Cumhurbaskani Erdogan’in Ankara Spor Salonu önündeki konusmasinin metni
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün arifesi, yani 7 Mart. Dolayısıyla şu anda Ankara Arena Spor Salonuna girmeden önce sizlerin burada bu şekildeki bulunuşunuz selamlamadan içeri girmemizin yanlış olacağını düşünerek sizlere şöyle bir selam vereyim istedim. Sağ olun, var olun.
Tabii dünyada böyle bir gelenek var. Biz sizlerle gurur duyuyoruz.
Siz her şeyden önce geleceğin, bizlerin varlık sebebisiniz. Ve sizler dünyanın geleceğini inşa, ihya edenlersiniz. Ve bizim inancımızda, bizim medeniyetimizde bir bütünün iki parçası erkek ve kadın. Ve bu yürüyüşte, bu yolculukta, inşa ve ihya hareketinde hanım kardeşlerimizin müstesna bir yerinin olduğunu bizim tarihimiz zaten kayıtlara düşmüş.
HAK-İŞ Konfederasyonunun bugün bu özel toplantısı vesilesiyle sizlerle birarada bulunmayı bir görev telakki ettim ve şimdi de sizlerle bir aradayız.
Ama benim sizlerden bir ricam var, o da şudur: Yıl 2018, ama önümüzde 2019 var. 2019’un önemini biliyoruz değil mi? Mart ayı ayrı bir önem, Kasım ayrı bir önem. Ve dünyaya bir mesaj vereceğiz Türkiye’den; kadınlarımızla vereceğiz, erkeklerimizle vereceğiz ve dünya Türkiye’yi vatanıyla milletiyle çok daha iyi tanıyacak. Ama şu son Afrin hadisesi, Afrin’deki gelişmeler hamdolsun bize bir şeyi gösterdi; bu millet güçlü bir millet, bu millet vasıflı bir millet. Bu millet bir olunca, beraber olunca, iri olunca, diri olunca, kardeş olunca neler yapabileceğini ortaya koyuyor. İşte az önce son rakamı aldım, hamdolsun az kaldı, 20 tane. Şu anda 2960, inşallah bu akşama kadar o 3 bini aşar. Ve dağ-taş demeden Mehmet’imiz, Mehmetçiğimiz ilerlemeye devam ediyor. Nasıl ki El Rai, Cerablus, El Bab, buradaki 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüz altına aldıysak, inşallah Afrin’de de 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüz altına alacağız. Şu anda 720 kilometre kontrolümüz altında ve Afrinli kardeşlerimiz istiyoruz ki bir an önce onlar da vatanlarına, evlerine dönsünler. Nasıl Cerablus’ta döndüyseler, 140 bin kişi döndü. İşte biz buyuz ya, bu millet bu. Biz işgalci değiliz, bizde her şeyden önce merhamet var. Çünkü biz merhamet dininin mensuplarıyız. Bizde azap yok, bizde zulüm yok, bizler mağdurların-mazlumların hep yanında olduk. Bizim ecdadımız da öyleydi, ta Hint Yarımadasına ecdadımız kadırgalar gönderdi 1 kişinin kurtuluşu için. Böyle bir ecdadın torunlarından zulüm beklenir mi? Hele hele bu zalim Esed’in olduğu, terör devletinin başındaki Esed’in olduğu bir yere bizler o mazlumları kurtarmak için gidiyoruz. İnşallah kısa zamanda o da Allah’ın izniyle son bulacak.
Şunu bilin: Biz seferle emrolunduk, zafer Allah’a aittir. Ve yine şunu da unutmayın: Ne diyor Rabbimiz ayeti kerimesinde: “Nasrun minallâhi ve fethun karîb ve beşşiril mu’minîn.” Allah’ın izniyle Allah’ın yardımı yakındır, fetih yakındır. Şu anda o şehitlerimiz Allah’ın izniyle boşuna şehit olmadılar. Ama onların kanı yerde kalmadı, kalmayacak. “Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.” Bundan yüce makam yok. Peygamberimize ve peygamberlere en yakın makam şehitlik makamıdır. Şüphem yok, inşallah şehitler tepesi boş kalmayacak. Ve beraber o tepeye yürüdük, yürüyeceğiz.
Ama bu arada gençler, dost-düşman herkes ortaya çıkıyor, iyot gibi hepsi ortaya çıkıyorlar. Daha iyi, bunları tanıma imkânımız oldu, bunları iyice tanıyoruz. Tanıyacağız ki yola öyle devam edelim, değil mi? Ve Afrin’e beraber yürüyeceğiz, ama şu anda ihtiyaç yok. Olduğu anda beraber yürüyeceğiz, hazırız, hiç endişe yok. Millet hazır, hiç endişeniz olmasın.
Ben Dünya Kadınlar Gününde HAK-İŞ Konfederasyonunun bu organizasyonu vesilesiyle Sayın Başkana ve ekibine, tüm sorumlulara, Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen tüm kardeşlerime, hanım kardeşlerime çok teşekkür ediyorum.
Şimdi diyorum ki, biliyorsunuz Türkiye artık bir ittifakın içinde. İnşallah bu ittifakımızı sarsmak isteyenlere asla yüz vermeyeceğiz değil mi, yüz vermeyeceğiz. Birileri bulandırmak isteyebilirler, sakın ha onlara da fırsat vermeyeceğiz. Şimdi kimler kimlerle ittifak kuruyor görüyorsunuz değil mi? Terör örgütünün mensuplarıyla şu anda Ana Muhalefet nasıl kol kola görünmeye başladılar görüyorsunuz değil mi? O bakımdan çok iyi oluyor. Ve şu anda bunlar her şeyleriyle ortaya çıkıyorlar. Ama onlar ne yaparlarsa yapsınlar, şunu unutmayın: Bir çuval çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. Biz yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Siz şu birliğinizi, sizler bu beraberliğinizi devam ettirin, durmak yok… Netice çok bereketli olacak.
Ben hepinize en kalbi duygularla selam, sevgi, saygılarımı sunuyorum.
Ama en önemli tabii ki saygımız annelerimize, analarımıza. Anne sevgisini iyi bilirim. Onun için de beyler, akşam eve gittiğinizde analarınızın ayaklarının altını öpmeyi unutmayın, tamam? Ama hanımlar, siz de analarınızın ayaklarının altını öpmeyi unutmayın ha. Anneler nazlıdır, çeker ayaklarını öptürmezler. Onurludur, gururludur. Siz de diyeceksiniz ki; ya anacığım, Cennetin kokusunu bana çok mu görüyorsun, bırak öpeyim şurayı diyeceksin. Zira Sevgililer Sevgilisi Peygamberimiz ne buyuruyor? Cennet annelerin ayakları altındadır. Bak babaların demiyor ha, annelerin ayakları altında. Siz mübareksiniz, siz güzelsiniz, sizlerle biz varız. Ama el ele verelim, bir olalım, beraber olalım, iri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım.