem Adana’daki tüm yatırımların, tüm hizmetlerin takipçisi olacağım demiştim. Hiçbir hizmet yarım kalmayacak, hiçbir yatırım, hiçbir proje, hiçbir eser atıl kalmayacak demiştim. Adana’ya olan sevdamız Cumhurbaşkanlığımız döneminde inşallah daha da artacak demiştim, size dört sene önce bu meydanda verdiğimiz tüm sözleri Allah bize gerçekleştirmeyi nasip etti. Rabbim bizi Adana’ya, Adanalı kardeşlerime karşı mahcup etmedi. Söz verdiğimiz gibi Adana’nın yatırımlarının, projelerinin, hizmetlerinin bizzat takipçisi olduk, koştuk koşturduk, terledik, yeri geldi uykumuzdan, ailemizden feragat ettik. Ama hamdolsun sizlere verdiğimiz sözleri hayata geçirdik.

Kardeşlerim; 16 yılda Adana’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Söyleyeyim; 41 katrilyon Adana’ya yatırım yaptık, 41 katrilyon. Öyle laf değil laf, Halep oradaysa arşın Adana’da. Peki, Bay Muharrem ne diyecek, Bay Kemal ne diyecek? Ne yaptın diyecek. Bu iş ustalık ister ustalık, bu iş dert ister dert. Ve evlatlarımızın kaliteli eğitim alması için 8 bin 72 adet yeni derslik inşa ettik.

Ah CHP’ye gönül veren kardeşlerim, Saadet’e, diğerlerine gönül veren kardeşlerim, sesleniyorum; marifet iltifata tabidir. Bak zerre kadar burada emeği olmayan, hizmeti olmayan, bol bol yalan konuşanlarla mı bu ülkede mesafe alacağız? Gadasını aldıklarım, hazır mıyız? Hazır mıyız?

İşte büyük Türkiye için, güçlü lider için sizden destek istemeye geldim.

Adana’daki ilk ve orta öğretimdeki öğrencilerimize toplamda 228 trilyon tutarında burs verdik. 3 bin 302 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık. Önümüzdeki iki yıl içinde Adana, Karaisalı ve Sarıçam’da 6 bin 250 kişilik yeni yurt binaları daha kazandırıyoruz. 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun inşasını yakında tamamlıyoruz. Eski stadyumu ne yapıyoruz? Ne derseniz onu yapacağız, ne yapıyoruz?

Arkadaşlar, hadi bakalım, reji gir bakalım.

İnşallah böylece Adana’ya görenlerin hayran kalacağı 46 bin 310 metrekarelik güzel bir millet bahçesini kazandırmış olacağız. Biz buyuz, öyle laf ola beri gele yok. Bak bir taraftan 33 bin kişilik stadyumu bitirdik. Bitirdiğimiz için şimdi millet bahçesinin de sözünü veriyoruz. İşte görüyorsunuz. Beyefendiyi alacaksınız yanınıza, çocukları da alacaksınız, beraberce millet bahçesine gideceksiniz, oralarda onlarla beraber yatıp yuvarlanacaksınız. Buna ihtiyacınız yok mu? Adana’nın buna ihtiyacı yok mu? İşte biz bu ihtiyaçları gideriyoruz. Şu güzelliğe bak. Ve Adana bizi devamlı anacak inşallah, biz de görevimizi yapıyoruz. Sağ olun.

Şehit yakınlarımıza, gazilerimize, engellilerimize, yaşlılarımıza 4,5 katrilyon lira destek verdik.

TOKİ kanalıyla Adana’da 15 yılda 17 bin 94 konut projesini hayata geçirdik. Gülbahçesi, Barbaros ve Hürriyet mahallelerindeki kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandıracağız.

21’i hastane olmak üzere toplam 52 adet sağlık tesisi yaptık. Adana’ya bin 550 yataklı şehir hastanesini yaptık mı? Nasıl, beğendiniz mi? Güzel mi?

Peki, Bay Kemal ne yaptı? Hadi onu da bir görelim. Görelim ki CHP’ye gönül veren kardeşlerime de söyleyin, ya bakın Savaş Ay’ın çekimine bakın, Bay Kemal SSK’nın Genel Müdürüyken neler yapmış bir görelim. Hadi arkadaşlar.

Fakat şurası çok önemli, beyefendinin söylediği lafa bak; her yurttaşın hastaneye gitme özgürlüğü var, aman ya Rabbi, iyi ki söyledin be, iyi ki söyledin. Özgürlüğünün olması önemli değil ki, hastaneye gittiği zaman hangi muameleyle karşılaşıyor o önemli. Şu hale bak.

Ve kardeşlerim, hatırlayın o günleri, bir koğuşta kaç kişi yatıyordu? 6 kişi, 8 kişi. Tuvalet, aman ya Rabbi, rezillik, tuvalete girilmez. Sağlam girsen hasta çıkarsın, öyle bir durum vardı. Şimdi gel bakalım bizim şehir hastanesine, Adana’ya gel. Şöyle görmeyenler görsün, Türkiye izlesin.

Allah’ıma hamd ediyorum bize bu günleri gösterdi.

Aynı zamanda depreme dayanıklı, bu özelliği de var. Adana sağlıkta dünyayla yarışıyor, Halep oradaysa arşın Adana’da.

Bay Kemal, tavsiye ederim, sıkıntın olduğunda doğru buraya. Bay Muharrem, aynen sana da tavsiye ediyorum, sıkıntın olduğunda doğru buraya. Yok yok, onlar hakikati hiçbir zaman teslim edemezler.

Nereden nereye, öyle mi? Ne rezillikler yaşadık, ama şimdi şehir hastanemizle Adana’da tavan yaptık.

400 yataklı Adana Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve bu hastanemizin 300 yataklı Seyhan uygulama merkezi, 200’er yataklı Çukurova ve Kozan devlet hastaneleri Adana’ya inşa ettiğimiz diğer önemli sağılık tesisleri. Durmuyoruz, çalışıyoruz, sağlık bu, sıradan bir iş değil.

Ne diyor Kanuni; halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

Çıkmış adaylardan bir tanesi diyor ki, bu şehir hastanelerini nasıl işleteceksiniz diyor. Aman ya Rabbim aman ya Rabbim. Önce bu Bayana sormak lazım, sen niçin çıktın bu yola ya? İşte biz işletiyoruz. Bizim ulaştığımız yere sizin hayalleriniz bile ulaşamaz. Bu millete can feda can, tabi ki bunları yapacağız, tabi ki bunları işleteceğiz, ama bunların havsalası almaz. Bunlara 5 tane koyun ver, kaybeder gelirler.

250 yataklı Ceyhan Devlet Hastanesiyle birlikte, 11 adet sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Seyhan, Yüreğir ve Karataş’a yapacağımız devlet hastanelerinin de olduğu 11 adet tesisimiz ise ihale, proje ve değerli kardeşlerim, arsa aşamasında.

Fakat muhalefet seçim meydanlarında şehir hastanelerini kapatmaktan bahsediyor, ne gerek var diyor. Beş yıldızlı otel konforunda sağlık hizmetin benim Adanalı kardeşlerime çok görüyor, lüks görüyorlar. Tetikçilik yaptırdıkları medya organları vasıtasıyla yalan haberler üzerinden şehir hastanelerimizi karalamaya çalışıyorlar. Ancak, benim Adanalı kardeşim bu hizmetin kıymetini, konforunu, rahatlığını çok iyi biliyor.

24 Haziran’da bunlara bir Osmanlı tokadı vurmaya var mısınız? Öyle bunlara bir ders verelim.

2002’den bugüne Adana’ya 177 kilometre uzunluğunda yeni bölünmüş yol yaparak, bölünmüş yol mesafesini toplamda 426 kilometreye çıkarttık biz.

Toplam maliyeti yaklaşık 2 katrilyon olan 13 adet yol projemizin yapımı devam ediyor, bu 13 yol projesinin tamamını da önümüzdeki yıl tamamlıyoruz.

Adana güney çevre yolu ile Adana-Kozan ayrımı, Mansurlu-Kayseri yolunu da yine önümüzdeki yıl hizmete alıyoruz.

Adana-Mersin demir yolunu yeniledik, seyahat süresini eskiye göre yarı yarıya indirdik. Çift hatlı bu yolu hızlı tren standardında 4 hatlı hale getiriyoruz.

 Şimdi adaylar ne diyor biliyor musunuz? Ne gerek var diyor yüksek hızlı trene ya? Bir tanesi çıkmış diyor ki, Sivas’a yüksek hızlı tren ne gerek var diyor. Ne olacakmış, yüksek hızlı tren Sivas’a gelirse göçü hızlandırırmış. Aman ya Rab, bu ne akıldır? Yahu sen öyle yatırımlar yapacaksın ki, bırak göçü, benim Sivaslı kardeşim, hemşehrim artık modern dünyanın bu hizmetlerinden ne yapsın, istifade etsin, faydalansın, ama bunların böyle bir şeyi… Bunlar hala benim milletimi kağnıyla taşıyacaklar, bunlar hala kağnı döneminde kalmışlar, bunlarda modern bir dünya yok. Batılı modern yaşasın, ama benim vatandaşım Ahmet, Mehmet kağnıyla gitsin. Biz bu dönemi değiştiriyoruz, yaptığımız iş bu.

Böylece hat kapasitesi arttırılarak, Konya, Karaman, Kayseri ve Gaziantep’ten gelen yüklerin Mersin Limanına daha hızlı aktarılması sağlanacak.

Ayrıca, Adana-Mersin arasında yıllık yolcu taşıması 5,5 milyondan 14 milyona çıkarılarak taşımacılık daha hızlı hale getirilecek; projeyi önümüzdeki yıl tamamlıyoruz. Bu hattı ayrıca Çukurova havalimanına bağlıyoruz. Bunlara sorarsan, Çukurova’ya havalimanı gerekmez ha, bunlar öyle, durduracağız, kapatacağız. Ya zaten siz yıkım ekibisiniz, biz yapım ekibi, aramızdaki fark bu. Biz yapıyoruz, onlar yıkacak. Kusura bakmayın, benim Adanalım size bu imkânı vermez, gadasını aldıklarım size bu imkânı vermez, Osmanlı tokadını 24 Haziran’da atar, tamam?

Cumhur ittifakı olarak hep birlikte inşallah şu 4 gün gece-gündüz çalışmaya var mıyız? Pazar günü sandıklarda patlıyor muyuz? Güzel.

Gaziantep-Osmaniye, Adana-Mersin hızlı tren projemizin tamamını 2 yıla kadar tamamlıyoruz. Kayseri-Niğde-Mersin-Adana-Osmaniye demir yolu hattını elektrikli ve sinyalli hale getiriyoruz, yapımı sürüyor, projenin tamamını inşallah bu yıl içinde tamamlıyoruz.

Kardeşlerim, yaklaşık maliyeti 1,2 katrilyon lira olan Çukurova bölgesel havalimanının inşaatı biliyorsunuz devam ediyor, onu da artık yakın zamanda bitiriyoruz.

Adana’ya son 16 yılda 10 baraj ve bir gölet inşa ettik. Adana’da kalkınmayı hızlandırmak, ilimizde sulamayı ve ziraatı geliştirmek yeni barajlar inşa edeceğiz. Aladağ Kasımlı Barajının inşaatı sürüyor, arıca 6 barajın da ihale çalışmaları devam ediyor.

 Çukurova yalnızca ülkemizin değil, dünyanın sayılı tarım alanlarından biri. Çukurova’nın mümbit topraklarından çok daha etkili, çok daha verimli bir şekilde yararlanmak için pek çok projeyi hayata geçirdik.

Son 16 yılda inşa ettiğimiz projelerle 800 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Şu anda inşaat çalışmaları devam eden sulama tesisleriyle de 633 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız.

Adanalı çiftçilerimize toplamda… Ben sizlerle gurur duyuyorum. Çiftçilere ne kadar destek verdik biliyor musunuz? 3,5 katrilyon lira tarımsal destek verdik. Hayvancılık yapan Adanalı çiftçilerimize yüzde 50, arıcılıkta yüzde 60 hibe veriyoruz. Bay Kemal diyor ki, çiftçi diyor ağlıyor diyor. Ya biz işte bunları çiftçiye veriyoruz.

4,5 milyon dekarlık alana sahip Çukurova’yı SİT alanı olarak koruma altına aldık, burada sadece tarımsal üretim yapılacak.

2002’den bugüne toplam 171 bin Adanalı vatandaşımızı İŞKUR vasıtasıyla iş sahibi yaptık.

Adanalı işveren ve sigortalılarımıza toplam 2,1 katrilyon lira tutarında teşvik verdik.

Bir teknokent, 7 araştırma-geliştirme merkezi, 8 tasarım merkezi kurduk Adana’da.

Adana’daki 3 organize sanayi bölgesinde toplam 34 bin 550 kişiyi çalıştırıyoruz. İnşallah Adana’yı sadece tarımda değil, sanayi ve üretimde de ilk sıralara taşımak istiyoruz.  Bu akşam Sanayi ve Ticaret Odasının düzenlediği toplantıda biraraya geleceğiz.

Bu yönde önümüzdeki süreçte tarihi bir adım atıyoruz, vakit üretim vakti diyerek ülkemizin 5 bölgesinde mega sanayi bölgeleri kuruyoruz, böylece 100 bin kişiye istihdam sağlayarak Türkiye’ye sanayi ve teknolojide sınıf atlatmayı hedefliyoruz. Mega sanayi bölgelerinden bir tanesini de inşallah bu bölgede açacağız.

Ceyhan enerji ve ihtisas projesiyle Adana inşallah bölgesinin ve ülkemizin enerji merkezine dönüşecek. Adana sadece tarım ve sanayide değil, enerjide, endüstri ve organize sanayi bölgeleriyle birlikte şaha kalkacak.

Şimdi gelelim, Adana, vakit üretim vakti diyor muyuz? Vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit bolluk, bereket vakti diyor muyuz? Vakit Adana vakti, vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Maşallah, Barekallah. Benim Adanalı kardeşime işte böyle bir duruş yakışır.  

Kardeşlerim; muhalefetin her seçim öncesinde tekrarlamaktan bıkmadığı bir oyunu var. Bunlar seçimlere birkaç gün kala artık sandığın rengi belli olmayınca hemen çamura yatmanın hesabını yaparlar. Nedir o? Hile olacak, hurda olacak, oylar çalınacak diyerek milletin iradesini yok saymaya çalışırlar.

Miting meydanlarını dolduran milyonlarca vatandaşımızı taşıma, bindirilmiş kıta, fotoshop diye aşağılarlar. Partimize gönül vermiş vatandaşlarımızı benim burada söylemeye edebimin el vermeyeceği ifadelerle tahkir ederler. Şimdi de aynı senaryoyu devreye aldılar. Sandıktan çıkmayacaklarını anladıkça mızıkçılık yapmaya başladılar. Çıkmışlar, bizim Yenikapı mitingimize laf ediyorlar. Yağmura rağmen Yenikapı Meydanını dolduran, resmi rakam söylüyorum, 1 milyon 300 bin kardeşimize montaj diyorlar. Bu davaya gönül verdiği için hasta yatağından, tekerlekli sandalyesi gelen vatandaşlarımıza, kadınlarımıza, engellilerimize, nurlu yüzlü pir-i fanilerimize, miting meydanında koşan insanlarımıza olmadık hakaret yağdırıyorlar. Yıllardır bir türlü bu milletin karakterini, asaletini, cesaretini öğrenemediler. Kendilerine çekidüzen vermek yerine bu millete ne dediler? Makarnacı, bidon kafalı, mürteci, kömürcü diyerek benim Adanalı kardeşlerimi aşağılamaktan bıkmadılar. Bütün imkânsızlıklara rağmen Çanakkale’de yedi düvele meydan okuyan bu milletin izzetini anlayamadılar. Onca yokluk ve yoksulluğa rağmen Kurtuluş Savaşında müstemleke olmayı elinin tersiyle iten bu milletin bağımsızlık tutkusunu anlayamadılar. Hepsinden öte İstiklal Marşında tecessüm eden şu ruhu idrak edemediler, neydi o?

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım

Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım

Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.”

Evet, son 16 yılda 12 kez seçimlere girdiler, 12 kez bizimle yarıştılar, 12 kez asla gerçekleşmeyecek hayallere kapıldılar, tam 12 kez yenildiler, her defasında kaybettiler. Ama bir türlü bu milleti tanıyamadılar. Ama yine ders almadılar. Yaşadıkları onca hezimete rağmen hatalarından ders çıkarmadılar.

Dinleyelim, Bay Muharrem Bay Kemal’e ne diyor.

Nasıl? Tek doğrusu bu. Şimdi bu seçimde eğer sen birinci olamazsan Bay Muharrem, ne yapacaksın, gidecek misin? Ya zaten Bay Kemal bunu bildiği için aday olmadı. Seni başından def etti. Ve şimdi ilk aşamayı başardı, takip ediyor. Ama biz Allah’ın izniyle, milletimin desteğiyle bu işi evvel Allah geleceğe taşıyacağız.

Bütün hezimetlere rağmen hatalarından ders çıkarmadılar. Her seferinde iktidarın yolunu milletin gönlüne girmekte değil vesayet odaklarına selam durmakta aradılar.

Miting meydanlarında bu ülkeye dair hedeflerini, hayallerini, projelerini anlatmak yerine daima yalana ve iftiraya sarıldılar. Şu CHP’nin kardeşlerim terörle ilgili bir ifadesini duydunuz mu? Bay Muharrem’den terörle ilgili bir şey duydunuz mu? Bay Kemal’den duydunuz mu? Diğer adaylardan duydunuz mu? Ama biz terörle mücadeleyi veriyoruz ve Bay Muharrem adaylığı açıklandı, nereye gitti? Edirne’ye, Edirne’deki terör örgütünün desteklemiş olduğu adayı ziyaret etti. Adana, terörü bilir, teröristleri bilir, dolayısıyla teröristlerle el ele olan, Ankara’dan İstanbul’a onlarla yürüyen Bay Kemal’i de, Bay Muharrem’i de, CHP’yi de demokratik olarak 24 Haziran’da sandığa gömmeye var mıyız, var mıyız? Diğerlerine de aynı cevabı vermeye var mıyız? Diyorlar ki, niye aday olmayacak? Ya adam tutuklu ve bu adam 53 tane benim Kürt kardeşimi 7 Haziran’da biliyorsunuz bunlar öldürdüler Diyarbakır’da, bunlar öldürdü. Ve ne dedi? Sokağa dökülün, sokağa döktüler Kürt kardeşlerimizi ve Kürt’ü Kürt’e öldürttüler. Ve bu adam hala utanmadan, sıkılmadan aday oluyor, ya başka aday olacak bir tane adam yok mu partilerinde, bu kadar bunlar fakir mi, aday fakiri mi? İşte, her şey ortada.

Ve Türkiye’ye kin, nefret, terör, bunu salanlarla değerli kardeşlerim, bu ülkeye fayda olur mu? Korku siyasetiyle, tehdit, şantaj, şiddet siyasetiyle bu milletin iradesini teslim alacaklarını sandılar. Huylu huyundan vazgeçmezmiş, bunlar da kötü huylarından asla vazgeçmiyorlar. Dün olduğu gibi bugün de aynısını yapıyorlar. Milletten icazet almak yerine Pensilvanya’ya göz kırpıyorlar. Milletle yol yürümek yerine bölücü örgütün siyasi uzantılarına yoldaşlık ediyorlar. Ne diyor Bay Muharrem? Seçilirsem diğer arkadaşları da yardımcı olarak alacağım diyor. Amerika’dan gelen telefonlarla FETÖ davalarını sulandırmaya çalışıyorlar. Adana’da MİT tırlarını durdurup ülkemizi uluslararası alanda tecrit ettirmeye çalışan alçakları unutmadınız değil mi? Şimdi hepsi de nerede? İhanetlerin hesabını veriyorlar. 15 Temmuz şehitlerine sahip çıkmak yerine meydanlarda eli kanlı katillere özgürlük vadediyorlar. Bay Muharrem, Adana’nın komşusu Niğde’ye geliyor, sırf Pensilvanya’yı incitmemek için Şehit Ömer Halisdemir’in kabrine dahi uğrayamıyor. O gece gözünü kırpmadan ülkemizin istiklali ve istikbali için canını feda eden o yiğit için kabri başında –anlamaz zaten de- dua edemiyor, bir Fatiha okuyamıyor, okuyamaz. Ama aynı Bay Muharrem Edirne’deki provokatörün gönlünü hoş etmek için rüzgârgülü gibi her gün bir sağa-bir sola dönüyor. Diyarbakır’a gidiyor HDP sempatizanlarıyla yaptığı mitingde Edirne’dekini mahkemeden kaçırma sözünü veriyor. Bununla kalmıyor, Afrin’i terörden temizleyen kahramanlara edepsizce dil uzatıyor. Bize akıl veriyorlar Bay Kemal de, Bay Muharrem de, Afrin’de ne işiniz var, Cerablus’ta ne işiniz var, Kandil’de ne işiniz var? Bay Muharrem, biz Kandil’e de gireriz, Afrin’e gireriz, Sincar’a da gireriz, Cerablus’a da gireriz. Ve biz Kandil’i bölücü terör örgütünün başına yıktık, yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz. Çünkü ülkemizi taciz eden kim olursa olsun onlara Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Beslerderesi’nde uçaklarımızla onları bombaladık. Devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Kendi paşa keyfi için Kandil’i bölücü örgütün başına yıkan Mehmetçiklerimizin moralini bozmaktan çekinmiyor. Genel Başkanı Bay Kemal’le beraber tıpkı Cerablus’a, tıpkı Afrin’e olduğu gibi Kandil’e yönelik operasyonu kendilerine göre durdurmaya çalışıyor. Neyi durduruyorsunuz ya, neyi durduruyorsunuz? Biz etrafımızdaki terör bataklıklarını kuruttukça bunları telefonun diğer ucundaki efendileriyle beraber bir kaygı, bir sancı sarıyor ki demeyin gitsin. Soruyorum size; böyle bir anlayışın Türkiye’ye verebileceği bir şey olabilir mi? Ülkesini tanıyamamış, milletinin karakterini öğrenememiş kişilerden bu devlete bir fayda dokunur mu?

Allah aşkına Adana’nın yolunu seçim zamanlarında hatırlayanlardan Adana’ya bir hayır gelir mi?

Bak bu Bay Muharrem dershane çalıştırmış ve öğretmenlerin hakkını yiyenin bu ülkeye bir yararı dokunur mu? Sigortalarını ödememiş ya ve o dershaneyi yönetememiş. Bir dershaneyi yönetemeyen bu ülkeyi yönetebilir mi?

Başörtüsünün yasaklanması için Anayasa Mahkemesine imza veren Bay Kemal de, Bay Muharrem de o imzaları atanlardan ve milletin hakkını, hukukunu müdafaa etmesi beklenebilir mi? Ama Adanalı bunlara sandıkta ne diyeceğini çok iyi bilir, öyle mi?

Değerli kardeşlerim, sevgili Adanalılar; İmam-ı Gazali Hazretleri ne diyor biliyor musunuz, “Eğri ağacın doğru gölgesi olmaz.” Yıkmaktan, kapatmaktan, durdurmaktan başka hiçbir vizyonu olmayan yıkım ittifakından da doğru bir şey olmaz. Çünkü bunlar siyaset yapmıyor.

Adanalı kardeşimin bir ifadesi var, bakalım biliyor musunuz, söyleyeyim: Eşkere konuşuyor. Öyle mi, doğru söyledim mi? Eşkere konuşuyor. Bizim bunlarla kaybedecek tek bir saniyemiz yok. Bizim gençlerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz, emekçilerimiz için büyük hayallerimiz var. Büyük Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşımak gibi güçlü ideallerimiz var. Bizim milletimizi 2023, 2053 ve 2071 vizyonuyla buluşturmak gibi hedeflerimiz var. Biz yıkmanın değil ülkemize yeni eserler kazandırmanın peşindeyiz. Biz, FETÖ’cülere, bölücülere koltuk değneği olmanın değil terörün belini kırmanın derdindeyiz.

Bakın sayılı günler kaldı, önümüzdeki kısa süreyi çok çok iyi değerlendirmek durumundayız. Rehaveti asla kapımıza yaklaştırmamalıyız. Gün dinlenme, soluklanma değil depar atma günüdür. Zafer sancağını göğüsleyene kadar tempomuzu daha da artıracağız. Ben Adana’nın bizi yalnız bırakmayacağına inanıyorum. 24 Haziran gecesi 01 plakadan ben birincilik bekliyorum, tama mı? Var mıyız?

Sadece AK Parti’ye mensup kardeşlerimden değil diğer partilere gönül vermiş tüm vatandaşlarımızdan oy bekliyorum. Özellikle ülkücü kardeşlerimin, Alperenlerin çok ciddi, çok güçlü bir şekilde şu dört günü değerlendirmeleri lazım. Hep beraber parti mensuplarımla ülkücü, Alperen, hep birlikte cumhur ittifakı olarak son etabı çok iyi değerlendirmemiz lazım. Biz onların 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi, söz konusu vatansa nasıl ölüm kusan silahlara meydan okuduklarını çok iyi biliyoruz. İnşallah el ele, omuz omuza, sırt sırta vererek 24 Haziran akşamı bu millete ikinci bir bayram yaşatacağımıza inanıyorum.

Şimdi buradan soruyorum;

Adana, 24 Haziran’da bu yıkım ekibini sandığa gömüyor muyuz?

24 Haziran’da cumhur ittifakını zirveye taşıyor muyuz?

24 Haziran’da AK Parti’yi birinci parti yapıyor muyuz?

Vakit birlik vakti diyor muyuz?

Vakit dirlik vakti diyor muyuz?

Vakit Adana vakti diyor muyuz?

Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?

24 Haziran demokrasi bayramımız şimdiden kutlu olsun.

Gelelim Rabia’mıza, haydi bakalım Adana, öyle bir seslenin ki tüm Türkiye duysun, hazır mıyız?

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Bunu gerçekleştirmek için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.