Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Adiyaman Mitinginde yaptigi konusmanin tam metni

 

Alem düşman kesilir sizi sevdiğim zaman. Alem düşman da kesilse biz sizi seveceğiz Adıyaman.

15 aylık bir aranın ardından sizleri gönülden selamlıyorum Adıyaman.

Son ziyaretimdeki sevginiz, coşkunuz için her birinize özellikle teşekkür ediyorum.

Maşallah Adıyaman bugün de kabına sığmıyor, havaalanından buraya kadar maşallah yol kenarlarında Adıyamanlılar bir sel gibiydi. Ve Adıyaman’ın bu sevgisine, Adıyaman’ın bu duruşuna kim dayanabilir? Sizleri tekrar yürekten selamlıyorum Adıyaman.

Bu mübarek topraklarda yaşamış olan ve halen yaşayan gönül dünyamızın adeta kandillerini selamlıyorum. Ekmek teknesi iş yerinde, tarlasında, bahçesinde rızkının peşinde koşan kardeşlerimi selamlıyorum.

Sizlerden Adıyaman’ın ilçelerindeki, köylerindeki kardeşlerime mahsus selamlarımı iletmenizi istiyorum.

Artık inşallah 24 Haziran’dan sonra, tamam.

Adıyaman, vakit birlik vakit diyor muyuz? Vakit Adıyaman vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Maşallah.

Unutmayın, yaparsa yine AK Parti yapar. Nasıl geçtiğimiz 16 yılda ülkemizi her alanda 3,5 kat büyüttüysek, şimdi de 2023 hedeflerimize ulaşarak ülkemizi 2 kat daha ileriye götürmek istiyoruz. Bizim siyasetimiz hizmet siyasetidir. Biz milletimize efendilik taslamaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Dün öyleydik, bugün de milletimize, Adıyaman’a hizmete talibiz. İşte bunun için 24 Haziran’da sizlerden yeniden hizmet için, yatırım için, proje için, bir kez daha destek istiyoruz.

Kardeşlerim; biz beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik, biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik.

İşte bu şarkı burada bitmedi bak görüyorsunuz, devam ediyor değil mi?

Adıyaman, 24 Haziran’da güçlü Meclis için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız? 24 Haziran’da güçlü hükümet için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız? 24 Haziran’da güçlü Türkiye için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız? Sizlerin desteğiyle, irade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Adıyaman’ın bu coşkununu, bu heyecanın gördükten sonra Allah’ın izniyle 24 Haziran’da 24 Haziran akşamı sandıkları patlatacağımızdan eminim. Ben Adıyaman’da bunu her zaman gördüm, Allah’ın izniyle birinciler hep Adıyaman’dan çıktı, ama bu bir defa bir başka çıkacağına inanıyorum. Kararlıyız değil mi? Hiç şüphe yok değil mi? Adıyaman bunu başaracak değil mi? Rabbim hepinizden razı olsun. Beşte 5 değil mi? Şüphe var mı? Allah razı olsun.

Kardeşlerim; bak bu süreçte dargınlık, kırgınlık yok, tamam mı? Bazen duyuyorum böyle dargınlık, kırgınlık filan olanlar var, sakın ha, dargınlık, kırgınlık yok. Biz birbirimizi Allah için seviyoruz, Allah için seveceğiz, makam, mevki, aşiret, bunları koyalım bir kenara. Biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü seviyoruz, seveceğiz, tamam.

Kardeşlerim; geçmişte yıllarca ihmal edilen, mahrumiyeti iliklerine kadar hisseden Adıyaman, hizmetin kıymetini iyi bilir. Hükümetlerimiz döneminde Adıyaman’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz, söyleyeyim mi? 14 katrilyon liralık destek ve yatırım yaptık, 14 katrilyon, ama Adıyaman bunu hak etti, daha da edeceğiz.

BİR VATANDAŞ- …

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Eyvallah eyvallah. Ama nankörler de bitmez, ama sizin gibi gerçekten efendiler de bitmez.

Eğitimde 2865 yeni derslik yaptık Adıyaman’daki tüm evlatlarımız okula gidebilsin diye. İlköğretim öğrencilerimize 207 trilyon lira eğitim desteği verdik.

Bundan 20 yıl önce birisine Adıyaman’ın üniversitesi olacak dense inanırlar mıydı? Şimdi var mı? Biz Adıyaman’a kendi üniversitesini kurduk mu? Üniversitenin cazibesini attırmak için 6600 kişilik yükseköğrenim yurtlarını da açtık. Önümüzdeki 2 yıl içinde yine yurtlar açmaya devam edeceğiz, ilk etapta 750 kişilik yurt açacağız.

Sağlıkta 400 yataklı Adıyaman Devlet Hastanesiyle birlikte 15’i hastane olmak üzere toplam 44 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık mı? Hastaneden memnun musunuz? Yaparsa AK Parti yapar. Öyleyse durmak yok...  O kadar.

Halen inşası süren 11 tesisinin yanı sıra, 300 yataklı Adıyaman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesiyle birlikte 15 sağlık tesisi de proje ve ihale aşamasında, yani yatırım hazırlıkları içerisindeyiz.

Sosyal yardımlarda 16 yılda toplam değerli kardeşlerim, 2,5 katrilyon liralık kaynak aktararak Adıyamanlı muhtaç kardeşlerimizin, şehit yakınlarımızın, engellilerimizin, yaşlılarımızın yanında olduk.

TOKİ aracılığıyla Adıyaman’da 4 bin 300 konut projesini hayata geçirdik.

Bölünmüş yol biz geldiğimizde ne kadardı biliyor musunuz? 23 kilometre, biz buna 205 kilometre daha ilave ettik, 228 kilometreye çıkardık.

Şimdi kardeşlerim; tabi biz bu akşam İstanbul’da tüm özel halk otobüsçüleriyle bir iftar yapacağız, yaklaşık 5 bin kişi katılacak ve sözüm var. Ama inşallah seçimlerden sonra nasıl Sincik’e geldiysek, nasıl Gerger’e geldiysek, inşallah Kahta’ya geliriz.

Ama ne diyorum, Adıyaman’la Şanlıurfa’yı birbirine bağlayan Nissibi Köprüsü gerçekten abide bir eser oldu mu? Beğendiniz mi? Yaparsa AK Parti yapar. Gelip açılışını yaptım mı? Şimdi bağlantı yollarını da yapıyoruz, inşallah daha güzel olacak.

Bunun yanında çeşitli ebatlarda 20 adet köprüyü daha Adıyaman’a kazandırdık; yaparsa AK Parti yapar. Yapımı devam eden Kahta-Narince- Nissibi yolu projemizin bir parçası olan Kahta Köprüsü de bitmek üzere, bu projenin tamamını iki yıl içerisinde hizmete alıyoruz. Besni-Araban-Gaziantep yolu ve Gölbaşı-Tut yolu bu yıl tamamlanıyor.

Hızlı tren projelerimizin içinde Adıyaman da var biliyorsunuz. Ama maalesef Ana Muhalefetin başındaki aday ne diyor? Ya yüksek hızlı treni yapıp da ne yapacaksın? Yatırımlarla bizim işimiz yok. Ya bunların zaten hayatları boyunca bir dikili ağaçları yok. Yatırım bizim işimiz, havalimanları bizim işimiz. Adıyaman’da havalimanı var mıydı? Biz yaptık biz. Yaparsa…  Yaparsa… O kadar.

Adıyaman için Gölbaşı-Adıyaman-Kahta hızlı tren hattının proje etüt çalışmaları devam ediyor. Benim Adıyamanlım o yüksek hızlı trene bindiği zaman onun tadı var ya, onun tadı var ya neyden daha iyi olur? Herhalde içli köfteden daha iyi olur değil mi, daha iyi olur mu? Burada içli köfteyi en iyi kimler yapıyor? İnşallah Adıyaman’ı hızlı trene kavuşturacağız.

Adıyaman havalimanımıza yeni bir terminal binası yaptık. Hava limanımızın, bak bu çok önemli, 2005 yılında yolcusu neydi biliyor musunuz? 7 bin. Geçen yıl ne oldu biliyor musunuz? 260 bin, 7 binden 260 bine çıktı.

Atatürk Baraj gölüne 30 araç ve 100 yolcu kapasiteli feribotların yanaşabileceği yerler yapacağız, bunlarla ilgili proje çalışması devam ediyor.

Adıyaman şehir merkezine ve Çelikhan ilçesine içme suyu temin ettik. Mevcutların üzerine Adıyaman’a 10 baraj ve bir gölet daha inşa ediyoruz. Sulama projelerinin Adıyaman’ın adeta hayat damarları olduğunu biliyoruz. Bunun için şehrimizin önünü açacak Koçali, Çetintepe, Gömükhan gibi sulama projelerini hızla tamamlayacağız.

16 yılda Adıyamanlı çiftçilerimize toplamda 1,2 katrilyon lira tarımsal destek verdik. Adıyamanlı çiftçilerimize hayvancılıkta yüzde 50, arıcılıkta yüzde 60 hibe desteği veriyoruz. Bay Kemal, ne diyordun? Çiftçilere bir şey vermiyor. Bunlar ne bunlar? Bunları biz verdik biz. Bay Kemal, sen vermedin, biz verdik.

Tütün meselesi. Kardeşlerim; Adıyaman’ın tarihinde ve ticaretinde biliyorum tütün önemli bir yere sahip. Her ne kadar şahsen tütüne karşı olsam da, bu ürünün ticari önemini görmezden de gelmiyorum. Ama yine de tavsiye ediyorum, sakın sigara içmeyin ha değil mi? Hele hele erkekler, hanımlar zulmetmeyin. Sizin içtiğiniz sigara, sen aktif içici oluyorsun, pasif içici oluyor, ama zararı benim hanım kardeşlerim görüyor, değil mi? Bu konuyu istismar ederek kafanızı bulandırmaya çalışanlar olduğunu duydum.

Sizlere şunu hatırlatmak istiyorum: Geçmişte tütünün 1 gramının dahi satışı yasak iken, gerekli düzenlemeleri yapıp kooperatifler vasıtasıyla tütünün değerinden satılabilmesini biz imkan sağladık, öyle mi? Bu konuda herhangi bir geriye gidiş söz konusu değildir. Biz bugüne kadar hep sizlerin ekmeğine engel olmaya değil, ekmeğini büyütmeye geldik.

Mesela değerli kardeşlerim; bununla ilgili de arkadaşlarıma inşallah 24 Haziran’dan sonra bu konuda talimatlarımızı verdik, çalışmaları yapıyorlar ve asla sizin bu konuda da önününüz kesilmeyecek, rahat olun. Sizin kazanılmış haklarınızı AK Parti iktidarı geri almaz, tamam.

Son 16 yılda toplam 26581 Adıyamanlı vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirdik.

Adıyaman’a verdiğimiz 232 trilyon liralık teşviklerden 129 bin işveren ve sigortalı yararlandı. Önümüzdeki dönemde de inşallah bu şekilde devam edeceğiz.

Şimdi hanımlar, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Kullanıyor muyuz? Ben hanımlara güveniyorum.

Gençler, bir göreyim gençleri bakayım; maşallah. Bu gece de Ankara da 1044 kişilik bir üniversite yurduna gittim, sahuru onlarla yaptım, maşallah baktım gençler çok dinamik.

24 Haziran’da vakit birlik vakti, vakit Adıyaman vakti, vakit Türkiye vakti diyerek cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.

Kardeşlerim; oy namustur, oyunuza lütfen sahip çıkın. Oyunuza sahip çıkmanız geleceğinize sahip çıkmanızdır.

Türkiye için, milletimiz için hayata geçirecek projesi olan parti, kendisi için oy ister, öyle mi? Cumhurbaşkanlığında Mecliste ne kadar güçlü olursanız, ülkeye o kadar iyi hizmet edersiniz. Ama bugün bakıyoruz 24 Haziran için kendisine değil, başka partilere, başka adaylara destek isteyenler var, değil mi? Ana Muhalefetin Partisi bir süre önce ne yaptı? Milletvekillerini pazara çıkardı, değil mi? 15 tane milletvekili pazara çıktı. 15 milletvekilini birden paket yapıp bir başka partiye servis etti. Ne olduğunu, nereye gittiklerini anlayamayan milletvekillerinin şaşkın yüzleri hala gözlerimin önünde. 23 Nisan’da Meclise gittiğimde bu milletvekillerinin en arka sıralarda kendilerini saklamaya çalıştıklarını gördüm. O paketlendikleri partinin sıralarına bile gelmediler, çünkü yapılan işin ne kadar utanç verici olduğunu onlar da biliyorlardı.

Cumhurbaşkanı adaylığı için imzalar toplanırken de kendi adaylarını bir kenara bırakıp, başka adaylar için seçim kurulları önünde sıraya girmişlerdi. Siz sakın onların dediklerine bakmayın, bu işin demokrasiyle filan alakası yok. Güya hepsi biraraya gelip seçimde bizim önümüzü kesecekler. Bu siyaset mühendisliği hesaplarıyla biz 1989 yılındaki ilk adaylığımızdan beri mücadele ediyoruz. Onun için de, hesabı da, hesap yapanı da anında tanırız. Şimdi de aynı partinin Genel Başkanı dahil pek çok sözcüsü şu parti illa barajı geçmeli diyerek adeta seçmenlerini işportaya çıkarıyor. Barajı geçsin dedikleri parti, bu ülkenin en eli kanlı örgütünün emrinden çıkamadığı için gerçek anlamda siyasi parti olamamış bir yapıdır. Milletvekilleri kendilerine oy verenleri temsil etmek yerine, örgütün cenaze ve silah işlerine bakıyordu; anlıyorsunuz değil mi? Belediye başkanları seçildikleri yere hizmet etmek yerine, devletin kendilerine tahsis ettiği aracı-gereci, parayı götürüp örgüte, dağa gönderiyordu. Teşkilatları derseniz, örgüt adına dağa adam toplama ve bunları adeta ölümü gönderme merkezleri haline gelmişti; öyle mi?  Böyle bir partinin illa Mecliste olmasını ülkemizde sadece bir PKK istiyor, bir de CHP istiyor. Öyle ki, yurt dışında aynı çadırın bir tarafını CHP, diğer tarafını bölücü örgütün siyasi uzantısı kullanıyor.

İşte şu anda benimle ilgili yurt dışından, özellikle Almanya’da yapılanları duyuyorsunuz değil mi? Ya topunuz gelin topunuz, benim Avrupa’daki kardeşlerim, Avrupa’daki Adıyamanlı kardeşlerim her şeyi çok iyi biliyor, onlar sizin o çadırlarınızda oy vermezler. Bak Bosna Hersek’te hepsi oralara aktı geldi, onlarla Bosna Hersek’te toplandım ve orada onlarla biraraya geldik ve hepsi 24 Haziran’a çok iyi hazırlanmışlar ve bunlara gereken dersi verecekler.

Şimdi ben Adıyaman’da bu manzaraya bakıyorum, bu manzara tek başına oynanan oyunu bozmaya yeter.

Kardeşlerim; bu ülkede 81 milyon vatandaşımızın tamamıyla birlikte Kürt kardeşlerimizin de temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan’dır, bak bu kadar açık söylüyorum; niye? Ya benim için Türklük, Kürtlük, Lazlık, Çerkezlik, böyle bir şey yok. Biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik ya, bu kadar basit, bu kadar basit. Türkiye’de Kürt kardeşlerimizin yoğun olarak yaşadıkları yerlere en büyük hizmeti biz götürdük. Şehir merkezlerinden mezralara kadar, yolundan suyuna kadar eksik hizmet bırakmadık. Kültürel ve sosyal haklar konusundaki tüm yasakları biz kaldırdık, tüm engelleri biz kaldırdık.

Kardeşlerim; ret, asimilasyon, inkar, bütün bu politikaları biz kaldırdık ya, ülkemizde artık hiç kimse ne kökeninden, ne inancından, ne sosyal statüsünden dolayı itilip kakıldığını, horlandığını, ikinci sınıf muamele gördüğünü söyleyemez.

Peki, bu terör örgütünün güdümündeki parti ne yaptı? Türkiye’nin tamamını bir kenara bıraktım, istismarını yaptıkları bölgelerde dikilmiş bir tane ağaçları, üst üste konmuş bir tane tuğlaları var mı?

Şimdi cezaevinden aday olan bu zatı ziyaret etmiş, Sayın Muharrem, ince ince Edirne’ye gittin. Peki, bu Diyarbakır’da yapılan 7 Haziran seçiminden sonra bu ziyaret ettiğin şahıs değil miydi 53 tane benim Kürt kardeşimin ölümüne neden olan? Ya sen hangi akla hizmet ediyorsun? Neymiş, adaymış. Neymiş, serbest bırakılması gerekiyormuş. Sen ne diyorsun ya, neyi serbest bırakıyoruz, şu anda bu ülkede hukuk var, yargı var. 53 tane benim Kürt kardeşimi bunlar orada öldürdüler ve ondan sonra da biz asla kimseyi öldürmedik diyor; bırakın bu yalanları.  Yasin Börü’nün hesabını veremezsiniz, oradaki kardeşlerimizin hesabını veremezsiniz. Yargı tecelli edecektir, hukuk tecelli edecektir, adalet tecelli edecektir, gereği neyse olacaktır.

Bunlar sadece ve sadece mezar taşı dikmeyi bilirler. 6-7 Ekim 2014 tarihinde vatandaşlarımızı sokağa çağırıp insanlarımızı birbirine kırdıranlar bunlar değil miydi? Bunlar kırdırdı. Şimdi cezaevindeki zatın elinde 53 vatandaşımızın kanı var, kanı. 2015 seçimlerinde onca oy alıp Meclise girdiler de ne oldu? Çukur eylemlerinde 300’ün üzerinde vatandaşımızın ölümünden bunlar sorumlu. Okuldan kütüphaneye, camiden hastaneye, öğrenci yurdundan yola ve kaldırıma kadar yakıp yıkmadık yer bırakmayan teröristlerin arkasında bunlar duruyordu. Ekranlarda saz çalıyor diye pazarlananlar, arka tarafta milletimize kurşun sıkanların sırtını sıvazlıyorlardı. Doğu ve Güneydoğu’da vatandaşlarımızın inancı ve kültürü üzerinden istismar dili kuran bu parti batıda ne kadar inançsız, kendi kültürüne ve ülkesine husumet besleyen marjinal kesim varsa onlarla birlikte yol yürüyor. CHP, öyle mi, PKK, bunlar beraber yol yürüyor. Dün devlete atfettikleri baskıcı, kan dökücü, inanç ve kültürlere saygısız ne kadar davranış varsa fırsat bulunca hepsini kendileri uyguladılar. Bunlardaki riyakarlık, bunlardaki zehirli dil inanın bana kimsede yok. Bu parti Meclis’te bulunduğu dönemde Türkiye için, demokrasimiz için, hak ve özgürlükler için, ekonomi için, kalkınma için hangi işin ucundan tuttu? Ülkemizi yurt dışında kötülemenin, meydanlarda vatandaşlarımızı devletlerimize karşı tahrik etmenin dışında ne icraatları var? Bölgedeki vatandaşlarımız görevlendirdiğimiz kayyumlar hamdolsun o belediyeleri şu anda pırıl pırıl hale getirdiler.

Bugün Diyarbakır’dan Mardin’e, Şırnak’tan Siirt’e kayyumların yönetimindeki tüm belediyeler yaptıkları hizmetlerle adeta tarih yazıyorlar. Onların kan akıttığı musluklardan artık su akıyor su. Teröristlerin emriyle delik deşik edip bıraktığı sokaklar-caddeler elhamdülillah şimdi pırıl pırıl hale geldi.

Kardeşlerim, onların yıktıkları evleri, iş yerlerini, tarihi eserleri çok daha güzel şekilde yeniden ayağa kaldırdık. Onların yaktıkları okullar da, kütüphanelerde şimdi evlatlarımız geleceğe hazırlanıyor. CHP çıkmış, işte bu partiyi Meclis’e sokmak için kendi seçmenlerini onlara yönlendiriyor. Şimdi bir şey söylüyorum, atalarımız demiş ki; tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz. Sahada seçmenini ona-buna peşkeş çeken bir partinin ülkenin yönetiminde iddiası zaten yok demektir. Kafalarındaki kırk tilki artık 24 Haziran’da başka yere kaçacak. Yakında bunların hepsinin de kuyrukları birbirine dolanacak. Biz milletimize hizmetkar olmaya geliyoruz.

Adıyaman bu konuda inançlı mıyız? Kararlı mıyız? Allah’ın izniyle şurada 22 günümüz kaldı. Allah’ın hesabının, milletin hesabının tüm hesapların üzerinde olduğunu bunlar bilmiyor. Milletimiz bu oyunların hepsini de sandıkta bozdu, yine bozacak. İnşallah 24 Haziran farklı olmayacak, ben buna inanıyorum.

Şimdi kardeşlerim, hazır mıyız? Rabia’mıza hazır mıyız?

Bana bak gençler, hanımlar sizi geçiyor. Yok yok geçiyor, maşallah hanımlara bak. Hadi bakalım o zaman, Türkiye duysun.

Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Kardeşlerim, bunu gerçekleştirmek için ne yapacağız?

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Türkiye’nin yönetimine talip olmak ciddi bir iştir. Hele hele yeni yönetim sisteminde cumhurbaşkanlığı gerçekten çok önemli bir görev haline geliyor. Çünkü cumhurbaşkanı sadece ülkeyi temsil etmekle kalmayacak, artık kendi hükümetiyle bilfiil yönetiyor olacak. Şimdi cumhurbaşkanı adaylarına bakıyoruz, bir kısmını zaten hiç zikretmiyorum, onlar cumhurbaşkanlığına değil sadece isimlerini oy pusulalarına ve oy pusulasına yazdırandır. Geriye kala kala Ana Muhalefet Partisi’nin adayı kalıyor, onu da bir süredir meydanlarda, televizyonlarda seyrediyorsunuz. Aslında komik bir adam. Kimi zaman yalan dolanla, kimi zaman atıp tutarak insana hoş vakit geçiriyor. Ama asıl soru şu: Böyle kişiye ülkenin yönetimi emanet edilir mi? Kardeşlerim; Türkiye’yi yönetmek çırakların işi değil, usta usta, baş usta.

İşte şimdi çıkmış, AK Parti’yi kurarken ben Pensilvanya’dan icazet almışım. Ne dedim? Sayın Muharrem, bak iddiayı ispat iddia sahibine aittir. Eğer ben Pensilvanya’dan icazet almışsam bunu ispat etmek senin görevin. İspat edemezsen namertsin dedim. Şu ana kadar bir ses var mı? Tuttu bir kitaptan bir satır, o kitabın yazarı da dedi ki; bu dedi, somut bir şey değil, soyut bir şeydi, dolayısıyla katılmıyorum dedi. Ya böyle yalan olur mu? Başındaki adam, Sayın Kılıçdaroğlu, o zaten bir yalancı, bu da onun yanında çırak, o da bir yalancı.

Ya benim halkıma sesleniyorum, ey milletim, aziz milletim; benim bu güzel ülkemi yalanla dolanla siyaset yapanlara mı teslim edeceksiniz?

Ve şimdi kendisine dava açtım, yargıda hesabını versin. Çünkü benim kendimden şüphem yok. Ben icazeti nereden aldım biliyor musunuz? Cezaevinden çıktım, 42 bin donörle kamuoyu araştırması yaptım ve o kamuoyu araştırmasından sonra halkım bize bir parti kurmanız lazım dedi. Ve halkım emretti partimizi kurduk. Biz icazeti halkımızdan aldık, Pensilvanya’dan değil. Onun için haddini bil, haddini bil. Kiminle ne konuşacağını çok iyi bil. Erdoğan’a yalan atfedemezsin. Şimdi mahkemede hesabını ver. Hiç, bu tür yalanlarla bu yola girilir mi?

Ben size inanıyorum, size güveniyorum. Şu 22 günde kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?

Öyleyse elleri kaldırın bakalım.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Adıyaman’ı hatırlatıyor.

Beşte beşe var mıyız? Var mıyız? Var mıyız?

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.