Cumhurbaskani Erdogan’in Aksaray mitinginde yaptigi konusmanin metni
Alimler, arifler, evliyalar şehri Aksaray, Somuncu Baba’nın şehri Aksaray, seni hürmetle selamlıyorum.
Buradan, bu muhteşem meydandan tüm Aksaray’a en kalbi selamlarımı gönderiyorum. Sizlerin aracılığıyla Aksaray’ın tüm ilçelerindeki, köylerindeki kardeşlerimi selamlıyorum.
Buraya gelene kadar yolda zaten adeta miting vardı, muhteşem kalabalıkların arasından geldik geçtik, duramadım, çünkü geç kaldım. Konya muhteşemdi, Konya’dan sizlere selamlar var, Çumra’ya geçtik, selamlar var.
Yaklaşık 1,5 yıllık ayrılığın ardından gönüllerimizi buluşturan Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun.
Aksaraylı Yunus ne de güzel söylemiş:
“Haktan gelen şerbeti
İçtik elhamdülillah
Şol kudret denizini
Geçtik elhamdülillah
Kuru idik yaş olduk
Kanatlandık kuş olduk
Birbirimize eş olduk
Uçtuk elhamdülillah
Dirildik pınar olduk
İrkildik ırmak olduk
Aktık denize dolduk
Taştık elhamdülillah”
Evet, biz de Aksaray’a kavuştuğumuz için elhamdülillah diyoruz.
Aksaray’ı, siz Aksaraylı kardeşlerimizi gerçekten çok özlemişiz, anlaşılan Aksaray da bizi özlemiş, meydan bunu söylüyor, yollar bunu söylüyor. Maşallah bugün Aksaray bir başka güzel. Karşımda yine rekora koşan bir Aksaray görüyorum. Bu meydanda 24 Haziran’ı iple çeken bir Aksaray görüyorum.
Sözlerimin hemen başında size olan teşekkür borcumu ödemek istiyorum. 2002’den beri her seçimde olduğu gibi, 16 Nisan halkoylamasında Aksaray yine bize sahip çıktı. Sizler cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yüzde 75,5 gibi ülke ortalamasının çok çok üzerinde bir oy oranıyla evet dediniz. Aksaray bu rekor oy oranıyla, Türkiye genelinde Bayburt ve Rize’den sonra üçüncü oldu. Vefanızdan ötürü sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Dayanışmanızdan, kadirşinaslığınızdan dolayı tüm Aksaraylı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Rabbim kardeşliğimizi, muhabbetimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin diyorum.
Biliyorsunuz şimdi önümüzde yeni bir seçim var, 24 Haziran’da ülkemizin istikbaline yön verecek tarihi bir seçim yaşanacak. Sizden 16 Nisan’da araladığınız o büyük ve güçlü Türkiye kapısını 24 Haziran’a özelikle ardına kadar açmanızı istiyoruz. Biz Aksaray’dan yine rekor bekliyoruz, biz Aksaray’dan yine zirveye oymasını bekliyoruz. Aksaraylı kardeşlerimin bu sefer de şöyle dosta güven, düşmana korku salacak bir destek oranıyla tarih yazacağına inanıyorum.
Şimdi öyle bir ses verin ki, tüm zalimlerin yürekleri titresin, öyle bir evet deyin ki mazlum gönüllere umut olsun, öyle bir haykırın ki yankısı ta Pensilvanya’dan, Kandil’den duyulsun.
Anchor24 Haziran’da güçlü için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi desteklemeye hazır mıyız? Maşallah, barekallah, tebarekallah. 24 Haziran’da güçlü hükümet için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi desteklemeye hazır mıyız? 24 Haziran’da güçlü Türkiye için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi desteklemeye hazır mıyız? Türkiye’yi irade, erdem ve cesaretle şahlandırıyor muyuz? Maşallah, artık bu iş bitmiştir. Aksaray’da ve tüm Türkiye’de artık sandığın rengi belli olmuştur. 24 Haziran demokrasi şölenimiz şimdiden tüm milletimize, ülkemize hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
Kardeşlerim, 40 yılı aşkın süredir siyasettin içerisindeyiz, gece-gündüz demeden milletimizin desteği, rabbimizin lütfuyla ülkemize hizmet etmeye çalışıyoruz. Biz siyasette başladığımızdan bu yana hem Türkiye’de, hem de dünyada pek çok özellikle değişti. Aşık Veysel gibi, uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece; gittik mi? Gidecek miyiz? Ya sizin gibi benim yol arkadaşlarım olur da gidilmez mi? Sizin gibi dava arkadaşlarım olur da gidilmez mi? Elhamdülillah gidilir. Ferhat gibi gidilir, dağları delerek gidilir ve Şirin’e de kavuşulur.
Hamdolsun, artık ülkemizde evlatlarımız ideolojik kamplaşmalar üzerinden birbirine silah çekmiyor, kurşun sıkmıyor, sırf farklı görüşe mensup insanlar oturuyor diye bir gece vakti ansızın kahvehanelere bombalar atılmıyor. Yağ, şeker, un, çay gibi temel ihtiyaç malzemelerini temin etmek için vatandaşlarımız saatlerce CHP’nin yönetimlerinde olduğu gibi kuyrukta beklemek sorunda kalmıyor. Darbe ortamı oluşsun diye gençlerimizin ellerine birileri tarafından silah tutuşturulmuyor. Sabahtan akşam fiyatların değişti, enflasyon oranlarının yüzde 120’leri bulduğu, her gün krizlerle, kaoslarla boğuşan bir Türkiye yok artık. Bize ve milletimize asla yakışmayan bu kötü manzaraların tamamını Allah’a şükür ülkemiz geride bıraktı mı? Artık böyle bir şey var mı?
Özellikle merhum Özal ile rahmetli Erbakan gibi siyasetçilerin emeğiyle, fedakarlıklarıyla, dirayetli çalışmalarıyla Türkiye toplumsal barış ve ekonomik kalkınma yolunda önemli mesafe aldı. Ülkemiz prangalarını ancak bu siyasetçilerin döneminde kırmaya başladı. Öte yandan milletimiz asıl yatırım, kalkınma ve demokrasi hamlesini AK Parti iktidarları döneminde gördü. Türkiye onyıllardır hasretini çektiği reformlara bizim dönemimizde kavuştu.
Biliyorsunuz, benim sık sık tekrarladığım bir söz var. Bu söz merhum Başbakan Menderes’in çok sevdiği, Meclis kürsüsünden defalarca kullandığı bir ifadedir, hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür, yani insan hafızasının eksikliği, unutkanlığıdır. İnsanoğlu unutur, bunu kabul edeceğiz. Dünü bilmeden bugünü anlamak mümkün değildir. İçinde bulunduğumuz durumu kavramanın en güzel yolu, mevcudu geçmişle mukayese etmektir. Ne kadar mesafe aldığımız ölçmenin yolu, ara ara şöyle dönüp geriye bir bakmaktır.
Daha 5-10 sene önce yaşadığımız hadiseleri şöyle gözümüzün önüne getirdiğimizde son 16 senede Türkiye’nin ne kadar büyük bir destan yazdığını çok daha iyi görüyoruz. AK Parti Türkiye’sinde doğan, bizim dönemimizde hayata adımını atan, gerçek demokrasiyle yine bizim dönemimizde tanışan gençlerimizin bu karşılaştırmayı özellikle ve muhakkak yapması gerekiyor. AK Parti olarak, ekonomi, sağlık ve yatırımlar yanında, bu millete en büyük hizmetimizin hak ve özgürlükler başlığında olduğuna inanıyorum.
Hiç abartmadan söyleyeceğim, biz 2002’de temel hak ve özgürlükler noktasında gerçekten büyük bir enkaz devraldık. 28 Şubat sürecinin de etkisiyle bu alanda çok büyük bir yıkım yaşandığını gördük. Göreve geldiğimizde üniversite kapılarında başörtüsünden dolayı gözyaşı döken kızlarımız var mıydı? Benim kızlarım da öyleydi. Benim kızlarım bu ülkede okuyamadı, erkek çocuklarım da okuyamadı, çünkü onlar da imam hatipliydi, imam hatipliye katsayısı koydular, kızlarıma başörtü engeli vardı, mecburen yurt dışına göndermek durumunda kaldım. Elin topraklarında bizim kızlarım başörtüsüyle okudu, üniversiteyi bitirdi ve dünyanın en saygın üniversitelerini bitirdiler, aynı şekilde oğlum en saygın üniversiteyi bitirdi, ama gel gör ki, öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya, kendi ülkemde benim kızlarım üniversiteye gidemedi. Bu garipliği yaşadık mı bu ülkede? Yaşadık.
Ya kılık kıyafetinden dolayı okluna, üniversitesine gidemeyen, mesleğini yerine getiremeyen onbinlerce kardeşimizin sorunuyla karşılaştık. Liseler arasında ayrım yapan, katsayı uygulamasıyla meslek liselerinde, imam hatiplerde okuyan gençler zulmeden bir devlet anlayışıyla karşı karşıya olduk. Kimdi? CHP zihniyeti. Ama şimdi, aman ya Rabbim, yalan-yanlış, ben böyle şeyler yapmam diye bir aday çıkarmışlar ortaya. Ya biz sizin cemaziyülevvelini biliyoruz, dürüst ol dürüst. Sen ne kadar yalan söylersen söyle biz bunu yutmayız. İmam hatibe gitseymiş o da cumhurbaşkanı olurmuş; geç o iş geç. Öbür taraftan da diyor ki, imam hatipli gençler, üniversiteye gitme şansınız az ha, bunu da söylüyor. Ya sana ne? Ondan sonra da öbür türlü konuşuyor. Elhamdülillah bu ülke bir imam hatip mezunu Cumhurbaşkanını da gördü, Başbakanı da gördü. Bunun kararını kim veriyor? Bunun karını millet veriyor millet. Ama bunlar millete inanmıyor ki.
Kardeşlerim; bu kötü tablo karşısında biz korkuya kapılmadık, asla mazeret üretmedik, birileri gibi sorunları çözmek, çözüme kavuşturmak yerine halının altına süpürenlerden de olmadık. Milletimizin hayır duasını aldığımız bu yolculukta emanetin hakkını vermek için hemen çalışmaya başladık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla insanımızın hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bütün düzenlemeleri rafa kaldırdık. Vatandaşı devlete hasım gören bir zihniyet yerine, vatandaşına hizmetkar olan devlet düşüncesini iktidara getirdik. Siyasi görüş, meşrep, etnik köken, bölge ayrımı yapmadan tüm vatandaşlarımızı kucaklamaya çalıştık. Başörtülü-başörtüsüz, bu ayrıma biz son verdik. Kılık kıyafet üzerindeki baskıları kaldırarak tüm gençlerimizin istedikleri kıyafetle üniversiteye gidebilmelerine imkan sağladık, tüm gençlerimizi kucakladık. Bugün artık genç kızlarımız üniversite kapılarından boynu bükük dönmek zorunda kalmıyor. Bugün başı açık-başı örtülü yargıda çalışıyor mu? Çalışıyor. Emniyette çalışıyor mu? Çalışıyor. Devletin bütün kademelerinde çalışıyor mu? Çalışıyor; işte özgürlük bu. Sayın İnce, özgürlük bu, lafla olmuyor, icraatla olmuyor.
Sayın İnce buraya geldi mi? Ne konuştu burada, ne anlattı? Ne anlatacak ki, Aksaraylıya ne anlatabilir ya? İşte Aksaray burada.
Genç kızlarımız üniversiteye gittiklerinde artık ikna odalarının kapılarında, o ikna odalarında olanlar, işte CHP’nin milletvekiliydi bir tanesi, kendilerini bekleyen eli sopalı mürebbiyelerle karşılaşmıyor. Meslek liselerine giden genç evlatlarımız acaba katsayı engeline takılır mıyım endişesi taşımıyor. İnancının gereğini yerine getiren insanlarımız artık dışlanma, ötelenme, ötekileştirme kaygısı taşımıyor. Hamdolsun bunların hepsi aşıldı.
Şimdi yeni bir dönem, bu yeni dönemde değerli kardeşlerim, sosyal yaşamdan siyasi alana, eğitimden basın yayın hayatına kadar Türkiye tarihide hiç tecrübe etmediği bir özgürlük ortamını yaşıyor. İmtiyazları elinden alınanlar dışında, Türkiye’nin geldiği noktadan şikayet eden var mı? Kendilerini milletin üstünde görenler dışında yeni Türkiye’den mustarip olan kimse de yok. Türkiye her alanda, özellikle de hak, adalet ve özgürlükler noktasında çok büyük bir mesafe almıştır. Ülkemiz öyle bir mesafe kat etti ki, daha düne kadar imam hatipler kapatılsın diye ortalığı ayağa kaldıranlar, bugün bakıyorsunuz oy için bile olsa imam hatibe gitmediği için hayıflanıyor. Daha dün kızlarımız okuması için başka ülkeleri işaret edenler, bugün o kızlarımızla fotoğraf vermek için sıraya giriyor; öyle mi? Daha dün bidon kafalı, makarnacı, göbeğini kaşıyan adam diye milleti aşağılayan o CHP zihniyeti, bugün sizin oyunuzu almak için kırk takla atıyor.
Tabi acemi oldukları için bu süreçte bazı çelişkiler de yaşanmıyor değil. Sizler de dinlemişsinizdir, imam hatip düşmanlığı tescilli olan Ana Muhalefet Partisinin adayı geçen gün çıkmış, dedem beni de imam hatibe yazdırsaydı bugün cumhurbaşkanıydım diyor. Öte yandan aynı şahıs gerçekleri çarpıtma pahasına imam hatip okullarına iftira atmaktan da çekinmiyor. Geçenlerde çıkmış, bu okulların doluluk oranı yüzde 35, israf yapılıyor diyor. Bula bula israf olarak imam hatip okullarını bulmuş, anlaşılan yine birileri bunu telefonda işletmiş. Zira şöyle basit araştırma yapsa, bu okulların doluluk oranının diğer okullarımızla aynı, hatta daha fazla olduğunu görür. Gelen telefonlara itibar edeceğine, Milli Eğitim Bakanlığına telefon açıp sorsa, doluluk oranının çok daha fazla olduğunu görür. Ama bunların hakikati öğrenmek gibi dertleri yok. Bak benim vatandaşım biliyor, Pensilvanya’ya sor Pesilvanya’ya, Feto söyler sana doğrusunu.
Bunlar üzüm yemenin değil, bağcıyı dövmenin peşindeler. Bunların amacı Türkiye’yi baskının ve korkunun kol gezdiği 28 Şubat’ın o kötü günlerine geri döndürmek. Bunların asıl gayesi, darbecilerin yapamadığını şark kurnazlıklarıyla, laf cambazlıklarıyla hayata geçirmek. Gelin şimdi buradan öyle bir ses verelim ki, bu gafillere esaslı ders olsun, hazır mıyız? Hazır mıyız?
Aksaray, 24 Haziran’da vakit birlik vakti diyor muyuz? 24 Haziran’da vakit Aksaray vakti diyor muyuz? 24 Haziran’da vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Zaten Aksaray’a yakışan da budur. Ya ben size aşığım ya, ben size aşığım. Akşınan koşan yorulmaz, onun için de yorulmak nedir bilmiyoruz.
Kardeşlerim; siyasette hiçbir başarısı olmayan, Elif göre mertek zanneden, milletten habersiz, ülkenin gerçeklerinden habersiz, her telefona inanan bu şahısla bizim kaybedecek vaktimiz yok. Kardeşlerim, Allah aşkına, bu ülkeye cumhurbaşkanı olanın bir tecrübesi, bir deneyimi gerekmez mi? Yahu bu çırak bile değil ya. Çırağa dükkan teslim edilir mi? Bu çırak bile değil. Sizin karşınızda elhamdülillah çıraklığını geride bırakmış, kalfalığında Belediye Başkanlığını İstanbul’da yapmış, ustalığını Başbakanlıkta Türkiye’de yapmış, Cumhurbaşkanlığında ustalık devam ediyor, ama şimdi sizden ben baş ustalık için icazet istiyorum; buna var mıyız? Bunların ülkeyi yönetme, böyle bir kabiliyetleri yok. Bu ülkeye hizmet etme gibi dertleri yok.
Ya bundan hiç endişeniz olmasın. Kardeşlerim; bu kardeşiniz beşer planında kimsenin önünde eğilmedi, bu kardeşiniz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğilir, o kadar, başkası asla.
Tüm hesabı kendi partilerindeki iktidar mücadelesine göre yapıyorlar, şu an verdikleri mücadele cumhurbaşkanlığı için değil, CHP genel başkanlığı için. Artık kendi seçmenlerini dahi güldüren komikliklerin asıl gayesi budur. Allah’ın izniyle 24 Haziran akşamı sandıktan çıkacak neticeyle Aksaray’la beraber tüm Türkiye bu kifayetsizlere hak ettikleri dersi verecektir.
Ben sizlerle gurur duyuyorum.
Kendi partisinde dahi başarı sağlayamaman birinin ülke yönetimine talip olması komiktir, hatta tirajı komiktir. Biz elbette karşımızdaki bu çapsızlar yarışmıyoruz, AK Parti olarak kendi kendimizle, kendi projelerimizle yarışıyoruz. Miting meydanlarında bir taraftan milletimize 16 yıllık karnemiz gösterirken, diğer taraftan da gelecek 5 sene için yetki istiyoruz. Yaptıklarımız yanında gelecek 5 seneye dair 146 projemizi anlatıyoruz.
Aksaray’a geçtiğimiz 16 senede ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Eğitimden sağlığa, tarımdan enerjiye, orman ve su işlerinden toplu konuta ne kadar biliyor musunuz? Söyleyeyim, 11 katrilyon lira yatırım yaptık.
Evlatlarımız daha iyi eğitim alsın diye 1798 yeni derslik yaptık, ihtiyaç sahibi öğrencilerimize 36 trilyon eğitim desteği verdik. Aksaray’a üniversiteyi kim getirdi? Biz getirdik biz. 8121 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurdu açtık.
Sağlıkta 400 yataklı Aksaray Devlet Hastanesinin de aralarında olduğu 7’si hastaneden olan 23 sağlık tesisi kazandırdık Aksaray’a. Devlet hastanemizi 200 yataklı bir ek bina yaparak büyütüyoruz.
Aksaray’da 4840 konut uygulamasını hayata geçirdik. Ayrıca, şimdi gelirken helikopterle baktım, TOKİ tarafından Aksaray sanayi sitesinde küçük sanayi sitesi esnafımız için 1620 adet dükkan yapılacak.
Ulaşımda 17 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 191 kilometre daha ekleyerek 208 kilometreye biz ulaştırdık. 33 kilometre uzunluğa sahip Aksaray çevre yolunun da şu anda proje çalışmaları devam ediyor.
Şimdi geldik bir başka yere, bakalım ne diyeceksiniz? Hızlı tren Aksaray’ın da hakkıdır dedik, tamam. Hakkı mıdır? Eyvallah. Hakkıdır Aksaray’ın hakkı. Aksaray-Ulukışla hızlı tren bağlantı yolu yatırım programına alındı, inşallah yakında ihalesini yapıyoruz. Kırıkkale-Kırşehir-Aksaray-Niğde hızlı tren projemizle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Yaklaşık 7 milyar, yani 7 katrilyon liralık maliyeti olan projeyi de 2023 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız. Aksaray için olan bir değer hızlı tren projemiz ise Antalya-Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri hızlı tren hattıdır, 530 kilometre uzunluğa sahip bu hattın toplam maliyeti, o da 11,5 katrilyon.
Ortaköy Çiftevi-2 Barajın ve 6 göledi hizmete aldık. Gülağaç Sofular Barajı ile Ortaköy Harmandalı göledinin yapımı sürüyor. Ya çalışıyoruz be, durmak yok… Çalışıyoruz. Ama onlar da diyorum ki, ya çalışın da sizin de olsun. Onlar bol bol yalan söylüyor.
Aksaray’ın hasretle beklediği Mamasın Barajı sulamasını rehabilite ediyoruz. 1962 yılında hizmete açılan Mamasın Barajından sulanan 214 bin 200 dekar arazinin sulama şebekesini şimdi ne yapıyoruz, borulu sisteme çeviriyoruz. Neden? Açık sistem olmasın, çünkü sıcakta açık sistemde ne oluyor? Su buharlaşıyor ve kaybımız oluyor, şimdi kapalı sisteme geçiyoruz.
Aksaray’ın en önemli problemlerinden olan içme suyu meselesini çözdük mü? Çözdük mü? Şimdi de uzunluğu 50 kilometreyi bulan 2 ayrı içme suyu ishale hattı ile modern bir içme suyu arıtma tesisi daha şu anda inşa ediyoruz.
Aksaraylı çiftçilerimize toplam 1,3 milyar lira tarımsal destek verdik. Yani ne demek bu? Katrilyon. Şimdi başlattığımız hayvancılık destekleme programlarımızla yüzde 50 ile yüzde 80 arasında hibe veriyoruz.
Aksaray’da verdiğimiz 285 trilyon liralık teşviklerden 133 bin 263 sigortalı ve işveren faydalandı.
Maşallah. Gençler, bak hanımlar sizi geçiyor, kızlar sizi geçiyor bak.
Aksaray, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Aksaray, 24 Haziran’da vakit birlik vakti, vakit Aksaray vakti, vakit Türkiye vakti diyerek cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Partiye mührü basıyor muyuz?
Hanımlar, 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz? Kapı-kapı, tamam.
Gençler, neredesiniz? 24 Haziran’a kadar liseli arkadaşlarınız, üniversiteli arkadaşlarınız bilmediklerini bildiklerinizle onlara anlatıyor musunuz? Gece-gündüz çalışıyor muyuz? Allah hepinizden razı olsun. 21 gün kaldı, bugünü çık 20 gün.
Kardeşlerim; Yunus Emre’nin izinden giderek gönüller yapmak için çıktığımız bu yolda, Allah’ın yardımı, sizlerin teveccühüyle pek çok hizmet gerçekleştirdik. Bitenlerin yanında şu an inşası devam eden eserlerimiz, çalışmalarımız var. Yapıldığında ülkemize ne güzel yakışır dediğimiz projelerimiz var. Geleceğe dair hayallerimiz, umutlarımız, hedeflerimiz var. Hamdolsun, bugüne kadar size ne söz veriysek yerine getirdik. Televizyonu izliyorsunuz değil mi? Benim programları da izliyor musunuz? Sırf birilerine şirin görünmek uğruna da yapamayacağımız şeylerin sözünü vermedik. Şimdi daha büyük yatırımlar için yola koyuluyoruz. Hazır mısınız? Yaparsa yine AK Parti yapar diyoruz. Bunun için sizlerden çok güçlü destek bekliyoruz.
Aksaray, 24 Haziran’da mührü hizmet siyasetine basıyor muyuz? 24 Haziran’da milletin adamanı destekliyor muyuz? Kimi seçiyoruz Kimi? Rabbim muhabbetimizi daha da artırsın diyorum.
Bu düşüncelerle diyorum ki, Rabia’yı gelin bir yapalım bakalım. Hazır mısınız Rabia’ya? Şöyle hep beraber, Rabia’mız, çok gür olsun, Türkiye duysun.
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız…
Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, şu yüksek coşunuz, dayanışmanız için sizlere teşekkür ediyorum.
24 Haziran’da Aksaray’dan yeni rekor bekliyorum, hazır mıyız? Aksaray’ın bizi mahcup etmeyeceğini çok iyi biliyorum.
Ramazan-ı Şerifinizin bir kez daha mübarek olmasını Allah’tan diliyorum.
Milletvekili adaylarımızı size ve sizleri de Allah’a emanet ediyorum. Allah yolumuzu açık etsin diyorum.
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.