Cumhurbaskani Erdogan’in Afyonkarahisar’daki halka hitabinin tam metni
Gençler, inşallah Genelkurmay Başkanımız Afrin’e çağrıyı yaptığı zaman önce ben gideceğim, siz de beraber geleceksiniz. İnşallah baştan beri ne söyledik? Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda evet bize her şey sizi hatırlatıyor.
İnşallah sebepler aleminde bizler birer sebebiz, zafer Allah’tan ve ona ait. Ve şu anda da bizler hep sabrettik sabrettik. Dedik ki; sınırlarımızda haddinizi bilin. Bizi Hatay’da, bizi Kilis’te, bizi Şanlıurfa’da, bizi Gaziantep’te, Mardin’de rahatsız ediyorsunuz, haddinizi bilin. Zaten içerdekiler 40 yıldır rahat durmadı. İçerideki teröristlerden 40 yıldır benim milletim çok çekti. Ama bu sabrın bir sonu vardı, bıçak kemiğe dayandı. Ve içeridekiler de ne yaptılar? Onlar da Suriye’deki o teröristlerle birleştiler, PYD ile birleştiler, YPG ile birleştiler ve bir de utanmadan sıkılmadan bizim Kürt kardeşlerimizi istismar ettiler. Onlar aslında bizim Kürt kardeşlerimizin temsilcisi filan değil, onlar sadece terörist ve bizim mücadelemiz de Suriye’deki değerli kardeşlerim, o toprakların bölünmesi değil teröristlere karşı. Ve hamdolsun şu an itibariyle bu sabah sayı yaklaşık bin 600’e ulaştı teröristlerden etkisiz hale getirilenler. 30 kadar Mehmetçiğimiz, 60 küsur Özgür Suriye Ordusundan olmak üzere de şehidimiz var. Fakat elhamdülillah her geçen gün zafere biraz daha yaklaşıyoruz. Ve unutmayın “men sabera zafera” Sabreden kimse zafere de ne yapacaktır, ulaşacaktır. Zafere daha yakınız. Ve şu anda gece-gündüz demeden Mehmet’imiz şu anda dağ, taş, tepe yürüyor. Ve yine şu an itibarıyla 300 kilometrekarelik alanı inşallah aşmış vaziyetteler. Aynen Cerablus’ta, Rai’de, El Bab’da nasıl neticeye ulaşıldıysa, inşallah Afrin’de de ulaşılacak. İnşallah İdlib’de de ulaşılacak, inşallah Münbiç’te de ulaşılacak. Bütün hesap nedir? Bütün hesap bu toprakların sahibi kim? Orada yaşayan kardeşlerimiz ve biz bu kardeşlerimizin topraklarına yerleşmesini istiyoruz. Zira 3,5 milyon Suriyeli kardeşimizin şu anda nerede yaşıyor? Türkiye’de yaşıyor. İstiyoruz ki bu kardeşlerimiz tekrar topraklarına dönsünler, evlerine dönsünler, bunun için gayret ediyoruz. Yoksa bizim Türkiye olarak Suriye topraklarında gözümüz yok. Bize topraklarımız yeter. Her ne kadar 18 milyon kilometrekarelik dünyada topraklara sahipken, bugün 780 bin kilometrekareye düşmüşsek de, biz buna hamd ediyoruz, sabrediyoruz. Ve şu anda da asla Suriye’nin topraklarında Türkiye’nin gözü yoktur, ama 3,5 milyon Suriyeli kardeşimiz de istiyoruz ki bir an önce evlerine dönebilsin. Onlara orada imkânlar hazırlayalım. Bizdeki çadırlarda değil, bizdeki konteynerlarda değil kendi topraklarında onlara evler yapalım. Onun için de dünyadaki liderlere sesleniyorum, diyorum ki; gelin destek verin bize, orada onların konutlarını yapalım, onlara evler yapalım. Ve bu insanlar bak bizim sınırlarımızdan, bizden çıkarsa nereye gelecek? Size gelecek. Gelin evlerinde yaşamalarına imkân sağlayalım.
Kardeşlerim, öyle veya böyle bu iş inşallah en yakın zamanda hitama erecek. Ama bunun süresi nedir, ne zamandır, böyle bir takvim vermek benim kudretimde değil. Biz şu anda elimizden gelen gayretle devam ediyoruz.
Kardeşlerim, bugün 6. Olağan Kongremizi yapıyoruz. Evet, 2002 hatırlayın Kasım seçimleri, siz bizimle beraber oldunuz. Ama biz yola nereden çıktık? Biz yola Afyonkarahisar’dan çıktık. Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. Biz yola buradan çıktık. Siz bizi yalnız bırakmadınız. Ama unutmayın, biz de hiçbir zaman sizleri yalnız bırakmadık. Ve aynen Aşık Veysel gibi, uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz-gece dedik. Ve gündüz-gece gittik mi? Gidecek miyiz? Durmak yok… Çok çalışacağız, çok çalışacağız.
Hatırlayın, 16 yıl önce nasıl bir Afyonkarahisar vardı, bugün nasıl bir Afyonkarahisar var? Ya bizden öncekiler niçin bu yatırımları yapamadılar? Bu iş gönül işi gönül, bu iş aşk işi aşk. Aşgınan yürüyen yorulmaz bunu böyle biliniz. Biz bu millete aşığız be. Biz dertliyiz dertli. Dertli olduğumuz için de daha çok koşuyoruz. İnşallah yollarımızla, barajlarımızla, göletlerimizle, okullarımızla, hastanelerimizle, üniversitelerimizle, kardeşlerim enerji sistemlerimizle, tarımda attığımız adımlarla elhamdülillah tarihte görülmemiş yatırımları biz bu dönemde yaptık. Göreve geldik, Türkiye’nin IMF’ye borcu neydi? 23,5 milyar dolar. Ve 23,5 milyar dolar borcu 2013’te bitirdik, sıfırladık, borç yok. Ve onlar bizden borç istedi. Ben de arkadaşlara dedim verin. Baktılar ki, ya bu Türkler ciddi, vazgeçtiler. Çünkü borç alan emir alır, bunu biliyorlardı. Ve bizim şu anda IMF’le böyle bir derdimiz yok. Merkez Bankasının döviz rezervi 27,5 milyar dolardı, ama şimdi 120 milyar dolar.
Ağlamak yok, ağlamayacağız.
Ve elhamdülillah her geçen gün daha da güçleniyoruz.
Ve kardeşlerim; bu yolda yatırımlarımız, göreve geldik 25 tane havalimanımız vardı, şimdi 57 tane havalimanımız var, 57 havalimanı. Duble yolları düşünün, otoyolları düşünün, ah ah kaç kilometreydi şimdi ne oldu? İnşallah biraz sonra tabii kapalı spor salonunda çok daha detaylara gireceğim.
Şimdi burada şu Rabia’mızı biliyorsunuz değil mi? Bizim de bir Rabia’mız var, bu dört unsur, bunu unutmayacağız. Nedir bunlar?
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Hep beraber.
Biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Roman’ıyla 80 milyon, 81 milyon olduk, 81 milyon tek millet.
Bizim bayrağımız elhamdülillah, tek bayrak. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi, tamam?
Üç; bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Rastgele topraktan vatan olmaz. Eğer kanla yoğrulursa, şehit kanıyla, işte o zaman vatan olur. Biz 780 bin kilometrekareyi böyle vatan yaptık.
Ve dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz. Neymiş, paralel devlet. FETÖ, senin devletin neresi? Pensilvanya mı? Sen adamlarını al Pensilvanya’da yaşa. Kardeşlerim, bunlar bedelini ağır ödüyorlar, ödeyecekler. Bazıları bize geliyorlar, acınası haller yapıyorlar; işte benim oğlumun suçu yok, benim kardeşimin suçu yok, şu yok-bu yok vesaire. Ya yoksa suçu, Türkiye yargı devleti, hukuk içerisinde inceleniyor, bakılıyor ediliyor, yoksa zaten çıkar. Ama varsa kusura bakma acırsanız acınacak hale gelirsiniz. Bunlar bu millete zulmettiler, bu ümmete zulmettiler, parçaladılar, böldüler ve ondan sonra da kaçıp gittiler. Hadi gel o zaman, gel, ama gelemiyorsun, niye? Korkaksın korkak, suçlusun suçlu. Korkaklar –unutmayın- zafer anıtı dikemezler, bunu Afyonkarahisar iyi bilir, Afyonkarahisar zafer anıtını dikmiştir.
Onun için şimdi soruyorum hanım kardeşlerim, 1 yıl var, 1 yıl sonra Mart seçim var, hazır mıyız? Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?
Ana Kademe hazır mıyız? Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?
Gençler, hazır mıyız? Üniversitelerde, lisede arkadaşlarınızla bu işi yoğurmaya var mıyız?
O zaman hep beraber bir şey söyleyeceğiz.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Kalın sağlıcakla, çok teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun.